T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/721 Esas
KARAR NO : 2024/242
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/11/2023
KARAR TARİHİ : 02/04/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ve davalı ...A.Ş. arasında 18.12.2019 tarihinde akdedilen alt - yüklenim sözleşmesi ile iki şirket ... ülkesinde "..." projesinin inşaatını birlikte gerçekleştirmek üzere anlaştığını, sözleşmeye göre müvekkili şirket projenin mekanik, klima, yangın söndürme ekipman ve malzemelerin alımını, tedarikini ve montajını, ayrıca tedarik sözleşmesine göre temin edilen malzeme ve ekipmanın montajını gerçekleştireceğini, müvekkili şirket projeyi eksiksiz tamamlamasına rağmen şirketin hak kazandığı hiçbir alacağı ödenmemiş ve müvekkili şirketin ... ülkesinde ki şubesini iflasa sürüklediğini, sözleşmede yer alan taşeron firma müvekkili şirketin ... şubesi olup proje boyunca ... ana firması ve ... şubesi dava konusu işi birlikte yürüttüğünü, iki ana sözleşmenin ardından taraflar ekte başka sözleşmeleri imza altına aldığını, sonradan değiştirilerek imza altına alınan bu sözleşmeler ile işin niteliği değiştirilmemiş ancak taraf değişikliği, sözleşme bedeli değişikliği gibi maddeler eklenerek ya da değiştirilerek yeniden imza altına alındığını, ana sözleşmenin son sayfasında yer alan Tahkim çekincesi maddesinin gelinen aşamada müvekkili şirket tarafından kabulü mümkün olmadığını, ana sözleşmenin bu çekinceye rağmen imza altına alınmış olmasının sebebi Sembol firmasının ...'nin önde gelen inşaat firmalarından biri olması ile iş ahlakı ve dürüstlük kurallarına uygun olarak hareket ettiği izlenimi oluşturmasından kaynaklandığını, müvekkili şirket işin sonraki sürecinde taraflar arasında uyuşmazlıklar ortaya çıkınca firmanın ...'da bu usulle çalıştığını, belirlenen tahkim kurulunun firmanın çoğu sözleşmesinde yetkili kılınan taraflı bir kurul olduğunu, ... ülkesinde ticari şirketlerin bu şekilde tarafsızlığı ve bağımsızlığı denetlenebilir olmayan Tahkim Kurulları kurabildiğini ve sözleşme ile belirlenen kurulunda böyle bir kurul olduğunu kendi yaptığı araştırmalar sonucu öğrendiğini, davalı firmanın hakkı kötüye kullanarak sözleşmeye eklediği tahkim anlaşmasının kabulü tarafımızca mümkün olmadığını, bu nedenle ilgili maddeye itiraz ederek uyuşmazlığın her iki şirketinde Türkiye menşeili olması ve ana merkezlerinin Türkiye olması nedeniyle Türk Mahkemeleri önünde çözülmesini talep ettiklerini, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla faiz ve ferileri hariç bilirkişi marifetiyle hak ediş alacağı, kur farkı alacağı, malzeme fiyat farkı alacağı, birim fiyatı olmayan ek işler, Türkiye’de temin sözleşmesi kapsamında olup da Kazakistan’dan temin edildiği için hak edişe giremeyen malzeme bedelleri, ısıtma bedeli, genel gider, montaj-demontaj bedelleri, pandemi sonrası dönemde ortaya çıkan mücbir sebepler nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı zarar olmak üzere hesaplanacak alacak kalemleri için ortaya çıkacak bedelin ödenmesi için şimdilik 14.205TL bedelli davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava şartları yokluğundan davanın reddi gerektiğini, zira dava konusu olarak belirtilen taleplerin tamamı hakkında arabuluculuk süreci işletilmediğini, davacı yan, müvekkilinin şirketten alacaklı olduğunu, alacak iddialarının bir kısımının sözleşmesel bir kısmının zarar tazminine dayalı olduğunu iddia etmekte, ancak iddialarına herhangi bir dayanak göstermediğini, davacı taraf ...'da mukim bir şirket ile yapmış olduğu sözleşme nedeniyle alacağı bulunduğu iddiası ile huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacı tarafın varsa bir alacağı buna ilişkin talep ve davasını ... Cumhuriyeti'nde mukim ... şirketine yöneltmesi gerektiği halde, hukuk ve usul kuralları ihlal edilerek davanın müvekkiline yöneltilmesi kabul etmediklerini, davaya dayanak gösterilen sözleşmede müvekkili şirketin taraf olmadığını, müvekkilin davacıya karşı borçlu veya sorumlu olduğuna dair müvekkilinden sadır hiçbir belge de mevcut olmadığını, davacının davasına dayanak olarak ileri sürdüğü sözleşme incelendiğinde, tahkim şartı belirlendiğini, tahkim itirazını sunduklarını, somut olayda, davacının tahkim şartı uyarınca, tahkim yoluna müracaat etmeksizin huzurda dava açması usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava şartı yokluğundan davanın reddini, pasif husumet yokluğundan davanın reddini, Tahkim şartı nedeniyle davanın usulden reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, eser ve tedarik sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ve davalı ... Ticaret A.Ş. arasında 18.12.2019 tarihinde akdedilen alt - yüklenim sözleşmesi ile iki şirketin ... ülkesinde "..." projesinin inşaatını birlikte gerçekleştirmek üzere 18.12.2019 tarihli ...şme ve 18.12.2019 tarihli ... tedarik sözleşmesi ile ...ve müvekkil şirket arasında üç taraflı bir sözleşme akdedilmiş olduğunu, sözleşmede yer alan taşeron firmanın davacı şirketin ... şubesi olduğunu, proje boyunca ... ana firması ve ... şubesi dava konusu işi birlikte yürütmüş olduğunu, gerçekleştirilen edimler karşılığında Hak Ediş Alacağı, Kur Farkı alacağı, Malzeme Fiyat Farkı Alacağı, Birim Fiyatı Olmayan Ek İşler, Türkiye’de Temin Sözleşmesi Kapsamında Olup da ...’dan Temin Edildiği için Hak Edişe Giremeyen Malzeme bedelleri, Isıtma bedeli, Genel Gider, Montaj-demontaj bedelleri, Pandemi Sonrası Dönemde Ortaya Çıkan Mücbir Sebepler Nedeniyle davacı Şirketin Uğradığı Zarar olmak üzere hesaplanacak alacak kalemleri için ortaya çıkacak bedelin ödenmesi için şimdilik 14.205 TL'nin tahsili isteminde bulunmuş olduğu, mahkememizin her bir alacak kaleminin ayrı ayrı belirtilmesi gerektiği yönündeki ara kararı uyarınca davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan 24.11.2023 tarihli beyan dilekçesinde ;"
Hak Ediş Alacağı için 50 USD;
Kur Farkı Alacağı için 50 USD;
Malzeme Fiyat Farkı Alacağı için 50 USD;
Birim Fiyatı Olmayan Ek İşler için 50 USD;
Türkiye’de Temin Sözleşmesi Kapsamında Olup da Kazakistan’dan Temin Edildiği için Hak Edişe Giremeyen Malzeme bedelleri için 50 USD;
Isıtma bedeli için 50 USD;
Genel Gider için 50 USD;
Montaj-demontaj bedelleri için 50 USD;
Pandemi Sonrası Dönemde Ortaya Çıkan Mücbir Sebepler Nedeniyle Müvekkil Şirketin Uğradığı Zarar için 100 USD olmak üzere toplam 500 USD (Dava tarihi itibariyle 14.205 Türk Lirası) "
olmak üzere talep sonuçlarının ayrıştırılmış olduğu görülmüştür.
Davalı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan cevap dilekçesinde; arabuluculuk başvurusuna dair uyuşmazlık konusu olarak 7 kalem belirtilmiş, dava dilekçesinde ise 9 kalem belirtilmiştir. Dava dilekçesi ile iddia ve talep edilen "malzeme fiyat farkı alacağı", "birim fiyatı olmayan ek işler" konulu kalemler yönünden dava şartı arabuluculuk süreci işletilmemiş olduğunu, Davacı tarafın varsa bir alacağı buna ilişkin talep ve davasını Kazakistan Cumhuriyeti'nde mukim ... şirketine yöneltmesi gerektiğini, davacının davasına dayanak olarak ileri sürdüğü sözleşme incelendiğinde, tahkim şartı belirlendiği anlaşıldığını beyanla dava şartı ve ilk itirazlarını sunmuş olduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır:
a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.
b) Yargı yolunun caiz olması.
c) Mahkemenin görevli olması.
ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.
d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.
e) Dava takip yetkisine sahip olunması.
f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.
g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.
ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.
h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.
ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.
(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır."
HMK m..114/2 hükmünün atfıyla Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 2. Fıkrasının "(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki düzenlemesi, Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesinin 1. Fıkrasının "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklindeki düzenlemesi göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
6100 Sayılı Kanunun 116 ve 117. Maddelerinde ise ilk itirazlar düzenlenmiş olup buna göre;
MADDE 116- "(1) İlk itirazlar aşağıdakilerden ibarettir:
a) Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı.
b) Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı."
MADDE 117- "(1) İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez.
(2) İlk itirazlar, dava şartlarından sonra incelenir.
(3) İlk itirazlar, ön sorunlar gibi incelenir ve karara bağlanır."
6100 Sayılı HMK'nın Tahkim itirazı başlığını taşıyan
MADDE 413- "(1) Tahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan bir uyuşmazlığın çözümü için mahkemede dava açılmışsa, karşı taraf tahkim ilk itirazında bulunabilir. Bu durumda tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız değil ise mahkeme tahkim itirazını kabul eder ve davayı usulden reddeder."
İşbu davada birden fazla dava şartına yönelik itirazların bulunması ve aynı zamanda tahkim ilk itirazında bulunulmuş olması sebebiyle HMK m.114 hükmü uyarınca sırası ile dava şartlarının bulunup bulunmadığı hususu incelenecektir.
HMK m.114/1-d hükmü uyarınca bir davada tarafların taraf ehliyetine sahip olmaları gerekmekte olup davalının pasif husumete yönelik itirazda bulunmuş olması sebebiyle öncelikle bu hususun incelenmesi gerekmektedir.
Dosyaya ibraz edilmiş olan... tarihli ... ana sözleşme incelendiğinde; sözleşmenin hem Türkçe Hem Rusça dilinde düzenlenmiş olduğu, sözleşmede ;
"-Ana Müteahhit: Vekaletname esasında faaliyette bulunan Kalıcı İnşaat Müdürü ...ile temsil edilen ... Şubesi üzerinden faaliyet gösteren ...'dir.
-Taşeron: Vekaletname esasında faaliyette bulunan Müdürü Yardımcısı... ile temsil edilen ...
-Kefil: İmza Sirküleri esasında faaliyette bulunan müdürü ... Şahsında... Limited Şirketi'dir.
-İşbu Sözleşme ile ilgili uygulanacak hukuk ... Cumhuriyeti Hukukudur.
Tahkim Çekincesi: Ana Müteahhit Yabancı uyruklu tüzel kişiliğin şubesi olduğunu göz önünde bulundurarak, Taraflar işbu sözleşmeden doğan veya işbu sözleşmeden dolayı gelecekte ortaya çıkabilecek her türlü anlaşmazlığı, görüş ayrılığını, hak talepleri veya ihbarnameleri veya buna benzer diğer hareketleri ilave tahkim anlaşması veya tahkim kuralları aksi öngörülmedikçe ... şehrindeki sürekli yürürlükte olan "..." tahkimde incelenmesi ve son kararın verilmesi için başvurulacağına mutabık kalmışlardır."
Dosyaya ibraz edilmiş olan... tarihli ... tedarik sözleşmesi incelendiğinde; sözleşmenin hem Türkçe Hem Rusça dilinde düzenlenmiş olduğu, sözleşmede ;
"-Alıcı : Vekaletnameye istinaden hareket eden ... Müdürü ...ile temsil edilen ... Şubesi üzerinden faaliyet gösteren ...'dir.
-Tedarikçi: İmza Sirkülerine istinaden hareket eden Müdür ... ile temsil edilen... Şirketi
-Garantör: Vekaletnameye dayanarak hareket eden Müdür Yardımcısı ... ile temsil edilen ... şirketi
-Tahkim Çekincesi: Alıcı Yabancı uyruklu tüzel kişiliğin şubesi olduğunu göz önünde bulundurarak, Taraflar işbu sözleşmeden doğan veya işbu sözleşmeden dolayı gelecekte ortaya çıkabilecek her türlü anlaşmazlığı, görüş ayrılığını, hak talepleri veya ihbarnameleri veya buna benzer diğer hareketleri ilave tahkim anlaşması veya tahkim kuralları aksi öngörülmedikçe ... şehrindeki sürekli yürürlükte olan "..." tahkiminde incelenmesi ve son kararın verilmesi için başvurulacağına mutabık kalmışlardır."
İşbu sözleşme hükümleri birlikte incelediğinde davalı şirketin sözleşmenin tarafı olduğu bu sebeple davada pasif husumetinin bulunduğu kanaatine varılarak diğer dava şartlarının incelenmesine geçilmiştir.
İşbu alacak istemli dava açılmadan önce zorunlu olarak arabuluculuk yoluna başvuru yapılmış olması dava şartıdır. UYAP sisteminden ilgili arabuluculuk dosyası eklenmek sureti ile yapılan incelemede; " Fazlaya İlişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla; hak ediş, temin sözleşmesi kapsamında hak edişe dahil edilmeyen malzeme bedelleri, ısıtma bedeli, genel gider, montaj-demontaj bedelleri, pandemi sonrası dönemde ortaya çıkan mücbir sebepler nedeniyle şirketin uğradığı zarar, kur farkı alacakları " şeklinde 7 alacak kalemi için başvuru yapılmış olduğu, ancak işbu dava açılırken ise "Hak Ediş Alacağı, Kur Farkı alacağı, Malzeme Fiyat Farkı Alacağı, Birim Fiyatı Olmayan Ek İşler, Türkiye’de Temin Sözleşmesi Kapsamında Olup da Kazakistan’dan Temin Edildiği için Hak Edişe Giremeyen Malzeme bedelleri, Isıtma bedeli, Genel Gider, Montaj-demontaj bedelleri, Pandemi Sonrası Dönemde Ortaya Çıkan Mücbir Sebepler Nedeniyle davacı Şirketin Uğradığı Zarar" olmak üzere 9 ayrı alacak kalemi için dava açılmış olduğu, bu hali ile davaya konu edilmiş olan Malzeme Fiyat Farkı Alacağı, Birim Fiyatı Olmayan Ek İşler bakımından alacak isteminde davacının arabuluculuk yoluna başvurmamış olduğu, zira başvuru formunda genel bir alacak belirtilmeyerek tek tek alacak kalemlerinin belirtilmiş olduğu görülmekle başvuru formu uygulamasının başladığı 02/08/2018 tarihinden sonraki başvurularda, başvuru formu içeriğine itibar edilerek sonuca gidilmesi gerektiğine dair, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 11/02/2019 tarihli, 2018/11190 Esas ve 2019/3278 Karar sayılı kararı gereğince davacının işbu 2 alacak kalemi bakımından davasının 6100 Sayılı HMK m.114/2 hükmünün atfıyla 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin 2. Fıkrası uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalının tahkim ilk itirazı bakımından yapılan incelemede ise taraflar arasında akdedilmiş olan her 2 sözleşmede de ... Cumhuriyeti Hukukunun uygulanacağı ve uyuşmazlıkların çözüm yeri olarak "..." tahkiminin belirlenmiş olduğu görüldüğünde davalı tarafın tahkim ilk itirazı nedeniyle davacının davasının (hak ediş, temin sözleşmesi kapsamında hak edişe dahil edilmeyen malzeme bedelleri, ısıtma bedeli, genel gider, montaj-demontaj bedelleri, pandemi sonrası dönemde ortaya çıkan mücbir sebepler nedeniyle şirketin uğradığı zarar, kur farkı alacakları kalemleri bakımından) HMK’nın 413/1 maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davalının pasif husumet itirazının REDDİNE,
2-Davacının "Malzeme Fiyat Farkı Alacağı ve Birim Fiyatı Olmayan Ek İşlerden kaynaklı alacak" istemleri bakımından davasının 6100 Sayılı HMK m.114/2 hükmünün atfıyla 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin 2. Fıkrası uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
3-Davalı tarafın tahkim ilk itirazı nedeniyle davacının davasının (hak ediş bedelleri, temin sözleşmesi kapsamında hak edişe dahil edilmeyen malzeme bedelleri, ısıtma bedeli, genel gider, montaj-demontaj bedelleri, pandemi sonrası dönemde ortaya çıkan mücbir sebepler nedeniyle şirketin uğradığı zarar, kur farkı alacakları kalemleri bakımından) HMK’nın 413/1. maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE
4-Alınması gerekli olan 427,60-TL karar ilam harcından başlangıçta dava açılırken peşin olarak alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 157,75-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,
6-Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 14.205,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00-TL' nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
8-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/04/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!