WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

İSTANBUL 18. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/656 Esas
KARAR NO : 2024/144

DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 26/05/2023
KARAR TARİHİ : 29/02/2024

DAVA: Davacı vekili İstanbul ... Asliye Hukuk Mahkemesine ibraz etmiş olduğu dava dilekçesi özet ile; Müvekkili ve davalı arasında arasında 12.06.2018 tarihli Danışmanlık sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin hizmet bedeli ve ödeme iş sahibi danışan davalı şirket tarafından danışmana (müvekkiline) huzur hakkı ödemesi olarak her ay 2.000 Usd yi her ayın 15'i ile 20'i arasında peşin veya Eft/havale şekli olarak müvekkiline ödeme yapılacağını, ilk huzur hakkı ödemesinin 15-20/06/2018 arasında peşin olarak yapılacağını, her iki yılın sonunda prim oranı aynı kalmak kaydı ile huzur hakkına %25 zam yapılacağının belirtildiğini, müvekkilinin ücret ödemelerinin yapılmaması üzerine İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ...E sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı yanca yapılan takibe süresi içinde itiraz edildiğini ve takip durdurulduğunu, Arabuluculuk ile de anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin ücret alacağı ödenmediğini ve yapılan icra takibine kötü niyetli olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirket ile davacı arasında akdedilmiş bir danışmanlık sözleşmesi bulunmadığını, iddia edilen sözleşmede imzası olduğu öne sürülen şahsın, müvekkili şirketi kasten zarara uğratmak yoluyla kendisine ve üçüncü kişilere menfaat sağlayan eski şirket müdürü ... olarak görüldüğünü, ... hakkında Dolandırıcılık ve Özel Belgede Sahtecilik suçundan ceza soruşturması yürütüldüğünü, ...iddia edilen sözleşmeye benzer işlemler kanalıyla defalarca kez kendisine ve üçüncü kişilere menfaat temin ettiğini, ilgili belgeyi ... imzalasa dahi herhangi bir hüküm doğurmayacağını, davacının kendisine ve üçüncü kişilere menfaat sağlamak amacıyla müvekkili şirketi zarara uğratan eski şirket müdürü ...'ın tek ortağı olduğu ...A.Ş'nin eski müdürü olduğunu, bu durum Y...arasındaki bağı açıkça ortaya koyduğunu, ...ortağı olan ve Türkiye'de yatırım yapmak isteyen...'ın güvenini hileli davranışları ile kazandığını, hile ve desise ile Türkiye'de yatırım yapmasını sağlandığını, bir başkasına ait olan ve uygun bir fiyatla satın alınan şirket hisselerini yüksek bir fiyatla Müvekkili Şirkette mevcut hissedarı ...'a sattığını, kendisini şirket müdürü olarak tayin ettirdiğini, şirketin ihtiyacı olduğu gerekçesi ile...'ın kendi kişisel hesabından şirket hesabına para aktardığını, şirket hesabına aktarılan paraları çeşitli muhasebe hileleri yaptığı sahte belge düzenlemek suretiyle kendi hesaplarına aktararak bu paraları uhdesine geçirdiğini, Şirket adına kayıtlı bulunan taşınmazların yüksek bedelli kira sözleşmelerini sona erdirdiğini, daha düşük bedelli kiraya vermek ve kira bedellerini tahsil etmemek suretiyle tanış olduğu kişilere kiralamalar yaptığını ve kiracılardan şahsi menfaat temin ettiğini, gerçek değerinin çok üzerinde taşınmazlar satın alınmasını sağlamak suretiyle soruşturma dosyası kapsamındaki diğer şüpheliler ile birlikte şahsi kazanç elde ettiğini, müvekkili şirketin zarara uğratmak yoluyla menfaat sağlamak adına iddia edilen sözleşme’nin eski şirket müdürü tarafından geri tarihli olarak imzalandığını, usulsüz işlemin yapılması için eski şirket müdürünün kendisine ait şirkette genel müdürü olarak da çalıştırdığını ve güvendiği anlaşılan davacı ...’u seçtiğini, iddia edilen sözleşme’nin geri tarihli olmadığı varsayılsa dahi söz konusu işlemin temsil yetkisinin kötüye kullanılması olduğunu ve bu durumun karşı tarafça açıkça bilinir olduğunu, bu hususun geçersizlik sonucunu doğuracağını, arz ve izah edilen tüm nedenlerle müvekkili şirket'in dava konusu taleplerden sorumluluğu bulunmadığından davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
DELİLLER: 12/06/2018 tarihli danışmanlık sözleşmesi, Arabuluculuk anlaşamama tutanağı, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası.
İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı icra dosyası alınıp incelendiğinde, davacı ... tarafından daval...Limited Şirketi aleyhine 12/06/2018 tarihli danışmanlık sözleşmesi ücret alacağına dayalı 72.000,00 USD bedelli alacağa istinaden icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafın süresi içinde borca itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu görülmüştür.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11/10/2023 tarih 2022/1883 Esas 2023/5748 Karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 30/12/2021 tarih 2021/2153 Esas 2021/1638 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 04/05/2023 tarih 2022/10534 Esas 2023/3081 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)'nun 4949 sayılı Kanunun 12. Maddesi ile değiştirilen 58/3. Maddesinde, alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faiziyle alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizin takip talebinde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Aynı durum, İİK.nun 60/1. Maddesi gereğince ödeme emri için de söz konusudur.
Anılan değişikliğin gerekçesinde, yapılan yeni düzenlemede alacaklının yabancı para alacağının Türk parası karşılığını takip talebinde göstermesi yanında bu alacağının hangi tarihteki kur üzerinden tahsilini istiyorsa bunu da açıkça göstermesi ve yine yabancı para alacağına ilişkin faiz alacağına ilişkin talebini belirtmesi esası getirildiği ifade edilmiştir.
Takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmemiştir. Ancak, yabancı para alacağının karşılığı Türk Lirası'nın gerek takip talepnamesinde gerekse ödeme emrinde gösterilmesi yasaca zorunlu kılınmıştır. Kamu düzeni ile ilgili bulunan bu hususun mahkemece resen gözönüne alınması gerekir. (HGK'nun 12/05/1999 tarih ve 1999/12-271 E, 1999/301 K. Sayılı kararı).
İtirazın iptali davalarında usulüne uygun bir icra takibinin bulunması dava şartıdır. Somut olayda, takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmemiştir. Bu sebeple, davalı hakkında açılan iş bu dava yönünden "usulüne uygun bir icra takibinin bulunmaması" şeklindeki dava şartı gerçekleşmemiştir.
6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 114/2. Maddesinde diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklı olduğu ve HMK'nın 115/2. Maddesinde de, mahkemece giderilmesi mümkün olmayan bir dava şartı noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Usulüne uygun bir icra takibinin bulunmaması kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olup, HMK'nın 115/1. Maddesine göre, mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın kendiliğinden araştırır. Takip talebi ve ödeme emrinde bulunması zorunlu olan yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının bulunmaması nedeniyle davanın usulüne uygun bir icra takibinin olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Usulüne uygun bir icra takibinin olmaması nedeniyle HMK 114/2 , HMK 115/2 maddesi gereğince, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen yazı işleri müdürünce ilgilisine iadesine,
5-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Bu dava sebebiyle 427,60 TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan 10.399,57 TL'den mahsubu ile fazla alınan 9.971,97 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. . 29/02/2024

Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır

¸