WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İSTANBUL 18. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/607 Esas
KARAR NO : 2024/342

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 09/04/2014
KARAR TARİHİ : 14/05/2024

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili tarafından ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; 11.07.2008 günü saat 13.35 sıralarında, Mersin İli, Silike İlçesi, Işıklı Köyünde sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, iş bu kazada, müvekkillerinin murisi ... hayatını kaybettiğini, 1.07.2008 tarihli kaza tespit tutanağına göre, ...plakalı dava dışı araç sürücüsü ...'ın tamamen (%100) kusurlu bulunduğunu, ...ölümüyle,babası ... ve annesi...maddi destekten yoksun kaldığını, kaza yapan, ... plakalı araç,24.03.2008/2009 arası geçerli 400120804 nolu poliçe ile davalı ... Sigorta A.Ş şirketine trafik sigortalı bulunduğundan, olay tarihindeki sigorta poliçe limitini aşmamak üzere sorumluluk sınırları içinde sigorta şirketi dava edildiğini beyan ederek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla trafik kazasında ölüm nedeniyle destekten yoksun kalan davacıların şimdilik 1000,00 TL maddi zararının ve sonrasında 6100 sayılı HMK’nun 107. maddesine göre belirlenmesine, toplanacak delillere göre tazminat hesabı yaptırarak, olay tarihindeki sigorta poliçe limitini aşmamak üzere, temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faizi, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından ibraz edilmiş olan cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, mütevefa ...'ın kendi kusuru ile vefat ettiğini, bu nedenle davacıların tazminat talep etme haklarının bulunmadığını, davacı ...'ın kazaya karışan aracın maliki olduğu ve bu nedenle tazminat talep etme hakkının olmadığını, müteveffanın ehliyeti olmaması halinde davacı tarafa ödenecek olan tutarın davacı tarafa rücu edilecek olacağını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, görevsiz mahkemede açıldığını, dava konusu olaya ilişkin olacak kusur belirlemesi yapılması gerektiğini, aktüer hesaplamasının, Hazine Müşteşarlığı Aktüer siciline kayıtlı aktüer tarafından yapılması gerektiğini ve hesaplamada %3 teknik faiz oranı uygulanması gerektiğini, davacı tarafın dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceği ve davacılara yapılan SGK ödemelerinin sorgulanarak, var ise yapılacak tazminat hesabınden düşülmesi gerektiğini beyan ederek davannın düşülmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan kontrolde işbu davanın Adana Asliye Ticaret Mahkemesine hitaben sunulan dilekçe ile birlikte 09.04.2014 tarihinde açılmış olmakla Adana ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esasına kaydının yapıldığı, mahkemesince 2015/296 Karar sayılı ilamı ile davacıların davasının zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiş olduğu ve verilen bu karara karşı temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/535 Esas 2016/2341 Karar sayılı "kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'nın 66.maddesine göre belirtilen zamanaşımı süresi 15 yıldır. Davaya konu trafik kazası 11/07/2008 tarihinde meydana gelmiş, dava ise 09/04/2014 tarihinde açılmıştır..." şeklindeki gerekçeli ilamı ile bozulmakla Adana ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esasına kaydının yapılmış olduğu, mahkemesince 2017/268 Karar sayılı ilamı ile İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğundan bahisle verilen yetkisizlik kararı üzerine dosyanın mahkememizin ... Esasına kaydının yapılmış olduğu, yapılan yargılama sonucunda "davacılar, desteğinin asli ve tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği kaza sonucunda vefat etmesi nedeniyle tazminat talebinde bulunmuşlarsa da, müteveffa kendi kusuruyla kazaya ve ölüme sebebiyet verdiğinden ve kendi sürücüsü olduğu aracın sigortacısına karşı dava açtığından, yukarıda belirtilen HGK kararı da dikkate alındığında davacı davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunamayacaktır." gerekçesi ile verilen davanın reddine dair karara karşı taraflarca temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/15474 Esas, 2022/13160 Karar Sayılı, 26/10/2022 Tarihli "Davaya konu kaza 11/07/2008 tarihinde meydana gelmiş olup bu tarihte yürürlükte olan ve yukarıda açıklanan Kanun ve Genel Şartlar ve konuya ilişkin Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre; davacıların talebinin trafik sigortası teminatı kapsamında kaldığı gözetilerek, davacıların davalıdan destek tazminatı talep etme hakkı bulunduğundan, reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklindeki gerekçeli bozma ilamı üzerine dosya mahkememizin işbu esasına kaydı yapılmakla yargılamaya devam olunmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Somut olayda davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ve davacıların desteği ... idaresindeki aracın 11/07/2008 tarihinde karıştığı trafik kazasında ...'ın hayatını kaybetmesi sebebiyle davacıların belirsiz alacak olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile her bir davacı bakımından 500,00'er TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemi ile işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.
Yukarıda anılan bozma ilamları uyarınca yargılama esnasında toplanan eksik evraklar, müteveffanın SGK hizmet döküm cetveli de göz önünde bulundurulmak kaydıyla aktüerya bilirkişisinden rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle;
Zorunlu trafik sigorta poliçesine istinaden 11.07.2008 olay tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre davalının sorumluluk limiti 125.000,00 TL.dır.
Dava dosyasında dava tarihinden önce davalıya yapılmış başvuru ile tebliği tarihini gösterir belge bulunmadığından davalının” 09.04.2014 dava tarihinden önce temerrüde düştüğü belirlenememiştir.
Sigortalı aracın kullanım şekli hususi olduğundan olaya yasal faiz oranlarının uygulanması gerekecektir.
11.07.2008 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında davalının %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre olayda vefat eden Murat Çatak'ın geride kalan hak sahiplerinden;
a)Davacı Anne...'ın destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararının 644.295,83 TL,
b)Davacı Baba ...'ın destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararının 148.805,48 TL olduğu,
Tüm hak sahiplerinin destek zararı toplamı davalının zorunlu trafik sigorta poliçesine istinaden kaza tarihi itibariyle sorumlu olduğu 125.000,00 TL'lik limiti aşması nedeniyle davalının limit ile sınırlı olarak sorumlu olacağı ve bu tutarın her bir hak sahibinin payına isabet eden tutarlarının ;
-Davacı anne ... = 101.546,90-TL
-Davacı baba ... = 23.453,10-TL
TOPLAM 125.000,00 TL
Olduğu mahkememize bildirilmiştir.
Yargılama esnasında alınmış olan aktüer raporu akabinde davacılar vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan 03.04.2024 tarihli dilekçe ile birlikte talep sonuçlarını arttırarak davacı anne için 101.546,90-TL, davacı baba için 23.453,10- TL olmak üzere toplam 125.000,00-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte hükmen davalı sigorta şirketinden tahsilini talep etmiş olduğu görülmüştür.
Davalının zamanaşımına yönelik olarak itirazda bulunmuş olması sebebi ile inceleme yapıldığında mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/(17)4-369 Esas, 2024/94 Karar Sayılı, 14.02.2024 Tarihli "... 20. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olay, 5237 sayılı Kanun'un "taksirle öldürme"yi düzenleyen 85 inci maddesinin kapsamına girdiğinden 2918 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ceza zamanaşımının uygulanması gerekmektedir. Kazaya neden olan kişi hakkında ölümü nedeniyle bir ceza davasının açılmamış olması, yukarıda açıklanan ilkelere göre ceza zamanaşımının uygulanmasına engel değildir.
21. Buna göre, murisin kendisinin ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının aynı zamanda 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen taksirle öldürme suçuyla ilgili ceza davasının 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin "d" bendi uyarınca on beş yıllık zamanaşımı süresine tâbi olması; 2918 sayılı Kanun'un 109 ncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bu sürenin görülmekte olan maddi tazminat davası için de geçerli olması ve davanın olay tarihi üzerinden on beş yıl geçmeden açılmış olması karşısında, somut olayda zamanaşımının gerçekleşmediği kabul edilmelidir." şeklindeki ilamı ve TBK'nın 72. Maddesinin "(1) Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır." şeklindeki düzenlemesi uyarınca meydana gelen kazada davacıların desteğinin ölmüş olması nedeniyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 85. ve 66. madde hükümlerine göre ceza zamanaşımı süresi 15 yıl olup 11/07/2008 kaza tarihi ve eldeki dava tarihi göz önüne alındığında, KTK'nın 109 ve 5237 sayılı TCK'nın 85. ve 66. madde hükümlerine göre ceza zamanaşımı süresinin dolmamış olması, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olması sebebiyle arttırılmış olan dava değeri bakımından da Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2016/13162 Esas, 2020/1860 Karar Sayılı, 11.02.2020 Tarihli "... Somut uyuşmazlıkta dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olup, dava açılmakla talep edilen alacağın tamamı bakımından zamanaşımı kesilmiştir. Dava tarihi ile talep artırım tarihi arasında zamanaşımına uğrayan alacak bulunmamaktadır." şeklindeki ilamı da göz önünde bulundurulmakla davalının zamanaşımı definin reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Destekten yoksun kalma tazminatı, 6098 Sayılı Kanunu’nun 53. maddesinin 3. bendinde düzenlenmiş olup, “ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpların tazmini gerekmektedir”. Bu maddeye göre, haksız fiilin doğrudan doğruya muhatabı olmayan, ancak bu haksız fiil nedeniyle ortaya çıkan ölüm olayından zarar gören ya da ileride zarar görmesi güçlü olasılık içinde bulunan kimselere tazminat hakkı tanınmıştır.
Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümlerinden anlaşıldığı üzere, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan yardımdır. Bu tazminatın amacı, ölüm olayı olmasaydı ölenin yardımda bulunduğu kimselere yardımda bulunmaya devam edeceğinin düşünülmesi ve ölüm olayının bu süreci kesmesi sonucu destekten yararlanan kimselerin uğradıkları zararın peşin ve toptan şekilde tazmin edilmesi, bu kimselerin ölüm olayından önceki durumlarına kavuşturulmasıdır. Eş deyişle amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde davacıların mütevaffanın anne ve babası oldukları, oğullarının ölümü ile birlikte davacıların, oğullarının desteğinden yoksun kaldıkları kanaatine varılmakla hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davalının poliçe limiti dahilinde Davacı anne ...'ın 101.546,90-TL, Davacı baba...'ın 23.453,10-TL destekten yoksun kalma tazminatını dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlike davalıdan talep edebileceği kabul edilmekle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacı ...'ın davasının kabulü ile 101.546,90-TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 09.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlike davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
2-Davacı ...'ın davasının kabulü ile 23.453,10-TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 09.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlike davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
3-Alınması gereken 8.538,75-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 5,04-TL ile ıslah harcı olarak alınan 430,00-TL olmak üzere toplam 435,04-TL'nin mahsubu ile bakiye 8.103,71 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacılar tarafından sarf edilen dava açılış gideri : 438,84 TL (25,20 TL başvurma harcı, 5,04-TL peşin harç, 430,00-TL ıslah harcı, 3,80-TL vekalet harcı toplamı), davetiye, posta gideri: 460,15-TL, bilirkişi ücreti 5.750,00-TL olmak üzere toplam: 6.648,99-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Davacı... davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
6-Davacı ... davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,

7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile YARGITAY ilgili hukuk dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2024

Katip .
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır

* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.