T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/482 Esas
KARAR NO :2024/48
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:20/07/2023
KARAR TARİHİ:23/01/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... ... marka ve model TV'nin, 21.05.2022 tarihinde taşıma sözleşmesine binaen yetkili servis ... ... ... A.Ş.'ye gönderilmek üzere, ... ... ... ... mağazasından davalı tarafa ... ... numaralı fatura ve ... gönderi takip numarası ile teslim edildiğini, ancak ürün devam eden süreçte ne alıcıya telsim edilmiş ne de tarafımıza iade edildiğini, müvekkili şirkete iade edilmemiş olan ürünün bedeli olan 8.877,14 TL+KDV tutarının davalı tarafça tazminine ilişkin ihtarname gönderildiğini, akabinde müvekkil şirket tarafından .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile ürün bedelinin tazmini için ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrine davalı tarafça itiraz edildiğini ve takibin durduğunu beyan ederek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket sektöründe öncü bir firma olup mezkûr taşımada kendisinden beklenen tüm dikkat ve özeni eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, eşyanın niteliği ve değeri taşıyana teslim anında beyan edilmediğini, icra takibine konu edilen bedel fahiş olup ttk hükümleri uyarınca taşıyanın sınırlı sorumluluğu prensibi benimsendiğini, işbu uyuşmazlık konusu teknik ve uzmanlık gerektiren hususlar içerdiğini, bu sebeple kara taşıma hukuku konusunda uzman bilirkişice incelenmesi ve değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete taşıma sırasında atfedilecek bir kusur bulunmadığından davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının %20 icra inkar tazminatı talebinde bulunması usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davacının dayanaktan yoksun davasının reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava; taşınan emtianın zayi olması nedeniyle oluşan zararın tazmini amacıyla davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı tarafından ... ... marka ve model TV, 21.05.2022 tarihinde taşıma sözleşmesine binaen yetkili servis ... ... ... A.Ş.'ye gönderilmek üzere, ... ... ... ... mağazasından davalı tarafa ... ... numaralı fatura ve ... gönderi takip numarası ile teslim edilmiş olmasına rağmen ürünün teslim edilmediği, bunun akabinde bir adet kayıp ürünün toplam bedeli olan 8.877,14 TL + KDV tutarındaki zararın karşılanması talepli olarak davalıya .... Noterliği'nin 15.09.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiği akabinde davacı tarafından davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı icra takip dosyasından 10.475,03 TL asıl alacak, 49,07 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.524,10 TL üzerinden takibe girişildiği, davalının itirazı üzerine takibin durması sebebiyle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
6102 sayılı TTK.nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Yine TTK.nın 876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.
Diğer yandan sınırlı sorumluluk halleri TTK'nın 882. maddesinde düzenlenmiş olup, bu madde hükmüne göre gönderinin tamamının ziya veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderinin brüt ağırlığının kilogram başına 8,33 özel çekme hakkı ile sınırlıdır. TTK'nın 886. maddesi hükmüne göre ise, zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.
Yargılama esnasında dosyanın 1 taşıma hukuku alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişisi ve 1 makine mühendisi bilirkişisine tevdine karar verilmiş olup bilirkişiler tarafından hazırlanılarak mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle;
TTK Madde 873 ve 874 hükmüne göre incelendiğinde; davaya konu kargonun, Davalı Taşıyıcıya sevkedilmek üzere 21.06.2022 tarihinde teslim edildiği, sistemde en son görülen teslimat tarihi ve ayrıca alıcıya teslim edilmek üzere tekrar yönlendirilen tarih olan 08.03.2023 tarihi arasında 8 ay gibi bir süre farkı bulunduğunun tespit edildiği, her ne kadar sevkiyat kayıtlarında ilgili kargonun varış şubesine 18.07.2022 tarihinde ulaştığı görülse de ilgili kargonun hasarlı olduğu gerekçesi ile kabul edilmediği ve alıcının kargoyu teslim almadığı gözetildiğinde, taşımada teslimat sürecinde makul sürenin aşıldığı ; TTK Madde 874'e göre davaya konu kargo taşıma süresini izleyen 20 gün içinde alıcısına teslim edilmediği için Davacının ona zayi olmuş gözüyle bakabileceği kanaatine ulaşıldığı;
Davacının İlgili Kargoyu “Zayi” olarak Değerlendirmesi Halinde; Türk Ticaret Kanunu / Taşıyıcının Sorumluluk Sınırı Madde 882 Hükmüne göre; Taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun 208,25 SDR x 23,1574 SDR/TRY - 4.822,52 TL olarak hesap edildiği,
Davacının hasarlı olduğu iddia olunan ürünü almayı kabul etmesi halinde tazmin tutarı güncel olan yaklaşık değeri 11.000,00 TL KDV dahil ( 9.322.03 TL * KDV ) olarak tespit edildiği;
Sayın Mahkemenin taşıyıcının tazmin sorumluluğunu ürün değeri üzerinden taktir etmesi halinde; 11.000,00 TL KDV dahil ( 9.322.03 TL * KDV ) güncel değer olarak ve 8.148.15 TL KDV dahil ( 6.905,21 TL * KDV ) hasarlı ücret şeklinde olduğu,
Sağlam ürün ve hasarlı ürün arasındaki satış farkının ise; 2.851,85 TL KDV dahil ( 2.416,83 TL * KDV ) zarar olarak ortaya çıkmakta olduğu;
Davacı tarafından düzenlenen faturanın gerçeği yansıtıp yansıtmadığı yönüyle yapılan incelemede; Fatura Değerinin: 8.877,14 TL + KDV olarak doğru olduğu
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette bulunan ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 2019/185 Esas, 2020/575 Karar Sayılı, 03/07/2020 Tarihli "Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
...
Davalının meydana gelen zarar nedeniyle sorumluluğunun belirlenmesi amacıyla tazminata esas alınacak değer TTK'nın 880. maddesinde belirlenmiş olup, taşıyıcının sorumluluğu kural olarak, eşyanın tamamı değerini kaybetmişse tamamının, eşyanın bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır (TTK m. 882/2). Ancak, zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı Kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz (TTK m. 886).
Davalı tarafça teslim alındığı sabit bulunan eşyanın davacıya teslim edilmemesinin makul kabul edilmesinde olanak bulunmaması, dolayısıyla TTK'nın 886. maddesi gereğince gönderinin kaybedilmesi suretiyle davacının uğradığı zararın davalının pervazsızca davranışından kaynaklanması nedeniyle (Yargıtay 11. HD, E.2015/2815, K.2015/7806, T.05/06/2015; Yargıtay 11. HD, E.2015/10215, K.2015/13042) davalı şirketin TTK'nın 882. maddesindeki sorumluluk sınırlamasından faydalanamayacağı ve davalının davacının gerçek zararı ile sorumlu bulunması gerektiği sonucuna varıldığından aksi şekildeki mahkeme gerekçesinin yerinde bulunmadığı kanaatine varılmıştır." şeklindeki gerekçeli ilamı ve bilirkişi raporu uyarınca davacının meydana gelen zararının tamamından davalının sorumlu olduğu kanaatine varılmış olup davacı tarafından takipte önce davalıya gönderilmiş olan .... Noterliği'nin 15.09.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi incelendiğinde ihtarın tebliğinden itibaren 3 iş günü içerisinde bedelin ödenmesi talebinde bulunulduğu, ihtarnamenin davalıya 20.09.2022 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, verilen 3 iş günü sürenin sonunda davalının 24.09.2022 tarihi itibari ile temerrüde düşmüş olduğunun kabul edilmiş olup temerrüt tarihi ile takip tarihi olan 07.10.2022 arasında geçen 13 gün için yıllık %9 faiz uygulandığında davacının takip öncesi 33,58 TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceği kanaatine varılmakla bu tutarlar üzerinden davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmekle icra dosyasında asıl alacak tutarı olan 10.475,03 TL 'nin %20'si oranında olan 2.095,00 TL'nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının DAVASININ KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; davalının .... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı icra takip dosyasına vaki İTİRAZININ KISMEN İPTALİ ile; takibin 10.475,03 TL asıl alacak, takip öncesi işlemiş 33,58 TL faiz olmak üzere toplam 10.508,61 TL üzerinden kaldığı yerden devamına, davacının fazlaya dair isteminin reddine,
2-Davalının haksız itirazları nedeniyle asıl alacak tutarı olan 10.475,03 TL 'nin %20'si oranında olan 2.095,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli olan 717,84-TL karar ilam harcından başlangıçta dava açılırken peşin olarak alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 447,99-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 311,25-TL (başvurma, vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 186,75TL, bilirkişi ücreti: 3.700,00TL olmak üzere toplam: 4.198,00-TL yargılama giderinin %99,8 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 4.189,60TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerine bırakılmasına,
6-Davacı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 10.508,61-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine
7-Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 15,49TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00TL nin %99,8 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 3.113,76-TL'nin davalıdan alınarak, 6,24TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Taraflarca tarafından yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/01/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!