T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/305 Esas
KARAR NO : 2024/228
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/05/2023
KARAR TARİHİ : 29/03/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ...plakalı ...model aracın sahibi olduğunu, 20.05.2021 tarihinde, saat 13:45 sıralarında, sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı vasıta ile ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi mevkiinde seyir halinde bulunan sürücü ... yönetimindeki, müvekkili şirkete ait ... plakalı vasıtaya çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kaza ile ilgili olarak Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nden (TRAMER) alınan ... kaza kayıt numaralı kusur durumu sonuç belgesinde maddi hasarlı işbu trafik kazasının meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu tespit edildiğini, müvekkili şirketin ... plakalı aracı bu kaza nedeniyle onarımda kalmış ve bu onarım süresince de müvekkili şirketin kardan mahrum kaldığını, bu kaza nedeniyle müvekkili şirketin uğramış olduğu zarardan %100 kusurlu olarak kazaya sebep olan ...'nın yanı sıra aracın ruhsat sahibi olan .. Şti.de Karayolları Trafik Kanunu md. 85 gereği sorumlu olduğunu, 20.05.2021 tarihli kaza sebebiyle müvekkilinin ... plakalı aracında meydana gelen iş durması - kazanç kaybı bedelinin tespitini, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik belirsiz alacak olarak açtığımız 100,00.-TL iş durması-kazanç kaybı bedelinin 20.05.2021 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; talep konusu alacağın zamanaşımına uğramış olduğunu, davacı, müvekkilinin ve/veya çalışanının kusuru olduğunu iddia ederek, iddiasına dayanak olarak tramer kaydını göstermişse de, davaya konu tramer kaydı eksik ve hatalı inceleme sonucu oluşturulduğundan gerçeği yansıtmaktan uzak olup kesin delil niteliği de bulunmadığını, tramer kaydında yer aldığı iddia edilen kusur oranına itirazımız neticesinde dosyanın bilirkişiye gönderilerek tarafların kusur oranlarının yeniden tespiti gerektiğini, davacı taraf iddiasını ispatla mükellef olmasına rağmen, aracın hangi parçasının zarar gördüğü, hangi sürede onarıldığı, aracın kiralama bedelinin ne olduğu, kazanç için zorunlu bakım, amortismanlarının ne olduğu, dava konusu aracın geçmiş dönemde ay içerisinde kaç gün kiralandığı/bu kiralamalara ilişkin fatura suretleri gibi verileri beyan etmeksizin özetle zararını ispat etmeksizin davayı ikame ettiğini, ispat olunmamış iddialar içeren davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...'ya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalı tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca işbu davalının dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı kazanç kaybı bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda araç kiralama şirketi olan davacıya ait ... plakalı ... 2016 model araç ile davalı şirkete ait, diğer davalı sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın 20.05.2021 tarihinde karışmış olduğu trafik kazasından kaynaklı olarak davacının aracında meydana gelen iş durması - kazanç kaybı süresinin ve bedelinin tespiti ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik kısmi alacak olarak 100,00 TL iş durması-kazanç kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesi istemi ile işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
Davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde her ne kadar davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olduğu belirtilmiş ise de mahkememizce yapılan kontrolde davacı şirketin oto kiralama şirketi olduğu, araçlarını kiraya verdiği tarife üzerinden basiretli tacir olarak davaya konu aracın kiralanamadığı, tamirde kaldığı zamandaki kar kaybının davacı tarafça hesaplanabileceği, davaya konu alacak isteminin belirsiz alacak davası olarak adlandırılamayacağından bahisle davacı vekiline dava değerini belirlemek ve eksik harcını ikmal etmek üzere verilen kesin süre içerisinde dava değerinin 1.000,00 TL olduğu belirtilmiş ve mahkememizce davaya kısmi dava olarak devam olunmuştur.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir.
Bilindiği üzere; sürücünün trafik kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi gereğince sürücüye, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine karşı dava açabilir.
Yerleşik içtihatlar uyarınca trafik kazasından kaynaklı kazanç kaybının hesaplanmasında tarafların bildirmiş olduğu tamir süresi değil; bilirkişi tarafından belirlenen makul onarım süresi esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğinden ve aynı şekilde söz konusu kazanç kaybı bedelinin hesabında davacının kaza olmasaydı dahi yapacağı zorunlu giderler (yakıt vs.) indirildikten sonra günlük net kazancının bulunması gerekmekte olup buna göre onarım süresince net kazanç kaybının hesaplanması gerekir.
Somut olay bakımından yargılama esnasında trafik tescil kayıtları, hasar dosyaları celp edilerek dosyanın mali müşavir ile birlikte trafik kazaları alanında uzman bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup bilirkişiler tarafından hazırlanılarak mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle;
Davacı şirkete ait 2021 Yılına ait ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği tespit edilmiştir.
Sözleşme: Davacı şirket ile dava dışı ... A.Ş arasında 16.03.2021 Tarihinde 12 ay süreli, ... aylık 2.950,00.-TL artı KDV, ... aylık 3.900,00.-TL artı KDV üzerinden 2. El oto kiralama sözleşmesi akdedildiği, kazaya karışan aracın ... Plakalı ... araç olduğu, tespit edilmiştir.
Dava dilekçesinde ... Plakalı aracın 20.05.2021 Tarihinde kazaya karıştığı ve kazanç kaybının hesaplamasının istendiği, ancak davacı şirketin dava dışı ... A.Ş'ne; kaza öncesi 2021/Nisan ayı, kaza yapılan ay 2021/Mayıs ve kaza sonrası 2021/Haziran ve Temmuz ayları düzenlediği faturalar incelendiğinde; ... Plakalı aracın fatura içeriklerinde yer aldığı ve faturaların tam düzenlendiği, yine davacı şirketin dava dilekçesinde ... Plakalı aracın kaza yapıp tamir edildiği süreç içerisinde muadil bir aracın ... plakalı araç yerine dava dışı şirkete tahsis edilmesi ile ilgili bir vakıadan bahsedilmediği bu nedenlerle ... Plakalı araç için herhangi bir kar kaybı olduğunun söylenemeyeceği, tespit edilmiştir.
Davacı Şirketin ... Plakalı aracı 2021/Mart ayından Aralık ayı sonuna kadar dava dışı ...A.Ş'ne sözleşmede belirlenen aylık KDV dahil 3.481,00.-TL, KDV hariç 2.950,00.-TL bedelle kiralandığı, aylık düzenlenen faturaların tam ve eksiksiz düzenlediği ve tamamının tahsil edildiği, tespit edilmiştir.
Davalı sürücü ... olay sırasında belirtilen kurallara uymadan, aracının teknik özelliklerini gözetmeden, önündeki aracı hızına göre yakın mesafeden takip etmesi sonucu bu araca arkadan çarptığından kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu görülmüştür.
Davacı tarafa ait aracın sürücüsü ... olay sırasında yönetimindeki oto ile kendi seyir şeridini takiben trafik kurallarına uygun olarak seyrederken arkasından gelen aracın darbesine maruz kaldığından kazanın meydana gelmesinde kusuru görülmemiş olup kazayı önlemek için alabileceği tedbir bulunmamaktadır.
Tespit edilen hasar nedeni ile arcın onarım süresi ve sigorta işlemleri nedeni ile aracın 3 gün çalışamayacağı, yukarda açıklanan kiralama bedeli ile ilgili tespitler doğrultusunda günlük kira bedelinin 220.-TL olacağının takdiri ile davacının 3 günlük net kazanç kaybının ; 220 x 3 = 660.-TL olduğu kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
İşbu hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor dikkate alındığında davacıya ait aracın tamir süresinin 3 gün olduğu ve bu süreye ilişkin olarak davacının davalıdan kar kaybı talebinde bulunabileceği yerleşik içtihatlar uyarınca sabit ise de somut olayda davacının defterleri incelendiğinde kaza tarihini de kapsar şekilde aylık olarak davaya konu aracın dava dışı ...A.Ş.'ye kiralanmış olduğu ve kira bedelinin tamamının tahsil edilmiş olduğu, davacının defterlerinde muadil araç verildiğine dair bir kaydın, sözleşmenin veyahut protokolün olmadığı gibi bu hususun da iddia edilmediği görülmüş olup kural olarak haksız fiilden kaynaklı olarak zarar talep edilebilmesi için ortada bir haksız fiil olması, haksız fiil sonucu meydana çıkan bir zararın olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının bulunması şartları birlikte aranmakta olup davacının oto kiralama şirketi olması ve bu sebeple tamir süresi içerisinde aracını kiralayamamasından kaynaklı kardan mahrum kaldığını ispatlaması gerekmekte olup somut olayda davacının kaza sebebiyle mahrum kaldığı bir kazancı olduğunu ispatlayamamış olması sebebiyle davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekili tarafından mahkememizin 27.02.2024 tarihli celsesinde " Celse arasında bilirkişi raporuna karşı sunmuş olduğumuz beyan dilekçemizi tekrar ederiz, mahkeme aksi kanaatte ise talep arttırım dilekçesi sunmak üzere tarafımıza süre verilmesini talep ederiz" şeklinde beyanda bulunmuş olması üzerine aynı celsede mahkememizce "1-İş bu davanın mahkememizin 04/07/2023 tarihli celsesinde kısmi dava olarak görüldüğü hususu açıklığa kavuşturulmuş olması sebebiyle davacı tarafın bedel arttırım dilekçesi sunma talebi hukuki nitelendirme hakime ait olması sebebiyle ıslah olmak üzere nitelendirilerek talebinin bu doğrultuda kabulüne,
2-Davacı vekiline talebi doğrultusunda davasını ıslah etmek üzere HMK. Madde 180-181 hükümleri uyarınca bir haftalık kesin süre verilmesine, süresi içerisinde usulüne uygun şekilde düzenlenmiş ve harçlandırılmış ıslah dilekçesinin sunulmaması halinde ıslah hakkının kullanılmış sayılacağı ve ıslahın hiç yapılmamış kabul edilerek davaya devam edileceği ve dosyanın mevcut delil ve durumlara göre değerlendirileceğinin ihtarına, (ihtar edildi)" şeklinde ara karar tesis edilmiş olduğu, davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan 05.03.2024 tarihli beyan dilekçesinde "05/05/2023 tarihli ara karar gereğince tarafımızca 24/05/2023 tarihinde tamamlama harcı ödenerek dava değeri belirli hale getirilmiştir. ... Gelinen bu aşamada bilirkişi raporu doğrultusunda 660,00 TL'nin 20/05/2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini" talep etmiş olduğu, işbu beyan dilekçesi ile birlikte 24.05.2023 tarihli dava değerinin 1.000,00 TL olduğuna yönelik beyanlarının Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2020/9591 Esas, 2020/8264 Karar Sayılı, 24/12/2020 Tarihli "... davacı vekili dava dilekçesinde 15.660 TL olarak belirttiği talebini, 4/5 oranında düşürerek 12.528 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Eldeki davada davacının talebi, maddi hukuka taalluk eden kısmi feragattir. Doktrinde buna talep sonucunun daraltılması (azaltılması) da denilmektedir. Tam veya kısmi feragat için karşı tarafın iznine ve ayrıca bunun için ıslah yoluna başvurulmasına gerek yoktur. (Baki Kuru - Hukuk Muhakemeleri Usulü - altıncı baskı cilt IV sayfa 4048-4049) Hal böyle olunca mahkemece, davacı tarafın talep sonucunu daraltmasının davadan kısmi feragat olarak kabul edilerek hüküm tesis edilmesi gerekirken," şeklindeki ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davacının talebinin (1.000,00 TL- 660,00 TL =) 340,00 TL'lik kısmından feragat ettiği görülmekle bu miktar yönünden de feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve davanın kısmi dava olması hususu göz önünde bulundurularak HMK .341 hükmü uyarınca kesin olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının 1.000,00 TL'lik davasının 660,00 TL'lik kısmının esastan; 340,00 TL'lik kısmının ise feragat nedeniyle usulden REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 427,60-TL karar ilam harcından başlangıçta dava açılırken peşin olarak alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 247,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,
4-Davalı ... Şirketi yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...Şirketi'ne verilmesine,
5-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.200,00-TL' nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
6-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/03/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!