T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/170 Esas
KARAR NO : 2024/447
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/03/2023
KARAR TARİHİ : 26/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 31/08/2018 tarihinde yazılım sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği davalı tarafın elektrik dağıtım sektöründe kullanıcılar ile tedarik şirketleri arasında faturalandırma gibi önem arz eden hususlarda yazılım hazırlama ve sorunsuz bir şekilde müvekkili şirkete teslim etme yükümlülüğü altına girdiğini, yazılım hazırlandığını ve müvekkile teslim edildiğini, ancak müvekkili şirketin yazılımı hiç kullanmadığını, davalı şirket ile sürekli sorunlar yaşadığını, müvekkili şirketin sözleşmede doğan tüm edimleri eksiksiz ve sorunsuz bir şekilde yerine getirdiğini, tüm ödemelerin taraflarca belirlenen zamanlarda eksiksiz olarak yapıldığını, buna rağmen yazılımı hiç kullanamadıklarını, bu yüzden bedellerin iadesi amacıyla ... 14. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı şirketçe icra dosyasına itiraz edildiğini, bu yüzden takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, ... 14. İcra Dairesinin... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk başvuru konusu ile dava konusunun örtüşmediğini, görevli mahkemenin Fikri Sınai Hakları Hukuk Mahkemesinin olduğunu, davanın kısmi alacak davası olarak açılmaya elverişli olmadığını, ayıplı iddiasının asılsız olduğunu, süresinde yapılmış bir ayıp ihbarının olmadığını, davacının kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini, dosyanın görevsizlik kararı verilerek görevli Fikri Sınai Hakları Hukuk Mahkemesine gönderilmesini, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasının 14/02/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca davalı tanıklarının bir sonraki celsede dinlenilmesi üzerine karar verilmiş olmakla, 26/06/2024 tarihli celsesinde dinlenilen davalı tanığı ... beyanında: Davalı ... şirketinde yazılım ekibinin yöneticisi olarak 5 yıldır çalışırım. Uyuşmazlığa konu program için taraflar arasında sözleşme yapıldığını biliyorum. Ben önceleri bu program ile ilgili çalışmalara dahil olmadım. Sürecin ortasında dahil oldum. Davacı şirketin programın çalıştırılması, geliştirilmesi vb hususlarındaki tüm taleplerini davalı şirketçe çözüm sağlanıyordu. Bir süre ilişkiler bu şekilde devam etti. Sonrasında taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiğini öğrendik ve davacı taraftanda talep gelmemeye başladı. Ben davacı şirkette çalışan kişilere bir süre destek olmaya çalışmış hatta program dışında yazıcı-sunucu gibi hususlarda da destek oldum. Hatta firmanın müşterileri ile de muhatap oldum. Bu program hali hazırda davacı dışında iki farklı şirkette halen kullanılmaya devam etmektedir. Hiçbir problem de yaşanmamaktadır. Hatta programın geliştirilmesi için bize teklif dahi gelmiştir. Yazılım sipariş üzerine hazırlanan bir yazılım değildir. ... kendi bünyesinde oluşturduğu bir yazılımdır. Ancak firmaların kendi süreçlerine uygun taleplerine göre eklemeler yapılmaktadır. Ürün ile ilgili destek sürecinde direk ürünün satışı ile ilgilenen insanlar ile muhatap oldum diyemem, arada iletişim sağlayan arkadaş Sayaks yazılımını kullanan yada bu hususta bilgi sahibi olan birisi miydi bu hususta net bir bilgim yoktur, nasıl bir görev üstlendiğini bilmiyorum, programı halen kullanan yukarıda bahsettiğim şirketlerin isimleri, Makina İhtisas ve ...'dir dedi. İlk önce ... sahip olduğu bulut ortamında çalışıyordu. Bir tarihten sonra ...'nin müşterilerine sunucularına taşınacak şekilde bir çalışma yaptık. Bu hususta davacı şirketteki çalışan arkadaşların bilgisi dahilindeydi. Yazılım uzun bir süre Cloud üzerinden çalıştı. Ancak sonrasında ne şekilde bir çalışma oldu yada taraflar arasında ne şeklide bir anlaşma yapıldı bu hususta bir bilgim yoktur. Şuanda programı kullanan müşteriler programın cloud üzerinden değil kendi sunucuları üzerinden çalıştırılmasını talep ettiklerinden program bu şekilde çalıştırılmaktadır. Tanıklık ücretim yoktur dediği görüldü.
Yine 26/06/2024 tarihli celsede dinlenilen davalı tanığı ... beyanında: 2019 yılında Teknik firmasında çalışmaya başladım. Şirket 2022 yılları civarında isim değiştirdi. Aynı şirket bünyesinde yer alan ... isimli şirkette şuan çalışmaktayım. Yazılım geliştirme uzmanı olarak çalışırım. Davacı firmayı tanımıyorum. Kendileri ile iletişimim olmadı ancak aynı sektörde faaliyet gösteren ve uyuşmazlığa konu programı kullanan başka firmalara uygulama desteği vermekteyim. Herhangi bir problem de bu güne kadar yaşanmadı. Firmaların istekleri ve ihtiyaçları zaman içerisinde değişebilmektedir. Bu hususla ilgili olarak bizden talepte bulunurlar bizde bu talepler doğrultusunda destek hizmeti sağlarız. Programı kullanan firmalar hali hazırda programı sorunsuz olarak kullanmaya devam etmektedir. ... ve Makina İhtisas, ... Enerji bu firmalardan bazılarıdır. Uygulama hem cloud hem de müşterinin sağladığı sunucu üzerinden çalışabilecek bir uygulamadır. Hali hazırdaki müşteriler kendi sunucuları üzerinden programın çalışmasını istediğinden bu şekilde hizmet verilmektedir. Ancak program cloud ortamında da çalışabilecek alt yapıya sahiptir. Benim ...'nin cloud server'a ulaşımının kapatılıp kapatılmadığı hususunda bilgim yoktur. Tanıklık ücretim yoktur dediği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; taraflar arasında akdedilen yazılım sözleşmesi nedeniyle davalının ayıplı ifada bulunup bulunmadığı, davacının sözleşmeden kaynaklı olarak ödenen bedelin iadesi için başlatılan takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptali, icra inkar tazminatı isteminin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Davalı taraf yargılama sırasında görevsizlik itirazında bulunmuştur.
Mahkememiz dosyası ile emsal mahiyetteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2018/2396 E., 2019/1472 K. Sayılı ilamı incelendiğinde; "Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin benzer uyuşmazlıklarda vermiş olduğu 12/12/2011tarihli 2010/7044 Esas - 2011/16807 Karar sayılı kararı ve 30/04/2007 tarihli 2006/3199 Esas - 2007/6660 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere; 5846 sayılı FSEK 1/b maddesinin g bendinde bilgisayar programının eser olduğunun belirtildiği, davacı tarafından siparişi verilip davalı tarafından hazırlanan bilgisayar yazılım programının istenilen nitelikte çalışmadığı iddiasına dayalı olarak bedelin istirdadı davasının FSEK 76. maddesi gereğince Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararının yerinde olduğu, " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Somut olay yönünden yapılan incelemede de; uyuşmazlığın davalı tarafça hazırlanan yazılım programına ilişkin olup, hizmetin ayıplı olduğu iddiasıyla edimlerini yerine getirmediği iddia edilen davalı tarafa, davacı tarafça ödenen lisans kullanım bedeli ve cloud sistem bedellerinin iadesinin talep edildiği, bu hali ile dava kapsamında FSEK 1, 48, 52 ve 53. maddelerinin tartışılmasının gerektiği, açıklanan nedenlerle ve yukarıda yer verilen emsal yüksek mahkeme içtihadı da dikkate alınarak davaya bakma görevinin 5846 sayılı Kanunun 76. maddesi uyarınca Fikri Sınai Haklar Mahkemesi'ne ait olduğu kanaatine varılmakla davanın usulden reddine ve mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1 -Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya İstanbul Fikri ve Sinai Haklar Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
3- Görevsizlik kararı kesinleştiğinde (2 hafta içersinde istinaf edilmediğinde yahut istinaf başvurusu reddedildiği takdirde) ve süresinde (kararın istinaf edilmeyerek kesinleşmesinden yahut istinaf ret kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde) talep edildiğinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL FİKRİ VE SİNAİ HAKLAR MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-HMK 20.maddesi uyarınca süresi halinde kanun yoluna başvurulmayarak kararın kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının Görevli yada Yetkili Mahkemeye gönderilmesi taraflar tarafından talep edilmediği taktirde Davanın Açılmamış Sayılmasına karar verileceğinin taraflara ihtarına ,
5-HMK 20.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvurulması halinde HMK 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve HMK 323/1-ğ maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, belirtilen sürede başvuru yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin mahkememizce hüküm altına alınmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/06/2024
Katip
e-imza
Hakim
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!