WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

İSTANBUL 18. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/904 Esas
KARAR NO : 2024/140

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2022
KARAR TARİHİ : 27/02/2024

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ... arasında ... nolu Kurumsal hat abonelik sözleşmesi akdedildiğini, davalı ile akdedilmiş olan bu sözleşme kapsamında düzenlenmiş olan Temmuz -Ağustos -Eylül 2021 dönemlerine ait 9.084,00 TL tutarlı faturalara ödeme yapılmadığını, işbu sebeple müvekkili şirket adına yıllık % 48 sözleşme faizi ile birlikte huzurdaki alacak davasının açıldığını, haklı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilini perdecilik işiyle uğraştığını, dava dosyasında ekli sözleşmede bulunan ... imzası ve kaşesi kesinlikle müvekkile ait olmadığını, müvekkilinin... firması ile daha önce bireysel ve kurumsal hiçbir hat kullanmadığını, kullanılan hatların müvekkilin işiyle arasında hiçbir ilişkisi ve ihtiyacı bulunmadığını, müvekkilinin böyle bir şeye ihtiyacı dahi olmadığını, müvekkilinin kaşesi ... olarak değil "..." olarak basılı olduğunu, müvekkili icra itirazında böyle bir sözleşme imzalamadığını beyan ettiğini, bilirkişi imza incelemesi ve kaşeye ait sayın mahkememiz tarafından yapılacak araştırmalar sonucu işbu durum tespit edileceğini, imzanın müvekkiline ait olmadığı hususu müvekkilinin vekaletnamedeki imzasına bakılmak suretiyle bile bir bakışla anlaşılabileceğini, işbu durum davacı tarafa izah edilmesine rağmen işbu haksız dava açıldığını, muhtemeldir ki müvekkilinin ve şirketinin kimlik bilgileri kopyalanmış veya ele geçirildiğini, öncelikle eski hale getirme talebimizin kabulünü, mahkeme aksi kanaatte ise sözleşmede yer alan kaşe ve imzanın müvekkile ait olmadığından dosyanın bilirkişiye gönderilerek imza ve kaşe incelemesi yapılmasını ve haksız davanın reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, fatura bedelinin tahsili istemine dayalı alacak davasıdır.
Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; davacı ... A.Ş. ile davalı ... arasında ... nolu Kurumsal hat abonelik sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında düzenlenmiş olan Temmuz -Ağustos -Eylül 2021 dönemlerine ait 9.084,00 TL tutarlı faturaların bedellerinin ödenmemesi sebebiyle 9.084,00 TL asıl alacağın fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari sözleşme faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargılama esnasında ticaret sicil müdürlüğüne yazılan müzekkerenin cevabı uyarında davalının ticari işletmesinin bulunduğu, işbu hali ile gerçek kişi tacir olduğundan mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19/2. maddesi; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz" hükmünü içermektedir. Yine, 116/1-a maddesinde Kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazını "ilk itiraz" olarak düzenlemektedir. 117/1. madde ise "İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez." hükmünü içermektedir.
Yargılama esnasında dava dilekçesinin davalı tarafa 25.03.2023 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, cevap dilekçesi sunma süresinin son gününün 08.02.2023 tarihine tekabül ettiği, davalı vekili tarafından eski hale getirme talepli olarak 13.02.2022 tarihinde cevap dilekçesinin sunularak yetki itirazında bulunulmuş olduğu görülmüştür.
... tarihli ve ... sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6785 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla, Anayasamızın 119'uncu maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununun 3'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... illerimizde, 08.02.2023 Çarşamba günü, saat 01.00'dan itibaren üç ay süreyle olağanüstü hal (OHAL) ilan edilmesine karar verilmiştir.
OHAL ilanından sonra, 120 sıra sayılı "Olağanüstü Hal Kapsamında Yargı Alanında Alınan Tedbirlere İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi" 11.02.2023 tarihli ve 32101 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
120 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Yargı alanında alınan tedbirler" başlıklı 2. Maddesinin "(1) 8/2/2023 tarihli ve 6785 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla olağanüstü hal ilan edilen illerde, yargı alanında hak kayıplarının önlenmesi amacıyla;
a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar veya ilgililer bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler,
...
(5) Bu madde hükmü, olağanüstü hal ilan edilen illerin barosuna 6/2/2023 tarihi itibarıyla kayıtlı avukatlar ile diğer barolara kayıtlı olup aynı tarihte bu illerde bulunan avukatlar tarafından takip edilen dava ve işlerle ilgili olarak bu avukatlar bakımından ülke genelinde uygulanır.
(6) Olağanüstü hal ilan edilmeyen illerin barosuna kayıtlı avukatların ve bürolarında çalışan kişilerin; olağanüstü hal ilan edilen illerde kan veya kayın hısımlarının bulunması veya olağanüstü hal ilan edilen illerde felakete uğrayanların kurtarılması, meydana gelen hasar ve zararın telafi edilmesi ya da ihtiyaçların karşılanması amacıyla bu illere gitmeleri halinde bu madde hükmü, söz konusu avukatlar tarafından takip edilen dava ve işlerle ilgili olarak bu avukatlar bakımından 6/3/2023 (bu tarih dâhil) tarihine kadar ülke genelinde uygulanır." Şeklindeki hükmü uyarınca davalı tarafından vekiline çıkartılmış olan vekaletnamenin de 22.11.2022 tarihinde çıkartılmış olduğu hususu da göz önünde bulundurulduğunda davalı vekili tarafından işbu hükümden yaralanmasını sağlayacak mahiyette sunulmuş olan deliller de göz önünde bulundurulduğunda davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinin ilgili düzenleme uyarınca süresi içerisinde sunulduğu kabul edilmiş olup eski hale getirme müessesesinin uygulanmasına gerek bulunmaksızın davalının yetki itirazının incelenmesine geçilmiştir.
Davalı vekili tarafından davalının yerleşim yerinin Avcılar Küçükçekmece Mahkemelerinin yetki sınırında bulunduğundan fakat ... Adliyelerinde Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmadığından Bakırköy Mahkemelerinde işbu davanın açılması gerektiği; mahkememizin yetkisiz olduğundan bahisle yetki ilk itirazında bulunmuş olduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nın 6/1. maddesinin "(1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca açılacak olan davalarda genel yetkili mahkeme belirlenmiş olup para borçlarının ifa yeri bakımından ise TBK m.89 hükmü uygulanmakta olup bu hükme göre Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceğinden alacaklının yerleşim yeri mahkemesi de para borçlarına ilişkin davalarda seçimlik yetkili mahkeme olmaktadır.
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer (Bknz. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2022/124 Esas, 2022/905 Karar Sayılı, 29/04/2022 Tarihli İlamı).
HMK'nın 17.maddesinde “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” hükmünü haizdir.
Somut olay bakımından davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde mahkememize ibraz edilmiş olan sözleşmenin uyuşmazlığın çözümü başlıklı 7. Maddesinin "İşbu sözleşmenin uygulanmasından doğan uyuşmalıklarda ... Abonenin ikametgahının bulunduğu yer mahkemeleri ve icra daireleri yetkili olacaktır." şeklindeki düzenlemesi bulunmakta ise de HMK m.17 hükmü uyarınca yapılmış olan yetki sözleşmesinin kesin yetki mahiyetinde olmadığı; davalı tarafça yetki itirazında bulunulurken HMK m.6 hükmüne dayalı olarak yetki itirazında bulunulmuş olduğu, davaya konu sözleşmedeki imzanın kabul edilmemesi sebebiyle ayrıca HMK m.17 hükmüne de dayanılmamış olduğu işbu hali TBK M.89 hükmüne göre davacının para alacağından kaynaklı olarak mahkememizde açmış olduğu davasında mahkememizin yetkili olduğu görülmekle davanın esasına girilerek yargılama yapılmıştır.
Davalının sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile birlikte aynı zamanda imza inkarında bulunmuş olması sebebiyle öncelikle davacının alacağının dayanağı yapmış olduğu Kurumsal hat abonelik sözleşmesindeki imzanın davalının eli ürünü olup olmadığının tespiti için davaya konu sözleşmesinin aslı celp edilmiş, mahkemece duruşma esnasında davalının imza örnekleri alınmış ve celp edilmiş olan mukayeseye esas imza örnekleri ile birlikte sözleşmede yer alan imzanın davalının eli ürünü olup olmadığının tespiti bakımından uzman grofolog bilirkişisinden rapor alınmış olup bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle; "Tetkik konusu ... antetli 21.05.2021 tarihinde ... adına düzenlenmiş "Kurumsal Tip Abonelik Sözleşmesi” aslındaki abone imzalarının ...'un eli ürünü olmadığı" kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. İşbu rapora karşı davacı vekili tarafından itiraz edilerek davacı şirket kayıtlarında davalı abonenin dava konusu hatlar üzerinden satın almış olduğu tarifelere ilişkin sesli onay kayıtları mevcut olduğundan bahsedilmiş ve bu kapsamda ses kayıtları ibraz edilmiş ise de söz konusu ses kayıtlarının davalıya ait olup olmadığının mahkememizce tespitinin mümkün olmadığı, zira davalının davacı ile aralarındaki akdi ilişkiyi inkar etmiş olması sebebiyle davacının yazılı deliller ile davalı ile aralarındaki akdi ilişkiyi ispatlaması gerekmekte olup, sunulan ses kayıtlarının da delil bildirme süresi içerisinde mahkememize bildirilmiş olmaması sebebiyle hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu uyarınca davalının eli ürünü olmayan sözleşmeden kaynaklı olarak davalının sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılarak davacının ispatlanamayan davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Kararın kesinleşmesi akabinde celp edilen imza asıllarının ilgili kurumlara iadesine,
3-Alınması gerekli olan 427,60-TL karar ilam harcından başlangıçta dava açılırken peşin olarak alınan 155,14-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 272,46-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,
5-Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 9.084,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00-TL' nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/02/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır

* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.