T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/624 Esas
KARAR NO : 2024/339
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/09/2022
KARAR TARİHİ : 14/05/2024
KARARIN YAZILIŞ TARİHİ : 30/05/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacının sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın İstanbul ... İlçesi Çevre yolu içerisinde 18.09.2021 tarihinde gerçekleşen ... SBM Numaralı kazada ... ... ... sevk ve idaresinde olan ... plakalı davalı şirketten zorunlu trafik sigortalı araç meydana gelen zincirleme trafik kazasında %100 kusurlu bulunduğunu, davacıya ait aracın özel serviste tamir edilmiş davalı şirketçe de ... hasar dosyasından 14.10.2021 tarihinde 11.800-TL tamir ve işçilik bedeli davacıya ödenmiş aynı gün de özel servise ödemesi gerçekleştirildiğini, zincirleme trafik kazasına sebebiyet veren davalı şirketin sigortalı aracı, davacıya ait aracın arka bagaj kapağında hasara neden olduğunu, alt tampon değiştirildiğini, bagaj kapağının onarıldığını, farların değiştirilmesi dahil bir çok onarıma sebebiyet verdiğini, araçta 11.800 TL hasar kaydına sebebiyet verildiğini, meydana gelen kaza nedeniyle araçta değer kaybı oluştuğunu, değer kaybının ödenmesi için davalı şirkete 14/10/2021 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 1.157,00TL ödendiğini, yapılan ödeme tek taraflı olduğunu, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla; 1.000,00-TL değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan 18/09/2021 tarihinden itibaren davalıdan avans faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; söz konusu kaza ile ilgili davadan önce müvekkili şirkete müracaat edilmediğini, herhangi bir belge ibraz edilmediği ve dolayısıyla hasar dosyası açılmadığını, bu nedenle olaya ilişkin bir yorum yapılamadığını, öncelikle kazaya karışan sürücülerin, meydana gelen olaydaki kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, huzurdaki davada tespit edilebilecek tazminat tutarından müvekkili şirketin yalnızca bakiye poliçe limitleri dahilinde sorumlu tutulabileceğini, müvekkili şirket, görevlendirmiş olduğu eksper tarafından belirlenen 1.157,00-TL değer kaybı tazminat bedelini 16.11.2021 tarihinde başvuran vekiline ödemiş olup sigorta poliçesinden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirdiğini, müvekkili şirketin temerrüte düşmediğini, olayın haksız fiilden kaynaklandığından başvuranın hükmedilen tazminat bedeline “avans faizi” uygulanması talebi haksız olduğunu, müvekkili şirket tarafından 16.11.2021 tarihinde davacı vekiline 1.157.-TL değer kaybı ödemesi yapıldığına dikkat edilerek davanın reddine karar verilmesini, mahkeme tarafından ödemenin yeterli bulunmaması halinde değer kaybına ilişkin yapılacak inceleme aşamasında, dilekçemizde belirtilen kriterler çerçevesinde değerlendirme yapılmasını talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı bakiye değer kaybının tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda yapılan incelemede; dava dışı ... ... ... sevk ve idaresindeki, davalı şirket nezdinde ZMMS kapsamında sigortalanmış olan ... Plakalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 18.09.2021 tarihinde karışmış olduğu zincirleme trafik kazası sebebiyle davacının aracında meydana gelen değer kaybı için davalı sigorta şirketi tarafından davacıya yapılan 14/10/2021 tarihindeki 1.157,00-TL ödemenin yetersiz olduğu iddiasıyla kısmi dava olarak 1.000,00-TL değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan 18/09/2021 tarihinden itibaren davalıdan avans faiziyle tahsiline karar verilmesi istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
2918 sayılı KTK'nın 111. maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa'nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre, hak düşürücü süre olup re'sen dikkate alınması gerekir ( Bknz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/4974 Esas, 2021/6943 Karar Sayılı, 18/10/2021 Tarihli ilamı). İşbu yasal düzenleme uyarınca somut olayda yapılan kontrolde davalı tarafından ödemenin 14/10/2021 tarihinde yapıldığı, işbu davanın ise 09.09.2022 tarihinde 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmekle yargılama yapılmıştır.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.
Yargılama esnasında kazaya karışan araçların trafik tescil kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde tutulan kayıtları, hasar dosyası, ... nezdindeki kayıtları ve kazaya ilişkin tüm evraklar celp edilerek dosya trafik kazaları alanında uzman makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişiden dava konusu kazaya karışan tarafların kusur oranlarının belirlenerek, davacının aracında kaza sonrasında meydana gelen hasarın kapsamı, aracın hasarlı ve hasarsız olan halinin karşılaştırılması sureti ile markası, yaşı, cinsi vs özellikleri de göz önünde bulundurularak hesaplanacak olan 2. El piyasa rayiç değeri ile birlikte yargıtay'ın yerleşik içtihatları ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca yapılacak hesaplama uyarınca davacının aracında değer kaybının olup olmadığı, değer kaybının oluşması ihtimalinde ne kadar olduğu hususunda rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup bilirkişi tarafından hazırlanılarak mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle;
Dava konusu olayın oluş şekli ve neden-sonuç İlişkisi yönünden yapılan değerlendirme sonucunda, öngörülebilir ve önlenebilir nitelikteki, işbu davanın konusu trafik kazasının meydana gelmesinde;
a-) ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ... ... ...” ın %100 oranında (tam
ve asli kusurlu) olduğu,
b-) ... plakalı araç sürücüsü davacı ... ...” in kendisine atfı kabil herhangi bir
kusurunun olmadığı,
Dava konusu kaza sonucunda davacıya ait olan ... plakalı ... marka ... tipi binek otomobilde oluşan hasarların onarımının (KDV dahil) toplam maliyetinin yaklaşık olarak 11.800 TL değerinde olabileceği,
Dava konusu kaza sonucunda davacıya ait olan ... plakalı ... marka ... tipi binek otomobilin kaza nedeni ile onarımı sonrası uğradığı “nispi değer kaybı oranı” değerinin yaklaşık olarak % 3 (yani 0.03) olacağı değerlendirilmiş olmasına göre, kaza tarihi 18.09.2021 itibarı ile; araçtaki değer kaybının 4.650- TL, aracın kaza öncesi bedelinin 155.000-TL ve onarıldıktan sonraki araç bedelinin ise 150.350- TL olacağı,
Sonuç olarak; ikinci el muadil bir aracın (yukarıda belirtilen) kaza tarihindeki kaza öncesi ortalama rayiç değeri 155.000,00 TL üzerinden hesaplanan (aracın gene kaza tarihindeki onarımı sonrası ikinci el fiyatındaki) “değer kaybı” ise yaklaşık olarak 4.650- TL (155.000- TL x 0,03) olacağı ve aracın onarıldıktan sonraki ikinci el rayiç piyasa değerinin (fiyatının) ise 150.350 TL (155.000 TL - 4.650 TL) olacağı
kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Davacı asil tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan 04.04.2024 tarihli ıslah dilekçesinde "Dava dilekçemizde de belirttiğimiz üzere 1.157-TL ödeme dışında başkaca ödeme olmadığından bakiye alacağımızın 3.493-TL olduğu anlaşılmakla 3.493,00-TL değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan 18/09/2021 tarihinden itibaren davalıdan avans faiziyle tahsiline," karar verilmesini talep etmiş olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde alınan hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu uyarınca davacının aracında meydana gelen hasar neticesindeki değer kaybı bedelinin 4.650,00 TL olduğu, davalı tarafından dava açılmadan önce davacıya yapılan ödemenin yeterli olmadığı, davacının davasını açmakta haklı olduğu görülmekle davacının bakiye 3.493,00 TL'lik değer kaybı bedelini davalıdan talep edebileceği kanaatine varılarak davacının davasının işbu miktar üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiş olup Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/4875 Esas, 2020/720 Karar Sayılı, 04/02/2020 Tarihli "... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davalının kısmi ödeme tarihi olan 14/10/2021 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren kazaya karışan davacıya ait aracın hususi araç olması sebebiyle de yasal faizi işletilmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ ile; 18.09.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı bakiye 3.493,00-TL değer kaybı bedelinin davalıdan temerrüt tarihi olan 14/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 427,60-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 80,70-TL ile ıslah harcı olarak alınan 50,00-TL harcın toplamı olan 130,70-TL'nin mahsubu ile bakiye eksik kalan 296,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri : 222,90 TL ( başvurma harcı, vekalet harçları, peşin harç ve ıslah harcı toplamı), davetiye, posta gideri: 177,75-TL, bilirkişi ücreti: 1.750,00-TL olmak üzere toplam: 2.150,65-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 3.493,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!