T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/49 Esas
KARAR NO:2024/210
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:01/11/2021
KARAR TARİHİ:21/03/2024
DAVA: Davacı vekili .... Asliye Ticaret Mahkemesine ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde, müvekkilinin 02/01/2019 tarihine kadar şirketin sahibi ve tek yetkili müdürü olarak ...'yı yönettiğini, 02/01/2019 tarihli ... yevmiye nolu .... Noterliği nezdinde borçlu ... ile Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'ndeki 100 adet payını 400.000,00 TL bedelle 10/01/2019 tarihinde davalı ...'a devrettiğini, 11/01/2019 tarihinde taraflar arasında protokol başlıklı belge imzalandığını, bu protokol ile hisselerin devri ve şirket üzerinde bulunan araçların bedeli olarak 750.000,00 TL'nin davalı tarafından ödeneceğinin kabul ve taahhüt edildiğini, vade tarihi 10/01/2020 tarihli olan 750.000,00 TL'nin davalı tarafından ödenmediğini, alacağın tahsili için .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile davalı hakkında takip başlatıldığını, davalının haksız olarak itiraz ettiği ve takibin durduğunu, müvekkilinin şirketi devrettiği tarihte şirketin vadesi geçmiş borcu bulunmadığını, davalının devirden sonra borçlarını düzenli ödemediğini, TTK'ya göre devirden 2 yıl sonra sorumluluğu devam eden müvekkilinin birden çok icra takibi ile karşı karşıya kaldığını belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, pay devrine ilişkin şekil şartına uyulduğunu ve sözleşme şartlarının yerine getirildiğini, .... Noterliği'nin 02/01/2019 tarih ve ... Yevmiye numaralı Pay Devri Sözleşmesi yapıldığını ve aynı tarihli ilan ile davacı ...'in müdürlük görevinden ayrılmışken, ticaret sicil gazetesinde ilan ile müvekkilin şirket müdürü olarak görevlendirildiğini, bu devrin yasal geçerlilik şartlarına uygun olarak noterde resmi şekilde yapıldığını, nitekim bu husus davacı tarafın da kabulünde olduğunu, halihazırda resmi şekilde yapılan bir sözleşme maddelerine aykırı olarak müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiasının açıkça hakkın kötüye kullanılması olduğunu ve hukuk düzeninin bu iddiayı korumayacağını, resmi şekilde yapılan devre ek olarak hiçbir isim altında borç altına sokan bir hukuki işlemin gerçekleşmediğini, .... Noterliği'nin 02/01/2019 tarih ve ... Yevmiye numaralı Pay Devri Sözleşmesi ile devre ilişkin şartların tarafların birbirine uygun irade beyanları ile kararlaştırdığını ve devrin karşılığı olarak belirlenen ödemelerin yapıldığını, nitekim kanun koyucu tarafları haksız ve dayanaksız iddialardan korumak için resmi şekilde sözleşme yapılması şartını getirdiğini ve noter huzurunda yapılan hukuki işlemlerin aksine ilişkin iddiaların ancak ve ancak yazılı ve geçerli bir delil ile sağlanabileceğinin kabul edildiğini, buna karşın davacı tarafın iddiasının dayanaksız olduğunu, davacı tarafından icra takibine konu edilen "protokol" başlıklı bir belgede gerek böyle bir belgenin varlığını gerekse imzanın gerçekliğini açıkça reddettiklerini, müvekkilinin bu devir sözleşmesinden kaynaklanan borcunu imza altına aldığının beyan edildiğini ancak bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin bu şekilde bir belgeye imza atmadığını, "Protokol"'de yazılan şekilde ayrıca bir borç altına girmediğini, nitekim halihazırda noterde resmi şekilde yapılan devir sözleşmesi varken bu yönde bir çağrı da olmadığını, takibe konu edilen "protokol" başlıklı belgedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bölge bir belgenin düzenlenmesi için gerekli şartların mevcut olmadığını, takibe konu belgedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, haksız ve her türlü yasal dayanaktan yoksun olarak açılan icra takibine itirazlarının akabinde takibe dayanak yapılan belgenin sahte olduğunun tespitlerinin akabinde bu hususun tespiti için Grafoloji Uzmanı olarak görev yapan ...'ten müvekkilinin resmi kurumlarda attığı imzalar ile takibe konu belgedeki imzaların incelenmesini talep ettiklerini, bu uzman bilirkişi raporunun 27/10/2021 tarihinde düzenlendiğini ve bu imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, Sahte imza ile borç doğuran bir belgenin üretildiği ve bu belge ile tahsil yoluna gidildiğinin sabit olarak anlaşılması üzerine taraflarınca davacı hakkında özel belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve sair suçlardan suç duyurusunda bulunulduğunu, buna ilişkin soruşturmanın...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/... soruşturma numarası ile derdest olduğunu, "protokol" niteliğinde bir belgede tek imza ile tek taraflı borç altına girilmesi mümkün olmadığını, bir an için davacı yanın sunduğu belgedeki imzanın müvekkiline ait olarak kabul edilse dahi takibe konu belgenin müvekkili bakımından borç doğurmasının mümkün olmadığını, "Protokol" başlıklı belgede yapılan devir karşılığında müvekkilinin belirlenen meblağı ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, bu anlamda belgenin içeriğinden tam iki tarafa borç doğuran bir sözleşme olmasının amaçlandığının görüldüğünü, Nitekim "Protokol" niteliğindeki sözleşmeler ile hukuken hedeflenen amacın bu olduğu izahtan vareste olduğunu, buna karşın davacı tarafın takibe konu ettiği metinde yalnızca bir imza ve kaşenin bulunduğunu, bu anlamda bir an için imzanın müvekkiline ait olduğu değerlendirilse dahi öyle bir metnin müvekkilini borç altına sokmayacağının açık olduğunu, bu yönden de değerlendirme yapılarak haksız davanın reddine gerektiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan içtihadın somut olaya uygun olmadığını, somut olayda davacının noterde bu yönde bir ödeme yapılmadığına ilişkin geçerli bir iddiası yahut delili olmadığı gibi gerek imzasının sahteliği ortaya konmuş gerek geçerlilik koşullarını taşımayan gerekse de imza ile metin arasındaki boşluk ve uyumsuzluk nedeniyle her türlü yasal kabul şartından uzak bir belgenin borcun varlığına delil kabul edilmesi mümkün olmadığını, davacı aleyhine %30'dan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini gerektiğini belirterek İtiraza konu icra takibinin öncelikle müvekkilinin eli ürünü olmayan imza ile düzenlenmiş sahte bir belge ile açıldığının tespiti ile itirazlarının haklılığının ortaya konulmasını, bu tespitin mümkün olmaması halinde davacının iddiasını ispatlayamamış olmasının tespiti ile davanın reddine karar verilmesini, açıkça kötü niyetle açılmış olan icra takibi ve işbu davada davacı aleyhine %30'dan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
DELİLLER: Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi, Sicil gazetesi, protokol, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, bilirkişi incelemesi.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası alınıp incelendiğinde, davacı tarafından davalı hakkında 10/01/019 tarihli ... Ltd. Şti'ne ait hisselerin ve şirket aktiflerinin devir bedeli olan 750.000,00 TL bedelli ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından borca ve tüm ferilerine itiraz edilerek takibin durdurulduğu görülmüştür.
Davalı şirkete ait 02/01/2019 tarihli hisse devri karar örneği incelendiğinde, şirket hissedarlarından ...'in şirketteki mevcut 400.000,00 TL hissesini .... Noterliğinin 02/01/2019 tarih ve 6 sayı ile tasdikli hisse devir ve temlik sözleşmesi ile davalı ...'a devrederek ortaklıktan ayrıldığı görülmüştür.
... San. Tic. Ltd. Şti 'ne ait 11/01/2019 tarihli "protokol" başlıklı belge incelendiğinde, "10/01/2019 tarihinde ... San. Tic. Ltd. Şti'ye ait hisseler ... tarafından ...'a devir edilmiştir. Söz konusu hisselerin devri için 400.000,00 TL Türk Lirası , ... San. Tic. Ltd. Şti'ye ait 3 araç için (..., ... ..., ... ... ...) 350.000,00 TL değer biçilmiştir. Toplam 750.000,00 Türk Lirası ... San. Tic. Ltd. Şti tarafından ...'e ödenecektir. Şirket sahibi olarak da şahsi kefaleti kabul etmekteyim. İş bu ödeme tek seferde 10/01/2020 tarihinde nakde tek seferde yapılacaktır." şeklinde olduğu görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesi ekinde Bilirkişi ... tarafından hazırlanan uzman görüşü raporunu sunmuş olup incelendiğinde, protokol başlıklı belgedeki imzanın davalı ...'ın eli ürünü olmadığı şeklinde görüş bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizce alınan 15/12/2022 tarihli ara kararı ile "Dosyaya alınan kasa evrakları ile davaya konu olan 11/01/2019 tarihli protokol , davalıya ait imza örnekleri, davalı tarafça dosyaya sunulan imza incelemesi raporu bilirkişiye teslim tesellüm ile bilirkişiye teslim edilerek ;
11/01/2019 tarihli protokoldeki imzanın davalının el ürünü olup olmadığının tespit edilmesi için dosyanın grafolog bilirkişiye teslimine, " karar verilmiştir.
Bilirkişi ... 13/03/2023 tarihli raporu ile inceleme konusu 11/01/2019 tarihli protokol aslında "... San. Tic. Ltd. Şti" içerikli kaşe izi üzerinde bulunan imzanın davalı ... ...'ın eli ürünü olduğu yönünde rapor tanzim etmiştir.
Mahkememize ait 11/05/2023 tarihli ara kararı ile " davalı vekilince dosyaya sunulan 27/10/2021 tarihli uzman raporu ile mahkememizce alınan 13/03/2023 tarihli rapor ile arasında çelişki bulunduğundan çelişkinin giderilmesi ve 11/01/2019 tarihil protokol başlıklı belgedeki imzanın davalının el ürünü olup olmadığının tespiti için ATK dan rapor alınmasına" karar verilmiştir. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 23/10/2023 tarihli raporu ile söz konusu imzanın ...'ın eli ürünü olduğu hususunda görüş bildirdikleri görülmüştür.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/3050 Esas 2013/19136 Karar ve 30/10/2013 tarihli ilamında "Dava, Limited şirket hisse devir bedelinin tahsiline ilişkin olup, taraflar arasında 26/07/2011 tarihinde noterde hisse devir sözleşmesi düzenlenmiş ve devir bedeli 2.500,00 TL olarak gösterilmişse de aynı tarihte taraflar devir bedelinin 15.000,00 TL olduğuna ve oluşturulacak ödeme planıyla ödeneceğine dair de adi yazılı belge düzenlemişlerdir. 26/07/2011 tarihli belgeden tarafların bedelde muvazaa yaptıkları ve bu bedelin noterde ödenmediği anlaşıldığına göre mahkemece taraflar arasında düzenlenen belgeye itibar edilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şeklide hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." denildiği görülmüştür. Yukarıda yazılı içtihatta da belirtildiği üzere her ne kadar noterde yapılan hisse devir sözleşmesinde " şirket hissedarlarından ...'in şirketteki mevcut 400.000,00 TL hissesini .... Noterliğinin 02/01/2019 tarih ve 6 sayı ile tasdikli hisse devir ve temlik sözleşmesi ile davalı ...'a devrederek ortaklıktan ayrıldığı " şeklinde belirtilmiş ise de davalının daha sonra imzasını taşıyan 11/01/2019 tarihli protokolde hisse devir bedelinin ödenmediği ve 10/01/2020 tarihine kadar ödeneceği ibaresinin bulunduğu anlaşıldığından yargıtay içtihadında da belirtildiği üzere bedelde muvazaa yaptıkları, söz konusu protokoldeki imzanın davalının eli ürünü olduğu subut bulduğu ve davalı tarafça ödenmediği anlaşıldığından Davacının davasının kabulü ile, davalının... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, Takibin 750.000,00TL asıl alacak üzerinden devamına, alacak likit ve itiraz da haksız olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacının davasının kabulü ile, davalının... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile,
Takibin 750.000,00TL asıl alacak üzerinden devamına,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
150.000,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 111.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 9.058,13 TL nisbi harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 67,80 TL ilk masraf, 1.250,00 TL bilirkişi ücreti, 3.345,00 TL ATK fatura bedeli, 663,00 TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 5.325,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen yazı işleri müdürünce ilgilisine iadesine,
7-Zorunlu Arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Bu dava sebebiyle 51.232,5 TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan (davada 9.058,13 TL + icrada 3.750,00 TL olmak üzere toplam=) 12.808,13 TL'nin mahsubu ile kalan 38.424,37 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere * oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 21/03/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
¸
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!