WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Temmuz 2026

İSTANBUL 18. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/387 Esas
KARAR NO : 2023/704
DAVA : Rucüen Tazminat
DAVA TARİHİ : 24/01/2012
KARAR TARİHİ : 05/10/2023

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketçe ... ... Ltd Şti nin faliyet gösterdiği tesisin sigorta teminatı altına aldığını, sigortalı iş yerinin 24/9/2011 tarihinde çıkan yangın sonucu ağır hasara uğradığını, yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde yangının işletmede bulunan , davalılardan ... tarafından üretilen /ithal edilen , diğer davalı ... tarafından satılan su sebilinden kaynaklandığının anlaşıldığını, müvekkili şirketin sigortalısına 2.050.313,00 TL tazminat ödediğini belirterek, ödenen tazminatın rucuen sorumlu olan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemektedir.
CEVAP : Davalı ... ...AŞ vekili vermiş olduğu cevap dilekçesi ile , davalının su sebili ithalatı , satışı ve servis hizmetlerini yaptığını, yangına sebep olabileceği ihtimal dahilinde tutulan , müvekkilim firmaca satışı yapılan cihazın uygun şartlarla kullanıldığının tespitinin gerektiğini, yangının çıktığı iş yerinde sebilin kullanılması durumunda dikkat edilmesi gereken hususlara uyulmadığını ve yangına karşı gerekli önlemleri alınmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiş, ön inceleme incelemedeki beyanında yangının kendilerince ithal edilen sebilden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespitinin gerektiğini belirtmiştir.
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesi ile , yangının sebilden kaynaklanmadığını, bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını ve ayrıca sebilin kendileri tarafından davacıya satılıp satılmadığının hususunun tespit edilmesi gerektiğini , davacı tarafından kullanılan bir çok sebilin bulunduğu yangının hangi sebilden kaynaklandığını tespit edilmesini gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, rucuan tazminat istemine ilişkindir.
Deliller, ... Nolu poliçe , hasar dosyası, yangın raporu, ekspertiz raporu, tazminat makbuzları , savcılık dosyası, ... Sulh Ceza Mahkemesine ait 2011/... esas 2012/... karar nolu dosya, ... Sulh Hukuk Mahkemesine ait 2011/... D İş nolu dosya, fotoğraflar, davacı tarafça yangının çıkmasına sebebiyet verdiği iddia edilen sebilin davalılardan satın alınmasına ilişkin olduğu iddia edilen belgeler, tanık beyanları, bilirkişi raporu.
Mahkememizce yangının su sebilinden çıktığı iddiasının ispatlanamaması nedeni ile , davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay ....Hukuk Dairesince ; 27/02/2017 tarih 2014/... esas 2017/... karar nolu ilamı ile mahkememiz kararı bozulmuştur.
Yargıtay bozma ilamında; "Dava işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup davacı sigorta şirketi sigortalı işyerinde çıkan yangın nedeniyle ödenen bedelin yangının işletmede bulunan davalılardan ... tarafından üretilen/ithal edilen, diğer davalı ... tarafından satılan su sebilinden kaynaklandığı iddiası ile davalılardan rücuen tahsilini talep etmektedir.
Olaya ilişkin tutulan yangın raporunda yangının çıkış nedeninin tespit edilemediği, savcılık aşamasında yangın uzmanı öğretim üyesi tarafından düzenlenen raporda "su sebilinde oluşan bir problem sonucunda meydana gelen kıvılcımların etrafta kolay tutuşabilir malzemeyi tutuşturduğu kanaatine ulaşıldığı", tespit dosyasında alınan heyet raporunda "su sebilini besleyen kablolarda veya su sebilinin elektrik akşamında meydana gelmiş bir elektrik arızası neticesinde başladığı sonuç ve kanaatine varıldığı" ve yine mahkemece aldırılan 17/5/2013 tarihli 5 kişilik mühendis heyeti raporunda "dava dosyası içerisindeki kamera kayıtları, fotoğraflar, duruşma tutanakları, diğer belgeler ve bilirkişi tespitleri, keşif esnasında dinlenen tanık ifadeleri dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucunda yangının çıkış noktasının su sebili, su sebiline alt veya su sebilini besleyen elektrik kablolarında meydana gelen kısa devre veya ark neticesinde yangının çıktığı, su sebilinde meydana gelen bu problem nedeniyle su sebilinin civarında bulunan yanıcı malzemeyi tutuşturarak yangının yayılmasına neden olduğu görüş ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Dosya içerisindeki tüm bu bilirkişi raporları karşısında teknik bilirkişi raporlarına itibar edilerek hüküm kurulması gerekli iken yazılı olduğu şekilde tanıklardan yalnızca bir kişinin farklı yöndeki beyanına dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir." denilmiştir. Mahkememizce Yargıtay bozma ilamına uyulmuştur.
Davacı sigorta ... nolu poliçe ile dava dışı ... Ltd Şti'nin faaliyet gösterdiği tesisi sigorta teminatı kapsamına almış olup poliçenin başlangıç tarihi 25/04/2011 bitiş tarihi ise 25/04/2012'dir. Teminat limitleri incelendiğinde yangın nedeni ile bina için 2.000.000,00TL, demir baş için 100.000,00TL, makine-tesisat için 600,00TL, emtia için 1.250.000,00TL'lik teminat limiti bulunduğu görülmüştür.
Davacı tarafından yaptırılan ekspertiz raporu incelendiğinde; binada oluşan zararla ilgili olarak 816.750,00TL, demirbaş zararının 45.261,00TL, makine zararının 57.856,00TL, emtia zararının 981.973,00TL, iş durması nedeni oluşan zararın 5.000,00TL olarak tespit edildiği, bu tespit üzerine, 500.000,00TL 04/11/2011, 1.406.840,00TL 02/12/2011, 143.473,00TL'nin de 15/12/2011 tarihinde olmak üzere toplam 2.050.313,00TL'nin davacı tarafından sigortalı şirkete ödendiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Dava dışı sigortalı şirketin yaptırılan araştırma neticesinde müzekkere tarihi itibari ile yaklaşık 7-8 yıl önce kapanmış olduğu, yetkililerinin kimler olduğunun ve nereye gittiklerinin bilinmediğinin bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda 30/05/2019 tarih 2018/... Esas 2019/... Karar nolu ilam ile "dosya resen saptanan bir inşaat, bir makine, bir mobilyacı, bir hesap uzmanı ve sigorta bilirkişisine tevdi sureti ile davacın sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemelerin teminat kapsamı içinde olup olmadığı, hasar gören kalemlerin ve hasar tutarlarının miktar ve bedellerinin hesaplanması istenilmiş ve alınan rapor dosyaya bırakılmıştır. Bilirkişi raporuna göre binada meydana gelen zarar 1.027.844,00TL olarak belirlenerek bundan %5 eskimi tenzihi ile sovtaj tenzili yapılarak ödenebilir miktarın 950.451,80TL olarak belirlendiği ancak sigorta şirketince 816.750,00TL ödendiği, demirbaş kapsamında 45.261,00TL tespit edildiği ve davacı sigorta tarafından bu miktarın sigortalıya ödendiği, bilirkişilerce makine aksamında meydana gelen zarar kapsamında, 61.951,00TL'nin tespit edildiği, sigorta şirketince 57.856,00TL ödeme yapıldığı, bilirkişilerce hasar görmüş ham madde bedelinin 569.235,00TL üretilen mamul-yarı mamul bedelinin 441.329,00TL, alınıp satılan mamul bedelinin 36.277,00TL olarak hesaplanarak KDV dahil bu kısımda toplam ödenmesi gereken miktar 1.235.272,38TL olarak saptanmış olup davacı sigorta şirketi bu kapsamda KDV dahil 1,125.446,00TL ödeme yaptığı, iş durması zararının 5.000,00TL olup sigorta şirketinin bu kapsamda 5.000,00TL ödediği, sonuç itibari ile bilirkişilerin bulduğu zarar toplamı 2.297.936,10TL olmasına karşın sigorta şirketince sigortalıya 2.050.313,00TL ödeme yapıldığının tespit edildiği görülmüştür.
Toplanan tüm deliller Yargıtay bozma ilamı, alınan bilirkişi raporu kapsamında yangının su sebilinden çıktığı, yangına sebep olan su sebilinin Dijutsu tarafından üretilen/ithal edilen ve diğer davalı tarafından satılan su sebilinden kaynaklandığı, yangın neticesinde sigortalı ...'nin faaliyet gösterdiği tesiste zarar meydana geldiği oluşan zarar kapsamında davacı sigorta şirketince sigortalıya binada meydana gelen zarar kapsamında 816.750,00TL, demirbaş zararı olarak 45.261,00TL, makine zararı olarak 57.856,00TL, emtia zararı olarak 981.973,00TL, iş durması nedeni oluşan zarar olarak 5.000,00TL olmak üzere toplam 2.050.313,00TL'nin ödendiği, zarar kalemlerinin teminat kapsamında kaldığı ve mahkememizce alınan bilirkişi raporuna göre ödenen zarar miktarının kadri maruf olduğu anlaşıldığından davacının davasını aşağıdaki şekilde kabulüne ve ödenen zararın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiştir" denilerek "1-Davacının davasının kabulü ile, 2.050.313,00TL'nin (bu miktarın 500.000,00TL'sine 04/11/2011, 1.406.840,00TL'sine 02/12/2011, 143.473,00TL'sine de 15/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek) değişen oranda avans faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde hüküm kurulmuştur.
Mahkememizce verilen karara karşı davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay... Hukuk Dairesinin 23/12/2020 tarih 2019/... Esas 2020/... Karar sayılı ilamı ile "Dosya kapsamındaki teknik bilirkişi heyet raporunda, yangının fabrikada kullanılan su sebilinde meydana gelen problem nedeniyle başladığı ve su sebilinin civarında bulunan yanıcı malzemeyi tutuşturarak yangının yayılmasına neden olduğu belirtilmiştir.
Davaya konu sigortalı mobilya fabrikasında herhangi bir yangın algılama, uyarı ve söndürme sistemi bulunmadığı, diğer yandan, bilirkişi raporunda yangının, su sebilinin elektrik enerjisini aldığı elektrik kablosundan başladığı, çevresinde bulunan yanıcı malzemelerin tutuşarak yangının büyümesine sebebiyet verdiği ifade edilmektedir.
Buna göre, davanın kabulü yönünde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmasa da; Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik, Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği gibi sair kanun ve yönetmelik hükümleri gözetilerek sigortalı fabrikada yangına karşı zorunlu koruma tedbirlerinin alınmaması, yangın koruma sistemlerinin (sprinkler sistemi vs.) tesis edilmemesi, su sebilinin kullanma talimatlarına uygun olarak kullanıp kullanılmadığı (elektrik tesisatında uygun bir topraklama yapılıp yapılmadığı, işyeri elektrik tesisatında olası elektrik kaçaklarına karşı kaçak akım rölesinin bulunup bulunmadığı, seyyar kablo bağlantısının sağlıklı olup olmadığı, devamlı su kontrolü yapılarak susuz çalıştırılıp çalıştırılmadığı, su sebilinin yeri seçilirken ve konumlandırılırken mevzuatta belirtilen yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği gibi), mobilya üretimi yapılan fabrika ortamında ev tipi bir sebilin kullanımı, tanık beyanlarına göre sebilin altına leğen konularak kullanılması, su sebilinin yakınında bulunan yanıcı maddelerin açıkta bulundurulması hususlarının zarar görenin müterafik kusuru kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle, sigortalının mobilya imalatı yapılan fabrikada zararın artmasında müterafik kusurunun olup olmadığının araştırılarak, müterafik kusurun varlığına kanaat getirilmesi halinde 818 sayılı BK'nun 43 ve 44 maddeleri uyarınca hükmedilen tazminattan indirim yapılması gerekip gerekmediği hususlarının da tartışılarak karar verilmek üzere hükmün bozulmasına" şeklinde karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce yargıtay bozma ilamına uyulmuş ve taraf vekillerinin yargıtay bozma ilamı kapsamında yazılı olarak beyanda bulunmaları için süre verilmiş akabinde de yargıtay bozma ilamı doğrultusunda rapor tanzim edilmesi için dosya en son rapor veren bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.
Bilirkişi heyeti 14/06/2023 tarihli ek raporlarında "Davacının sigortalısı ... Tic.Ltd. Şti.’nin TBK 52. Md. Kapsamında müterafik kusurunun varlığına ilişkin olarak dosya kapsamından anlaşılan tespitler; Yangının meydana geldiği tarih 24.09.2011 olması nedeniyle bu aşamada olay yerinde tespit yapılması imkanı bulunmamaktadır. Yangın sonrasında olay yerinde keşif sonucu düzenlenen ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/... D.İş dosyasında, bilirkişiler Makine mühendisi ..., Elektrik Elektronik Mühendisi ... ve İnşaat Mühendisi ... tarafından düzenlenen 30.11.2011 tarihli rapor görgüye dayalı ve olay yeri incelemesi sonrası düzenlenmiş olmakla önem arzetmektedir. Raporda müterafik kusur yönünden dikkat çeken tespit “ Binada yangına karşı alınması gereken ve Eylül 2010 tarihinden itibaren zorunlu olan yangın koruma tedbirlerinin alınmadığı, yangın koruma sistemlerinin tesis edilmediği görüldü” şeklindeki saptamadır. Aynı raporda elektrik tesisatının durumu da tespit edilmiş “Korumanın otomatik sigortalarla yapıldığı, aşırı akım ve kısa devreye karşı korumada otomatik sigorta kullanıldığı, enerjinin atölye içine dağıtımında metal kablo kanallarının kullanıldığı kabloların bu kanallara döşendiği” şeklinde olumluluğa da yer verilmiştir. Raporda su sebilinin civarında ne tür yanıcı madde olduğuna ilişkin açıklama bulunmamaktadır. ... Cumhuriyet Savcılığı 2011-... Sor. No’lu dosyasından yaptırılan Yangın Uzmanı Yard. Doç.Dr.... tarafından düzenlenen olay yerinde incelemeye dayalı bilirkişi raporunda “ Binada elektrik tesisatı üzerinde otomatik sigorta tesis edilmiştir. Otomatik Sigorta tesisatta herhangi bir problem yani elektrik devresinden fazla akım çekilmesi veya tesisatta kısa devre meydana gelmesi gibi bir problem oluştuğu anda devreyi kesmekte, böylece elektrikten kaynaklanabilecek bir yangını engellemektedir.” Şeklinde olumlu bir tespiti ortaya koyduktan sonra, yangının sebebi olarak “ Su sebilinde meydana gelen bir problem cıvarda bulunan yanıcı malzemeyi tutuşturarak yangının yayılmasına neden olmuştur. Binada yangın yükü çok fazla olduğu için yangın kısa sürede yayılmış ve çatı da yanıcı madde kaplı olduğundan çatıya sirayet etmiş ve binanın ve içindeki ham madde, mamul ve yarı mamul maddenin tamamının tahrip olmasına sebep olmuştur” şeklindeki tespit ayrıca “Yangın Yönetmeliğinin 2002 yılında yürürlüğe girdiğini, 2007 ve 2009 yıllarında revize edildiğini, mevcut yapılar için son revizyon tarihinden itibaren 1 yıl içinde yönetmelik gereği tüm yangın güvenlik önlemlerinin alınması zorunluluğu getirildiği, Eylül 2010 tarihi itibarıyla 1 yıllık sürenin dolduğu binanın yangın yönetmeliği hükümlerini ihlal ettiği” yönündeki tespitleri zarar görenin müterafik kusuru yönünden önem arzetmektedir. İşyerinde yangın söndürme tüpü bulunduğuna ilişkin fotoğraf rapora eklenmiş ayrıca, ... Sulh Ceza Mah. Nin 2011/... sayılı dosyasında bulunan “olay yeri inceleme formunda” da her iki katta da duvar ve kolon diblerinde çok sayıda yangın söndürme tüplerinin oldukları” tespitine yer verilmiştir. Tanıkların beyanlarında ilk anda yangın tüplerini işçilerin kullanmak istediği ancak duman ve alevler sebebiyle etkili söndürme yapamadıkları anlaşılmıştır. Tanıklar ... ve ... ’ın ... Sulh Ceza Mah. Nin 2011/... sayılı dosyasında bulunan karakol ifadelerinde; “yangının meydana geldiği imalathane bölümünde paketlemeye hazırlanmış koltuklar, yapılacak koltuklar ve koltuk yapımında kullanılan malzemeler, boya, tiner ve buna benzer eşyalar mevcuttu” şeklinde beyan vermişlerdir. Yangın bilirkişisinin binadaki yangın yükünün fazla olduğunu belirtmiş olması ile işyerinin iştigal konusu dikkate alındığında yangının başladığı imalat bölümünde belirtilen eşya ve kimyasal (boya, tiner) bulunduğu tanık beyanları ile de teyid edilmiştir. Müterafik kusura konu edilecek husus ise bunların su sebilinin yanında olmasıdır. Bu konuda aydınlatıcı olması yönünden Tanık ... müşteki olarak verdiği ifadesinde; “... ile 2. Katta çalıştıkları sırada alt kattan yangın var diye bağırışma sesi duydum ve arkadaşımla beraber yangın tüpünü alarak aşağıya indim, yangının hemen merdivenin karşısında su damacanasının olduğu yerden alevlerin yükseldiğini gördüm iyice baktığımda damacananın yanındaki koltuk takımlarının tutuştuğunu farkettim ancak alevler tamamen koltukları sarmıştı elimdeki yangın tüpüyle müdahalede bulunmak istedim ancak alevler çok olduğundan bulunamadım” şeklindeki beyanından su sebili etrafında sünger yapısı nedeniyle kolay tutuşabilecek niteliğe sahip koltuk takımlarının bulunduğu anlaşılmaktadır. ... Sulh Ceza Mah. Nin 2011/... sayılı dosyası bilirkişi heyetimizce incelenmiştir. Taksirle Yangına sebebiyet verme suçlaması ile işyeri ortakları ... oğlu ... hakkında dava açıldığı, yargılama sonunda “alınan bilirkişi raporuna göre yangının elektrik kaynaklı ısı enerjisi sonucu meydana geldiği, işyerinde bulunan su sebilinde oluşan problem sonucunda meydana gelen kıvılcımların etrafta kolay tutuşabilir malzemeyi tutuşturduğu ve bu nedenle yangının kaza sonucu meydana geldiği, olayda herhangi bir kasıt ve kusurun bulunmadığı bildirildiğinden sanıkların üzerlerine atılan suçu işlediklerine dair taksire dayalı kusurlarının bulunmadığı anlaşılmakla ayrı ayrı beraatlerine” karar verildiği görülmüştür. Ceza dosyasının maddi vakıa ve olayın oluşuna ilişkin delil niteliği dikkate alınarak dosyada alınan bilirkişi raporu ve hazırlık safhasındaki tanık beyanlarının müterafik kusur tespitine faydalı bölümlerine raporumuzda yukarıda yer verilmiştir. İşyerinde bulunan su sebilinin konut tipi olduğu işyerinde sanayi tipi su sebili kullanılması gerektiği, Su sebilinin altına su taşmasın, akmasın diye çalışanlar tarafından leğen konulduğu, ... ’nın talimat dosyasında alınan ifadesinde belirtilmiş olmasına göre, heyette yeralan Makine Mühendisi bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmede; Konut tipi de olsa sanayi tipi de olsa her ikisinin 220 volt elektrikle çalıştığı, aralarında müterafik kusur değerlendirmesine esas olacak farklılık olmadığı, 24 saat çalışma esasına göre dizayn edildiği, su sebillerinin işlevleri nedeniyle makinenin su temasının imkan dahilinde olması nedeniyle imalatının su etkilerine karşı korumalı yapıldığı, sebilin altına konulan suyun taşma etkilerini bertaraf etme amaçlı konulan leğenin, sebilin çalışmasına olumsuz etkisinin bulunmayacağı, motor ve elektrik sisteminin sebilin sudan etkilenmeyecek bölümüne dizayn edilmesinin gerektiği, dosyaya konu su sebilinin tipi ve dizayn özelliklerinin belirsiz olması nedeniyle ancak genel bilgi olarak açıklama yapılabileceği belirtilmiştir. Sonuç olarak, özellikleyangın sonrasında olay mahallinde inceleme yapılarak düzenlenen 30.11.2011 tarihli teknik bilirkişi heyet raporu ve Yangın uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu tespitlerine göre; Sigortalı binanın Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun hale getirilmediği, Su sebilinin bulunduğu alanda binanın yangın yükünün fazla olduğu, tanık beyanlarına göre boya ve tiner gibi kimyasalların korumalı yerde saklanmadığı, İşyerinde Sprinkler sistemin bulunmadığı, Bina çatısının kolay yanıcı malzemeden yapılmış olması, Anlaşılmakla bu hususların yangının büyümesine ve zararın artmasına etkili olduğu, müterafik kusur sebebi sayılacağı, kanaatimiz Sayın Mahkemeye arz edilmiştir. Elektrik tesisatının otomatik sigorta yapıldığı belirtilmiş, tesisata ilişkin yapısal bir hataya teknik bilirkişilerce ilgi çekilmemiştir. Sonuç itibariyle; Yargıtay .... HD.nin 23.12.2020 T. 2019-... E.2020- ... K sayılı Yargıtay bozma ilamı gerekçeleri dikkate alınarak dosya kapsamında tespit edilen zarar görenin müterafik kusurunu oluşturan konuların, Sigortalı binanın Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun hale getirilmediği, Su sebilinin bulunduğu alanda binanın yangın yükünün fazla olduğu, tanık beyanlarına göre boya ve tiner gibi kimyasalların korumalı yerde saklanmadığı, İşyerinde Sprinkler sistemin bulunmadığı, Bina çatısının kolay yanıcı malzemeden yapılmış olması şeklinde belirlendiği, dosya kapsamında özellikle olay mahallinde keşif yapılarak düzenlenen bilirkişi raporları ve hazırlık aşamasında, talimat dosyasında dinlenen tanık beyanları ile bu hususların ortaya konulduğu, Su sebilinin konut tipi olmasının, suyun akmasının önlenmesi için altına leğen konulmasının, sebilin yangına sebep olma konusuna olumsuz etkisinin genel işleyiş dizaynı dikkate alındığında bulunmadığı, sebilin sudan etkilenmeyecek şekilde dizayn edilmesi gerektiği, Yargıtay Bozma ilamında araştırılması istenen “su sebilinin kullanma talimatlarına uygun olarak kullanıp kullanılmadığı (elektrik tesisatında uygun bir topraklama yapılıp yapılmadığı, seyyar kablo bağlantısının sağlıklı olup olmadığı, devamlı su kontrolü yapılarak susuz çalıştırılıp çalıştırılmadığı, su sebilinin yeri seçilirken ve konumlandırılırken mevzuatta belirtilen yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği gibi)” hususların tayin ve tespiti ile ilgili dosya kapsamında açıklama ve veri bulunmadığı, Yargıtay uygulamalarında her bir olayın meydana geliş şekline ilişkin müterafik kusur oranında değişken oranlar öngörüldüğü, 818 sayılı BK 43ve 44. Md. (6098 sayılı TBK 52. Md) gereğince müterafik kusur uygulanması ve oranının tayin ve takdirinin Mahkemeye ait olduğu
" şeklinde görüş belirttikleri tespit edilmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunun Tazminat miktarının tayini başlıklı 43. Maddesinde "Hakim, hal ve mevkiin icabına ve hatanın ağırlığına göre tazminatın suretini ve şumulünün derecesini tayin eyler. Zarar ve ziyan irad şeklinde tayin olunduğu takdirde borçludan icabeden teminat alınır." 818 sayılı borçlar kanunun Tazminatın tenkisi başlıklı 44. Maddesinde " Mutazarrır olan taraf zarara razı olduğu yahut kendisinin fiili zararın ihdasına veya zararın tezayüdüne yardım ettiği ve zararı yapan şahsın hal ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakim, zarar ve ziyan miktarını tenkis yahut zarar ve ziyan hükmünden sarfınazar edebilir. Eğer zarar kasden veya ağır bir ihmal veya tedbirsizlikle yapılmamış olduğu ve tazmini de borçluyu müzayakaya maruz bıraktığı takdirde hakim, hakkaniyete tevfikan zarar ve ziyanı tenkis edebilir. " denilmektedir.
Uyulan yargıtay bozma ilamı, tüm dosya kapsamı , alınan 14/06/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda da belirtildiği üzere sigortalı binanın binaların yangından korunması hakkında yönetmelik hükümlerine uygun hale getirilmediği , su sebilinin bulunduğu alanda binanın yangın yükünün fazla olduğu, tanık beyanlarına göre boya ve tiner gibi kimyasalların korumaları yerde saklanmadığı, işyerinde springler sisteminin bulunmadığı, bina çatısının kolay yanıcı malzemeden yapılmış olması yangının büyümesine ve zararın artmasına etkili olduğu anlaşılmakla 818 sayılı Borçlar Kanunun 43 ve 44. Maddeleri dikkate alınarak, davacı sigorta şirketinin sigortalısı konumunda bulunan ... ... Ltd.Şti'nin müterafik kusurunun bulunduğu, müterafik kusurunun ağırlığı da dikkate alınarak belirlenen tazminat miktarından %35 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığında , daha önce belirlenen zarar miktarı olan 2.050.313,00 TL'den %35 kusur indirimi yapıldığında geriye kalan 1.332.703,45 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin ise reddine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacının davasının kısmen kabulü ile,
1.332.703,45TL'nin (bu miktarın 500.000,00TL'sine 04/11/2011 , kalan kısmının ise 02/12/2011 tarihinden itibari ile uygulanacak ) değişen oranda avans faizi uygulanarak davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
2-Davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 176.597,38 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden 106.465,34 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 30.448,00 TL peşin karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan bozmadan yapılan 6.250,00 TL bilirkişi ücreti, 1.740,00 TL tebligat ve müzekkere gideri ile bozmadan sonra yapılan 6.000,00 TL ek bilirkişi ücreti, 311,00 TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 14.301,00 TL'nin kabul ve red oranın göre 9.292,16 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalılar tarafından yapılan 573,00 TL tebligat ve tezkere masrafının kabul ve red oranı dikkate alınarak 200,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, bakiyesinin davalılar üzerinde bırakılmasına,
7-Bu dava sebebiyle 91.036,97 TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan 30.448,00 TL'nin mahsubu ile kalan 60.588,97 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
8-Mahkememizin 30/05/2019 tarih 2018/121 Esas 2019/549 Karar nolu olup daha sonra Yargıtay tarafından bozulan ilamı doğrultusunda 24/07/2019 tarihinde ... A.Ş tarafından yatırılan 109.608,88 TL karar ve ilam harcının yatıran davalıya iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a Temyiz Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 05/10/2023

Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

¸