T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/32 Esas
KARAR NO : 2024/396
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 12/01/2022
KARAR TARİHİ : 30/05/2024
DAVA : Davacı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde; 06/02/2020 tarihinde saat 18.59 sıralarında ... plakalı aracı sevk ve idare eden ..., ...Caddesi'ni takiben ... yönünden ... istikametine seyir halinde iken olay yeri olan ... Köprüsü üzerinde yaya geçidinde bulunan müteveffa ...'e süratle çarptığını ve müteveffanın feci şekilde ölümüne sebebiyet verdiğini, vefat eden ..., davacılardan ...'in eşi, diğer davacıların ise babası olduğunu, İstanbul ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Tarih ve ... Soruşturma sayılı yazısı doğrultusunda rapor tanzim edildiğini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin ...Sayılı ve 11/06/2021 tarihli raporunda ...'ın asli kusurlu olduğunu, müteveffanın ise kusursuz olduğunun saptandığını, davacılardan 19/03/1980 doğum tarihli ..., müteveffanın eşi olduğunu bu nedenle ölenin destekliğinden yoksun kaldığını, diğer davacılar ise müteveffanın çocukları olduğunu , müvekkillerinin babalarının desteğinden yoksun Kaldığını, davacılardan ... 27/07/2001 doğumlu olduğunu ve üniversite öğrencisi olduğunu, davacılardan ... 04/11/2003 doğumlu olduğunu, 18 yaşında ve eğitim-öğretim hayatına devam ettiğini, davacılardan ... 19/06/2007 doğumlu olup 14 yaşında ve eğitim-öğretim hayatına devam ettiğini, diğer davacı ... ise 31/01/2018 doğumlu olup 3,5 yaşında olduğunu, 01/03/1974 doğum tarihli ...'in 22/06/2020 tarihinde gerçekleşen vefatı ile davacılardan 19/03/1980 doğum tarihli ...' 27/07/2001 doğum tarihli ..., 04/11/2003 doğum tarihli ..., 19/06/2007 doğum tarihli ... ve 31/01/2018 doğum tarihli ...'in müteveffanın maddi desteğinden yoksun kaldığını, ölenin desteğinden şayet yaşasaydı ilerleyen yıllarda alabilecekleri ücret artışları da hesaba katılarak yapılacak olan tazminat hesaplamasının ardından HMK m.107 hükmü uyarınca belirlenecek olan destekten yoksun kalma (maddi) tazminatının hüküm altına alınmasına yönelik taleplerinin olduğunu, dava aşamasında belirlenecek tazminat tutarını artırmak kaidesiyle şuan için her davacı için ayrı ayrı 2.000-TL olmak üzere toplamda 10.000-TL maddi tazminat istemli olarak iş bu davayı açtığını, söz konusu somut olayda vefat eden ...'in feci ölümünün müvekkillerini derinden üzdüğünü, psikolojik travma geçirdiklerini, müvekkillerinin yaşamış olduğu acıyı bir nebze olsun hafifletebilmek için davacı eş ... için 150.000 TL, davacı çocuklar için ayrı ayrı 100.000 TL olmak üzere toplamda 550.000 TL manevi tazminat talebinin olduğunu, müteveffaya çarpan ... plakalı aracın ... adına tescilli olduğunu, bu davalının 2918 sayılı KTK'nın araç işletenin kusursuz sorumluluğu kapsamında maddi ve manevi tazminattan sorumlu olduğunu, müteveffaya çarpan aracın davalılardan ...'ın sevk ve idaresi altında olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan adli tıp raporundan da anlaşılacağı üzere somut olayda asli ve %100 oranında kusurlu olan araç sürücüsünün de maddi ve manevi tazminattın sorumlu olduğunu, kazaya karışan aracın ZMSS'sinin davalı ... tarafından yapıldığını, bu sebepten dolayı sigorta şirketinin maddi tazminattan sorumlu olduğunu, davacılar adına 03/08/2021 tarihinde davalı ... şirketine destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin başvuruda bulunulduğunu ancak başvurunun olumlu sonuçlanmadığını, dava şartı Arabuluculuk Kurumu'na başvuru yapıldığını, ... Arabuluculuk numaralı dosyada da anlaşılamadığını beyanla 10.000 TL maddi, 550.000 TL manevi tazminatın dava tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ve ...'dan birlikte ve müteselsilen tahsilini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesinde; Müvekkili şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaya ...'e çarpması sonucunda ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, davacı tarafın sigorta şirketine başvuru yapmadan dava yoluna başvurduğunu bu nedenle dava şartının gerçekleşmediğini, talebin usulden reddini veya yargılamaya müvekkili şirketin sebep olmaması nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesini, kaza tespit tutanaklarının kesin delil olmadıkları gibi bilirkişi raporu niteliğinde de olmadıklarını, kusur derecesi ve dağılımının hatta olayın oluş şeklinin özel ve teknik bir çözümleme gerektirmediğini, talep konusu olayın çözüme kavuşturulması için kusur yönünden öncelikle bilirkişi incelemesi yapılmasını, Maddi sonuçları bakımından ceza davası tazminat davasının sonucunu etkileyeceğinden ceza dosyasının celbi ile bu dosyada verilen kararın bekletici mesele yapılmasını, ceza dosyasının araştırılmamış olması nedeni ile kararın bu yönden bozulmasını, tazminat hesabının genel şartlar uyarınca TRH 2010 tablosu esas alınarak ve %18 teknik faiz oranı kullanılarak yapılması gerekirken yapılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda TRH tablosunun esas alındığın ancak teknik faiz uygulanmadığın, prograsif rant yöntemine göre hesap yapıldığını, tazminat hesaplarında teknik faizin kabul edilmesinin sebebinin tazminat talep eden mağdura ödemenin peşin olarak yapılması olduğunu, adil olan tazminat hesabı yönteminin teknik faizli hesap olduğunu, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra uygulamada TRH 2010 tablosu teknik faizin uygulanması ile ilgili bir tereddüt oluşmuş ise de aslında bu durum Anayasa Mahkemesi kararının yanlış yorumlanmasından kaynaklandığını, Anayasa Mahkemesi'nin sadece teminat dışı haller konusunda idareye yetki vermek istemediğini, özel ve teknik bilgiyi, uzmalığı gerektiren konularda Genel Şartlarda düzenleme yapma yetkisinin Anayasa Mahkemesi kararından sonra da önce de idarede olduğunu, hesap yönteminin kanunda düzenlenmesinin mümkün olmadığını, genel Şartlardaki düzenleme doğrultusunda tazminat hesabı yapılması gerektiğini, hesap raporunda ölen kuşunun geliri olarak esas alınacak gelirin vergilendirilmiş gelir olması ve kaza tarihindeki gelirin esas alınması gerektiğini, vergilendirilmiş gelir söz konusu değilse asgari ücretin esas alınması gerektiğini, müteveffa ...'in vefatı ile davacılardan 27.07.2001 doğum tarihli ... ile 04.11.2003 doğum tarihli ...'in 18 yaşını doldurmuş olmaları nedeniyle destekten çıktıklarının anlaşıldığını, davacıların eğitim ve öğrenim hayatlarının bulunduğu ve devam ettiğine ilişkin herhangi evrak sunulmadığını, müteveffanın anne ve babasının hayatta olup olmadığına ilişkin herhangi bir evrak sunulmadığını, tazminat hesabında anne babanın hayatta olup olmadığının da önem arz ettiğini, müvekkili şirketin faiz sorumluluğu bulunduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, avans faiz isteminin de haksız olduğunu, ticari faiz isteminde bulunulmakta ise de araç işleteni tacir olmadığı ve araç tescil belgesinde aracın kullanım şeklinin hususi olduğu belirtildiği gibi somut olayda zarar gören 3. kişi konumunda olan başvuru sahibinin işleten ve müvekkili şirket arasında ticari bir ilişki bulunmadığını, tazminat talebinin haksız fiilden kaynaklandığını, Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda da uygulanacak faizin yasal faiz olduğu dikkate alındığında başvuru sahibi vekilinin avans faiz isteminin reddi gerektiğini, davacı tarafından açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddini, davanın reddedilmesi halinde kusur raporu alınmasını, ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına ve faiz talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesinde; iş bu davaya ilişkin olarak müvekkili ...'a yapılan tebligatların hepsi t.k 21/2 uyarınca mernise yapılmış olduğunu, müvekkilinin söz konusu davadan haberdar olamadığını, e-devlet sistemi üzerinden haricen yapmış olduğu sorgulama neticesinde davadan haberdar olduğunu, davacı tarafın müvekkili ...'ın sevk ve idaresinde bulunan aracın yaya geçidinde bulunan müteveffa ...'e süratle çarpması sonucu müteveffanın feci bir şekilde ölümüne sebebiyet verdiğini iddia etmesine karşılık söz konusu iddiaların gerçek dışı olduğunu, mahkeme nezdinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 17.01.2023 tarihli rapordan da anlaşılacağı üzere müteveffa ... kaza anında yaya geçidine 90 metre uzaklıkta olmasına rağmen karşıdan karşıya geçmek için yaya geçidini tercih etmeyip kendisi ve trafik güvenliğini hiçe sayarak orta refüjden aniden kendisini yola attığını, davaya konu kazanın ise trafik kuralları çerçevesinde gerekli dikkat ve özeni göstermek suretiyle yasal hız sınırlarına uygun şekilde yoluna devam eden müvekkilinin sevk ve idaresindeki aracın önüne müteveffanın aniden çıkması sonucu gerçekleştiğini, kaza yeri olan bayrampaşa-maltepe köprüsünün günün her saati yoğun olmakla birlikte kaza saati olan 18.59 sularında ise çalışanların iş çıkış saatine denk gelmesinden kaynaklı olarak aşırı derecede yoğun olma özelliğine sahip bir konumda bulunduğunu, söz konusu yerde saat 18:00-20.00 arası bırakın süratli olmayı yasal hız sınırlarında gitmenin bile neredeyse imkansız olduğunu, olay günü havanın yağmurlu olması sebebiyle istanbul şartları gereği trafiğin kitlendiğini, müvekkilinin süratli bir şekilde seyir halinde olduğundan bahsetmenin maddi gerçekle bağdaşmadığını, müteveffanın yaya geçidi olmayan konumdan trafik kurallarına uygun bir şekilde seyir halinde olan müvekkilin aracının önüne aniden çıkması dolayısıyla başını arabanın önüne çarpmasından kaynaklı olarak gerçekleşen bir kaza olduğunu, müteveffa ...'in kazadan sonra yaklaşık olarak 3,5 ay gibi uzun bir süre hastanede tedavi altında kaldığını ve akabinde vefat ettiğini, davacının iddia ettiği üzere yasal sınırları aşan bir şekilde seyir halinde olsaydı ve bahsi geçen kaza olayı süratli şekilde gelen bir aracın müteveffaya çarpması ve bu suretle müteveffanın başını arabaya vurması sonucu gerçekleşseydi çarpma yerinin vücut fonksiyonları için önemi ve hayati konumundan kaynaklı olarak mahkemece taktir edileceği üzere söz konusu ölüm çok kısa bir sürede gerçekleşeceğini, ölümün feci olduğunu iddia etmesi olaya trajik bir boyut kazandırarak mahkeme heyetini etkileme çabasından başka bir şey olmadığını, dava dosyasında müvekkilin hızlı seyir ettiğini gösteren herhangi bir delil olmadığı gibi olay yerinde de buna ilişkin bir tespitinde olmadığını, müvekkili ...'ın kaza sonrası müteveffa ...'e ilk müdahaleyi yaparak akabinde olay mahalline ambulans çağırdığını ve yardımcı olmak gayesi ile ambulansla birlikte hastaneye gittiğini, 17.01.2023 tarihli raporda bilirkişi heyeti "Her ne kadar işbu davada müteveffanın annesi Miney davacı değil ise de; müteveffanın yaşaması halinde fiilen annesine de destek olacağı ve hayatta olan annenin de destek tazminatı talep etme hakkının bulunması nedeniyle hesaplamalarda zorunlu olarak dava dışı annede dikkate alınacaktır." şeklinde yetki sınırlarının dışında bir ifadede bulunarak davada taraf sıfatı bulunmayan bir kişiyi sanki davacı konumunda yer alıyormuş gibi hesaplamaya dahil etmesinin kabul edilebilir bir durum olmadığını, davaya konu kaza olayına ilişkin müvekkilin herhangi bir kusurunun bulunmadığını yineleyerek kesinlikle kabul anlamına gelmemek kayıt ve şartı ile dosyada bulunan 17.01.2023 tarihinde alınan bilirkişi raporundaki kusur oranına göre hesaplanan sorumluluk miktarlarının yanlış hesaplandığını, söz konusu kazada müteveffanın %100 kusurlu olduğunu, huzurda görülen işbu davanın haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilmiş olduğunu, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE : Dava , destekten yoksun kalmaya dayalı maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Deliller ; Trafik kazası tespit tutanağı, ...'in aile nüfus tablosu, ... 23 Asliye Ceza Mahkemesine ait ... esas sayılı dosya, davacılara ait öğrenim belgeleri, bilirkişi raporu.
Ceza soruşturmasının yapıldığı ... CBS'na ait ... soruşturma numaralı dosyadan dolayı ATK'dan kusur raporunun aldırıldığı buna göre şüpheli sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu, yaya ...'in olay mahalli yolda yaya geçidini kullanarak karşıdan karşı geçiş yaptığı sırada meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığı yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Davacılar vekilince, ..., ..., ...'e ait öğrenim belgeleri dosyaya sunulmuş buna göre ...'in 10.sınıf öğrencisi olduğu, ...'in ... Ticaret Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesini okuduğu, ...'in ... Üniversitesi Anadolu Meslek Yüksek Okulu'nda Elektronik ve Otomasyon bölümünde tam burslu olarak okuduğu anlaşılmıştır.
Davacıların ekonomik sosyal durumları zabıta mağrifeti ile araştırılarak dosya içerisine bırakılmıştır. Davalı ...'ın da ekonomik sosyal durumu tespit edilerek dosyaya bırakılmıştır.
Kazaya karışan ... plakalı aracın trafik kaydı alınıp incelendiğinde... olduğunu, aracın cinsinin ise otomobil olduğu tespit edilmişti.
Davalı ... şirketine yazı yazılarak poliçe ve hasar dosyası istenilmiş 31 Mart 2022 tarihli yazı cevaplarında şirketlerince yapılan ödeme bulunmadığı belirtilerek ilgili sigorta poliçesinin gönderildiği buna göre vefat halinde sigorta teminat limitinin 390.000,00TL olarak poliçelendiği görülmüştür.
SGK'ya yazı yazılarak ...'in vefatından dolayı rücuya tabi gelir bağlanıp bağlanmadığı sorulmuş , cevabi yazı da , sadece ölüm aylığı bağlandığı bildirilmiştir.
... 23 Asliye Ceza Mahkemesine yazı yazılarak ...esas sayılı dosyasındaki trafik kazası ile ilgili çözümü yapılan kamera görüntülerinin mahkememizce tespit edilen kusur bilirkişisine verilmesi istenilmiş , bilirkişi heyetince hazırlanan rapora söz konusu kamere görüntüleri de eklenmiştir.
Dosyamız, mahkememizce belirlenen aktüerya bilirkişi ile kusur bilirkişisine tevdi edilerek davacıların destekten yoksun kalma tazminat miktarlarının hesaplanması ve kusur oranının belirlenmesi istenilmiştir.
17/01/2023 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde, meydana gelen kazanın oluşumunda mütevefa ...'in yaya geçidine yaklaşık 90 metre bir mesafeden ani ve dikkatsiz bir şekilde taşıt yoluna atar atmaz çarpma gerçekleştiğinden dolayı meydana gelen kazanın oluşumunda ...'in birinci derece asli kusurlu olduğu, ... sevk ve idaresindeki otomobilin ise trafik ışıklarından geçtikten sonra, yaya geçidine yaklaşım ve de 30 km hız tabelası olmasına rağmen gerekli dikkat ve özeni göstermediğinden dolayı meydana gelen kazanın oluşumunda ikinci derece de kusurlu olduğu, buna göre ...'in %70 , ...'ın ise %30 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Bilirkişiler tarafından TRH 2010 tablosu esas alınarak prograsif rant yöntemine göre hesaplama yapmışlardır. Raporda her ne kadar iş bu dava da mütevefanın annesi davacı değil ise de mütevefanın yaşaması halinde annesine de destek olacağı ve hayatta olan annenin de destek talep etme hakkının bulunması nedeniyle, hesaplamalarda zorunlu olarak dava dışı anneye de pay ayırmak gerektiğini belirttikten sonra eş bakımından mütevefanın bakiye ömür süresi ile sınırlı olarak yüksek öğrenim gören ... ile ... bakımından 25 yaşına kadar , kız çocuk bakımından Yargıtay kararlarına göre 22 yaşına kadar, orta öğrenim zorunlu olması nedeniyle henüz öğrenim çağına gelmiş olan erkek çocuk ... bakımından ise 20 yaşına kadar anne bakımından ise kendi bakiye ömür süresi ile sınırlı olarak mütevefanın desteği ile yoksun kaldıkları sürenin bilirkişi tarafından belirlendiği ayrıca davacı eşin olay tarihinde 41 yaşında ve 18 yaşından küçük 3 çocuk sahibi olması nedeniyle evlenme indirimi yapılmadığının bildirildiği görülmüştür.
Asgari ücrete göre hesaplama yapılmış ve kaza tarihindeki yürürlükte olan tarifeye göre davalı ... şirketinin sorumluluk limitinin 410.000,00TL olduğu belirlenerek sigorta limitine göre raporun 8.sayfasında garameten paylaştırma yapılmış buna göre eşi ...'ın destekten yoksun kalma tazminat miktarının 323.850,57TL , oğlu Yusuf Ali'nin destekten yoksun kalma tazminat miktarının 79.113,02TL , kızı ...'nın destekten yoksun kalma miktarının 25.498,59TL, ...'un 22.440,55TL , oğlu...'in 14.311,48TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilecekleri sonucuna varılmıştır.
Rapora karşı taraf vekillerince itiraz edilmiştir.
Bilirkişiler tarafından SGK'nın yazı cevabı gereğince rücuya tabi olduğu düşüncesi ile indirim yapılması nedeniyle tekrar SGK'ya yazı yazılmış 16/03/2023 tarihli yazı cevabı incelendiğinde, ölüm nedeni trafik kazası olduğu için rücuya tabi olay olarak değerlendirilemeyeceği bildirilmiştir.
... 23 Asliye Ceza Mahkemesine ait ...esas , 2022/153 karar sayılı ilam incelendiğinde, ...'ın asli kusurlu olduğuna yönelik ATK raporu esas alınarak cezalandırılması hususunda hüküm kurulduğu ve hükmün kesinleştiği görüldü.
ATK tarafından verilen kusur raporu ile mahkememizce alınan kusur raporu çelişkili olması nedeniyle 3 kişilik kusur bilirkişisinden oluşan heyetten raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi istenilmiş ve trafik kazası ile ilgili görüntülerde detaylı şekilde irdelenerek hazırlanan raporda " Davalıya sigrotalı... plakalı otomobilin sürücüsü ..., gece vakti far ışığı altında görüşün açık olduğu yolda kısmen süratli olarak yaklaştığı, görüş alanını yeteri kadar kontrol etmeden hızını yol, trafik durumu ve görüş mesafesine göre ayarlamadığı, vasıtasıyla hız azaltarak müteyakkız yaklaşmamış, tehlikeleri ön görmediği, mahalde bulunan yayalar ve yaya geçidine yaklaşması son derecede ciddi bir uyarı olup mutemel bir yaya çıkışı habercisi olduğundan her an birinin çıkabileceğini tahmin etmesi ve karşıdan karşıya geçen yayayı yeterli mesafeden yoldaki mevcudiyetini belirtecek tarzda korna gibi işitsel donanımı ile ikazda bulunmadığı, yolun sol taraftan kaplamaya giren yaya kendisi tarafından daha önce görülebilir nitelikte olduğu, müteyakkız seyretmediği, yayayı fark ettiği anda teyakkuza geçmesi ve ön tedbirde bulunması gerekirken aksine davrandığı ve yola gereken dikkatini vermediği, zeminin ıslaklı kendisi için ayrı bir uyarıcı olduğu ve buna göre sürücü yapılacak bir frenlemede vasıtanın normal ve kuru yol kıyasla daha uzun mesafe içinde durabileceğini dikkate alıp, daha düşük hızla seyretmediği, tedbirsizce yaklaşan sürücünün derhal hız kesmesi, yaygın dikkat halinden toplu dikkat haline geçmesi gerekirken hızını far görüş mesafesi ve mahal şartlarına göre ayarlamadığından, olaya mani olmak bakımından gerekli ve yeterli fren ve direksiyon tedbirine başvurmadığından ve aracının hızının etkisiyle yeterli mesafede durmadığından ve olaya mani olmak bakımından zamanında önlem almamış olmakla olayda dikkatsiz ve tedbirsizce hareket etmiş olup, sürücünün açık yolda gerekli dikkatli ve ön tedbirliliği göstermemiş olup sanığın olayın oluşumunda %30 oranında kusurludur. Müteveffa yaya ..., olay yerinde taşıt trafiğini yeterince kontrol etmeden ve yolda seyretmekte olan vasıtanın hız ve mesafe durumunu dikkate almadan, yaklaşan vasıtaya rağmen kendisinin can güvenliğini tehlikeye atacak tarzda kaplamaya kontrolsüzce giriş yaparak karşıya geçmek istediğinden, ana yolda seyreden ve güvenle duramayacak kadar yaklaşan vasıtaya ilk geçiş hakkını bırakmamış olduğundan, bu hareketiyle can güvenliğini tehlikeye düşürdüğünden dolayı kendi ölümüyle sonuçlanan olayda %70 oranında kusurludur. Olayda başkaca kusurlu kişi bulunmamaktadır. Dosyasında bulunan 11.06.2021 tarihli ATK Raporunda yer alan kazanın oluşuna iştirak olunmamıştır. Kusur oranlarının belirlenmesi hususunda ise beyanlar, fotoğraflar, bilgi ve belgeler doğrultusunda 17.01.2023 tarihli Bilirkişi Raporlarındaki kanaatin olayın oluşuna uygun bulunduğundan, kusur oranlarının isabetli olduğundan ve neden sonuç ilişkisi doğru kurulduğundan sonucuna katılmaktayız. Davalıya sigrotalı ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'ın olayda %30 oranında kusurlu olduğu , Müteveffa yaya ...'in olayda %70 oranında kusurlu olduğu, Somut olayda bahsi geçenlerin dışında herhangi bir kimseye atfı kabil kusur imkanının bulunmadığı, kanaat ve sonucuna ulaşmış bulunmaktayız." denildiği görülmüştür.
3'lü kusur bilirkişisi tarafından verilen rapordaki kusur oranları ile daha önce mahkememizce alınan kusur raporunun örtüştüğü görülmüştür.
İtirazlar doğrultusunda tekrar dosya aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, hazırlanan 02/01/2024 tarihli rapor incelendiğinde, SGK tarafından bağlanan aylığın rücuya tabi olmaması nedeniyle ek raporda SGK tarafından bağlanan aylığın dikkate alınmadığı, güncel asgari ücrete göre yapılan hesaplama neticesinde ...'ın 649.799,71TL, ...'nin 156.578,28TL, ...'nın 48.445,30TL, ...'un 39.701,44TL, ...'in 24.399,53TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği belirtilerek yine raporun 5.sayfasında sigorta limiti olan 410.000,00TL'nin ise garameten davacılara paylaştırıldığı görülmüştür.
Davalı ... şirketine yazı yazılarak, davacıların tazminat talepli dilekçelerinin hangi tarihte sigorta şirketine ulaştığı sorulmuş verilen cevabi yazıya göre 03/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği bildirilmiştir.
Verilen rapora karşı ...vekilince itiraz dilekçesi verilmiş olup, itirazlardan birisi henüz iki yaşında olan ...için 20 yaşına kadar destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı belirtilerek 18 yaşına kadar hesaplanması gerektiği iddia edilmiş ise de ...'nin diğer erkek kardeşleri olan davacıların yüksek öğrenim gördükleri dikkate alınarak hem orta öğretimin zorunlu olması ...'ninde diğer kardeşleri gibi yüksek öğrenim görme ihtimalinin yüksek olması nedeniyle 20 yaşına kadar hesaplama yapılmasının doğru olduğu, yine çocuk sayılı dikkate alınarak evlenme indirimi yapılmamasınında doğru olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacılar vekili, talep artırım dilekçesi sunarak, " Davacı eş ... için talebimizi 647.799,71 TL artırarak toplamda 649.799,71TL, ( - İş bu miktarın 272.530,30 TL sini tüm davalılardan birlikte ve müteselsilen tahsiline, ZMMS poliçe limitini aşan 377.269,41 TL destekten yoksun kalma tazminatı ise davalılardan ... ve ...'dan birlikte ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ederiz.) , Davacı ... için talebimizi 154.578,88 TL artırarak toplamda 156.578,88 TL ( - İş bu miktarın 65.670,22 TL sini tüm davalılardan birlikte ve müteselsilen tahsiline, ZMMS poliçe limitini aşan 90.908,66 TL destekten yoksun kalma tazminatı ise davalılardan... ve ...'dan birlikte ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ederiz.), Davacı ... için talebimizi 46.445,39 TL artırarak toplamda 48.445,39 TL , ( - İş bu miktarın 20.318,32 TL sini tüm davalılardan birlikte ve müteselsilen tahsiline, ZMMS poliçe limitini aşan 28.127,07 TL destekten yoksun kalma tazminatı ise davalılardan... ve ...'dan birlikte ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ederiz.) , Davacı ... için talebimizi 37.701,44 TL artırarak toplamda 39.701,44TL , ( - İş bu miktarın 16.651,01 TL sini tüm davalılardan birlikte ve müteselsilen tahsiline, ZMMS poliçe limitini aşan 23.050,43 TL destekten yoksun kalma tazminatı ise davalılardan... ve ...'dan birlikte ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ederiz.), Davacı ... için talebimizi 22.399,53 TL artırarak toplamda 24.399,53TL , ( - İş bu miktarın 10.233,32 TL sini tüm davalılardan birlikte ve müteselsilen tahsiline, ZMMS poliçe limitini aşan 14.166,21 TL destekten yoksun kalma tazminatı ise davalılardan... ve ...'dan birlikte ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ederiz.) olmak üzere destekten yoksun kalma tazminatı yönünden talebimiz toplamda 918.924,95 TL'ye artırıyoruz. (davalı ... bakımından 385.403,20 TL ile sınırlı olmak üzere)" karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan ...'a ... 1 Sulh Hukuk Mahkemesince vasi olarak eşi ...'ın atandığı ayrıca aynı kararla birlikte avukata vekaletname vermek üzere de yetkilendirildiği bunun üzerine de vasi tarafından kısıtlı adına vekaletname verildiği görülmüştür.
Toplanan tüm deliler alınan bilirkişi raporları dikkate alınarak, mahkememizce alınan 01/06/2023 tarihli kusur bilirkişilerinin belirlediği kusur oranları dikkate alınarak aktüerya bilirkişi tarafından belirlenen miktarlar üzerinden destekten yoksun kalma talebinin kabulüne, sigorta şirketi yönünden başvuru tarihi olan 03/08/2021 tarihine 8 iş günü ilave edilmesi sureti ile bulunan 14/08/2021 tarihinden diğer davalılar açısından ise kaza tarihinden itibaren kazaya sebebiyet veren aracın ticari nitelikte araç olmadığı dikkate alınarak yasal faiz uygulanmasına, davacıların manevi tazminat istemlerinin ise kazada kusur durumu, çocukların yaşları, tarafların ekonomik sosyal durumları dikkate alınarak manevi istemlerinin kısmen kabulüne aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulü ile,
a-... yönünden, 649.799,71TL (sigorta şirketi açısından 272.530,30TL limitle sorumlu olmak kaydı ile )'nin sigorta şirketi açısından 14/08/2021 tarihinden diğer davalılar açısından ise 22/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
b-... yönünden, 156.578,88TL (sigorta şirketi açısından 65.670,20TL limitle sorumlu olmak kaydı ile )'nin sigorta şirketi açısından 14/08/2021 tarihinden diğer davalılar açısından ise 22/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
c-... yönünden, 48.445,39TL (sigorta şirketi açısından 20.318,32TL limitle sorumlu olmak kaydı ile )'nin sigorta şirketi açısından 14/08/2021 tarihinden diğer davalılar açısından ise 22/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
d-... yönünden, 39.701,44TL (sigorta şirketi açısından 16.651,01TL limitle sorumlu olmak kaydı ile )'nin sigorta şirketi açısından 14/08/2021 tarihinden diğer davalılar açısından ise 22/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
e-... yönünden, 24.399,53TL (sigorta şirketi açısından 10.233,32TL limitle sorumlu olmak kaydı ile )'nin sigorta şirketi açısından 14/08/2021 tarihinden diğer davalılar açısından ise 22/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
2-Davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile,
a-... için 30.000,00TL manevi tazminatın dava tarihi olan 12/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,
b-... için 25.000,00TL manevi tazminatın dava tarihi olan 12/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,
c-...için 20.000,00TL manevi tazminatın dava tarihi olan 12/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,
d-... için 18.000,00TL manevi tazminatın dava tarihi olan 12/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,
e-... için 18.000,00TL manevi tazminatın dava tarihi olan 12/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,
3-Davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulü nedeniyle ;
a-Davacı ... kendini vekille temsil ettirdiğinden, 96.971,96TL (sigorta şirketi açısından 42.879,55TL vekalet ücreti limiti ile sorumlu olmak üzere) vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
b-Davacı ... kendini vekille temsil ettirdiğinden, 25.052,62TL (sigorta şirketi açısından17.900,00TL vekalet ücreti limiti ile sorumlu olmak üzere) vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
c-Davacı ... kendini vekille temsil ettirdiğinden, 17.900,00TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
d-Davacı ... kendini vekille temsil ettirdiğinden, 17.900,00TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
e-Davacı ... kendini vekille temsil ettirdiğinden, 17.900,00TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
4-Davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü nedeniyle ;
a-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden 17.900,00TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
b-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden 17.900,00TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
c-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden 17.900,00TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
d-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden 17.900,00TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
e-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden 17.900,00TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
5-Davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen reddi nedeniyle,
a-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden, 17.900,00TL vekalet ücretinin davacılardan ayrı ayrı alınarak, davalılar ... ve ...'a verilmesine,
6-Davacılar tarafından peşin yatırılan 5.017,68TL nisbi karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
7-Davacılar tarafından yapılan, 92,20TL ilk masraf, 12.700,00TL bilirkişi ücreti, 2.980,02TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 15.772,22TL yargılama giderinin kabul ve ret oranı dikkate alınarak 11.100,00TL yargılama giderinin (davalı ... yönünden 4.218,00TL yargılama gideri limiti ile sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
8- Davalı ... için yapılan 9.812,88TL ilanen tebligat giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak , 6.870,00 TL'sinin davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
9-Zorunlu Arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.400,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı dikkate alınarak 980,00TL'sinin (davalı ... açısından 370,00TL limitle sınırlı olmak kaydı ile ) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, kalan 420,00TL'sinin ise davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
10-Gider avansından kullanılmayan kısmın ilgilisine iadesine,
11-Bu dava nedeniyle, 70.354,11TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan (dava da 1.912,68TL + talep artırım 3.105,00TL =) 5.017,68TL karar ve ilam harcı mahsubu ile kalan 65.336,43TL karar ve ilam harcının (davalı ... yönünden 21.309,21TL karar ve ilam harcı limiti ile sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
Hazır olan Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 30/05/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!