WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

İSTANBUL 18. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/254 Esas
KARAR NO : 2024/167

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/04/2022
KARAR TARİHİ : 07/03/2024

DAVA: Davacı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde, Müvekkili ile davalı ... A. Ş. arasında mal alım satımına dayanan ticari bir ilişki bulunduğunu, İşbu ticari ilişkiden kaynaklı olarak müvekkili şirketin 10.02.2022 tarihi itibariyle davalıdan 597.590,91-TL.'lik cari hesap alacağı bulunduğunu, söz konusu alacağın tahsili amacıyla davalı şirket yetkilileri ile bir çok defa görüşme sağlamaya çalıştığını nitekim bu hususla ilgili olarak geçmişte taraflar arasında mutabakat mektubu da imzalandığını ancak arada imzalanan mutabakata rağmen davalı şirket tarafından müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine, alacağını tahsil edemeyen müvekkili şirketin talebi doğrultusunda ... 6. İcra Müdürlüğü’nün... E. sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, İşbu takipten davalı borçlu şirkete 24.02.2022 tarihinde elektronik tebligat çıkartıldığını, gönderilen ödeme emrinin 01.03.2022 tarihi itibariyle okundu sayıldığını, bu sırada davalı tarafından 28.02.2022 tarihinde borca itiraz edildiğini, İcra müdürlüğü tarafından 28.02.2022 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, davalı taraf, aleyhine başlatılan takibe karşı salt müvekkili şirketin alacağını sürüncemede bırakmak amacıyla haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini belirterek davalı borçlunun ... 6. İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlu aleyhine alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava dilekçesi ve delil listesinin HMK'nın emredici hükümlerine gereğince usulüne uygun olmadığını, yasaların emredici hükmü gereği davacı dava dilekçesinde iddia ve beyanlarını ispat ile mükellef olduğunu, delillerini sunması gerektiği halde dava dilekçesi içinde, davaya konu olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge ve delil sunmadığını, müvekkili şirketin davacıyla sat-öde (satıştan ödemeli), konsinye ve toplu alım şeklinde ürün tedarik ettiği birden farklı tür tedarik sözleşmesi tipi olduğunu, davalı müvekkili ile davacının, sözleşme tipinin gerek ticari koşullarla ilgili ilk sayfaları, gerekse metin bölümlerini birlikte değerlendirdiğini, görüştüğünü ve tartıştığını, nihayetinde bu farklı sözleşme türü/yöntemleri arasından, davacının özgür iradesiyle benimsediği satılan malın bedelinin ödenmesi esasına dayalı SAT-ÖDE yöntemi seçilerek sözleşme imzalandığını, bu sözleşmelerden, sat - öde sözleşmesine göre, Taraflar arasında çalışma ve ödeme şeklinin, satıştan ödemeli, 30+30 şeklinde olacağının kararlaştırıldığını, bu sisteme göre, ay içinde satılan ürünlerin ödemesinin, satıldığı ayın son günü vade kabul edildiğini ve bu tarihten 30 gün sonra sadece satılan malın ödemesinin yapıldiğini, davacı tarafça düzenlenen faturaların vadelendirmeye esas teşkil etmeyeceğini, vade ve ödenecek tutarın ise sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde uygulanacağının taraflar arasındaki sözleşme ile tartışma dışı olduğunu, davacı, taraflar arasında sözleşmeler yokmuşçasına, ... 6. İcra Dairesinin ... E, sayılı dosyası ile alacağından bahisle icra takibine geçerek, davalı müvekkili şirkete ödeme emri gönderdiğini, davalı müvekkili şirketin, taraflar arasındaki sözleşmeye göre, tahakkuk etmiş borcu bulunmadığından borca itiraz edildiğini, taraflar sözleşmenin SAT-ÖDE sözleşmesinin 3.27 maddesine göre davalı müvekkili şirketin, satış devir hızları arzulanan seviyeye ulaşmayan, üretimden kaldırıldığı için devamı ve satışı olmayan ürünleri veya mevsimsel ürünleri, nakliye bedelleri de SATICI' ya ait olmak üzere iade etme ve bedellerini SATICI’ nın piyasada geçerli olan son satış fiyatı üzerinden geri fatura etme hakkına sahip olduğunu, SATICI’ nın bu hususu kabul ve taahhüt ettiğinin kararlaştırılmış bulunduğunu, ticari ilişki sözleşmeye uygun devam ederken davacı tarafından ... 6. İcra Dairesinin ...E, sayılı dosyası ile yapılan takibe itiraz edildiğini, davacı bu kez de, itirazın kaldırılması için Mahkemeye başvurduğunu, yukarıda yazılı nedenlerle davalı müvekkili şirketin kendilerine borcu bulunmadığını, tararlar arasındaki ilişkinin uzun süredir devam ettiğini, davacı iade alınmayan ürünlerin mülkiyetinin davalıya geçeceğini bildiğini, Taraflar tüzel kişi tacir sıfatını haiz olduğunu, TTK gereği basiretli davranma yükümlülüğü altında olduğunu, taraflar, davacının ürünlerinin davalı firmada satışa sunulmasına ilişkin sözleşmeyi imzaladıklarını, davacı, sözleşmenin 3.27 ve 3.28. maddelerini de sözleşmeyi imzalamış olması nedeniyle bildiğini, her iki tarafı da tacir olan ve tarafların hür iradeleriyle imzaladıkları ve hatta davacı tarafından irade fesadı ve/veya dürüstlük kuralına aykırılığa dair itiraz ileri sürülmediğini, uzun yıllardır davalıya mal tedariki yapan davacının imzaladığı sözleşmeyi bilmediği, uygulanmasından haberdar olmadığı ve kendisine zorla imzalattırıldığı gibi algısı hem basiretli tacir olma yükümlülüğüne hem de ticaretin olağan akışına aykırı olduğunu, davacı taraf delil listesinde "mutabakat mektubu" başlıklı belgeyi ibraz etmiş olup, söz konusu belgenin borç ikrarını içerdiğini ileri sürdüğünü, ancak davacıya gönderilen mutabakat mektubu dönemler itibariyle tüm tedarikçilere sistem tarafından otomatik olarak iletilen bir metin olup, dosyada mevcut mutabakat metninde açıkça yazdığı gibi bildirilen tutar cari hesap bakiyesini göstermekte olduğundan ödenebilir alacağı ifade etmediğini, öyle ki; ödenebilir alacağın sözleşmenin türüne göre ayrıca hesaplanacağının da davacıya gönderilen metinde net olarak ifade edildiğini, bu nedenle mutabakat metninin kesinleştiği iddiasının kabulünün hukuken mümkün olmadığını, söz konusu belgenin "mutabakat mektubu" olarak kabulü ve geçerli olabilmesinin en önemli şartı davalı müvekkilin temsil ve ilzama yetkili kişilerce imzalanmış olmasına bağlı olduğunu, davalı müvekkili firmanın, kademeli olarak değişen oranlarda ANCAK MUTLAKA çift imza ile temsil edildiğini, kayıtsız şartsız borç ikrarı olarak sunulan "mutabakat mektubu" başlıklı belgenin incelenmesinden söz konusu geçerlilik şartını karşılamadığını, davalıyı temsil ve ilzama yetkili çift imzanın metinde bulunmadığının görüldüğünü, öyle ki; ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde... esas ... karar sayılı dosyasından verilen gerekçeli karara göre de; mutabakat mektubunun davalı şirketin ticari sicil kayıtlarına göre usulüne uygun çift imza ile imzalı olmadığı ve dolayısıyla bağlayıcı olamayacağına karar verildiğini, davacı tarafın borç ikrarı olarak ileri sürdüğü mektubuna onay veren personelin bu konuda yetkisinin bulunmadığını, bu açıdan, hukuken "yok" hükmünde olan bu belgede borç alacak tespiti yapılamayacağını, bu nedenle sunulan mutabakat mektubuna itiraz ettiklerini, likit olmayan alacak için icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, davacının alacağının ödenmesi için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
DELİLLER: ... 6. İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyası, sözleşme, BA-BS formları, faturalar, mutabakat mektubu, ticari defter ve belgeler, bilirkişi incelemesi.
... 6. İcra Müdürlüğü’nün... E. sayılı dosyası alınıp incelendiğinde, davacı tarafından davalı hakkında 597.590,91 TL cari hesap alacağına dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından süresinde itiraz edilerek takibin durdurulduğu görüldü.
Uyuşmazlık, Taraflar arasında imzalanan "sat -öde " konulu 20/05/2016 tarihli sözleşme kapsamında davacının davalıdan alacağı olup olmadığı, varsa miktarının tespiti ile , alacağa var ise davanın itirazın iptali davası olması nedeniyle icra inkar tazminatı istemine ilişkin şartların bulunup bulunmadığının tespiti noktalarında toplanmaktadır.
Taraflarca dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna gidildiği ancak anlaşma sağlanamadığı görülmüştür.
Taraflarca imzalanan 20/05/2016 tarihli ... Satınalma Esas Sözleşmesi incelendiğinde, sözleşmenin 1. Maddesinde "Bir taraftan işbu sözleşmede ve bundan sonra ... olarak adlandırılacak olan “... A.Ş. ...” ile diğer taraftan SATICI olarak adlandırılan ...STIfirma arasında, SATICI KONDİSYON ÖZET TABLOSU nu içeren Kapak Sayfası ile birlikte, sözleşmenin bütün maddeleri tek tek müzakere edilerek, tarafların arasındaki anlaşmayı en iyi ifade ettiği kararlaştırılan ve aşağıda belirtilen yazılı şartlarla, işbu Satınalma Esas Sözleşmesi akdedilmiştir. Sözleşmede ... ve SATICI bir arada TARAFLAR olarak anılacaklardır." denildiği, sözleşmenin 2.1 maddesinde "Bu sözleşme, ... 'in SATICI dan alıp mağazalarında, sanal alışveriş siteleri veya elektronik ortamda, yurt içinde veya yurtdışında sahibi olduğu tüm dağıtım kanallarında, pazarlayacağı/satacağı Ürünlerin, satın alma ticari şartlarını, sipariş emri, nal teslimat, iade, ödeme, reklam ve tanıtım ile mağaza içi anons ve raf tahsisi gibi destek hizmetleri vb. gibi TARAFLAR arasındaki iş ilişkilerinin koşullarını düzenlemektedir" denildiği, Sözleşmenin 3.27. Maddesinde "..., satış devir hızları arzulanan seviyeye ulaşmayan, üretimden kaldırıldığı için devamı ve satışı olmayan ürünleri veya mevsimsel ürünleri SATICI yı (e-posta, faks, ihtar vb.) bilgilendirip , nakliye bedelleri de SATICI ya ait olmak üzere iade etme ve bedellerini SATICI nın piyasada geçerli olan son satış fiyatı üzerinden geri fatura etme hakkına sahiptir. SATICI bu hususu kabul ve taahhüt eder. Ayrıca; ..., SATICI” dan gelen sipariş fazlası ürünleri bütün masrafları SATICI” ya ait olmak üzere SATICI” ya iade etme hakkına sahiptir." denildiği, Sözleşmenin 4.28. Maddesinde "SATICI bu sözleşmenin herhangi bir maddesine ve/veya mevzuata uygun olmaması nedeniyle ... tarafından iade alınması bildirilen ürünleri SATICI KONDİSYON ÖZET TABLOSU nda belirtilen sürede veya en geç otuz (30) gün içinde bulundukları mağazalar veya depolardan iade almakla yükümlüdür. Ürünler belirtilen sürede SATICI tarafından iade alınmadığı takdirde ... her türlü nakliye gideri, ücreti, masrafi ve nakliye sırasında meydana gelebilecek her türlü hasarı SATICI” ya ait olmak üzere ürünü iade edebilir veya belirtilen sürede teslim alınmayan ürünlerin mülkiyeti ...” e geçer." denildiği, Sözleşmenin 4.4 Maddesinde "... satınalma şartlarına uygun olarak ve iskontolar dikkate alınarak, Satıcı Kondisyon Özet Tablosu bölümünde belirlenen minimum oranlardaki malın ilgili ... şubesine veya kararlaştırılmış başka bir teslim adresine ulaştığı yazılı olarak teyit edildikten sonra ve ilgili maddede belirlenen "Gözde geçirme ve kabul usulü" tamamlanıp onay verildikten sonra, SATICI'nın her sipariş formu ve irsaliye için ayrı şekilde sözleşmede belirlenen koşulara uygun olarak düzenleyeceği fatura karşılığında, satıcı kondisyon özet tablosunda belirlenen ödeme koşullarına uygun şekilde SATICI'ya ödeme yapacaktır. " denildiği, Sözleşmenin 4.5 Maddesinde "Ödeme Vadesi, SATICI” nın mal sağlama hizmetini yapmadığı veya yapamadığı süre kadar veya savaş, deprem, yangın, su baskını gibi tabii afetler gibi hukukun öngördüğü mücbir sebeplerin etkisi geçene kadar ertelenir." denildiği görülmüştür.
Dosya, davacı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde (... adresinde ) bilirkişilerce yerinde inceleme sureti ile (yerinde inceleme gününün taraf vekillerine talimat mahkemesince tebliği ile ) davacı tarafın 2020-2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defter ve belgeleri üzerinde bir mali müşavir birde borçlar hukuku alanı8nda nitelikli hesaplama uzmanı vasıtası ile inceleme yapılarak , tüm dosya kapsamı sözleşmeler incelenerek davacının davalıdan alacağının olup olmadığı varsa miktarının tespiti noktasında rapor tanzim edilmesi için ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiştir. .. 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin...Talimat sayılı dosyasından bilirkişiler Mali müşavir ... ve borçlar hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı ... tarafından hazırlanan 24/03/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında ""Davacı ... Ltd. Şti.'nin e-defter olarak bildiriminin yapıldığı Eylül 2022 Ayı sonu itibariyle davalı ... Anonim Şirketi'nden 596.124,47 TL tutarında alacağının bulunduğu görülmüştür. Ancak Sayın Mahkemece verilen görev çerçevesinde davacının ticari defterlerinin incelenmesinin yanı sıra; davacının davalıdan alacağı olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi istendiğinden bu husus ayrı başlıklar altında raporumuzda incelenmiştir. Nihai takdir ve hukuki değerledirme sayın mahkemeye aittir. Raporda yer verilen içtihatlar çerçevesinde; tek başına davacının ticari defterlerinden hareketle, davacının davalıdan kesin olarak bir alacağı olduğu sonucuna ulaşılamayacaktır. Bu hususta ayrıca davalı ...'in de ticari defterlerinin incelenmesi ve defterlerin HMK 222 uyarınca uyumlu olup olmadığının ya da diğer şartları içerip içermediğinin tahlil edilmesi gerekecektir. Nihai takdir ve hukuki değerledirme sayın mahkemeye aittir. Öte yandan somut olayda, davalı borçlunun, uyuşmazlık konusu faturayı usulüne uygun olarak tuttuğu ticari defterlerine borç olarak işlemesinin yanı sıra, anılan faturayı BA/BS formlarıyla vergi dairesine “mal ve hizmet alımı olarak” beyan ettiği tespit edildiğinde; davalı şirketin yine dava konusu borçtan sorumlu olduğu sonucuna varılabilecektir. Zira Yargıtay içtihatlarından hareketle, davalının, resmi bir kuruma yaptığı BA/BS beyanının kendisini bağlayacağı, bu nedenle davalının, fatura konusu kalemlerin satıcı tarafından ifa edildiği ve alıcı tarafından da kesin olarak kabul edildiği, alıcının (somut olayda ...'in) bedel ödeme borcunun da muaccel hale geldiği sonucuna varılabilecektir. Ancak dosyada BA/BS formları ile ilgili veri olmadığından bu husus tarafımızca değerlendirilmemiştir. Nihai takdir ve hukuki değerledirme sayın mahkemeye aittir. Sözleşmenin 3.27 ve 3.28 hükümlerinin incelenmesinden; ...'in sözleşme ile satın aldığı ürünleri iade etme yetkisi ve bu yetkisinin detaylarına yer verildiği görülmüştür. Ancak bu hükümlerin, ...'in, satıcıdan aldığı ürünlerin bedelini belirsiz bir ödememe yetkisi bahşeden hükümler olmadığı düşünülmektedir. Nihai takdir ve değerlendirme sayın mahkemeye aittir. Dolayısıyla, yine ...'in ticari defterlerinde yapılacak inceleme ile; davacının işbu dava konusu ettiği faturaya konu ürünlerin ne kadarını sattığı tespit edilmeli ve sattığı bu ürünlerin bedelini davacıya kesin olarak (taraflar arasında ihtilaf oluşturmaksızın) ödemesi gerektiği soncuna varılmalıdır. ...'in henüz satmadığı ürünler var ise de; bu ürünlerle ilgili henüz sözleşmenin 3.27 ve 3.28 maddeleri uyarınca iade prosedürü başlatıldığına dair dosyada belge olmadığı hususu gözetilmelidir. Ancak bu veriler elimizde bulunmadığından ve talimat mahkemesinin verdiği sınırlı görevlendirme çerçevesinde bu yolda bir görevimiz de bulunmadığından tarafımızca inceleme yapılamamıştır. Nihayetinde gerekli veriler elde edildikten sonra, ...'in, davacı satıcıdan aldığı ancak henüz üçüncü kişilere satmadığı ürünlerle ilgili bedel ödeme borcunun muaccel olmasına, sözleşmenin 3.27 ve 3.28. Maddelerinin engel olup olmayacağı, olacaksa bile ne kadar süreyle engel olacağı hususu sayın mahkemenin hukuki değerlendirmesi olacaktır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 4.4. Ve 4.5. hükümlerinin incelenmesinden davalı ...'in bedel ödeme borcunun Satıcı'nın kondisyon özet tablosunda belirlenen ödeme koşullarına uygun şekilde fatura düzenlemesinden sonra muaccel olacağı ve muacceliyetin yalnızca mal sağlama hizmetini yapamadığı süreçte erteleneceği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla bu hükümden hareketle; davacının düzenlediği faturaların kondisyon tablosuna uygun olması şartıyla muacccel olduğu ve ... tarafından ödenmesi gerektiği sonucuna varılabilecektir. Nihai takdir ve hukuki değerledirme sayın mahkemeye aittir. Ayrıca bu değerlendirmelerimize temel aldığımız başkaca bir içtihat (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 17.02.2021 tarihli 2020/3591 E. 2021/1370 K. Sayılı kararı) mahkemenin değerlendirmesine sunulmuştur. " şeklinde görüş bildirdikleri görülmüştür.
Rapora karşı davacı vekili 10/04/2023 tarihli dilekçesinde, müvekkili Şirketin davalı yandan 596.124,47 TL tutarında alacağının bulunduğu Bilirkişice tespit edilerek alacak taleplerinin haklılığınin sabitlendiğini, dolayısıyla, tüm beyan ve ifadeleri haksız, mesnetsiz olan davalı yanın hiçbir itiraz ve beyanlarının hükme esas alınmaması ile birlikte davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafın 2020 ve 2021 - 2022 yıllarına ait ticari defter ve beglelerinin bir mali müşavir , birde borçlar hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı vasıtası ile HMK 218 maddesine göre incelenerek , dosya içerisinde sözleşme , davacının ticari defter ve belgelerinin incelenmesi neticesinde alınan rapor, bu rapora karşı yapılan itiraz dilekçesi incelenerek 03/11/2022 tarihli duruşmada belirlenen uyuşmazlık noktaları hususunda rapor tanzim edilmesinin istenilmiştir. Bilirkişiler mali müşavir ...ve boçlar hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı ... 02/01/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında "1- Davalının ve Davacının Muhasebe kayıtlarının 01/01/2021 tarihli kayıtlarındaki 1.716.796,31 TL bakiyeleri ile 31/12/2021 tarihli dönem sonu bakiyeleri birbiriyle birebir örtüşmekte olup 31/12/2021 tarihi itibariyle davalı “...” şirketi davacı “MENZİL” şirketine 597.604,20 TL borçludur. (Tespit.1 ve 2) 2- Her iki tarafın Vergi Dairelerinden dosyaya iletilen Ba/Bs formları incelenmiş olup Buna göre; 2020 yılında 521 adet belgeye dayalı toplam 3.478.240,00 TL tutarındaki Davacının sattığı ve Davalının satın almış olduğu ürünler konusunda BA/BS Formlarına göre mutabakat mevcuttur. (Tespit.3) 3-Yine 2020 yılında Davacının alıcı Davalının satıcı (iade faturalarında) olduğu 10 adet belgenin toplam tutarında uyumsuzluk tespit edilmiştir; Davalının BS formuna göre Davalının satıcı olduğu 10 adet belgenin tutarı 586.285,00 TL olmasına rağmen, Davacının BA formuna göre Davalıdan aldığı ürünlere ait yine 10 adet belge vardır ancak toplam tutarı 490.981,00 TL tutarındadır. Bu durumda Davalının Davacıya kestiği satış faturaları 95.304,00 TL daha fazladır veya diğer bir ifade ile Davacının beyan etmiş olduğu BA faturaları 95.304,00 TL eksiktir. Bu durumda Davacı tarafın BA formu beyanında eksiklik olabileceği, ancak bu durumda dahi karşılıklı muhasebe kayıtlarının mutabık olduğu dikkate alındığında davacının BA formundaki bir eksiklik varsa da sonuca etki etmeyeceği. 4- Davalının davacıdan satın aldığı ürünlerden stoğunda bulunmadığı, bu konudaki incelememiz sırasında davalı tarafın çalışanının davalı vekiline mailinde “….Firmanın ... de stoku bulunmamaktadır.” Yönündeki Beyanı da dikkate alındığında Davacıdan satın alınıp ta satılmayan ürün kalmamış olduğunun kabulü gerektiği kanaatindeyiz. 5-Davalı ve davacının kanuni defter kayıtlarındaki mutabakata dayanarak 01/01/2021 tarihli bakiyenin 1.716.796,31 TL olduğu ve bu tarihten sonra yapılan ödeme ve yaşlandırmalar sonucunda 31/12/2021 tarihli dönem sonu bakiyenin 597.604,20 TL’ye düştüğü anlaşıldığından kalan borcu oluşturan alımların 2020 hesap dönemi içerinde gerçekleşmiş olduğu anlaşılmaktadır. 6-Davalının Davacıdan aldığı ürünlerin iade ettikleri hariç tümünü satmış olduğu, satılan bu ürünlerin 2020 yılı içerisinde Davacıdan satın alınmış olduğunun anlaşıldığı, iade prosedürü başlatıldığına ilişkin bir belge ve iddia da olmadığından dolayı, borç tutarından indirim yapılmasını gerektirecek bir husus bulunmadığı ve Davacının alacak iddiasında haklı olduğu " şeklinde görüş bildirdikleri görülmüştür.
Toplanan tüm deliller, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yaptırılan incelemeler neticesinde tarafların ticari defter ve belgelerinin birbiriyle örtüştüğü, davalının defterlerine göre davacıya 597.604,20 TL borcunun bulunduğu, dava konusu sözleşme kapsamında davalı ...A.Ş'nin elinde davacı firma tarafından satılan ürünlerle ilgili stok bulunmadığı anlaşıldığından, davacının ticari defter ve belgelerinin incelenmesi neticesinde alınan bilirkişi raporuyla tespit edilen davacı alacağı olan 596.124,47 TL 'yi davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde kabul ettiği, rapora karşı itirazının olmaması nedeniyle davalının ... 6 icra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile , takibin 596.124,47TL asıl alacak üzerinden devamına, alacak likit, itiraz da haksız olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının kısmen kabulü ile,
Davalının ... 6 icra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile , takibin 596.124,47TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz (%9'u geçmemek koşulu ile) uygulanmasına,
119.224,89TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,
2-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 89.457,43 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 1.466,44 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 7.217,41 TL peşin nisbi harcın davalıdan alınarak davacıya verilesine,
5-Davacı tarafından yapılan 92,20 TL ilk masraf, 13.000,00 TL bilirkişi ücreti, 251,50 TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 13.343,70 TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak 13.304,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen yazı işleri müdürünce ilgilisine iadesine,
7-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560 TL arabulucu ücretinin kabul ve red oranı dikkate alınarak 1.556,00 TL'sinin davalıdan 4,00 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Bu dava sebebiyle 40.721,26 TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan (davada 7.217,41 TL + icrada 2.987,95 TL olmak üzere toplam =)10.205,36 TL'nin mahsubu ile kalan 30.515,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda , kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 07/03/2024

Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır

¸