T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/244 Esas
KARAR NO : 2024/414
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/04/2022
KARAR TARİHİ : 05/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının kırtasiye sektöründen yaygın ve bilinen bir firma olduğunu, davalı şirketle kurulan cari hesap ilişkisi çerçevesinde çeşitli tarihlerde çok sayıda kırtasiye ürünü satışı yapıldığını, davalı şirket de cari hesaba mahsuben peyderpey ödemeler yaptığını, bu ticari ilişkinin 2021 yılına kadar sorunsuz devam ettiğini, ancak davalı şirketin 2022 yılı başından itibaren ödemelerini azalttığından cari hesap bakiyesi 29.765,73 ti.sına ulaştığını, şifahi görüşmelerin sonuç vermediğini, davalı şirket aleyhine çok sayıda icra takibi yapıldığı öğrenildiğinden ... 13. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yapılmak zorunda kalındığını, davalı yanca takibe haksız ve kötüniyetli itiraz edilerek takibin durmasına sebebiyet verildiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun madde 5/A bendi uyarınca 28.02.2022 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşmaya varılamadığını, borç ödenmediği için itirazın iptalini talep etme mecburiyetinde kalındığını, davalı tarafın yapılan itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve delil dilekçesinin usulüne uygun olmadığını, davacının dava dilekçesindeki iddialarını ispatlamak ile yükümlü olduğunu, davaya konu olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge ve delil sunmadığını, müvekkili şirketin yapı marketi olarak uzun süredir perakende sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacının müvekkili şirketin mağazalarında satılmak üzere ürün tedarik ettiği firmalardan biri olduğunu, davacının özgür iradesi ile benimsediği satılan malın bedelinin vadesi ödenmesi esasına dayalı vadeli yöntemi seçilerek sözleşme imzalandığını, bu vadeli sözleşmeye göre taraflar arasında çalışma ve ödeme şeklinin vadeli şekilde ve 45 gün şeklinde olacağının kararlaştırılmış olduğunu, bu sisteme göre ay içinde satılan ürünlerin ödemesinin satıldığı ayın son günü vade kabul edilmekle ve bu tarihten 45 gün sonra sadece satılan malın ödemesinin yapılacağını, davalının satmadığı ürünün bedelini davacıya ödemesinin söz konusu olamayacağını, davalının ödeme yükümlülüğünün doğabilmesi için öncelikle ürün katışının gerçekleşmiş olması gerektiğini, likit olmayan alacak için de icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasında, davacının 24/05/2022 tarihli dilekçesi ekinde sunmuş olduğu faturalardan dolayı takip tarihi itibariyle davacı alacağının saptanmasına ilişkin rapor alınmasına karar verilmiş olup, 31/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" 6102 sayılı TTK.M.64/3, VUK, M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan ticari defterler ile ilgili olarak, davalının 2021 ve 2022 yılı Yevmiye Defteri ve Kebir Defteri ile aynı yıla ait Envanter Defterlerinin açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, 2021 ve 2022 yıllarına ait Yevmiye Defteri ve Kebir Defterinin açılış ve kapanış beratlarının Gelirler İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemi'ne yasal süresinde yüklendiği görülmüştür. HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. ve 1 SıraNo'lu Elektronik Defter Genel Tebliği gereğince mevcut haliyle davacının anılan yıllara ait ihtilaf konusu duruma ait muhasebe kayıtları incelenmiş ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğuna yönelik kanaate varıldığı,
Davalı tarafın ticari defterlerine tarafımıza gerek inceleme tutanağında, gerekse telefonla aranılmasına rağmen rapor tarihi itibariyle defter ve belgelerin ibrazı için irtibata geçilmediği, bu sebeple taraf defterlerinin ihtilaf konusu olayla ilgili olarak incelenemediği,
Davacı tarafın defter ve belgelerinde yer alan davalı firma nezdinde bulunan cari hesabına göre davalı taraftan 39.738,58 TL alacağının olduğu,
Davalı tarafın iddia ettiği gibi bir sözleşmenin dosyada mevcut olmadığı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
Mahkememiz dosyasında, dosyanın rapora itirazlarını değerlendirilmek üzere ek rapora tevdiine karar verilmiş olup, 05/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Ek raporda;
Davalı tarafın ticari defterlerine tarafımıza gerek inceleme tutanağında, gerekse mail ile ve de telefonla istenmesine rağmen rapor tarihi itibariyle defter ve belgelerin ibrazı için irtibata geçilmediği, bu sebeple taraf defterlerinin ihtilaf konusu olayla ilgili olarak incelenemediği,
Davacı tarafın defter ve belgelerinde yer alan davalı firma nezdinde bulunan cari hesabına göre davalı taraftan 39.738,58 TL alacağının olduğu,
Davalı tarafın iddia ettiği gibi bir sözleşmenin dosyada mevcut olmadığı ve ibraz edilmediği, ibraz edilen belge ise kondisyon özet tablosu olup, fotokopi olduğu, mahkeme ara kararı ile söz konusu belgelerin asıllarının istenilmesine rağmen ibrazının yapılmadığı, açıklanan nedenlerden dolayı KÖK raporu değiştirecek bir hususa rastlanmadığı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme kapsamında ödenmeyen bakiye cari hesap alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ile aralarındaki sözleşme kapsamında davalıya malları teslim ederek söz konusu mallara ilişkin faturalar düzenlediğini, söz konusu faturalardaki bedellerin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine başlatılmış olan ... 13. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takip dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptali istemi ile işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. Huzurdaki davanın süresinde açıldığı görülmüştür.
Dosya kapsamında tarafların göstermiş olduğu deliller toplanmış, taraflara ticari defterlerini sunmak üzere süre verilmiş, bilirkişi raporu aldırılmış ve tarafların itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor aldırılmıştır. Bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davacının defterlerini sunduğu, davalı tarafın ise mahkememize herhangi bir ticari defter, belge ibraz etmediği gibi mahkememizce verilmiş olan kesin süre içerisinde defterlerin yerinde incelenmesi talebinde de bulunmamış olduğu görülmekle işbu hali ile HMK m.222 hükmü uyarınca davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış olduğu kanaatine varılmakla yargılama esnasında davacı tarafın ibraz etmiş olduğu ticari defterler ve taraflara ait celp edilen kayıtlar incelenerek hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; "Dava konusu olayda ise; Davalı yan tarafından fatura içeriği emtiaları kabul ettiğini ve teslim aldığını, ödemelerin yapıldığını, kalan ödemelerin ise yapılmadığının görüldüğü belirlenmiştir.
Dosyadaki mevcut delillerin, davalı ve davacı yanların dilekçeleri ve dosyaya sundukları bilgi ve belgelerin değerlendirmesi neticesinde; taraflar arasında yapıldığı söylenen herhangi bir sözleşmenin dosyada mevcut olmadığı, sözkonusu alış ve satışlara ilişkin cari hesap bakiyesinin oluştuğu, mal teslimleri ve hizmet ifasının gerçekleştiği, bu ticari ilişki kapsamında davacı tarafın cari hesap alacağı takip tarihi itibariyle 39.738,58 TL olarak tespit edilmiş olup, hukuki değerlendirme ve nihai karar sayın mahkemenin takdirindedir.
III – Sonuç : Ayrıntıları yukarıda verilen incelemelerden, hukuki değerlendirme, nihai karar ve takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere:
1- 6102 sayılı TTK.M.64/3, VUK, M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan ticari defterler ile ilgili olarak, davalının 2021 ve 2022 yılı Yevmiye Defteri ve Kebir Defteri ile aynı yıla ait Envanter Defterlerinin açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, 2021 ve 2022 yıllarına ait Yevmiye Defteri ve Kebir Defterinin açılış ve kapanış beratlarının Gelirler İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemi'ne yasal süresinde yüklendiği görülmüştür. HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. ve 1 SıraNo'lu Elektronik Defter Genel Tebliği gereğince mevcut haliyle davacının anılan yıllara ait ihtilaf konusu duruma ait muhasebe kayıtları incelenmiş ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğuna yönelik kanaate varıldığı,
2- Davalı tarafın ticari defterlerine tarafımıza gerek inceleme tutanağında, gerekse telefonla aranılmasına rağmen rapor tarihi itibariyle defter ve belgelerin ibrazı için irtibata geçilmediği, bu sebeple taraf defterlerinin ihtilaf konusu olayla ilgili olarak incelenemediği,
3- Davacı tarafın defter ve belgelerinde yer alan davalı firma nezdinde bulunan cari hesabına göre davalı taraftan 39.738,58 TL alacağının olduğu,
4-Davalı tarafın iddia ettiği gibi bir sözleşmenin dosyada mevcut olmadığı, Yolunda kanaate varıldığı, mevcut tespitin değerlendirilmesi ve nihai takdir Sayın Mahkemenize ait olduğu" şeklinde değerlendirme yapılmıştır.
Tarafların itirazlarının değerlendirilmesi için dosyanın ek rapora tevdine karar verilmiş, ek raporda da kök rapordaki kanaat tekrarlanmıştır.
Davalı tarafın mahkememizce verilen kesin süre içerisinde belgelerini ibraz etmemesi sebebiyle HMK m.222 hükmü uyarınca ibrazdan kaçınmış sayıldığı hususu yukarıda da açıklanmış olup bu kapsamda davalının rapora karşı itirazının reddine karar verilmekle davacının ticari defterlerinin incelenmesine ilişkin bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varıldığı anlaşılmakla bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davasının bilirkişi raporunda tespit edilen tutar üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile;
1-Davalının ... 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin, davalı yönünden 39.738,58-TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren takip talebinde belirtilen şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA, davacının fazlaya dair istemlerinin REDDİNE,
2-Davacının davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteminin kabulü ile asıl alacak tutarı olan 39.738,58-TL nin %20 si oranında olan 7.947,72-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 2.714,54 TL harçtan peşin alınan 480,27 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.234,27 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
4- Davacı tarafından yatırılan 480,27 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 27,15 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
7- Davacı tarafça yapılan 91,50 TL müzekkere ve tebligat gideri, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti ile 92,20 TL ilk masrat (80,70 TL başvurma harcı + 11,50 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 1.683,70 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 1.682,55 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8- Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendisine iadesine,
9 - Suçüstü Ödeneğinden ödenen arabuluculuk ücreti olan 1.560,00TL nin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 1,07 TL sinin davacıdan, 1.558,93 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/06/2024
Katip
e-imza
Hakim
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!