WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İSTANBUL 18. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/200 Esas
KARAR NO : 2024/255
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 18/03/2022
KARAR TARİHİ : 04/04/2024

DAVA: Davacı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde, sözleşmelerde belirtilen ... A.Ş.'nın unvan değişikliğine giderek ... A.Ş, olduğunu, müvekkili ... A.Ş., ... ... projesi kapsamında dava dışı ... Ortaklığı A.Ş. ile arsa satış karşılığı gelir paylaşımı sözleşmesi yaptıklarını, müvekkili Şirket, ... ... projesi kapsamında yaklaşık 5.000 konutluk ve yine çok geniş ticari alanlara sahip projeyi ...tan ihale almak suretiyle kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle yapımını tamamladığını, Müvekkili ... A.Ş. ile davalı ... A.Ş 'nin (Eski Adı ile ... A.Ş) arasında söz konusu proje de 31.05.2016 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme kapsamında 140.000.000,00-USD + KDV (165.200.000,00-USD) satış bedeli olarak kararlaştırıldığını, daha sonrasında taraflar 29.08.2016 tarihli taşınmaz gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi akabinde Müvekkili Şirketin yüklenici konumunda olduğunu, dava dışı ... A.Ş. ile Davalı Borçlu Şirket (Eski Adı İle ... A.Ş.) arasında ... Noterliği 29.08.2016 tarihli ve ... yevmiye numaralı düzenlenme şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi akdedildiğini, yine aynı gün olan 31.05.2016 tarihinde ... Noterliğinde akdedilen sözleşme belirtilerek taahhütname akdedildiğini ve taahhütnamede asıl satış bedelinin 140.000.000,00-USD +KDV (165.200.000,00-USD) olduğu yinelendiğini, taahhütnamede açıkça " Yukarıda gösterilen satış bedeli olan 140.000.000,00-USD ABD Doları + KDV .." denilerek sözleşme kapsamında anlaşılan bedelinin yinelendiğini, yani taraflar arasında akdedilen 31.05.2016 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi gereği müvekkili şirketin yapımını ve satışını yükümlendiği ... ... ... adı ile bilinen projede yer alan OC ve OD bloklarından oluşan yapı grubunun, ... A.Ş ( Eski Adı ile ... A.Ş.) 140.000.000,00-USD +KDV (165.200.000,00-USD) bedel mukabilinde satışı konusunda anlaştıklarını, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler gereği ödemelerin, dava dilekçesindesindeki tabloda sözleşme alıntısından da görüldüğü üzere, alıcı ... A.Ş (Eski adı ... A.Ş.) tarafından Haziran-2016, Ekim-2016 Haziran-2017, Ekim-2017, Haziran-2018, Ekim-2018, Haziran-2019, Ekim-2019 tarihlerinde Amerikan doları olarak gerçekleştirilmesi hüküm altına alındığını, Müvekkili şirket, ... A.Ş.’ye Shell and Core yani kaba inşaat teslim gayrimenkulu satmış olup borçlu taraf 31.05.2016 tarihli sözleşme ve 29.08.2016 tarihli taahhütname uyarınca belirtilen bedellerin bir kısmını ödemediğini, yine borçlu taraf aynı zamanda Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinde arsa maliki konumunda olan dava dışı ...'a ödemesi gereken bedelleri ödemediğini, ... da ... A.Ş. aleyhine 31.05.2016 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan 58.000.000,00-TL’lik son taksit için .... İcra Müdürlüğü 2019/... Esas numarası ile icra takibinde bulunduğunu, müvekkili şirketten yukarıda sözü edilen gayrimenkulü satın alan borçlu ... A.Ş. adına zaman zaman gerek şahıslar gerekse, ... ... A.Ş. şirketinden ... ve müvekkiline olan borçların ödenmesi için birtakım ödemeler yapıldığını ancak hala eksik ödemeler mevcut olduğunu, işbu dava konusu da taraflarına yapılan eksik ödemeden kaynaklı borca ilişkin olduğunu, Söz konusu sözleşmeler kapsamında ... A.Ş. Dava Dışı ...'a ;1-12.05.2016 Tarihinde 5.000.000,00-TL o günkü kur karşılığında (2,95) 1.692.505,59-USD, 2-13.05.2016 Tarihinde 5.000.000,00-TL o günkü kur karşılığında (2,96) 1.686.909,58 -USD, 3-16.06.2016 Tarihinde 3.300.000,00-TL o günkü kur karşılığında (2,93) 1.124.399,47-USD, 4-16.06.2016 Tarihinde 6.700.000,00-TL o günkü kur karşılığında (2,93) 2.282.871,65-USD, 5-20.06.2016 Tarihinde 4.000.000,00-TL o günkü kur karşılığında (2,90) 1.377.552,78-USD, 6-09.09.2016 Tarihinde 20.000.000,00-TL o günkü kur karşılığında (2,96) 6.755.616,16 -USD, 7-31.10.2016 Tarihinde 25.000.000,00-TL o günkü kur karşılığında (3,10) 8.043.758,04-USD, 8-01.11.2016 Tarihinde 20.000.000,00-TL o günkü kur karşılığında (3,10) 6.443.921,77-USD 9-06.06.2017 Tarihinde 336.436.000,00-TL o günkü kur karşılığında (3,53) 95.092.142,4-USD, ödemeyi ... A.Ş.'ye yapmış olup, son ödemesi gereken 20.10.2019 tarihli 58.600.000,00-TL (o günkü kur karşılığında (5,76) 10.157.676,93-USD) ödemenin dava dışı ... A.Ş.'ye de yapılmadığını ve yukarıda belirtildiği üzere bu hususta ... tarafından takip başlatıldığını, ...'a yapılan ve yapılması planlanan Türk Lirası ödemelerin o günkü kur karşılığı bedellerinin sözleşmede belirtilen 140.000.000,00-USD + KDV (165.200.000,00-USD) alacağından çıkarılmasıyla birlikte kalan bedel 30.542.583,42-USD olduğunu, bu bedel de Müvekkil Şirket'in alacağı olan bedel olduğunu, söz konusu sözleşmeler kapsamında borçlu ... gayrimenkul a.ş. müvekkili şirket'e ;29.05.2017 Tarihinde ... A.Ş. (Yeni Adı ... A.Ş.- Borçlu Şirket ) 15.000.000,00-TL, 29.05.2017 Tarihinde ... Borçlu ... ... A.Ş. Adına (Eski Adı ... A.Ş.) 5.000.000,00-TL o günkü kur karşılığında toplam (3,58) 5.584.408,33-USD, 24.08.2017 Tarihinde ... ... A.Ş., borçlu ... A.Ş. Adına 15.000.000,00-TL o günkü kur karşılığında (3,48) 4.304.901,85-USD, 26.09.2017 Tarihinde ... A.Ş. ( Yeni Adı ... A.Ş) 6.000.000,00-TL o günkü kur karşılığında (3,54) 1.694.532,31-USD, olarak toplam 11.583.842,49-USD ödeme gerçekleştirmiş olup ödeme dekontlarını dilekçe ekinde sunduklarını, yukarıda ...'a yapılan ve yapılması planlanan Türk Lirası ödemelerin o günkü kur karşılığı bedellerinin sözleşmede belirtilen 140.000.000,00-USD + KDV (165.200.000,00-USD) alacağından çıkarılmak suretiyle kalan bedel olan 30.542.583,42-USD'den ödenen 11.583.842,49-USD çıkarılması ile borçlu ... A.ş.'nin müvekkili şirkete 18.958.740,93-usd borcu bulunduğunu, ...'a Yapılan Ödemeler Kapsamında Müvekkiline Ödenmesi Gereken Bedel Açısından, 30.542.583,42-usd alacağı olan müvekkili Şirkete yapılan ödemelerin düşülmesi sonrası kalan bedelin ... A.ş.'nin sözleşmeler kapsamında müvekkili şirkete 18.958.740,93 -TL borcu bulunduğunu, söz konusu borç taahhütnamesi HMK kapsamında kesin delil hükmünde olduğunu, söz konusu 29.08.2016 Tarihli taahhütnamede borçlu taraf borcunu ödeneceğini kabul, ikrar ve taahhüt ettiğini, senet kesin delildir ve mahkemeyi bağladığını, kaldı ki, senede karşı senet ilkesi uyarınca davalı, borçlu olmadığını ancak senetle ispatlayabileceğini, bu itibarla, senedin kesin delil olduğu ilkesi ile senede karşı senet ilkesi uyarınca davalı taratça senet sunulmadığı takdirde haklı davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceğini belirterek davanın kabulü ile, Taraflar arasında akdedilen 31.05.2016 tarihli sözleşme , ... Noterliği 29.08.2016 tarihli ve ... yevmiye numaralı düzenlenme şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ve 29.08.2016 tarihli taahhütname kapsamında Borçlu ... A.Ş. Tarafından ödenmesi gereken bedellerin ödenmemesi kapsamında bakiye kalan alacakları hakkında fazlaya ilişkin dava ve talep ile her türlü alacak hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000.000,00-Amerikan Doları'nın fiili ödeme günündeki TCMB Amerikan Doları Efektif Satış Kuru TL karşılığı ile son taksit tarihi olan 31.10.2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Amerikan Doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizi ve tüm ferileriyle birlikte Davalı Şirket'ten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde davacı tarafından her ne kadar huzurdaki dava belirsiz alacak davası olarak açılmışsa da , gerek dilekçe ekinde sunmuş oldukları sözleşme gerekse dava dilekçesinde tablolar ve beyanları gereği belirlenebilir nitelikte olduğunu, eksik harcın mahkeme tarafından tamamlatılmasını ve bu hususta kesin süre verilmesini, harcın kesin süre içinde tamamlanmaması durumunda ise davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının dava dilekçesindeki beyanlarının kabulü anlamına gelmemek kaydı ile, davacı dava değerini dava dilekçesi ilk sayfasında 14.812.800,00-TL , 5.sayfa tabloda 18.958.740,93-USD , yine aynı sayfa tablo devamında ise 18.958.740,93-TL olduğunu açıkca beyan etttiğini, davacının özellikle koyu renkle yazmış olduğu tablo hesabında dava değerini açıkca belirlediğini ve bunun da 18.958.740,93-USD olduğunu, davacının kötüniyetli olarak, dava değerini belirlemiş olmasına rağmen , dava değeri konusunda anlam karmaşası yaratarak eksik harç yatırdığını, Mahkeme tarafından 18.958.740,93USD üzerinden harç tamalaması yapılması gerektiğini, 29 Ağustos 2016 tarih , 25409 yevmiye no lu taşınmaz satış vaadi sözleşmesi , her ne kadar ... ve Davacı ... İnşaat arasında imzalaanmışsa da , muhatap ... olduğunu, taşınmazlarınm Müvekkiline devrinin ... tarafından gerçekleştirildiğini, davacının esasen İlgili sözleşmeye dayalı olarak dava açma hakkının bulunmadığını, davanın aktif hsusumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, 29 Ağustos 2016 tarih , 25409 yevmiye no lu taşınmaz satış vaadi sözleşmesi madde 4.11'de bu hususu '... Alıcı borcunu tamamen ödedikten sonra ilgili tapu memuru huzurunda ferağ takriri ... Ortaklığı tarafından verilecektir...'şeklinde ifade edildiğini, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmamakta olduğunu, davanın hukuki yarar yokluğu sebebi ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından huzurdaki dava alacak davası açılmışsa da , icra takibi bulunması durumunda davacının alacak davası açmakta da hukuki yararı bulunmadığını, huzurdaki dava esasen icra takibine dayalı olarak açılmış bir itirazın iptali davası olduğunu, davacı tarafından beyanı ile de sabit olduğu üzere, müvekkili aleyhine başlatılan ....İcra Müdürlüğü 2019-... E.sayılı dosyası ile açılmış olan icra takibi mevcutken, davacı sırf icra inkar tazminatı ödememek adına davayı alacak davası olarak nitelendirdiğini, kaldı ki, davacının icra takibi yapılmış olmasında da anlaşılacağı üzere, alacak miktarının belirli olduğu ve eksik harcın tamamlanması gerektiğinin aşikar olduğunu, huzurdaki dava alacak davası olarak nitelendirilmişse de , davacı tarafından müvekkiline karşı başlatılmış icra takibinin varlığı düşünüldüğünde, alacak davasının karara çıkması sonucu ilamın nasıl icraya konulacağının belirsiz olduğunu, davacı tarafından itirazın iptali davası açılması gerektiğini, sırf bu husus dahi tek başına davanın reddi sebebi olduğunu, Mahkeme tarafından işin esasına girilecek ise, davacı, sadece sözleşmeden kaynaklı bir alacağını iddia etmekte ise de, müvekkilinin davalıya borcu olmadığı gibi, sözleşmeden kaynaklı sorumluluğu da bulunmadığını, sözleşmede de yer aldığı üzere Satıcı ... olduğunu, davacı sadece porjenin yapımını üstlenen Yüklenici olduğunu, davacı alacağını ispat da edemediğini, kaldı ki, aynı zamanda davacının dayanmış olduğu, 29.05.2017 tarihli 15.000.000TL ve 26.09.2017 tarih 6.000.000-TL ''lik bedellerin, davacıya borç olarak verilmiş olduğunu, taraflarınca davacı aleyhine ... İcra Müdürlüğü 2022-... E.sayılı dosyası ve ... İcra Mdürülüğü 2022-... E.sayılı dosyaları ile davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, yapılan İtirazlar neticesinde taraflarınca ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2022-... E.sayılı dosyası ve ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2022- ... E.sayılı dosyası ile İtirazın İptali davaları da açıldığını, takip dayanağı belgelerde işlem açıklamasında borç olarak verilen şeklinde de açıkca yazdığını, davacı aleyhine başlatılan takip neticesinde, müvekkili ile arasındaki sözleşme dışı alacak verecek meselesini dahi sözleşmesel ilişkiye sokmaya çabaladığını, sözleşmede Arsa Sahibi ... , Yüklenici ise ... A.ş olduğunu, bu nedenle , ... ile davacı arasında zorunlu takip arkadaşlığı bulunduğunu , davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, sözleşmenin satıcı kısmında davacı ve ... 'nun adının birlikte yer aldığını, bir gayrimenkulün alım satımı, kiralanması veya arsa üzerine inşaat yapımı gibi işlerde taraflar arasında aracılık yapmak veya bu işlere ilişkin sözleşmelerin yapılması için gereken ortamı oluşturmak üzere iş sahibi ile yaptığı sözleşmeye gayrimenkul tellaliye sözleşmesi dendiğini, davacı ,... inşaat ile ... arasında tellalık sözleşmesi bulunmadığını, bu nedenle davacının tellallık hükümlerine göre de Müvekkilinden alacak isteminde bulunamayacağını, davacı ... inşaat yetkilisi ... ...'nun bildikleri kadarı ile tellallık faaliyeti göstermediğini, eğer tellal ise de bunu ispatlaması gerektiğini, ... kamu iştiraki olup, davacının yani hiçbir özel firmanın kamu iştiraki üzerinden para kazanma gayesi içerisinde de olmaması gerektiğini, bu durumun suç teşkil edeceği gibi, vergi hukuku açısından da incelemeye muhtaç olduğunu, davacı sunmadığı hizmet , satmadığı bir mal üzerinden para kazanmaya çalıştığını, bu durum hukuk sistemimiz ile de bağdaşmadığını, talep edilen dava konusu olan alacak ile nasıl bir hizmet verildiğinin , mal satıldığının davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, Zira, fatura da hibe yazmamakta olup, bu bir hibe de olamayacağını belirterek davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesini, davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesini, işin esasına girilecek ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, kur farkı istemine dayalı alacak davasıdır.
DELİLLER: Davacı ve davalı arasında adi yazılı şekilde imzalanan 31/05/2016 tarihli taşınma satış vaadi sözleşmesi, ... Noterliğine ait 29/08/2016 tarihli taşınma satış vaadi sözleşmesi, davalı tarafça imzalanan 29/08/2016 tarihli taahhütname başlıklı belge, dekontlar, icra dosyaları, taraflarca bildirilen mahkeme dosyaları, ... Yazı cevapları, tarafların ticari defter ve belgeleri, bilirkişi incelemesi.
Uyuşmazlık noktalar; dava kısmi dava şeklinde açılmış olup, davacının aktif husumet ehliyetinin olup olmadığı varsa 31/05/2016 tarihli sözleşme - ... noterliğinin 29/08/2016 tarihli ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vadi sözleşmesi - 29/08/2016 tarihli taahütname kapsamında davacının davalıdan alacağının olup olmadığı varsa miktarının tespiti noktalarında toplanmaktadır.
Davacı ile davalı arasında adi yazılı şekilde düzenlenen ve 31/05/2016 tarihinde imzalanan Taşınmaz Satış Vaadi sözleşmesi incelendiğinde; sözleşmenin 1. Maddesinde tarafların , ...'in yapımını ve satışını yükümlendiği ... ... ... İstanbul adıyla bilinen projesinde yer alan ekli krokide gösterilen OC ve OD blokların bir kısmından oluşan yapı grubunun davalıya 140.000 USD + KDV bedel mukabilinde satışı konusunda anlaştıkları anılan satış bedelinin sözleşmenin 1. Maddesinde yer alan tarih ve taksitlerde ödenmesinin kararlaştırıldığı, davacının belirlenen şartlarla taşınmazı davalıya satmayı mülkiyetini devir ve temlik etmeyi davalının da aynı şartlarla satın almayı vaat , kabul ve taahhüt ettiklerinin yazılı olduğu tespit edilmiştir .
... Noterliğinin 29/08/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi incelendiğinde, satış vaadine konu gayrimenkulün satış bedelinin iş bu sözleşmenin kapat sayfasında mevcut olduğu ve kapak sayfasının iş bu sözleşmenin ayrılmaz parçası olduğu, hasılat paylaşım oranlarının ... için %35,5 , ... İnşaat için %65,5 olarak belirlendiği, sözleşmenin 1.maddesinde ; kapak sayfasında belirtilen bağımsız bölümün alıcıya satışı, teslimi ve tapu devrine ilişkin olarak sözleşmenin amaç ve konusunun belirlendiği, sözleşmenin 2.maddesinde tanımlar ve tarafların yer aldığı buna göre satıcının tanımının, proje kapsamında alıcıya taşınmazın yapımını ve teslimini vaad eden ......A.Ş ile ... İnşaat....A.Ş'yi ifade ettiği, arsa malikinin .......A.Ş olduğu, yüklenicinin ise ... İnşaat ...A.Ş , alıcının ise iş bu sözleşmenin 3. Maddesinde tanımlanan bağımsız bölüm alan gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder şeklinde düzenleme yer aldığı, ödeme şekli ve şartları başlıklı sözleşmenin 4. Maddesinde "İş bu sözleşme gereğince alıcı, bağımsız bölüm satış bedelini, .......A.Ş'nin ... Bankası ... Şubesi nezdinde bulunan hesabına veya arsa maliki tarafından belirlenecek başka bir hesaba yatıracaktır" denildiği, sözleşmenin 4.11 maddesinde ise alıcının borcunu tamamen ödedikten sonra ilgili tapu memuru huzurunda ferağ takriri ... A.Ş tarafından verilecektir denildiği, sözleşmenin 17.8 maddesinde "satış bedeli Türk Lirası üzerindendir alıcının satış bedelinin tamamını ya da bir kısmını döviz olarak yatırması halinde ödediği döviz cinsinden tutar paranın yatırıldığı bankanın güncel kuru üzerinden Türk lirasına çevrilerek sözleşme numarasına aktarılır" denildiği, aynı sözleşmenin devamında taşınmazın satış bilgisi ve ödeme planı başlıklı dokümanın yer aldığı, bu doküman incelendiğinde, ... , yüklenici ... İnşaat ve müşteri Help Co (davalının önceki ünvanı) arasında imzalandığı, OC ve OD bloklarda yer alan satışa konu bağımsız bölümlerin tek tek listelendiği, m2 miktarları ile satış bedellerinin tablo halinde gösterildiği, en son kısmında ise ödeme tarihlerinin ve taksit tutarlarının çizelge halinde verildiği, KDV'siz toptan satış bedelinin 410.200.000,00 TL , KDV'li toplam satış bedelinin 484.036.000,00 TL olduğu, toplam peşinatın 24.000.000,00 TL olarak gösterildiği, toplam taksit miktarının ise 460.036.000,00 TL olarak yer aldığı, söz konusu noterde düzenlenen bu sözleşmenin ..., ... İnşaat ve Help Co Danışmanlık tarafından 29/08/2016 tarihinde imzalandığı tespit edilmiştir.
Dava dilekçesi ekinde sunulan taahhütname başlıklı 29/08/2016 tarihli belgede sadece ... A.Ş'nin imzasının bulunduğu, bu belge incelendiğinde, taahhütnamenin başında tablo halinde ... A.Ş tarafından şeklinde başlık atıldıktan sonra ... bloklarındaki bağımsız bölümlerin m2 miktarları KDV'li KDV'siz bağımsız bölümlerin satış fiyatları dökümü verildikten sonra excell tablosunun altında "bağımsız bölümlerin %18 KDV dahil 484.036.000,00 TL bedelle 24.000.000 TL peşin bakiyesi aşağıdaki tabloda belirtilen vade ve tutarlarında ödenmek üzere 29/08/2016 tarihinde ... Noterliğinde şirketimize satışı vaat ve taahhüt edilmiştir" denildiği, bu paragrafın altında da excell tablosu halinde ödeme tarihleri, taksit tutarlarının excell tablosu halinde yer aldığı, excell tablosundaki taksit miktarları toplandığında 460.036.000 TL yaptığının tespit edildiği, daha sonra da "yukarıda gösterilen taşınmaz satış vaadi bedeli olan 140.000.000 ABD doları + KDV , 1 ABD doları = 2,93 TL olarak hesabı ile 484.036.000,00 TL olarak bulunmuştur. Söz konusu satış vaadi bedeli peşin ödenen 24.000.000 TL'lik kısım hariç olmak üzere , yukarıdaki tabloda belirtilen taksit tutarları ve tarihleri uyarınca ... (.......A.Ş) ödenecektir. Söz konusu taksit tarihlerinde ABD doları Türk Lirası kurusunun 2,93 Türk Lirasından yüksek olması halinde yukarı tablonda belirtilen taksit tutarı ile ödeme tarihindeki dolar kuru üzerinden hesaplanacak tutar arasındaki fark + KDV'yi ilgili taksitin vade tarihinde ... A.Ş'ne ödemeyi kabul beyan ve taahhüt ederiz" denildiği görülmüştür.
Dava dilekçesi ekinde sunulan Vakıfbank'a ait dekontlar incelendiğinde, davalı tarafından davacıya 29/05/2017 tarihinde 15.000.000 TL, yine aynı tarihte 5.000.000 TL , 24/08/2017 tarihinde 15.000.000 TL , 26/09/2017 tarihinde 6.000.000 TL ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde, sözleşmenin asıl muhatabının ... olduğunu, ödemelerin ...'a yapıldığını, davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığını, yapılan bu ödemelerin davacıya borç olarak ödendiğini ,bunların tahsili için de icra takibi başlattıklarını ifade etmiştir.
Davacı taraf 31/05/2016 tarihli adi yazılı şekilde davacı ve davalı arasında düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesini ve sadece davalının imzasını taşıyan adi yazılı şekilde düzenlenmiş 29/08/2016 tarihli taahhütnameye dayalı olarak, aktif husumet ehliyetinin olduğunu iddia ederek kur farkına dayalı alacak talebinde bulunmaktadır.
Davalı tarafın cevap dilekçesinde bildirmiş olduğu .... İcra Müdürlüğüne ait 2019/... Esas nolu takip dosyası alınıp incelendiğinde, takibi başlatan tarafın iş bu dosyanın davacısı olmayıp .......A.Ş olduğu, karşı tarafın ise ... ....A.Ş olduğu ve işlemiş faiz de dahil olmak üzere toplam 58.600.000 TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğu , ... tarafından ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/... Esas nolu dosyası ile itirazın iptali istemiyle dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu neticesinde ... tarafından ... ...A.Ş hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile davalının .... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas nolu takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 58.600.000 TL asıl alacak , 304.639,73 TL işlemiş faiz üzerinden devamına karar verildiği görülmüştür.
Davalı taraf cevap dilekçesinde, davacı tarafın kendisine yapılan ödemeleri davacıya borç olarak ödediklerini iddia ederek, söz konusu paranın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını bildirmiş olup buna ilişkin icra dosyaları alınıp incelendiğinde, ... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas , ... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas nolu icra dosyaları ile davalı tarafından davacı hakkında ilamsız takip başlatıldığı, borçlu tarafın itiraz etmesi üzerine ... tarafından ......A.Ş hakkında ...Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/... Esas ve aynı mahkemenin 2022/... Esas nolu dosyaları ile itirazın iptaline ilişkin dava açıldığı, 2022/... Esas nolu dosyanın 2022/... Esas sayılı dosya ile birleştirildiği ve yapılan yargılama neticesinde ... Asliye Ticaret Mahkemesince 2022/... Esas 2023/... Karar nolu ilam ile dekontlardaki ödemelerin davalı tarafa borç olarak verilen para karşılığı değil davalı ile arasında var olan ticari ilişki nedeniyle cari hesaba mahsuben yapılan ödemeler olduğu belirtilerek asıl ve birleşen davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizin 22/12/2022 tarihli duruşmasında alınan 1 nolu ara kararı ile davacı tarafından sunulan tüm sözleşme ve taahhütnameler özetlenerek ... ...A.Ş'ne müzekkere yazılarak "..........dava dilekçesi ile yukarıda belirtilen tüm sözleşmeler incelenerek davacının dayanmış olduğu 31/05/2016 tarihli taşınmaz satış vadi sözleşmesindeki bloklar ile 29 Ağustos 2016 tarihli sözleşmelerde bahsi geçen blok ve dairelerin aynı olup olmadığı, 29 Ağustos 2016 tarihli sözleşmede satıcı kısmında ... ile ... İnşaat'ın birlikte gösterilmesi nedeniyle sözleşmenin 4.1.maddesi yine hasılat oranı ile ilgili kısımları da değerlendirilerek alıcı ... .. Aş'nin 29/08/2016 tarihli gayrimenkul satış vadi sözleşmesi gereğince ödemesi gereken bedelin tamamını ...... Aş'ye mi ödediği (yada ödeyeceği) , sözleşmedeki hasılat paylaşımı ile ilgili madde nedeniyle sözleşme bedeli ..... AŞ'ye ödeniyor ise hasılat paylaşım oranlarına göre davacı ...'e yapılacak ödemenin ... tarafından mı yapıldığı hususunun 31/05/2016 tarihli sözleşme ile 29/08/2016 tarihli sözleşmeler karşılaştırılarak sorulan hususlarda mahkememize yazılı açıklama yapılmasının ve ayrıca ... .. Aş tarafından bugüne kadar ...'a ne kadar ödeme yapıldığı, ...'un bu ödemeleri hasılat paylaşımına göre ... .. Aş 'ya aktarıp aktarmadığı , aktarmış ise hangi tarihte ne kadar aktarıldığı hususunda yazılı olarak açıklama yapılmasının istenilmesine, ayrıca ... tarafından İstanbul Anadolu ... ATM ye açılan 2020/... esas ve 2020 / ... karar sayılı ilam kapsamındaki dosyada incelenerek sorulan sorular hususunda cevap verilmesi, " istenilmiş ......A.Ş vekili 13/03/2023 tarihli dilekçe ile müzekkeremize cevap vermiş olup söz konusu cevabi yazıda "... ... Projesi kapsamında inşa edilen ... ili, ... ilçesi, ... Ada, 2 parselde kayıtlı bulunan OD Bloktan 204 adet ve OC Bloktan 106 adet olmak üzere toplam 310 adet bağımsız bölüm, ... Noterliği'nin 29.08.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi ile düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davalıya satılmıştır. Müzekkereniz ekinde de gönderilmiş olan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde satılan bağımsız bölüm bilgileri bulunmaktadır. Bunun dışında davacı ile davalı arasında imzalanan protokol ile ilgili olarak müvekkil Şirketin herhangi bir bilgisi bulunmamaktadır. Söz konusu 310 adet bağımsız bölüm 484.036.000,00-TL bedel üzerinden davalı yana satılmış olup davalı tarafından müvekkil Şirkete şimdiye kadar 425.436.000,00-TL ödeme yapılmıştır. Hali hazırda davalı şirket, sözleşme gereğince ödemesi gereken son taksit olan 58.600.000,00-TL'yi ise henüz ifa etmemiştir. ... A.Ş.'nin 2016 yılında Şirketimize ödemiş olduğu 89.000.000,00-TL'den ... İnşaat hissesine düşen 57.396.100,00-TL tahsil edildiği tarihlerden sonra yüklenici hesabına ödenmiştir. Yine ... A.Ş.'nin 2017 yılında ödemiş olduğu 336.436.000,00-TL'den ise ... İnşaat hissesine düşen 216.967.576,40-TL üzerinden, Şirketimizce 2016 yılında yapılmış olan kampanya nedeni ile oluşan 145.438.028,00-TL borç mahsup edilerek kalan 109.320.688,40-TL de davacının hesabına ödenmiştir. ... İnşaat'a ödenen 109.320.388,40,00-TL'nin 37.791.14,00- TL'si davalının henüz ifa etmediği son taksit tutarı olan 58.000.000,00-TL'nin yüklenici hissesine düşen kısmı olup netice itibari ile ... İnşaat'ın 29.08.2016 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi nedeni ile müvekkil Şirketten herhangi bir hak ve alacağı kalmamıştır." denildiği tespit edilmiştir.
... A.Ş vekili 09/05/2022 tarihli dilekçesi ile davalı ... A.Ş tarafından müvekkili ...'a yapılan ödemelere ilişkin dekontları sunmuştur. Dekontta yapılan ödeme miktarları toplandığında 405.436.000 TL yaptığı ve söz konusu ödemelerin davalı tarafından ...'a yapıldığı, dava dilekçesinde, davalı tarafından ...'a yapıldığı bildirilen 09/09/2016 tarihli 20.000.000 TL'lik ödemeye ilişkin dekontun müzekkere ekinde olmadığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce alınan ara kararı ile "Dosyanın mahkememizce resen belirlenecek bir mali müşavir , bir eser hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı, birde borçlar hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanına dosyanın tevdi edilerek tüm dosya kapsamı ayrıca tarafların 2016-2022 yıllarına ait ticari defter ve belgeleri yerinde HMK 218 maddesi kapasmında yerinde incelenerek uyuşmazlık noktaları, 22/12/2022 duruşmada alınan 1 nolu ara karar ve davacı vekilinin 05/01/2022 , davalı vekilinin 05/01/2022 tarihli açıklama dilekçeleri , ... tarafından verilen yazı cevapları incelenerek mahkememizce belirlenen uyuşmazlık noktaları konusunda belirlenen hususlarda gerekçeli ve denetime el verişli rapor tanzim edilmesi" istenilmiştir.
Bilirkişi heyeti 13/09/2023 tarihli raporlarında "Davacı/... Şirketi ile davalı/... Şirketi (eski: ... Şirketi) arasında akdedilmiş olan davadışı/... Şirketi’nin tarafı durumunda olmadığı, 31.05.2016 tarihli Taşınmaz Satım Vaadi Sözleşmesinde Satım Bedeli tutarı 140.000.000 USD + KDV olarak kararlaştırılmıştır. Davalı/... Şirketi (eski: ... Şirketi) ile Davacı/... Şirketi ve davadışı/... (... ) arasında, 29.08.2016 tarihli Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi, noterde düzenlenmek suretiyle akdedilmiştir. İşbu sözleşmede satım bedelinin, 140.000.000 USD + KDV’nin TL karşılığı olan, KDV dahil 484.036.000 TL olarak kararlaştırılmış olduğu anlaşılmaktadır. 29.08.2016 tarihli Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi ile aynı tarihte, Davalı/... Şirketi (eski unvanı: ... Şirketi) ile davacı/... Şirketi arasında ayrıca, 29.08.2016 tarihli Taahhütname akdedilmiştir. Bu Taahhütname’nin sadece bu 2 şirket arasında akdedilmiş olan bir “Taahhütname” olduğu, davacı/... Şirketi’nin bu Taahhütname’nin tarafı durumunda olmadığı anlaşılmaktadır. İşbu Taahhütnamede; “Söz konusu taksit tarihlerinde ABD Doları Türk Lirası kurunun 2,93 Türk Lirası’ndan yüksek olması halinde, yukarıdaki tabloda belirtilen taksit tutarı ile ödeme tarihindeki dolar kuru üzerinden hesaplanacak tutar arasındaki fark + KDV’yi, ilgili taksidin vade tarihinde, ... A.Ş’ye (davacı/... Şirketi) ödemeyi kabul ve taahhüt ederiz” hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda açıklanan Sözleşmelerde ve Taahhütnamede, taşınmazların bedeli USD üzerinden kararlaştırılmış olduğundan; davacı/... Şirketi’nin yukarıda belirtilen Taahhütnameden kaynaklanan Kur Farkı alacağı olan KDV HARİÇ 9.996.136,19 USD tutarın tahsilini davalı/... Şirketi’nden, talep edebileceği kanaatine varılmakta olup, takdiri tamamen mahkemeye aittir. Ayrıca, dava konusu alacak için davacı dava dilekçesinde, son taksit tarihi olan 31.10.2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Amerikan Doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanmasını talep etmiştir. Bu kapsamda sözleşmelerde 31.10.2019 son taksit tarihi olup vade tarihi de sözleşmede açıkça belirlenmiş olduğundan Davalının bu tarihte temerrüde düşmüş olduğu kabul edilebilecektir (TBK.md.117/f.2). Buna göre, Davacı ... İnşaat’ın 9.996.136,19 USD’nin 31.10.2019 tarihinden itibaren fiili tahsil tarihine kadar 3095.sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca mevduata uygulanan en yüksek faizi talep etmek hakkının bulunduğu kanaatine varılmış olup, " şeklinde görüş bildirmişlerdir.
Her iki taraf vekilince bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunulmuştur.
Davacı vekili 07/12/2023 tarihli duruşmada ıslah dilekçesi vereceğini belirterek süre istemiş ve davacı tarafça 13/12/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değeri 9.978.881,2 USD'ye çıkartılarak eksik harcı yatırmıştır. Davalı vekili ıslah dilekçesine karşı yazılı olarak beyanda bulunmuştur.
Dosya içerisinde mevcut ... Noterliğinin 29 Ağustos 2016 tarih ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde noterde düzenlenen gayrimenkul satış vadi sözleşmesi ve ekindeki ödeme planı incelendiğinden , ...'un arsa sahibi olduğu, ... İnşaat'ın yüklenici konumunda olduğunu, davalı şirketin ise yapımı tamamlanan bağımsız bölümleri satın alan konumunda bulunduğu, davacı- yüklenici ... İnşaat tarafından ...'a ait arsa üzerinde yapılan inşaat neticesinde tamamlanan blok ve bağımsız bölümlerin davalıya satışı ile ilgili olduğu, satış bedelinin TL cinsinden olup alınan peşinat ve ödenecek taksitlerin ayrıntılı olarak düzenlendiği, ayrıca söz konusu sözleşmede söz konusu satış bedelinin %35,5'inin ...'a , %64,5'inin de ... İnşaat'a ait olacağının kararlaştırıldığı, bu hükme göre de yükleniciye bağımsız bölüm mülkiyeti verilmeyerek, satıştan %64,5 oranında para verilmesinin kararlaştırıldığı, söz konusu sözleşmede satış bedelinin TL üzerinden olduğunun açıkça vurgulandığı görülmüştür. Davacı taraf, ... Noterliğinin 29 Ağustos 2016 tarihli sözleşmesinden önce daha önceki bir tarih olan 31/05/2016 tarihinde bu defa sadece yüklenici- davacı ... inşaat ile davalı arasında adi yazılı şekilde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yaptıklarını, buna göre OC ve OD bloklarındaki bağımsız bölümlerin 140.000.000 USD + KDV'ye satışı konusunda anlaşıldığı belirtilerek USD cinsinden yapılacak taksit tutarlarının gösterildiği görülmüştür. ... Noterliğinin 29 Ağustos 2016 tarih ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vadi sözleşmesinin yapıldığı aynı gün , 29/08/2016 tarihini taşıyan ve taahhütname başlıklı adi yazılı belge incelendiğinde, bu defa sadece davalının ünvanı ve imzasının bulunduğu, burada ise "....bağımsız bölümlerin %18 KDV dahil 484.036,00 TL bedelle , 24.000.000 TL peşin, bakiyesi aşağıdaki tabloda belirtilen vade ve tutarlarda ödenmek üzere 29/08/2016 tarihinde ... 32. Noterliğinde şirketimize satışı vaad ve taahhüt edilmiştir" denildiği ve akabinde excell tablosu halinde TL cinsinden taksit ödemesine ilişkin kısmın yer aldığı, daha sonra da aynı taahhütnamede "yukarıda gösterilen taşınmaz satış vaadi bedeli olan 140.000.000 ABD Doları + KDV , 1 ABD doları = 2,93 TL olarak hesabı ile 484.036.000 TL olarak bulunmuştur, söz konusu satış vadi bedeli peşin ödenen 24.000.000 TL'lik kısmı hariç olmak üzere yukarıdaki tabloda belirtilen taksit tutarları ve tarihleri uyarınca ...'a ödenecektir. Söz konusu taksit tarihlerinde ABD doları TL kurunun 2,93 TL'den yüksek olması halinde, yukarıdaki tabloda belirtilen taksit tutarı ile ödeme tarihindeki dolar kuru üzerinden hesaplanacak tutar arasındaki fark + KDV'yi ilgili taksidin vade tarihinde ... AŞ'ne ödemeyi kabul beyan ve taahhüt ederiz " şeklinde denildiği görülmüştür. 29/08/2016 tarihli sadece davalının imzasını taşıyan taahhütnamede davalı taraf, ... Noterliğinde yapılan düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine atıf yaparak TL bedellerinin ...'a ödeneceğini belirttikten sonra akabinde de kur farkından kaynaklanan kısmı ise bu defa ...'a değil davacı ... İnşaat'a ödeyeceğini beyan etmektedir.
Yargılamanın devamı sırasında ...'a yazı yazılarak davacının dayanmış olduğu 31/05/2016 tarihli sözleşme ile sadece davalının imzasını taşıyan 29/08/2016 tarihli taahhütnameden bahsedilerek yazılan yazı cevabı incelendiğinde, ...'un davacı ile davalı arasında adi yazılı şekilde düzenlenen 31/05/2016 tarihli taşınmaz satış vaadi ile 29/08/2016 tarihli taahhütnameden haberlerinin olmadığı, noterde düzenlenen gayrimenkul satış vadi sözleşmesi gereğince tahsilatların çoğunun davalıdan yapıldığı ve sözleşme gereğince davacıya payının ödendiği, ödenmeyen kısımla ilgili olarak davalı hakkında icra takiplerin olduğu bildirilmiştir. Davacının talebi davacı ile davalı arasında imzalanan adi yazılı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ve davalının imzasını taşıyan 29/08/2016 tarihli taahhütname başlıklı belgeye dayalı olarak kur farkı istemine ilişkindir. Davacı taraf bu sözleşme ve taahhütnameye dayandığından aktif husumet ehliyeti vardır. Ancak davacı taraf kur farkı istemini USD cinsinden talep etmiştir. Davacının aktif husumeti olmakla birlikte, iş bu davada davacının talebinin haklı olup olmadığı, adi yazılı şekilde düzenlenen 31/05/2016 tarihli satış vaadi sözleşmesi ve taahhütname başlıklı belge kapsamında talepte bulunup bulunamayacağı, talebinde haklı ise ne kadar talepte bulunacağı gibi davanın esasıyla ilgili hususlara geçilmeden ve irdelenmeden önce , kur farkı alacağının yabancı para cinsinden talep edilip edilmeyeceği hususunun öncelikle irdelenmesi gerekmektedir. Davacının dayanmış olduğu taahhütname başlıklı belgede dahi kur farkının TL cinsinden ödeneceği açıkça yazılıdır.
Ödeme- ülke parası başlıklı Borçlar Kanunun 99. Maddesinde " Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." denilmektedir.
Yargıtay 11.HD'nin 2020/6941 Esas 2022/4076 Karar nolu ilamında ve Yargıtay 19. HD'nin 2018/2135 Esas 2019/4709 Karar nolu ilamında ".......davacının alacağının kur farkından kaynaklandığı, kur farkı alacağının TL olarak talep edilebileceği, Türk Kanunlarına göre döviz alacağının TL olarak istenmesi mümkün ise de, TL alacağının dövize çevrilerek istenmesinin mümkün olmadığı, davacının kur farkından kaynaklanan alacağının TL cinsinden istenmesi gerektiği..... " denildiği, yine ... BAM ... . HD'nin 2020/... Esas 2023/... Karar nolu ilamında da kur farkı alacağının ancak TL cinsinden istenebileceğinin vurgulandığı görülmektedir.
Takip talebi ve muhtevası başlıklı İİK'nın 58/3. Maddesinde "Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi;" denilmektedir. Yargıtay 11. HD'nın 2023/379 Esas 2023/1206 Karar nolu, aynı dairesinin 2022/1883 Esas 2023/5748 Karar nolu ilamı, Ankara BAM 3. Hukuk Dairesinin 2020/1755 Esas 2022/431 Karar nolu ve İstanbul BAM 12 HD'nin 2022/648 Esas 2022/686 Karar nolu ilamlarında, itirazın iptali dosyalarında İİK 58/3 Maddesine aykırı şeklide takip başlatılması halinde , açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini vurgulandığı ve dolayısıyla maktu vekalet ücretine hükmedilmesi sonucuna varıldığı yine Yargıtay İçtihadı birleştirme Büyük Genel Kurul Kararı olan 2019/5 Esas 2022/1 Karar nolu 18/02/2022 tarihli kararda muaccel olmayan alacaklarla ilgili açılan alacak davalarında , davanın reddine karar verilmesi halinde bazı mahkemelerce esastan reddine karar verilerek nisbi vekalet ücretine hükmedildiği , bazı mahkemelerce ise usulden reddine karar verilerek maktu vekalet ücretine hükmedildiği, Yargıtay daireleri arasında da bu yönde görüş farklılığı olduğu belirtilerek içtihat birliğine gidildiği, muaccel olmayan alacaklarla ilgili açılan davalarda hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi sonucuna varıldığı görülmektedir. Dava şartları HMK 114. Maddesine düzenlenmekte olup 114/2 de "diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır" denildiğinden Borçlar Kanununun 99. Maddesine aykırı şekilde TL cinsinden talep edilmesi gereken kur farkı alacağının USD cinsinden talep edilmesi halinde de HMK 114/2 maddesi esas alınarak davanın usulden reddedilmesi ve maktu vekalet ücretine hükmedilesi gerektiği sonucuna varılarak, davacının davasının kur farkı alacağı olduğu, bu nedenle TL cinsinden talep etmesi gerektiği oysa davacının USD cinsinden istemiş olduğu hususu dikkate alınarak davanın esasına girilmeksizin öncelikle usulden aşağıdaki şekilde reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacının davasının usulden reddine,
2-Davalı kendini vekili ile temsil ettirdiğinden 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinden bırakılmasına,
4-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen yazı işleri müdürünce ilgilisine iadesine,
5-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL zorunlu arabuluculu ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Bu dava sebebiyle 427,60 TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan (davada 252.965,60 TL + ıslah ile 4.457.977,39 TL olmak üzere toplam=) 4.710.942,99 TL'den mahsubu ile fazla alınan 4.710.515,39 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/04/2024

Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

¸