T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/821 Esas
KARAR NO : 2024/113
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 29/12/2021
KARAR TARİHİ : 15/02/2024
DAVA: Davacı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde, Müvekkili ...'ın, dava dışı ...Anonim Şirketi'nin yüzde 25 pay sahibi ve ortağı olduğunu,(beheri 200 TL olan 500 adet paya karşılık). davalılardan ...'ın belirtilen şirketin yüzde 35 pay sahibi ve ortağı olduğunu, (beheri 200 TL olan 700 adet pay), davalılardan ... ve ...'ın ise anılan şirketin yüzde 20'şer pay sahibi ve ortağı olduğunu (beheri 200 TL olan ayrı ayrı 400'er adet pay), dava dışı şirketin 21/05/2019 tarihinde tescil edildiğini, Çorum İli Merkez İlçesinde kurulduğunu ve ...Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından , ticaret sicil gazetesinde 27/05/2019 tarihinde ilan edilmiş bir şirket olduğunu, belirtilen şirketin kurulduğu tarihte tek ortaklı olduğunu, şirketin sahibi ve yetkilisinin ... olduğunu, dava dışı şirketteki , şirketin kurucusuna ait payların, davacı, davalı ve dava dışı ...'ın 12/02/2021 tarihinde imzalıdıkları "yen ...Şirketi'ne Ait Hisse Devrine Ve Yeni Hissedarlık Yapısına İlişkin Olarak İmzalanan Sözleşme" kapsamında anlaşıldığı üzere sonuçta yukarıdaki şekilde olacak halde pay devri gerçekleştirildiğini, bu pay devrinin 19/02/2021 tarihli 10721 sayılı ticaret sicil gazetesinin 6.sayfasında ilan edildiğini, 12/02/2021 tarihli sözleşmede, tüm hususlar hakkında ayrıntılı düzenlemelerin mevcut olduğunu, bu sözleşmede şirketin kurucusu satıcı sıfatıyla, işbu davanın taraflarının ise alıcı taraf olarak sözleşmeyi imza altına aldığını, pay devri yapılan şirketin faaliyet konusunun ticareti sicil gazetesinde de belirtildiği üzere enerji sektörü olduğunu, sözleşme akdedildikten sonra, tarafların üzerine düşen yükümlülüklerin davalılar tarafından yerine getirilmediğini, bu yükümlülüklerden biri sözleşmenin 3.maddesine göre hisse devir işlemleri yapıldıktan sonra 4.maddeye göre şirket adına açılmış hesaba yatırılacak 1.550.000 € (euro) yatırım bedelinin davalı ... tarafından yatırılması olduğunu, ancak davalı bu yükümlülüğü yerine getirmediğini, yine davalılar tarafından Bakırköy ... Noterliği'nin 22/04/2021 tarih, ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile satıcı ...'a hisselerin 2 ayrı kişiye satıldığı iddia ve beyan edilerek, yine şirketin borçlu bulunduğu konusunda ifadelerde bulunarak, sözleşmenin gereğinin yerine getirilmeyeceğinin, faaliyetlere başlanmayacağının ihtar edildiğini, bu ihtar hususunda davalıların, müvekkiline hiçbir yazılı beyanda bulunmadığını, rıza ve onayını almadığını, hissedar olarak oyunu ve düşüncesini öğrenmediğini, pay devri ile davacı müvekkili hissedar olmasına ve kendisi üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalılar, yatırımı müteahhit firma ile yaşadığı anlaşmazlık yüzünden durduğunu, durdurduğu için de davacı tarafa sözleşmeden dolayı doğacak olan yükümlülüklerinden kurtulmak için; dava dışı şirketin bir senet nedeniyle borçlu bulunduğunu bahane ederek yatırımı durdurduğunu, dava dışı ...ın, belirtilen senetteki imzanın şahsına ait olmadığını, şirketin borcu bulunmadığını beyan ettiğini, kaldı ki bu hususta, akdedilen sözleşmede her türlü kayıt hakkında tarafların bilgilendirildiğini ve yazılı olarak da tüm hususların belirtildiğini, bu sözleşmede tüm tarafların ve dava dışı ...'ın imzası bulunduğunu, davacı müvekkilinin, yukarıda değinilen, dava dışı ...ile davalıların arasındaki ihtar süreçlerinden , dava dışı ...'ın eşi olması nedeniyle haberdar olduğunu ve davalıların yatırımı durdurmasına da anlam veremediğini, dava dışı ... belirtilen ihtara Çorum ... Noterliği'nin 28/04/2021 tarihli , ... yevmiye numaralı ihtarı ile cevap verdiğini ancak davalılar yatırımı yine de devam ettirmediğini, davacı müvekkili, yatırımın devam etmesinin davalılara fayda sağlayacağını defalarca ifade ettiğini ancak davalıların buna yanaşmadığını, esasen bu yatırıma davalıların ortak olmasını davacı müvekkilinin istediğini ancak davalılar, ticari hayatın getirdiği basiretli tacir vasfına uygun davranmayarak tabiri caizse "küstümcülük" oynadıklarını, davalıların değindikleri icra dosyası ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası olduğunu, bu konu ile ilgili davacı müvekkili ve dava dışı şirket tarafından ... İcra Hukuk Mahkemesinde imzaya itiraz ve takibin iptali konulu dava açıldığını ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, takibin iptal edildiğini (... Esas) ancak yargılamanın halen derdest olduğunu çünkü kararın kesinleşmediğini, istinaf kararı nedeniyle dosya imza incelemesi aşamasında olduğunu, İmza incelemesi neticesinde imzaların dava dışı ...'a ait olmadığının tespiti halinde istinaf kararına göre tekrar takibin iptali kararı verileceğini, davalılar bu aşamada, dava dışı şirketin yönetim kurulu başkanının davalılardan ... olması nedeniyle, şirketin merkezini davacı müvekkiline sormadan, danışmadan İstanbul iline taşıdıklarını, diğer kişiler yönetim kurulu üyesi olup akraba olduklarını, müvekkilinin, davalıların kendi aralarındaki akrabalık bağları nedeniyle dışlandığını ve sorumsuzca hareket etmeleri nedeniyle zarara uğradığını, müvekkili ile karşı taraf arasında akdedilen 12/02/2021 tarihli sözleşmenin karşı taraflar tarafından feshi ve sözleşme konusu işin durdurulması nedeniyle uğranılan tüm maddi ve manevi zararların, mahrum kalınan kar ve gelirlerin tazmini için işbu davanın açıldığını, müvekkili tarafından, davalılara Çorum ... Noterliği'nin 29/11/2021 tarihli, ... yevmiye sayılı ihtarı ile, şirketin yönetim kurulunda söz sahibi olmasına karşın, şirketin taşınması, işin durdurulması, şirketin faaliyetlerine başlanmasının engellenmesi, nedeniyle uğranılan zararların tazmini, mahrum kaldığı kar ve gelirlerin tazmini için dava açılacağının, şirket ile ilgili sorumluluğunu doğuracak, şirketi borç altına sokacak tüm işlemlere itiraz edildiğini ve edileceğini ve diğer konularda ihtarda bulunulduğunu, belirtilen ihtarın davalılara ayrı ayrı tebliğ edildiğini, dava açılmadan önce ticari arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak müzakereler sonucunda anlaşma sağlanamadığını, davalılar tarafından, hem ...'a, hem de ...'a haricen ayrı ayrı euro cinsinden rakamlar teklif edildiğini ancak bu hususta taraflar arasında anlaşmaya da varılamadığını, müvekkilinin belirtilen sözleşme kapsamında şirket pay sahibi olarak her türlü yükümlülüğü yerine getirdiğini ve şirketin yatırım konusu hakkında maddi olarak birçok ödemeler gerçekleştirdiğini, bu ödemelere ilişkin makbuz ve dekontların bulunduğunu, buna rağmen müvekkilinin, yatırımın davalılar tarafından engellenmesi nedeniyle açıkça zarara uğradığını, bu zarar şirket kayıtlarının araştırılması, dekont ve makbuzların celbi, dilekçede belirtilen delillerin toplanması neticesinde hissedarlık yapısı dikkate alınarak bilirkişi marifetiyle hesaplanabilecek bir zarar olduğunu, bu nedenle maddi zararların miktarının belirsiz olduğunu, yargılamayı gerektirdiğini, müvekkilinin yatırım yaptığı, ortak olduğu şirketin faaliyet konusu günümüzde çok ön planda olduğunu, enerji sektörü canlı ve devamlığı olan bir sektör olduğunu, belirtilen yatırımlar devlet garantisi kapsamında olduğunu, nitekim üretilen enerji ulusal şebekeye belirli bir tutardan satıldığını, dava dışı şirketin biyogaz tesisi olduğunu, dava dışı şirketin EPDK lisansı dahi alındığını, şirket faaliyet konusu hakkında yer tahsisi gerçekleştirildiğini hatta şirket faaliyet konuları hakkında enerji santral kurulumu için gerekli sistemin yurt dışından sipariş edilerek, bedelleri ödendiğini ve Türkiye'ye getirtildiğini, şirket faaliyet konusu hakkında fizibilite raporları düzenlendiğini, buna göre de çeşitli hesaplamalar yapıldığını, ancak belirtilen raporlardaki hesaplamalar euro ve dolar kuru üzerinden olduğunu, kur değişkenliği ve devlet garantisi bedellerinin yıldan yıla değişkenlik göstermesi nedeniyle müvekkilinin mahrum kaldığı kar ve gelirlerin yine yapılacak araştırmalar, toplanacak deliller doğrultusunda bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerektiğini, bu nedenle bu alacak talebi yönünden de alacak miktarının belirsiz olduğunu, yargılamayı gerektirdiğini, müvekkilinin, kendisinin doktorluk mesleği ile iştigal etmesi ancak geleceğini de garanti altına almak adına ticari hayata da dahil olmak istemesi üzerine girdiği bu zorlu ve mali yükümlülükleri bir hayli fazla olan süreçte, davalıların haksız eylemleri, basiretsiz tutumları, sözleşmeye aykırı fiilleri nedeniyle zarar gördüğünü, bu zararlar ki, davacının, dava dışı eşi ... ile birlikteliğinin dahi sorunlarla karşılaşmasına ve hatta boşanma sürecine kadar gitmesine neden olduğunu, tüm bu süreçler nedeniyle davalıların kusurlu olduğunu, davacının uğradığı manevi zararları da karşılamaları gerektiğini belirterek 1 TL manevi tazminat talebinin kabulü ile, manevi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, şimdilik 25.000,00 TL maddi zararın (tazminatın) (belirsiz alacak) belirli hale geldiğinde harcı tamamlanacak olan alacağın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, Şimdilik 25.000,00 TL mahrum kalınan karın/gelirin (belirsiz alacak) belirli hale geldiğinde harcı tamamlanacak olan alacağın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davalılar ...A.Ş.'nin %75 hakim hissesini dava dışı eşi ...'dan şirkete 1.550.000,00.Euro yatırım yapma karşılığında (şirkete sermaye koyma borcu) 12.02.2021 tarihinde satın ve anlaşma gereği ...'a ait %25'lik hisseyi eşi ...'a ait olacak şekilde sözleşme imzalandığını, müvekkili davalıların; sözleşmede planladıkları gibi yatırımlara başladığını; şirkete 907.850,00-TL ve 600.000,00-Euro sermaye girişi sağladıklarını, bu sermayenin 804.507,00-TL ve 100.000,00.Euro'luk kısmı kullanılarak ilk etap yatırımların yapılmasını sağladıklarını ve işleri devam ettirmekte iken; ani bir telefon ile şirket aleyhine senet ile icra takibi başlatıldığını ve şirket hisselerinin bir başkasına (...'a) satıldığını haricen öğrendiklerini, davalılardan ...'ın şirket hesabına göndermiş olduğu paralar ile şirket hesabından 3. Kişilere gönderilen paralara ilişkin dekontları sunduklarını, davacı ile davalının tarafı olduğu satım sözleşmesinde şirketin hiçbir borcunun, teminatının veya taahhüdünün bulunmadığının açıkça yazılı olmasına karşın; ... isimli 3. bir şahsın şirketi 14.09.2020 tarihinde sözleşme ile satın aldığını, hatta şirkete koyduğu para karşılığında şirketin, davalının ve dava dışı eşi ...'ın borçlusu olduğu 622.000,00.Euro senet ile şirketin hem daha önceden satıldığını hem de borçlandırıldığı bilgisine ulaşılınca davalıların tüm yatırımları durdurarak, dolandırıldıkları şüphesi ile davacı ve eşine ihtarnameler keşide ederek durumu bildirdiğini, davacıyı ve eşini temerrüde düşürdüğünü ve talepleri yerine getirilmediği takdirde sözleşmeden döneceklerini ihtar ettiklerini, 14.09.2021 tarihli şirket devir sözleşmesi 14.09.2021 tarihli teminat senedini ekte sunduklarını, senet ve protokol aslılları ... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasında mevcut olduğunu, Bakırköy ...Noterliği 22.04.2021 günlü...yevmiye nolu ihtarlarında, Bakırköy ... Noterliği 05.05.2021 günlü ... yevmiye nolu ihtarları ve Bakırköy ...Noterliği 05.05.2021 günlü ...yevmiye nolu ihtarları ile davalı'nın temerrüde düşürüldüğünü, haricen taraflarına ulaşıp, senedin ödenmesini talep eden 3. şahıs ... şirkete 29.09.2020 günü 210.000,00.Euro para gönderdiğine dair dekontu taraflarına ilettiğini, davacı'nın hem ...'tan 210.000,00.Euro alıp şirketi 5 ay önce ona satması hem de zarara uğradığı iddiasıyla tarafımızdan tazminat talep etmesinin en hafif tabirle abesle iştigal olduğunu, davacılar, satın aldıkları şirketin sonradan ortaya çıkan 622.000,00.Euroluk bir senetle borçlandırıldığını öğrendikleri anda dolandırıldıkları şüphesine kapıldığını ve sözleşmeden döndüğünü, nitekim; davacının eşinin sahibi olduğu ... Mühendislik İnşaat Lojistik Ltd. Şti. de şirkete karşı ilamsız takip başlatarak alacak iddiasında bulunduğunu, bu takiplerden birinin Davacı'nın eşi ...'ın şirketin eski çalışanı olduğu dönemde fiili olarak şirketi yönetmesi sebebiyle kesinleştiğini, bir diğer kesinleşen takibe karşı ise Çorum ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) ...E. Sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, davacı yan; hem şirketin borcu olmadığını öne sürmekte hem de eşinin şirketin kendisine borcu olduğunu öne sürerek icra takibi yaptığını, davacı ve eşi birlikte hareket ederek; ama aralarında problem varmış gibi davranarak hem Davalıları hem Mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, ayrıca şirketin devir tarihinden önceki döneme ilişkin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Milli Emlak Müdürlüğü'ne borcu bulunduğunu, şirketin 14.09.2020 günü;...'a satıldığına dair sözleşmenin de öğrenilmesi nedeniyle taraflar arasında bir güven ilişkisinin kalmasının artık beklenemeyeceğini, davacı ve eşi şirketi hem 5 ay evvel bir başkasına sattığını, senetle şirketi borçlandırdığını ve bunu davalılardan sakladığını, hem de sözleşme edimlerini yerine getirmediğinden bahisle davalılara karşı dava ikame ettiğini, davacı'nın kötüniyetli davrandığı bu kadar açıkken, tazminat talep etmesinin abesle iştigal olduğunu, kaldı ki; Davacı'nın Çorum ...Noterliği 28.04.2021 günlü, ...yevmiye nolu kendi beyanına göre resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği şüphesinın de taraflarında hasıl olduğunu; ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...E. Nolu dosyasında ve şikayetçisi olduğukları ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma dosyasında (soruşturma numarası belirlenince Mahkemeniz'e bildirilecektir) yapılacak imza incelemesi ile Davacı'nın bu suçu işleyip işlemediğinin sabit olacağını, şirket defterlerinde yer almayan ve sonradan ortaya çıkan eski döneme ait borçlar nedeniyle davalıların yatırımını durdurduğunu ve davacı ve eşinin kendilerini hukuka aykırı yollar ile zarara uğratmalarına izin vermediklerini, davacı; şirketin %25 hissedarı olarak, şirketten kaynaklı bir alacağının doğrudan kendisine ödenmesini işbu dava ile talep edemeyeceğini, davacı ancak; davalıların kusuru nedeniyle şirketin bir zararı var ise bu bedelin şirkete ödenmesini talep edebileceğini, davacı'nın işbu talebini dava etmezden evvel, şirketi genel kurula davet etmesi ve genel kurulda talebinin reddedilmesinin gerekli olduğunu, bu halde; genel kurul yapılmadan işbu davanın ikame edilmesinin dava şartı eksikliği olduğunu, bu halde 2 ayrı usuli nedenle davanın reddi gerektiğini, öncelik ile; talep yönünden dava noksan olduğunu, davacı TTK 128 maddesine aykırı olarak, müvekkili davalıların şirkete sermaye koyma borcunu kendi zararı olarak yorumlayamayacağını, bu neden ile davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddi gerektiğini, İkinci usuli nedenin; davalının herhangi bir genel kurulda taleplerini gündeme getirmeden doğrudan dava yoluna gitmesi olduğunu, yönetim kurulu üyesinin sorumluluğuna gidilebilmesi için bir genel kurul tutanağı ve aleyhte kalan üyenin tutanakla ret oyu vermesi gerektiğini, davacı yan; şirketi genel kurula davet bile etmediğini, bu halde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, yukarıda arz ve izah edildiği üzere; taraflar arasındaki ilişkide Davacı'nın hiçbir zararı olmadığını aksine ...'tan aldıkları 210.000,00.Euro'yu davacı ve eşi şirket hesaplarından usulsüz olarak kendi uhdelerine aktardığını, sebepsiz zenginleştiğini, davacı'nın ileri sürdüğü "maddi zarar"ın somut olmadığını, şirketin ileride kar elde edip etmemesinin belirsiz olduğunu, ticaretle uğraşan bir kimsenin "kesin" kazanç elde edeceği savının hatalı olduğunu, davacının hiçbir zararı olmaması yönünden de davanın reddi gerektiğini, davacı ve eşinin şirketi 5 ay önce başkasına satıp üstelik buna ilişkin hem 210.000,00.Euro alıp hem de 622.000,00.Euro senet vererek müvekkili davalıları aldattıkları bu kadar açıkken, işbu dava ile tarafımızdan tazminat istemesinin hukuka aykırı olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte davaya karşı zaman aşımı defini ileri sürdüklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, davalıların 12/02/2021 tarihli sözleşmeden dönmelerinin haksız olduğu iddiasıyla açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
DELİLLER: 12/02/2021 tarihli ...A.Ş'ne ait hisse devrine ve yeni hissedarlık yapısına ilişkin sözleşme, ... İcra Hukuk Mahkemesine ait ... Esas sayılı dosya, ...İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası, 14/09/2020 tarihli ...ile yapılan şirket devir sözleşmesi, davalılar tarafından sözleşmeden dönüldüğüne ilişkin ihtarname, ... tarafından ...A.Ş'ye yapılan ödeme, dava dışı ...A.Ş'ne ait sicil dosyası,
Davacı vekili HMK 31. Maddesi kapsamında dosyaya sunmuş olduğu açıklama dilekçesinde , müvekkilinin...A.Ş 'nin ortağı olduğunu, bütün birikimini şirkete yatırdığını, davalıların kusurlu davranışları ile şirketin faaliyetinin durduğunu, bu nedenle müvekkilinin malvarlığında doğrudan zarar oluştuğunu bu kapsamda oluşan zararın kendisine verilmesini ayrıca mahrum kalının kar/gelirden dolayı da müvekkilinin dolaylı zarara uğradığını bu zararın da dava dışı ...A.Ş ne verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Uyuşmazlık noktaları: Davalıların 12/02/2021 tarihli sözleşmeden dönmelerinin haklı nedene dayalı olup olmadığı, haklı nedene dayalı değilse davacının doğrudan zarar kapsamında maddi zarar, dolaylı zarar kapsamında mahrum kalının kar/ gelir ve manevi tazminat isteminde haklı olup olmadığı, bu tazminatların davacıya mı yoksa şirkete mi ödenmesi gerektiği, tazminat isteminde haklı ise tazminat miktarlarının tespiti noktalarında toplanmaktadır.
12/02/2021 tarihli...A.Ş'ne ait hisse devrine ve yeni hissedarlık yapısına ilişkin sözleşme alınıp incelendiğinde, satıcı ... ile alıcılar ... ..., ..., ... arasında imzalandığı, satıcının ... A.Ş'deki 2000 adet hissesini sözleşmedeki hüküm ve koşullara tabi olmak üzere alıcılara devretmeyi , alıcıların da hisseleri devir almayı kabul ve beyan ettikleri, sözleşmenin 1. Maddesinde tanımlara yer verildiği, "kapanış tarihi " ibaresinin sözleşmenin 4.maddesinde belirtilen tarih anlamına geldiği, "yatırım bedeli" ibaresinin alıcılardan ... tarafından iş bu sözleşmenin 3.maddesinde belirtilen hisse devir işlemleri ve kapanışın gerçekleşmesinin akabinde şirket adına açılmış hesaba yatırılacak 1.550.000 Euro bedeli ifade ettiği, sözleşmenin 3. Maddesinde hisselerin devri sonucunda yeni ortaklık yapısının düzenlendiği, buna göre ...'ın %35 , ...'ın %20, ...'ın %20 , davacı ...'ın %25 oranında paya sahip olacağı, pay devirlerinin yapılmasının akabinde genel kurul kararı ile tek yönetim kurulu üyesi olarak ...'ın seçileceği ve tescil edileceğinin maddede yer aldığı, sözleşmenin 4. Maddesinde hisselerin, satıcıya herhangi bir bedel , ücret veya masraf ödenmeksizin bedelsiz olarak alıcılara devredileceği, kapanışın tamamlanması akabinde alıcılardan ...'ın yatırım bedelini şirket adına açılmış/ açılacak hesaba yatıracağı, yatırım bedelinin inşaat, montaj, yapım, test, devriye alma işleri dahil ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydı ile tesisin inşası ve işletmeye alınması projesi kapsamındaki tüm gerekli iş ve işlemler için kullanılacağı, sözleşmenin 5. Maddesinde satıcının beyan ve taahhütlerinin sıralandığı, buna göre satıcının şahsının taraf olduğu sözleşmeler, kendisi aleyhine başlatılmış icra takipleri, davalı , kendisine uygulanmış adli veya idari cezalar, vergi tahakkukları veya cezaları, aile hukukundan kaynaklı olarak üstlenmiş yükümlülükler ve sorumluluklar nedeniyle hisseleri devretmesini engel bir hal bulunmadığı ve satıcının eşi ...'ın bu sözleşmeye onay verdiği, sözleşmenin imzalandığı tarih itibariyle bu sözleşmenin geçerliliğini ve hisselerin devrini etkileyebilecek şirket ve/veya satıcı aleyhine yürütülmüş yasal işlem bulunmadığı, şirketin mali durumunun alıcılarla paylaşıldığı, muhasebe kayıtlarının gerçek olduğu, şirketin ticari defterlerine itibar etmemiş veya kaydedilmemiş herhangi bir borcu, alacağı , taahhüdü ve yükümlülüğünün olmadığı, şirketin doğrudan ya da dolaylı olarak tarafı olduğu kredi anlaşması , banka teminat mektubu, teminat mektubu ve kefaleti olmadığı, üçüncü kişiye yapılan bir ödeme veya karşılıksız bir kazandırma bulunmadığı gibi satıcıya ait taahhütlerin bu maddede yer aldığı, yine sözleşmenin 5.5 maddesinde şirketin davacı veya davalı veya herhangi bir şekilde dahil olduğu, şirkete karşı açılmış veya devam etmekte olan hiçbir dava ve takibin olmadığı, sözleşmenin 5.9 maddesinin başlığının yanlış beyan bulunmaması olduğu, buna göre satıcının bu sözleşmede verdiği taahhütlerin eksik, hatalı, yanlış ve/veya yanıltıcı olmadığı, taahhütlerin eksik, yanıltıcı olması halinde alıcıların veya şirketin uğradığı ya da uğrayacağı tüm zararları zamanaşımı müddetince tanzim etmekle yükümlü olduğu, sözleşmenin 14. Maddesinde Çağlayan Mahkemelerinin yetkili kılındığı tespit edilmiştir.
Davacı hissedar tarafından davalılara gönderilen 29/11/2021 tarihli ihtarnamede müvekkilinin 12/02/2021 tarihli sözleşme uyarınca ...A.Ş'de %25 pay sahihi olduğunu, ihtarnamedeki muhatapların sözleşme gereklerini yerine getirmemesi , şirketin faaliyetlerine başlamaması ve sözleşme konusu işin durdurulması nedeniyle ...'ın maddi ve manevi zararlara uğradığı belirtilerek bu hususta yasal işlem başlatılacağının ihtar edildiği tespit edilmiştir.
Dava dışı ...A.Ş'nin sicil kaydı alınıp incelendiğinde, ...Ticaret Siciline kayıtlı olduğu, yönetim kurulunun ve yetkilisinin ... olduğu görülmüştür.
...İcra Dairesine ait ... Esas nolu takip dosyası alınıp incelendiğinde, 23/02/2021 tarihinde ...tarafından ... ve ... A.Ş hakkında 622.000 Euro bedelli senede dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus takip başlatıldığı, senet sureti incelendiğinde, lehtarının ...olup ödeyecek kısmında ..., ... ve ... A.Ş'nin bulunduğu, 622.000,00 Euro bedelli olup bedelinin nakden ahzolunduğunun yazılı olduğu ve vade tarihinin 01/12/2020 olduğu görülmüştür. ... icra hukuk mahkemesine ait ... Esas nolu dosya uyaptan alınıp incelendiğinde, davacılarının ...Enerji A.Ş ve ... olduğu, davalısının ise ...olduğu, Davacı vekili 08/03/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...A.Ş. ve müvekkili ...'a ... İcra Dairesi' nin... Esas sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi yapıldığını, ...Enerji A.Ş.açısından, söz konusu takibe konu bononun 14/09/2020 keşide tarihli, 622.000 Euro bedelli, alacaklı kısmında ..., borçlu kısmında da... A.Ş., ...ve ... yazan '' 1 '' nolu senet olduğunu, müvekkili borçlu ...Enerji A.Ş. hakkında yapılan takibin hukuka aykırı olduğunu, şirket namına atılan imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, senedin düzenleme tarihinde şirket imza yetkilisinin ...olduğunu, kaşe üzerine atılan imzanın...' a ait olmadığını, şirketin borç altına girebilmesi için şirket yetkilisinin senet üzerinde imzası bulunması gerektiğini, icra takibine konu senedin kambiyo senedi vasfı dahi taşımadığını, teminat senedi hükmünde olduğunu, hem senet üzerinde teminat senedi ibaresi bulunması hem de ekte sunulan "Şirket Devir Sözleşmesi" başlıklı 14.09.2020 tarihli sözleşmenin 4. Maddesinde açıkça iş bu senede atıf yapıldığını, bir senedin kambiyo vasfı özelliğini taşıması için gerekli şartları düzenleyen 6102 Sayılı T.T.K.'nın 776/1-b Ve 777/1 Maddelerinde açıklanan "Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini" taşıma koşulunun takibe konu senette mevcut olmadığını, davacı ... açısından, icra takibine konu senedin teminat senedi olduğunu, senedin teminat senedi olduğunun taraflar arasında imzalanan şirket devir sözleşmesinde belirtildiğini, bahse konu şirket devir sözleşmesinin 4. Maddesinde bahse konu senedin yapılan işin karşılığında verildiğinin apaçık görüldüğünü, Şirket Devir Sözleşmesinin 4. Maddesinde miktar, tarih, taraflar, açıkça belirtilerek ''1'' nolu, 14/09/2020 keşide tarihli 622.000 Euro bedelli bono düzenlenip ...' a teslim edileceğinin belirtildiğini ve sözleşmenin ek kısmında söz konusu takibe konu senetten bahsedilerek sözleşmenin eki niteliğinde olduğu ve sözleşmeye teminat olarak verildiğinin apaçık anlaşıldığını, söz konusu şirket devir sözleşmesinin 5. Maddesinde ''...A.Ş., EPDK tarafından lisans alındıktan sonra 4. Maddede bahsedilen bono geçerliliğini kaybedecektir ve taraflarca hükümsüz kılınacaktır.'' denildiğini, 5. Madde 4. Madde de ki senede atıf yaparak senedin sözleşme ile bağlı olduğu ve teminat senedi niteliğinde olduğunun belirtildiğini, bahse konu senedin illetten mücerret olmadığını "Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini" içermediğini, bahse konu senedin üzerinde de teminat senedi olduğunun belirtildiğini, teminat senetlerinin kambiyo senetlerine mahsus takip yoluna konu edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, senet üzerinde teminat senedi ibaresinin mevcut olduğunu, sözleşme ile de açıkça atıf yapıldığını ileri sürerek, ... İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı takibin tedbiren durdurulmasına, neticeten takibin iptaline, kötü niyetli alacaklının takip konusu alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın % 10'u oranında para cezasına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği, Mahkemece yapılan yargılama sonunda "Dava dilekçesi ekinde ibraz edilen Şirket Devir Sözleşmesi başlıklı sözleşme suretinin incelenmesine göre; sözleşmenin tarafları ve imzalayanlarının ... Enerji AŞ. Sahibi, yetkilisi ..., ..., ..., sözleşme tarihinin 19/08/2020 olduğu, sözleşmenin 4. Bendinde ''4-15/09/2020 tarihinden önce ... AŞ. tüzel kişisi adına çıkacak olan her türlü borç ...’a aittir... bu durumu peşinen kabul etmiş sayılır. 15/09/2020 tarihinden sonra şirket adına yapılan tüm ödemeler ... tarafından yapılacaktır.Bu hükme ve aşağıda yazılan cümleye ilişkin olarak borçlusu ...AŞ., ... ve eşi ..., alacaklısı ... olan 1 adet -1- nolu 14/09/2020 keşide tarihli 622.00euro(altıyüzyirmiikibin) bedelli bono düzenlenip ...’a teslim edilecektir….5-...AŞ., EPDK tarafından lisans alındıktan sonra 4.maddede bahsedilen bono geçerliliğini kaybedecektir ve taraflarca hükümsüz kalacaktır…'' şeklinde yazıldığı ve sözleşmenin ekinde borçlusu ... AŞ., ... ve ..., alacaklısı ... olan -1- nolu 14/09/2020 keşide tarihli 622.00Euro(altıyüzyirmiikibin)bono olduğunun belirtildiği ve sözleşmenin taraflarca bu haliyle imzalandığı anlaşılmıştır. Davalı vekiline dava dilekçesi, tensip zaptı tebliğ edilmiş ancak davalı tarafça herhangi bir beyan ve/veya imza itirazında da bulunulmamıştır.
Buna göre, davacı tarafça ibraz edilen Şirket Devir Sözleşmesi başlıklı sözleşme sureti ve takibe konu senet sureti de dikkate alındığında takibe dayanak senedin taraflar arasındaki Şirket Devir Sözleşmenin teminatı olarak verildiği ve bu haliyle bononun kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadini içermesi gerektiğine ilişkin hükme aykırılık teşkil ettiği, takibe konu senetten doğan alacağın varlık ve miktarı ile tahsilinin gerekip gerekmediğinin yargılamaya muhtaç olduğu ve hal böyle olunca senedin kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe konu edilemeyeceği kanaatine varılmakla davanın kabulüne ve takibin iptaline karar verilmiştir. Her ne kadar davacı ...AŞ. vekilince dosyada imza incelemesi yapılması ve bilirkişi raporu alınması talep edilmiş ise de dosyada öncelikle davacının takibe konu senedin kambiyo vasfına yönelik şikayetinin değerlendirilmesi gerektiği ve davacının bu şikayetinin kabulüne ve takibin davacılar yönünden iptaline karar verildiğinden imza incelemesine yönelik talep reddedilmiştir. Yine her ne kadar davacı, davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10'u oranında para cezasına mahkum edilmesini talep etmiş ise de takibin iptali kararının yasal dayanağı İİK 170/a maddesi olup bu maddede tazminat ve para cezası öngörülmediğinden ve iş bu davanın niteliği itibariyle senedin kambiyo vasfına yönelik şikayet olduğundan yasal şartları oluşmayan tazminat ve para cezası talebinin reddine " gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ...icra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının iptaline, davacı tarafın tazminat ve para cezası taleplerinin yasal koşullar oluşmadığından reddine şeklinde karar verildiği, kararın davacı ... A.Ş vekili ile davacı ... tarafından istinaf edildiği, Samsun BAM 4. HD'nin 2021/2631 Esas 2021/3287 Karar nolu ilamı ile " Karar yalnızca davacılar tarafından istinaf edilmiş olup, istinaf incelemesi istinaf edenin sıfatına göre istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılacaktır.
Dava kambiyo senedi ile yapılan takibin iptali istemlidir. Davacı vekili, takibe konu senedin taraflar arasında imzalanan şirket devir sözleşmesinin eki olduğu, senedin sözleşmede şarta bağlandığı ve teminat niteliğinde bulunduğundan kambiyo senedi vasfı taşımadığı ve imzanın da şirket yetkilisine ait olmadığını beyan ederek takibin iptalini talep etmiştir.
Takibe konu senet suretinin incelenmesinde alacaklının ..., borçluların ... ...Enerji AŞ., ... olduğu, vade tarihinin 01/12/2020, düzenlenme tarihinin 14/09/2020, bedelinin 622.000,00 Euro olduğu görülmüştür.
Dava dilekçesi ekinde ibraz edilen Şirket Devir Sözleşmesi başlıklı sözleşme suretinin incelenmesine göre; sözleşmenin tarafları ve imzalayanlarının ...Enerji AŞ. Sahibi, yetkilisi ..., ..., ..., sözleşme tarihinin 19/08/2020 olduğu, sözleşmenin 4. bendinde ''4-15/09/2020 tarihinden önce ... AŞ. tüzel kişisi adına çıkacak olan her türlü borç ...’a aittir..... bu durumu peşinen kabul etmiş sayılır. 15/09/2020 tarihinden sonra şirket adına yapılan tüm ödemeler ... tarafından yapılacaktır.Bu hükme ve aşağıda yazılan cümleye ilişkin olarak borçlusu... AŞ., ... ve eşi ..., alacaklısı ... olan 1 adet -1- nolu 14/09/2020 keşide tarihli 622.00euro(altıyüzyirmiikibin) bedelli bono düzenlenip ...’a teslim edilecektir….5-...AŞ., EPDK tarafından lisans alındıktan sonra 4.maddede bahsedilen bono geçerliliğini kaybedecektir ve taraflarca hükümsüz kalacaktır…'' şeklinde yazıldığı ve sözleşmenin ekinde borçlusu ...AŞ., ... ve ..., alacaklısı ... olan -1- nolu 14/09/2020 keşide tarihli 622.00 Euro bedelli olduğunun belirtildiği ve sözleşmenin taraflarca bu haliyle imzalandığı anlaşılmıştır.
Öncelikle, davacı ...'ın istinaf isteminin irdelenmesi gerekmektedir. Buna göre; HMK'nın ''incelemenin kapsamı'' başlıklı 355. maddesine göre ''İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re'sen gözetir. ''Verilen karar; borca itiraz davasına ilişkin olup, kararda kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hatanın da yapılmadığı ve süresinden sonra sunulan istinaf dilekçesinde gösterilen sebeplerin dikkate alınamayacağı anlaşıldığından istinaf isteminin HMK'nın 352 ve 355. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekir.
Davacı şirketin istinaf isteminin incelenmesinde; davacı tarafça ibraz edilen Şirket Devir Sözleşmesi başlıklı sözleşme sureti ve takibe konu senet sureti de dikkate alındığında takibe dayanak senedin taraflar arasındaki Şirket Devir Sözleşmenin teminatı olarak verildiği ve bu haliyle bononun kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadini içermesi gerektiğine ilişkin hükme aykırılık teşkil ettiği, takibe konu senetten doğan alacağın varlık ve miktarı ile tahsilinin gerekip gerekmediğinin yargılamaya muhtaç olduğu ve hal böyle olunca senedin kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe konu edilemeyeceği kanaatiyle mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, ...AŞ. vekilince öncelikle dosyada imza incelemesi yapılması ve bilirkişi raporu alınması talep edilmiş, aynı gerekçeyle istinafa başvurulmuştur.
Buna göre somut olayda; borçlu ...A.Ş. icra mahkemesine verdiği itiraz dilekçesinde takibin dayanağı bononun teminat amaçlı verildiğinden bahisle borca itirazı ile birlikte imza itirazında bulunduğu halde; öncelikle usulünce imza incelemesi yapılarak imzanın davacı şirket temsilcisine ait olmadığının anlaşılması halinde, takibin durdurulmasına karar verilmesi, imzanın davacı temsilcisine ait olduğunun anlaşılması halinde ise davacının borca itirazlarının usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle değerlendirilerek yeni bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetizdir." denilerek davacıların istinaf başvurularının kabulü ile Çorum ... Hukuk Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. İstinaf kararı akabinde dosyanın Çorum ...hukuk mahkemesinin...Esas sayılı dosyasına kaydının yapıldığı, imza incelemesi yapılmak üzere davalı tarafa gerekli masrafları yatırması için meşruhatlı tebligat çıkartıldığı ancak bilirkişi masrafının yatırılmaması nedeniyle bilirkişi incelmesi yapılmaksızın davacının imzaya itirazının kabulü ile yine Çorum icra Müdürlüğüne ait... Esas sayılı takip dosyasında davacı borçlular yönünden takibin iptaline karar verildiği, kararın ...A.Ş tarafından istinaf edildiği, istinaf nedeninin davacı tarafın tazminat ve para cezası talebinin reddine yönelik olduğu, Samsun BAM 4. HD'nin 16/02/2023 tarihli kararı ile istinafın esastan reddine karar verildiği, karara karşı ...A.Ş tarafından temyiz yoluna gidildiği görülmüştür.
Davalılar vekilince 12/02/2021 tarihli sözleşme metni ekinde birtakım dekontların sunulduğu, Akbank'a ait dekontlar incelendiğinde, ... tarafından...A.Ş'ne 23/02/2021 tarihinde 40.050,00 TL, 01/03/2021 tarihinde 200.000 TL, 08/03/2021 tarihinde 170.000 TL, 09/03/2021 tarihinde 172.800 TL, 16/03/2023 tarihinde 100.000 TL , 17/03/2021 tarihinde 225.000 TL, 23/02/2021 tarihinde 620.000 Euro ödeme yaptığı, yine ...Enerji A.Ş tarafından ...Mühendislik Ltd. Şti'ne 23/02/2021 tarihinde 40.000 TL, 01/03/2021 tarihinde 200.000 TL, 08/03/2021 tarihinde 170.000 TL, 09/03/2021 tarihinde 166.570,00 TL, 17/03/2021 tarihinde 228.000 TL, yine kime gönderildiği dekonttan anlaşılamayan ve ...A.Ş tarafından gönderilen 100.000 Euroya ait dekont suretlerinin bulunduğu görülmüştür. Yine davalılar vekili tarafından sunulan ve biraz önce zapta geçen icra hukuk mahkemesi kararında da bahsedilen 14/09/2020 tarihli şirket devir sözleşmesinin suretinin sunulduğu, buna göre sözleşmenin ...A.Ş adına ... , ... ve ... arasında imzalandığı, ...'ın bu sözleşme ile şirketteki tüm payını ...'a devredeceği, daha sonra ...'ın şirkete müdür atanacağı, 15/09/2020 tarihinden önce ...A.Ş tüzel kişisi adına çıkacak olan tüm borçların ...'a ait olduğu, bu tarihten sonra şirket adına yapılan tüm ödemelerin ... tarafından yapılacağı, bu hükme ilişkin olarak borçlusu ...A.Ş , ... ve ... , alacaklısı ... olan bir adet 1 nolu 14/09/2020 keşide tarihli 622.000 Euro bedelli bononun düzenlenip ...'a teslim edileceği, şirket devri ile ilgili sıkıntı çıkması durumunda bononun tahsil edileceği hususlarının sözleşmede yer aldığı, ekinde de söz konusu senet suretinin bulunduğu görülmüştür. Bakırköy ... Noterliğine ait 22/04/2021 tarihli ...yevmiye nolu ihtarname incelendiğinde, dosyamızın davalıları tarafından ... ve ...'a gönderilen ihtarnamede , 12/02/2021 tarihli hissedarlık sözleşmesinden dönüldüğü belirtilerek söz konusu sözleşme hükümlerine aykırı olarak ticari kayıtları ile ilgili yanıltıcı bilgi verildiği, ...'a 622.000 Euro bedelli senet verildiği, bu kişinin telefonla kendilerine ulaştığı, bu senetle ilgili Çorum ... Müdürlüğünde takip başlatıldığı, keşidecilerin bu bilgiyi ve teminat senedini bilmeleri halinde 12/02/2021 tarihli sözleşmeyi imzalamayacakları ve yatırım taahhüdünde bulunmayacaklarının aşikar olduğunu, sözleşmenin 16/2 maddesine aykırı davranıldığını belirtilerek sözleşmeden dönüldüğünün bildirildiği görülmüştür. ... tarafından dosyamız davalılarına gönderilen Çorum ... Noterliğinin 28/04/2021 tarih ...sayılı ihtarnamesinde ise 622.000 Euro bedelli teminat senedinin ... tarafından imzalandığı, ...A.Ş temsilcisi olan ...'ın senette imzasının bulunmadığı, ...'a da hisse devrinin yapılmadığının bildirildiği, Yine dosyamız davalıları tarafından 05/05/2021 tarihinde ...'a , aynı noterliğin aynı tarih 6435 yevmiye nosu ile ...'a gönderilen ihtarnamede benzer hususların ihtar edildiği görülmüştür. Davalılar tarafından sunulan deliller arasında 20/09/2020 tarihli Vakıfbank'a ait dekont bulunduğu, işlem açıklaması kısmında 14/09/2020 tarihli hisse devir sözleşmesi kapsamında ... tarafından ...A.Ş'nin hesabına 210.000 Euro gönderildiği tespit edilmiştir. Vakıfbank'a mahkememizce müzekkere yazılarak söz konusu dekontun doğru olup olmadığı sorulmuş, 16/06/2022 tarihli yazı cevabında ... tarafından ...A.Şne 210.000 Euro gönderildiği teyit edilmiştir.
Çorum... dairesine ait ... Esas nolu takip dosyası alınıp incelendiğinde, ...Mühendislik...Ltd. Şti tarafından ...A.Ş hakkında 14/07/2021 tarihinde çeke dayalı olarak kambiyo yoluyla takip başlatıldığı, ...A.Ş tarafından icra müdürlüğüne verilen 16/07/2021 tarihli itiraz dilekçesinde müvekkilinin takip başlatan şirkete karşı borcu olmadığı, söz konusu çekle ilgili olarak Çorum ... Asliye Hukuk Mahkemesinde ... Esas nolu dosya ile menfi tespit davası bulunduğunun bildirildiği görülmüştür. Çorum ...Asliye Hukuk Mahkemesine ait söz konusu dosya uyap vasıtasıyla alınıp dosyaya bırakılmıştır. İncelendiğinde, mahkemece davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında mali müşavir vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yapıldığı, ...A.Ş nin ticari defter ve belgelerinde davaya konu çekin kayıtlı olmadığı, herhangi bir borç kaydının bulunmadığı ancak çekin ödeme vasıtası olduğu, menfi tespit davasında ispat yükünün bu karinenin aksini iddia eden tarafta olduğu, davacı şirketin bu iddiasını ispat edemediği belirtilerek 25/10/2022 tarihinde davacının davasının reddine karar verildiği görülmüştür. ...Mühendislik Ltd Şti nin sicil kaydı alınıp incelendiğinde, bu dosyada davalı konumunda bulunan ...Mühendislik'in kurucusunun tek ortağının ve yetkilisinin ... olduğu anlaşılmıştır.
Davalılar vekili tarafından dosyaya sunulan 16/06/2022 tarihli dilekçesinde, 14/09/2020 tarihli hisse devir sözleşmesi ve 622.000 Euro bedelli senet , ... tarafından ...A.Ş ne yatırılan 210.000 Euro ile ilgili şirket defterinde hiçbir kayıt bulunmadığını, müvekkillerinin bu durumdan haberdar olmaların halinde 12/02/2021 tarihinde sözleşmeye imza atmayacaklarını belirterek sözleşmeden dönmelerinin haklı olduğunu beyan ettikleri görülmüştür.
Çorum ...'na ait... Sor nolu dosya alınıp incelendiğinde, dosyamız davalıları tarafından ... ve ... hakkında şikayet dilekçesi verildiği, şirket hissesinin daha önceden başka birine satıldığı, şirket adına ... tarafından sahte senet düzenlendiği, daha sonradan da şirketin kendilerine satılmaya çalışıldığı iddiasıyla dolandırıcılık nedeniyle şikayette bulundukları, CBS tarafından hukuki ihtilaf nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür.
Dava dışı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde mahkememizce saptanan uyuşmazlık noktaları konusunda yerinde inceleme yapılarak rapor tanzim edilmesi için bir mali müşavir ,bir elektrik mühendisi, bir de ticaret hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanına tevdi edilerek rapor alınmış, bilirkişi heyeti raporda "14.09.2020 ...Anonim Şirketi'nin tüm hisseleri şirketin tek hissedarı ... tarafından dava dışı ... isimli 14.09.2020 Şirketin münferit yetkilisi ve tek hissedarı ... ve eşi ... ile ... arasında şirket devir sözleşmesi düzenlendiği, 14.09.2020 Şirket hisselerinin devrini teminat altına almak için ...A.Ş'nin ve ...'ın borçlusu olduğu 622.000,00-Euro bedel senet keşide edilerek ...’a verildiği senetle ilgili ticari defter kayıtlarında her hangi bir kaydın görülmediği, 29.09.2020 ... tarafından 210.000,00-Euro şirket devir sözleşmesine istinaden ...Anonim Şirketi hesabına gönderildiği dekonttan anlaşıldığı fakat şirket kayıtlarına işlenmediği, 22.02.2021 ... 622.000,00-Euro bedelli senetin tahsili için Çorum ... Dairesi...E. numaralı dosyası üzerinden 627.700,25-Euro bedelli icra takibi başlattığı, Şirket hissedarı olan davalı ... şirket hesabına şirketin faaliyete geçmesi için yapılacak harcamalar için toplamda 907.850,00TL ...Mühendisliğe ödeme yaptığı ve 01.10.2021 tarihinde 22 no.lu yevmiye kaydı ile Ortaklara Borçlar Hesabının Alacağına işlendiği, Yine 11.10.2021 tarihli ... no.lu yevmiye kaydı ile ... 854.180Euro karşılığı olan 5.295.916,00TL...Bağcılar Şubesine gönderdiği ve Ortaklara Borçlar Hesabına işlenerek alacaklı görüldüğü, 11.10.2021 tarihinde 24 no.lu yevmiye kaydı ile ... Bağcılar Hesabından 4.441.530,99TL ...’a ödeme yapılarak Ortaklara Borçlar Hesabının Borcuna, Bankalar Hesabının alacağına işlendiği, Dava konusu şirketin tüm hisselerinin dava dışı üçüncü kişi olan ...'a 14.09.2020 tarihli sözleşme ile devredilip satıldığı, şirket hisselerinin devrini teminen şirketin de borçlusu olduğu 622.000,00-€ bedelli senedin keşide edilerek ...'a verildiği, ticari defter kayıtlarına işlenmediği, Davalılardan ... tarafından hisse devir sözleşmesinden sonra şirkete 907.850,00-TL ve 600.000,00-Euro sermaye girişinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Hisse devirlerini yapan davacının eşi ...'ın dava konusu hisse devir sözleşmesinden önce dava dışı ... ile de 14.09.2020 tarihinde bir hisse devir sözleşmesi yaptığı, bu sözleşmeye istinaden şirketin, davacının ve dava dışı eşi ...'ın borçlusu olduğu 622.000,00 Euro bedelli bir senet verdikleri, senedin Çorum ... Dairesi'nin ...E. Sayılı dosyasıyla icra takibine konu edildiği, bu icra takibine istinaden şirketin 29.09.2020 tarihinde 210.000,00 Euro ödemek durumunda kaldığı, bunun üzerine davalıların Bakırköy ... Noterliği'nin 22.04.2021, 05.05.2021 tarihli ihtarnameleriyle sözleşmeyi feshettikleri görülmektedir. Yine, davacının eşi ...'ın sahibi olduğu ...Mühendislik İnşaat Lojistik Ltd. Şti. Tarafından da dava konusu şirkete icra takibi başlatıldığı, bu icra takibine karşılık Çorum ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığı anlaşılmaktadır. Aynı şekilde, şirketin devir tarihinden önceki döneme ilişkin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Milli Emlak Müdürlüğü'ne borcunun bulunduğu da görülmektedir. Davanın dayanağını oluşturan hisse devir sözleşmesinin davalılar tarafından gönderilen ihtarnameyle feshedilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Fesih ihbarı, tek taraflı bir irade beyanı olup, karşı tarafın kabulüne ¸
ihtiyaç duymayan ve karşı tarafa ulaşmakla hüküm doğuran bir hukuki işlemdir. Dolayısıyla taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinin davalıların göndermiş olduğu 22.04.2021, 05.05.2021 tarihli ihtarnamelerle sona erdiği sonucuna varılmaktadır. Davacının hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan zararlarını tazmin edebilmesi için sözleşmenin davalılar tarafından haksız olarak feshedilmiş olması gerekir. Gerçekten de; TBK. m. 112 hükmüne göre: “Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür”. Yine TBK. m. 114 hükmüne göre: “Borçlu, genel olarak her türlü kusurdan sorumludur. Borçlunun sorumluluğunun kapsamı, işin özel niteliğine göre belirlenir. İş özellikle borçlu için bir yarar sağlamıyorsa, sorumluluk daha hafif olarak değerlendirilir. Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır”. Görüldüğü üzere anılan yasa hükümleri gereği, sözleşmenin haksız olarak feshedilmiş olması halinde oluşan zararların, davalılardan tahsiline karar verilebilecektir. İspat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. HMK. m. 190/1 hükmüne göre: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”. Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Taraflar arasındaki sözleşme davalılar tarafından feshedildiğinden, anılan hükümler uyarınca, davalılar tarafından, sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olduğunun geçerli delillerle kanıtlanması gerektiği açıktır. Taraflar arasında ve şirketin eski hissedarı davacının eşi ... ile yapılan 12.02.2021 tarihli hisse devir sözleşmesi incelendiğinde; sözleşmenin 5.1 hükmünde “Şirket’in Mali Kayıtlar’ı ve işbu Sözleşme’nin 3.1.3 maddesinde belirtilen tüm bilgi ve belgeler düzenlenme tarihleri itibariyle Şirket’in mali ve ticari durumunu, malvarlığını ve o tarihler itibariyle gerçekleştirilmiş bulunan işlemlerin son durumunu yansıtmaktadır. Şirket’in ticari defter ve kayıtları, muhasebe kayıtlan, bilanço, gelir gider tablosu, kar zarar tablosu, mizanlan her türlü mali tablo ve raporları, yönetim hesapları, işbu Sözleşme tarihi itibariyle gerçeği yansıtmakta olup, yasal mevzuata uygun olarak tutulmaktadır. Şirket’in tutması gereken zorunlu defterleri, muhasebe defterleri ve diğer kayıtları günceldir ve Türkiye Cumhuriyeti’nde genel olarak kabul edilen muhasebecilik uygulamalarına uygun olarak tutulmaktadır. Şirket’in ticari defterlerine intikal etmemiş veya kaydedilmemiş, herhangi bir borcu, alacağı taahhüdü, yükümlülüğü yoktur… bilançolarında yer alan, hiçbir kredisi, doğrudan ya da dolaylı… kredi anlaşması, banka teminat mektubu, teminat senedi ve kefalet yoktur… Mali Kayıtlar Tarihi’nden sonra herhangi bir kar payı ödemesi, sermayenin doğrudan ve/veya o aylı bir şekilde dağıtılması, herhangi bir grup şirkete ya da 3. kişiye yapılan bir ödeme veya karşılıksız bir kazandırma bulunmamaktadır”. Sözkonusu taahhütlere rağmen, yukarıda tespit edildiği üzere, dava konusu şirketin ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulmadıkları, hisse devirlerini yapan davacının eşi ...'ın dava konusu hisse devir sözleşmesinden önce dava dışı ... ile de 14.09.2020 tarihinde bir hisse devir sözleşmesi yaptığı, bu sözleşmeye istinaden şirketin, davacının ve dava dışı eşi ...'ın borçlusu olduğu 622.000,00 Euro bedelli bir senet verdikleri, senedin Çorum... Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasıyla icra takibine konu edildiği, bu icra takibine istinaden şirketin 29.09.2020 tarihinde 210.000,00 Euro ödemek durumunda kaldığı, yine, davacının eşi ...'ın sahibi olduğu ...Lojistik Ltd. Şti. Tarafından da dava konusu şirkete icra takibi başlatıldığı, aynı şekilde, şirketin devir tarihinden önceki döneme ilişkin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Milli Emlak Müdürlüğü'ne borcunun bulunduğu görülmektedir. Bu durumda davalılar tarafından yapılan fesih bildiriminin haklı nedene dayandığı dolayısıyla davacının zarar taleplerinin yerinde olmadığı kanaatindeyiz. Her ne kadar davacı tarafından şirkete sermaye taahhüdünün yerine getirilmediği ileri sürülmüş ise de, yukarıda tespit edildiği üzere, davalılardan ... tarafından hisse devir sözleşmesinden sonra şirkete 907.850,00-TL ve 600.000,00-Euro sermaye girişinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Bir an için sermaye taahhüdünün yerine getirilmediği kabul edilse dahi TBK. m. 97 hükmü uyarınca davacının bu hususa yönelik olarak bir talepte bulunabilmesi için öncelikle sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmesi gerektiği açıktır. Bu yükümlülüğe aykırı olarak şirketin borçlardan ari bir şekilde davalılara devri sözkonusu olmadığından, davacının hisse devrini yapan ve şirketin borçtan ari olduğunu taahhüt eden ...’ın eşi olması nedeniyle durumdan haberdar olmadığının da kabulüne olanak yoktur. Bu bakımdan davacının talebinin TMK. m. 2 hükmü dikkate alındığında da yerinde olmadığı kanaatindeyiz" şeklinde görüş bildirdikleri görülmüştür.
Bilirkişi raporuna karşı davacı vekilince itiraz dilekçesi verildiği, ... tarafından şirkete gönderilen 210.000 Euro'nun şirket tarafından ...'a ödenmediği, buna yönelik rapordaki ifadelerin doğru olmadığını bildirmiş, bunun üzerine mahkememizce Çorum ... Dairisenin ... Esas nolu dosyasına yazı yazılarak ... tarafından şirkete karşı başlatılan takip nedeniyle herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuş, cevabi yazıda ödeme yapılmadığı bildirilmiştir. ...A.Şnin son sicil kaydı alınıp incelendiğinde, ünvanının İflas Nedeniyle Tasfiye Halinde ...A.Şne dönüştüğü tespit edilmiştir.
... ile davalılar ve ... arasında imzalanan 12/02/2021 tarihli hisse devri sözleşmesine göre daha önce şirketin tüm hissesi ...'a ait iken bedelsiz olarak şirket hisselerinin %35'i ..., %20'si ... , %20 Si Oğuzcan Yılmaz, %25'inin ...'a intikal etmesi, kapanışın tamamlanmasının akabinde de alıcılardan ... tarafından yatırım bedeli kapsamında şirkete 1.550.000 Euro ödenmesi konulu sözleşme imzalandığı, sözleşmenin 5. Maddesinde satıcının beyan ve taahhütlerinin yer aldığı, buna göre şirketin ticari defterlerini intikal etmemiş ,kaydedilmemiş bir borcu taahhüdü olmadığı, şirket hakkında başlatılan yasal işlem bulunmadığı, şirket tarafından teminat senedi ve kefalet senedi verilmediği ... tarafından beyan edilmiş, sözleşmenin 5.9 maddesine göre de yanlış beyanda bulunulması halinde alıcıların ve şirketin uğradığı ve uğrayacağı maddi, manevi, doğrudan , dolaylı , menfi, müspet tüm zarar ve masrafların genel zamanaşımı müddetince tazmin edileceği taahhüdünde bulunulmuştur.
12/02/2021 tarihli sözleşmeden önce varlığı inkar edilmeyen, hatta icra hukuk mahkemesine ait yukarıda zapta geçen dosyada davacı konumunda olan ...A.Ş ve ... tarafından hazırlanan dava dilekçesinde de bahsi geçen 14/09/2020 tarihli hisse devir sözleşmesi ile ... 'ın hissesini ...'a devretmek üzere sözleşme imzaladığı, icra takibine konu olan borçlusu ...A.Ş , ...ve Eşi ... , alacaklısı da ... olan 622.000 Euro'luk senedin bu sözleşmenin teminatı olarak verildiği, ... tarafından şirket hesabına 210.000 Euro gönderildiği, bu sözleşme , teminat senedi ve ... tarafından şirket hesabına gönderilen paraların şirket defterlerinde yer almadığı gibi ... tarafından da davalılara bildirilmediği, yine Çorum ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas nolu dosyasına konu olan çekin ...'ın yetkilisi tek ortağı olan ...Mühendislik tarafından icraya konulduğu, bu durumun da şirket defter ve kayıtlarında yer almadığı, Çorum... Hukuk Mahkemesine ait...Esas nolu dosyadaki dava dilekçesinde davacıların açıkça ... ile yapılan hisse devir sözleşmesinden bahsederek söz konusu senedin de teminat amacıyla verildiğini kabul etmeleri nedeniyle ...'ın 12/02/2021 tarihli sözleşmenin 5.2 maddesi gereğince bu durumları davalılara bildirmemesi nedeniyle yanlış beyanda bulunduğu, davalıların sözleşmeden dönmelerinin haklı olduğu, davacının iddiasını ispat edemediği anlaşılmakla davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine aşağıdaki şeklide karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:
1-Davacının doğrudan zarar kapsamında talep etmiş olduğu maddi tazminat talebinin reddine,
2-Davacının dolaylı zarar kapsamında şirkete ödenmesini istediği, mahrum kalınan kar/gelir kaybı ile ilgili tazminat talebinin reddine,
3-Davacının manevi tazminat talebinin reddine,
4-Davacının maddi tazminat talebinin reddi nedeniyle davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davacının manevi tazminat isteminin reddi nedeniyle davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden A.A.Ü.T'nin 10 ve 13. Maddeleri dikkate alınarak 1,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
7-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen yazı işleri müdürünce ilgilisine iadesine,
8-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinde ödenen 1.560,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
9-Bu dava sebebiyle 427,60 TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan 853,90 TL'den mahsubu ile fazla alınan 426,30 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 15/02/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
¸
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!