T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/786 Esas
KARAR NO : 2024/215
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 15/12/2021
KARAR TARİHİ : 25/03/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28/11/2019 tarihinde müvekkili ... ...'ın yolcu konumunda bulunduğu, Zorunlu Mali Sorumluluğu ... no'lu poliçe ile ... Sigorta A.Ş. tarafından üstlenilmiş olan ve ... ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ...s yolu üzerinde sol şeritte seyir halinde iken aynı istikamette orta şeritte seyreden ve maliki davalı ... İletişm, sevk ve idaresi ... ...'de olan ve Zorunlu Mali Sorumluluğu ... no'lu poliçe ile ... A.Ş. tarafından üstlenilmiş olan ... plaka numaralı aracın sol şeride geçmek için manevra yapması üzerine sol arka kısmıyla ... plakalı aracın ön kısmına çarpması neticesinde yaralandığını, müvekkilinin, kazada ... plakalı araçta yolcu konumunda olup atfı kabil kusurunun bulunmadığını, meydana gelen trafik kazası neticesinde yolcu konumunda olan müvekkili ... ... ağır şekilde yaralandığını ve defalarca ameliyat olmak zorunda kaldığını, müvekkilinin sürekli ve geçici olarak iş göremez hale geldiğini ayrıca yüksek bir tedavi gideriyle birlikte bakıcı gideri sarf etmek zorunda kalarak mağduriyet yaşadığını, bu doğrultuda; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili ... ...'ın yaralanması ve bakıma muhtaç olması sebepleriyle şimdilik 50,00 TL ek tedavi gideri, 50,00 TL bakıcı gideri, 450,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 450,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 30.000,00 TL manevi tazminat (manevi tazminat talebimiz - davalı ... A.Ş. ve davalı ... Sigorta A.Ş. dışındaki diğer davalılara yöneliktir.) olmak üzere toplam 51.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP :
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; 28.11.2019 tarihinde kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın, müvekkil şirkete ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, işbu poliçe kapsamında şahıs başına maddi tazminat limiti 390,000.00 TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigortacı şirketin, üçüncü kişilerin uğramış olduğu zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabileceğini, davacının maluliyetinin 28.11.2019 tarihli kaza neticesinde oluştuğuna dair uygun yönetmelik gereğince alınmış maluliyet raporu bulunmadığını, işbu nedenle davacının ATK tarafından muayene edilerek davaya konu kaza sonucu meydana gelen yaralanmanın maluliyet üzerindeki etkisinin belirtilmek suretiyle sürekli sakatlık kurul raporu alınmasını, sağlık gideri teminatından sorumluluk ise SGK'ya ait olduğunu, dosyaya sunulan ifade tutanaklarından ve KTT evraklarında açıkça anlaşıldığı üzere davacı kazaya karışan araçta yolcu iken kaza meydana geldiğini, işbu nedenlerle müterafik kusur durumu sabit olup toplam tazminat üzerinden en az %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasını, ifade tutanaklarında beyan edilen şekilde olayın gerçekleştiğini esas alırsak müteveffanın araçta yolcu konumunda seyahat ettiğinden hatır taşımacılığının varlığı nedeniyle tazminat miktarından Yargıtay uygulamalarınca da kabul edilen %15-%20 oran üzerinden indirim yapılmasını, müvekkilin sorumlu tutulamayacağı bir tazminatın faizi ile birlikte istenmesinin kötü niyetli olduğunu, işbu nedenle haksız ve mesnedsiz olarak açılan davanın reddini, davacının yasal faiz talep etmesi gerekirken temerrüt faizi talep etmesinın hatalı olduğunu, bu talebin reddine karar verilmesini, somut uyuşmazlıkta davacı kazadan sonra müvekkile usulüne uygun olarak başvuruda bulunmadığını, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, işbu nedenle tazminata hükmedilmesi durumunda dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi yoluna gidilmesini, izah edilen nedenlerle, öncelikle davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanaat halinde davanın esastan reddine,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. Vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 04.07.2019 - 04.07.2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza tarihinde poliçe kapsamında müvekkili şirketin sorumlu olabileceği teminat limitinin 390.000.-TL olduğunu, müvekkili şirketin üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlara ilişkin sorumluluğunn; sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranı ile sınırlı olduğunu, davacının tazminat talebinde bulunurken istenilecek evrakların ibrazı müvekkili şirketin tazminat taleplerini değerlendirilmeye alınabilmesi ve ödeme yapılabilmesi için de zorunlu olduğunu, ilgili evraklarda eksiklik olması halinde, müvekkili şirketçe tazminatın hesap ve tespitinin imkânsız hale geldiğinden, talebin değerlendirilmesinin de mümkün olamayacağını, davacı tarafın huzurdaki davadan önce hasar başvuru sonucu ... numaralı hasar dosyasının açıldığını, hasar dosyası kapsamında davacının taleplerine ilişkin inceleme yapıldığını ve davacının, "Erişkinler İçin Engellilik Raporu” ibraz etmeden, eksik evrakla başvuruda bulunmuş olması nedeni ile tazminatın tespit ve hesabı imkansız halde bulunduğundan tazminat talebi değerlendirmeye alınamadığını, ancak davacı tarafından, söz konusu eksikliklerin yine tamamlanmamış, bunun yerine, usule aykırı biçimde dava açma yoluna gidildiğini, anılan nedenle, dava şartı gerektiği gibi yerine getirilmeden açılan huzurdaki davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, yargılama sonucu tazminata hükmedilmesi halinde, davacının avukatlık ücreti, yargılama giderleri ve faiz taleplerinin reddi gerektiğini, sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası gereği üçüncü kişilere karşı sorumlu olabilmesi için kazada sigortalının kusurunun bulunup bulunmadığının, kusuru var ise oranlarının tespiti gerektiğini, meydana gelen kazadaki kusur oranlarının rakamsal olarak tespiti amacı ile dosyanın Adli Tıp ... İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, davacının trafik kazası sebebi ile meydana gelmiş bir maluliyetinin olup olmadığının, ve varsa oranının belirlenmesi gerektiğinden davacının Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi’ne sevkine karar verilmesini, hazırlanacak bilirkişi raporunda maluliyet tespit edilmesi halinde; maluliyetin geçici nitelikte olup olmadığı, kaza ile netice arasındaki illiyet bağı bulunup bulunmadığı ve maluliyetin sürekli olup olmadığı konularının belirlenmesi gerektiğini, genel şartlar gereği, alınacak raporda; “engelilik Raporu” Olmalıdır. Maluliyet Oranının Tespitinde " Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümleri dikkate alınarak davacının maluliyet oranı özürlülük ölçütüne göre belirlenmesi gerektiğini, davacının kalıcı maluliyeti bulunduğunun tespiti halinde, davacı lehine yapılacak aktüer hesaplamada TRH-2010 tablosuna göre %1,8 teknik faiz oranı dikkate alınması gerektiğini, davacının tedavi giderlerinin tamamından mağdurun SGK’lı olup olmaması önemsenmeksizin Sosyal Güvenlik Kurumundan talep edilmesi gerektiğinden bu nedenle tedavi giderlerine ilişkin davanın müvekkili şirket adına reddine karar verilmesini, ilgili talebin Sosyal Güvenlik Kurumu’na ihbarı gerektiğini, davaya konu uyuşmazlığın tamamen “haksız fiil”den kaynaklandığından yasal faiz talep edilebileceğini, izah edilen nedenlerle; sigorta şirketine başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine,
Mahkeme aksi kanaatte ise; dosyanın kusur tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesine, davacının kalıcı maluliyeti bulunup bulunmadığının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi’ne gönderilmesine, davacının geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin sigorta teminatı kapsamı dışında olması nedeni ile reddine, davacının tedavi giderlerine ilişkin talepleri Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumluluğunda olup davanın Sosyal Güvenlik Kurumu’na ihbar edilerek, kurumun yasal hasım olarak davaya dahil edilmesine, davacının avans faiz ve faiz başlangıcına ilişkin taleplerinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ... ve ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça her ne kadar zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş ve son tutanak dosyaya sunulmuş ise de; davacı tarafça yalnızca davalı sigorta şirketlerine yönelik arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, hal böyle iken; davalı müvekkillere yönelik arabuluculuk sürecinin işletilmediği göz önüne alınarak dava şartının yerine getirilmediği izahtan vareste olup davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafça kaza tarihinden 2 yılı aşkın süre geçtikten sonra huzurdaki dava ikame edildiğinden davacı tarafın taleplerinin her halukarda zamanaşımına uğradığını, işbu nedenle öncelikle zamanaşımı nedeni ile davanın reddine karar verilmesini, dava konusu kazaya ilişkin olarak ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/... E. sayılı dosyası ile "taksirle yaralama" isnadı ile müvekkili ... ... aleyhine kamu davası ikame edildiğini, işbu ceza dosyasının huzurdaki dava bakımından bekletici mesele sayılmasını, müvekkillerden ... ... yönetimindeki ... plaka sayılı aracın ... yolunu takiben ... Köprüyü geçtikten sonra TEM istikametinde orta şeritte normal hızı ile seyir halinde iken; öncelikle aynalar vasıtası ile sol şeridini(yolun arka kısmı dahil) kontrol ettiğini, akabinde sol sinyalini vererek sol şeride geçiş yaptığını, müvekkilinin sol şeride geçisi ile birlikte henüz geçiş yeni tamamlanmakta iken arkadan muazzam bir hızla gelen ... plaka sayılı
araca müvekkilinin kullandığı (diğer müvekkilimizin maliki olduğu) araca çarptığını, davacı işte bu arkada bulunan ... plaka sayılı araç içerisinde yolcu pozisyonunda olduğunu, olay sonrası polisin olay yerine intikal ettiğini, taraflara alkol testinin yapıldığını, buna göre müvekkilde alkol çıkmadığını, ... plaka sayılı aracın sürücüsü ... ...'ün alkollü çıktığını, Adli Trafik Uzmanı ve Bilirkişi ... 'in tarafından düzenlenen mütalaada; dava konusu yaralamalı trafik kazası olayının meydana gelmesinde müvekkilinin kusursuz olduğu ve otomobil sürücüsü ... ...'ün ise dava konusu yaralamalı trafik kazası olayının meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu ifadelerine yer verildiğini, davacı tarafın her ne kadar maluliyet iddiası bulunmakta ise de; davacının malul hal geldiğinde ve işbu maluliyetin 28.11.2019 tarihli kaza neticesinde oluştuğuna dair raporunun bulunmadığını, tüm bu nedenlerle; öncelikle hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise öncelikle ceza dosyasının beklenilmesini, davacının Adli Tıp’tan kat’i maluliyet raporunun alınmasını, tanıkların dinlenilmesini, bilirkişi incelemesi yapılmasını ve neticeten davanın reddini, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; Trafik kazasından kaynaklı kalıcı ve geçici işi göremezlik ve tedavi gideri, bakıcı gideri zararlarının tüm davalılardan manevi tazminatın sigorta şirketleri dışındaki davalılardan tazmini talepli dava olduğu görüldü.
Davacı tarafından açılan Tazminat davasının 06/02/2023 tarihli 3. celsesine davacının ve vekilininde gelmemiş olmaması nedeni ile HMK 150. Maddesi uyarınca, taraflarca takip edilmeyen davanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olup, davacı vekilince, 06/02/2023 tarihinde UYAP vasıtası ile gönderilen dilekçe ile dosyanın yenilenmesi talep edilmiş olup, ancak 25/03/2024 tarihli 6. celseye de taraflardan katılan olmadığı, dosyanın ikinci kez takipsiz bırakıldığı, HMK 320.maddesinde basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilen dosyalar yenilendikten sonra takipsiz bırakıldığında, davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği emredici hükmü göz önünde bulundurularak, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
Davacı tarafından ikinci kez takipsiz bırakılan davanın HMK 320/4 maddesi gereği açılmamış sayılmasına,
2-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 174,19 TL harcın düşümü ile eksik kalan 248,41 TL eksik harcın davacıdan tahsili ile maliyeye gelir kaydedilmesine,
3-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-7) göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davacıya iadesine,
6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.360,00TL nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ... Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/03/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!