T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/123 Esas
KARAR NO : 2024/252
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 21/02/2022
KARAR TARİHİ : 03/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “Müvekkilim şirket tarafından ... numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile sigorta edilen ve davalının maliki olduğu ... plakalı aracın, firari sürücünün sevk ve idaresinde iken 04.05.2019 tarihinde 3. ki; işleteni olduğu ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiği, hadise mahallinde tutulan Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tutanağına göre; davalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği ve 8/8 kusurlu olarak hasara sebebiyet verdiğinin tespit edildiği, söz konusu kaza sebebiyle ... plakalı aracın sigorta şirketine, müvekkil sigorta şirketi tarafından 29.07.2019 tarihinde 31.133,00.-TL hasar tazminatı ödendiği, Trafik Sigorta Poliçesi Genel Şartları B.4/f hükmüne göre; kazanın; "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde," sigortacının, sigorta ettirene rücu edebileceğinin kabul edildiği, KTK' nun tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller başlığını taşıyan 95. maddesinin 2.fıkrasına göre de sigorta ettirene rücu edilebileceği ayrıca belirtildiği, davanın bu yasal hakka dayanılarak açılmış bulunduğu, açıklanan gerekçelere göre; 31.133,00.-TL tazminatın ödeme tarihi olan 29.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, yargılama gideri ve avukatlık ücretleri ile birlikte davalıdan tahsiline, ... plaka sayılı aracın trafik kaydı üzerine 3. şahıslara devrinin önlenmesi için HMK 389. mad. ve devamı maddelerine göre teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına, karar verilmesi” arz ve talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkile ait ... plakalı aracın 3. şahıslara devrinin önlenmesi amacı ile araç üzerine ihtiyati tedbir konulması yönündeki talebinin herhangi bir hukuki dayanağının olmadığı, HMK md. 389 hükmü "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklinde olduğu, huzurdaki davada HMK 389 şartlarının oluşmadığının izahtan vareste olduğu, bununla beraber, dava konusu alacak talebi, yargılamayı gerektirmekte olup, ihtiyati tedbirde dava sonucunda elde edilecek menfaate ihtiyati tedbirle ulaşmak yasal olmayacağı, bu nedenle davacının hukuki dayanağı bulunmayan tedbir talebinin reddedilmesine karar verilmesini talep ettikleri, davacı dava dilekçesinde özetle ; ... plakalı aracın 04.05.2019 tarihinde dava dışı ... plakalı araca çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kazanın ardından ... plakalı aracın sürücüsünün olay yerini terk ettiğini ve kaza nedeniyle kusurlu olduğunu, ... plakalı aracın ZMMS (Trafik) sigortalısı olan davacının, ... plakalı aracın işletenine mevcut kaza nedeniyle hasar bedeli ve değer kaybı olarak toplam 31.133, 00 TL ödediğini olay yerinin terk edilmesinin kazayı teminat dışı bıraktığını işbu nedenle de ödenen tazminatın davalı müvekkile rücu edilmesinin zorunlu olduğunu iddia ettiği, söz konusu rücu talebi açıklanacak gerekçelerden de görüleceği üzere tamamen mesnetsiz olduğu, öncelikle müvekkil davalıya ait ... plakalı aracın sürücüsünün kazanın ardından olay yerini terk etmesi başlı başına bir rücu nedeni olmadığı, davacının rücuya ilişkin dayanmış olduğu hüküm ZMMS Poliçesi Genel Şartları B.4/f maddesi olduğu, B.4/f maddesinde "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin dü ine aykırı davranması halinde" sigorta şirketinin rücu hakkının doğacağı hüküm altına alındığı, ancak mevcut vakıada işbu rücu haline sebebiyet gerçekleştiği, kazanın gerçekleşmesinin ardından aracın sürücüsü ... araçtan inerek karşı aracın işleteni veyahut sürücüsünün gece geç saat olması nedeniyle olay yerinde bulunamaması ve kendisinin de üzün sebebiyle sağlık kuruluşuna gitmek üzere olay yerinden ayrılmak zorunda kaldığı, öncelikle olay yeri çevresindeki hastaneye giden ancak hastanenin çocuk hastanesi olması nedeniyle oradan lan ardından ... Hastanesine giden ... plakalı aracın sürücüsü ...'in adli muayene raporu dilekçenin ekinde Mahkemeye sunulduğu, davalı işletene ait aracın sürücüsünün ZMMS poliçesi Genel Şartları B.4/f maddesinde yer alan kaza tutanağı, alkol raporu vb. Kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranma hali bulunmadığı, kaza sabaha karşı 05:00 sularında gerçekleştiği için karşı aracın işleteni veya sürücüsüne ulaşması mümkün olmadığı, kaldı ki kendisi de yüzünden yaralandığı için, tedavi amaçlı sağlık kuruluşuna gitmek amacıyla zorunlu olarak olay yerinden ayrıldığı, bu durumda davacı sigorta şirketi açısından rücu sebeplerinin oluşmadığı açık ve net olduğu, izahını yapılan ve Mahkeme tarafından resen dikkate alınacak hususlar kapsamında; davacının haksız ve hukuka aykırı ihtiyati tedbir talebinin reddine, dosyanın rücu kapsamında olmaması nedeniyle davanın esastan reddine, Mahkeme tarafından yapılacak inceleme sonucu, dosyadaki kusur ve ödenen tazminat bedellerinin usulüne uygun olarak belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasına, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına dair karar verilmesi” arz ve talep edilmiştir.
Dava; trafik kazası nedeniyle 3. Kişinin zararının zmss kapsamında giderilmesi sonrasında davalının poliçeden doğan yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle ödenen sigorta bedelinin davalı sigortalıdan rücuen tazmini istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davalıya ait araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeniyle rücu koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının alacağının bulunup bulunmadığı ve varsa miktarının tespiti noktasındadır.
Mahkememiz dosyasının 08/02/2023 tarihli celsesinde bir sonraki celse de davalı tanığının dinlenilmesine karar verilmiş olup, 14/06/2023 tarihli celsede dinlenilen tanık ...'in beyanında; Ben kaza tarihinde havalimanında transfer işlemi yapmıştım. Sabah 4-5 civarında eve giderken alt sokakta bulunan komşumun aracına çarptım. Sabaha karşı hiç kimse olmadığı için evime gittim. Sabah uyandığımda ailem ağzımın burnumun kanadıklarını gördüklerinden doktora götürmek istediler. Öncesinde ... fizik tedavi hastanesine gittim. Oranın sadece çocuk acili olduğundan beni kabul etmediler. Oradan taksim ilk yardım hastanesine geçtik. Biz oraya geçene kadar saat 11-12 olmuştu. Hastanede iken arkadaşlar arayarak arabamın çekildiği söylediler. Komşular arabanın yanında plakamı bıraktığımdan benim aracın da kazalı olduğunu görerek polise haber vermişler. Kaza yaptığım aracın maliklerinin yanına giderek tutanak tutmak istedim. Ancak kabul etmediler. O yüzden tutanak tutamadık. Biz ticari bir iş yapıyoruz. Yurt dışından gelen misafirleri şoför olarak karşıladığımız için alkol kullanmam mümkün değildir." dedi.
Mahkememiz dosyasında, dosyanın bir sigortacı bir trafik kazalarında kusur alanında uzman ve bir makine mühendisi bilirkişiden oluşacak heyete tevdii ile öninceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktalarında rapor düzenlenilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, 07/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Trafik kazasıyla ilgili Polis görevlilerince tanzim edilen maddi hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında ... plakalı aracın sürücüsü ...'in, Karayolları Trafik Kanununun 52. Maddesi fıkrasını (Sürücülerin hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar) maddesini ihlal ettiği belirtilmiş olup, Kaza tutanağında belirtilen kanaate uyulmuştur.
... plakalı aracın, Polis görevlilerince tanzim edilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre; sürücüsü olay yerini terk eden, ancak davalı vekilinin Mahkemeye cevap dilekçesinde, aracın sürücüsü olduğu belirtilen ...'ii Karayolları Trafik Kanununun, 47.maddesinin d) fıkrası ile 52.maddesinin b) fıkrasını ve 84.maddesinin 1) fıkrasını ihlal ederek; Taşıt yolunda araç ile seyir halindeyken, Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak zorunda olup, aracın hızını, kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun genel uydurmak, ayrıca park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara ve yayalara dikkat etmek zorunda olduğu halde; Dosya kapsamı ve dosyada mevcut Polis görevlilerince tanzim edilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre; sürücüsü olay yerini terk eden, ancak davalının Mahkemeye cevap dilekçesinde aracın sürücüsü olduğu belirtilen ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla, 04.05.2019 günü saat:04.40 sıralarında İstanbul İli, ... İlçesinde, ... Sokak üzerinde ... Sokak kavşağını geçtikten sonra, No: ... bina önünde, aracının sağ ön kısımlarıyla, park halinde bulunan ... plakalı aracın sağ ön tampon ve kapı kısımlarına çarpması ve kaza yerinde durmayarak olay yerini terk etmesiyle dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, bu durumda meskun mahalde, aracının hızını, aracın teknik özelliğine, görüş, hava, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı ve park halindeki araca güvenli ve yeterli bir mesafeden daha fazla yaklaşarak, kontrolsüz davranışları nedeniyle, no:26 sayılı bina önünde park halinde bulunan ... plakalı araca çarptığı ve bu şekilde asli kusur ihlali yaparak kazaya sebebiyet verdiği anlaşıldığından, meydana gelen trafik kazasında, %100 (YÜZDE YÜZ) ORANINDA KUSURLU olduğu,
Park halindeki ... plakalı araç sürücüsünün Dava konusu trafik kazasında, Trafik kuralı olarak uymak zorunda iken ihlal ettiği Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddeleri bulunmadığından; meydana gelen trafik kazasında, KUSURUNUN OLMADIĞI,
... plakalı aracın, Polis görevlilerince tanzim edilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre; sürücüsü olay yerini terk eden, ancak davalı vekilinin Mahkemeye cevap dilekçesinde, aracın sürücüsü olduğu belirtilen ...'in; Mahkemede 14.06.2023 tarihinde tanık olarak alınan beyanında özetle; “Ben kaza tarihinde havalimanında transfer işlemi yapmıştım. Sabah 4-5 civarında eve giderken alt sokakta bulunan komşumun aracına çarptım. Sabaha karşı hiç kimse olmadığı için evime gittim. Sabah uyandığımda ailem ağzımın burnumun kanadıklarını gördüklerinden doktora götürmek istediler. Öncesinde ... fizik tedavi hastanesine gittim. Oranın sadece çocuk acili olduğundan beni kabul etmediler. Oradan taksim ilk yardım hastanesine geçtik. Biz oraya geçene kadar saat 11-12 olmuştu. Hastanede iken arkadaşlar arayarak arabamın çekildiği söylediler. Komşular arabanın yanında plakamı bıraktığımdan benim aracın da kazalı olduğunu görerek polise haber vermişler. Kaza yaptığım aracın maliklerinin yanma giderek tutanak tutmak istedim. Ancak kabul etmediler. O yüzden tutanak tutamadık.” şeklinde beyanda bulunduğu ve bu durumda; 04.05.2019 günü saat:04.40 sıralarında meydana gelen trafik kazasından sonra, ikametine gittiği aynı günü saat:12:12'de ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ilk muayenesinin yapıldığı anlaşılmıştır.
... plakalı araçta kaza nedeniyle oluşan hasarın, kazanın oluş şekliyle uyumlu olduğu, değişen parça bedellerinin 17.584,25 TL ve onarım işçilik bedelinin 8.800,00 TL olmak üzere toplam KDV dahil 31.133,42 TL olarak değerlendirildiği ve Sigorta Eksper raporu ve daha önceki Bilirkişi raporunun hasar değerlendirilmesine, Dava konusu 04.05.2019 tarihinde meydana gelen kazanın davacı sigorta şirketince 16AG981 Plakalı araç için ... Nolu poliçe ile Davalı ... İnşaat adına 04.06.2018-04.06.2019 tarihleri arasını kapsayacak şekilde tanzim edilen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi vadesinde ve teminat kapsamında meydana geldiği,
Davacı sigorta şirketi ödediği tazminatı Zorunlu mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4-f maddesinde Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükün ine aykırı davranması halinde, sigortalısından rücuen talep edebileceği, şartı bulunduğu, Dava konusu kazanın bedeni hasara neden olan kazalardan olmayan maddi hasarlı kaza olduğu, Rücu şartlarının oluşup oluşmayacağı hususunun sayın mahkemenin takdirinde olacağı,
Sayın Mahkeme tarafından rücu şartlarının oluşacağı yöl im kurulması halinde davacı sigorta şirketi ... Plakalı araç maliki davalı ... İnşaat'dan ödediği toplam 31.133,00 TL tazminatı rücuen talep edebileceği,
Faiz ve sair talepler sayın mahkemenin takdirinde olacağından tarafımızdan değerlendirme yapılmadığı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; ZMM sigorta poliçesi kapsamından ödenen hasar bedelinin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları uyarınca kaza mahallinin nedensiz yere terkedilmesi nedeniyle rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Öncelikle belirtilmelidir ki, görülmekte olan davada taraflar arasındaki uyuşmazlık, ZMM sigortalı araç sürücüsünün kazadan sonra olay yerini terk etmesinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı ve kaza yerinin terki nedeniyle kazada oluşan hasarın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bilindiği üzere sigortacı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2.maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B-4.maddesi uyarınca; tazminat yükümlüğünün azaltılmasına ve kaldırılmasına ilişkin halleri 3.kişilere karşı ileri süremeyeceğinden, zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Bu rücu hakkı, kaynağını halefiyet ilkesinden almamakta, sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirene karşı defi hakkı bulunan sigortacı, bu hakka dayanarak kendi sigortasına dönebilmesi kuralından kaynaklanmaktadır.
6102 sayılı TTK'nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nın rücuya ilişkin B-4. maddesinin (f) bendinde "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması" hali rücu sebebi olarak düzenlenmiştir.
Konu ile ilgili emsal mahiyetteki ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi 2022/... E., 2023/... K. Sayılı ilamında " Sigorta Genel Şartları B4-f bendin kapsamında sigortalı, sürücünün olay yerine terk eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, bedeni hasara neden olsun veya olmasın can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde ilgili maddeden kaynaklanan sorumluluklardan kurtulur. Yaralamalı kaza olmasa dahi, olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin yukarıda belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir. Söz konusu maddeki bedeni hasar ibaresi ile kastedilen olay yerinin terk edilmesi için zorunlu hallerin neler olduğunun açıklanmasıdır. Dolayısıyla; olay yerini terk nedenine dayalı rücu sebebinin maddi hasarlı trafik kazalarında da uygulanmasına engel bir hal bulunmamaktadır." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Yine ... Hukuk Dairesi 2020/... E., 2023/... K. Sayılı kararında da benzer mahiyette değerlendirmelerde bulunulduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde somut olaya gelince; 04/05/2019 günü sigortalı aracın park halinde bulunan dava dışı kişiye ait ... plakalı araca çarptığı ve bu aracın çarpmanın etkisi ile zarara uğradığı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşumunda davalıya ait araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, her ne kadar davalı tarafça; sigortalı araç sürücüsünün kendisinin de yüzünden yaralanmış olması nedeniyle sağlık kuruluşuna gitmek için olay yerinden ayrıldığını beyan etmiş ise de; dosyaya sunulan ... Eğitim Araştırma Hastanesi raporuna bakıldığında, davalı araç sürücüsünün 04/05/2019 günü 12:19 saatlerinde trafik kazası sonrası muayene ve gözlem gerekçesi ile hastaneye başvurduğu, dosyada mevcut kaza tespit tutanağına bakıldığında kazanın gece 04:40 sıralarında meydana geldiğinin tutanak altına alındığı, kaza saati ve davalı araç sürücüsünün hastaneye başvuru saati karşılaştırıldığında sigortalı araç sürücüsünün olay yerinden ayrılmasına sebep olarak ileri sürülen hususların yukarıda yer verilen "zorunlu hal" kapsamında olduğunun ispat edilemediği kanaatine varıldığı, bu durumda ispat yükü kendisine düşen davacı sigortacının; davalıya ait araç sürücüsünün olay yerini Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nın rücuya ilişkin B-4. maddesi kapsamında geçerli her hangi bir sebep olmaksızın terk ettiği ve bu suretle tutanak tanzim edilmesi ve alkol muayenesi vb. mevzuat gereği yerine getirilmesi gereken yükümlülükleri yerine getirmediği ve bu suretle de rizikonun teminat kapsamında olmadığı hususunu ispat ettiği, bu ispatı müteakip artık ispat yükü kendisine düşen davalı tarafın ise az yukarıda açıklandığı üzere rizikonun teminat kapsamında olduğu yönündeki iddialarını ispat edemediği sonucuna ve vicdani kanaatine varılmıştır.
Dosya kapsamında hazırlanan hükme elverişli bilirkişi raporu ile meydana gelen kazada davalıya ait araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacı tarafça dava dışı araç sürücüsüne yapılan ve iş bu davada rücu miktarı olarak ileri sürülen 31.133,00-TL nin kaza nedeniyle oluşan hasarla uyumlu olduğu yönünde değerlendirmeler yapılmakla ve yukarıda açıklanan nedenlerle davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş, davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı hak sahibine yapılan ödeme tarihi, rücu borçlusu davalının temerrüt tarihi olduğundan, başka bir ifade ile rücuen tazminat davalarında, ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekeceğinden (Yargıtay 17 HD,2016/11439 E- 2019/9363 K sayılı ilam) davacının dava dışı kişiye ödeme yaptığı tarih faiz başlangıç tarihi olarak kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1 -Davanın KABULÜ ile; 31.133,00-TL tazminatın ödeme tarihi olan 29/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 2.126,70 TL harçtan peşin alınan 531,68 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.595,02 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
3- Davacı tarafından yatırılan 531,68 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5- Davacı tarafça yapılan 181,75 müzekkere ve tebligat gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ile ilk masraf 92,20 TL (başvuru + vekalet harcı) olmak üzere toplam 6.273,95 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
7- Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/04/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!