T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/615 Esas
KARAR NO : 2024/386
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/12/2019
KARAR TARİHİ : 28/05/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili aracı kurum arasında Sermaye Piyasası Araçları Alım Satıma Aracılık Çerçeve Sözleşmesi (Alım Satıma Aracılık Sözleşmesi) ve Türev Araç Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi (Türev Sözleşme) akdolunduğunu, davalının gerçekleştirebileceği işlemlere dair riskler davalıya bildirildiğini ve Yatırım Hizmet ve Faaliyetleri Genel Risk Bildirim Formu ve Türev Araçlar Risk Bildirim Formları ve diğer risk bildirim formları davalı tarafından okunup el yazısı ile imzalandığını, risk formlarının müvekkilinin internet sitesinde de sürekli olarak yayımlandığını, davalının risk getiri ve yatırım tercihleri konusunda bilgi edinmek amacıyla Tanıma Formu Davalıya sunulduğunu; ancak, davalının mali durumu hakkında tüm sorumluluğu üzerine aldığına dair beyanda bulunduğunu, müvekkili aracı kurum ile davalı arasında akdedilen sözleşmeler çerçevesinde davalının, ... A.Ş. Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası (VİOP) nezdinde alım satım faaliyetlerinde bulunmak üzere faydalandığını, VİOP' ta işlem gören vadeli işlem sözleşmelerinde işlem gerçekleştirdiğini, davalının USDTRY kodu ile alım işlemi gerçekleştirmesi, davalının söz konusu kontrat kapsamında "alıcı" olarak Amerikan Doları alma yükümlülüğü altına girmesini ifade ettiğini, VİOP ta işlemler işlemin iki tarafında bulunan "alıcı" ve "satıcı" konumundaki yatırımcılar arasında gerçekleştiğini, davalının alıcı olarak taraf olduğu USDTRY kontratının "satıcı" tarafı aynı kontratta kısa pozisyon sahibi diğer yatırımcı veya yatırımcılar olduğunu, müvekkili aracı kurumun bahse konu işlemlerin tarafı olmadığını, tüm vadeli işlem sözleşmeleri gibi USD-TRY kontrantında da , kontratın vadeli niteliği gereği, davalının pozisyon açarken pozisyonlarının büyüklüğü üzerinden hesaplanan başlangıç teminatını ödemesi gerektiğini, teminatların VİOP' a iletimi de müvekkili aracı kurumun aracılığıyla gerçekleştiğini, VİOP ta gerçekleştirilen vadeli işlem sözleşmesi işlemlerinde, davalının pozisyonlarının açık kaldığı sürece teminatını yeterli seviyede tutmak ve pozisyon zararına bağlı teminat kaybı nedeniyle teminatının yetersiz hale gelmesi halinde teminat tamamlamak veya pozisyon kapamak ile yükümlü olduğunu, davalının USDTRY kontratındaki pozisyonu açık kaldığı sürece, davalının söz konusu pozisyon nedeniyle kar/ zarar etmeye devam etmekte olup, davalının kar veya zarar etmesi, spot piyasada Amerikan Doları'nın Türk Lirası karşısındaki değerinin artması veya azalmasına göre belirlendiğini, 14 Ağustos 2018 ve 15 Ağustos 2018 tarihlerinde piyasada meydana gelen fiyat hareketlerine bağlı olarak, davalının USDTRY kontratındaki pozisyonlarında zarara uğradığını ve teminatını kaybettiğini, teminat kaybı üzerine, davalının pozisyonları 15 Ağustos 2018 tarihinde sona ermiş olup, pozisyon kapama sonrasında davalının hesabında kalan borç miktarının 103.175,68-TL olduğunu, davalının borcunu ödememesi üzerine davalının VİOP ta işlemin karşı tarafına olan borcunu, 16 Ağustos 2018 tarihinde müvekkilinin Takasbank'a ödediğini ve ödenen tutarın davalının hesabına borç olarak kaydedildiğini, davalının borcunu ödememesi üzerine davalıya ... Noterliği' nden 28 Ağustos 2018 tarihli ve ... sayılı ihtarnamesinin keşide edildiğini, davalının borcunu ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine 17 ila 23 Ekim 2018 tarihlerinde (valör tarihleri 19 ila 25 Ekim 2018 tarihleri olmak üzere) borsada 47.712 adet MMCAS kodlu payın satışının gerçekleştirildiğini ve davalının eksi bakiye borcundan düşüldüğünü, bunun üzerine davalının 64.122,22-TL bakiye borcu kaldığını, davalının bakiye borcunu ödememesi üzerine 16 Kasım 2018 tarihinde müvekkili tarafından ... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı ilamsız icra takibi dosyası ile davalıya karşı 65.630,32-TL tutarında icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin takip konusu alacağının likit nitelikte olduğunu, davalının takibe itirazının haksız olduğunu beyan ederek; itirazın iptali ile takibin devamına ve davaya konu meblağın asgari % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından ibraz edilmiş olan cevap dilekçesinde özetle; davacının açmış olduğu davanın sözleşme hükümlerine, Yasalara ve Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, müvekkilinin davacı ile Sermaye Piyasası Araçları Alım Satıma Aracılık sözleşmesi imzaladığını ve davacının müşterisi olduğunu, davacı aracılığı ile ... A.Ş.'de Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası (VİOP) nezdinde alım satım faaliyetleri gerçekleştirdiklerini, müvekkilinin 14 - 15 Ağustos 2018 tarihinde Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsasında dolar alımı yönünde işlem yaptığını, Piyasada meydana gelen fiyat hareketlerine bağlı olarak müvekkilinin pozisyonu zarar durumuna geçtiğini, zarar durumunda olan müvekkilinin, gün içerisinde daha piyasa hareketleri devam ederken, aracı kurumun çalışanları tarafından aranmaya başlandığı ve bir an önce pozisyonunu kapatması söylendiğini, müvekkilinin daha önce yapmış olduğu alım satım işlemlerinde zarara uğrayıp aracı kurum nezdinde bulunan teminatlarının eksiye düşmesi neticesinde aracı kuruma hemen ödemede bulunduğunu, 14 - 15 Ağustos 2018 tarihli Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsasında işlem yapan müvekkilinin, aracı kurumun gün içerisinde tacizleri sonucunda pozisyonunu erken kapatmaya zorlandığını ve müvekkilinin zarar ettiğini, aracı kurumun baskıları olmasa idi, müvekkilinin pozisyonunu erken kapatmak zorunda kalmayacağını ve zararı olmayacağını veya bu kadar zararı oluşmayacağını, müvekkilinin zararının oluşmasında veya zararının büyümesinde davacı aracı kurumunun sözleşmelere aykırı olarak devamlı müvekkilini arayıp taciz etmesi ve yanlış yönlendirmesi sebep olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İşbu dava 18/12/2019 tarihinde açılmış olup mahkememizce dilekçeler teatisi tamamlandıktan sonra 25/02/2020 tarihinde verilen "...(kaldıraçlı alım satım işlemi) kanunda açıkça yazılmasa da bankacılık sözleşmesi benzeri bir sözleşme niteliğinde olup Yargıtay uygulamasında da bankacılık sözleşmesi kapsamında değerlendirilmektedir.(Yargıtay 11 HD nin 2017/692 E.-1393 K. ,2017/6 E.-4020 K. sayılı emsal kararları da bu yoldadır.) Davalı devlet memuru olup şahsi birikimlerini değerlendirmek üzere hareket ettiğinden ve işlemin boyutu dikkate alındığında davalının hukuki işlem içerisinde tüketici konumunda olması nedeniyle, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olduğunun ve bu davaya bakmakla görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunun kabulü gerekmiş ve davanın görev nedeniyle usulden reddine" dair karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2021/... Esas, 2021/... Karar Sayılı, 15/04/2021 Tarihli "... Eldeki davada, davalının taraflar arasındaki kaldıraçlı varlık alım satımına ilişkin sözleşmesi kapsamında yatırımcı olarak işlem yaptığı, davalı vekilince davacının yaptığı işlemlerin hacmi, davacının işleme aracılık eden şirket olması ve gerçek kişi davalıdan sözleşmeden kaynaklanan alacağını talep etmesi, hususları dikkate alındığında işlemin tüketici işlemi saylamayacağı, kaldı ki davalının da 6502 Sayılı yasada tanımlanan "ticari ve mesleki olmayan amaçla hareket eden gerçek kişi" olmadığı, tüketici sıfatını taşımadığı, ticari amaçla hareket ettiği, aksi yönde dosyaya yansıyan bir delilin olmadığı anlaşılmakla mahkemenin görevsizlik kararında isabet bulunmadığından 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a.3 maddesi uyarınca hükmün kaldırılarak davanın görülmesi için dosyanın İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir." şeklindeki ilamı ile kaldırılmakla dosya mahkememizin işbu esasına kaydedilerek yargılama yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, taraflar arasında akdedilmiş olan kaldıraçlı varlık alım satımına ilişkin sözleşme kapsamında davacı aracının sözleşmeden kaynaklı bakiye alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Sermaye Piyasası Araçları Alım Satıma Aracılık Çerçeve Sözleşmesi (“Alım Satıma Aracılık Sözleşmesi") ve Türev Araç Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi (“Türev Sözleşme”) akdedilmiş olduğunu, bu sözleşme kapsamında VİOP ta gerçekleştirilen vadeli işlem sözleşmesi işlemlerinde, davalının pozisyonlarının açık kaldığı sürece teminatını yeterli seviyede tutmak ve pozisyon zararına bağlı teminat kaybı nedeniyle teminatının yetersiz hale gelmesi halinde teminat tamamlamak veya pozisyon kapamak ile yükümlü olduğunu, piyasada meydana gelen fiyat hareketlerine bağlı olarak, davalının USD/TRY kontratındaki pozisyonlarında zarara uğradığını ve teminatını kaybettiğini, teminat kaybı üzerine, davalının pozisyonlarının 15 Ağustos 2018 tarihinde sona erdiğini ve pozisyon kapama sonrasında davalının hesabında kalan borç miktarının 103.175,68-TL olduğunu, davalının borcunu ödememesi üzerine davalının VİOP ta işlemin karşı tarafına olan borcunu, 16 Ağustos 2018 tarihinde müvekkilinin Takasbank'a ödediğini ve ödenen tutarın davalının hesabına borç olarak kaydedildiğini, neticeten davalının davacıya 64.122,22-TL bakiye borcu kaldığını, davalının bakiye borcunu ödememesi üzerine davalı aleyhine ...İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı ilamsız icra takibi dosyasından 65.630,32-TL asıl alacak üzerinden icra takibine girişmiş olduğunu beyanla davalının itirazının iptali için işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
Davalı vekili tarafından ibraz edilmiş olan cevap dilekçesinde özetle davacı aracı kurumun çalışanları tarafından aranmaya başlanması ve bir an önce pozisyonunu kapatması söylenmesi sebebiyle işlemleri yaptığını, davacının yönlendirmesi üzerine zarara uğradığını iddia etmiş olduğu anlaşılmakla davacı şirket nezdinde tutulan ve davalı adına kayıtlı olan telefonlar ile yapılan görüşme kayıtları celp edilerek bilirkişiden ses kayıtlarının incelenmesi talep edilmiş olup bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan konuşma dökümleri de göz önünde bulundurularak dosya kapsamı itibari ile rapor tanzimi için dosyanın 1 SPK, 1 viop işlemlerinde nitelikli hesaplamalar uzmanı ve 1 borçlar hukuku alanında uzman bilirkişisinden oluşan heyete tevdine, karar verilmiş olup bilirkişilerden takdiri mahkemeye ait olmak üzere davacının ticari defter ve kayıtları ile bilişim sistemleri üzerinde inceleme yapılmak sureti ile tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda davalının USD/TRY kodlu vadeli işlemleri nedeniyle davacıya borcunun olup olmadığı, davalının 14-15/08/2018 tarihli işlemleri nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı, davalının teminatını da kaybedip kaybetmediği, davacının meskur tarihler arasında davalıyı pozisyon kapatmaya zorlayıp zorlamadığı ve davalının zorlama olması halinde zarara uğrayıp uğramadığı, neticeten davacının taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkiden dolayı takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise hangi miktarda alacaklı olduğu hususlarında rapor tanzim edilmeleri istenilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan kök raporda;
Davalının hesap ektresinden, 14.08.2018 ve 15.08.2018 tarihleri arasında piyasada meydana gelen ani fiyat dalgalanmaları ve şoklar nedeniyle zarara uğrayarak teminatını kaybettiği ve işbu dava konusu uyuşmazlığın ortaya çıktığı anlaşılmaktadır.
Davalı tarafa 28.08.2018 tarihli ihtarname ile Davalının temerrüt hali yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde; hesabında bulunan 47.712 adet ... hissesinin satışı gerçekleştirilmek suretiyle Davalının borç tutarından düşüleceği bildirilmiş ve 19-25 Ekim valör tarihli ilgili hissenin satışı gerçekleştirilmek suretiyle bir kısım borcun kapandığı fakat geriye bakiye 64.122,22 TL borcu kaldığı anlaşılmaktadır.
Davacı yatırım şirketi, davalının teminat altına inmesinden kaynaklı zararını Takasbank'a ödemekle yükümlüdür ve bu yükümlülükten kaynaklı olarak davalıdan ilgili borcun tahsilini talep etmektedir.
Dosyada mübrez teknik bilirkişi raporunda da davalının müşteri temsilcisi ile konuşmalarının yer aldığı fakat herhangi bir zorlamaya dair bir bulguya rastlanmadığı, sıradan yatırımcı ile müşteri temsilcisi görüşmelerinden ibaret olduğu görülmüştür.
Dosyada bu nakit borcun tespitine yarayacak Davalı müşteriye ait Davacı aracı kurumdaki NAKİT HESAP EKSTRESİNİN dosyada mevcut olmadığı, Kayseri'de olduğu anlaşılan bu kayıtlara ilişkin belgelerin temininin Mahkemenin takdirinde olduğu,
Mahkememize bildirilmiş olup eksik dokümanlar celp edilerek dosyanın ek rapor tanzimi için yeniden bilirkişiye tevdine karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan ek raporda;
Dosyaya giren Davacı aracı kurum nezdindeki Davalı müşteriye ait hesap ekstresi 04.05.2018 tarihinde başlayan ve 31.12.2018 tarihine kadar devam eden hesap hareketlerini 39 sayfa olarak göstermektedir.
Davalıya ait hesap ekstresinde 31.12.2018 tarihindeki borç bakiyesi 69.212,49 TL'dir.
Davacının ... İcra Dairesi 2018/... Esas sayılı dosyasındaki anapara alacak talebi 65.630,32 TL'dir.
14.11.2018 günü kapanışında Davalının hesabındaki borç bakiyesi (Davalının Davacıya borcu) 65.630,35 TL'dir.
Davacının icra takip talebinin 16.11.2018 tarihli olduğu dikkate alındığında, Davacının icra talebinin 14.11.2018 tarihli hesap bakiyesine dayandığı sonucuna varmak gerekmektedir.
Taleple bağlılık ilkesi gereği, Davacının anapara alacağının 65.630,32 TL olarak tespit edildiği
Kanaatine varıldığının mahkememize bildirilmiş olduğu görülmüştür.
İşbu hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu uyarınca davacı aracı kurumun davalı adına yapmış olduğu ödemeleri sözleşme kapsamında davalıdan talep edebileceği, icra takibinde talep edilmiş olan miktarın 65.630,32 TL olduğu görülmekle taleple bağlı kalındığında davacının bu miktar üzerinden davalıdan alacaklı olduğu kanaatine varılmakla davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın sözleşmeden kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmekle icra dosyasında asıl alacak tutarı olan 65.630,32 TL 'nin %20'si oranında olan 13.126,06 TL'nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının DAVASININ KABULÜ ile; davalının ... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki İTİRAZININ İPTALİ ile; takibin kaldığı yerden devamına,
2-Davalının haksız itirazları nedeniyle asıl alacak tutarı olan 65.630,32 TL 'nin %20'si oranında olan 13.126,06 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli olan 4.483,21-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 792,66-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 3.690,55-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 844,86-TL (başvurma, vekalet harcı ve peşin harç) davetiye, posta gideri: 319,00-TL, bilirkişi ücreti: 7.500,00-TL olmak üzere toplam: 8.663,86-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ... Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!