WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

İSTANBUL 18. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/483 Esas
KARAR NO : 2024/25

DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 17/06/2019
KARAR TARİHİ : 16/01/2024

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalı bankadan 06.08.2009 tarihinde 550.000,00-TL tutarında kredi kullandığını, müvekkilin ödemiş olduğu taksitlerin büyük kısmını da faizlerin oluşturduğunu, müvekkili şirketin mevcut faiz maliyetine daha fazla katlanmamak için Ekim 2010 itibarı ile kredisini erken ödeyerek kapattığını, davalı bankanın ise müvekkilinin yapmış olduğu ödemenin akabinde müvekkilinin hesaplarından, kredi erken kapama maliyeti adı ile 41.106,45-TL para çektiğini, davalı bankanın müvekkili şirketin hesabından çekmiş olduğu paranın iadesi için faiz alacağı talep edilmeksizin dava açtıklarını ve ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasıyla kabul edilen davada faiz alacağı talebinin bulunmadığını beyan ederek; müvekkilinden haksız yere fazla tahsil edilen ve iadesi gereken 16.136,47-TL'ye 09.11.2000 tarihinden itibaren işleyecek mevduata bankalarca uygulanan en yüksek orandaki faiz alacağına ilişkin işbu belirsiz alacak niteliğindeki davanın kabulü ile, şimdilik 7.000,00-TL faiz alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan cevap dilekçesinde özetle; davacı ...Tic. A.Ş., Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde ... sayılı ve ... tarihli ilan edildiği üzere ticaret sicilinden re’sen silinmiş olup, tüzel kişiliği de haiz olmadığını, davacı taraf şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edilmiş olması nedeniyle tüzel kişiliğinin sona erdiği ve dolayısıyla arabuluculuk yoluna başvurabilecek ya da arabuluculuk sürecinde iradesini ortaya koyabilecek nitelikte, bir diğer ifade ile kendisi hakkında hukuki sonuç doğurabilecek bir işlemde bulunabilmesi de mümkün olmayacağını, başvurucu vekiline verilen ... 1. Noterliği’nin ... tarihli ... yevmiye numaralı vekaletnamesinde de üstelik Yasalarda ayrıca ve açıkça özel olarak yetki verilmiş olması aranmasına rağmen arabuluculuk yoluna başvurmaya, görüşmelere katılmalara, görüşmelerde temsil etmeye ve tutanak imzalamaya dair hiçbir yetki verilmediğini, arabuluculuk daveti de usul ve yasalara aykırı şekilde gerçekleştirildiğini, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, dava dilekçesinde bahsedilen ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E., ... K. Sayılı dosyasında verilen kararın henüz kesinleşmediğini, davacını talebinin zaman aşımına uğradığını beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan kontrolde işbu dava 17/06/2019 tarihinde açılmakla mahkememizin 2019/366 Esasına kaydı yapılmış olup yapılan yargılama sonucunda 24/09/2019 tarihinde "Davacının arabuluculuğa başvurmadan dava açmış olduğu anlaşıldığından HMK 114, TTK 5/A ve Arabuluculuk Kanunu 18/A-2 maddesi gereğince davanın usulden reddine " dair verilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 2021/393 Esas, 2021/362 Karar sayılı, 11/03/2021 Tarihli " ... uyuşmazlığın ... 22.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından kaynaklı itirazın iptali olduğu belirtilmişse de, aynı alacağa ilişkin olarak alacak davası açıldığı anlaşılmaktadır. İİK 67.maddesi uyarınca icra takibinde alacağı itiraza uğrayan alacaklının dilerse genel hükümlere dayalı olarak alacak davası açması ,dilerse itirazın iptalini istemesi mümkündür. Ödeme emrinin incelenmesinde 17.7987,69-TL faiz alacağının tahsilinin talep edildiği (kredi erken kapamadan kaynaklanan) ve icra takibine konu olan alacak nedeniyle arabulucuya başvurulduğu anlaşılmakla şekli inceleme yapılmak suretiyle arabulucuya başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır." şeklindeki gerekçeli ilamıyla kaldırılmakla mahkememizin işbu esasına kaydının yapılmış olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacı tarafından davalı aleyhine açılmış olan maddi tazminat istemli davada faiz talebinde bulunulmaması sebebiyle mahrum kalınan faizin hesaplanılarak davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı şirketin davalı bankadan 06.08.2009 tarihinde kullanmış olduğu 550.000,00-TL tutarındaki kredi borcunun taksitlerini erken ödemek suretiyle Ekim 2010 itibarı ile tamamen kapattığı, davalı banka tarafından davacının hesaplarından, kredi erken kapama maliyeti adı ile 41.106,45-TL para çekilmesi üzerine söz konusu paranın iadesi için faiz alacağı talep edilmeksizin ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası üzerinden dava açılmış olduğu, açılan davanın ... Karar sayılı numarasıyla reddedilmesi üzerine temyiz yoluna başvurulmuş ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, 2013/2735 E. ve 2014/9826 K. Sayılı ilamıyla ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. ve ... K. sayılı kararı bozulmuş olup ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esasına kaydının yapılmış olduğu, akabinde ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin kapatılması sebebiyle Yargıtayın bozma ilamı sonrası dava dosyasının incelenmesine ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı numarasıyla devam olunduğu, yapılan yargılama sonucunda davalı bankanın davacı şirkete 16.136,47,00-TL ödemesine hükmedilmiş olduğu, her ne kadar davacı tarafça ıslah ile birlikte faiz talebinde bulunulmuş ise de Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/3865 Esas, 2019/6178 Karar Sayılı, 03/10/2019 Tarihli "... Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma, bilirkişi raporları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı banka tarafından davaya konu kredi için 41.160,45 TL tahsilat yapıldığı, diğer bankalardan gelen yazı cevapları nazara alındığında erken kapama ücretinin 16.136,47 TL'sinin fahiş olması nedeniyle davacı tarafa iade edilmesi gerektiği, davacı tarafça 12/09/2017 havale tarihli dilekçesiyle iadesini talep ettikleri tutara 09/11/2010 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek orandaki ticari temerrüt faizi ile birlikte ödenmesi talep edilmiş ise de; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 06.05.2016 gün ve 2005/1 Esas ve 2006/1 Karar sayılı kararında ve 04.02.1948 gün ve 1948/3 Esas, 1944/10 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere bozma sonrası ıslah yapılamayacağı nazara alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
...
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 826,28 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı bankadan alınmasına, 03/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi." şeklindeki ilamı ile davacının faiz talebinin reddine dair verilen kararın kesinleşmiş olduğu görülmüştür.
Davacı tarafça işbu kesinleşen ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin ilamı uyarınca ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine ;
-16.136,47 TL Asıl Alacak + 988,52 TL işlemiş faiz (ticari temerrüt faizi)
-1.437,51 TL Yargılama Gideri + 73,73 TL işlemiş faiz (Yasal faiz)
-1.980,00 TL İlam Vekalet Ücreti + 101,55 TL işlemiş faiz (Yasal faiz)
Olmak üzere TOPLAM = 20.717,78 TL üzerinden 02.07.2018 tarihinde takibe girişmiş olduğu, 26.11.2019 tarihinde yapılan kapak hesabı uyarınca dosya borcunun işlemiş toplam yasal faizi ile birlikte tahsil edilmiş olduğu görülmüştür.
Davacı vekili tarafından 17.06.2019 tarihinde açılmış olan işbu dava ise ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyası üzerinden yapılan yargılama esnasında talep edilemeyen / ıslah ile birlikte edilmiş olsa dahi kabul edilmeyen ana para alacağına dair faiz istemine yönelik ayrı bir dava mahiyetinde olduğu görülmüştür.
6098 Sayılı TBK'nın "Asıl borca bağlı hak ve borçların sona ermesi" başlıklı 131. maddesine göre; asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ermiş olur.
İşlemiş faizin ve ceza koşulunun ifasını isteme hakkı sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılacak bir bildirimle saklı tutulmuş ise ya da durum ve koşullardan saklı tutulduğu anlaşılmaktaysa, bu faizler ve ceza koşulu istenebilir.
Mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette bulunan Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2021/5626 Esas, 2022/6737 Karar Sayılı, 05.07.2022 Tarihli "... Hemen belirtelim ki, TBK'nun 131. maddesi ‘Asıl borca bağlı hak ve borçların sona ermesi’ başlığında ‘Asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ermiş olur./ İşlemiş faizin ve ceza koşulunun ifasını isteme hakkı sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılacak bir bildirimle saklı tutulmuş ise ya da durum ve koşullardan saklı tutulduğu anlaşılmaktaysa, bu faizler ve ceza koşulu istenebilir./Taşınmaz rehnine, kıymetli evraka ve konkordatoya ilişkin özel hükümler saklıdır.' şeklinde düzenlenmiştir. Ayrıca, kısmi davadan sonra açılan ek davada fazlaya dair hakların saklı tutulmuş olması ve davacının hukuki yararının bulunması koşullarının birlikte varlığı hâlinde birden fazla ek dava açılması da kural olarak mümkündür. Ancak, faiz asıl alacağın bir bölümü olmayıp, onun feri nitelikte bir alacak olduğundan faiz istenmeden asıl alacak için açılan dava, bir kısmi dava olmayıp tam davadır. (HMK 109) Alacak davasında faiz talep edilmemiş olsa da davacı, faiz alacağından zımni olarak feragat etmiş sayılmaz ve TBK'nın 131. maddesi gereğince asıl borç sona ermedikçe faiz alacağı ayrı bir dava ile istenebilir." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda işbu davanın açıldığı 17.06.2019 tarihinde asıl borcun tahsil edilmemiş olması sebebiyle davacının dava açtığı tarih itibari ile ayrı bir dava olan işbu dava ile birlikte faiz isteme talebi bakımından hukuki yararın bulunduğu kabul edilmekle yargılama esnasında dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Yargılama esnasında dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişiden ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından hüküm altına alınan 16.136,47 TL'ye 09.11.2010 tarihinden işbu dava tarihi olan 17.06.2019 tarihine kadar faiz alacağının hesaplanılması istenilmiş olup bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan kök ve ek raporlarda seçenekli hesaplama yapılarak;
Davacının asıl alacağına;
-Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası aylık faiz oranlarına göre faiz yürütülerek hesaplama yapıldığında davacının faiz alacağının 18.177,40 TL,
-Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası yıllık faiz oranlarına göre faiz yürütülerek hesaplama yapıldığında davacının faiz alacağının 20.040,04 TL,
- Davalı Bankanın faiz oranlarına göre faiz yürütülerek hesaplama yapıldığında davacının faiz alacağının 17.543,00 TL,
Talep edebileceği kanaatine varıldığı,
Davacının ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden tahsil etmiş olduğu alacağı bakımından asıl alacağına
-Takip tarihi olan 02.07.2018 tarihi ile işbu dava tarihi olan 17.06.2019 tarihi arasında işleyecek faizin 2.467,65 TL olduğu,
-İşbu dava tarihi olan 17.06.2019 tarihi ile tahsil tarihi olan 26.11.2019 tarihi arasındaki işleyecek faizin 1.543,05 TL olduğu,
Mahkememize bildirilmiştir.
Yargılama esnasında davacı tarafından sunulan bedel arttırım dilekçeleri ve beyan dilekçeleri ile birlikte yatırılan harç uyarınca davacının ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından hüküm altına alınan 16.136,47 TL'ye işbu dava tarihine kadar yapılan hesaplama uyarınca 20.040,04 TL faiz isteminde bulunmuş olduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan incelemede davacının 16.136,47 TL'ye 09.11.2010 tarihinden işbu dava tarihi olan 17.06.2019 tarihi arasında işlemiş faiz talebinde bulunabileceği, bilirkişi tarafından yapılan seçenekli hesaplama uyarınca davacının talep edebileceği miktarın dava tarihi itibari ile 20.040,04 TL olması gerektiği ancak işbu dava açıldıktan sonra yargılama devam ederken davacının asıl alacağı tahsil tarihine kadar işlemiş faiz ile birlikte davalıdan tahsil etmiş olması sebebiyle mükerrer faiz hesaplanmasına ve tahsiline sebebiyet verilmemesi amacıyla davacının davalıdan tahsil etmiş olduğu işbu dava tarihine kadar olan işlemiş faiz miktarlarının bilirkişinin yapmış olduğu hesaplamadan mahsup edilmesi gerektiği, bilirkişi tarafından hesaplama yapılırken mahsup edilmemiş olduğu görülmekle alınan ek raporlar uyarınca davacının talep edebileceği 20.040,04 TL faizden ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından takibe giriştiği esnada asıl alacağa istemiş olduğu takip tarihine kadar geçen süredeki 988,50 TL ile takip tarihi ile işbu dava tarihi arasında geçen sürede hesaplanan 2.467,65 TL toplamı olan 3.456,15 TL işlemiş tahsil edilen faizin mahsubu ile neticeten (20.040,04 TL - 3.456,15 TL =) 16.583,89 TL talepte bulunabileceği kanaatine varılarak davacının davasının işbu miktar üzerinden kısmen kabulü kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından hüküm altına alınan 16.136,47 TL asıl alacak için 09.11.2010 tarihinden işbu dava tarihi olan 17.06.2019 tarihine kadar işlemiş toplam 16.583,89 TL FAİZ ALACAĞININ faize faiz işletilmemek kaydıyla davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine,
2-Alınması gerekli olan 1.132,85-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 119,55-TL ve ıslah harcı olarak alınan 171,00TL harcın mahsubu ile eksik kalan 842,30TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılışta sarf edilen 290,55-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 50,80-TL ( başvurma, vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 366,20-TL, bilirkişi ücreti: 1.450,00TL olmak üzere toplam: 1.867,00-TL yargılama giderinin %83 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 1.549,61 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerine bırakılmasına,
5-Davalı tarafından sarf edilen toplam 800,00TL yargılama giderinin %83 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 136,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanının davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 16.583,89TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 3.456,15TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00TL'nin %83 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 1.095,60TL'sinin davalıdan, 224,40TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır

* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.