WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

İSTANBUL 18. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/304 Esas
KARAR NO : 2024/43
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/10/2016
KARAR TARİHİ : 22/01/2024

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın müvekkilleri aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2016/... E. Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile 01.02.2015 tanzim, 10.07.2016 vade tarihli 50.000-TL bedelli senet ile 01.02.2015 tanzim ve 10.07.2016 vade tarihli 56.000-TL bedelli olmak üzere iki adet kambiyo senedine dayalı icra takibi başlattığını, takip konusu olan senetlerin tahrif edilmek ve sahte senet düzenlemek suretiyle takibe konulduğunu, müvekkilinin oto tamiri işi yapmakta olduğunu, davalıların ise ... ... Ltd. Şti şirketinin ortakları olup, ... ... RENT A CAR isimli araç kiralama şirketlerinin bulunduğunu, müvekkillerin ... ... Rent A Car isimli araç kiralama firmasının hasar gören araçlarını tamir etmek suretiyle taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkillerin davalılara borcunun bulunmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkiden de anlaşılacağı üzere; taraflar arasında hizmet gören taraf müvekkileri iken, ödeme borçlusu olan tarafın davalılar olduğunu, dolayısıyla müvekkillerinin davalılara 106.000-TL kadar yüksek miktarda borcu olması mümkün olmadığını, ancak küçük bir ödeme karşılığı müvekkillerin davalı ... ...'a 6000-TL'lik senet verdiğini, işbu dava konusu icra takibinden gönderilen ödeme emrinde müvekkiller vermiş olduğu 6000-TL'lik senedin tahrif edilerek ve bedelin başına "5" rakamı sıkıştırılmak suretiyle 56.000-TL yapıldığını ve yine imzaların kendisine ait olmadığı 50.000-TL bedelli takip konusu senetlerin düzenlendiğini öğrendiklerini, yine senetin ciro suretiyle lehtar ... ...'ın kardeşi olan ...'a verildiğini icra takibinden öğrendiklerini, senet üzerindeki yazıların müvekkillere ait olmadığı gibi, 6.000-TL'lik senet bedeline eklenen "5" rakamının sonradan eklendiği ve senetler arasındaki imzaların farklı olduğu çıplak gözle dahi açık ve net olarak anlaşıldığını, anılan nedenlerle senedin tahrif edilmesi sebebiyle belge niteliğini kaybetmiş olup, kambiyo senedi yoluyla takibe konu olamayacağını, senetin kambiyo senedi vasfı taşımadığı ve tahrif edilmesi sebebiyle, müvekkil açısından zararlara sebebiyet vereceğinden; icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkillerin borçlu olmadığının tespiti ile, dava konusu senetin "kambiyo seneti" vasfını taşımaması sebebiyle takibinve icra takibinin iptalini, HMK 209. Maddesi gereğince teminatsız olarak müvekkil hakkındaki takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine veya davalı takip alacaklısının % 20’den aşağı olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesini, yargılama ve vekâlet ücreti giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı-borçlular ... ve ... vekili dava dilekçesi ile özetle; tarafımızca davacı-borçlular aleyhine 31.08.2016 tarihinde başlatılan .... İcra Müdürlüğü’nün 2016/... E. sayılı icra takibinde takibe konu bonolardan birinde tahrifat olduğunu, diğer bono üzerindeki imzanın müvekkillerine ait olmadığı iddiasıyla borçlu bulunmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmişse de, davacılar vekilinin dilekçesinde belirttiği hususlar hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz iddialar olup, reddi gerektiğini, davacıların iş bu davayı açmakla haklı olmadığı gibi kötüniyetli olduklarını, takibe konu her iki bono üzerindeki imzaların davacı-borçlulara ait olduğunu, Davacı-borçluların dilekçesinde, takibe konu bonoyu imzalamadıkları iddiasında bulunduklarını, takibe konu bononun davacılar tarafından imzalandığını, Davacı-borçluların müvekkile olan borcu sebebiyle iş bu bonoyu müvekkiline verdiklerini, müvekkiline borçlu olmadığını ve ya iş bonoya istinaden ödeme yaptığını ve imzanın kendisine ait olmadığını davacı-borçluların ispat yükü altında olduğunu, senedin bedelsizliğine ve müvekkilimin senedin meşru hamili olmadığına dair davacılar tarafından hiç bir yazılı(kesin) delil sunulamadığını, müvekkilinin senetlerin meşru hamili olup, senetler müvekkiline lehdar ve abisi olan ... ...'dan geçtiğini, davacılar müvekkilime borcu olmadığını ispat yükü altında olduklarını, iddialarını senede karşı senetle ispat kuralı gereği yazılı delil ile ispatlamaları gerektiğini, Yargıtay 15. HD.’nin 06.06.1983 tarih, 1983/1724-1584 sayılı kararında da belirtildiği üzere; HMK.nun 201. Maddesi(HUMK md.290) gereğince, “senede bağlı her çeşit iddiaya karşı def’i olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak nitelikte bulunan hukuki işlemler değeri ne olursa olsun tanıkla ispat edilemez.” Yine HMK.nun 200. Maddesi(HUMKmd.289) gereğince “senetle ispatı gereken hususlarda, karşı tarafın açık muvafakati halinde tanık dinlenebilir.” , davacıların gerçek ve hukuk dışı iddialarla açtığı bu dava ile alacağın tahsilini geciktirmekte, kendi hür iradeleri ile imzaladıkları senetlerin bedelini ödemekten kaçınmakta olduklarını, davacıların davasını açmakta hukuki yararları olmadığını, HGK 18.01.2012 tarih 2011/19-622 E.- 2012/9 K., HGK 17.03.2010 tarih 2010/19-123 E.- 2010/154 K. Ve HGK 17.12.2011 tarih 2011/13-576 E.- 2011/747 K. Sayılı kararlarında zikredildiği gibi;“Borçlunun icra takibinden önce ve ya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır.” dava konusu senetlerin bononun tüm zorunlu unsurlarını ihtiva ettiklerini, davacıların iş bu davayı açmakta kötüniyetli olup icra takibini sürüncemede bırakmaya çalıştıklarını, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasının, alacaklının icra takibi sırasında kazandığı haklara zarar vermemesi, onun icra takibini sürüncemede bırakmak için kötüye kullanılmaması gerektiğini, Davacı-borçluların senedin ödendiğine dair belge sunamaması karşısında senedin bedelsiz olduğu iddiasıyla iş bu davayı açmasında hukuki yararı olmayıp, davanın reddi gerektiğini, öncelikle; icra takibini sürüncemede bırakmak için iş bu davayı açan davacı-borçluların icra takibinin tedbiren durdurulmasına dair verilen ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın davanın reddine, kötüniyetle borcu inkar eden davacıların % 20’den aşağı olmamak üzere icra
inkar tazminatına mahkum edilmesine, yapılacak yargılama giderleri ile vekalet ücretinin ise davacı borçlulara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; ... İcra müd.nün 2016/... E. Sayılı dosyasına konu 2 adet kambiyo senedinin kambiyo senedi vasfı taşımaması nedeniyle icra takibinin iptali davası olduğu anlaşıldı.
Mahkememizden verilen 10/09/2019 tarih ve 2016/... Esas 2019/... sayılı kararı ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesi 'nin 25/06/2020 tarih ve 2020/... Esas 2020/... Karar sayılı ilamıyla KALDIRILMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi:
İlamda özetle;
"Davacı vekilinin ibraz ettiği doktor raporlarına göre 10.05.2019 ila 05.11.2019 tarihleri arasında kanser tanısı ve tedavisi nedeni ile işgörmezlik durumunda olduğu anlaşılmaktadır. Vekaletname incelendiğinde davaının sadece bir adet vekili olup, duruşmaları da aynı vekil takip etmiş, yetki belgesi ile olsa bile başkaca hiçbir vekil dosyada görev yapmamıştır.
HMK MADDE 95- (1) Elde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen veya hâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimse, eski hâle getirme talebinde bulunabilir.
(2) Süresinde yapılamayan işlemle ulaşılmak istenen aynı sonuca, eski hâle getirme dışında, başka bir hukuki yoldan ulaşılabiliyorsa, eski hâle getirme talebinde bulunulamaz.
MADDE 96- (1) Eski hâle getirme, işlemin süresinde yapılamamasına sebep olan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde talep edilmelidir.
(2) İlk derece ve istinaf yargılamalarında, en geç nihai karar verilinceye kadar eski hâle getirme talebinde bulunmak mümkündür. Ancak, nihai karar bir tarafın yokluğunda verilmişse, tahkikat aşamasında kaçırılan süreler için kararın verilmesinden sonra da eski hâle getirme talebinde bulunulabilir.
MADDE 97- (1) Eski hâle getirme, dilekçeyle talep edilir. Dilekçede, talebin dayandığı sebepler ile bunların delil veya emareleri gösterilir. Süresinde yapılamayan işlemin de eski hâle getirme talebinde bulunmak için öngörülen süre içinde yapılması zorunludur.
Bu durumda davacı yanın talebi hakkında ilk derece mahkemesince ön sorunları halli usulüne göre bir karar verilmelidir. Oysa mahkeme evrak üzerinden davalı ve davacı yanı dinlemeden HMK 164. Maddedeki usuli işlemleri yapmadan bir karar vermiş olup, usuli işlemler eksik kalmıştır.
Ayrıca davacının ileri sürdüğü hususlar ve dayanakları incelenmemiş ve değerlendirilmemiştir. Davacının tek bir vekilinin olması, başkaca vekil bulunmaması, yetki belgesi ile dahi duruşmaya başka vekil gelmemiş olması, sağlık mazeretinin belgeli oluşu, bu süre zarfından belgeli sağlık sorunun aksine işlerini yapabildiğine dair dosyada hiçbir delil bulunmaması , rapor süresinden sonra derhal yasal süre içinde başvurusunu yapmış olması karşısında kabul edilmesi gereken eski hale getirme talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda davacının bu talebi aynı zamanda " işlemden kaldırılmış dosyanın yenilenmesi " istemi de olmakla ilk derece mahkemesinin ek kararının kaldırılarak yargılamadaki ön sorunun halli ve bunun sonucuna göre işlemler yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
Açılmamış sayılmasına dair verilen kararların nihai karar olmaması ve HMK 98. Maddeye göre yapılacak işlemin niteliği gereği ( eldeki davada yenileme talebi) bu işlemi ilgili ilk derece mahkemesi yapacak olmakla talebin de ilk derece mahkemesince kabul edilerek açılmamış sayılmasına dair kararın kaldırılması ve davanın esasına devam edilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. " hükmü düzenlenmiştir.
Mahkememizin 24/05/2021 tarihli duruşmasında Sigorta bedeli ve gider avansı yatırıldığında dosyanın 06/02/2019 tarihli 1 nolu ara karar gereği dosyanın ATK 'na gönderilerek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Mahkememiz dosyasına 16/08/2021 tarihli ATK raporu ibraz edilmiştir.
Raporda özetle; "Alacaklısı ... ..., borçlusu ... olan, kefili ... olan, 01/02/2015 düzenlenme, 10/07/2015 ödeme tarihli, 50.000 TL bedelli senet, (2021-70521-1),
Alacaklısı ... ..., borçlusu ... olan, kefili ... olan, 01/02/2015 düzenlenme, 10/07/2016 ödeme tarihli, 56.000 TL bedelli senet, (2021-70521-2),
Bulgular Ve Sonuç:
6.1. İnceleme konusu 56.000 TL bedelli senette rakam ile miktarın belirtildiği bölümdeki evvelce mevcut ''5'' rakamının üzerinden optik ve spektroskopik olarak ayırt edilemeyen bir kalem ile gidilmilş olduğu, söz konusu üzerinden gitme işlemi nedeni ile ''5'' rakamının kalem evsafı ve baskı derecesi özellikleri sağlıklı olarak tanımlanamadığından ''5'' rakamının sonradan eklenip eklenmediği hususunda teknik bir tespite gidilemediği, söz konusu senedin yazı ile miktarın belirtildiği bölümünde iddia doğrultusunda tahrifat yapıldığını gösterir bir bulgu saptanamadığı,
6.2. İmza incelemesi yapılabilmesi için; ... ve ...'nın inceleme konusu senedin düzenlenme tarihine yakın ve tercihen bu tarihten önce başka amaçlarla atmış olduğu bol ve samimi imzalarını içerir belgelerin; muhtarlıklar, noterler, bankalar, seçim kurulları, tapu ve vergi daireleri, nüfus müdürlükleri, evlendirme dairesi, dernekler ve vakıflar, vb. gibi çeşitli kurum ve kuruluşlardan temin edilerek, mevcutlar ve adli dosya ile birlikte kurumumuza gönderilmesinin gerektiği hususlarını bildirir kanaat raporudur.
Mahkememizin 24/01/2022 tarihli duruşmasında 16/08/2021 tarih ve 2021/ ... sayılı ATK ... ihtisas dairesinin ilk raporu dikkate alınarak dava konusu 56.000,00 TL'lik senetteki ... ve ...'nın imzaları yönünden inceleme yapılması için dosyanın aynı ATK dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkememiz dosyasına 14/06/2023 tarihli ATK raporu ibraz edilmiştir.
Raporda özetle;
"Bulgular Ve Sonuç:
6.1. İnceleme konusu senette ...'ya atfen atılı imza ile ...'nın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'nın eli ürünü olduğu,
6.2. İnceleme konusu senette ...'ya atfen atılı imza ile ...'nın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'nın eli ürünü olduğu hususlarını bildirir kanaat raporudur.
Mahkememizin 02/10/2023 tarihli duruşmasında dosyanın ve eklerinin dava ve takip konusu 01/02/2015 tanzim 10/07/2015 vade tarihli 50.000,00TL, 01/02/2015 tanzim 10/07/2016 vade tarihli 56.000,00TL bono aslı ile birlikte Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Kriminal Labarotuvarına gönderilerek, davacılar vekilinin ATK ya yönelik itirazları da irdelenerek, imza ve tahrifat iddiaları yönünden rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Mahkememiz dosyasına tarihli 01/12/2023 tarihli ... Müdürlüğünce 14 Kasım 2023 tarihli rapor ibraz edilmiştir.
Raporda özetle;
"Tahrifat İncelemesi
(1 ve 2) numaralar ile tanımlanan inceleme konusu senetler üzerinde tahrifat yönünden yapılan fiziki/optik inceleme ve karşılaştırmada;
1.(1) numara ile tanımlanan inceleme konusu senet üzerinde silme, kazıma, karalama, ekleme vb. Herhangi bir tahrifat izine rastlanılmıştır.
2.(2) numara ile tanımlanan inceleme konusu senedin Türk Lirası hanesinde bulunan "5" rakamı üzerinden aynı cins mürekkepli kalemle mükerrer geçiş olduğu ve kalem baskı izinin aynı hanede
bulunan diğer rakamlardan farklı olduğu görülmüş olduğu görülmüş olup yapılan bu işlemin tahrifat amacıyla mı yoksa sehven yapılan bir işlemin düzeltilmesi amacıyla mı yapıldığı hususunda müspet ya da menfi bir tespitte bulunmak mümkün olamamıştır. "2" numara ile tanımlanan inceleme konusu senedin diğer bölümlerinde silme, kazıma, karalama, ekleme vb. Herhangi bir tahrifat izine rastlanmamıştır.
Mürekkep İncelemesi
(1 ve 2) numaralar ile tanımlanan inceleme konusu senetlerin ön yüzünde Doküman İnceleme
Cihazında (Projectina Docucenter Nirvis) Elektromanyetik Spektrumun Görünür Bölgesinin farklı dalga uzunlukları arasında mürekkep farklılıkları yönünden yapılan incelemede;
a. (1) numara ile tanımlanan inceleme konusu senet üzerinde üç farklı cins mürekkepli kalem
kullanrıldığı, bunların;
- Senedin ön yüzünde yazılı “50.000, ... ..., Elli bin, ... , ..." yazılarının bir cins mürekkepli kalem,
- Senedin ön yüzü üzerinde atılı bulunan imzaların farklı ikinci bir cins mürekkepli katem,
- Senet üzerindeki diğer tüm el yazılarında farklı üçüncü hbir cins mürekkepli kalem olduğu
tespit edilmiştir.
b. (2) numara ile tanımlanan inceleme konusu senet üzerinde üç farklı cins mürekkepli kalem
kullanıldığı, bunların;
- Senedin ön yüzünde yaziılı “56.000, ... ..., Elli altı bin, ..., ..."
yazılarının bir cins mürekkepli kalem,
- Senedin ön yüzü üzerinde atılı bulunan imzaların farklı ikinci bir cins mürekkepli kalem,
- Senet üzerindeki diğer tüm el yazılarında farklı üçüncü bir cins mürekkepli kalem olduğu tespit edilmiştir.
İmza İncelemesi
1. (1 ve 2) numaralar ile tanımlanan inceleme konusu senetler üzerinde kefil hanesinde “...” adına atfen atılı bulunan imzalar ile ...'nın mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada;
İmzaların genel şekli ve işleklik derecesi,
İmzalardaki başlangıç hareketlerinin yapılışı,
İmzalar içerişindeki buklesel hareketlerin yapılışı,
İmzalardaki yatay çekilişi ve dairesel dönüş hareketlerinin yapılışı,
İmzaların bitim hareketlerinin yapılışı,
Kaligrafik ve karakteristik özellikler yönünden benzerlikler görülmüş olup, (1 ve 2) numaralar ile
tanımlanan inceleme konusu senetler üzerinde kefil hanesinde "...” adına atfen atılı bulunan
imzaların ... ELİ ÜRÜNÜ OLDUĞU kanaatine varılmıştır.
2. İmzalarda zaman içerisinde istemli değişikliklerden kaynaklı farklılıklar olabileceği gibi hastalık, yaşlılık, madde kullanımı, ümza atılan vücut pozisyonu, yazı kalemi, yazı yüzeyi vb. istem dışı
nedenlerden kaynaklanan farklılıklar olabilmektedir. Bu_nedenle; imzalardaki muhtemel istemli değişiklikler ile doğal değişim ya da doğal sapmaların görülebilmesi amacıyla, kişilerin mümkün olduğu kadar farklı tarihli ve farklı amaçlar için düzenlenmiş Mukayese imzalarını havi belgelere ihtiyaç duyulmaktadır.
3.(1 ve 2) numaralar ile tanımlanan inceleme konusu senetler üzerinde ödeyecek hanesinde “..." adına atfen atılı bulunan imzalar ile ...'nın mevcut mukayese imzaları arasında yapılan incelemede ve karşılaştırmada mukayese imzaların az, yetersiz - kifayetsiz olması ve yukarıda ikinci maddede belirtilen sebepler nedeniyle (1 ve 2) numaralar ile tanımlanan inceleme konusu senetler üzerinde ödeyecek hanesinde ...' adına atfen atılı bulunan imzaların ... eli ürünü olup olmadığı hususunda müspet ya da menfi bir kanaat bildirmek mümkün olamamıştır. Ancak ... nın bol miktarda özellikle inceleme konusu senetlerin düzenlenen yılına (2015) yakın tarihli bol miktarda samimi ( mesleği ile ilgili görev belgeleri, dilekçe, maaş bordrosu, evlenme beyannamesi, imza sirküleri, elektrik, telefon, su abonelik sözleşmeleri, banka ve noter belgeleri vb.) mukayese imzalarının temin edilip, mevcut mukayese belgeler ve fotokopi mukayese belgelerin asılları ile birlikte gönderilmesi halinde yeniden yapılacak inceleme neticesinde bir kanaat bildirmek mümkün olabilecektir" değerlendirmeleri yapılmıştır. Davacılar 6.000,00 TL bedel üzerinden düzenledikleri senedin başına 5 rakamı eklenmek suretiyle 56.000,00 TL yapılmak suretiyle tahrif edildiğini, 50.000,00 TL bedelli senedin ise sahte olarak düzenlendiğini iddia ederek menfi tespit talebinde bulunmuşlardır. ATK ... İhtisas Dairesi'nin 12.05.2023 inceleme tarihli 2023/59027 sayılı raporunda takip ve dava konusu her iki bonodaki imzaların davacıların eli ürünü olduğu tespiti yapılmış, ... Kriminal Laboratuvarı' nın 08.11.2023 tarihli raporunda da senetlerin rakam ve yazı ile tutarları ile borçlu isimlerinin aynı kalemle yazıldığı senetlerde tahrifat ve eklenti bulunmadığı, davalı ...'ya izafe edilen imzaların eli ürünü olduğu, davacı ...'e ilişkin dosyada bulunan emsal imzaların yetersizliği nedeniyle bu konuda olumlu olumsuz kanaat bildirilemeyeceği tespitleri yapılmıştır. Davacıların iddialarına mesnet delilleri süresinde ibrazla mükellef olduğu davacılara emsal imzaların bulunduğu merci bilgilerini sunmaları için yeterli sürelerin verildiği, davacıların verdikleri bilgiler toplanarak imza incelemelerinin yapıldığı, takip ve dava konusu her iki bonodaki imzaların davacı eli ürünü olduğuna dair ATK ... İhtisas Dairesi raporunun gerekçeli ve denetimi elverişli olduğu ... Kriminal raporda bu raporu nakzeden bir tespitin de yer almadığı gözetilerek, davacıların imza itirazı ve tahrifat/ekleme iddialarının mesnetsiz olduğu kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde imza incelemesi için celp edilmiş bulunan belge asıllarının mercilerine iadesine,
3-Mahkememizce verilen tedbir kararı, davacının teminat yatırmaması nedeniyle işleme konulmadığından davalının tazminat talebinin İİK 72/4 maddesi gereği REDDİNE,
4-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.810,22 TL'nin düşümü ile arta kalan 1.382,62‬ TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacılara iadesine,
5-Davalı taraf vekille temsil olunmakla red üzerinden hesaplanan karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Davacılar tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına.
Dair, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ...Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/01/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır