T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/278 Esas
KARAR NO : 2024/449
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/06/2020
KARAR TARİHİ : 26/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı-alacaklı müvekkili şirket ile davalı-borçlu şirket arasında; ... ve ... nolu Otomotiv ve Otomotiv Ürünleri Kredisi ve Rehin Sözleşmeleri imzalandığını, alacaklı müvekkili şirket tarafından, davalı-borçlu şirkete ...ve ... plaka sayılı araçların finansmanı sağlandığını ve davalı-borçlu şirket kredi sözleşmelerinin ayrılmaz parçası olan Kredi Geri Ödeme Planlan uyarınca alacaklı müvekkili şirkete kredi borcunu ödemeyi taahhüt ettiğini, bu surette davalı-borçlu şirketin maliki olduğu 2 adet aracın trafik kaydına Türk Medeni Kanunu'nun 940/f,2. maddesi uyarınca müvekkili şirket lehine 1. Sıradan rehin hakkı tesis edildiğini, müvekkili şirket tarafından, davalı-borçlu şirkete kredi sözleşmelerine konu borçlarını vadelerinde ödememesi sebebiyle kredi sözleşmelerinde yer alan "...”, "...” adreslerine ... 14. Noterliğimin ...tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile hesap özeti (ekstresini) gönderildiğini ve hesap kat edildiğini, müvekkili şirket tarafından gönderilen iş bu hesap kat ihtarnamesi 09.01.2019 tarihinde davalı-borçlu şirkete tebliğ edildiğini, buna rağmen davalı-borçlu şirket ve kefilleri tarafından ihtarnameye ve hesap katına itiraz edilmediğini, akabinde davalı-borçlu şirket aleyhine ... 35. İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyasından taşınır rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatılmışsa da iş bu yasal takibe davalı-borçlu şirket tarafından yetkiye, borca ve faize itiraz edilerek takip haksız şekilde durdurulduğunu belirterek 35. İcra Müdürlüğünün dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu takip tarihi itibari ile müvekkili şirket konkordato mühleti içerisinde olduğunu, ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyasından müvekkili şirkete 07.12.2018 tarihinde konkordato geçici mühleti kararı verildiğini, söz konusu mühlet kararı 2 ay süre uzatılmış ve en nihayetinde müvekkili şirkete 1 yıllık kesin mühlet verildiğini, dava konusu takip ise mühlet içerisinde açıldığını, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde belirtilen faiz miktarı hukuka aykırı olduğunu, kredi sözleşme hükümleri müzakere edilerek kararlaştırılmadığını, bu hükümler davacı şirketin müşterilerine imzalatmak üzere matbu olarak hazırlamış olduğu sözleşme maddeleri olduğunu, TBK 20. Maddesi “Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir.” Belirtildiği üzere müvekkile imzalatılan çerçeve nitelikli genel işlem koşulu içeren sözleşme olduğunu, TBK 21.maddesinde “Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Aksi takdirde, genel işlem koşulları yazılmamış sayılır." Hükmü uyarınca müvekkili aleyhine tüm hükümler hakkında müvekkili aydınlatılmadığını, aydınlatıldığına dair bir bilgi, belgede sözleşmede yer almadığını, işbu sebeple söz konusu hükümlerin bir ehemmiyeti olmayıp, davacı bankanın tek taraflı olarak belirlediği faiz oranından müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, kaldı ki faiz oranının usul ve yasaya aykırı olarak talep edildiğini, bunun yanında davacı tarafın iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte Sözleşme serbestisi, bir taraf aşırı zenginleşirken, diğer tarafın mahvına sebebiyet verir şekilde uygulanamayacağını, Türk Borçlar Kanununun 120.maddesi hükmü amir olup; MADDE 120- Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirleneceğini, sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamayacağını, talep edilen faiz oranının afaki olduğu bilirkişi raporu ile de sabit olacağını, davacının alacağının varlığının yazılı ve kesin delil ile ispat etmek zorunda olduğunu, yapılan ödemeler müvekkili şirket ve banka kayıtları incelemesinde tespit edileceğini beyan ederek davanın reddini, itirazın devamını, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasında, tarafların yasal ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak; defterlerde gözüken alacak ve borç kayıtları ile hesap bakiyeleri tespit edilip, iddia , savunma ve itirazlar ile dosyaya sunulan belgeler değerlendirilerek bir finans uzmanı ve bir borçlar hukukunda nitelikli hesaplama uzmanından oluşacak heyete tevdi ile uyuşmazlık noktasında rapor alınmasına karar verilmiş olup, 10/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde,
1. Davacının İbraz olunan ticari defterlerinin ticari sahibi lehinde delil vasfına haiz olduğu,
2. Davacının ticari defterlerine göre, 12.03.2019 takip tarihi itibariyle 113.581,27TL'lik kısmı ... nolu krediye ilişkin 102.907,72TL'lik kısmı... nolu krediye ilişkin olmak üzere toplam 216.488,99TL davalıdan asıl alacağı olduğu,
3. Davalının ticari defter ibrazında bulunmadığı,
4. Sayın Mahkemece taraflar arasındaki sözleşme koşulları nazara alınarak ... 14. Noterliğimin ... tarih ve ... yevmiye sayılı i hesap kat ihtarnamesinin davalıya tebliğ edildiği 09.01.2019 tarihinden 12.03.2019 takip tarihine kadarki 62 günlük süre için davacının tespit olunan asıl alacağına yıllık 636 oranında akdi faiz yürütülmesinin benimsenmesi halinde 62 günlük süre için 13.238,45TL işlemiş akdi faiz hesaplandığı, Ancak davacı takipte 11.877,64TL işlemiş faiz talep etmiş olmakla taleple bağlılık ilkesi gereği 11.877,64TL işlemiş faiz takip miktarı ile takibe devam olunabileceği,
5. Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 12.03.2019 takip tarihinden itibaren davacının belirlenen asıl alacağına yıllık 436 oranında akdi faiz yürütülebileceği,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
Mahkememiz dosyasında, dosyanın bilirkişiye tevdi ile davalının itirazları değerlendirilmek suretiyle ... 14. Noterliğinin ...tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya 7 gün süre verilmiş olduğu göz önünde tutularak verilen sürenin sonundan itibaren faiz hesabı yapılmak suretiyle davacı alacağının hesaplanması için ek rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiş olup, 02/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde,
1. Davalının kök rapora itiraz ve beyanlarının ağırlıklı olarak hukuki nitelikte olduğu ve Sayın Mahkemenin takdirlerinde kaldığı,
2. Davalının kök rapora itirazına konu hususların kök raporda yeterince incelenip değerlendirildiği, kök raporda arz ve izah olunan görüş ve kanaatleri değiştirecek mahiyette dosyaya yeni bir bilgi ve belge sunulmadığı, davalının ticari defter ibrazında bulunmadığı, bu nedenle kök raporda arz ve izah olunan görüş ve kanaatlerin aynı perspektif ile aynen muhafaza edildiği,
3. İhtarnamede davalıya tanınan 7 günlük sürenin bitiş tarihi olan 16.01.2019 temerrüt tarihinden 12.03.2019 takip tarihine kadarki 55 günlük süre için davacının tespit olunan asıl alacağına yıllık %36 oranında akdi faiz yürütülmesinin benimsenmesi halinde 62 günlük süre için (216.488,99TL X 0,36 / 365gün X 55gün =) 11.743,78TL işlemiş akdi faiz hesaplandığı, Buna göre 11.743,78TL işlemiş faiz miktarı ile takibe devam olunabileceği,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
Mahkememiz dosyasında, 26/05/2021 ve 03/11/2021 tarihli celselerde bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmiş olup davalı vekilinin 02/07/2021 tarihli talep dilekçesi ile davalı defterleri üzerinde yerinde inceleme yapılması talebinde bulunulmuş olduğu görülmekle dosyanın bilirkişiye tevdi ile davalı tarafından yapılan ödemeler yönünden davalı defter ve kayıtları üzerinde 21/11/2022 tarihi saat 14:00 de yerinde inceleme yapılmak suretiyle ek rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiş olup, 23/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Heyetimizden teknik Bilirkişinin Davalı vekili Sayın ... ile yaptığı telefon görüşmesinde müvekkili şirketinin devam eden iflas öncesi konkordato süreci nedeniyle ticari defterlerine ulaşılmakta zorluk çekildiği sözlü olarak beyan edilmiştir.
İkinci ek raporun teslimi için Sayın Mahkeme tarafından verilen süre dolduğundan ve bu süre içerisinde yukarıda anlatılan sebeplerle davalı şirketin ticari defterlerinin incelemesi de mümkün olmadığından, davalı şirketin defterleri incelenemeden, bunları belirten işbu ek raporun verilerek dava dosyasının Sayın Mahkemeye iadesinin zarureti hasıl olmuştur." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde; davacı tarafından davalıya... VE ... plakalı araçların finansmanın sağlandığını, davalının da kredi sözleşmesinin kredi geri ödeme planı uyarınca borcunu ödemeyi taahhüt ettiğini, davalının kredi borçlarını vadesinde ödememesi nedeniyle hesabının kat edildiğini ve davalıya ihtarname gönderildiğini, davalının kat ihtarına itiraz etmediğini ancak alacağın tahsili için başlatılan takibe itiraz ederek icra takibini durdurduğunu beyan etmekle itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur.
Davalı taraf davaya cevap dilekçesinde; davalı şirketin konkordato mühleti içinde olduğunu, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde belirtilen faiz miktarının hukuka aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesini ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı taraf her ne kadar icra müdürlüğüne sunduğu itiraz dilekçesinde yetki itirazında bulunmuş ise de; taraflar arasında düzenlenen sözleşmede mahkememiz yetkisi taraflarca kabul edildiğinden ayrıca alacak para alacağı olduğundan davalının icra müdürlüğünün yetkisine itirazına itibar edilmemiştir.
Dosya kapsamında taraf delilleri toplanması için ilgili yerlere müzekkereler yazılmış, müzekkere cevapları celbedilmiş, taraflara defter ve belgelerini sunması için süre verilmiş, bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Dosyamız arasına celbedilen ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E....tarihli 16/01/2020 tarihli kararı ile davalının konkordato talebinin reddine karar verilmiş, kararın 03/12/2020 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Mahkememiz 26/05/2021 tarihli celsesinde taraf vekillerine ; müvekkillerinin tutmakla yükümlü olduğu 2018-2020 yıllarına ait yasal ticari defterlerinin HMK 219 Maddesi gereğince inceleme günü mahkememiz kalemine ibraz edilmesine ilişkin süre verilmiş, akabinde bilirkişi raporunun tanzim edilmesi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 10/02/2022 tarihli bilirkişi raporu ile; " Davacının İbraz olunan ticari defterlerinin ticari sahibi lehinde delil vasfına haiz olduğu, davacının ticari defterlerine göre, 12.03.2019 takip tarihi itibariyle 113.581,27TL’lik kısmı ... nolu krediye ilişkin 102.907,72TL’lik kısmı ... nolu krediye ilişkin olmak üzere toplam 216.488,99TL davalıdan asıl alacağı olduğu, davalının ticari defter ibrazında bulunmadığı, mahkemece taraflar arasındaki sözleşme koşulları nazara alınarak ... 14. Noterliğimin ... tarih ve ... yevmiye sayılı i hesap kat ihtarnamesinin davalıya tebliğ edildiği 09.01.2019 tarihinden 12.03.2019 takip tarihine kadarki 62 günlük süre için davacının tespit olunan asıl alacağına yıllık %36 oranında akdi faiz yürütülmesinin benimsenmesi halinde 62 günlük süre için 13.238,45TL işlemiş akdi faiz hesaplandığı, ancak davacı takipte 11.877,64TL işlemiş faiz talep etmiş olmakla taleple bağlılık ilkesi gereği 11.877,64TL işlemiş faiz takip miktarı ile takibe devam olunabileceği, davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 12.03.2019 takip tarihinden itibaren davacının belirlenen asıl alacağına yıllık %36 oranında akdi faiz yürütülebileceği" kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememiz 5 no.lu celsesinde ; dosyanın bilirkişiye tevdi ile davalının itirazları değerlendirilmek suretiyle ... 14. Noterliğinin ... tarihli ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya 7 gün süre verilmiş olduğu göz önünde tutularak verilen sürenin sonundan itibaren faiz hesabı yapılmak suretiyle davacı alacağının hesaplanması için ek rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiş ve ek rapor dosyaya kazandırılmıştır.
Davalı taraf beyanlarında davalı defterleri üzerinde yapılan ödemelere ilişkin olarak inceleme yapılması talebende bulunmuş, bunun üzerine mahkememiz 02/11/2022 tarihli celsesinde davalının defterleri üzerinde inceleme yapılması ve ek rapor hazırlanmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 23/01/2023 tarihli raporda davalının defter ve belgelerini sunmadığı incelemenin yapılamadığı bildirilmiştir.
Mahkememiz 12/05/2023 tarihli celsesinde davalı tarafa defter ve belgelerini sunması için yeniden süre verilmişse de defterlerin sunulmadığı görülmüştür.
Mahkememiz 11. Celsesinde , dosyaya sunulan bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporunda hesaplamaların yapıldığı ancak davacı vekili tarafından dava dilekçesi içeriğinde, davalının icra takibinden sonra iş bu dava tarihinden önce 05/03/2020 tarihinde davacının 15.000,00-TL ödeme yapığı yönünde beyanda bulunduğu görüldüğünden, davacı vekiline iş bu davadan önce ödenen bu bedelin icra dosyasına bildirilip bildirilmediği, kayıtlarına hangi tarihte işlendiği hususunda beyanda bulunmak üzere 2 hafta süre verilmesine, ayrıca ödeme hususu borcu söndüren bir husus olup yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiğinden, taraflara, taraflar arasındaki kredi sözleşmesine ilişkin takip öncesi, takip sonrası veya yargılama sürecinde yapılan ödemelere dair tüm belgelerini sunmak üzere 2 hafta kesin süre verilmesine, verilen süre içerisinde bilgi belge sunulmadığında dosyadaki mevcut duruma göre değerlendirme yapılacağının taraf vekillerine ihtarına karar verilmiş, ara karalarımız sonrasında davacı vekili tarafından yapılan ödemenin icra dosyasına bildirildiği görülmüş ve icra müdürlüğü tarafından yapılan ödemenin de dikkate alınarak hazırlanan kapak hesapları dosyamız arasına celbedilmiştir.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğine dair belge tespit edilememiştir. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır. İlgili icra dosyasının yargılama esnasında dosya numarasının değiştiği dosya arasına gelen müzekkere cevaplarından ve davacı vekilinin 13 numaralı celsesindeki beyanında anlaşılmış mahkememizce de buna göre hüküm kurulmuştur.
Somut olay yönünden yapılan değerlendirmede; taraflar arasında otomotiv ve otomotiv ürünleri kredisi ile rehin sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin feshi , kredinin kat edilmesi , borcun muacceliyeti ve temerrüt faizi başlıklı 15. Maddesinde " müşteri ve kefiller , aşağıda belirtilen haklı ve objektif hallerden herhangi birinin varlığı halinde ya da aşağıda belirtilmemiş olsa bile hesabın kat edilmesini ve borcun tamamının muaccel hale getirilmesini haklı kılan ve kendisinden kaynaklanan başkaca sebeplerin varlığı halinde , ... nin alacaklarının tamamının herhangi bir ihtar veya ihbara gerek kalmaksızın kendiliğinden muaccel hale geleceğini ve bu hallerden birinin varlığı halinde ... nin sözleşmeyi feshetmeye/kredi hesabını kat etmeye yetkili olduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder.
15.1. MÜŞTERİnin GÖP te belirtilen taksitlerden herhangi birini vadesinde ödememesi ya da eksik ödemesi " şeklinde hüküm bulunduğu görülmüştür.
Davacı tarafından davalıya gönderilen 07/01/2019 tarihli ihtarname ile davalıya vadesi geçmiş borçlarının bildirildiği, ihtarnamede verilen süre içerisinde borcun ödenmemesi halinde sözleşmenin feshedileceğinin ve tüm borcun muaccel hale geleceğinin bildirildiği görülmüştür.
Dosya kapsamında hazırlanan bilirkişi raporu ile davacının defter ve belgeleri incelenmiş, davalı ticari defterlerini sunmamış, davacının defterlerinin yapılan incelemesinde davacının takip tarihi itibari ile davalıdan 216.488,99-TL alacaklı olduğu tespit edilmiş, dosya kapsamında hazırlanan 10/02/2022 tarihli ek bilirkişi raporu ile de ihtarnamenin davalıya tebliği ile tanınan 7 günlük sürenin bitimi ile takip tarihi arasında faiz hesaplaması yapıldığı ve davacının takip öncesi 11.743,78-TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; davacı ve davalı taraf arasında otomotiv ve otomotiv ürünleri kredisi ile rehin sözleşmesinin imzalandığı, imzalanan sözleşmeye göre davalının sözleşmede belirtilen geri ödeme planındaki tarihlere uygun olarak borcunu ödeme yükümlülüğü altına girdiği ancak vade tarihinde borcun ödenmediği, bunun üzerine gecikmiş alacakların ödenmesi aksi takdirde sözleşmenin feshedileceği ve hesabın kat edileceğine ilişkin davalıya ihtarname gönderildiği, davalı tarafça ödeme yapılmaması üzerine hesabın kat edildiği, davacının bu işleminin taraflar arasında imzalanan sözleşmede hüküm altına alındığı görüldüğünden hesabın kat edilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile davacının takip tarihi itibari ile alacaklı olduğu tutarın hesaplandığı, mahkememizce davalıya defter ve belgelerini sunması için birden fazla kez süre ve imkan tanınmasına rağmen davalı tarafça defterlerin sunulmadığı, yine mahkememiz 11. Celsesinde ödeme hususu borcu söndüren bir husus olup yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiğinden, taraflara, taraflar arasındaki kredi sözleşmesine ilişkin takip öncesi, takip sonrası veya yargılama sürecinde yapılan ödemelere dair tüm belgelerini sunmak üzere kesin süre verilmesine karar verildiği, kesin süreye rağmen de davalı tarafça ödemeye ilişkin belge sunulmadığı, davacının defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşme konusunda da ihtilaf bulunmadığı dikkate alınarak davacının kendi defterleri ile dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporu doğrultusunda takip tarihi itibari ile 216.488,99-TL alacağının bulunduğunun ve alacağın ödenmesi için davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarname içeriği ve ihtarnamenin tebliğ tarihi dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre de davalı bu tarihte temerrüde düşmüş sayıldığından davacının 11.743,78-TL işlemiş faiz alacağının ve işlemiş faiz alacağı üzerinden mahkememizce hesaplanan 587,19-TL işlemiş faizin BSMV si olmak üzere toplam 228.819,96-TL alacağının olduğu tespit edilmiştir.
Dava dilekçesinden ve dosyaya sunulan beyan dilekçesinden davalının , icra takibinden sonra ancak iş bu dava açılmadan önce davalıya 15.000,00-TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı, yargılama sırasında bu ödemenin davacı tarafından icra dosyasına bildirildiği, ödenen bedelin icra dosyasına bildirilmesinden sonraki durumu gösterir icra kapak hesaplarının dosyamız arasına alındığı, icra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından kısmi ödeme yapılması hâlinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekeceği, ancak kısmi ödeme miktarı yönünden dava açılmasa bile, kısmi ödemenin yapıldığı icra takibi kendi yasal prosedürü içerisinde devam edecek olup, faiz ve fer’îleri yönünden takip devam edeceğinden icra dosyasının kapanmasından söz edilemeyeceği, ödemelerin alacaktan mahsubunda ise; takip tarihinde belirlenen asıl alacak, temerrüt faizi ve ferîleri toplamından mahsubu öncelikle 6098 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınarak temerrüt faizinden yapılacağı, "borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir." düzenlemesi gereğince temerrütten sonra yapılan ödemenin öncelikle işlemiş faiz ve takip masraflarına mahsup edilmesi gerekeceği ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2019/2201 E., 2022/445K.), ... 35. İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasından ödemenin yapıldığı tarihe ilişkin olarak alınan kapak hesabı incelendiğinde davalının iş bu dava açılmadan önce ancak icra takibinden sonra yaptığı ödemenin 6098 sayılı kanun hükümleri ve davalının gerek dosya kapsamındaki bilirkişi raporu ile gerekse icra takibi ile borçlunun ödemede gecikmiş olduğu sabit bulunduğundan, yapılan kısmi ödemenin ana paradan değil faiz ve masraflardan düşülmesi gerekeceği, yapılan ödeme miktarına bakıldığında ödenen tutarın faiz ve masraflardan mahsup edilse dahi davacının mahkememizce kabul edilen asıl alacak ve takip öncesi işlemiş faizine etki etmeyeceği, başka bir deyişle mahsupta dikkate alınan icra masrafı ve temerrüt faizinin yapılan kısmi ödemeden fazla olduğundan takibe konu edilen asıl alacak , takip öncesi işlemiş faiz ve BSMV alacağından düşülecek bir tutar bulunmadığı, bu nedenle bu hususta yeniden bilirkişi raporu alınmadığı değerlendirilmekle davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine, alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan davacı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir. Davalı taraf her ne kadar kötüniyet tazminatı isteminde bulunmuş ve dava kısmen kabul edilmiş ise de, kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın yalızca haksız olması yeterli olmayıp aynı zamanda alacaklının kötüniyetli olarak alacak isteminde bulunması gerektiğinden ve dosya kapsamında alacaklının kötüniyetine ilişkin bir delil de bulunmadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddi gerekmiştir.
Davacı yargılama sırasında 12/10/2023 tarihli dilekçesi ile munzam zarar talebinde bulunmuş ise de; buna ilişkin olarak dava dilekçesinde harçlandırılmış bir talebinin bulunmadığı, bu talebin ıslah yolu ile de ileri sürülmediği, bu hali ile bu alacak kalemine ilişkin usulüne uygun harçlandırılmış bir alacak talebi bulunmadığından ancak hükümde de eksiklik olmaması için bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1 -Davacının davasının kısmen kabulü ile, davalının ... 35. icra müdürlüğünün ... esas (yeni esas ... 35. İcra Dairesinin...) sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin ; 216.488,99-TL asıl alacak, 11.743,78-TL işlemiş faiz ve 587,19-TL işlemiş faizin BSMV si olmak üzere toplam 228.819,96TL alacak üzerinden takip talebinde belirtilen koşullarda devamına,
Asıl alacak tutarı olan 216.488,99-TL nin %20 si oranında olan 43.297,80-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının fazlaya ilişkin istemlerinin REDDİNE,
2- Davalının kötüniyet tazminatı isteminin REDDİNE,
3- Davacının yargılama sırasında ileri sürdüğü munzam zarar talebi yönünden usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
4 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 15.630,69 TL harçtan peşin alınan 2.795,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.835,61 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5- Davacı tarafından yatırılan 2.795,08 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 36.322,99 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 2.608,05 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
8- Davacı tarafça yapılan 62,20 TL ilk masraf (başvuru + vekalet harcı), 445,50 TL müzekkere ve tebligat gideri, 1.400,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.907,70 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 1.886,20 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
9- Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
10 - Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 1.305,12 TL'sinin davalıdan, 14,88 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/06/2024
Katip
(e-imza)
Hakim
(e-imza)
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!