WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İSTANBUL 18. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/119 Esas
KARAR NO : 2024/256

BİRLEŞEN DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 30/12/2020
KARAR TARİHİ : 05/04/2024

ASIL DAVADA DAVA: Davacı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde, dava dışı Sürücü..., sevk ve idaresindeki ... plakalı motorsiklet ile Muallim Naci Caddesini takiben Beşiktaş Meydan istikametine sol şeritte seyir halindeyken ... Petrol istasyonu çıkışına geldiğinde gerisinde 10mt. fren izi bırakarak motorsikletinin ön köşe kısımlarıyla karşı istikametten gelip Bebek istikamstine seyreden davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla...petrol istasyonu çıkışına gelerek karşı istikametten gelen trafik akımını kontrol etmeden ani bir şekilde sola manevra yaparak ...petrol istasyonu çıkışına terkten girmek istediği esnada sağ ön tampon , sağ ön yan muhtelif ve ön cam kısımlarıüzerine yatarak gerisinde 12 m. sürtünme izi bırakarak aksi istikamette sol şeritte durarak ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasınâ sebebiyet verdiğini, kaza sonrasında tutulan kaza tespit tutanağına göre; davalı ...'ın 2918 sayılı KTK.m. 47/1.c. hükmünde yer alan asli kusurlardan olan “trafik işaret levhaları ve cihazları yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymamak “ kusurunu işlemiş olması nedeniyle kazanın meydana gelişinde asli derecede kusurlu olduğunun belirlendiğini, aynı tutanağa göre ... plakalı motor sürücüsü müteveffa ...'ın kazanın meydana gelişinde 2918 sayılı KTK .m. 521.a bendinde yer alan “araçların hızlarını kavşaklara yaklaşırken dönemeçlere girerken veyadönemeçli yollarda ilerlerken hızlarını azalttmamak” kusurunu işlemiş olması nedeniyle de kusurlu olduğunun belirlendiğini, kazanın ardından davalı sürücü hakkında İstanbul ...Ağır Ceza Mahkemesi'nde ... Esas sayılı dosya ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde de davalı sürücünün kusurlu olduğu sabit olup hakkında mahkumiyet kararı tesis edildiğini, Meydana gelen trafik kazasında kazaya karışan ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkili davacı sigortalısı ...ciddi biçimde yaralandığını, kaza sonrasında gerçekleştirilen ilk tedavisinin ardından yaşadığı İsviçre'ye nakli gerçekleştirilen müvekkili sigortalısı burada da uzunca bir süre tedavi gördüğünü, Müvekkili sigortalısının sağlık durumu doktor raporlarıyla da sabit olduğunu, müvekkili davacı sigorta şirketi, sigortalısına uygulanan tedavi giderlerine karşılık olmak üzere 343.786,85 CHF (İsviçre Frangı) tutarında ödeme yaptığını, sigortalısına gereken sağlık harcamalarını yaparak hukuki sorumluluğunu yerine getiren davacının yaptığı ödemeyi hukuki sorumluluğu bulunan davalılardan TTK m. 1472 kapsamında rücuen tazminini talep etme hakkı doğduğunu, Davalı ... sevk ve idaresinde bulunan... plakalı aracıh aynı davalı adına kayıtlı olup diğer davalı ... Sigorta Şirketi tarafından ...nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesiyle ile sigorta teminatı altına alındığını, kazaya karışan ... plakalı aracın ise müteveffa sürücü ...'a ait olup davalı ... Siğorta A.Ş. Tarafından ... nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesiyle ile sigorta teminatı altına alındığını, Kazanın meydana gelişinde ... ve... plakalı araç sürücülerinin kusurlu bulunduğunu, kaza neticesinde ortaya çıkan zararlardan davalıların 25.02.2011 tarih ve 27857 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un m.54 vd. hükümleri ve Geçici 1. maddesi ile aynı kanun ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun m.98 ve m. 85,88 hükümleri uyarınca müteselsilen ve müştereken sorumlulukları bulunduğundan müvekkili sigortasının, tedavi, sağlık ve bakım giderlerine karşılık yapmış olduğu 343.786,85 CHF (İsviçre Frangı) tutarındaki ödemeyi rücuen tazmin etme zorunlulukları bulunduğunu, müvekkilinin zararının giderilmesi amacıyla davalılara gerçekleştirdikleri başvuruya rağmen müvekkilinin kaza nedeniyle ortaya çıkan zararlarının davalılarca karşılanmaması nedeniyle işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu belirterek yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili davacı ... tarafından, sigortalısı...'ın geçirdiği kaza nedeniyle; Davacı tarafından sigortalısının tedavi, sağlık ve bakım giderlerine karşılık günümüze kadar yapılan 343.786,85 CHF (İsviçre Frangı) tutarındaki harcamaya karşılık gelen maddi tazminatın şimilik 5.000CHF (İsviçre Frangı ) CHF tutarındaki kısmının olay tarihinderi; itibaren işleyecek avans faizi, avukatlık ücreti ve yargılama masraflarıyla birlikte davalılar...'dan, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (izafeten...İl Müdürlüğü)nden ve( Poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ...Sigorta A.Ş., ile ... Sigorta Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ASIL DAVADA CEVAPLAR:
Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde, ...plakalı aracın, müvekkili şirket tarafından tanzim edilen, 31/08/2012-2013 vadeli ... poliçe no’lu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, Kaza tespit tutanağı ve diğer delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, öncelikle davacı yanın iddia ettiği kazanın meydana geldiğini ve zarar görenin de bu kazaya karıştığını ispat etmesi gerektiğini, davaya konu talebin zamanaşımına uğramış olduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, kaza sırasında sigortalı aracın işleteninin sigorta ettiren olup olmadığının araştırılmasını talep ettiklerini, İşletenin sorumluluğunu teminat altına alan müvekkili şirketin işletenin sorumluluğu bulunmaması karşısında sorumluluğu bulunmayacağını, HMK 6. Madde gereği yetkili mahkeme davalı tarafın davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri olduğunu, bu nedenle davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın yetkili İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesini talep ettiklerini, KTK 98. Maddesinde "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın (EKLENMİŞ İBARE RGT: 23.04.2015 RG NO: 29335 KANUN NO: 6645/60) genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. (EKLENMİŞ CÜMLE RGT: 23.04.2015 RG NO: 29335 KANUN NO: 6645/60) Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, bu kapsama girenler yönünden genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetlerine ilave sağlık hizmetlerini belirler, protez ve ortezler için farklı birim fiyatı tespit eder. Bu sağlık hizmetleri sağlık uygulama tebliğindeki istisnai sağlık hizmetleri kapsamına dâhil edilmez. Trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda; sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve Güvence Hesabınca tahsil edilen katkı paylarının % 15’ini aşmamak üzere, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamı sigorta şirketleri ve 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14 üncü maddesinde düzenlenen durumlar için Güvence Hesabı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılır. Söz konusu tutar, ilgili sigorta şirketleri için sigortacılık ilkelerine göre ayrı ayrı belirlenebilir. Aktarım ile sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülükleri sona erer. Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu söz konusu tutarı % 50’sine kadar artırmaya veya azaltmaya yetkilidir. Bu madde çerçevesinde sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı tarafından ödenecek meblağın süresinde ödenmemesi halinde 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. Sigorta şirketleri ve Güvence Hesabından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılacak meblağın belirlenmesi ve ödenmesi ile sağlık hizmetleri için teminat sağlanan sigortaların tespiti ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığınca belirlenir. Trafik kazası sebebiyle Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurumlarınca gerçekleştirilen tedavi giderleri bakımından, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Sağlık Bakanlığına yapılacak ödemeye ilişkin usul ve esaslar Sosyal Güvenlik Kurumu ve Sağlık Bakanlığı tarafından ayrıca belirlenir." denildiğini, dolayısıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun olmadığını, kurumun tüm borçtan sorumlu olduğunu, ayrıca faturalar incelendiğinde görüleceği üzere belirtilen harcamaların dava dışı ...tarafından yapıldığını, davacı bu davaya açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını belirterek haksız ve mesnetsiz davanın usulden yetkisizlik nedeniyle reddi ile yetkili İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine Esasa girildiği takdirde, Davaya konu talebin zamanaşımına uğraması nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı...vekili cevap dilekçesinde, davacı sigorta şirketinin taleplerinin, yasal ve hukuksal talep koşullarından yoksun olup davanın reddi gerektiğini, davacı şirket de, işbu davanın kuvvetle muhtemel reddedileceğinin farkında olduğunu, aksi takdirde 343.786,85 İsviçre Frangı ödenmiş olduğu iddia edildiği halde, şimdilik 5.000,00 İsviçre Frangı talep edildiğini, böylelikle davacı şirketin, yargılama sonucunda hükmedilecek kanuni vekalet ücreti ve özellikle nisbi harç tutarlarının asgari düzeyde olmasını amaçladığını, davacı yan 5718 sayılı Milletletarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’nun 48. maddesine göre teminat yatırmadığını, bu nedenle bu teminatın ikmali gerektiğini, davanın teminatsız yürütülmesine muvafakatlarının bulunmadığını, İsviçre’de mukim olduğu anlaşılan davacı sigorta şirketinin, trafik kazasında yaralanan kişinin sigortalısı olduğunu ve bu nedenle tedavi giderleri ödediğini ileri sürmüş ise de, dava dilekçesi ekinde sigorta poliçesinin sunulmadığını, bu itibarla davacı taraf, öncelikle sigorta poliçesinin aslını ve noter tasdikli Türkçe çevirisini sunmakla yükümlü olduğunu, davacı sigorta şirketi tarafından sigorta poliçesi sunulmadan ve bu poliçenin Türkiye’de meydana gelen rizikoları kapsadığı ortaya konulmadan böyle bir davayı açmakdaki akti, hukuki yararı bulunmadığından, aktif taraf ehliyeti de olmayacağını, ayrıca aşağıda belirtileceği ve 17.01.1972 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında kabul edildiği üzere, can sigortalarında sigortacının rücu hakkının bulunmaması nedeniyle de davacının aktif taraf ehliyetinin olmadığını, davacı sigorta şirketinin de kabulünde olduğu üzere, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.98’e göre trafik kazalarından kaynaklanan tedavi giderleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödensi gerektiğini, bu itibarla husumetin, Sosyal Güvenlik Kurumuna yöneltilmesi gerektiğini, bir an için tedavi giderlerinin, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayacağı düşünülse bile; davalı müvekkilinin kazaya karışan ... plakalı aracı, kaza tarihi itibariyle davalı ... Sigorta tarafından hem zorunlu mali mesuliyet hem de ihtiyari mali mesuliyet sigortasıyla sigortalı olduğunu, bu itibarla Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumlu olmayabileceği düşünülse bile, davalının sorumluluğunun söz konusu olmadığını, davalı müvekkilinin... Sigorta nezdinde hem zorunlu hem de ihtiyari sorumluluk sigortasının bulunması nedeniyle olsa olsa davalı ... Sigorta’nın sorumluluğunun söz konusu olabileceğini, bu nedenlerle davalı ...’nın pasif husumet ehliyeti (pasif taraf ehliyeti) bulunmadığını, İsviçre’de mukim davacı sigorta şirketi, 07.08.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle ödendiğini iddia ettiği tedavi giderleri için rücuen alacak isteminde bulunduğunu, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle zamanaşımı def’inde bulunduklarını ve davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, huzurdaki dava, “kısmi dava” olarak açılmış olup davacının iddiasına göre kısmi dava açılamayacağını, dava dilekçesinin ekinde, davacı sigorta şirketi tarafından sigorta poliçesi sunulmamış olmakla birlikte, davacı sigorta şirketi tarafından ödendiği iddia edilen tedavi giderleri kazada yaralanan kişinin (...) sağlık sigortasına dayalı olarak ödenmiş olabileceğini, bir başka anlatımla kazada yaralanan dava dışı kişinin, davacı sigorta şirketi nezdinde sağlık sigortası bulunduğunu, gerek eski Türk Ticaret Kanunu’nda gerekse 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda sigortalar, mal ve can sigortaları olarak ikiye ayrıldığını,. her iki kanunda da sigortacının rücu hakkı, sadece mal (zarar) sigortaları bakımından kabul edildiğini, 6102 Sayılı TTK’nın Sigorta Hukuku başlıklı 6. Kitabının İkinci Kısmının Birinci Bölümü’nde Zarar (Mal) Sigortaları, İkinci Bölümü’nde ise ... Sigortaları düzenlendiğini, davacı sigorta şirketi; kazada yaralanan kişinin tedavi giderlerini ödediklerini, bu itibarla davacı şirketin, hukuksal sorumluluğu bulunan davalılardan TTK m.1472 uyarınca rücuan tazminat talebinde bulunabileceğini belirttiğini (Bakınız: Dava dilekçesi, sayfa 2, 4 nolu paragraf) davacı tarafça dayanılan TTK’nın “halefiyet” başlıklı m.1472 hükmü, Zarar Sigortaları’nın düzenlendiği Birinci Bölüm’de yer aldığını ve sadece zarar sigortaları için kabul edildiğini, bir başka anlatımla TTK’da sigortacıya rücu hakkı, zarar sigortalarıyla sınırlı olarak tanındığını, can sigortalarında ise sigortacıya halefiyet (rücu) hakkı tanınmadığını, nitekim 17.01.1972 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, can sigortalarında sigortacının halefiyetinden söz edilemeyeceği belirtildiğini, “Türk Ticaret Kanununun 1301 inci maddesi hükmü, bu kanunun Sigorta Hukukuna ilişikin beşinci kitabının 2. faslının genel hükümlere ait 1. kısmında yer aldığı için mal (bu arada yangın, ziraat ve hırsızlık) ve sorumluluk (Trafik Kanunu gereğince mali sorumluluk) yani tazminat sigortalarında uygulanır ise de, 1338 inci maddenin aykırı hükmü sebebiyle can sigortalarında sigortacının halefiyetinden söz edilmez” (Bakınız: 17.01.1972 tarih ve 1970/2 Esas, 1972/1 Karar Nolu Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı. Ek:1, anılan karar). 17.01.1972 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda (İBK) atıf yapılan eski TTK m.1301 hükmünün yeni TTK’daki karşılığı m.1472 olduğunu, Mahkemece gerekli görüldüğü takdirde, eski TTK ile yeni TTK’nın karşılaştırma cetveline bakılabileceğini, bu itibarla 17.01.1972 tarihli İBK’da zikredilen TTK m.1301 hükmünün karşılığı, dava dilekçesinde davacı tarafça dayanılan yeni TTK m.1472 hükmü olduğunu, bu nedenle bağlayıcılığı bulunan İBK’ya göre can sigortasına dayalı olarak rücu talebinde bulunan davacının rücu hakkının olmadığının izahtan vareste olduğunu, öğretide de can sigortalarında sigortacının rücu hakkının bulunmadığınin kabul edildiğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.98 hükmü uyarınca tedavi giderlerine ilişkin talepler Sosyal Güvenlik Kurumuna yöneltilmesi gerektiğini, davalı müvekkilinin kazaya karışan aracı hem zorunlu hem de ihtiyari mali mesuliyet sigortasıyla sigortalı olduğunu, bu itibarla davalı müvekkiline sorumluluk yöneltilemeyeceğini, Davacı sigorta şirketi tarafından tedavi giderleri ödemeleri yapılmış olsa bile, bu ödemelerin “yersiz” yapıldığını, davacı sigorta şirketi basiretli bir tacir gibi davranmadığını, davalı müvekkilinin hukuksal sorumluluğunun bulunmadığı açık olmakla birlikte, davalıya atfedilen kusur oranının hatalı olup taraflarınca kabul edilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde, Davaya konu taleplerin zamanaşımına uğramış olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın zamanaşımı yönünden de davanın
reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı araç müvekkili ...Sigorta A.Ş. nezdinde ...numaralı Trafik Sigorta Poliçesi 15/07/2013-15/07/2016 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğunun poliçe limiti(Kişi başına sağlık gideri teminatı 250.000,00 TL) ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumlulukları poliçe limitiyle sınırlı olmakla beraber; masraf, vekâlet ücreti sorumlulukları da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, Poliçe limiti maktuen ödenecek rakam olmadığını, Poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, zorunlu trafik sigortası sorumluluk sigortası olduğunu, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu matorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanmasının amaçlandığını, sigortacı ise, KTK ve Genel Şartlar Mucibince poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralamasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işleten düşen hukuki sorumluluğunun, zorunlu sigorta limitine kadar temin edeceğini, .öyle bir halde zorunlu trafik sigortasında, sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararların, işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda üçüncü kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işleteninin sorumlu bulunmasının gerektiğini, araç işleteninin ve sürücüsünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber kazaya sebep olan olayda öncelikle kusur durumunun net ve kesin olarak tespitinin gerektiğini, davacı vekili tarafından müvekkili şirket aleyhine açılan iş bu davada, müvekkili şirketin tedavi giderleri nedeni ile oluşan zarardan sorumlu olduğunun beyan edildiğini, trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılanacağını, kanunun yürürlük tarihinden önceki tedavi bedelleri de yine kurumca karşılanacağını, yine trafik kazalarına teminat sağlayan zorunlu sigortalarda, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak hazine müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamı sigorta şirketleri ve 5684 sayılı sigortacılık kanununun 14. maddesinde düzenlenen durumlar için güvence hesabı tarafından sosyal güvenlik kurumuna aktarılacağını, aktarım ile sigorta şirketlerinin ve güvence hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülüklerinin sona ereceğini, anılan mevzuatlar kapsamında sigorta şirketlerinin prim aktarımı yapmama insiyatifi bulunmamakta olup aksinin düzenlenmediğini, keza 6111 sayılı yasa ve trafik kazaları nedeniyle ilgililer sunulan sağlık hizmet bedellerinin tahsiline ilişkin usul ve esaslar hakkında yönetmelik uyarınca prim aktarımı hak ve tercih olmaktan öte bir yükümlülük/zorunluluk olarak düzenlendiğini, müvekkil sigorta şirketi tarafından da prim aktarımı zorunluluğunun yerine getirildiğini, bu nedenle de müvekkili şirketin tedavi gideri teminatı bakımından yükümlülüğünün ortadan kalktığını, müvekkili şirketin yurt dışında yapılan tedavi giderleri nedeniyle sorumlu olduğundan bahisle müvekkili şirket aleyhine dava açılmasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu olayda tedavi gideri teminatı bakımından primleri sosyal güvenlik kurumuna aktaran müvekkili şirketin başkaca bir sorumluluğunun kalmadığını, yargıtay içtihatlarında da primlerin aktarılması ile sigorta şirketlerinin sorumluluğunun ortadan kalkacağının kabul edildiğini, 6111 sayılı yasanın 98. maddesinde resmi ve özel tüm sağlık kuruluşları nezdinde yapılan harcamalardan sosyal güvenlik kurumunun sorumlu olacağının belirtildiğini, trafik kazaları sebebi ile sulunan sağlık hizmet bedellerinin sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılanacağını ve hazine müsteşarlığı tarafından belirlenen miktarın kuruma ödenmesi ile sigorta şirketinin ve güvence hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği belirtilmiş olup, tedavi hizmet bedellerinin belirlenmesinde herhangi bir kısıtlamaya gidilmediğini, ancak ... sayılı genelge ile sosyal güvenlik kurumu tarafından tedavi giderlerinin ödenmesi konusunda kanunda yer almayan bir kısıtlama getirildiğini, düzenleyici işlemlerin sebep öğesi olan üst normlara uygun olmasının bir zorunluluk olduğunu, idare, kanunlara aykırı düzenleyici işlem yapamayacağını, idarenin düzenleyici işlemleri kanunlara uygun olması gerektiğini, kanunların çizdiği sınırların dışına çıkmaması gerektiğini, bu nedenle sosyal güvenlik kurumunun genelge ile kanunda belirtilen sorumluluğunu daraltması hukuka aykırılık teşkil ettiğini, kaldı ki; sosyal güvenlik kurumunun böyle bir genelge ile sorumlu olmadığının belirtmesi 6111 sayılı yasa kapsamında üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getiren müvekkili şirketin zarardan sorumlu olacağı anlamına da gelmediğini, 6111 sayılı yasa, yönetmelik ve genelgeler kapsamında üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getiren müvekkili şirketin tedavi gideri teminatı bakımından primlerini de sosyal güvenlik kurumuna aktarmış olduğu dikkate alındığında, dava konusu zarar nedeniyle müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığının kabulü ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı davacının tazminat talebinin fahiş olduğunu, bununla birlikte davacı tarafça sigortacılık mevzuatı gereği hak sahiplerine ödeme yapıldığının da ispatlanamadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu sebeple mahkemece faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faiz dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. Maddesi ve yerleşmiş Yargıtay Kararları gereğince, gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile şirketlerine müracaat tarihinden öncesinde şirketlerinin temerrüdünün söz konusu olmadığını, Sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren (15) iş günü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihler öncesinde müvekkili sigorta şirketi açısından faiz sorumluluğunun da bulunmadığını belirterek aleyhlerine karşı açılan davanın reddini talep etmiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, müvekkiline karşı husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin 2918 Sayılı Kanunun 6111 Sayılı kanunun 59. Maddesiyle değişik 98. Maddesindeki sorumluluğunun münhasıran tedavi giderlerine ve sağlık hizmeti sunucularına karşı olduğunu öteyandan yabancı uyruklu kişilerin Türkiye de maruz kaldıkları trafik kazaları ile ilgili olarak kurumlarının sorumluluğunun Türkiye deki tedavileriyle sınırlı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, ... sigortalarında halefi yete yer verilmediğini bu nedenle sigortacının özel sağlık sigortası poliçesi üzerinden rücu hakkının mevcut olmadığını, davacı vekili tarafından hazırlanan ve kendilerine 14/02/2018 tarihinde tebliğ edilen dilekçeye istinaden, "Dava ile ilgili olarak... Müdürlüğümüz Hukuk Servisinin İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ...Sosyal Güvenlik Merkezine 14.02.2018 tarih ve...sayılı yazısına cevaben adı geçen SSGM'nin 15.02.2018 tarih ...sayılı yazısında; 25/02/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 Sayılı Kanunun 59. Maddesi ile yeniden düzenlenen 2918 Sayılı Kanunun 98. Maddesinde Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır." Hükmü, aynı kanunun Geçici 1. Maddesinde “ (1) Bu kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafki kazaları nedenile sunulan sağlık hizmet bedelleri Sosyal Güvenlik kurumu tarafından karşılanır hükmü, Hazine Müsteşarlığında 27/08/2011 tarihli ve 28038 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "Trafik kazalarından kaynaklanan sağlık giderleri" başlıklı 4 üncü maddesinde; " Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları tedavinin gerektirdiği tüm sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT)yer alan hükümler doğrultusunda karşılanır." hükmü yer aldığı, trafik kazaları sonucu oluşan sağlık giderlerinin karşılanmasına ilişkin usul ve esaslar ile ilgi olarak 08.02.2012 tarihinde Kurumumuzca yayımlanan Trafik Kazalarına bağlı Tedavi Giderleri konulu 2012/5 sayılı Genelgenin 1-6111 Sayılı Kanunun Yürürlük Tarihinden Sonra Verilen Hizmetler başlıklı maddesinde “(1) Trafik kazasının oluş tarihine ve kazazedenin genel sağlık sigortalısı olup olmadığına bakılmaksızın 25.02.2011 tarihinden itibaren Kurumla sözleşmeli/protokollü üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarınca verilecek tüm sağlık hizmet bedelleri Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) hüküm ve ekleri esas alınarak karşılanacaktır.” ve “(5) Yabancı uyruklu kişilerin trafik kazalarına bağlı tedavilerininin devamını yabancı ülkelerde sürdürmeleri halinde yurtdışında verilen tedavi hizmetlerinin bedeli Kurumca karşılanmayacaktır. T.C. uyruklu kişilerin yurtdışı tedavileri ise Kurumun ilgili mevzuatı çerçevesinde yürütülecektir. “ düzenlemelerin yer aldığı; Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinde yazımız ve eklerine istinaden yapılan incelemede Laura ile ilgili herhangi bir şahıs/ şirket başvurusu ve manuel faturaya rastlanmadığı" şekilinde cevap verildiğini, davacının talebinin 6111 sayılı kanunun 59. Maddesinde yer almaması nedeniyle davacının davasının reddine karar verilmesini istemiştir.
ASIL DAVADA DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, 07/08/2013 tarihinde Türkiye de geçirdiği trafik kazası nedeniyle yaralanan...'ın İsviçre'deki tedavi giderlerinin bu kişiye ait sağlık sigortası ödenmesi iddiasına dayalı olarak rücuen tazminat kapsamında... plakalı araç sürücüsüne ve bu araca ait trafik sigortasını yapan sigorta şirketine, yaralanan ...'nın yolcuların bulunduğu ... plakalı motosikletin trafik sigortasını yapan şirkete ve SGK'ya karşı açılan rücuen tazminat davasıdır.
DELİLLER: Trafik kazası tespit tutanağı, araçların trafik kayıtları, İstanbul ... Ağır ceza Mahkemesine ait...Esas sayılı dosya, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçeleri, davacı tarafından düzenlenen sağlık sigorta poliçesi, faturalar, ATK raporu, doktor raporları, bilirkişi incelemesi. Davacı vekili 02/03/2018 tarihli dilekçesi ile delillerini sıralamış 11 nolu delil kapsamında ... Sigorta A.Ş tarafından düzenlenen ... nolu ve ... sigorta tarafından düzenlenen ... nolu zorunlu mali mesuliyet poliçelerini delil olarak göstermiştir.
İstanbul ... ASliye Ticaret Mahkemesince 03/09/2021 tarihinde ... Esas nolu dosyanın mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Birleşen dosya davacıların trafik kazasında yaralanan ...İle...'nın annesinin ve babasının davacı konumunda olduğu, davalı tarafta ise... ve... Anonim Türk sigorta şirketinin bulunduğu görülmüştür.
BİRLEŞEN DOSYADA DAVA: Davacılar vekili 30/10/2020 tarihli dilekçesinde, kazada yaralanan ...'nın ...'da moda ve sanat tasarımı eğitimi gördüğünü ve 23 yaşında olduğunu, üniversitede birlikte eğitim gördüğü arkadaşı ... ile yaz tatili için Türkiye'de olduğu sırada 07/08/2013 günü davalı Ziyneti'nin sürücüsü ve maliki olduğu...plakalı aracın ...'ın kullandığı ve Laura'nın da yolcu olarak arkasında bulunduğu... plakalı motosiklete ağır kusurlu olarak çarpması sonucunda Laura'nın ağır bir şekilde yaralandığını, buna ilişkin ceza yargılamasının İstanbul... Ağır ceza Mahkemesinin ... Esas nolu dosyasından yürütüldüğünü, kazada hayatını kaybeden...'ın ailesi tarafından ikame edilen tazminat davasında (İstanbul... AsliyeTicaret Mahkemesinin ... Esas ...Karar) davalı sürücünün %80 , ...'ın ise %20 oranında kusurlu olduğunun bilirkişi raporuyla subut bulduğunu, müvekkili Laura'nın motosiklette yolcu olarak bulunması ve ayrıca kask da takıyor olması nedeniyle hiçbir kusurunun bulunmadığını, kazada müvekkili ...'nın kazanın etkisiyle yola fırladığını, kafasının yarıldığını, kolu ve kaburgalarının kırıldığını, dizinin parçalandığını , omurgasında oluşan büyük tramva ve bu tramvanın beyninde ve merkezi sinir sisteminde ciddi hasarlar meydana getirdiğini, kazanın müvekkilinde fonksiyon ve duyu kaybı yarattığını, İsviçre Cenevre'de düzenlenen doktor raporuna göre müvekkilinin C2- C3 omurlarında ağır ve kalıcı biçimde hasar oluştuğunu, bu durumun kendisinde kol bacak sakatlığına ve şiddetli ve sürekli istemsiz kasılmalara ve nörolojik ağrılara neden olduğunu, müvekkiline "ehlers danlos sendromu" tanısı konulduğunu, bu hastalığın tedavisi ve çözümünün olmadığını, 6 ay hiç kıpırdamadan yattığını, devamındaki 2 yılı da tuvalet ve beslenme dahil olmak üzere hiç bir ihtiyacını kendisinin karşılayamadan hastanede yattığını, son yıllarda da hastanelerden rehabilitasyon merkezlerine transfer olduğunu, ...'nın anne babasından bağımsız bir hayat sürdürmesinin mümkün olmadığını, ikamet edilen iş bu dava ile müvekkilinin sağlık sigortası tarafından karşılanamayan tedavi masrafları , bakım ve bakıcı giderleri ile yaşadığı ve ömür boyu da yaşayacağı tramva , üzüntü ve acılar sebebiyle uğradıkları maddi zararın talep edildiğini, ...'nın önce kısa süre ...Hastanesinde sonra da İsviçre de dilekçede yazılan hastanelerde tedavi gördüğünü, bu tedavilerin büyük bir kısmının özel sağlık sigortası kapsamından karşılanmışsa da; hayatta kalmak, hareket edebilmek ve acılarını dindirmek adına almak zorunda kaldığı fizik tedaviler, ergo terapiler, tıbbi masajlar, evde verilen sağlık hizmetleri, ortopedi ve eczane masrafları ile hastane tarafından temin edilmeyen özel kıyafetler, Hastanelere ve Kliniklere ambulans ya da özel transferle ulaşım, evine yaptırılan engelli tuvaleti, merdiven çıkma mekanizması, günlük hayatının devamı için kendisine tahsis edilen hemşire ve yardımcı giderleri, aldığı psikolojik destek gibi kapsam dışında kalan pek çok kalem yıllardır müvekkilleri tarafından karşılandığını, yapılan tüm bu harcamaların detaylı listesi ve belgeleri delilleri arasında paylaşıldığını, tüm bu zaruri bakım masraflarının müvekkili ...’ın hayatı boyunca da devam edeceği izahtan vareste olduğunu, bunun yanı sıra; yukarıda da belirtikleri üzere ...; Üniversite eğitimi görmekteyken, okulunun yaz tatili esnasında bu elim kazayı geçirdiğini ve kaza sebebiyle eğitimini de yarıda bırakmak zorunda kaldığını, bu nedenle müvekkillerinin ödemiş olduğu yüzbinlerce dolarlık eğitim giderleri yine kaza sebebiyle boşa gittiğini, dolayısıyla bu kalemlerin de müvekkilleri açısından maddi zarar teşkil ettiğini, müvekkilinin gelecekteki iş hayatının da bu kazadan olumsuz etkilendiğini, olayda araç sahibi ve sürücüsü Davalı...’in, aracın işletilmesi esnasında zarara uğrayan 3. kişilere karşı sorumluluğunun belli limitler dahilinde karşılayan “Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası” nın davalı...Türk Sigorta Şirketi tarafından yapıldığını, bu sigorta kapsamında; sürücünün kaza esnasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına neden olması halinde doğan maddi zararlardan, sürücünün yanı sıra Sigortanın da sorumlu olduğu izahtan vareste olduğunu, bu hususta Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. Maddesi gereğince ... Sigorta Şirketine keşide edilen Beyoğlu ... Noterliği’nin 11.08.2020 Tarih ve... Yevmiye Numaralı ihtarına cevap dahi alınamadığını, davalılar aleyhine yapılan Arabuluculuk başvurusu da “Anlaşamama” ile sonuçlandığından işbu davanın ikamesi gereği doğduğunu, bu nedenle 150.000 TL maddi tazminatın araç sahibi ve sürücüsü davalı ... ve diğer davalı Sigorta’dan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istediklerini, yukarıda detaylarıyla izah edildiği üzere davalı sürücünün ağır kusuruyla gerçekleştirdiği bu elim kazanın hayatının baharındaki iki gencin ve dolayısıyla da ailelerinin hayatını kararttığını, müvekkillerinin maddi kayıplarının yanı sıra, telafisi mümkün olmayan, kelimelere sığdırılamayacak, rakamlarla ifade edilemeyecek kadar büyük bir manevi zarara uğradıklarını, müvekkili..., tatil amacıyla güle oynaya geldiği ülkemizden İsviçre’ye, hareketsiz vaziyette ambulans uçakla geri dönebildiğini, kaza esnasında omurgasında oluşan büyük travma ve bu travmanın beyninde ve merkezi sinir sisteminde yarattığı ciddi hasar sebebiyle boynundan aşağısı tamamen hissizleşen müvekkilinin kazadan sonraki 6 ay hiç kıpırdayamadan yattığını, devamındaki 2 yılı da tuvalet ve beslenme dahil olmak üzere hiçbir ihtiyacını kendisi karşılayamaz biçimde hastanelerde geçirdiğini, son yıllarda da hastanelerden rehabilitasyon merkezlerine transfer olup, sürekli olarak çeşitli terapiler gördüğünü, öte yandan birlikte kaza geçirdiği, motorsikleti kullanan erkek arkadaşı ...’ın gözlerinin önünde feci şekilde ölümüyle sarsıldığını, diğer yandan kendisi de dayanılmaz acılar ve ağrılarla, her gününü ölmüş olmayı dileyerek geçirdiğini, tamamen hareketsiz geçen ayların ardından, yıllarca beslenme ve tuvalet gibi temel ihtiyaçlarını bile kendisi karşılamayıp, 23 yaşında bir bebeğe dönüşerek kahrolduğunu, kaza sebebiyle Müvekkili ...’ın; motor becerileri aşırı zayıflamış ve kendisinde duyusal bozukluklar gelişmiş olduğundan olayın üzerinden 7 yıldan fazla sürenin geçmiş olduğu gelinen aşamada bile, 15-20 dakikadan fazla ayakta duramamakta, desteksiz yürümekte zorlanmakta, hatta yere düştüğünü, ellerini düzgün kullanamamakta, yazı yazamamakta, çatal, kaşık kullanamadığını, bu fiziki yetersizliklerinin yanı sıra merkezi sinir sistemindeki harabiyet sebebiyle odaklanma sorunu yaşadığını, birkaç sayfa kitap okusa saatlerce dinlenmek zorunda kaldığını, en ufak bir notu bile aklında tutmayı başaramadığını, Korkunç ağrılar çektiğini, ciddi yan etkileri olan sayısız ilaç kullandığını, tüm bu sebeplerle normal arkadaşları ile birlikte üniversitede okuyamadığını, okula gidip derslere katılamadığını, sınavlara aynı şekilde giremediğini, dahası kaza sebebiyle müvekkilinin vücudundaki zararlar nedeniyle doğum yapması, bebeğini kucağına alması, emzirmesi dahi mümkün görünmediğini, bir kadın olarak bu nedenle de hayat boyu yaşayacağı üzüntü yaşayacağını ve yetersizlik hissedeceğini, tüm bunlar doktor ve hastane raporunun yanı sıra, ceza yargılaması esnasında düzenlenen adli tıp raporu ile de sabit olduğunu, gelecek vaad eden, başarılı, akıllı ve ilgi çekici bir genç kızken; eğitim hayatı bir anda sona eren, iş hayatı başlamadan biten, bir aile kurma, anne olma şansı kalmayan müvekkili ...’ın yaşadığı travmanın, eski sağlıklı günlerine bir daha dönemeyecek olmasının, yıllardır çektiği fizyolojik ve psikolojik acıların, döktüğü gözyaşlarının hiçbir tazminatla telafi edilemeyeceğini, anne ve babası olan diğer müvekkillerinin ise; biricik kızlarının ülkesinden, evinden kilometrelerce uzakta başına gelen bu elim kaza ile derin biçimde sarsıldığını, Sapasağlam uğurladıkları kızlarını canlı bir cenaze olarak alıp, hayatta tutmak, çektiği acıları azaltmak adına tüm imkanlarını seferber etmişlerse de düzenleri, huzur ve mutlulukları yerle bir olan bu aile açısından hayat ne yazık ki bir daha eskisi gibi olamayacağını, yapılan Arabuluculuk görüşmelerinin “Anlaşamama” ile sonuçlandığını, bu nedenle 250.000 TL. manevi tazminatın araç sahibi ve sürücüsü Davalı ...’ten tahsiline karar verilmesini istediklerini belirterek şimdilik 150.000 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, 250.000 TL manevi tazminatı da olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ...'ten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta Şirketi cevap dilekçesinde, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların genel şartlarda ön görülen usul ve esaslara tabi olduğunu, ... plakalı aracın 31/08/2012 - 2013 tarihleri arasında ... poliçe no ile zorunlu mali mesuliyet poliçesinin müvekkilince yapıldığını, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, davacının kask ve kolluk gibi koruyucu teçhizatları takmaması nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğunu, maluliyet durumunun adli tıp kurumu raporuyla tespit edilmesi gerektiğini, tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı ...vekili cevap dilekçesinde, davalı ...sigorta şirketi tarafından manevi tazminatı da karşılayacak şekilde ihtiyari mali mesuliyet sigortasının da bulunduğunu, müvekkilinin asli kusurlu olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, motosiklet sürücüsünün hızının yüksek olduğunu, davacının zararının ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
BİRLEŞEN DAVADA DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, 07/08/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı ...'nın yaralanması nedeniyle müvekkillerinin sağlık sigortası tarafından karşılanmayan tedavi masrafları, bakım- bakıcı giderleri , ebeveyinlerinin... için yapmış oldukları eğitim giderlerinin tazmini ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
DELİLLER: Trafik kazası tespit tutanağı, İstanbul... Ağır CEza Mahkemesine ait ... Esas nolu dosya, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas nolu dosyası, adli tıp raporu, tedavi evrakları, tedavi masraflarını gösterir belgeler, bilirkişi incelemesi.
Olayla ilgili kaza tespit tutanağı incelendiğinde, ... plakalı araç sürücüsü ...'in birinci derecede , motosiklet sürücüsü ... 'ın ise ikinci dereceden kusuru olduğu yönünde tutanak tutulduğu görülmüştür.
Asıl dosyada davacı olan tarafça rücuen tazminat istemli taleplerin sigorta şirketlerine ve SGK'ya yöneltildiği buna ilişkin dava dilekçesine ekli posta gönderi evrakı incelendiğinde, ... Sigorta ve ... Sigorta'ya 29/03/2017 tarihinde dilekçelerin tebliğ edildiği, ... sigorta tarafından verilen 26/04/2017 tarihli cevabi yazı incelendiğinde, Sağlık Hizmet Bedellerinin poliçe kapsamında olmadığı belirtilerek talebin değerlendirilmeyeceğinin bildirildiği görülmüştür.
İstanbul... Ağır Ceza Mahkemesine ait... Esas ... Karar nolu ilam sureti incelendiğinde, mahkemece Adli Tıp Kurumundan kusur durumuna ilişkin rapor alındığı, ...'in asli derecede , ...'ın ise tali derecede kusurlu olduğunun bildirildiği, mahkemece yapılan yargılama sonunda meydana gelen kazada motosiklet sürücüsü ...'ın vefat ettiği,...'nın yaralandığı, alınan bilirkişi raporu ve yapılan değerlendirmede sanık Ziyneti'nin orta çift şerit çizgisi ile bölünmüş bir yolda ve giriş yapmak istediği benzin istasyonuna, istasyonun çıkışından giriş yapmak için aracı ile dönüş yaptığı sırada meydana gelen ölümlü ve yaralamalı kaza neticesinde bir kişinin ölümüne bir kişinin de yaralanmasına neden olan sanığın cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Asıl ve birleşen dosyada davalılar tarafından zamanaşımı definde bulunulmuş ise de meydana gelen trafik kazasında bir kişinin öldüğü, bir kişinin de yaralandığı dikkate alındığında ceza
zamanaşımının 15 yıl olduğu bu nedenle uzamış ceza zamanaşımı da dikkate alındığında olay tarihi 07/08/2013 olup asıl davanın 06/02/2018 birleşen davanın ise 30/12/2020 tarihinde açılması nedeniyle henüz uzamış ceza zamanaşımı dolmadığından davalının zamanaşımı definin reddine karar vermek gerekmiştir.
Asıl dosyada bir kısım davalılar yetki itirazında bulunmuş ise de kazanın meydana geldiği yer ve davalılardan ...'in adresi itibariyle mahkememiz yetkili olduğundan yetki itirazının da reddine karar verilmiştir.
Asıl dosya bakımından davacı şirket İsviçre yasasına göre kurulmuş şirket olduğu, İsviçre ile Türkiye arasında muafiyete ilişkin anlaşma bulunması nedeniyle davacının teminat yatırma zorunluluğu bulunmamaktadır.
Asıl dosya davacı vekili 13/12/2018 tarihli dilekçesi ekinde davacı tarafa ait sigorta poliçesinin ve tercümesini sunmuş olup incelendiğinde,...Sigorta poliçesi başlığını taşıdığı, poliçenin davacı şirket tarafından yapıldığı, sigorta edilen kişinin ...'ın olduğu, 01/01/2013 tarihi taşıdığı, Lamal'ın açıklamasının "Hastalık sigortası federal yasasına göre sigortalar" şeklinde yapıldığı, kaza durumunda sigorta edilen miktar kısmında "Chf 10.000 - vefat durumunda ; Chf 100.000 - sakatlık durumunda, LAA normlarına göre kazadan sonra ilave hizmetler" şeklinde yazılı olduğu tespit edilmiştir.
Asıl dosya davacı vekili tarafından Laura'nın sağlık sigortası tarafından yapılan doktor, hastane, ilaç vs gideri ödemelerine ilişkin evrakları dosyaya sunmuş olup incelendiğinde, en son kısmında toplam harcama miktarının 343.786,95 CHF olarak yer aldığı görülmüştür. Asıl dosya davacı vekiline süre verilerek davacı tarafından düzenlenen sigorta poliçesinin başlangıç bitiş tarihleri, tedavi limitinin parasal sınırını gösterir evrakları dosyaya sunması için süre verilmiş, asıl dosya davacı vekili 23/03/2023 tarihli dilekçe ekinde davacı şirket tarafından yapılan sigorta poliçesi ile ilgili genel şartları ve koşulları gösterir evrakları ve bunların Türkçe tercümelerini dosya halinde mahkemeye sunulmuştur.
Asıl dosyada Mahkemece 30/01/2019 tarihinde kusur uzmanı , sigorta uzmanı ve aktüerya uzmanından rapor alınmış ; raporda "Dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında trafik kazası olduğu, Meydana gelen kazanın, trafik kurallarına uyulduğunda, önlenebilir bir kaza niteliğinde olduğu, kaçınılmazlık faktörünün etkisinin olmadığı, ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın; meydana gelen trafik kazasında, % 80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ın; meydana gelen trafik kazasında, %20 (YÜZDE YİRMİ) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı motosiklette yolcu...'ın; meydana gelen trafik kazasında kusurunun olmadığı, Kazazede yolcu ...'ın geçirmiş olduğu trafik kazası ile ilgili görmüş olduğu tedavi masraflarının değerlendirmesinin uzmanlık alanı tıp doktoru olan bilirkişilerce tespit edilmesi gerektiği,Yabancılık unsuru içerdiğinden yukarıda sigortacılık açısından sunulan mütaalanın Türkiye'de mukim bir sigorta şirketi açısından verildiği, yabancı ülkede mukim ve o ülkenin sigortacılık mevzuatına tabii davacı yönünden bu konuda uzman bir bilirkişinin görüş eklemesinin uygun olacağı," şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.
Asıl dosya davalısı SGK vekili tarafından verilen itiraz dilekçesinde bilirkişi heyetinin içerisinde SUT uzmanı ile konusunda uzman tıp doktoru bilirkişinin de olması gerektiği, ... sigorta tarafından verilen itiraz dilekçesinde, Laura'nın kask takmadan yolculuk yapmakta ise müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini yine hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği iddia edilmiştir. Mahkemece adli tıp uzmanı bilirkişiden rapor alınmış , 24/03/2020 tarihli rapor incelendiğinde, "Dosya içindeki ...başlıklı harcama dökümünün toplam ... olduğu bu miktardan yurt içindeki 16.903,75CHFve 369, 15CHF'lik kısmı çıkardığımızda 326.514,05CHF yurt dışındaki harcama toplamı olduğu Yurt dışındaki fatura dökümü incelendiğinde kendisine kaza sırasında meydana gelen yaralanmaları sonrasında yapılan muayeneler, tetkikler (kan radyoloji) ,ilaçlar kompleks fizyoterapi karyopraktik tedavi pasif fizyoterapi aktif gymnastik, tıbbi muskuloskeletal rehabilitasyon, ortopedik tıbbi malzeme, sağlık hizmeti, hemşire bakımı, hastane ederleri için olup kaza sırasında meydana gelen yaralanmasına yönelik olduğu, 6111 Sayıl Kanunun Yürürlük Tarihinden Sonra Verilen Hizmetler başlıklı 175 maddesinde “Yabancı uyruklu kişilerin trafik kazalarına bağlı tedavilerinin devamı yabancı ülkelerde sürmeleri halinde yurt dışında verilen tedavi hizmetlerinin bedelinin Kurumca karşılanmayacağı” denilmekle yurt dışındaki 326,514 O5CHF miktardan Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumlu olmadığı, Yurt içindeki tedavi giderinden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumlu olduğu miktarın hesaplanması için ... Hastanesi'nin ... adına düzenlenmiş tıbbi belgeleri ile dosya içindeki 36.940,71TL'lık... Hastanesi'nin 24 .09.2013-964918 sayılı faturasının ve dosyada bulunmayan kesilmiş diğer faturalarının dökümlü halinin temini gerektiği, Sosyal Güvenlik Kurumuna ... Hastanesi'nin... adına ayrıca Kuruma fatura edilen bir bedel olup olmadığının sorulmasının uygun olacağı," şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.
Asıl dosya davacı şirket tarafından 30/07/2021 tarihinde HMK 107. Maddesi kapsamında dava değerinin arttırılması hususunda dilekçe verdiği, dava değerini toplamda 326.514,05 CHF'ye çıkardığını belirterek söz konusu miktarın avans faiziyle birlikte, sigorta şirketlerinden poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydı ile tahsilini istemiştir. Dava dilekçesinde belirsiz alacak davası açıldığına ilişkin hiç bir ibare bulunmadığı gibi davacı vekili dosyaya sunmuş olduğu 09/05/2018 havale tarihli dilekçesinde de davanın kısmi dava olduğunu bildirmiştir. Davacı vekili 30/07/2021 tarihli dilekçesinde değer arttırımı dilekçesi demiş ise de bu dilekçenin ıslah dilekçesi olduğu anlaşılmıştır. Islah dilekçesine karşı zamanaşımı definde bulunlumuş ise de yukarıda da belirtildiği gibi söz konusu olayda uzamış dava zamanaşımının 15 yıl olduğu , kaza tarihi ve ıslah dilekçesi tarihi dikkate alındığında 15 yıllık sürenin dolmaması nedeniyle zamanaşımı defi reddedilmiştir.
Asıl dosya davalı SGK vekilince cevap dilekçesinde ve daha sonraki dilekçelerde belirtildiği üzere 6111 Sayılı kanunun 1/5. Maddesi gereğince yabancı uyruklu kişilerin trafik kazalarına bağlı tedavilerinin devamı yabancı ülkelerde sürdürmeleri halinde yurt dışında verilen tedavi hizmetlerini kurumca karşılanmayacağı belirtildiğinden davacı Laura'nın yurt içinde tedavi görmüş olduğu ...Araştırma Hastanesine yazılan yazı cevabında söz konusu kişinin yurt içinde verilen hizmet detayları dilekçe ekinde sunularak yaralanan kişi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığının bildirildiği görülmüştür. Yaralanan Laura'nın yurt içinde tedavi görmüş olduğu bir diğer hastane olan ...hastanesine da aynı mahiyette yazı yazılmış olup 09/11/2021 tarihli yazı cevabında kişiye uygulanan tedavi evrakları ile fatura örneği gönderilmiş ve hastanın ödemelerinin Remed Asistance isimli aracı firma tarafından karşılandığı bildirilmiştir.
Davalı ...Sigorta'ya ait trafik poliçesi incelendiğinde, tedavi gideri limitinin 225.000 TL olduğu saptanmıştır. Motosiklete ait zorunlu mali mesuliyet poliçesinin davalı ...Sigorta şirketi tarafından yapıldığı ve tedavi gideri limitinin 250.000 TL olduğu görülmüş ise de kaza tarihindeki, zorunlu mali mesuliyet poliçelerinin geçerli limitleri araştırıldığında her ikisinin de 250.000 TL olması gerektiği ve davalı sigorta şirketlerinin tedavi limiti açısından 250.000 TL limitle sorumlu oldukları görülmüştür.
Davaya konu kazada vefat eden... mirasçıları tarafından davalı ...hakkında açılan destekten yoksan kalma tazminatına ilişkin davanın görüşmüş olduğu İstanbul ...Asliye Ticaeret Mahkemesinin...Esas nolu dosyasında (tekli ticaret mahkemelerinin heyetli mahkeme haline gelmesi nedeniyle bu dosya İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas nosunu almıştır.) mahkemece kusur durumunun saptanması için Adli Tıp kurumundan rapor aldırmış ve bir sureti dosyada bulunan Adli Tıp Kurumunun 14/10/2014 tarihli raporunda ...'in %80 , sürücü ...'ın %20 kusurlu olduğu yönünde rapor verildiği görülmüştür.
Laura'nın Türkiye'de tedavi gördüğü hastanelerden tedavi evrakları alınarak dosyaya bırakılmış ayırca İstanbul ... Ağır Ceza Mahkemesinin yargılaması sırasında Adli Tıp Kurumu tarafından Laura ile ilgili hazırlanan rapor sureti de dosya içerisine bırakılmıştır.
Duruşmada alınan ara karar gereğince birleşen dosya davacılar vekiline maddi tazminat taleplerini ve manevi tazminat talebini kalem kalem bölerek neye ilişin olduğunu açıklaması için süre verilmiş, davacılar vekili 23/03/2021 havale tarihli dilekçesinde sadece maddi tazminat kapsamında şimdilik istemiş olduğu 150.000 TL'yi davacılar açısından bölerek Laura için 30.000 TL , Laura'nın annesi ve babası için ayrı ayrı 60.000 TL olarak belirlemiş, manevi tazminat bakımından ise 250.000TL'yi davacılara bölerek Laura için 150.000 TL, annesi için 50.000 TL , babası için 50.000 TL manevi tazminat talep ettiklerini bildirmiştir. Birleşen dosya davacılar vekili 30/11/2021 tarihinde sunmuş olduğu dilekçe ile tedavi masraflarını, eğitim masraflarını kalem kalem açıklayarak belgelerini eklemiş ve klasör halinde dosyamız ekine alınmıştır.
Birleşen dosya davacılar vekilince İsviçre Rehabilitasyon Hekimliğinden alınan , kazada yaralanan Laura'ya ait hasta tedavi özet bilgisi dosyaya sunulmuştur. Yine birleşen dosya davacılar vekilince dava açılmadan önce ... sigorta tarafından yapılan zorunlu mali mesuliyet poliçesi kapsamında müvekkillerine tazminat ödenmesine ilişkin Beyoğlu ... Noterliğinin 11 Ağustos 2020 tarih ...yevmiye nolu ihtarname ve tebliğ belgesini de 15/12/2022 tarihli dilekçe ile dosyaya sunmuştur. Birleşen dosya davacılar vekilince 22/03/2021 tarihli dilekçede maddi tazminat miktarı yönünden davacılar tarafından istenilen miktar bakımından açıklama yapılmış ise de , birleşen dosyada talebin sağlık sigortası tarafından karşılanamayan tedavi masrafları, bakım ve bakıcı gideri olduğundan ve dosya ekinde bir klasör halinde bir takım faturalar ve belgeler sunulmuş ise de, sunulan evrakların çok kapsamlı olması nedeniyle sunulan delillere atıf yapılarak sunulan evraklardaki sigorta şirketince karşılanan tedavi masrafları, bakıcı ve bakım giderleri yönünden kalem kalem miktarın açıklanması istenilmiştir.
Dosya Adli tıp Kurumuna gönderilerek , davacı Laura'nın geçirdiği trafik kazası nedeniyle bakıcı yardımına ihtiyaç duyup duymadığı, bakıcı yardımına ihtiyaç var ise kaza tarihinden itibaren ne kadar süre ile bakıcı yardımına ihtiyaç duyacağı, ayrıca trafik kazası tespit tutanağında motosiklette yolcu konumuda olan Laura'nın kask takıp takmadığı kısmının "belirlenemediği" olarak işaretlenmesi nedeniyle Yargıtay İçtihatlarına göre kaza neticesinde almış olduğu yaraların niteliklerine göre değerlendirme yapılarak kask takıp takmadığının belirlenmesine, yine dosyadaki evraklara göre belirlenebiliyor ise Laura'nın kazadan önce moda tasarım öğrencisi olduğu dikkate alınarak trafik kazası nedeniyle işgücü kaybının ve iyileşme süresinin de tespit edilmesi istenilmiştir. Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu 12/08/2022 tarihli raporunda Laura hakkında dosyadaki tıbbi belgeleri inceleyerek Laura'nın %100 oranıda meslekte kazanma gücünü kaybettiği, iyileşme (işgöremezlik ) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği, Laura'nın kaza sırasında kask takıp takmadığı hususunun tıbben belirlenemediği şeklinde rapor verildiği görülmüştür. Davacılar vekili 06 Ekim 2022 tarihli dilekçesinde müvekkilinin ömür boyu bakıcı yardımına muhtaç olduğunu ayrıca kazanın hemen öncesine ait mobese ekran görüntüsünü sunarak hem sürücünün hem de Laura'nın kask taktığını belirtmiştir.
Birleşen dosya davacılar vekilinin bakıcı gideri hesabından kullanılmak üzere İsviçre'de kaza tarihinden günümüze kadar ki asgari ücretin net ve bürüt olmak üzere ayrı ayrı miktarını gösterir belgeleri sunması ayrıca Laura'nın kaza tarihi itibariyle eğitim durumunu gösterir belgeleri yine birleşen dosyadaki davacıların tümü için hali hazırdaki ekonomik ve sosyal durumlarını dilekçe ile açıklaması için süre verilmiş, davacılar vekili 19/09/2022 havale tarihli dilekçesinde istenilen konularda yazılı olarak açıklama yapmış olup İsviçre Konfederasyonu genelinde herhangi bir asgari ücret uygulaması bulunmadığını belirterek bakıcılara ödenen ortalama ücretleri gösterir belgeleri dilekçesine eklemiş ve ortalama olarak aylık 10.860 CHF gelir elde ettiklerini bildirmiştir.
Adli Tıp Kurumundan davacı Laura'nın bakıcı yardımına ihtiyaç duyup duymadığı, duyacak ise süresinin tespiti konusunda da rapor tanzim edilmesi istenilmiş ise de Adli Tıp Kurumu raporunda Laura'nın meslekte işgücü kaybı oranının %100 olduğu tespit edilmiş ise de bakıcı yardımı ile ilgili görüş bildirilmemiş ise de İstanbul BAM 8.HD'nin 10/05/2018 tarih 2018/738 Esas 2018/496 Karar nolu ilamında belirtildiği üzere ".......davacıdaki toplam maluliyet oranının %100 oranında ve sürekli olması karşısında davacının ömür boyu bir başkasının bakımına muhtaç olacağı açıktır. Bu nedenle davacının ömür boyu başkasının bakımına muhtaç olup olmadığının tespiti için ayrıca rapor alınmasına gerek bulunmamaktadır. Mahkemece yazılı gerekçeyle davacının ömür boyu bakıcı giderini hüküm altına alınmasında usul ve yasaya aykırı bulunmamaktadır....." denildiğinden 20/10/2022 tarihli duruşmada alınan ara kararları ile;
Dosyanın mahkememizce seçilecek bir Sut uzmanı, bir doktor, bir aktüerya hesap uzmanı, birde sigorta uzmanına tevdi edilerek ;
Önce davacı vekilince sunulan CD nin incelenerek, motorsiklet sürücüsü ve yolcunun kask takıp takmadığının belirlenerek ilgili görüntülerin çıktısının alınamasına, daha sonra, ATK raporunda Lauranın %100 oranında malül olduğu dikkate alınarak, takdiri mahkemeye ait olmak üzere yerleşik yargıtay içtihatları gereği yaşam boyu bakıcı yardımına muhtaç olduğu dikkate alınarak ve birleşen dosya davacılar vekilince sunulan 19/09/2022 tarihli dilekçe de incelenerek ;
Asıl dosya yönünden ;
Yaralanan Loura'nın sağlık sigortası tarafından tedavi giderlerinin ödendiği iddia edildiğinden, poliçe ve ödeme belgeleri incelenerek , yabancı poliçe detaylı şekilde incelenerek poliçenin, yurt dışında meydana gelen trafik kazalarında kapsayıp kapsamadığı, poliçe limitinin ne olduğu davacı sigorta şirketince ne zaman ne kadar ödeme yapıldığı (detaylandırılarak) yapılan harcamaların yaralanmanın niteliği ile uyumlu olup olmadığı, ne kadar harcamanın davalılardan rücuen talebinin mümkün olduğu, davalı SGK nın yurt dışında yapılan tedavi giderlerinden sorumlu olup olmadığı, Loura'nın tedavinin bir kısmı Türkiye de yapılmış olup, tedavi evrakları ile Türkiye deki hastane masraflarının kimin tarafından ödendiği ile ilgili yazı cevapları dosyada mevcut olup, davacı yabancı sigorta şirketince Türkiye deki hastane giderlerinin de ödenip ödenmediğinin değerlendirilmesi, Loura bir kısım tedavilerinin Türkiye de yapılması nedeni ile, davacı yabancı sigorta şirketi Türkiye deki hastane giderlerini ödemiş ise bu kısım yönünden 6111 sayılı yasa kapasmında SGK nın sorumlu olduğu hastane gideri olup olmadığı varsa miktarının tespiti,,
Birleşen dosya yönünden ise;
Ana dosyada yaralanan Loura'nın sigortası tarafından ödemesi yapılmayan , davacılar tarafından yapıldığı iddia edilen tedavi giderlerinin neler olduğu, bedellerinin tespit edilmesi, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen tedavi giderlerinin yaralanmanın niteliğine uygun düşüp düşmediğinin belirlenmesi ayrıca Loura'nın İsviçre de ikamet ettiği dikkate alırak İsviçre deki asgari ücrete göre bakıcı gideri (ATK raporuna göre bakıcı yardımına ihtiyaç duyuyor ise ) hesaplanması ayrıca birleşen dosyadaki Laura'nun anne ve babası tarafından , Loura'nın eğitiminin yarım bıraktığı ve bundan sonra da tamamlayamayacağı iddia edilerek yapılan eğitim giderlerinin tazminat olarak istenmesi nedeni ile dosyadaki tüm evraklara göre bu hususunda değerlendirilerek tazminat talep edilip edilmeyeceği varsa miktarının tespiti yönünden gerekçeli ve denetime el verişli rapor verilmesi istenilmiştir.
06/03/2023 tarihli heyet raporu incelendiğinde,... Hastanesinin 24/09/2013 tarihli 36.940,71 TL tutarındaki faturası detaylı şeklide irdelenerek fatura incelendiğinde ödenen meblağ konusunun "yatan hasta harcamaları hasta payı" yazıldığının görüldüğünü, sağlık uygulama tebliğinde yatan hasta harcamaları hasta payı şeklinde herhangi bir ödeme kalemi bulunmadığını, eğer hasta payının ilave ücret olarak kabul edilirse sağlık uygulama tebliğinde 1.9- ilave ücret- 1.9.1 - ilave ücret alınması - 2 ilave ücretler genel sağlık sigortalıları veya bakmakla yükümlü olunan kişilerce ve/veya sağlık kurum/ kuruluşlarınca kurumdan talep edilemez hükmünün bulunduğunu belirttikleri, asıl dosya ve birleşen dosya yönünden yapılan tedavi giderlerinin yaralanmanın niteliğine uygun düşüp düşmediğinin tespit edilmesi mahkememizce bilirkişilerden istenildiğinden bilirkişi heyeti tarafından yaralananın sağlık durumuyla ilgili dosyadaki raporlar irdelenerek yine davacılar tarafından sunulan ödeme belgeleri gruplandırılarak davacılar tarafından sunulan tedavi evrakları ve ödeme belgeleri raporda tablo halinde listelenmiş, trafik kazasındaki kusur durumu ile ilgili dosyadaki ve İstanbul ... Ağır Ceza Mahkemesince alınan raporlara atıf yapılarak ...'ın %80 oranında kusurlu bulunduğu belirtilerek Laura'nın Türkiye'de ve İsviçrede görmüş olduğu tedaviler özetlenerek, Laura'nın...Hastanesindeki tedavi giderlerinin SGK tarafından ödendiği belirtilerek raporun 24. Sayfasında raporda daha önce detaylı şekilde değerlendirilen tedavi giderleri, ilaç masrafları, tedavi amaçlı yapılan seyahatler tablo halinde özetlenerek belgeli tedavi giderleri toplamının ...hastanesi faturası olan 36.940,71 TL + İsviçrede yapılan tedavi giderleri 413.374,33 CHF ve yine İsviçrede yapılan nörolojik tedavi olan 2.575 GBP olduğunu, yurt içinde ve dışındaki fatura dökümleri ile epikrizler incelendiğinde, davacıya kaza sırasında meydana gelen yaralanmaları sonrasında yapılan muayeneler, tetkikler, operasyonlar, ilaçlar, fiziyoterapi , karyopraktik tedavi, pasif fiziyoterapi , aktif gymnastik , tıbbi muskoloskelatel rehabilitasyon, ortopedik tıbbi malzeme, sağlık hizmeti, hemşire bakımı, hastane giderleri için olup tespit ettikleri belgeler ve ödemelerin kaza sırasında meydana gelen yaralanma ile illiyet bağının tam olduğunu belirttikleri, bilirkişi heyetinde SUT uzmanı da bulunduğundan verilen talimat gereğince yapılan tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olup olmadığı raporun 24,25,26 ve 27.sayfalarında kanun maddelerine atıf yapılarak detaylı şekilde incelemiş ve SGK'nın yurtdışında yapılan tedavi giderlerinden sorumlu olmadığı yine Türkiye'deki tedavisi neticesinde ...hastanesinde yapılan tedavi nedeniyle de raporlarının 8. Sayfasında yapılan açıklama doğrultusunda bu miktardan da SGK nın sorumlu olmadığını belirtmişlerdir. Bilirkişiler raporlarının devamında Adli Tıp Kurumu raporunda geçici iş göremezlik ve sürekli maluliyet ile ilgili yapılan tespitler dikkate alınarak davacı Laura'nın geçici ve sürekli işgücü kaybı maddi zararını hesapladıkları , bakıcı gideri zararı ile ilgili olarak adli tıp kurumuna ait raporda bakıcı gideri ve süresi ile ilgili belirleme yapılmadığından bu konuda hesap yapmak imkanlarının bulunmadığı belirtilmiş, raporun sonuç kısmında da asıl dosya açısından davacı sigorta şirketinin talep edebileceği miktarın (hesap tarzı raporun 31. Sayfasında gösterilmiştir) 261.211,24 CHF + 52.242,25 CHF = 313.453,49 CHF olduğunu tespit etmişlerdir . Yine asıl dosya açısında raporun sonuç kısmında SGK'nın bu harcamalar açısından sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmiştir. Birleşen dava açısından yapılan değerlendirmede ise geçici ve sürekli iş görememezlik dönemi maddi zararının 21.436.421,13 TL olduğu, davacının yabancı ülkede yaptığı ve asıl dosya davacısı tarafından karşılanmayan tedavi giderler toplamının ise 621.302,52 TL ile Türkiye'de yaptığı tedavi gideri miktarı olan 29.552,57 TL olduğunu belirttikleri görülmüştür.
Taraf vekillerince alınan rapora karşı itiraz dilekçesi verildiği görülmüştür. İtirazlar doğrultusunda tekrar dosya aynı bilirkişi heyetine ek rapor tanzimi için tevdi edilmiştir.
Bilirkişi heyeti 30/10/2023 tarihli ek raporlarında, kök raporlarındaki görüşleri aynı tekrarladıkları sadece birleşen dosya yönünden davacı laura'nın ömür boyu bakıcı yardımına ihtiyaç duyması halinde bakıcı gideri nedeniyle zarar hesabının yapıldığı ve bu miktarın 17.897.241,60 TL olduğu yönünde ek rapor tanzim ettikleri görülmüştür.
Birleşen dosya davacılar vekili 06/02/2024 tarihli ıslah dilekçesi vererek maddi tazminat yönünden Laura için geçici ve sürekli iş görmezliğe ilişkin maddi tazminatın 21.416.421,13 TL arttırıldığının bildirildiği, ömür boyu bakıcı giderine ilişkin maddi tazminatın ise 5.955.747,20 TL arttırılarak toplam 5.965.747,20 TL'nin olay tarihinden itibaren kanuni faiziyle birlikte tahsili ,
Davacı...yönünden ise ömürboyu bakıcı giderine ilişkin maddi tazminatın 5.935.747,20 TL arttırılarak toplamda 5.965.747,20 TL'ye , yabancı ülkede yapılan tedavi giderlerine ilişin maddi tazminatın 285.651,26 TL arttırılarak 305.651,26 TL'ye , Türkiye de yapılan tedavi giderlerine ilişin maddi tazminatın 5.776,28 TL arttırılarak 14.776,28 TL'ye çıkartıldığı ayrıca eğitim masraflarına ilişkin maddi tazminat talep miktarının ise 1.000 TL olduğu belirtilerek bu tutar için herhangi bir ıslah yapılmadığının belirtildiği,
Davacı Catherine....için ömürboyu bakıcı giderine ilişkin maddi tazminatın 5.935.747,20 TL arttırılarak toplamda 5.965.747,20 TL'ye , yabancı ülkede yapılan tedavi giderlerine ilişin maddi tazminatın 285.651,26 TL arttırılarak 305.651,26 TL'ye , Türkiye de yapılan tedavi giderlerine ilişin maddi tazminatın 5.776,28 TL arttırılarak 14.776,28 TL'ye çıkartıldığı görülmüştür.
Davalı ...vekili bu aşamada dosyaya dilekçe vererek söz konusu aracın ihtiyari mali mesuliyet poliçesini de ...sigorta tarafından yapıldığını ve sınırsız şekilde teminat verildiği belirtilerek ilgili poliçenin de getirtilerek hükümde değerlendirilmesini isteyerek bu hususta Yargıtay içtihatları sunmuş ise de dosyamız asıl dosyasında ve birleşen dosyasında davacıların açıkça zorunlu mali mesuliyet poliçesinden talepte bulundukları, ...vekilince sunulan yargıtay içtihatlarında ise davacı tarafından hangi poliçeye dayanıldığı açıklanmadığı takdirde icra-i nitelikte olmamakla birlikte tespit şeklide hüküm kurulması yönünde olduğu ayrıca söz konusu ihtiyari mali mesuliyet poliçesi irdelendiğinde ihtiyari mali mesuliyete sınırsız şekilde teminat verilmediği, ölüm ve sürekli sakatlık halinde ayrı ayrı 15.000 TL , tedavi limitinin ise 1.500 TL olduğu görülmüştür. Söz konusu poliçede "artan mali sorumluluk - kombine tek limit- sınırsız" ibaresi var ise de poliçenin arka sayfalarında artan mali sorumluluk sınırsız teminatının detaylı şeklide açıklandığı , bu teminatın petrol, doğalgaz, ...depolama tesisleri.... Trafolar, kimyevi maddeler depolama tesisleri, ...cephanelikler havalimanları, tren garları,,.......gibi yerlerde araçların toplu halde bulunması gerektiren yerlerde olay başına 2.500.000 TL ile sınırlandırıldığı, bu halde yine olay başına 2.500.000 TL manevi tazminat limiti verildiği, söz konusu sorumluluk türünün dava konusu olayla ilgisinin bulunmadığı görülmüştür.
Birleşen dosya davacılar vekilince sunulan ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı definde bulunulmuş ise de yukarıda da açıklandığı üzere uzamış zamanaşımının 15 yıl olması nedeniyle zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir.
Davalılar vekillerince Laura'nın kask takıp takmadığı iddia edilerek müterafik kusur indirimi yapılması istenilmiş ise de trafik kazası tespit tutanağında buna ilişkin bölümün "belirlemedi" şeklinde işaretlenmesi ayrıca davacı tarafça dosyaya sunulan kazadan önce olay yerine yakın yerdeki kamera görüntülerine ilişkin fotoğraflarda da hem motosiklet sürücüsünün hem de Laura'nın başında kask olduğu göründüğünden buna ilişkin müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Yine davalılar vekilince hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması istenilmiş ise de yurtdışında birlikte eğitim gören motosiklet sürücüsü Can ile davacı Luara'nın birlikte Türkiye'de tatil yaptıkları sırada söz konusu kaza gerçekleştiğinden ve söz konusu taşımada hatır taşıması bulunmadığından (birlikte tatil yapmaları nedeniyle) buna ilişkin herhangi bir kusur indirimi de yapılamamıştır.
Asıl dosya davacısı Luara'nın sağlık sigortası şirketi olup Laura'nın yurtdışındaki tedavi giderlerinin bir kısmını karşıladığı ve karşılanan tedavi giderlerinin kazada kusurlu olan araç sürücüsü , bu aracın zorunlu mali mesuliyet poliçesini yapan şirket ile motosiklete ait trafik sigortasını yapan ... sigortasına karşı rücuen tazminat niteliğinde bulunduğundan ve yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde bu miktarın 313.453,49 İsviçre Frangı olarak belirlendiği, yurtdışında yapılan tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu bulunmadığı, bu nedenle asıl davada SGK hakkında açılan davanın reddi gerektiği, yine davacı Laura'nın Türkiye'deki tedavisinin bir kısmının yapıldığı ...Hastanesi tarafından gönderilen faturada "yatan hasta harcamaları hasta payı" yazıldığı, Sağlık uygulama tebliğinde bu şekilde herhangi bir ödeme kalemi bulunmadığından bilirkişi kök ve ek raporunda da belirtildiği şekilde bu kaleme yönelik olarak da SGK sorumlu olmadığından SGK hakkında açılan davanın tümden reddi gerekmiştir. Davacı Laura'nın yurtdışındaki tedavilerinin bir kısmı adına düzenlenen sağlık sigortası tarafından yapılmış olup, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere sağlık sigortası tarafından ödenen 313.453,49 İsviçre Frangı'nın kazaya sebebiyet veren .... ile davalı sigorta şirketlerinin tedavi limitleri ile sınırlı olmak üzere tahsiline karar vermek gerekmiştir. Olay tarihinde zorunlu mali mesuliyet poliçelerinde tedavi teminat limitinin 250.000 TL olduğu tespit edildiğinden kazaya karışan her iki aracın zorunlu mali mesuliyet poliçesindeki tedavi teminat limitinden karşılanması gerektiği, sigorta şirketlerine asıl dosyanın davacısı tarafından tazminat ödenmesi amacıyla dava tarihinden önce müracaat edildiği, tebligatın 29/03/2017 tarihinde yapıldığı, tebligatın alındığı tarihten itibaren 8 iş günü hesaplandığında davalı sigorta şirketlerinin 11/04/2017 tarihinde temerrüde düştüğü görüldüğünden asıl davanın aşağıdaki şekilde kısmen kabulüne , SGK aleyhine açılan davanın ise tümden reddine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İstanbul BAM 9.HD'nin 2020/292 Esas 2022/449 Karar sayılı ilamında da bahsedildiği üzere 6102 Sayılı TTK'nın 1472 . Maddesi hükmü gereğince halefiyet ilkesine dayalı olarak davalardan ödeme yapan sigorta şirketine ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizi isteyebilmesi mümkündür. Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi haksız fiilin meydana geldiği tarih olup zarar sorumlusunu ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3.şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işletme ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabul edilebilir. Asıl dava davacısı sigorta şirketi Laura için yurtdışında yapmış olduğu çok sayıdaki tedavi giderleri ödemeleriyle ilgili olarak iki klasör evrak sunmuş olup buna göre en son yapılan ödeme tarihi 03/03/2016 olarak tespit edilmiştir. Bu nedenle asıl dosya yönünden en son ödeme tarihi olan 03/03/2016 tarihinde .... 'ın temerrüde düştüğünün kabulü gerekmiştir. Sigorta şirketleri açısından ise asıl dosya davacısı tarafından sigorta şirketlerine tedavi gideri limitinin ödenmesi için müracaat yaptığı, söz konusu tebligatların 29/03/2017 tarihinde sigorta şirketine yapıldığı, 8 iş günü ilave edildiğinde ise sigorta şirketlerinin 11/04/2017 tarihinde temerrüde düştüğü görülmüştür.
Asıl dosyada davacı sigorta şirketinin talebi İsviçre Frangı yönünde olup, kazaya karışan araçların trafik sigortasını yapan şirketler ise teminatı TL cinsinden verdiklerinden ve sigorta şirketleri bu teminat limiti ve teminat verdikleri para birimi açısından sorumlu olduklarından İstanbul BAM 9. HD'nin 2020/1535 Esas 2022/1337 Karar nolu ilamında da belirtildiği şekilde sigorta şirketleri yönünden TL cinsinden hüküm kurulmuştur.
Birleşen dava yönünden ise, davacıların talebi Laura'nın sağlık sigortası tarafından karşılanmayan ve davacılar tarafından yurt dışında yapılan tedaviler nedeniyle ödenen bedeller, bakıcı gideri tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, bilirkişilere talimat verilmemesine rağmen bilirkişilerin geçici iş göremezlik ve kalıcı iş göremezlik tazminatlarını hesapladıkları, davacıların da ıslah dilekçesinde bu miktarı da talep ettikleri görülmüş ise de yerleşik yargıtay ve BAM içtihatlarına göre (Adana BAM 3. HD'nin 2018/1670 Esas 2019/475 Karar) asıl dava ile talep edilmeyen bir konuda ıslah dilekçesi ile talepte bulunma olanağı bulunmadığından birleşen dosya davacılarının geçici ve kalıcı iş göremezlik ile ilgili ıslah dilekçesi ile istedikleri tazminat talebinin, dava dilekçesinde olmayan hususun ıslah dilekçesiyle talep edilemeyeceği kuralı gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş, buna yönelik talep usulden reddedildiğinden davalılar lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmiştir.
Davacılardan Laura'nın babası olan Thierry tarafından, kızına yaralanma anına kadar yapmış olduğu eğitim masrafları kapsamında tazminat davası açmış ise de bu talebin etik olmaması ve eğitim masraflarını üstelenemeyeceği dikkate alınarak Thierry'nin buna yönelik talebi reddedilmiştir.
Davacıların bakıcı gideri tazminatı talebi yönünden ise Laura'nın %100 oranında malul kalması, yaralanmanın niteliği ve İstanbul BAM 8. HD'nin 2018/738 Esas 2018/496 Karar nolu ilamı da dikkate alınarak, bilirkişiler tarafından saptanan bakıcı gideri tazminatı yönünden davacıların davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı Laura'nın anne ve babası tarafından talep edilen, Laura'nın sağlık sigortası tarafından karşılanmayan ve davacılar tarafından yapıldığı bildirilen tedavi giderleri ile ilgili olarak alınan bilirkişi heyet ek ve kök raporu gerekçeli ve denetime elverişli olup bu kapsamda belirlenen tazminat miktarının yarısı olan 320.427,54 TL'nin davacı Thierry'e, 320.427,54 TL'sinin davacı Catherine'e verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dosyada davalılar arasında ...Sigorta gösterilmiş ise de tedavi gideri limiti 250.000 TL olup asıl dosyada bu limit kadar hüküm kurulduğundan ve limit dolduğundan birleşen dosya yönünden ...Sigorta hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş ancak davacıların dava açmakta hukuki yararı bulunduğu ancak asıl dosyadaki hüküm nedeniyle teminat limiti dolmuş olduğundan söz konusu red kararı nedeniyle ...Sigorta lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir.
Davacıların bir diğer talepleri ise manevi tazminat istemine ilişkin olup, Laura hem ağır yaralanması hem de söz konusu kazada arkadaşı Can'ı kaybetmesi nedeniyle manevi tazminat istemiş, Laura'nın annesi ve babası ise kızlarının ağır şekilde yaralanması nedeniyle duydukları üzüntü nedeniyle manevi tazminat istemine haklı oldukları dikkate alınarak, ....'ın trafik kazasındaki kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak Laura için 100.000 TL, anne ve baba için ayrı ayrı 30.000 TL manevi tazminat yönünden hüküm kurularak fazlaya ilişkin talep reddedilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Asıl Dosya Açısından;
1-Davacının SGK hakkında açmış olduğu davasının reddine,
2-Davacının diğer davalılar hakkında açmış olduğu davasının kısmen kabulü ile,
313.453,49 CHF (İsviçre Frangı)nın (davalı ...Sigorta yönünden 250.000,00 TL tedavi gideri limiti ile sorumlu olmak, davalı ...Sigorta yönünden ise 250.000,00 TL tedavi gideri limiti ile sorumlu olmak kaydı ile) davalı ...'dan 03/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarınca İsviçre Frangı cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenecek en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle , davalı sigorta şirketleri yönünden ise 11/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,
3-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 170.295,20 TL vekalet ücretinin (davalı ... Sigorta ve...Sigorta yönünden ayrı ayrı 39.500,00 TL vekalet ücreti limiti ile sorumlu olmak kaydı ile) davalılar... Sigorta ve ... Sigorta'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı SGK kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 176.140,83 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı SGK'ya verilmesine,
5-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ....'a verilmesine,
6-Davacı tarafından peşin yatırılan 4.392,52 TL harcın davalılar ..., ...Sigorta ve ... Sigorta'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 15.400,00 TL bilirkişi ücreti, 1.278,35 TL tebligat tezkere gideri, 517,50 TL ATK fatura gideri olmak üzere toplam 17.195,85 TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak 15.500,00 TL'sinin (davalı sigorta şirketleri yönünden ayrı ayrı 500,00 TL yargılama gideri limit ile sorumlu olmak koşulu ile ) davalılar ...., ...Sigorta ve... Sigorta'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen yazı işleri müdürünce ilgilisine iadesine,
9-Bu dava sebebiyle 87.123,31 TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan (davada 68,31 TL + ıslah ile 1.217,05 TL + 1.821,11 TL + 1.286,05 TL olmak üzere toplam=) 4.392,52 TL'nin mahsubu ile kalan 82.730,79 TL karar ve ilam harcının (davalı sigorta şirketleri yönünden ayrı ayrı 12.684,98 TL harç limiti ile sorumlu olmak kaydı ile) davalılar..., ...Sigorta ve Allianz Sigorta'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
Birleşen Dava Yönünden;
1-Davacı Laura'nın "geçici ve sürekli iş göremezlik" tazminatına ilişkin talebinin, dava dilekçesinde olmayan hususun ıslah ile talep edilmeyeceği kuralı gereğince usulünce yapılmış bir ıslah bulunmadığından usulden reddine,
2-Davacıların bakıcı gideri ile ilgili davalı .... hakkında açmış oldukları davanın kabulü ile,
a- 5.965.747,20 TL bakıcı giderinin 07/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ....'dan alınarak davacı Laura'ya verilmesine,
b-5.965.747,20 TL bakıcı giderinin 07/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ....'dan alınarak davacı Catherine'ye verilmesine,
c- 5.965.747,20 TL bakıcı giderinin 07/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ....'dan alınarak davacı Thierry'ye verilmesine,
3-Davacı Thierry'nin eğitim masrafları ile ilgili açmış olduğu davasının reddine,
4-Davacı Thierry'nin tedavi gideri ile ilgili açmış olduğu davasının kabulü ile 320.427,54 TL'nin 07/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ....'dan alınarak davacı Thierry'e verilmesine,
5-Davacı Catherine'nin tedavi gideri ile ilgili açmış olduğu davasının kabulü ile 320.427,54 TL'nin 07/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ....'dan alınarak davacı Catherine'ye verilmesine,
6-Davacıların sigorta şirketine karşı açmış olduğu davanın, asıl dosyada verilen hüküm nedeniyle tedavi gideri limiti dolduğundan ...Sigorta A.Ş hakkında açılan davanın reddine,
7-Davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile, Laura için 100.000,00 TL Thierry için 30.000,00 TL , Catherine için 30.000,00 TL manevi tazminatın 07/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ....'dan alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine,
8-Dava dilekçesinde olmayan hususun ıslah dile talep edilemeyeceği gerekçesiyle davacı Laura tarafından açılan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının usulden reddine karar verilmesi nedeniyle 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı Luara'dan alınarak davalı .... ve ...Sigorta A.Ş'ne verilmesine,
9-Davacı ...'nin kabul edilen maddi tazminat talebi nedeniyle davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 366.861,75 TL vekalet ücretinin davalı ....'dan alınarak davacı Thierry'e verilmesine,
10-Davacı Catherine'nin kabul edilen maddi tazminat talebi nedeniyle davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 366.861,75 TL vekalet ücretinin davalı ....'dan alınarak davacı Catherine'e verilmesine,
11-Davacı Laura'nın kabul edilen maddi tazminat talebi nedeniyle 363.657,47 TL vekalet ücretinin davalı ....'dan alınarak davacı Laura'ya verilmesine,
12-Davacı Laura'nın kısmen kabul edilen manevi tazminat talebi nedeniyle 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ....'dan alınarak davacı Laura'ya verilmesine,
13-Davacı Thierry'nin kısmen kabul edilen manevi tazminat talebi nedeniyle 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ....'dan alınarak davacı Thierry'e verilmesine,
14-Davacı Catherine'nin kısmen kabul edilen manevi tazminat talebi nedeniyle 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ....'dan alınarak davacı Catherine'e verilmesine,
15-Davalı...kendini vekil ile temsil ettirdiğinden kısmen reddedilen manevi tazminat nedeniyle 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı Laura'dan alınarak davalı...'a verilmesine,
16-Davalı...kendini vekil ile temsil ettirdiğinden kısmen reddedilen manevi tazminat nedeniyle 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı Thierry'den alınarak davalı ....'a verilmesine,
17-Davalı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden kısmen reddedilen manevi tazminat nedeniyle 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı Catherine'den alınarak davalı ....'a verilmesine,
18-Davacı Thierry'nin eğitim masraflarına ilişkin maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi nedeniyle 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacı Thieryy'den alınarak davalı ....'a verilmesine,
19-Davacılar tarafından peşin yatırılan 142.855,06 TL harcın davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine,
20-Birleşen dosya davacıları tarafından yapılan 13.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.278,35 TL tebligat ve tezkere gideri, 517,50 TL ATK fatura gideri olmak üzere toplam 14.795,85 TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alırarak 13.500,00 TL'sinin davalı ....'dan alınarak davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
21-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen yazı işleri müdürünce ilgilisine iadesine,
22-Zorunlu Arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabulucu ücretinin 1.300,00 TL'sinin davalı ...'dan, 60,00 TL'sinin ise davacılardan alınarak hazineye irat kaydına,
23-Bu dava sebebiyle 1.277.266,98 TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan (davada 6.831,00 TL+ ıslah ile 136.024,06 TL olmak üzere toplam= ) 142.855,06 TL'nin mahsubu ile kalan 1.134.411,92 TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 05/04/2024

Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır

¸