T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... -
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ... -
VEKİLLERİ : Av. ... -
Av. ... -
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
KARAR YAZIM TARİHİ : ***
Mahkememize açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ...'ın 04.05.2023 tarihinde mobil asansör makinesine ilişkin devir sözleşmesi yaptıklarını, sözleşmeye konu makineye ilişkin ücret 490.000,00-TL'nin sözleşmenin yapıldığı tarihte müvekkili tarafından dekonta detaylı şekilde açıklama yazmak suretiyle davalı ...’a ödendiğini, makinenin üretimini yapacak şirketin 2023 tarihinde konkordato ilan ettiğini davalı gibi birkaç kişi ile birlikte şirketteki malzemelerle yalnızca kendi makinelerini yaptırdıklarını ve üzerindeki malları kaçırdıklarını, davalının kendi makinelerini aldığı gibi alelacele başkaları üzerine devrettiğini, özetle şirket ve davalı borçlu ... gibi birkaç kişinin organize bir şekilde müvekkilini ve diğer alacaklıları mağdur ettiklerini, konkordatonun bu şekilde kötüye kullanıldığını Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosya ile zikredilen mahkeme tarafından da tespit edildiğini ve şirket hakkında takip yapma yasağının kaldırıldığını ancak müvekkili gibi diğer alacaklıların şirkete başvurduğunda hiçbir malvarlığının olmadığının ortaya çıktığını, ilgili şirket hakkında iflas kararı verildiğini, bunun üzerine müvekkilinin davalı ...’a 541.211,71-TL üzerinden Kayseri Genel İcra Dairesi ... esas nolu takibi başlattığını, bu hususta Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ... D. İş nolu dosya ile davalı borçlu ...’ın malvarlığına haciz konulduğunu, davalının takip talebine karşı müvekkilini ve babasını tehdit ettiğini, daha sonra takip talebine itiraz ettiğini, dava şartı olan arabuluculuk yoluna da başvuru yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını, ardından müvekkilinin işbu itirazın iptali davasını açtığını, müvekkilimin arabasını, eşinin altınlarını satıp mesleğine yatırım yapmak için almak istediği bu makineye ilişkin sözleşme dolayısıyla yaklaşık 9 ay önce ödediği para göz önüne alındığında büyük zarara uğradığını, açıklanan nedenlerle, davalı tarafından 541.211,71-TL borç yönünden Kayseri Genel İcra Dairesi ... esas numaralı dosyaya yapılan itirazın kaldırılmasına, borçlunun vaki haksız itirazının iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet - icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ... D.İş sayısıyla görülmekte olan dosyada her ne kadar ihtiyati haciz kararı verilmişse de; bu karara karşı yaptıkları itiraz doğrultusunda ihtiyati haciz kararının kaldırıldığını ancak davacı vekilinin bunu mahkemeye açıklamadığını, davacı tarafın bu suretle davada ve takipte iyi niyetli olmadığını, mahkemeyi ve hukuk düzenini aldatma amacı güttüğünü, müvekkili ...'ın evden eve taşımacılık işi yaptığını, makinanın üretildiği bahse konu şirketle, yıllar önce kendi işinde kullanmak amacıyla almış olduğu makina vesilesiyle tanıştıklarını, şirket yetkililerinin müvekkilinin evden eve taşıma işiyle uğraştığını öğrendikten sonra, bu sektörde çevresi olduğunu, kendilerini makina alacak kişilere önermeleri ve bu kişilerin makina alması karşılığında teşekkür mahiyetinde kendisine bir miktar para vereceklerini belirttiklerini, müvekkiline karşı icra takibi başlatan ...'nın makina almak istemesi sonucunda beraber bahse konu şirkete gittiklerini ve ...'nın makinaları alarak anlaşılan bedeli müvekkilinin hesabına gönderdiğini, müvekkilinin de vakit kaybetmeden bu paranın büyük kısmını Boiz Makina Şirketi'nin hesabına gönderdiğini, kendi payını alarak, kalan kısmı şirket sahibine elden teslim ettiğini, üretilen makinanın 23 Eylül'de, ...'nın babası tarafından şirketten teslim alındığını ,taraflar arasında Makine Teslim Tutanağının düzenlendiğini, bu teslimden sonra, ne müvekkilinin ne de şirketin, davacı ...'ya karşı bir sorumluluğunun bulunmadığını ... tarafından, müvekkil aleyhine başlatılan icra takibi bu nedenle mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, davacı ... tarafından makinanın teslim alınmasından sonra -Kasım ayında- makinanın Facebook isimli sosyal medya üzerinden satışa çıkarıldığını, davacının her ne kadar müvekkili ile kendi arasındaki Makine Devir Sözleşmesi'ni, kendilerinin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirerek 490.000,00-TL'nin ödenmiş olduğunu, müvekkilin ise sözleşme konusu aracı teslim etmediğini ifade etmişse de, müvekkilin sözleşme konusu aracı teslim etmediğine ilişkin bir delil sunamadığını ve müvekkilden alacaklı olduğunu ispat edemediğini, davacı tarafından başlatılan takip gibi, işbu davanın da haksız ve mesnetsiz olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır.
Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır.
Nispi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır.
TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır.
Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 07/02/2024 tarih 37863 sayılı yazısında; davacı ...'nın gelir getirici kazanç olmaksızın bazı iş ve işlemlerde kullanılan potansiyel vergi kimlik numarasına haiz mükellef olduğunu bildirilmiştir.
Kayseri - Mimarsinan Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 08/02/2024 tarih 39588 sayılı cevabı yazısında; davalı ...'ın işletme hesabı esasına göre defter tuttuğunun bildirildiği görüldü.
Vergi dairesinin cevabi yazısından anlaşıldığı üzere; tarafların tacir olmadığı dolayısıyla eldeki davanın nispi ticari dava olmadığı görülmektedir.
HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir.
Yukarıda açıklandığı üzere, davanın mutlak ticari dava olarak sayılan davalardan olmadığı, tarafların tacir olmaması sebebiyle nispi ticari davalardan da olmadığı, bu nedenle mahkememizin görevi alanına girmediği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, 6335 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra mahkememiz ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi haline getirildiği, göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve davanın her aşamasında görev ile ilgili karar verilebileceği, mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 114/1-c. maddesi uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK'nın l15/2. maddesi gereğince davanın USULDEN REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmesi için Kayseri Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine,
3-HMK'nın 20/1. maddesi uyarınca verilen kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince, dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-HMK'nın 331/2. maddesi gözetilerek, davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karara bağlanmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/07/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!