T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO : 2024/26 Esas
KARAR NO : 2024/223
DAVA : İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/11/2015
KARAR TARİHİ : 15/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Şirketi deniz ticareti ile deniz taşımacılığı sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olup, ... IMO nolu ... isimli geminin işleteni olduğunu, müvekkili ile davalı ... Ticaret ve San. Ltd. Şirketi arasında imzalanan 19/03/2014 tarihli ... ... anlaşması uyarınca ... 2 gemisinin davalı ... Şirketine kiralandığını ve kira süresi sonunda 28/04/2014 tarihinde geri alındığını, geminin kirada ve ... Şirketi tarafından gemiye spec dışı yakıt temin edilmesi sebebiyle gemide hasar meydana geldiğini ve geminin uzun bir süre kullanılamadığını, müvekkilinin hem gemideki hasarı gidermek için harcamalar yaptığını hem de bu süre zarfında gemiyi kullanamayarak zarara uğradığını, davalı ... Şirketinin ise, davalı ... Şirketinin sigortacısı olup, zarar gören üçüncü şahsın doğrudan sigorta şirketine başvuru hakkı bulunduğunu, müvekkilinin davalı ... Şirketinin kusuru sebebiyle zarara uğradığını ve davalılara hasar tazminine ilişkin yazılı ve sözlü taleplerde bulunulmuş ise de, davalılarca taleplere cevap verilmediğini, ödemelerin de yapılmadığını, hasarın onarılması sırasında müvekkili tarafından geminin kullanılamadığını ve bu sebeple müvekkili şirketin gelir kaybına ve davalı şirketin ödemesi gereken tüm kira bedelini ödememesi nedeniyle haksız kira kesintisine uğradığını, zararların tek sebebinin davalı ... Şirketi tarafından gemiye spec dışı yakıt temin edilmesi olduğunu, davalı ... Denizcilik Şirketinin takip şartlarına ilişin itirazının müvekkilinin yabancılık teminatı yatırması gerektiğine ilişkin olduğunu, ancak müvekkilinin ... China'da mukim şirket olup, Türkiye ile Çin arasında yabancılık teminatı bakımından karşılıklı muafiyet söz konusu olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalı şirketler tarafından ....İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı dosyasına vaki itirazların iptali ile takibin devamına, davalıların alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Ticaret ve San. Ltd. Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki hukuki ilişkiye temel olan ve 19.03.2014 tarihli ... ... isimli 48 sayfalık sözleşmenin 20. sayfasında yer alan 73. Maddeye göre ihtilaf durumunda İngiliz hukuku uygulanacağını ve Londra Yargı Mercileri yetkili olacağını, alacaklı görünen davacı yabancı şirket Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bir dava açmak ya da takip başlatmak için yatırmak zorunda olduğu teminatı yatırmadığını, dava konusu takip ve dolayısıyla dava yok hükmünde olduğunu, ... da verilen yakıtın kullanılamaz olduğu gerekçesi ile talep edilen ve davacının kendi hesaplama şekli ile ortaya çıkan masraf tutarının 240.698.76 USD olduğunu, davacı yanın önce ... 'da analiz yaptırıp raporlarını geçtiği ve ... analiz fırmasının da anılan yakıtı üç adımda nasıl kullanabileceğini göstermesine ve ısrarla müvekkili tarafından belirtilmesine rağmen kullanmadığını, müvekkili ile hiçbir görüşme yapmaya ihtiyaç duymaksızın 240.698,76 USD zarar ihdas edildiğini, geminin draft batma mesafesi yüksek olduğunu, limana yanaşması için gereken mesafeye ulaşmak için açıkta boşaltma yapması gerektiğini, fakat kaptan ve davacı her türlü resmi evrakı ve bilgi kendilerine verilmesine rağmen ve önce kabul etmelerine rağmen sonra vazgeçtiğini ve daha fazla malı açıkta boşaltmak istediğini, bu sebeple hem daha fazla zaman kaybedildiğini ve hem de daha fazla masraf yapıldığını, gemi ve davacı ile anlaşılan hız ve yakıt tüketiminin üstünde yakıt kullanılması ve ... firmasının raporu doğrultusunda hak talep edildiğini, açıklanan nedenle kira talebi de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyanla davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; Alacak davasının, o alacağın borçlusundan başka bir kişiye karşı açılması halinde, davalının pasif husumete sahip olmaması nedeniyle davanın husumetten reddi gerektiğini, müvekkilinin 19.03.2014 tarihli kira sözleşmesine taraf olmadığı gibi müvekkili ile davacı arasında herhangi bir başka hukuki ilişki de bulunmadığını, somut uyuşmazlık açısından 3. şahıs konumunda olan müvekkili hiçbir surette pasif husumet ehliyetine sahip olmamakla müvekkilinin işbu davada, davalı olmasına imkân olmadığını, her ne kadar davacı tarafından müvekkilinin diğer davalı ...’nun sorumluluk sigortacısı olduğundan bahisle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 14da Sigorta Poliçesi’nin tarafı olmayan üçüncü şahısların herhangi bir talepte bulunamayacağını, davacının ve müvekkilinin yabancı şirketler olduğu nazara alındığında, işbu uyuşmazlık açısından 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanabilmesi açısından aranmakta olan yabancılık şartı sağlandığını, taraflar Sigorta Poliçesi’nin İngiliz Hukuku’na tabi olduğunu kararlaştırdıklarını ve ilgili MÖHUK hükümleri uyarınca somut uyuşmazlığın İngiliz Hukuku çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, davacının müvekkiline husumet yöneltmeye çalıştığı TTK 1478.madde hükmü TTK 1486.maddede sayılan koruyucu hükümler, yani taraflarca aksi kararlaştırılamayacak olan hükümler arasında sayılmadığını, hal böyle iken, sorumluluk sigortasını akdeden sigortacı ile sigortalının, sigorta sözleşmesinin tarafı olmayan üçüncü şahsın sigortacıdan talepte bulunamayacağını kararlaştırmasının önünde hiçbir hukuki engel bulunmadığını, işbu davanın müvekkilinin pasif husumet yoksunluğu nedeniyle reddi gerektiğini, sigorta poliçesinde bulunan yetki şartı uyarınca mahkemeni işbu uyuşmazlık açısından yetkisiz ve görevsiz olduğunu, sigorta poliçesinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlıkta yargı yetkisinin İngiltere’deki yüksek mahkeme olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesi incelendiğinde dilekçe ve eklerinin HMK 121. maddede aranan şartları havi olmadığı görüldüğünü, bir sigorta poliçesine dayanarak sigortacıdan herhangi bir talepte bulunabilmesi, iddia olunan hasarın ve/veya zararın sigorta poliçesi kapsamında teminat alınmış olmasına bağlı olduğunu, mevcut bir sigorta sözleşmesinin olması, sigortacının her türlü hasar ve zarara karşı teminat sağladığı şeklinde yorumlanamayacağını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının iddia etmekte olduğu ‘...’ yakıt temin edilmesi nedeniyle oluşan hasar ve zararların, müvekkil ile ... Şirketi arasında akdedilmiş olan Sigorta Poliçesi kapsamında teminat sağlanmış olan rizikolar arasında yer almadığını, sigorta poliçesi kapsamında teminat altına alınmamış olan rizikolar nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulması hukuken mümkün olmadığını, sigorta süresi dışarısında gerçekleşen rizikodan sigortacının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gibi, süresi içerisinde sigortacıya bildirilmeyen riziko nedeniyle sigortacıdan sigorta tazminatı talep edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin ... Şirketine sağladığı sigorta himayesinin sona ermesinden ve sigorta poliçesine ilişkin her türlü talep ve dava zamanaşımının sona ermesinden oldukça sonra başlatıldığı dikkate alındığı takdirde, sigorta poliçesine her türlü talep ve dava haklarının zamanaşımına uğramış olduğunu, iddia olunan hasar ve zararları hiçbir surette kanıtlanamadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasına sunulan 21/10/2020 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunda; Davacı ile davalı ... arasında 19/03/2014 tarihinde zaman çarteri sözleşmesinin kurulduğu, davacının geminin donatanı ve zaman çarteri sözleşmesinin tahsis edeni sıfatına sahip olduğu, davalı ...'nun ise zaman çarteri sözleşmesinin tahsis olunanı olduğu, uyuşmazlıkta yabancılık unsuru bulunduğu ve zaman çarteri sözleşmesine uygulanacak hukukun İngiliz Hukuku olduğu, uyuşmazlığın sözleşme hükümleri ve doktrinde zaman çarteri sözleşmesi ile ilgili İngiliz Hukuku bakımından açıklama yapan eserler çerçevesinde değerlendirildiği, zaman çarteri sözleşmesinin gemiye yakıt ikmal etme yükümlülüğünün tahsis olunana ait olduğu, gemi adamları (kaptan ve gemi zabiti) tahsis eden tarafından edilmediğinden, donatanın adamı olan bu kişilere de yakıt ikmalinin gerçekleştirilmesi için yükümlülük yüklendiği, uyuşmazlıktaki zaman çarteri sözleşmesinde yakıtın niteliğinin açıkça belirlendiği, bu yönde yakıtın temin edilmesi tahsis olunanın borcu olduğu, ancak heyette kaptan bilirkişi bulunmadığından uygulamada kaptanın zaman çarteri sözleşmesinde temin edilen yakıtın sözleşmede kararlaştırılandan farklı olup olmadığını bilip bilmeyeceği, bildiği takdirde hangi şekilde davranması gerektiği hakkında yorum yapmaktan imtina edildiği, yakıtın yapılan analizlerinde, yakıt içindeki Çinko, Fosfor ve Kalsiyum elementlerinin tamamının sınır değerlerinin üzerinde olduğu görüldüğü, bu da, yakıtın kullanılmış yağlama yağı (ULO) ihtiva ettiği anlamına geleceğini, dolayısıyla bahse konu yakıtın gemide kullanılması uygun olmadığı, davacının davalı ...'dan talep edebileceğini tüm bu kalemlerin toplamının 353.205,65 USD'ye karşılık geldiği, davacının dava dilekçesindeki talebinin 301.878,09 USD olduğu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bakımından MÖHUK m. 34 f. 4'ün uyuşmazlıkta uygulama alanı bulmayacağı, yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıkta TTK m. 1478'in MÖHUK mm. 5 gereği kamu düzenine ilişkin bir hüküm olmadığı ve MÖHUK m. 6 anlamında doğrudan uygulanan kural niteliğini taşımadığını, bu hususun Türk doktrinin son dönem en tartışmalı meselelerinden biri olduğu, mahkemece aksi yönde karar vermesi hâlinde istemin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı bakımından İngiliz Hukuku'nun belirleyici olması gerektiği ancak bu sürenin dosyadan saptanamadığı, uyuşmazlık konusu istemin sigorta sözleşmesinin teminatının içinde bulunan bir riziko olup olmadığının ise dosya münderecatındaki belgelerden saptanamadığı kanaatine varılmıştır.
02/08/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda; Türkiye Cumhuriyeti ve Çin Halk Cumhuriyeti Arasında Hukuki Ticari ve Cezai Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşması'nın 14.maddesi uyarınca davacının teminattan muaf olduğu, yabancılık unsuru taşıyan davanın, çarter parti ve sigorta sözleşmesinden doğması ve davanın haksız fiile dayanan bir dava olmaması sebebiyle MÖHUK'un haksız fiillerde uygulanacak hukuku düzenleyen 34.maddesinin (4) fıkrasının somut davada uygulanamayacağı, sigorta poliçesinde İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'ne yetki verilmiş olsa bile MÖHUK'un 47.maddesi uyarınca sigorta sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı mahkemenin yetkili kılınmasının Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini ortadan kaldırmayacağı, dolayısıyla davalı sigorta şirketi açısından mahkemenin milletlerarası yetkisinin gerçekleştiği, yabancılık unsuru taşıyan davalarda usule ilişkin meselelerin lex fori'ye tabi olması sebebiyle davalılardan biri hakkında gerçekleşen yetkinin diğeri açısından sonuç doğurup doğurmayacağı meselesinin HMK'ya tabi olduğu, HMK'nun 7.maddesi uyarınca ... açısından da mahkemenin yetki kazandığı, ... kulüp sigortalarının esasına uygulanan ve üçüncü şahısların sigortacıya doğrudan başvurmasını engelleyen veya ortadan kaldıran yabancı yasal düzenlemelerin, Türk kamu düzenine aykırı olması, TTK'nun 1478.madesinin usuli nitelikte bir hüküm olması ve usule ilişkin konuların Türk hukukunun hakimiyeti altında olması, TTK'nun 1478.maddesinin, yabancılık unsuru taşıyan davalarda müdahaleci norm niteliğinde olması sebebiyle TTK'nun 1478.maddesine istinaden ... şirketinin doğrudan davalı gösterilebileceği, rizikonun yani zarara sebep olan olayın sigorta süresi içinde meydana geldiği, sigorta sözleşmesine ilişkin talep ve dava hakkının zamanaşımına uğramamış olduğu, kök raporda yer verilen teknik inceleme ve tespitler ile talep edebilecek tutara ilişkin olarak hesaplanan tutardan ayrılmayı gerektiren bir yön bulunmadığı, gemiye verilen yakıtın ancak laboratuvar ortamında analizinin yapılabileceği, istenilen spesifikasyonların dışında verilen yakıtın kullanılmasının ve düzeltilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır.
22/12/2021 tarihli kaptan bilirkişi tarafından sunulan ek raporda; Dosya kapsamına göre, gemide yakıtı analiz edecek cihazlar ile istenilen özelliklerin dışında gelmiş olan yakıtın kalitesini değiştirecek ve kullanım sonuçlarını ortadan kaldıracak bir önlem bulunmadığının anlaşıldığı, buna istinaden gemi kaplarının uygunsuz yakıt alımının önüne geçmesinin mümkün olmadığı, gemiye alınan yakıtın istenilen kalitede olmaması konusunda kaptanın ve zabitlerin herhangi bir kusurları bulunmadığı, davacının dava dilekçesinde ayrıntılı olarak verdiği ve kök raporda ayrıntılı olarak hesaplanmış olan taleplerinin toplam bedeli 301.878,09 USD olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Dava; 19/03/2014 tarihli Zaman çarteri sözleşmesi niteliğindeki ... ... uyarınca davacı ... tarafından davalı ... e kiralanan "... " isimli gemide, kira süresi içerisinde "... dışı" yakıt kullanılması nedeni ile gemide meydana gelen hasarın giderim bedeli ile kira alacağının tahsili amacıyla, kiracı ... ile sigortacısı ...hakkında başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizin 02.02.2022 tarihli, 2019/... Esas ve 2022/... Karar sayılı kararı ile, "Hong Kong'da mukim olan davacı yabancı şirketin fiili mütekabiliyet esasına göre yabancılık teminatı yatırma yükümlülüğünün bulunmadığı, davalı ... vekili cevap dilekçesinde, çarter partinin 73.maddesinde ihtilaf halinde İngiliz Hukukunun uygulanacağı ve Londra yargı mercilerinin yetkili olduğunun kabul edildiğini, bu nedenle Türk mahkemelerinin yetkisiz olduğunu ileri sürdüğü, 19/03/2014 tarihli çarter partinin 73.maddesinde " ... " hükmünün düzenlendiği, hükmün tercümesinin ise "Çarter Parti, İngiliz Hukuku uyarınca uygulanacaktır, tahkim Londra'da gerçekleştirilecektir" şeklinde olduğu, dolayısıyla çarter partide tahkim şartının kabul edildiği, HMK'nun 116.maddesine göre tahkim itirazı ilk itirazlardan olduğundan cevap süresi içerisinde ileri sürülmesi gerektiği, davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde usulüne uygun olarak tahkim itirazında bulunulmadığı, çarter partide herhangi bir yetki şartıda bulunmadığından yetki itirazının yerinde görülmediği, aksi kabul edilse dahi yani çarter partide yabancı bir mahkeme yetkili kılınmış olsa dahi, davalının Türk şirketi olması nedeniyle Türk mahkemeleri önünde kendisini daha iyi savunacak konumda iken, yabancı bir mahkemenin yetkili olduğunun ileri sürülmesi, MK 2'ye aykırılık teşkil edeceğinden bu nedenle de yetki itirazının dinlenemeyeceği, davalı ... vekilinin, sigorta poliçesinde her türlü uyuşmazlık için yetkili yer olarak İngiltere Yüksek Mahkemelerinin tayin edildiğinden bahisle yetki itirazında bulunduğu, Sigorta poliçesinin 1.14 maddesinde, poliçenin İngiliz Hukukuna göre yorumlanacağı ve İngiliz Hukukunun uygulanacağı düzenlenmesi ile İngiltere yüksek mahkemesinin yetkili kılındığı, MÖHUK 47.maddesinde yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde tarafların aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar yönünden yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili olacağı yönünde yetki anlaşması yapabilecekleri kabul edilmiştir. MÖHUK 47/2 maddesinde de, istisnai bir düzenleme getirilerek yabancı mahkemenin yetkili kılınması halinde uyuşmazlığın tüketici sözleşmesi, bireysel iş sözleşmesi ve sigorta sözleşmesinden kaynaklanması halinde davanın Türk mahkemesinde görüleceği kabul edilmiştir. Böylelikle anılan hükümde açıkça sigorta sözleşmelerinde milletlerarası yetkiyi düzenleyen MÖHUK 46.maddesine atıf yapılmıştır. Dolayasıyla eldeki dosyada sigorta poliçesinde yer alan yetki klozu MÖHUK 46. maddesi ile belirlenen mahkemenin yetkisine bertaraf edemeyecektir. MÖHUK 46.maddesinde sigorta sözleşmesinden doğun uyuşmazlıklarda sigortacının esas işyeri veya sigorta sözleşmesini yapan şubenin yada acentenin Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğunun kabul edildiği, bu durumda sigortacının esas işyeri veya sigorta sözleşmesini yapan şubesi yada acentesinin Türkiye'de bulunması halinde Türk mahkemeleri yetkili olacaktır. Dava dosyasında. sigorta poliçesinin tamamının dosyaya sunulmasına karar verildiği halde ... vekili ara karar gereğini yerine getirmediği, dava dilekçesinde ...'ya izafeten ... Sigorta ve Aracılık Hizmetleri'ne dava yöneltilmiş olduğundan dava dilekçesi acenteye tebliğ edilmiş olup 01.10.2021 tarihli ek raporundaki, "poliçenin sigorta sözleşmesinin davalı ...'nın acentesi konumundaki ... Sigorta ve Aracılık Hizmetleri tarafından akdedildiği" yönündeki değerlendirmeye karşı ... vekili tarafından itirazda bulunulmadığı, bu durumda sigorta poliçesinin ...'nın acentesi olan ... Sigorta ve Aracılık Hizmetleri tarafından düzenlendiği sonucuna varılarak, acentenin bulunduğu yerin mahkememiz yetki sınırları içerisinde kalması nedeniyle ...'ya karşı açılan dava yönünden MÖHUK 46.maddesi gereğince mahkememizin yetkili olduğu, sigorta poliçesine ilişkin özel hükümler ile bilirkişi kurulunun internet üzerinden erişim sağladığı poliçe genel hükümlerinin incelenmesinden, davacının talep ettiği zarar kalemlerinin tamamının sigorta teminatı kapsamında kaldığı, sigortacının, sigorta süresi boyunca meydana gelen olaylardan kaynaklanan zararı tazmin etmeyi taahhüt ettiği anlaşıldığından davacının sigorta şirketine karşı açtığı davanın zamanaşımına uğramadığı, geminin kirada kaldığı süre boyunca yakıt tedarik etme yükümlülüğünün tahsis olunana ait olduğu, yakıtın kararlaştırılan nitelikte olmamasından ileri gelen zararlardan dolayı yakıt tedarik etme yükümlülüğü altında olan ... Denizciliğin sorumlu olduğu, davacının donatanı olduğu ... gemisinin 19.03.2014 tarihli zaman çarteri sözleşmesi ile davalı ...'ya kiralandığı, diğer davalı ...'nın ise ... şirketinin sorumluluk sigortacısı olduğu, gemiye yakıt, yağ tedarik etme yükümlülüğünün tahsis olunana ait olup sözleşmede yakıtın niteliğinin belirlendiği, kira süresi sonunda teslim alınan gemide arıza meydana geldiği, kullanılan yakıtın analizlerinde, yakıt içindeki Çinko, Fosfor ve Kalsiyum elementlerinin tamamının sınır değerlerinin üzerinde tespit edildiği, bunun yakıtın spesifikasyonlarının standartlara uygun olmadığı bu nedenle gemide kullanıma uygun olmadığı anlamına geldiği, gemide yakıt analizi yapacak cihazlar bulunmadığından gemi kaptanından uygunsuz yakıt alımının önüne geçmesinin beklenemeyeceği, dolayısıyla kaptanın kendi adamı olmasından dolayı donatana kusur yüklenemeyeceğinden davacının uygun olmayan yakıt kullanımından kaynaklanan zararları ile 61.179,33 USD tutarındaki eksik ödenen kira bedelini davalı ... ile sigortacısı ...'dan isteyebileceği, davacının saptanan alacak miktarı 353.205,65 USD'ye karşılık geldiğinden, icra takibine konu edilen 301.878,09 USD'ye (240.698,76 USD hasar bedeli + 61.179,33 USD kira alacağı) yapılan itirazın haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalıların .... İcra Müdürlüğünün 2015/... E. sayılı icra takibine itirazlarının iptali ile 301.878,09 USD'nin takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/A maddesi gereğince işleyecek dolar faizi ile birlikte davalılardan tahsili için icra takibinin devamına, takibe konu alacağın 61.179,33 USD'lik kısmı üzerinden takdiren %20 oranına göre hesap edilen 36.289,13 TL icra inkâr tazminatının davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin icra inkâr tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir.
İş bu karara karşı davalılar vekkillerince temyiz isteminde bulunmuş olup Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 04.07.2023 tarihli, 2022/ ... Esas ve 2023/ ... Karar sayılı ilamı ile,"... dosyada bulunan taraflar arasında akdedilmiş 19.03.2014 tarihli 48 sayfadan oluşan ''... ...'' sözleşmesinin olduğu, söz konusu sözleşmenin 20 nci sayfasında yer alan 73 üncü maddesine göre '' ... shall be governed by the English law, arbitration in London'' tercümesine göre "Çarter Parti, İngiliz Hukuku uyarınca uygulanacaktır, tahkim Londra'da gerçekleştirilecektir" şeklinde olduğu, dolayısıyla çarter partide tahkim şartının kabul edildiği, davalı ... Ltd. Şti. Vekilince de gerek süre uzatım dilekçesinde gerek de cevap dilekçesinde usulüne uygun yetki itirazında bulunduğu anlaşıldığından Mahkemece öncelikle usulüne uygun yetki itirazını değerlendirmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle" kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce Yargıtay Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı ... Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi vekilinin milletlerarası tahkim itirazının KABULÜ ile bu davalı hakkında ki davanın mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle usulden REDDİNE, diğer davalı ...hakkındaki davanın KABULÜ ile bu davalının ... İcra Müdürlüğünün 2015/... Esas sayılı icra takibine itirazının İPTALİ ile 301.878,09 USD'nin takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince işleyecek dolar faizi ile birlikte davalı ... den tahsili için icra takibinin DEVAMINA, takibe konu alacağın 61.179,33 USD'lik kısmı üzerinden takdiren %20 oranına göre hesap edilen 36.289,13 TL icra inkar tazminatının davalı ...den tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davalı ... Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi vekilinin milletlerarası tahkim itirazının KABULÜ ile bu davalı hakkında ki davanın mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle usulden REDDİNE,
2-Diğer davalı ...hakkında ki davanın KABULÜ ile bu davalının ... İcra Müdürlüğünün 2015/... Esas sayılı icra takibine itirazının İPTALİ ile 301.878,09 USD'nin takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince işleyecek dolar faizi ile birlikte davalı ...den tahsili için icra takibinin DEVAMINA,
3-Takibe konu alacağın 61.179,33 USD'lik kısmı üzerinden takdiren %20 oranına göre hesap edilen 36.289,13 TL icra inkar tazminatının davalı ...den tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince tayin olunan 59.533,67 TL karar harcından 10.431,17 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 49.102,50 TL harcın davalı ...den tahsili ile Hazineye irad kaydına,
5-Davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan 125.867,42 TL vekalet ücretinin davalı ...den tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı ... Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 10.458,87 TL ilk harç, 642,00 TL posta gideri ile 22.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 33.600.87 TL'nin davalı ...den tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, verilen kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili dairesinden temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/05/2024
Başkan ... ✍e-imzalıdır.
Üye ... ✍e-imzalıdır.
Üye ... ✍e-imzalıdır.
Katip ... ✍e-imzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!