T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO :2023/23 Esas
KARAR NO :2024/217
DAVA :İtirazın İptali
DAVA TARİHİ :20/01/2023
KARAR TARİHİ :14/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sigortacılık işiyle iştigal eden Türkiye'nin önde gelen sigorta şirketlerinden biri olduğunu, Müvekkilinin sigortalısı ... A.Ş' ye ait emtianın taşınması sırasında oluşabilecek risklere karşı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile teminat altına aldığını, Sigortalı firmanın ... ... ... (...) LTD isimli firmaya dokunmamış mensucat emtiası sattığını, Söz konusu emtianın ... gemi içinde hasarsız bir şekilde yüklenerek ... numaralı ve 19 Şubat tarihli ara konşimento ve ... numaralı ve 19 Şubat 2021 tarihli ana konşimento tahtında Türkiye'den Güney Afrika Cumhuriyeti'ne taşındığını, emtiaların ... Limanı'nda 4 Nisan 2021 tarihinde tahliye edildiği, Söz konusu 160 palet emtianın 8 konteynır içine istif edilmiş olduğunu, konteynırların alıcı deposuna ulaşmasının akabinde tahliye öncesinde yapılan kontrolde ... numaralı konteynerin sağ ve sol yan panellerin arka ve ön kısımlarının hasarlı olduğu tespit edildiğini, konteynerin açılması takibinde konteynırdaki emtiaların ön kısmındakilerin devrildiği bazı emtialar da ezilmeler ve kırılmalar olduğu görülmüş olup bu emtiaların kullanılamayacağını tespit edildiği, bununla birlikte konteynır üzerinde darbe ve izli olduğundan konteynır içindeki emtiaların konteynerin aldığı darbeler sonucunda hasarlarının tespit edildiğini, Meydana gelen hasarla ilgili ... LTD. ŞTI tarafından ekspertiz raporu tanzim edildiğini, konteynır daki bulgulara istinaden emtiaların deniz nakliyesi sırasında hasarlı aldığının tespit edildiğini, Bir numaralı davalının navlun faturası düzenlemesi sebebiyle akdi taşıyan olarak hareket ettiğini, 2 ve 3 numaralı davalıların taşımaya ilişkin konşimentoları düzenlemek ve taşıma işlemini filen gerçekleştirmek suretiyle somut olayda fiili taşıyan olarak hareket ettiklerinden dolayı sorumlulukları olduğunu, Müvekkilin hasar nedeniyle sigortalının uğradığı zarar ve ziyan tanzim etmiş olduğundan hukuken sigortalının haklarına halef olduğu ve kanuni halef sıfatını kazandığını, Sigortalı tarafından emtianın alıcısına verilmiş credit note ile hasarın sigortalının nezdinde meydana geldiği kanıtlandığını, Taşıyan sıfatına haiz davalıların kendilerinden beklenen dikkat ve özeni göstermemiş hem de hasar, eşyanın kendi hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana geldiğinden dolayı türk ticaret kanunu uyarınca sorumlu olduklarını, beyanla ... İcra Müdürlüğü 2022/... E, Beykoz İcra Müdürlüğü 2022/... E ve ... İcra Müdürlüğü 2021/... E sayılı dosyalarında borçlular/davalılar tarafından yapılan haksız itirazların iptali ile takibin devamına, haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren borçlar davalılar aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın, 6102 sayılı TTK' da öldürülen hak düşürücü sürecinde ikame edilmediğini, 6102 sayılı TTK m.1185' de hüküm altına alınan bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmediği, İddia edilen hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin belli olmadığı, TTK m 1182 hükmüne gelince ambalaj yetersizliğinden ileri gelen hasarlardan müvekkilin sorumlu olamayacağını, İçerisindeki fotoğrafları incelendiğinde konteynır içi istifleme/sabitlemenin yeterli yapılmadığını, Kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının talep ettiği bedel, likit alacak olmadığı için icra inkâr tazminatına hükme edilemeyeceğini, savunmalarını da belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana bırakılmasını karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... AS'ye İzafeten ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkilin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davalı müvekkilin konşimentoyu düzenlemediğini, Üzerindeki kayıtlarda taşıyan firma olarak ... ... belirtildiğini, davanın doğrudan müvekkil firma ... HAVA VE DENİZ TAŞINMACILIĞINA yöneltilmesi husumet açısından uygun olmadığını, Davacı tarafın müvekkil şirket ile konişmentoda adı yazılı firma arasında bu taşımadaki bağlantıyı açıklaması ve ispatlaması gerektiğini, Müvekkilin taşımaya ilişkin herhangi bir sorumluluğu olmadığı gibi müvekkile izafeten de işbu dava açılamayacağını, Davanın, TTK'DA öngörülen zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, Hasar bildirim sürelerine uyulmadığını ve bunun aksini gösterir bir belge davacı tarafça dosyaya sunulmadığını, Sigortalanabilir menfaat sahibinin kim olduğu ve hasara ilişkin talep hakkının yapılmış olan sözleşme gereği kimde olduğunun incelenmesi gerektiği, Sigorta Poliçesinin geçerliliği hususunun bilahare incelenmesi gerektiği, Sigorta poliçesinin tarihlerinin ve konusunun incelenmesi gerektiği, dosyaya sunulmuş evraklar üzerinden sigorta poliçesinin görülmediği, Gönderilen emtianın taşıma işi tarafların anlaşmış olduğu konvansiyonda istenilen şekilde gerçekleşmiş ve tamamlandığını, ancak hasarın taşıma sırasında olup olmadığı veya taşımanın hangi aşamasında, hangi neden ile oluştuğu dosya kapsamında sabit olmadığı, hasarın müvekkil şirketin sorumluluğunun doğabileceği esnada oluştuğuna dair dosyada herhangi bir belge veya bilgi bulunmadığı, Ekspertiz raporunun taraflarına tebliğ edilmediği ve ilgili dosyada olmadığı, davacı tarafın buna dayanarak iddia ettiği tüm beyanları red ettiklerini, Hasarın hangi aşamada meydana geldiğini gösterir somut bir delil davacı tarafından sunulamadığını, Davacının iddia etmiş olduğu aşamada meydana gelmiş olan bir hasarın varlığı halinde , alt taşıyıcı firma ... ... ( ... ), firmasının sorumluluğuna gidilmesi gerekeceği, Alt taşıyıcı firmanın taşımanın ilgili aşamasına dair bilgi ve belgelerini sunması ve savunmalarını yapması gerektiği, İlgili firmanın beyanlarını ve belgelerini dosyaya sunması dosyanın aydınlanması açısından zaruri olacağını, Aksi açıkça ispatlanmadıkça yükleme ve boşaltma işlemlerinin müvekkil tarafından gerçekleştirildiği iddia edilemeyeceğini, Emtianın fiili taşıma ve liman organizasyon işlemleri alt taşıyıcı ... ... ( ... ) tarafından gerçekleştirilmiş olup, ilgili taşımaya yönelik olarak yükleme işlemleri gönderici tarafından, boşaltma işlemlerinin gönderilen tarafından gerçekleştirildiğini, Dava dilekçesinde konteynerın darbe aldığı-ezildiği belirtildiğini(belgelerle ispatlanamamıştır), Bu durumda yükleme ve boşaltma işlemlerinde sıkıntı yaşandığı düşünülecektir. Konteyner içindeki emtianın devrilmesi ise istiflemenin ve ambalajlama ile alakalı bir sorun olduğunu gösterdiğini, İşbu durumda sorumluluğun taşımanın organizasyonunu düzenleyen / fiili taşıyıcı olmayan müvekkilimiz nezdinde olduğu düşünülemeyeceğini, İlgili ziyanın yükleme - istifleme ve tahliye işlemleri neticesinde oluşmuş olabileceğini, İşbu durumların ise taşıyıcı firma sorumluluğunda olması kabul edilemeyeceğini, İlgili unsurların dikkate alınarak inceleme yapılması gerektiğini, ilgili hasarın emtianın yükleme/boşaltma yahut limanda beklemesi anındaki ihmal/kusurdan oluşmuş olabileceğini, Davacı taraf, hasarın ... ... A.Ş. Sorumluluğunda iken gerçekleştiğini iddia etmekte olup , bu iddiasını ispat etmekle mükellef olduğunu, ancak dosyaya sunulu evraklardan hasarın ... ... A.Ş. sorumluluğu altında iken gerçekleştiği anlaşılamadığını, Davacı yan dilekçesinde; taşınan eşyanın tahliyesi için gereken koşulların taşıyıcı tarafından sağlanması gerektiğini ileri sürdüğünü, oysaki taşınan emtianın yükleme ve boşaltma işlemlerinin müvekkil firmanın sorumluluğunda olduğunu gösterir herhangi bir belge bulunmadığını, İşbu belgeler temin edilmiş olsa dahi hasarın davalı şirket kusurundan kaynaklandığı ispat edilemediğini, Hasarın taşıma sırasında meydana gelmiş olması dahi müvekkil şirketin sorumluluğu için tek başına yeterli olmadığını, TTK gereği yükleme/boşaltma/ambalajlama/istifleme sırasında oluşabilecek hasarlarda taşıyanın sorumluluğunun ortadan kalktığı açıkça belirtildiğini,beyanla, Davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesini, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise esastan, reddine, haksız icra takibinden dolayı %20 kötü niyet tazminatı ödenmesine karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Mediterranean ... SA'ya İzafeten ... Acenteliği vekili cevap dilekçesinde özetle; CIF satış şartıyla yapılan satışlarda satıcının malları alıcıya yükleme limanında teslim etmesinden dolayı sigorta açısından lehtarın alıcı olması gerektiği, satıcı lehine yapılan sigorta sözleşmesinin geçerli olmadığı, ... ACENTE firmasının İsviçre merkezli ... firmasının Türkiye acentesi olduğu, Konşimento nun 10 maddesi ile taşıma sözleşmesinden kaynaklanacak uyuşmazlıkların çözümü için başvurulacak yetkili mahkemenin Londra mahkemeleri ve uygulanacak hukukun İngiliz hukuku olarak belirlendiği, işbu sebepten yetki itirazında bulundukları, Davacı tarafından dava konusu hasar ile ilgili olarak taşıyana TTK m. 1185 gereğince süresinde biri ihbar yapılmadığını ve her 2 tarafın da katıldığı bir tespit bulunmadığını, Müvekkili şirketin iş bu taşımada fiili taşıyan olduğu, müvekkil şirketin davacının sigortalısına karşı sorumluluğu yükün kendi hakimiyetinde bulunduğu süreyle sınırlı olduğunu, oysaki iddia edilen hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin belli olmadığıhı, Konteynır içeriği malların ne şekilde ve neden tasarlandığı net olarak anlaşılamadığını, iş bu taşımanın FCL olarak gerçekleştiğini, emtiaların yükleyen tarafından tamamen doldurulduktan sonra taşıyana mühürlü durumda teslim edildiği bunun konşimentoya derç edilen kayıtlarda mevcut olduğunu, Hasarlı yandığı iddia edilen malların kullanılamaz durumda olduğu dahi kanıtlanamadığını, emtiaya ilişkin bir sondaj veya imha belgesi sunulmadığını, Ekspertiz raporunun konteyner incelenerek düzenlenmediğini, Kabul manasına gelmemekle beraber davacı sigorta şirketinin talep ettiği bedelin, sigortalının iddia edilen zararından %10 daha fazla olduğunu beyanla, davanın aktif husumet yokluğu, Türk Mahkemelerinin yetkisizliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, Mahkemece işin esasına girilmesi halinde haksız davanın reddine ve her türlü yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce aldırılan edilen 23/05/2023 tarihli raporda; İncelenen dava dışı sigortalı ... A.Ş.'ye ait 2021 yılı Ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter Defterinin yasal süresinde onaylandığı ve dava dışı sigortalı ... A.Ş.'nin 2021 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olmasından dolayı dava dışı sigortalı ... A.Ş.'nin 2021 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Dava dışı sigortalı ... A.Ş. tarafından 09.02.2021 tarihinde ... numaralı 288.997,07 EURO (2.423.731,73TL) tutarlı faturanın davadışı ... ... ... (...) LTD ünvanına düzenlenmiş olduğu, Davadışı ... ... ... (...) LTD tarafından banka aracılığı ile dava dışı sigortalı ... A.Ş.'ye 15.06.2021 tarihinde 283.368,59 EURO (2.861.966,09 TL) tutarında EFT gönderildiği, Davadışı ... ... ... (...) LTD tarafından gönderilen EFT'nin hasarlı mal bedelinin tenzil edilerek gönderildiği, Davadışı ... ... ... (...) LTD tarafından, dava dışı sigortalı şirkete hasar bedeli kadar reklamasyon faturası kesildiği, davacı sigortalı şirketin tarafına düzenlenen reklamasyon faturasını ticari defterlerinde kayıt altına aldığı, dava dışı sigortalı şirket, hasar bedelini sigorta şirketinden tahsil ettiğinde tarafına düzenlenen reklamasyon faturasını iptal ederek ticari defterlerinde kayıt altına aldığı, Davacı ... Sigorta A.Ş.'nin taşıma esnasında hasara uğrayan mallar için ... Bankası A.Ş. aracılığı ile dava dışı sigortalı ... A.Ş.'ye 5.628,48 EURO (216.645,07 TL) tutarında EFT göndererek hasar tazminat bedelini ödediği, dışı sigortalı şirketin gelen 5.628,48 EURO tutarındaki EFT'yi ticari defterlerinde kayıt altına alarak dava dışı ... ... ... (...) LTD'ye düzenlediği fatura bedelinden mahsup ettiği, dolayısıyla dava dışı sigortalı ... A.Ş.'nin tahsil ettiği 5.628,48 EURO tutarındaki hasar tazminat bedeli kadar zararının bulunduğuna ilişkin tespitlerini bildirmiştir.
Mahkememizce aldırılan 13/02/2024 tarihli raporda; Davacının sigorta tazminatı ödemesinin dosyada mevcut bilirkişi raporu ile teyit edildiği, ödeme dekontunun dosyada bulunduğu, davacının sigortalısına halef olarak ödediği tazminat ile sınırlı olarak rücu hakkının olacağı, Davalıların CIF-... limanına kadar olan taşıma sürecini üstlendiği, Güney Afrika yurtiçi kara yolu taşımasını üstlenmediği gözetilerek, karayolu taşıma süreci bakımından taşıyıcı sıfatı ile pasif husumete ehil olmadıkları, Davacı ödemesinin geçerli bir nakliyat emtia sigorta sözleşmesi ve bunu tevsik eden sigorta poliçesine dayanmakla beraber, sigortalının CIF-... teslimi ile sona eren menfaati gözetilmeksizin hatır-Gratia ödeme şeklinde gerçekleştiğinin değerlendirildiği, Hasarın dıştan anlaşılan konteyner hasarı şeklinde meydana geldiği ve varma limanında CY teslim noktasına kadar tespit edilmediği gibi süresinde hasar bildirimi ile de bildirilmediği, hasarın ancak karayolu taşıması sonrasında belirlendiği, davalıların bu sonraki süreçten sorumlu tutulamayacağının değerlendirildiği, Emtia hasarının CIF-... CY-konteyner terminaline teslim şeklinde fiilen gerçekleşen denizyolu taşımasında oluştuğunun ispat edilemediği, Konteyner taşıması şeklinde organize edilen taşıma sürecinde toplam 8 adet konteynerden 1 adedinde dıştan hasar meydana geldiği gözetilerek, bunun yükleme, boşaltma, aktarma süreçlerinde meydana gelmiş olabileceği, taşıyanın konteyneri alırken herhangi bir ihtirazı kayıt ileri sürmemesi ve karayolu taşıması sonunda hasarın tespit edilmesi karşısında; hasarın dava dışı gönderilenin organize ettiği karayolu taşıma sürecinde meydana geldiğinin karine olarak kabul edilebileceği, Emtiada oluşan hasarın konteynerde dıştan darbe, hasarlanma ve buna bağlı olarak emtianın ambalaj ve istiflerinin dağılması şeklinde meydana geldiği, Meydana gelen hasar zararının ve tazmini gereken zararın 5.628,48 EUR olduğu; davacı ödemesinin somut olaya uygun kadri marufunda miktarlara işaret ettiği, Dava dışı karayolu taşıyıcısının sorumlu tutulabileceği, hasarın davalıların akdi taşıyan ve fiili taşıyan sıfatları ile müteselsil sorumlu oldukları deniz taşıma sürecinde meydana gelmediğinin değerlendirildiğine ilişkin görüşlerini bildirmişlerdir.
Dava; davacı şirket nezdinde sigortalı olan yükün taşıma sırasında hasarlanması nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuan tahsili isteğine ilişkindir.
Dava dışı sigortalı tarafından satışı yapılan bebek bezi hammaddesi emtiasının İstanbul Limanından ... Limanına sevkedildiği, emtianın nakliyat rizikolarına karşı sigortalandığı, varma yerinde emtianın hasarlandığının tespit edildiği, ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen hasar bedelinin davacı tarafça dava dışı sigortalısına ödendiği ve bu bedelin rücuan tahsilini talep ettiği görülmüştür.
Davalı ... vekili milletlerarası yetki itirazında bulunmuş olup öncelikle bu hususta değerlendirme yapılması gerekmektedir. Taraflar yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar bakımından yetki sözleşmesi yapabilirlerse de, MÖHUK 47/1 maddesi uyarınca, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldıran sözleşme yapılması mümkün değildir. TTK’nın 105/2 maddesinde yabancı tacirlerin Türkiye'deki acenteleri aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklar yönünden müvekkiline izafeten acente aleyhine dava açılabileceği ve bu hükme aykırı sonuç doğuracak şartların geçersiz olduğu hükme bağlanmış olmakla bu tarz uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerine milletlerarası münhasır yetki tanındığı anlaşılmaktadır. Konişmento taşıyan adına Türk acente tarafından düzenlenmiş olup yetki şartının Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldırır nitelikte olması nedeniyle geçersiz olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
Taşımaya konu emtianın CIF satış, yani taşıma sözleşmesinin satıcı-gönderici tarafından yapılıp, mallar gemi küpeştesini geçtikten sonra masraf ve riskin alıcıya geçtiği satım şekli olduğu görülmektedir. CIF satış türü, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve teslim şeklini ifade etmektedir. Buna göre taşıma sözleşmesi satıcı- göndericisi tarafından yapılıp alıcının taşıma sırasındaki hasar riskini karşılayacak sigorta poliçesinin de alıcı namlı hesabına satıcı tarafından yaptırılması gerekir. CIF satışta hasarın alıcıya geçmesi nedeniyle rizikodan sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması gerekmekte olup bu koşullar altında sigortacının halefiyet hakkı doğacaktır. CIF satışa konu poliçede sigortalı, satıcı-gönderici olması durumunda satış yapan sigortalıya sigorta bedelinin ödenmesi, sigortalının mal bedelini tahsil edememiş olmasına bağlıdır. Dava dışı sigortalının ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde aldırılan bilirkişi raporunda dava dışı sigortalı ... . A.Ş.'nin TTK. Hükümleri uyarınca tuttuğu ve kayıt altına almış olduğu ticari defterlerinde, davaya konu mal bedelinin 283.368,59 EURO'luk kısmını 15.06.2021 tarihinde dava dışı ... ... ... (...)'den tahsil ettiği, dava dışı sigortalı şirkete hasar bedeli kadar reklamasyon faturası düzenlendiği, davacı sigortalı şirket tarafından hasar bedeli gönderildiğinde dava dışı sigortalı şirketin reklamasyon fatura kaydını ticari defterlerinde iptal ettiği, davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından 02.07.2021 tarihinde 5.628,48 EURO (216.645,07 TL) tutarında hasar tazminat bedelinin dava dışı sigortalı şirkete ödendiği, dava dışı sigortalı şirketin gelen 5.628,48 EURO tutarındaki EFT'yi ticari defterlerinde kayıt altına alarak dava dışı ... ... ... (...) LTD'ye düzenlediği fatura bedelinden mahsup ettiği, dolayısıyla dava dışı sigortalı ... A.Ş.'nin tahsil ettiği 5.628,48 EURO tutarındaki hasar tazminat bedeli kadar zararının bulunduğu tespit edilmiştir. Buna göre dava dışı sigortalının zararının oluştuğu ve sigortalanabilir menfaatinin bulunduğu anlaşıldığından davacının TTK 1472. Maddesi uyarınca aktif husumet ehliyetini haiz olduğu görülmüştür.
Dava konusu taşımaya ilişkin olarak dosyaya iki adet konişmento sunulmuş olup; ... ... ... adına düzenlenmiş bulunan ... sayılı konişmentoda yükleten olarak sigortalı ... Ltd. Şti. nin gösterildiği, ... ... ... SA tarafından düzenlenmiş olan ... sayılı konişmentoda yükletenin ... ... A.Ş. olarak gösterildiği, navlun faturasının ise ... Ltd.Şti. ( ... Ltd.Şti. ) tarafından düzenlediği görülmektedir. Buna göre davalı ... ... ... A/S nin üstlendiği taşıma işini fiilen davalı ... şirketine yaptırdığı, davalı ... fiili taşıyan diğer davalıların akdi taşıyan konumunda ve pasif husumet ehliyetini haiz oldukları görülmüştür.
Taşıyan aleyhine tazminat istemi TTK'nın 1188.maddesindeki hak düşürücü süreye tabi olup anılan maddede "(1) Eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer. (2) Bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar. (3) Sorumlu tutulan kişinin rücu davası, birinci fıkrada öngörülen hak düşürücü sürenin sona ermesinden sonra da açılabilir. Ancak, rücu davası açma hakkı, bu hakka sahip olan kişinin, istenen tazminat bedelini ödediği veya aleyhine açılan tazminat davasında dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren doksan gün içinde kullanılmadıkça düşer. (4) Bu süre, tarafların dava sebebinin doğmasından sonra yapacakları bir anlaşma ile uzatılabilir." Düzenlemesi bulunmaktadır. Somut olayda hak düşürücü sürenin TTK 1188/1 kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Ekspertiz raporuna göre emtianın 16/04/2021 tarihinde tesliminin gerçekleştiği, davacının 10/12/2021 tarihinde davalılar aleyhinde icra takibi başlattığı görülmekle davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir.
TTK 1185. Maddesinde "Zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir, Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Süresinde hasar ihbarının yapıldığı davacı tarafça ortaya konulamamıştır. Bu durumda hasarın taşıyanın sorumluluğunda meydana geldiğinin davacı tarafça ispatlanması gerekmektedir.
Davacı taraf yük hasarının deniz taşıması sırasında davalıların sorumluluğunda meydana geldiği iddiasında olup evrak üzerinde yapılan inceleme ile düzenlenen ekspertiz raporunda konteynerdaki bulgulara istinaden hasarın deniz nakliyesi sırasında meydana geldiği belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda dava dosyası dahilindeki fotoğraflar incelendiğinde, konteyner içindeki emtianın dağıldığı, istif düzeninin bozulduğu, emtianın bazı kısımlarının kırıştığı, yeterli ve gerekli ambalajlama yapılmadan emtianın üst üste istiflendiği, bu şekilde yapılan konteyner içi istiflemede nakliye esnasında hafif sarsıntılardan dahi emtia yığınını devrilmesi doğal olduğu ancak somut olayda hasarın bu gibi sarsıntılardan değil, doğrudan konteynerde dıştan oluşan konteyner hasarı ve bunun yol açtığı yük hasarı şeklinde meydana geldiği, bunun da son taşıma sonunda teslim anında belirlendiği, karine olarak hasarın son taşıma adımı olan ve davalıların sorumluluğunda olmayan karayolu adımında oluştuğunun değerlendirildiği belirtilmiştir.
Dosyaya sunulan konişmentoda CY/CY kaydının bulunduğu, nihai varış yerinin belirtilmediği, navlun faturasının sadece deniz navlunu açıklaması ile düzenlendiği görülmektedir. Buna göre davalı taraf kara taşımasını üstlenmemiştir. Konteyner taşımacılığında tüm konteynerler yükleme limanında gemiye yüklenmeden önce ve tahliye limanında gemiden indirildikten sonra hem liman, acente ve gümrük görevlileri hem de gemide güverte zabitleri tarafından kontrol edilerek varsa gözle görülen hasarlar tespit edilip "Container Interchange Receipt And Damage Report" olarak tanımlanan "Konteyner El Değiştirme ve Hasar Tutanağına" işlenmektedir. Bu tutanak tutulurken, yükleme ya da boşaltmada, taşıyan temsilcisi ile acente, yükleten veya gönderilen tarafın temsilcileri birlikte hareket etmesi ve tutanağı beraber kayıt altına alması gerekmektedir. Tahliye limanında konteynırın ve yükün hasarlı teslim alındığına ilişkin bu yönde bir tutanak bulunmamaktadır. ... tarafından düzenlenen survey raporunda konteynerın sağ ön tarafında hasar bulunduğu tespit edilmiş buna ilişkin fotoğraflar rapora eklenmiştir. Konteynerın 04/04/2021 tarihinde gemiden tahliye edildiği, hasarın 16/04/2021 tarihinde tespit edildiği belirli olup deniz taşıması sona erdiğinde konteynerın hasarlı olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu açıklamalara göre davalıların sadece deniz taşımasını üstlendikleri , konteynerın hasarlı olduğuna ilişkin tahliye sonrası düzenlenmiş bir konteyner el değiştirme ve hasar tutanağının bulunmadığı, yük hasarının deniz taşıması sırasında meydana geldiğine dair başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Koşulları oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 1.524,09.TL den karar harcı olan 427,60.TL nin mahsubu ile fazla alınan 1.096,49.TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya İADESİNE,
4-Davalılar vekilleri için takdir edilen 18.345,79.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.200,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davanın reddine karar verildiğinden davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!