T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO : 2023/192 Esas
KARAR NO : 2024/278
DAVA : İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/04/2023
KARAR TARİHİ : 13/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalı ... Gıda İnşaat Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye ait emtianın, taşıma sırasında olabilecek rizikolara karşı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ve Abonman Sözleşmesi ile teminat altına alındığını, dava konusu pirinç emtiasının ... numaralı konşimento tahtında Türkiye’den ...’e taşınmak üzere ... gemisine hasarsız olarak yüklendiğini, taşıma sonunda tahliye sırasında ... numaralı konteyner tavanında ezik ve yırtılmadan dolayı oluşan delikten sirayet eden su nedeni ile ıslanma sonucu pirinç emtiasının hasarlandığını, sigortalı tarafından hasarın fark edilmesi ile hasar ihbarının yapıldığını, davalının konşimentoyu düzenleyen olarak TTK madde 1191 uyarınca fiili taşıyan ve navlun faturası düzenleyen olarak dava konusu olayda TTK madde 1138 gereğince akdi taşıyan konumunda olduğunu, hasar nedeni ile sigortalısının uğradığı zarar ziyanı tazmin ettiğini, hukuken ve akden sigortalısının haklarına halef olduğunu, taşıyanın kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermediğini, hasarın taşıyanın kendi hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana geldiğini, .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından itiraz edildiğini belirterek .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın reddi ile takibin devamına, davalı borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zaman aşımı yönünden reddedilmesi gerektiğini, TTK madde 1188 de belirtildiği üzere, “eşyanın ziya veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana her türlü tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı taktirde düşer” açıklaması ile hak düşürücü süre ve zaman aşımı itirazlarının olduğunu, mal faturasına istinaden söz konusu taşımadaki satış şeklinin CFR teslim olduğunu, bu satış şeklinde sigorta yapma sorumluluğu alıcı firma üzerinde olduğundan satıcı konumunda olan sigortalı tarafından davacı nezdinde yaptırılan sigorta poliçesinin sigortalanabilir menfaat prensibi itibariyle geçerli olup olmadığı hususunun gündeme geldiğini, emtianın gemi küpeştesini aşmasının ardından emtiaya gelecek hasar ve zararlardan alıcının sorumlu olduğunu, dava hakkının alıcıda olduğunu, satıcının mal bedelini eksik aldığına ilişkin delil bulunmadığını, bu sebeple davacının sigortalısının hiçbir alacak hakkı ve dolayısıyla sigortacı davacının da alacak hakkı ve aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, sigortalı satıcı şirketin mal bedelini alıp almadığının anlaşılamadığını, davacı ile ödeme yaptığı dava dışı sigortalısı arasında iddia edilen zararın gerçekleşmesinden önce kurulmuş bir sigorta poliçesinin mevcut olmadığını, sigortalının iddia edilen hasarın gerçekleştiğini öğrendikten sonra ihtarname çektiğini daha sonra sigorta poliçesi düzenlettiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan konşimentonun imza kısmında taşıyan olarak kendilerinin olmadığını, taşımanın gerçekleşmiş olduğu ... isimli geminin kendilerinin ne işleteni ne de donatanı olmadığını, geminin donatanının ... , ticari işleteninin ise ... olduğunu, alacak likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, geçerli bir sigorta sözleşmesi bulunmadığını, hasarın kimin sorumluluğunda meydana geldiğinin somut olarak ortaya konulamadığını, konteynerin delik olduğuna dair konşimentoda bir not bulunmadığını, yükün hasar gördüğüne dair tutanak tutulmadığını ve dosyaya sunulmadığını, ekspertiz raporunun tek taraflı tanzim edildiğini, iddia edilen hasarın mevcut sigorta sözleşmesinin kapsamında yer almadığını belirterek davanın aktif ve pasif husumet yokluğu gözetilerek usulden reddine, davacının taleplerinin zaman aşımı nedeniyle reddine, her halükarda davanın esastan reddine, davacı aleyhine %20 oranından az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacı sigortalısına ait emtiaların, davalı sorumluluğunda deniz taşımasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalıdan tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın konusunun, davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 19/05/2022 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 08/06/2022 tarihinde e-tebligat yolu ile tebliği üzerine, davalı borçlunun 03/06/2022 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın da 18/04/2023 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Gıda Mühendisi ... ve Taşıma Uzmanı ... tarafından tanzim edilen 08/04/2024 havale tarihli raporda özetle; ıslaklığın deniz suyundan mı yoksa tatlı sudan mı kaynaklandığı ve ıslanma zararının taşıyanın sorumluluk alanı içerisinde mi yoksa dışarısında mı meydana geldiği hususu belirlenemediği, dolayısıyla emtianın hangi aşamada ve nasıl ıslandığının ispata muhtaç olduğu, konteyner içerisindeki yükün davalı taşıyanın muhafazası altında iken zarar gördüğü neticesine ulaşmanın mümkün olmadığı, davacının aktif, davalının da pasif husumet ehliyetlerini haiz olduğu, teknik inceleme sonucunda ıslanma zararının taşıyanın sorumlu olduğu süreçte meydana geldiğinin ispat edilememesi gerekçesi ile davalının sorumlu tutulamayacağı, dolayısıyla TTK madde 1178/2 uyarınca dava konusu hasarın, eşyanın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olduğunun ispatlanamadığı, bilirkişi heyetindeki teknik bilirkişilerce huzurdaki dava özelinde hasarın taşıyanın sorumlu olduğu süreçte meydana geldiği hususunun ispata muhtaç kaldığı gerekçesi ile davaya konu zarar sebebiyle navlun sözleşmesinin (fiili) taşıyanı davalının sorumlu tutulamayacağı kanaatine ulaşılmış olmakla TTK madde 1184 ve 1185’te yer alan düzenlemelerle öngörülen karinenin işbu uyuşmazlıkta işlevsiz kaldığı, Mahkemenin zarardan davalının sorumlu olduğuna yönelik kanaate varması halinde, tazmini gereken zararın 3.697,00 USD olduğu belirtilmiştir.
Davalı vekili tarafından TTK 1188 maddesi uyarınca hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunulmuş olmakla bu hususun öncelikli olarak incelenmesi gerekmiştir. Taşıyan aleyhine tazminat istemi TTK'nın 1188.maddesindeki hak düşürücü süreye tabidir. Anılan yasal düzenleme uyarınca;"(1) Eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer. (2) Bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar. (3) Sorumlu tutulan kişinin rücu davası, birinci fıkrada öngörülen hak düşürücü sürenin sona ermesinden sonra da açılabilir. Ancak, rücu davası açma hakkı, bu hakka sahip olan kişinin, istenen tazminat bedelini ödediği veya aleyhine açılan tazminat davasında dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren doksan gün içinde kullanılmadıkça düşer. (4) Bu süre, tarafların dava sebebinin doğmasından sonra yapacakları bir anlaşma ile uzatılabilir." Dosyadaki bilgi ve belgelerden hasarlı emtianın dava dışı alıcıya 02/02/2022 tarihinde teslim edildiği, 19/05/2022 tarihinde ise davaya konu icra takibine girişildiği görülmekle davanın TTK 1188 gereğince hak düşürücü içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla, davacının TTK 1472. maddesi gereğince halef sıfatını ve hali ile aktif husumet ehliyetini kazanabilmesi için geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ancak bu ödemenin geçerli bir sözleşme uyarınca ve gerçek hak sahibine yapılması gerekmektedir. Sigortacının halefiyeti, kanundan kaynaklandığından kendiliğinden meydana gelir. Sigortacı tazminatı ödediği anda, sigortalının yerine geçer ve sigortalının zarara sebep olan üçüncü şahsa karşı olan talep hakkı düşer.
Son olarak ise halefiyetin gerçekleşmesi için, zarar nedeni ile sorumlu bulunan üçüncü bir kişinin varlığı gereklidir. Sonuç olarak davacı sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için, sigortalının
üçüncü şahıslara karşı tazminat talebi hakkına sahip olması, sigortacının sigorta tazminatını gerçek hak sahibine ödemiş olması ve geçerli bir sigorta sözleşmesinin var olması gerekir. Dosyada bulunan ... poliçe numaralı Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi ve 11/01/2022 tarihli satım faturasına göre dava dışı sigortalı ... Ltd. Şti firması tarafından CFR teslim şekli ile ihraç edilen pirinç emtiasının, Mersin Limanı'ndan ... Limanı'na ... isimli gemi ile taşınmasının, sigorta teminatı altına alındığı, dava dışı sigortalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. firmasının konşimentoda gönderen olarak kayıtlı olduğu, emtianın hasarlanması neticesinde davacı sigorta şirketi tarafından dosyada bulunan ... Bankası'na ait 20/04/2022 tarihli ödeme dekontuna göre 4.473,41 USD hasar bedelinin dava dışı sigortalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti firmasına ödendiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davaya konu emtia satım şeklinin CFR olması nedeni ile sigortalanabilir menfaatin dava dışı alıcı firmada olduğundan ve sigorta poliçesinin davaya konu hasarın tespiti tarihi olan 02/02/2022 tarihinden 2 gün sonra 04/02/2022 tarihinde düzenlendiğinden bahisle; davalı vekilince, davacının aktif husumet ehliyetini haiz olmadığı savunulmuşsa da, dosyada mevcut dava dışı alıcı ... firmasının, davaya konu başkası lehine sigorta niteliğinde olduğu anlaşılan sigorta sözleşmesinden kaynaklı sigorta tazminatı alacağının dava dışı sigorta ettiren ve aynı zamanda satıcı ... ltd. Şti.’ye ödenmesini ve bu ödemeye müteakip hasar gören yükten doğan veya bu durumla ilgili sorumluluk yüklenebilecek taraflara karşı doğacak tüm hak, iddia ve alacak hakkını davacı ... Sigorta’ya temlik ettiği hususu dikkate alındığında, dava dışı alıcı ... firmasının davacı ile dava dışı satıcı arasında akdedilen sigorta sözleşmesine konu menfaat ve/veya sigorta tazminat talep hakkının da kanunen sigorta ettiren sıfatını haiz dava dışı ... Ltd. Şti.’ye geçtiği ve netice itibari ile davacı sigorta şirketi tarafından işbu şirkete yapılan ödemenin de geçerli bir sigorta sözleşmesi kapsamında bulunan bir zarar için yapılmış sayılacağı; buna bağlı olarak TBK 183 maddesi gereğince tazminat alacağını temlik alan sıfatı ile davacının aktif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir.
Dosyada bulunan ... numaralı konşimento kayıtları incelendiğinde; konşimentoda taşıyan olarak davalı ... firmasının kayıtlı bulunduğu aynı zamanda dosyada mübrez 17/01/2022 tarihli 31.005,00 USD bedelli Navlun Hizmet Geliri açıklamalı navlun faturasının da davalı tarafından dava dışı sigortalı ... firması adına düzenlendiği anlaşılmakla, bu kapsamda davalının TTK1238 maddesi gereğince taşıyan sıfatı ve pasif husumet ehliyetini haiz olduğu mahkemece kabul edilmiştir.
Davaya konu taşımada kullanılan ... numaralı konşimento kayıtları incelendiğinde; konşimentoda bulunan “SHIPPER’S LOAD AND COUNT” kaydından, davaya konu emtianın konteynerlerin içerisine yüklenmesi, istiflenmesi, tartımı ve sayımı ile nihayetinde konteyner kapılarının mühürlenmesi işlemlerinin bizzat dava dışı sigortalı ... firması tarafından gerçekleştirildiği ve kapalı şekilde davalı taşıyana teslim edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyada mübrez 09/04/2022 tarihli Ekspertiz raporundan, davalı ... A.Ş. firması tarafından, ... numaralı konşimento tahtında, Türkiye’den ...’e, dava dışı alıcı ... Co. firmasına teslim edilmek üzere, ... gemisine yüklenen, dava dışı sigortalı ... Ltd. Şti.’ne ait pirinç emtiasının taşıma sonunda alıcı adresinde tahliyesi sırasında, ... numaralı konteynerde bulunan pirinç çuvallarından 347 çuval pirinç emtiasının ıslanarak küflenmiş olduğunun tespit edildiği; ekspertiz raporunun yerinde inceleme yapılmadan evrak üzerinden düzenlendiği, dava konusu ... numaralı konteyner üzerinde eksper tarafından fiili bir inceleme ve tespit yapılmadığı ve ayrıca emtiadaki ıslaklığın deniz suyu mu yoksa tatlı su mu olduğunu gösteren gümüş nitrat testinin de tatbik edilmemiş olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu taşımaya ilişkin olarak düzenlenmiş bulunan ... numaralı konişmentoda, Nihai Varış Yeri belirtilmeksizin sadece Yükleme Limanı ile Tahliye Limanı belirtildiğinden söz konusu taşımanın Limandan Limana Taşıma (Port To Port) olduğu anlaşılmaktadır. Bu taşıma şeklinde, taşıyanın mallara ilişkin sorumluluğu malların yükleme limanında gemi küpeştesine kabul edilmesiyle başlamakta ve tahliye limanında geminin küpeştesinden tahliye edilmesiyle sona ermektedir. Taşıyan her ne şekilde olursa olsun, her nasıl kaynaklanırsa kaynaklansın yükleme limanında geminin küpeştesine kabul edilmeden önce veya tahliye limanında geminin küpeştesinden tahliye edildikten sonra mallara gelebilecek herhangi bir zarardan veya gecikmeden dolayı sorumlu olmamakta ve keza liman işletmesi de taşıtan/gönderilenin yardımcı şahsı sayılmaktadır. Dava konusu emtianın Mersin’de yerleşik dava dışı sigortalı/satıcı tarafından 13 adet 20'lik kapalı tip konteynere yüklendiği ve Mersin Limanı’na sevk edildiği ve 12/01/2022 tarihinde buradan ... isimli gemiye yüklenerek ...’in Ashdod Limanı’na denizyolu ile sevk edildiği ve Ashdod Limanı’ndaki gümrük işlemlerinin tamamlanmasını müteakip konteynerlerin burada alıcı tarafından herhangi bir hasar tutanağı veya ihtirazi kayıt düşülmüş teslim tutanağı olmaksızın teslim alınarak Ashdod Limanı’ndan alıcı firmanın deposuna karayoluyla götürülmüş olduğu ve burada konteyner kapakları açıldığında ... numaralı kapalı tip konteynerin içindeki pirinç çuvallarından konteynerin orta kısmına doğru olanlarının ıslak olduğu, konteynerin tavan sacındaki ezik ve yırtıktan su akmasına bağlı olarak 347 çuval pirinç emtiasının ıslanma/küflenme suretiyle hasar gördüğünün tespit edildiği ancak buna dair taşıyanın da dahil olduğu herhangi bir tutanak düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Buna göre, emtiadaki ıslaklık hasarının ilk defa gönderilenin deposunda yapılan incelemede ortaya çıktığı anlaşılmaktadır.
Taşıyana ihbar yükümlülüğünün TTK 1185. maddede düzenlediği, TTK madde 1185/1 uyarınca "zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak" bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir. İhbarnamede zıya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gereklidir." TTK madde 1185/2'de ise eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek olmadığı hüküm altına alınmıştır. Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir (TTK madde 1185/4). Ancak dosyaya hasarın davalı taşıyana TTK gereği usule uygun olarak ihbar edildiğine dair herhangi bir delil sunulmamış olup, hasar ihbarının usule uygun yapılmadığı anlaşılmıştır. İhbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde eşyanın konişmentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve herhangi bir zıya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde iki karine doğmakta olup, eldeki dosyada davacının bu iki karinenin aksini ispat ederek davalının sorumluluğunu ispatlaması gerekmektedir.
Yukarıda açıklandığı hali ile davaya konu konşimentoda bulunan “SHIPPER’S LOAD AND COUNT” kaydından, davaya konu emtianın konteynerlerin içerisine yüklenmesi, istiflenmesi, tartımı ve sayımı ile nihayetinde konteyner kapılarının mühürlenmesi işlemlerinin bizzat dava dışı sigortalı ... firması tarafından gerçekleştirildiği ve kapalı şekilde davalı taşıyana teslim edilmiş olması ve yine ilgili konişmentoya göre ve dosyaya sunulan navlun faturasına göre davalı sorumluluğunun, yükleme limanından tahliye limanına kadar olduğu göz önüne alındığında, davalı sorumluluğunun taşımaya konu konteynerlerin yükleme limanı olan Mersin'de gemiye yüklenmesi ile ... Ashdod Limanı'na tahliyesine kadar geçen zaman zarfı ile sınırlı olduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte uluslararası konteyner taşımacılığında, tüm konteynerler yükleme limanında gemiye yüklenmeden önce ve tahliye limanında gemiden indirildikten sonra gerek liman ve acente görevlileri gerekse kaptanın gözetiminde güverte zabitleri tarafından kontrol edilerek varsa gözle görülen hasarların tespit edildiği “Konteyner El Değiştirme ve Hasar Tutanağı" da dosyaya sunulmamıştır. Bu durumda, konteynerin gemiden hasarsız bir şekilde liman sahasına indirildiği değerlendirilmiştir. Gerek davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen ekspertiz raporunda gerekse dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda hasarın hangi aşamada ve hangi nedenle meydana geldiğine dair mahkemede kanaat uyandıracak ve davacı üzerinde bulunan karinenin aksini ispata yarar herhangi bir açıklama getirilemediğinden, bununla birlikte yükün dava dışı sigortalı satıcı yükletenin sorumluluğunda, konteyner içerisine yüklendiği, istiflendiği, sayıldığı, taşıyıcı/taşıyanın konteyner içerisindeki yükün akıbetinin ne olduğu hususunda sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, varma yerinde yapılan kontrollerde konteyner mühürlerinin sağlam olduğu tespiti ile emtialardaki ıslaklığın deniz suyu temasından kaynaklanıp kaynaklanmadığını tespite yarar gümüş nitrat testinin de yapılmamış olması karşısında, emtiaların gemiye hasarsız olarak teslim edildiği ve davalı sorumluluğu altında deniz taşıması esnasında hasarlandığı olgusu davacı tarafından ispatlanamadığından; ayrıca hasarın taşımanın deniz ayağında mı kara ayağında mı meydana geldiği davacı tarafından dosya kapsamında ispat edilemediğinden, hasarın davalının sorumluluk alanı içerisinde ve deniz taşıması esnasında meydana geldiğine dair mahkemede kanaat uyanmamıştır.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak açıklanan nedenlerle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 1.152,57 TL den karar harcı olan 427,60 TL nin mahsubu ile fazla alınan 724,97 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekili için takdir edilen 17.900,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/06/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!