T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO :2023/177 Esas
KARAR NO:2024/40
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:12/04/2023
KARAR TARİHİ:01/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin talebi üzerine müvekkili şirket tarafından işbu dava konusu yükleme için ... rezervasyon (booking) numarası ile ... Limanı'ndan Almanya'nın ... Limanı'na taşınmak üzere rezervasyon alındığını, dava konusu ... numaralı konteynerin, konteyner içi dolum ve istifleme ve sair konteyner içi yükleme işlemlerinin yapılması için 06.11.2020 tarihinde davalı şirkete temin edildiğini, bahse konu konteynerin daha sonra ekli konteyner izleme (tracking) kaydından da görüleceği üzere 09.11.2020 tarihinde limana dolu giriş yaptığını, dava konusu taşımaya ilişkin yükleme talimatın müvekkili şirkete dava konusu taşımaya ilişkin VGM (tartım) formu ile birlikte yine davalı şirket tarafından iletildiğini, konteynerin gemiye yüklenemeden konteyner muhteviyatı emtianın sahteliği iddiası ile gümrük idaresi tarafından el konulduğunu, konu ile ilgili müvekkili şirkete sağlıklı bir bilgi akışı sağlanmadığını, geç ve eksik bilgilendirmeler ile müvekkili şirket oyalandığını, dava konusu yüke el konulması sebebiyle müvekkili şirketin temin ettiği konteynerin boş olarak geri alınamadığını ve taşınamayan ve limanda bekleyen konteyner bakımından demuraj oluştuğunu, demuraj ile ilgili davalıya hem sözlü hem de yazılı bildirimler yapıldığını, yazışmalarda davalıya bildirilmiş olan demuraj tarifesinin; ilk 9 gün serbest süre olmak üzere; (sonraki 5 gün: beher konteyner başına günlük 15,00 USD) + (sonraki 5 gün: beher konteyner başına günlük 30,00 USD) + (sonraki günler: beher konteyner başına günlük 45,00 USD) olduğunu, oluşan toplam 19.530,00 USD (ondokuzbinbeşyüzotuz Amerikan Doları) tutarındaki demuraj alacağı için müvekkili şirket tarafından 04.06.2021 tarihli ve 28.01.2022 tarihli iki ayrı demuraj faturası düzenlenerek davalıya gönderildiğini, söz konusu faturaların davalı tarafından red veya iadeye konu edilmediğini, davalı tarafından söz konusu demuraj faturalarına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı için öncelikle .... İcra Müdürlüğü nezdinde ... Esas sayılı dosya ile icra takip başlatıldığını, söz konusu takibe davalı tarafça itiraz edilmesi ile takibin durması sebebiyle zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu ve arabuluculukta da anlaşma sağlanamaması sebebiyle de işbu itirazın iptali davasını açma zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek borçlu davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü nezdinde ... Esas sayılı dosya ile başlatılan takibe borçlu davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, bu sebeple iptalinin gerektiğini, haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, takibin haksız şekilde durmasında neden olan davalı/borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına borçlu/davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren borçlu/davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili şirketin eşyasına ve davacı şirketin konteynere Gümrük Müdürlüğün'ce el konulduğundan eşyanın mülkiyetinin de Gümrük Müdürlüğü'ne geçtiğini, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa Göre Elkonulan Eşya ve Alıkonulan Taşıtlara İlişkin Uygulama Yönetmeliği madde 18 uyarınca da eşyaya el konulduktan sonra tüm masraf ve tasfiye işleri işletme müdürlüklerinin döner sermayesinden karşılandığını, bu sebeple davalı müvekkili şirketin eşyaya el konulduktan sonra herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bu davanın ve ilgili icra takibinin eşyanın el konulduktan sonraki demuraj ücreti için el koyan idareye karşı açılması gerektiğini, bu sebeple de ilgili davanın esasa geçmeden husumet sebebi ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı müvekkili şirket üstüne düşen tüm sorumluluğu yerine getirmişse de öngöremediği bir neden olan Gümrük Müdürlüğü'nce konteyner ve eşyaya el konulması ile hem kendisinin hem de davacı tarafın zararının doğduğunu, müvekkili şirketin basiretli tacir gibi hareket etme yükümlülüğünü yerine getirdiğini, somut olayda davalı müvekkili şirketin sözleşme hükümlerine aykırı davranmadığını, konteynere iade edememesi, kendisinden kaynaklanmayan, öngöremediği bir nedenle Gümrük Müdürlüğü'nce konteynerlere el konulması sebebi ile oluştuğunu, müvekkilinin üstüne düşen sorumluluğu yerine getirdiğini ancak eşyanın Gümrükçe el konulması ile zarar doğduğundan kendisinin de davacı gibi zarar gördüğünü, müvekkilinin kendisinden kaynaklanmayan bir zarardan dolayı dahi olsa davacı şirketi daha fazla zarara uğratmamak için el konulan konteyneri satın almak istediğini belirtmişse de müvekkili şirketin iyi niyetli talebinin davacı tarafından kabul edilmediğini, gümrükçe el konulan eşya için daha sonra soruşturma ve kovuşturma başlatıldığını, sahte olduğu belirtilen emtiaların müvekkiline ait olmadığını, davalı müvekkili şirketin kendisine ait olmayan sahte olduğu iddia edilen emtiaların el konulmasında kusuru olmadığı gibi eşyalara el konulacağını da öngöreceği mümkün olmadığından, el konulması da kusurundan kaynaklanamadığından ifanın imkansız hale geldiğinden müvekkilinin borcunun da sona erdiğini, müvekkili şirketin eşyanın el konulması aşamasına kadar sözleşme gereği üzerine düşen sorumluluğu basiretli bir tacir gibi hareket ederek yerine getirdiğini, iyi niyet hükümlerince sorumluluklarını yerine getirdiğini belirterek eşyaya el konulduktan sonra eşyanın mülkiyeti idareye geçtiğinden eşyanın el konulmasından kaynaklanan masraflardan da idarenin sorulduğu olduğundan müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, TBK madde 136 uyarınca ifanın müvekkilinin kendisinden kaynaklanmayan bir nedenden dolayı imkansız hale geldiğinden müvekkilinin davacı şirkete karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, davanın esasa geçilmeden husumet yönünden reddine, davanın esasa geçildiği takdirde esastan reddine, haksız ve kötü niyetli açılan icra takibine karşı %20'den az olmamak koşulu ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 29/01/2024 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini, istinaf ve temyiz kanun yollarına başvurmaya ilişkin haklarından da feragat ettiklerini ve herhangi bir vekalet ücreti ile yargılama gideri taleplerinin olmadığını beyan ettiği, davalı vekilinin de 29/01/2024 tarihli dilekçesi ile davacının davadan feragati nedeniyle masraf ve vekalet ücreti talep etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bu nedenlerle; HMK 307, 309 ve 311. maddeleri gereğince davadan feragatin kesin hükmün sonuçlarını doğurması dikkate alınarak davanın feragat nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 6.454,42 TL den karar harcı olan 427,60 TL nin mahsubu ile fazla alınan 6.026,82 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Tarafların beyanları dikkate alınarak vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına,
4-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren yasal süresi içeresinde Yargıtay ilgili dairesinden temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/02/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!