T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO : 2022/380 Esas
KARAR NO : 2024/277
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 04/08/2021
KARAR TARİHİ : 13/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21.02.2021 tarihinde ... isimli teknenin ... mevkiinde alargada bulunduğu esnada su aldığını, Sahil Güvenlik ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'ne bilgi verildiğini, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü tarafından görevlendirilen ekibin kurtarma çalışması sonucunda suyun tahliye edilerek teknenin karaya alındığını, davalı sigorta şirketi tarafından teknenin yat poliçesi ile teminat alındığını, teknenin davalı tarafından ... numaralı ...rine Yat Poliçesi ile teminat altına alındığını, hasar nedeniyle davalıya başvurulduğunu ancak hasarın haksız sebeplerle reddedildiğini, hasarın reddedilmesinin TTK madde 1409/2 hükmünde ispat yükünün davalı tarafta olduğu, davalı tarafından her ne kadar sigortalı teknenin tamamen kötü kondisyona bağlı çürüme ve armuzlar ile amacı tespit edilemeyen karina ve bordada bulunan deliklerden su alarak batmış olduğunu, bu nedenle hasarın teminat dışında kaldığını iddia edilmiş ise de teknenin rutin bakımlarının zamanında yapıldığını, teknenin bağlama kütüğü ruhsatnamesine göre 5 yıl süre ile vize geçerliliğinin bulunduğunu, poliçe düzenlendiği aşamada tekneye ait istenen tüm belgelerin verildiğini, teknenin inşa yılının açık şekilde görüldüğünü, buna karşın teknenin eski olması sebebiyle oluşan hasarın karşılanmamasının hakkaniyete aykırı olup kötü niyet oluşturduğunu, Sigortacılık Kanunu 11/3. maddeye göre hazırlanan Sigorta sözleşmelerinde bilgilendirmeye ilişkin yönetmelik hükümlerine göre bilgilendirme yükümlülüğüne aykırı hareket edildiğini, hasarın nedeni ve niteliğine ilişkin ekspertiz raporu hazırlandığını, raporda yapılacak olan onarım maliyetinin oldukça fahiş olarak düşük belirtildiğini ve birçok kalemin dikkate alınmadığını, hasarın KDV bedelinin dahil edilmesiyle hesaplanması gerektiğini, arabuluculuk yoluna başvuru yapılmış ise de anlaşma sağlanamadığını belirterek 6100 sayılı yasanın 107. maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL (KDV dahil) hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, davacıya ait ... isimli teknenin müvekkili şirket nezdinde ... sayılı ... Yat Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, davacının teknenin su aldığından bahisle zarar gördüğünü idda ederek zararının poliçesinden tazmin edilmesini talep ettiğini, hasar ihbarı üzerine eksper görevlendirildiğini ve hasar tespiti için çalışmaların başlatıldığını, yerinde yapılan ekspertiz çalışmasından ve kurtarma esnasında teknenin Fethiye ...'deki Arslan Marine Tersanesi çekek sahasında karaya alınmış durumda olduğunu, teknen bordasında muhtemel çürümeden dolayı oluşan armuzlardan ve amacı henüz tespit edilemeyen karina ve bordada bulunan deliklerden su alarak batmış olduğunu, teknenin suya batması sebebiyle tekne içerisindeki ana makinenin, jeneratörün, tüm elektrik donanımının, pompalar ve akülerin deniz suyuna maruz kaldığını, su seviyesinin ana güverteye kadar çıkmış olduğunu, baş altı mastar kamara, iskele ve sancak misafir kabinleri ile tuvaletlerin içerisine su sirayet etmiş olduğunu, teknenin sancak karina kısmında kırık olduğunu, bu bölgede bulunan iç taraftaki postalarda kırıkların meydana geldiğini, teknedeki kırığın karaya alma esnasında bölgenin çürük olması nedeniyle platform ayaklarının basması sonucu oluştuğunu, teknenin omurgasının sonu olan omurga topuğundan dışarıya su sirayeti olduğunun tespit edildiğini ve hasar çekilen fotoğraflarla da kayıt altına alındığını, teknenin battığı tarih ve saatte bölgede rüzgarın en fazla 10 mph (3 bofor/tatlı rüzgar) şiddetinde esmiş olduğunun tespit edildiğini, öte yandan tekneye ait Bağlama Kütüğü Ruhsatnamesi'nin 14/11/2014 tarihinde düzenlendiğini, en son 17/11/2015 tarihinde vize edildiğini, bu vizenin 17/11/2016 tarihine kadar geçerli olduğunu, bu tarihten sonra vize harcının yatırılmadığını, Liman Başkanlığı'ndan belgenin işlettirilmediğinin görüldüğünü, hadise esnasında teknenin Bağlama Kütüğü Ruhsatnamesi'nin geçersiz olduğunun tespit edildiğini belirterek dava konusu talebin poliçe kapsamında olmadığından reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/11/2021 tarih, 2021/ ... Esas ve 2021/... sayılı görevsizlik kararının, tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine kesinleşerek ... Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi)'ne gönderildiği anlaşılmıştır.
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/04/2022 tarih, 2022/ ... Esas ve 2022/... Karar sayılı yetkisizlik kararı ile, davacı vekilinin talebi üzerine mahkememize gönderilmiş olup, dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
Dava; davalıya ait ve davacı tarafından düzenlenen sigorta poliçesi ile teminat altına alınan ... isimli yatta su alma neticesinde meydana gelen hasar nedeniyle sigorta tazminatının tahsili talepli alacak davası olup; uyuşmazlığın ise, davacıya ait davaya konu teknenin hasar tarihinde geçerli bir sigorta poliçesi bulunup bulunmadığı, teknenin sigorta poliçe süresi içerisinde geçerli bağlama kütüğü ruhsatnamesinin bulunup bulunmadığı buna göre hasarın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı ile neticede varsa davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davacı vekilince sunulan 10/05/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava miktarının 1.000,00 Türk Lirası'ndan 123.900,00 Türk Lirası'na çıkartıldığı, 28/05/2024 tarihinde de ıslah harcının yatırıldığı görülmüştür.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Gemi İnşa ve Gemi Makineleri Mühendisi ... , Uzakyol Kaptanı ... ve Sigorta Uzmanı ... tarafından tanzim edilen 18/09/2023 havale tarihli raporda özetle; davacıya ait ...-1 teknesinin 300.000,00 TL sigorta bedeli ile davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ... numaralı Yat Sigorta Poliçesi ile 26.06.2020-2021 vadeli olarak sigortalandığı, 21.02.2021 tarihli hasarlanmaya sebep olayın poliçe teminat süresi içinde olduğu, bağlama kütüğü ruhsatname yenileme süresi ile ruhsatname vizesinin farklı sürelere tabi olduğu, bağlama kütüğü ruhsatname yenilenmesi 5 yılda, ruhsatname vizesinin ise 1 yılda yenilenmesi gerektiği, yata ait vizenin 17.11.2016 tarihine kadar geçerli olduğu, bağlama kütüğü ruhsatnamesinin 14.11.2014 tarihli olduğu dolayısıyla, hasar tarihinde ruhsatname vizesinin olmadığının yanı sıra bağlama kütüğü ruhsatnamesinin de 14.11.2019 tarihinde yenilenmesi gerekirken yenilenmediği, ruhsatnamenin 19/3. maddeye göre geçersiz olduğu, poliçe ile verilen sigorta teminatı söz konusu yatın sigorta başlangıç tarihinde denize elverişlilik belgesi, bağlama kütüğü ruhsatnamesi, tonilato belgesi ve benzeri belgelere veya yürürlükteki mevzuatın gerektirdiği belgelere sahip olması ve sigorta dönemi boyunca geçerliliğini koruması şartıyla geçerli olacağı konusunda poliçede teminat dışı durumun İHTAR 4 başlığında düzenlendiği, davacının poliçeye 14 gün içinde itiraz etmediği, poliçede yer alan özel teminat dışı şartın taraflar yönünden bağlayıcı olduğu, hasarın 125.400,00 TL bedelden 1.500,00 TL tenzili muafiyet ile 123.900,00 TL olarak tespit edildiği, teknenin bakımlarının zamanında ve yeterli ölçüde yapılmamış olduğu, kondüsyonunun oldukça kötü olduğu, teknenin dış kaplamasının çürümeye yüz tuttuğu, ancak poliçede bu hususa ilişkin teminat dışı düzenlemesi bulunmadığı, sigorta şirketinin cevap dilekçesinde bu hususa ilişkin sonuç bağlamadığı, sigorta şirketinin temerrüt tarihinin 09.04.2021 olduğu, poliçede yer alan özel teminat dışı düzenlemesi dikkate alındığında yata ait bağlama kütüğü ruhsatnamesi ve vizesinin bulunmaması nedeniyle talebin poliçe teminatında değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir.
Dosyaya ibraz edilen 27/04/2021 tarihli ekspertiz raporu ile; 21.02.2021 saat 16:50 de teknenin su aldığı görülerek Sahil Güvenlik ve KEGM’ne bilgi verildiği, 17:05 de KEGM tarafından görevlendirilen ... botunun tekne yanına gelerek kurtarma çalışmasına başladığı, suyun tahliyesini müteakip ... boru tarafından yedeklenerek ... mevkiinde karaya alındığı, ekspertiz raporu sonuç ve hasar ile tazminat bedeli yorumunda “21.02.2021 tarihinde teknenin battığı 16:50 saatlerinde rüzgarın en fazla 10 mph (3 bofor) şiddetinde esmiş olduğu, ibraz edilen belgeler ve yapılan tespitlere istinaden hasarın teknenin koy içerisinde başıboş vaziyette alargada beklediği esnada teknenin bordasında zaman içerisinde oluşan tamamen kötü kondisyona bağlı olarak çürüme ve armuzlar ile amacı tespit edilemeyen karina ve bordada bulunan deliklerden su alarak batmış olduğu kanaatine varıldığı, ayrıca bağlama kütüğü ruhsatnamesinin 14.11.2014 tarihinde düzenlendiği, en son 17.11.2015 tarihinde vize edildiği, 17.11.2016 tarihine kadar geçerli olduğu, bu tarihten sonra vize harcının yatırılmadığı ve belgenin işlettirilmediği, hadise esnasında bağlama kütüğü ruhsatnamesinin geçersiz olduğunun tespit edildiği, poliçe ihtar 4 maddesinde teknenin yürürlükteki mevzuatın gerektirdiği belgelere sahip olmasının gerektiği ve poliçe süresince geçerliliğini koruması şartıyla geçerli olması gerektiği belirtilerek hasarın teminat dışı değerlendirilebileceği belirtilmiştir.
Dosyada bulunan davaya konu .... isimli tekne sicil bilgileri incelendiğinde; teknenin davacıya ait olduğu, dosya kapsamında bulunan 26/06/2020-26/06/2021 vadeli olarak düzenlenen ... numaralı ... Yat Sigorta Sigorta Poliçesi ile davacıya ait isimli özel yapım ve özel kullanıma tahsisli yat sigorta edildiği, düzenlenen Yat Sigorta Poliçesi içeriğinde atıf yapılan TEKNE POLİÇESİ GENEL ŞARTLARI VE ... Düzenlemesinin uygulama alanı bulduğu, tekne poliçesi genel şartları A.3 maddesinde "Sigorta Teminatının Kapsamı" başlığı altında yeralan düzenlemede, tekne poliçesi genel şartlarında teminat dışı durumların sayılmadığı, kapsam ve teminat dışı hallerin özel şartlarla belirleneceğine atıfta bulunulduğu, Yat Sigortası genel şartları C.7. maddesinde "Tarafların anlaşmasına göre, genel şartlara aykırı olmamak kaydıyla özel şartlar konulabilir ve bu özel şartlar genel şartlara göre öncelikli olarak uygulanır." şeklinde yeralan düzenleme ile de özel şartların öncelikli uygulanacak düzenleme olduğunun vurgulandığı, düzenlenen poliçenin 5. ve 6. sayfasında teminat dışında değerlendirilecek durumların 18 madde halinde ihtar edildiği ve davaya konu uyuşmazlık yönünden düzenlemeye ise İHTAR 4 maddesinde yer verilerek "İşbu Poliçe ile verilen sigorta teminatı söz konusu yatın sigorta başlangıç tarihinde denize elverişlilik belgesi, bağlama kütüğü ruhsatnamesi, tonilato belgesi ve benzeri belgelere veya yürürlükteki mevzuatın gerektirdiği belgelere sahip olması ve sigorta dönemi boyunca geçerliliğini koruması şartıyla geçerli olacaktır." şeklinde sigorta teminatının sağlanması şartının İHTAREN bildirilmiş olduğu görülmekle dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda açıklandığı hali ile Yat Sigorta Poliçesinin A.3 ve C.7 maddeleri gözönüne alındığında İHTAR 4 maddesinde yer alan özel teminat dışı düzenlemenin genel şartlar ve kloz düzenlemesinden de öncelikli olarak uygulama yeri bulacağı anlaşılmıştır.
... Liman Başkanlığına mahkememizin 14/02/2023 tanihli celse 2 numaralı ara kararı uyarınca yazılan müzekkereye karşılık celp edilen, 24/02/2023 tarihli cevabi yazı ekinde davacıya ait yatın Bağlama Kütüğü ruhsatnamesinin 14/11/2014 tarihinde verilmiş olduğu, vizesinin en son 17/11/2015 tarihinde yapılmış olduğu, vizenin 17/11/2016 tarihine kadar geçerli olduğu belirtilmiş olup, bu hali poliçenin düzenlendiği tarih olan 26/06/2020 tarihinde ve hasarın meydana geldiği 21/02/2021 tarihinde davaya konu teknenin geçerli vizesinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında düzenlenen birilkişi raporunda da belirtildiği hali ile Bağlama Kütüğü Uygulama Yönetmeliğinin 19/3 maddesinde "Süresinde vize edilmeyen ruhsatnameler vize edildiği tarihe kadar geçersizdir. Zamanında vize işlemi yapılmayan gemi, deniz ve içsu aracı sefere çıkamaz. Çıkanlar, seferden men edilerek en yakın limanda bağlanır." düzenlemesine havi olup, dosyada mübrez ekspertiz raporu ile dosyaya celp edilen Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'nün cevabi yazısı ekinde gönderilen tutanaklar incelendiğinde, davaya konu yatın, batık olayı meydana geldiği sırada liman ya da barınakta olmayıp ... mevkiinde başıboş durumda alargada demirde olduğu arama kurtarma sonuç raporunda belirtildiği görülmüştür.
Dosyada mübrez ve yukarıda açıklanan bilgi ve belgeler kapsamında, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporundaki tespitler de mahkemece esas alınarak, davaya konu hasarın gerçekleştiği 21/02/2021 tarihinde sigorta poliçesinde İhtar 4 başlığı altında yer alan özel teminat dışı düzenleme dikkate alınarak davaya konu yatın geçerli bir bağlama kütüğü ruhsatnamesi ve vizesinin bulunmaması nedeniyle hasar tazmini talebinin poliçe teminatı kapsamında bulunmadığı kabul edilmiştir. Her ne kadar davacı vekilince Bağlama Kütüğü Uygulama Yönetmeliğinin 19/1 maddesindeki düzenleme gereğince son vize geçerlilik tarihi olan 17/11/2016 tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin geçmediği belirtilerek hasar tarihinde geçerli bağlama kütüğü ruhsatnamesi bulunduğu ileri sürülmüşse de, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda ayrıntısı ile açıklandığı üzere, 5 yıllık sürenin başlangıç tarihinin ruhsat düzenleme tarihi olan 14/11/2014 tarihi olacağı , buna göre ise sürenin 14/11/2019 tarihinde sona erdiği, bağlama kütüğü ruhsatname yenileme süresi ile Ruhsatname vizesinin farklı sürelere tabi olduğu, bağlama kütüğü ruhsatname yenilenmesinin 5 yılda, ruhsatname vizesinin ise 1 yılda yenilenmesi gerektiği bu hali ile hasar tarihinde vizenin bulunmadığı gibi bağlama kütüğü ruhsatnamesinin de yenilenmediği anlaşılmakla davacı vekilinin aksi yöndeki beyanları esas alınmamıştır. Bununla birlikte davacı vekili tarafından sigorta poliçesinin müvekkile teslim edilmediği bu hali ile, davalının, bilgilendirme ve aydınlatma yükümlülüğüne aykırı davrandığı savunulmuş ise de, mahkemece sigorta poliçesinin davacıya iletilip iletilmediğine ilişkin olarak davali vekilinin bildirdiği firma ile yazışmalar gerçekleştirilmiş olup, dosyaya celp edilen 14/03/2024 havale tarihli müzekkere cevabı ile 26/06/2020 tarihinde sigorta poliçesinin ... Poliçesi başlığı ile ... ...'a iletildiği görülmüş olup, dava dilekçesi ekinde davacı adına sunulan vekaletnamede davacı şirket yetkilisi olbarak ... ...'ın bildirildiği görülmüş olup, davacı vekilinin savunmasının aksine sigorta poliçesinin davacıya iletildiği mahkemece kabul edilmiştir. Kaldı ki, sigorta poliçesinin düzenlendiği 26/06/2020 tarihinden hasarın meydana geldiği 21/02/2021 tarihine kadar yaklaşık 8 aylık bir süre geçmiş olup, sigorta primlerinin ödendiği hususunda dosyada uyuşmazlık bulunmadığı da dikkate alındığında, tacir olan davacının, basiretli bir tacir olarak sigorta poliçesinin kendisine teslim edilmemesi halinde bunun teslimini talep etmesi gerektiği de mahkemece değerlendirilmiştir.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak açıklanan gerekçelerle, hasarın poliçe teminatı kapsamında bulunmadığı, hasar tarihi itibarı ile davaya konu teknenin geçerli bağlama kütüğü ruhsatnamesi ve vizesinin bulunmaması nedeniyle talebin poliçe teminatında değerlendirilemeyeceği kanaati ile davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 2.141,05 TL den karar harcı olan 427,60 TL nin mahsubu ile fazla alınan 1.713,45 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekili için takdir edilen 19.824,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı taraf yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/06/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!