WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

İSTANBUL 17. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

ESAS NO : 2022/312 Esas
KARAR NO : 2024/134
DAVA : İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/07/2022
KARAR TARİHİ : 13/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu “...” isimli geminin davadışı üçüncü kişiye satıldığını ve söküm için Türkiye/Aliağa’ya geldiğini, geminin acentesinin davadışı alıcı tarafından atandığını, davalının müvekkiline koruyucu acente (protecting agent) sıfatıyla destek olduğunu, müvekkili ile davadışı alıcı ve gemiyi satmış olduğu nihai alıcı arasında birtakım uyuşmazlıkların doğduğunu, bu süreçte geminin Aliağa’da ihtiyaten haczedildiğini, tüm taraflararasındaki uyuşmazlıkların sonuçlandığını, geminin mülkiyetinin davadışı alıcılara devredilerek hurdaya çıkartıldığını ve söküm işlemlerine başlandığını, davalının müvekkiline sunmuş olduğu hizmet ve destekleri karşılığı ücreti ile yapılan masraflar için davalının 01/04/2020 ile 09/11/2020 tarihleri arasındaki masraf hesabı belgelerini hazırladığını, müvekkili tarafından davalıya toplam 239.108,00 USD tutarında ödemenin gerçekleştirildiğini, davalı tarafça sunulan hizmetlere ilişkin düzenlenen nihai masraf hesaplarının toplamında ödenmesi gereken tutarın 197.636,00 USD olduğunu, davalı hesaplarının mahkeme tarafından bloke edilmesinden dolayı müvekkilinin 04/09/2020 tarihinde yapmış olduğu 36.100,00 USD tutarındaki ödemenin kullanılamadığının bildirildiğini ve tekrar ödemenin gerçekleştirilmesinin talep edildiğini, aynı tutarın müvekkili tarafından tekrar ödendiğini, bu ödeme ve devamındaki ödemeler için davalının bilgilerini ilettiği ... Bankasındaki hesabının kullanıldığını, daha önceki ödemeler için davalının ... Bankasındaki hesap bilgilerinin müvekkiline iletildiğini ve ödemelerin bu hesaba gerçekleştirildiğini, mükerrer ödeme nihayetinde müvekkili tarafından davalıya toplam 41.472,00 USD tutarında fazladan ödeme yapıldığını, sözkonusu bakiye alacağın davalı tarafından geri ödenmediğini, bakiye alacaktan davalı tarafından müvekkil adına üçüncü kişilere toplam 7.642,00 USD tutarında ödemelerin gerçekleştirildiğini ve geri ödenmesi gereken nihai bakiye alacağın 33.830,00 USD tutarında kaldığını, davalı tarafın davaya konu edilen alacağa ilişkin müteaddit kareler yazılı ve sözlü ikrarda bulunduğunu, davalı şirketin yöneticisi ... ’ın e-posta yazışmalarında davalı şirketin kendi grup şirketi olan Granmar’ın garantör şirketi olduğunu, 25/09/2020 tarihinde mahkeme tarafından davalı şirketin hesapları hakkında bloke kararının verildiğini ve paraya dokunulamadığını, davalının müvekkiline toplam 40.908,00 USD tutarında borcunun mevcut olduğunu, borcun 2021 yılında ödeneceğinin açıkça ikrar edildiğini, yine “Göreceğiniz üzere, ...’un ... SPA’ya halen toplam 40.356,00 USD borcu bulunuyor” şeklindeki beyanıyla bir kez daha borç ikrarının gerçekleştirildiğini, davalı şirketin antetli kağıdına hazırlanmış olan ikrar yazısında bir kez daha borç ikrarında ve ödeme taahhüdünde bulunulduğunu, davalı tarafça ikrar edilen son tutar olan 40.356,00 USD ‘lik sözkonusu bakiye borcun davaya konu 33.830,00 USD tutarındaki kısmının davalı tarafça müvekkiline iade edilmediğini, geminin mülkiyetinin davadışı alıcıya devredilmesi ve sökümüne başlanması üzerinden bir yıllık süre geçtikten sonra davalı tarafından gerçeğe aykırı ve kötüniyetli olarak masraf hesabı belgesinin düzenlendiğini, davalının müvekkiline ilettiği her bir masraf hesabı belgesinde kendi hizmetleri için de ücretin eklendiğini ve bu bedellerin tamamının müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkiline karşı 1.900,00 USD tutarında borçlu olduğu hususunun davalı tarafça ikrar edildiğini, davalı tarafından geri ödenmesi gereken toplam tutarın 33.830,00 USD tutarında olduğunu, alacağın davalıdan tahsilini sağlamak amacıyla ....İcra Dairesi nezdinde 2022/... esas numaralı dosya tahtında davalı şirket aleyhine icra takibinin başlatıldığını,davalı tarafından süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğunu belirterek davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, müvekkilinin 33.830,00 USD tutarındaki toplam alacağının asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının USD para birimi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, asıl alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça aynı davada hem itirazın iptali hem de alacağın tahsilinin talep olunamayacağını, icra takibine vaki itirazın iptali davası ile bir alacağın tahsili amacıyla açılan alacak (tahsil) davası nitelikleri ve sonuçları itibariyle farklı olan dava türleri olduğunu, davacı şirketin maliki olduğu Cezayir bayraklı ... isimli geminin davadışı üçüncü kişiye satıldığını ve söküm için ... Limanı/İzmir/Türkiye’ye gönderildiğini, geminin hurdaya söküme geldiğini ve işlemler bakımından alıcı tarafça acente tayin edildiğini, ancak alıcıyla ihtilafa düşen davacı armatörün sorunlar yaşamaya başlayınca müvekkili şirketin acente olarak tayin edildiğini, geminin tüm hizmetleri işlemlerinin neticelenmesine kadar müvekkili şirket tarafından yerine getirildiğini, davacı tarafın iddia ettiğinin aksine müvekkili şirket tarafından verilen acentelik hizmeti koruyucu acentelik değil, gemi acentelik hizmeti olduğunu, davacı şirket tarafından gönderilen toplam tutarın 238.773,00 USD; yapılan harcamalar toplamı tutarın 236.092,00 USD; davacı şirket tarafından müvekkiline gönderilen (hesaba geçen) tutarın 237.991,50 USD; kalan tutarın ise 1.899,50 USD olduğunu, gemiye verilen onbir aylık acentelik servis bedeli açıklamalı 30.814,00 USD tutarlı faturanın kabul edilmediğini, davacı tarafça müvekkile gönderilen tutarlar toplamı olarak 239.108,00 USD gönderildiğinin iddia edildiğini, müvekkili şirkete gönderilen tutarlar toplamının ise 237.991,50 USD olduğunu, arada 1.116,50 USD ‘lik bir fark bulunduğunu, davacı tarafın kabul etmediği 30.814,00 USD acentelik ücreti; gönderildiği belirtilen ve müvekkilinin banka hesabına geçen tutarlar arasındaki 1.116,50 USD’lik fark ve müvekkilinin uhdesinde kalan 1.899,50 USD olmak üzere toplam 33.830,00 USD alacak miktarı üzerinden icra takibini başlatıldığını, sunulan tüm hizmetlerin ve hesap tablolarının davacı tarafa hizmet süresince gönderilerek hesap verildiğini ve itiraz olunmaksızın kabul edildiğini, tarife uyarınca davacı tarafa ait geminin tanilatosunun 1001-2000’e kadar sınıfına girdiğini, ilk beş gün için 750 Euro ve beş günden sonraki üç günlük her dönem ve kesri için baz ücretin % 25’i tutarında fiyatlandırmanın yapılmasının gerektiğini, müvekkili şirketin onbir ay (322 gün) boyunca süren acentelik hizmetleri için her ilk beş günü 750,00 Euro ve devam eden her üç gün için 188,00 Euro üzerinden acentelik hizmetlerinin ücretlendirildiğini, müvekkili tarafından sunulan acentelik hizmetinin bedelinin 30.814,00 USD olduğunu, davacı tarafın almış olduğu hizmete yönelik itirazlarının yerinde olmadığını ve kötü niyetli olduğunu belirterek davacının dava kapsamında müvekkili şirketin uğrayacağı zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemece takdir edilecek teminat tutarını yatırmasına, aksi takdirde dava şartı yokluğundan davanın reddine, davacının davasını itirazın iptaline mi yoksa alacağın tahsiline mi hasrettiği konusunda beyanının alınmasına, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, davacı tarafça davanın itirazın iptaline hasretmesi halinde davacı aleyhine % 20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasına sunulan 22/12/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ile davalı aralarında davacıya ait hurda gemi hizmetine- iş ve işlemlerine ilişkin herhangi bir aracılık/acentelik sözleşmesi mevcut olmadığı, davalının acentelik sıfatı yokluğundan resmi hizmet ücret terifesi uygulanamayacağı ve kaldı ki; hizmet alınan hurda gemi olmasından tarifenin de uyarlılığı bulunmadığı, davalı aracılık hizmetlerine ilişkin dönemsel ücret tahakkukunu davacıdan tahsil ettiği, davalının acentelik ücreti içerikli 30.814-USD tutarlı faturanın dayanağının bulunmadığı, davacının davalıdan 33.264-USD alacağının bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Dava; acente sıfatı ile hizmet veren davalıya fazladan ödendiği ileri sürülen ücretin iadesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı iddialarında, maliki olduğu “...” isimli geminin davadışı üçüncü kişiye satıldığını ve söküm için Türkiye/Aliağa’ya geldiğini, davalının bu süreçte kendisine koruyucu acente (protecting agent) sıfatıyla destek olduğunu, hizmetlerine karşılık olarak da davalıya toplam 239.108,00 USD tutarında ödeme yaptığını, ancak nihai masraf hesaplarının toplamında ödenmesi gereken tutarın 197.636,00 USD olduğunu, böylelikle davalıya toplam 41.472,00 USD tutarında fazladan ödeme yapılmış olduğunu, bu tutardan davalı tarafından müvekkil adına üçüncü kişilere yapılan toplam 7.642,00 USD düşüldüğünde geri ödenmesi gereke alacağın 33.830,00 USD olduğunu ileri sürmektedir. Buna karşın davalıda, geminin dava dışı üçüncü kişiye satışından sonra davacının alıcıyla ihtilafa düşmesi üzerine kendisini gemi acentesi olarak tayin ettiğini, davacı tarafın iddia ettiğinin aksine verilen acentelik hizmeti koruyucu acentelik değil, gemi acentelik hizmeti olduğunu, bu kapsamda sunulan tüm hizmetlerin hesap tablolarının hizmet süresince davacıya gönderildiğini ve davacının itiraz etmeden bunları kabul edildiğini savunarak davanın reddini istemektedir.
Davalı ... tarafından davacıya gönderilen 29.12.2020 tarihli e-posta yazısının son paragrafında yer alan “…Ekte bulunan üç nihai masraf hesabına göre Nolis’e olan borcumuzun bakiyesi 4.486 USD olarak görünüyor ve bu tutarı ocak 2021’de ödemeyi/kapatmayı planlıyoruz...” beyanının yer aldığı görülmektedir. Söz konusu beyanda bahsi geçen 3 adet masraf ve ödeme bilgilerinin, davalı ... tarafından davacı ... adına; davaya konu geminin söküm işleminin bitim tarihi ve tarafların mutabık kaldıkları, son masraf belgesinin tanzim tarihi olan 09.11.2020 tarihinden yaklaşık 1,5 yıl sonra 30.04.2022 tarihinde tamamı acente ücreti açıklamalı 30.814 USD tutarlı fatura tanzim edildiği ve davacıya ait hesaba borç kaydı yapıldığı, tanzim edilen bu fatura bedeli üzerinde tarafların mutabık olmadıkları, davalı Granero tarafından tek taraflı olarak tanzim edilmiş ve kayıtlara yansıtılmış bir fatura olduğu anlaşılmaktadır.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ... Bölge Liman Başkanlığı’nın 20.09.2023 tarihli Mahkemeye cevabi yazısından; davacı ... ... ait ... IMO No. ve Cezayir Bayraklı “...” adlı gemi söküm işlemi için 01.12.2019 tarihinde ... /İzmir Limana demirlediği, 21.10.2020 tarihinde ... Gemi Söküm Tesisleri’nde baştankara edildiği, 04.11.2020 tarihinde söküme izin verildiği, 30.11.2020 tarihinde geminin söküm işlemenin tamamlandığı ve Acente Tarkan Denizcilik ve İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. olduğu bildirilmiş, ayrıca; Söküm İzin Belgesi -eki- Bitiş Kontrol Tutanağı’ nda ise; hurda geminin 30.11.2020 tarihinde tava kontrolü yapıldığı ve 17.06.2021 tarihinde söküm işlemenin tamamen bittiği belirtilmiştir.
Dosya kapsamına göre taraflar arasında kararlaştırılmış bir acentelik ücreti bulunmamaktadır. İbraz edilen belgelere göre taraflar arasındaki hizmet ilişkisi Nisan 2020 – Kasım 2020 tarihini kapsamaktadır. Davalı tarafından tanzim edilen ve tarafların üzerinde mutabık kaldıkları Masraf Belgeleri üzerinde yapılan incelemede; 4 adet masraf belgesi içerisinde toplam tutarı 7.500 USD olan acentelik ücretinin yer aldığı, ilk iki belgede acentelik ücretinin 750 USD olarak, sonraki belgede 1.000 USD ve diğer bir belgede ise 5.000 USD olarak yer aldığı görülmektedir. Acentelik hizmetinin 8 ay devam ettiği dikkate alındığında aylık ortalama acentelik ücreti 937,5 USD ( 7.500 / 8 ay)'ye tekabül etmektedir. Buna göre davalı ... tarafından hizmet ilişkisinin bittiği Kasım 2020 tarihinden yaklaşık 1,5 yıl sonra acentelik ücreti içerikli, 30.814 USD tutarlı fatura tanzim edilmiştir.
Davacı ... ... davaya beyanında; anılan gemisi ile ilgili verilen hizmetler için davalıya 33.830 USD fazladan ödendiği ileri sürülmüş, davalı ... A.Ş. ise uhdesinde (davacı alacağı) 1.899.50 USD kaldığını beyan etmiştir. Dosyadaki uyuşmazlık konusu, davalının davacıdan talep ettiği 30.814 USD Acentelik fark ücret tahakkukuna karşın; davacının bir nevi Koruyucu Acente sıfatında tanımladığı davalıya gönderdiği mükerrer ödemesinden kalan tutarın tarafına iade edilmesi istemine ilişkindir.
“Gemi Acenteleri Yönetmeliği” hükümlerine göre; Gemi acentesi: yaptıkları anlaşmalarla gemi sahibi gerçek veya tüzel kişiler ile kaptan, işleten veya gemi kiralayanın nam ve hesabına hareket eden ve üçüncü kişi ve kuruluşlara karşı bunların haklarını koruyan, bu çerçevede yaptıkları iş ve işlemlerde kendi kusurları dışında sorumlu tutulamayan, anlaşmadaki kişi ve kuruluşu, (m. 4/e) Koruyucu acente: Gemi acentesi ile yük acentesinin farklı olduğu durumlarda temsil ettikleri kişilerin hak ve menfaatlerini birbirlerine karşı koruyan acenteyi,( m. 4/ı)
Tali acente: Bir acentenin kendi nam ve hesabına işlem yapmak üzere verdiği yetki dahilinde faaliyette bulunan acenteyi (m. 4/k) tarif etmektedir. Davacı ile davalı arasında, yukarıda belirtilen hükümler anlamında, gemiye verilecek/verilen hizmetleri ilişkin herhangi bir anlaşmaya dava dosyasında mevcut değildir. Davalının, yaklaşık sekiz ay süre ile davacıya verdiği hizmetlerinden karine olarak “Acentelik” değil, ancak aracı şirket olarak; tarafların ortak iradeleri ile çalışma geçmişlerine dayalı hareket ettiği anlaşılmaktadır. Nitekim hizmet sürecinde, Gemi Acentelik Ücret Tarifesi’nin esas alınmadığı, davacıya hizmet bedeli olarak toplam 7.500 USD ücret tahakkuku ile tahsil edildiği görülmektedir. Bunun yanında davacı ilgilisine gönderdiği 19.10.2021 tarihli e-posta yazısı içeriğindeki “…’e mürettebat üyeleri için çıkış vizesi alması konusunda talimat verin; bu, onların sorumluluğu, acente olmadığımız için bunun düzenlemesini yapamayız…” şeklindeki beyanlarda davalının acente olarak hareket etmediğini teyit etmektedir.
Bilirkişi marifetiyle davalı ...'nun yasal ticari defter kayıtları üzerinde yapılan mali inceleme ile; davacı ...’ya ait hesapların ... no.lu cari hesap kodunda takip edildiği, davalı ... tarafından davacı ...’ya verilen hizmetler için tanzim edilen HAKEDİŞ bedellerinin ilgili hesaba borç, davacı ... tarafından yapılan ödemelerin ise bu hesaba alacak kaydedildiği, davalı nezdindeki davacıya ait hesabın 14.04.2022 takip tarihinde 8.607 USD alacak bakiyesi verdiği, davalı Granaeco’nun kendi yasal ticari defter kayıtlarına göre davacı ...’ya bu tutar kadar borçlu gözüktüğü, ayrıca icra takibi sonrasında davacının oluru ile davalı tarafından tedarikçilere ayrıca 3.275 USD (3.000 +275 ) ile 1.762 USD (1.487 +275 ) ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. Davalı tarafından davacıya verilen hizmetler için davalı, davacı adına tarafların mutabık oldukları Masraf Belgeleri tanzim etmiştir. Söz konusu masraf belgelerinin ilk ikisi olan 42.402 USD ile 41.306 USD tutarlı belgelerin birebir davalının kayıtlarına yansıtıldığı, toplam tutarı 113.928 USD (25.031 +64.954 +23.943) olan 3 adet masraf belgesinin ise davalı ... tarafından 113.376 USD olarak toplu halde kayıtlara yansıtıldığı belge tutarları ile kayıt tutarı arasında 552 USD fark bulunduğu saptanmıştır.
Davalı ... tarafından davacı ...’ya gönderilen 16.12.2020 e-posta yazısında davacı ... ’e 40.908 USD, 29.12.2020 tarihinde gönderilen e-posta yazısında ise davacı ...’ya 40.356 USD borçlu olduklarının beyan edildiği, bu iletiye karşı davacının herhangi bir itirazının olmadığı, davalının kayıtlarında yer alan tutarlar ile beyanlarında yer alan tutarların birbirini teyit etmediği görülmüştür. Bilirkişi raporunda, davalının 29.12.2020 tarihli borç ikrarı beyanı dikkate alınarak yapılan hesaplamada davalı ...'nun masraf belgelerinin toplam tutarının 197.636 USD, tahsilatların toplam tutarının 237.992 USD olduğu, buna göre davalının yaptığı tahsilatlardan bakiye tutar 40.356 USD (237.992 USD – 197.636 USD) olarak tespit edilmiştir. Bu bakiye tutardan, yine tarafların mutabık kaldıkları ve davalı ... tarafından ödenen 2.605 USD, 3.000 USD ve 1.487 USD tutarların hesaptan düşülmesi neticesinde davalı ...’nun davacı ...’ya en az 33.264 USD borçlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Sonuç olarak; davacı ile davalı arasında davacıya ait hurda gemi ile ilgili iş ve işlemlere ilişkin herhangi bir acentelik sözleşmesi mevcut olmadığı, dosyadaki diğer bilgi ve belgelere göre davalının acentelik sıfatı bulunmadığından resmi hizmet ücret tarifesinin uygulanamayacağı, kaldı ki; hizmet konusunun hurda gemi olmasından verilen hizmete acentelik resmi ücret tarifesinin uygulanmasının söz konusu olamayacağının açık olduğu, davalı aracılık hizmetlerine ilişkin dönemsel ücret tahakkukunu davacıdan tahsil etmiş olduğundan, davalının acentelik ücreti içerikli 30.814 USD tutarlı faturasının dayanağının bulunmadığı, neticede davacının davalıdan 33.264 USD alacağının bulunduğu kanaatine varılmış olduğundan, davanın bu tutar üzerinden kabulü ile davalının ....İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı icra takibine itirazının KISMEN İPTALİNE, 33.264,00 USD'nin takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesine göre işleyecek yıllık dolar faiziyle birlikte davalıdan tahsili için icra takibinin DEVAMINA, kabul edilen alacak likit olduğundan takdiren %20 oranı üzerinden hesap edilen 98.089,55 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ÖDENMESİNE, koşulları oluşmadığından reddedilen kısma ilişkin davalı yanın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının ....İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı icra takibine itirazının KISMEN İPTALİNE, 33.264,00 USD'nin takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesine göre işleyecek yıllık dolar faiziyle birlikte davalıdan tahsili için icra takibinin DEVAMINA,
-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
-Takdiren %20 oranı üzerinden hesap edilen 98.089,55 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ÖDENMESİNE,
-Reddedilen kısma ilişkin kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Karar harcı olan 40.032,74 TL'den peşin alınan 7.686,44 TL'nin mahsubu ile bakiye 32.346,30 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Davacının peşin olarak yatırdığı 7.686,44 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan 88.046,32 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4- Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2 maddesi gereğince tayin olunan 9.971,79 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 80,70 TL başvurma harcı, 361,25 TL posta gideri ile 14.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.441,95TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 14.200,32 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00 TL'nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 1.533,90 TL’sinin davalıdan, 26,10 TL’ sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/03/2024

Başkan ...
✍e-imzalıdır.
Üye ...
✍e-imzalıdır.
Üye ...
✍e-imzalıdır.
Katip ...
✍e-imzalıdır.