WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

İSTANBUL 17. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

ESAS NO :2021/141 Esas
KARAR NO :2024/117
DAVA :Menfi Tespit (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :13/05/2016
KARAR TARİHİ :12/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ tarafından müvekkili hakkında ... İcra Müdürlüğünün 2016/... esas sayılı dosyası üzerinden 6.000,00 TL cari hesap alacağına dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, ancak müvekkilinin takip alacaklısına böyle bir borcunun bulunmadığını, davalının muhasebe kayıtlarında yapılan hatadan ötürü müvekkilinden alacaklı göründüğünü, davalı yanın kendi hesapları arasında virman yaparken müvekkilinin hesabından 6.000,00 TL alacak virmanlaması gerekirken ters işlem yaparak borçlu hale getirdiğini, bu nedenle cari hesap kayıtlarındaki yanlışlıktan ötürü müvekkilinin borçlu göründüğünü, bu hususun muhasebe kayıtlarının incelenmesi sonucu anlaşılacağını ileri sürerek müvekkilinin icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile davalının haksız ve kötüniyetli olarak takip yapması nedeniyle dava değerinin % 20 'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ederek .... Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflararasında uzun süreden beri devam eden ticari ilişkinin bulunduğunu, davacı yanın, muhasebe kayıtlarında hata olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının müvekkili şirket nezdinde tutulan kayıtlara göre 4.447,42 TL hesap bakiyesi ile 1.552,58 TL kur farkından kaynaklanan borcunun bulunduğunu, borcun ödenmemesi nedeniyle davacı hakkında icra takibi başlatıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde 23/05/2017 tarih, 2016/ Esas, 2017/ karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek davacı vekilinin talebi üzerine dosya mahkememize gönderilmiş ve 2017/246 Esasına kaydının yapıldığı anlaşıldı.
Mahkememizin 2017/246 esas sayılı dosyası üzerinden davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin talebi üzerine dosya ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'ne gönderilmiştir. ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 15/03/2021 tarih, 2019/... esas, 2021/... karar sayılı kararı ile mahkememiz kararı kaldırılarak dosya mahkememize iade edilmiş ve yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
04/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... HD'nin 2019/... E. 2021/... K. Sayılı kararında yer alan hususlar dikkate alınmak suretiyle dosya içerisinde mevcut bilgi ve belgelerden davalının davacıdan konteyner gecikme bedeli (demuraj) alacağı talep hakkı olup olmadığı ve miktarı noktasında bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, davalının alacağının dayandığı konteyner gecikme ücretinin varlığını ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir.
10/10/2022 havale tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; Tarafların dosyada yer alan cari hesap ekstrelennin ve yasal defterlerinde yer atan muavin kayıtlarının karşılaştırılmasında tarafların yasal defter kayıtlarında mevcut olan işlemler esas alındığında, 16.10.2018 tarihli malı incelemeleri kapsayan rapor ile tespit edilen hususlarda herhangi bir değişikliğin bulunmadığı, davalı tarafından 2014 yılında davacı adına tanzim edilen toplam 11.049,28 USD karşılığı 23.903,47 TL.'lik faturalar karşılığı tahsil edilen 19.456,05 TL.'nin mahsubu ve kur farkları sonucu, davalının davacıdan dava ve 31.12.2016 tarihi itibarıyla 6.000 TL alacaklı gözüktüğü, davalının 6.000 TL. alacağının ise; depo olarak davacıdan alınan çekin tahsil edilmeden, çek giriş tarihi 28.04.2014 tarihinde fatura alacağına konu alacak bakiyesinden mahsup edilmek suretiyle davacı hesabına ALACAK kaydedilmesi ve 22.09.2014 tarihinde depo çekinin karşılıksız çıkması nedeniyle iadesi ile davacı hesabına 6.000 TL.'nin BORÇ kaydedilmesinden kaynaklandığı, davacının iş bu çek bedelini ödemediği hususunda taraflar arasında herhangi bir ihtilafın olmadığı, yukarıda rapor İçeriğinde yer alan özel can hesap ekstresinde de görüleceği üzere, davalının ters kayıt ile kendi lehine mükerrer alacak kaydı oluşturmadığı, diğer yandan BAM kararı uyarınca alınan 04.11.2021 tarihli raporda; teknik bilirkişi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, 8 adet demuraj faturasının dosyada mevcut olduğu belirtilmiş olup bu demuraj faturalarının bedelinin davalı şirket tarafından talep edilemeyeceği, davalı tarafından ibraz edilen ve kök rapor da yer verilen muavin kayıtlarında, davacı adına tanzim edilen ve davacı hesabına 11.049,28 USD karşılığı 23.903,47 TL.'lık faturaların borç kaydı yapıldığı, dosyada yer alan faturalar incelendiğinde ise; rapor içeriğinde detaylı dökümü yapılan 8.133,94 TL. karşılığı 3.733,52 USD'lik 6 adet fatura suretinin dosyaya ibraz edilmediği, ibraz edilmeyen faturalar içeriğinin demurajı kapsayıp kapsamadığının tespit edilemediği, dosyada mevcut demuraj faturalarının ise 4 adet 1.588 USD karşılığı 3.526,97 TL olduğu, davalı şirketin davacı adına tanzim etmiş olduğu ve teknik bilirkişi tespitlerine göre bedelini talep edemeyeceği demuraj faturalarının tamamının tespit edilebilmesi için davalının aşağıdaki 6 adet faturanın dosyaya ibraz etmesi gerektiği, tespit edilen demuraj faturalarının ise davalının 6.000 TL alacağından mahsubu gerektiği belirtilmiştir.
Mahkememizin 21/02/2023 tarihli celsesi uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, bilirkişi heyetinden aldırılan 17/07/2023 tarihli raporda özetle; Davalının davacı ile süregelen ticari ilişkide 19 adet faturanın tamamının (demuraj faturaları dahil) içeriğinin doğru olduğunun kabulü halinde ve yapılan ödemeler sonrasında davalının davacı yandan 2.196,88 USD alacağının bulunduğu, 21.03.2016 takip tarihindeki TL karşılığı olan 6.272,97 TL'nın takibe ve davaya konu edilebileceği, taraflar arasında bu miktar alacak mesnedi faturaların ticari defterlerde uyumlu yer aldığı, davalının sunduğu hizmet bakımından USD cinsinden faturalar tanzim etmesi ve alacağını takip tarihine kadar USD cinsinden cari hesapta takip ettikten sonra TL cisinden icra takibi konusu yaptığı, bu noktada taraflar arasında, kur farkı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacının itirazlarının 6.000 TL bedelli teminat amaçlı alınan çekten davalının alacaklanamayacağı hususunda olduğu, davalının ticari defterlerinde iade edilen çekten alacaklıymış gibi ters kayıt oluşturulmasının, davacıdan olan cari hesap bakiyesi alacağının hesabında yer almadığı, bu çekin alacak mesnedi olmadığı, davalının davaya konu faturalar nedeniyle alacağının 6.227,97 TL hesaplandığı, davacının takibe konu ettiği miktarın sırf tutar uyumlu diye 6.000,00 TL olmasının davalının çek sebebi ile alacaklı olduğu şeklinde yorumlanamayacağı, cari hesap bakiyesinde çekin yer almadığı belirtilmiştir.
Mahkememizin 26/09/2023 tarihli celsesi uyarınca dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, mali müşavir bilirkişiden aldırılan raporda özetle; ... tarafından ... ... aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2016/... Esas sayılı dosyasında 6.000 TL cari hesap alacağı için takip yapıldığı, yapılan incelemede, davalının takip konusu alacağı ödenmeyen çek veya çekin düzenlenme sebebi ile kur farkı hesabı ile doğrudan ilişkili olmadığı, davacı, davalının demuraj oluşma riskleri için teminat olarak alınan dava dışı ... Gümrük Müşavirliği firmasınca düzenlenen çekin iade edildiği, bu çeke konu demuraj riski gerçekleşmediği, bu çekin ters kayıt ile davalının davacıdan alacaklanma sebebi olduğunu ileri sürmektedir. Yapılan mali incelemede, davacının söz konusu 6.000 TL bedelli çek dolaysı ile borçlandırılmadığı, bu çekin davalının gerek davacıdan gerekse dava dışı SNK firmasından alacaklanma aracı olarak kullanılmadığı, davalı ...'ın davacı ... ...'dan 4 adet fatura toplamından oluşan 2.196,88 USD alacağının bulunduğu, bu alacağın fatura tarihlerindeki TL karşılıklarının toplamının 4.775,24 TL olduğu, Bu alacağın kur farkı ve ters kayıtlarla bir ilgisinin olmadığı ve doğrudan faturaya dayalı bir alacak olduğu belirtilmiştir.
Dava; cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
.... İcra Müdürlüğünün 2016/... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının ......A.Ş., borçlunun ... ... Tekstil...Şti., alacak miktarının 6.000 TL cari hesap alacağı, borç sebebinin 6000 TL'lik 22.03.2016 vade tarihli cari hesap alacağı olarak gösterildiği, dosya içerisinde ödemenin ve cari hesap ekstresinin borçluya tebliğ edildiği, ancak takibe karşı herhangi bir itiraz başvurusunda bulunulmadığı, davacının anılan icra dosyasında borçlu olmadığının tespiti talebiyle eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Mahkememizin 2017/... esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılamada 3. bilirkişi raporuna göre; davalı şirket tarafından davacı adına 19 adet fatura keşide edildiği, bu faturalardan dolayı toplam 11.049,28 USD karşılığı 23.903,47 TL alacağın doğduğu, davacı tarafından faturalara karşılık 19.456,05 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra davalının davacıdan tahsili gereken 6.000 TL alacağı bulunduğu anlaşılmış olup davanın reddine yönelik hüküm tesis edilmiştir. Hükmün istinaf edilmesi üzerine ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 15/03/2021 tarih, 2019/... esas, 2021/... karar sayılı kararı ile bahsi geçen çekin ticari defterlere kur karşılığının kaydedildiği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince öncelikle kur farkı konusunda taraf ticari defterleri arasındaki uyumsuzluk bulunup bulunmadığı tereddütsüz şekilde ortaya konulması gerektiği, çekin bir ödeme vasıtası olduğu, döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi, bedel hanesi verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek de doldurulabileceği, buna rağmen, ödemeyi Türk Lirası üzerinden çek olarak kabul eden davacının bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceği, somut olayda deniz ticareti hukuku konusunda uzman bir bilirkişi marifetiyle taraflar arasında sürastarya ücreti tahakkuk etmesini gerektirecek koşulların oluşup oluşmadığına yönelik bir yargılama faaliyeti içine girilerek deniz ticaret hukukunun kendine özgü özellikleri uyarınca ... Bankası A.Ş.'ye ait keşidecesi ... Ltd. Şti, lehtarı ... ... A.Ş. olan 31.07.2014 keşide tarihli 6000 TL tutarlı çekin hukuki dayanağının ortaya konulması gerektiği, sadece ticari defterlere yansıyan cari hesap ilişkisi kapsamındaki karşılıklı kayıtlar neticesi mahsuplaşma yoluyla sonuca ulaşılması hukuka aykırı olduğu, davalı tarafın bahsi geçen bu çeki SNK ... Şti.'ne iade etmesine rağmen kendi ticari defterlerinde sanki bu çekten alacaklıymış gibi ters kayıt oluşturduğu davacı tarafça ileri sürüldüğü ve bu hususun bilirkişi raporlarıyla da ortaya konulmuş olmasına rağmen ilk derece mahkemesince bu yöndeki savunma hiç tartışılmadan eksik gerekçe ile sonuca ulaşıldığı belirtilerek hükmün kaldırıldırıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı taraf davalı tarafa teminat olarak verilen çek davalının iade etmesi etmesi gerekirken iade etmediğini, ticari defterlerinde alacaklı gibi kayıt oluşturarak takip başlatıldığını ileri sürmüş, davalı taraf ise alacağın cari hesap ve kur farkından kaynaklandığını savunmuştur. Mahkememizin 30/06/2022 tarihli celsesinde davalı vekili bahse konu çekin davacının gümrükçüsüne iade edildiğini belirtmiş, davacı vekili bu durumu doğrulayarakçek iade edilmesine rağmen davalının ticari defterlerde çek nedeniyle alacaklı gibi kayıt oluşturduğunu iddia etmiştir.
Mahkememizce yeniden yapılan yargılamada aldırılan 17/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda mali inceleme neticesinde; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında ... tarafından ... ... Tekstil'e verilen hizmet bedelleri için USD para birimi üzerinden ... ... adına, toplam tutarı 11.049,28 USD olan 19 adet fatura tanzim edildiği (demuraj içerikli faturalar dahil), tanzim edilen fatura bedellerinin nezdindeki ... ... Tekstil hesabına borç kaydı yapıldığı,... ... Tekstil'in gümrük müşaviri tarafından ilgili fatura bedellerine ilişkin olarak banka havalesi yoluyla ...'e yapılan ödemeler sonrası ... nezdindeki ... ... Tekstil'e ait hesabın 2.196,88 USD borç bakiyesi verdiği ve ...'in kendi yasal ticari defter kayıtlarına göre ... ... Tekstil'den bu tutar kadar alacaklı olduğu, ... tarafından ... ... adına tanzim edilen 19 adet faturadan, toplam bedeli 4.773,46 USD olan 8 adedinin ... ... Tekstil'in kendi yasal ticari defter kayıtlarında yer aldığı, ... tarafından ... ... Tekstil adına tanzim edilen faturalara ilişkin olarak ... ... Tekstil tarafından, kendi yasal ticari defter kayıtlarında yer alan ve almayan fatura bedelleri için ...'e tanzim edilen bu fatura bedellerine ilişkin olarak cari hesaba mahsuben ...'e toplam 8.852,4 USD ödeme yapıldığı, yapılan bu ödeme sonrası ... nezdindeki ... ... Tekstil' ait hesabın 2.196,88 USD borç bakiyesi verdiği, ... tarafından tanzim edilen 19 adet faturanın tamamının (demuraj faturaları dahil) içeriğinin doğru olduğunun kabulü halinde ve yapılan ödemeler sonrasında ...'in ... ... Tekstil'den 2.196,88 USD alacağının bulunduğu, konunun kur farkları ile ilgisinin bulunmadığı belirtilmiş, ek raporlarda da davaya konu alacağın düzenlenen çek ve kur farkı ile ilgisinin bulunmadığı denetime elverişli şekilde açıklanmıştır. Davalının başlattığı takip ve alacak çeke dayanılmadığı gibi, bu çekin davalının ticari defterlerinde de cari hesap bakiyesi oluşmasında bir alacak sebebi olarak kayıtlı olmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre cari hesap ilişkisi içerisinde alacağın hangi faturalardan kaynaklandığı ve davalının bu faturalar nedeniyle alacaklı olup olmadığının tespiti gerekmektedir.
04/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda Davalı ... davacı ... ... adına tanzim edilen toplam tutarı 11.049,28 USD olan 19 adet faturanın tamamının doğru ve verilen hizmetler kapsamında olduğunun kabulü halinde, fatura toplamı olan 11.049,28 USD'den yapılan ödemeler toplamı olan 8.842,40 USD'nın düşülmesi sonrasında kalan bakiyenin 2.196,88 USD olacağı ve ...'in ... ...'dan bu tutar kadar alacaklı olacağı, yapılan ödeme esas alındığında, ... ... tarafından, kayıtlarında yer almayan faturalar için de ödeme yapıldığı , toplam tutarı 4.773,46 USD olan 9 adet faturanın, davacı ... ... tarafından teslim alındığı ve nezdindeki ... hesabına alacak kaydı yapıldığı, toplam tutarı 6.275,82 USD olan 10 adet faturanın davacı ... ...'un kayıtlarında yer almadığı tespit edilmiştir. Mahkememizin 05/12/2023 tarihli ara kararı doğrultusunda bilirkişi raporunda ödemeler ve faturaların eşleştirmesi neticesinde bakiye alacağın 653,00 USD bedelli fatura , iki adet 548,06 USD bedelli fatura ve 447,76 USD bedelli faturalardan kaynaklandığı tespit edilmiştir. Anılan faturalardan 653,00 USD tutarlı fatura davacının ticari defterlerinden kayıtlı olduğu ancak ödeme yapılmadığı anlaşıldığından davacının bu fatura nedeniyle borçlu olduğunun kabulü gerekmiştir. Alacağa konu edilen diğer faturalar dosyaya sunulmuş olup incelenmesinden ... , ... sayılı konteynerlar ve ... sayılı taşımaya ilişkin iki konteyner için düzenlenen bir kısım liman hizmetleri açıklamalarını içeren faturalar olduğu görülmektedir. Davalı tarafça anılan faturalara ilişkin konişmento ve taşımaya ilişkin diğer belgelerin sunulmadığı, fatura bedellerinin ne şekilde hesaplandığı, faturalar karşılığı hangi hizmetlerin verildiği açıklanmadığı görülmektedir. Bu haliyle davalı tarafça davacının bu faturalar nedeniyle sorumlu olduğu ortaya konulamamış olup, iki adet 548,06 USD bedelli fatura ve 447,76 USD bedelli faturalar bakımından başlatılan takibin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle davacının 653,00 USD bedelli fatura nedeniyle borçlu olduğu, davalının yabancı para alacağı bakımından seçimlik hakkını kullanarak alacağın TL karşılığını talep ettiği, davacının borçlu olduğu tespit edilen 653,00 USD nin takip tarihindeki TL karşılığının 1874,11 TL olarak hesaplandığı, buna göre davacının bakiye 4.125,89 TL (6.000,00- 1874,11 ) yönünden borçlu olmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davacının ... İcra Müdürlüğü'nün 2016/... esas sayılı dosyasında 4.125,89 TL alacak yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 102,47 TL'nin mahsubu ile bakiye 325,13 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacının peşin olarak yatırdığı 102,47 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı yargı gider toplamı olan 14.926,35 TL'nin ( 29,20 TL başvurma harcı, 4.497,15 TL posta gideri ve 10.400,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 10.263,35 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı için takdir edilen 4.125,89 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı vekili için takdir edilen 1.874,11 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
7-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/03/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır