T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO :2021/123 Esas
KARAR NO :2024/18
DAVA :İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :05/11/2015
KARAR TARİHİ :18/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı şirketin... (IMO:..) gemisine satmış olduğu deniz yakıtından ve yakıtın teslim edilmesi hizmetinden doğmuş olan deniz alacağını talsil etmek amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, yapılan itiraz sonucunda icra takibinin durduğunu, haksız ve dayanaksız itirazların iptali gerektiğini,... gemisinin acentesi olan ... Konteyner Taşımacılığı Denizcilik A.Ş.'nin deniz yakıtı ticareti ile iştigal eden müvekkili şirketten 14.04.2014 tarihinde İstanbul Ambarlı Limanı’nda teslim edilmek üzere ... miktarında yakıt talebinde bulunduğunu, geminin acentesi olduğunu beyan eden ...A.Ş’nin konuyla ilgili yetkilisinin elektronik postasının dosyaya sunulduğunu, sunulan belgede alınmak istenen yakıtın miktarının 250 MT olduğunu, vasfı ile birim fiyatının 616,00 Amerikan Doları olduğu ve ödemenin de teslim tarihinden sonraki 45 gün içinde yapılacağının açıkça yer aldığını, müvekkili şirketçe ilgili talebe uygun şekilde 14.04.2014 tarihinde yakıt İstanbul Ambarlı Limanı'nda teslim edildiğini, yakıt teslimine ilişkin yakıt teslimat belgesi... gemisinin mührüyle birlikte geminin kaptanı tarafından imzalandığını, deniz yakıtını talebe uygun şekilde kaptan nezaretinde gemiye teslim etmekle müvekkilinin borcunu eksiksiz olarak ifa ettiğini, deniz alacağı için müvekkili şirketin M.04.2014 tarihli A seri ...numaralı 155.500,00 Amerikan Doları bedelli fatura düzenleyerek borçluya gönderdiğini, ancak fatura bedelinin kararlaştırılan vade içerisinde ödenmemesi üzerine taraflarınca icra takibine başlanmak zorunda kalındığını, başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından mesnetsiz şekilde itiraz edilerek takip durdurulduğunu, müvekkili şirket ile dava dışı ... A.Ş. arasında alacağın temliki sonucunu doğuran bir tasarruf muamelesi gerçekleştirilmediğini, davalı borçlu tarafından takip tarihinden sonra ancak işbu davanın ikamesinden önce 29.05.2015 tarihinde takibe konu edilen alacak için 25.000,00 Amerikan Doları tutarında kısmi ödemenin müvekkili şirketin banka hesabına yapıldığını, yapılan kısmi ödemenin taraflarınca icra müdürlüğüne bildirildiğini ve borçlunun ödemesi gereken tahsil harcı olan 1.509,55 TL'nin de taraflarınca ödendiğini, bu hususun üzerinden takibe devam edilmesi gereken alacak miktarının belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla davanın kabulü ile davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyaya sunduğu itirazının iptaline, haricen yapılan ödeme sonrasındaki bakiye alacak miktar üzerinden tahsilde tekerrüre meydan vermeyecek şekilde takibin devamına, davalının haksız itirazına karşın takibe konu alacağın tamamının %40’ından olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dışı ihbar edilen olan ... A.Ş. ile 13.11.2014 tarihinde temlik sözleşmesi akdettiğini, Temlik Sözleşmesi ikinci maddesine göre müvekkili şirketin temlik borçlusu olarak anıldığını, temlik edilen alacağın borçlusuna karşı temlik edenin tüm haklarının alacağın temliki ile temellük edene geçeceğini, bu hakların karşılıklı iradelerin birbirine uygun olması ve böylece sözleşmenin kurulması anında doğduğunu, bu durumda hiçbir karşı edimde bulunulmasa bile temellük edenin bu alacak miktarı için alacaklı durumuna geçtiğini, alacağın temliki yeni bir alacak doğurmayıp mevcut borç ilişkisinin sadece aktif tarafını değiştireceğini, huzurdaki davada alacağın temlikin müvekkili şirketi ilgilendirmediğini, alacağın temliğini ilan etmek suretiyle müvekkili şirketin bilgisine sunmanın zorunlu olduğunu, alacağın temlikinin müvekkili şirkete karşı ileri sürülebilmesinin bu ilanın yapılmış olmasına bağlı olduğunu, alacağın temlik edenin mal varlığından çıkıp temellük edenin mal varlığına girmesi veya resmi şekilde yapılan temlik tarihinden itibaren gerçekleşeceğini, temlik ile alacaklının değişeceğini ve alacağın temlik alan üçüncü kişiye geçeceğini, bu andan itibaren ödenmesini isteme hakkının da yeni alacaklıya geçeceğini, dava konusu faturaya “bedelin belli bir sürede ödenmemesi halinde vade farkı ödenir’ ibaresinin yazılmadığını, diğer yandan muaccel hale gelen bir alacağa dava tarihinden önce faiz yürütülebilmesi için borçluya usulüne uygun bir ihtar gönderilerek temerrüde düşürülmediğini, talep edilen faiz oranının da yasal olmadığını, dava dilekçesine göre davanın harca tabi esas değerinin 118.763,68 USD karşılığı 295.203,58 TL olduğunu, davacı dilekçesinin 6 numarasında müvekkilinin 25.000,00 USD ödediğini ikrar ettiğini, dava değerinin esasen 93.763,68 USD olduğunu, bahse konu ödeme temlik sözleşmesinin 3 numaralı maddesine uygun olarak ... A.Ş. Anadolu Kurumsal Şubesi nezdinde açılmış olan ... ıban numarasına 13.11.2014 tarihli temlik sözleşmesi karşılığı olarak yatırıldığını, aynı madde devamında anılı hesabın temlik alan tarafından onay alınmaksızın değiştirileceğinin yazılı olduğunu, bu kapsamda Iban numarasının kime ait olduğunun taraflarınca bilinmediğini, davacının müvekkili şirketle olan cari hesap dökümlerine göre talep edilen miktarlar ile hesapta görünen tutarlar arasında fark göründüğünü belirterek davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan yönünden reddine, haksız ve dayanaksız davanın reddine ve takibin durdurulmasına, davacı alacaklının %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/12/2016 tarih, ... Esas,...sayılı kararının davacı vekilinin 24/07/2017 havale tarihli dilekçesi ile istinaf incelemesine gönderilmesi talebi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 16/10/2020 tarih ve 2020/58 Esas 2020/205 Karar sayılı ilamıyla İstanbul Anadolu ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/12/2016 tarih, ...Esas, ...sayılı kararının görev nedeniyle kaldırıldığı görülmüştür.
İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/11/2020 tarih,... Esas,... Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın mahkememize geldiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Serbest Mali Müşavir ... ve ... Kaptanı ... tarafından tanzim edilen 14/04/2022 havale tarihli raporda özetle; dosya mevcudu, davalı şirketin 2014 ve 2015 yılı ticari defterleri, dava ve icra dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel yönden tetkiki sonucunda incelenen davalı şirkete ait 2014 ve 2015 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu, davalı şirketin 2014 ve 2015 yılı ticari defterlerini TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmasından dolayı davalı şirketin 2014 ve 2015 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı ... A.Ş.’nin tarafına düzenlenen deniz yakıtı faturasından kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 16.04.2015 tarihi itibariyle davacı ... Ürünleri Dış Tic. A.Ş.’ye 418.519,69 USD borcunun bulunduğu, ancak davacı şirketin talebe bağlılık ilkesi gereğince düzenlediği faturadan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 16.04.2015 tarihi itibariyle davalı yandan 110.907,72 USD bakiye alacağını talep edebileceği, davalı şirketin icra takip tarihinden sonra (icra takip tarihi 16.04.2015 tarihidir.) 29.05.2015 tarihinde 25.000,00 USD ve 04.08.2015 tarihinde 300.000,00 USD olmak üzere davacı şirkete toplam 325.000,00 USD havale göndererek ödeme yaptığı ve ticari defterlerinde kayıt altına alarak davacı yanın cari hesabından mahsup ettiği, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde; davalı şirketin 04.08.2015 tarihi itibariyle davacı yana 93.519,69 USD borcunun bulunduğu, davacı yanın 16.04.2015 tarihli icra takibinde takip tarihinden itibaren TCMB’nın bankalarca ABD Doları üzerinden açılan döviz tevdiat hesaplarına uygulanacağı bildirilen yıllık en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek gecikme faizi talep ettiği, faiz başlıklı bölümde ayrıntılı olarak hesaplama yapılmış olup, davacı yanın icra takibinde talep edebileceği işlemiş faiz miktarının 6.934,00 USD olarak hesaplandığı, davacı şirketin icra takip tarihi olan 16.04.2015 itibariyle davalı ...A.Ş.’den 110.907,72 USD bakiye fatura alacağı, 6.934,00 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 117.841,72 USD alacağının bulunduğu, tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin değerlendirilmesinin mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişi Serbest Mali Müşavir ... tarafından tanzim edilen 20/12/2022 havale tarihli ek raporda özetle; incelenen davacı yana ait 2014 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu, davacı yanın 2014 yılı ticari defterlerini TTK. hükümlerine göre usulüme uygun tutmasından dolayı davacı yanın 2014 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı şirketin 2014 yılı ticari defterlerinde müşterileri ile olan hesap hareketlerini 140 Alıcılar Hesabına alt hesap açmadan ana hesap düzeyinde takip ettiği, dönem içinde düzenlenen faturalar ve tahsilatlar 120 Alıcılar ana hesap düzeyinde işlenmiş olduğu, dava ve icra takibine konu olan 11.04.2014 tarihli A seri ... numaralı 155.500,00 USD tutarlı faturanın davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığına dair tespitin yapılamadığı, davacı şirketin 31.12.2014 tarihi itibariyle davalı yandan olan alacak miktarının tespit edilemediği, davalı şirketin ticari defterleri kök raporda ayrıntılı olarak incelenerek davalı şirketin borç miktarının tarafınca tespit edildiği, davalı şirketin borç miktarı yönünden kök raporda yer alan görüş ve kanaatinde herhangi bir değişikliğin bulunmadığı belirtilmiştir.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişi Serbest Mali Müşavir ... tarafından tanzim edilen 18/05/2023 havale tarihli ikinci ek raporda özetle; davalı şirketin 2014 ve 2015 yılı ticari defter kayıtlarına göre; davacı şirketin dava ve icra takibine konu ettiği 11.04.2014 tarihli 155.500,00 USD tutarındaki faturayı davalı şirkete düzenlemesiyle davalı şirketin 11.04.2014 tarihi itibariyle davacı yana 168.434,78 USD (155.500,00 USD fatura tutarı + 12.934,78 USD cari bakiye) cari hesap borcunun bulunduğu, 11.04.2014 tarihinden sonra davalı şirketin davacı yan ile aralarında bulunan cari hesap ilişkisine istinaden ...Konteyner Virman Dekontu açıklaması ile 05.12.2014 tarihinde davacı yanın cari hesabından 21.348,87 USD’yi tenzil ettiği ve davalı şirketin 12.12.2014 tarihinde 50.000,00 USD, 29.05.2015 tarihinde 25.000,00 USD tutarında davacı yana havale gönderdiği, gönderdiği havaleleri davacı şirketin cari hesabından tenzil ettiği tespit edildiği, davalı şirketin dava ve icra takibine konu olan faturadan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 16.04.2015 tarihi itibariyle davacı şirkete 97.085,91 USD (168.434,78 USD - 71.348,87 USD (21.348,87 USD + 50.000,00 USD)) borcunun bulunduğu, davalı şirketin dava ve icra takibine konu olan faturadan kaynaklı olarak 29.05.2015 tarihi itibariyle (icra takip tarihinden sonra) davacı şirkete 72.085,91 USD (168.434,78-USD - 96.348,87-USD (21.348,87 USD + 50.000,00 USD + 25.000,00 USD)) borcunun bulunduğu belirtilmiştir.
Dava; davacı tarafça davalıya ait gemiye deniz yakıtı verilmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olduğu; uyuşmazlığın, dava ve takip konusu alacağın dava dışı ...'a temlik edilip edilmediği ve temlik nedeniyle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
İstanbul Anadolu... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde davacı takip alacaklısı tarafından 15/04/2015 tarihli takip talebi ile davalı takip borçlusu hakkında ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı takip borçlusuna 30/04/2015 tarihinde tebliği üzerine davalı takip borçlusunun 04/05/2015 tarihinde borca ve ferilerine karşı itiraz ettiği ve bunun üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin ve/veya takibin durdurulmasına ilişkin kararın davacı takip alacaklısına tebliğ edilmediği, eldeki davanın İİK 62 maddesi gereği 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 05/11/2015 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dosyaya ibraz edilen , davacı ... A.Ş. İle ... arasında yapılan 13/11/2014 tarihli temlik sözleşmesi incelendiğinde, temlik eden ... A.Ş.'nin 05/12/2013 tarih ve ... nolu Genel Kredi sözleşmesi ve ekleri tahtında kendi adına asaleten ve/veya kefaleten açılmış ve açılacak krediler ile bu krediler tahtında müştereken veya münferiden taraf olduğu her türlü sözleşme ve/veya belgelerden doğmuş ve doğacak tüm kredi borçlarının her türlü fer'i leri ile birlikte (kredi borcu) temlik alana geri ödenmesini temini amacıyla temlik edenin fatura borçlusu muhataplara (...A.Ş.) (Temlik borçlusu)'na satışını gerçekleştirdiği mallarla ve/veya sunduğu hizmetler ile ilgili olarak faturalar nedeni ile doğmuş ve doğacak alacaklarından toplam 1.155.114,86 USD (Temlik tutarı) kadar kısmının temlik alana devir ve temlikinin düzenlendiği, temlik sözleşmesi ekinde ...A.Ş.'ye ait, dava konusu edilen A-176332 numaralı ve 14/04/2014 tarihli faturaya dayalı 155.500,00 USD bedelli alacağın da yer aldığı, temlik eden...A.Ş. tarafından ...A.Ş.'ye temlik ile ilgili 26/11/2014 tarihli ihtarnamenin çekildiği anlaşılmıştır.
... A.Ş.'nin 20/05/2016 tarihli müzekkere cevabında temlik sözleşmesine firma tarafından atılan imzaların yetkisiz olduğu tespit edildiğinden, temlik teminatına alınmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Bununla birlikte davacı tarafından dava dışı temlik alan ... A.Ş' ye gönderilen ihtarnameye dava dışı banka tarafından verilen 04/09/2015 tarihli İhtarnameye cevabi yazısında davacının bankaya olan borcunun 04/08/2015 tarihinde sona erdiğinin ve davacıya ait hesaplarda bulunan takyidatlar dışında bankanın tasarruf hakkının kalmadığının belirtildiği görülmüştür.
Davacı ile dava dışı ... arasındaki 13/11/2014 tarihli temlik sözleşmesine konu edilen ancak eldeki dosyada dava konusu edilmeyen, eldeki dosya davacısının davacı eldeki dosya davalısının davalı olduğu, 94.950,00 USD asıl alacağın tahsili hususunda mahkememizde açılan 2019/81 Esas 2019/387 Karar sayılı mahkememiz kararının istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13 Hukuk Dairesi'nin 02/11/2023 tarihli 2021/1070 Esas 2023/1710 karar sayılı ilamı ile; icra takip tarihi itibarı ile davacı ile dava dışı ... AŞ arasındaki 13/11/2014 tarihli temlik sözleşmesine konu kredi borcunun halen devam ettiğinden bahisle temlik edilen alacak üzerinde bankanın tasarruf yetkisinin devam ettiği geçerli bir temlik sözleşmesinin bulunduğu, bu haliyle davacının dava konusu alacağı bankaya temlik etmiş olması nedeni ile icra takip tarihi itibarı ile davacı alacaklının takip başlatma konusunda aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı belirtilerek davanın usule uygun başlatılmış bir icra takibi olmadığından dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmek sureti ile kesin nitelikte yeniden hüküm kurulmuştur.
Açıklanan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi ilamı doğrultusunda; davacı ile dava dışı ... A.Ş. arasında dava konusu alacağın da bulunduğu 13/11/2014 tarihli temlik sözleşmesi akdedildiği, temlik sözleşmesinin 2. maddesinde temlik eden bankaya olan sözleşmede belirtilen genel kredi sözleşmesi ve ekleri tahtında bankaya olan borcunun ödenmesini temin amacı ile sözleşmede belirtilen limit dahilinde dava konusu alacağın da bulunduğu alacakların bankaya devir ve temlik edildiği, bu haliyle söz konusu temliğin ifaya yönelik temlik niteliğinde olduğu, Temlik sözleşmesinin 3.1 maddesinde temlike konu alacakların bankanın belirlediği hesaba ödeneceği, 3.2 maddesinde temlik edenin temlike konu alacak üzerin temlik alanın tasarruf yetkisini, alacağı talep, tahsil ve ahzu kabz yetkisini ve bankanın alacağına mahsup yetkisini, temlik edenin temlik borçlusuna temliği ihbar edeceğini kabul ettiği, temlik eden davacı tarafından söz konusu temlik sözleşmesi ve temlike konu dava konusu borcun temlik alana ödenmesi hususunun 26/11/2014 tarihinde davalı borçluya ihbar edildiği, temlik alan banka yetkililerince, temlik sözleşmesindeki temlik eden firma tarafından atılan imzaların, yetkisiz kişilerce atıldığı tespit edildiğinden, temlikin teminata alınmadığı belirtilip davacı tarafından da bu sebeple sözleşmenin başından beri geçersiz olduğu ileri sürülmüşse de, temlik sözleşmesinin taraflarca imzalandığı, imzalandıktan sonra imzaların yetkisiz kişilerce atıldığı ve geçerli olmadığının ileri sürülmediği, temlik eden davacı tarafından imza itirazında bulunulmadığı, tarafların birbirlerine gönderdiği ihtarnamelerde temlikin geçersizliğinin ileri sürülmediği ve borç ödendiğinden sözleşmenin konusuz kaldığı belirtilmiş olup ve temlik borçlularına temlik sözleşmesinin de ihbar edilmiş olduğu anlaşıldığından, yargılama aşamasında temlik sözleşmesinin geçersiz olduğunun ileri sürülmesi TMK'nın 2. maddesi uyarınca dürüstlük kuralına aykırı kabul edilerek, dava konusu alacağın icra takibinden önce temlik sözleşmesi ile açıkça dava dışı bankaya temlik edildiği anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki iddiaları yerinde görülmemiştir. Bunun yanında davacı tarafından bankaya icra takibinden sonra gönderilen ihtarnamede bankaya kredi borcunun 04/08/2015 tarihi itibariyle sona erdiği ve buna bağlı teminat sözleşmelerinin konusuz kaldığı, bankaca verilen cevabi ihtarnamede de davacının bankaya 04/08/2015 tarihi itibariyle borcu kalmadığı ve teminat sözleşmesine konu alacaklar yönünden bankanın bir tasarrufu kalmadığı bildirilmiş ise de; icra takibinin bankaya borcun sona erdiğinin bildirildiği 04/08/2015 tarihinden önce, 15/04/2015 tarihinde başlatıldığı ve bu tarihte davacının halen bankaya borcu olduğu ve temlik edilen alacak üzerinde bankanın tasarruf yetkisi olduğu ve geçerli bir alacağın temliki sözleşmesinin bulunduğu anlaşılmıştır. Husumet ehliyeti ve dava şartları icra takip tarihi ve dava tarihi itibariyle değerlendirilmesi gerekmekte olup icra takibinin ve yargılamanın sonuna kadar da bu şartların mevcut olması gerekmektedir. Bu durumda alacağın temliki sözleşmesine göre davacının davaya ve takibe konu alacağı icra takibinden önce bankaya temlik ettiği ve davacının davaya konu icra takibinde aktif takip ehliyetinin bulunmadığı kanaati ile neticede davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın dava şartı yokluğu nedeni ile USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 3.434,76 TL den karar harcı olan 427,60 TL nin mahsubu ile fazla alınan 3.007,16 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekili için takdir edilen 17.900,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/01/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!