T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO :2020/366 Esas
KARAR NO :2024/147
DAVA :Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :19/12/2018
KARAR TARİHİ :21/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından ... A.Ş.'den satın alınan Rus menşeili 2040 m/ton mısır yükünün gemi ile taşınması ve ... Limanı'nda tahliye ve teslimi için ... A.Ş. ile davalının yapacağı taşıma için 23/10/2018 tarihli taşıma sözleşmesi kapsamından ... A.Ş.'ye ... IMO numaralı ... gemisi için 15.000,00 USD navlun bedelinin müvekkili şirket tarafından ... Bankası ... Şubesi'ne 31/10/2018 tarihinde ... Dış Ticaret adına navlun ön ödemesi olarak davalıya taşıma sözleşmesi tarafı olarak ödendiğini, mısır yükü için yükün yükleme limanı olan ... Limanı tarafından geminin hububat yüküne uygun olmadığı ve bu sebeple geminin ... Limanı tarafından yasaklı olduğu nedeni ile geminin yüke uygun bulunmadığından limana yanaştırılmadığını, yükün taşınmadığını, ... A.Ş. aracılığı ile temin edilen ... gemisi için düzenlenen çarter parti ile geminin mısır yüküne uygunluğu hususunun bildirilmiş olmasına rağmen geminin önceden yasaklı olduğu ve mısır yüküne uygun olmadığı hususu gizlendiğini, bu nedenle ifa yeri olan ... Limanı'na yükünün gelmediğini, taraflarınca haksız ve hukuka aykırı olarak 15.000,00 USD navlun ön ödemesi tahsil edildiğini, davalı tarafın ... Noterliği'nin 30/11/2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesine rağmen borçlu oldukları 15.000,00 USD navlunu iade etmediğini, mahkemenin 2018/... Değişik İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz talep edildiğini, davalarının kabulü ile ... Limanı'na taşınacak ve tahliye edilecek yük için verilen 15.000,00 USD alacaklarının fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının davalı şirketten ihtarname tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile tazmin ve tahsiline karar verilmesini, mahkemenin 2018/278 Değişik İş sayılı dosyasından verilen ihtiyati haczin devamına karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş.’nin işleteni olduğu ... şirketine ait ... IMO numaralı ... gemisi ile dava dışı ... A.Ş. arasında 2040 m/ton Rus mısırının .../Rus Limanı’ndan ... Limanı’na taşınma görüşmeleri yapıldığını, görüşmeler sonucunda ...'ın ... isimli geminin taşıma işini gerçekleştirmesini onaylandığını ve taraflar arasında 23.10.2018 tarihli çarter sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile 2040 m/ton Rus mısırının .../Rus Limanı’ndan ... Limanı’na taşınma işinin hüküm altına alındığını, müvekkilinin bu yükleri taşıma işini üstlendiğini, müvekkilinin yükleme limanı olan .../Rusya Limanı’na 07.11.2018 tarihinde ... Limanı’na ulaştığını, kiracı acentesi ... isimli şirkete hazırlık ihbarında bulunduğunu, hazırlık ihbarı akabinde müvekkilinin kiracıdan/acentesinden geminin hangi rıhtımda yükleme yapılacağı ve hangi rıhtıma yanaşılacağına dair bilgi beklemeye başladığını, acenteden ve kiracıdan kendilerine iletilen maillere ve telefonlara karşı cevap alamayan müvekkilinin 10.11.2018 tarihinde taşımaya dair tüm ilgililere ihtar düzenlediğini, kiracı acentesinin yazışmalar üzerine yükleme limanında gemiye yükleme yapacak aparatları ayarlayacak şirket/liman ile görüştüğünü, ayrıca rıhtımda olan gemiden sonra ... gemisinin limana yanaştırılması için 12.11.2018 tarihinde başvuruda bulunduğunu, bu başvurunun gemi gelmeden önce yapılıp gerekli ayarlamaların tamamlanması gerektiğini, buna ilişkin olarak kiracı ve acentesinin tüm ayarlamaların ve ilgili sözleşmelerin yapıldığına dair bilgi verildiğini, müvekkilinin ısrarlı mail ve aramalarına rağmen geminin yanaşmasının organize edilmemesi gerekçesi ve aradan geçen süre göz önüne alınarak müvekkilinin tüm ilgililere 15 Kasım 2018 tarihinde tekraren bir ihtar metni daha ilettiğini, bunun üzerine kiracı acentesinin 16 Kasım 2018 saat 18:00'de geminin limana yanaşacağı bilgisini ve taahhüdünü ilettiğini, müvekkilinin bunun üzerine iyiniyetli olarak tekrar yanaşmayı beklemeye başladığını ve bu durumun tüm taraflara bildirdiğini, 16.11.2018 tarihinde kiracı acentesi tarafından müvekkiline mail iletildiğini, bu mailde geminin yanaşmasına Rus makamları tarafından izin verilmediğini, bunun gerekçesi olarak geminin hububat/mısır yüküne elverişli olmadığı ve yeterli sertifikaları sağlamadığının gösterildiğinin iletildiğini, bu durum üzerine kiracı ve acentesi tarafından verilen taahhütlere uyulmaması üzerine ve geminin varış tarihinden makul bir süre geçtikten sonra basiretli bir tacir gibi hareket edilerek müvekkilinin bekleme sebebiyle uğradığı zararın daha fazla büyümesini önlemek adına çarter sözleşmesinin 16.11.2018 tarihinde feshedildiğini, geminin 17.11.2018 tarihinde yükleme limanından ayrıldığını, uyuşmazlığa konu çarter sözleşmesinin ... ile müvekkili arasında akdedildiğini, ön ödemeyi yapan davacının üçüncü kişi konumunda olduğunu, dava konusu 15.000,00 ABD Doları’nın ödenmesinin davacı ve dava dışı ... arasındaki hukuki ilişki neticesinde meydana geldiğini, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir hukuki ilişki mevcut olmadığını, ödemenin temel dayanağının davacı ile dava dışı ... arasındaki hukuki ilişki olduğunu, müvekkilinin olayda davacıya karşı borçlu taraf olmadığını, davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettiğini, dava konusu taşımaya dair hükümleri düzenleyen 23.10.2018 tarihli çarter sözleşmesinde sözleşme sebebiyle doğacak uyuşmazlıklarda yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul (Çağlayan) Mahkemeleri olduğu düzenlendiğini, ... Mahkemelerinin yetkili olmadığını, çarter sözleşmesinin dava dışı ...’ın sözleşmeye aykırı hareketleri sebebiyle müvekkili tarafından Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak iptal edildiğini, müvekkili ile dava dışı ... arasında akdedilen çarter sözleşmesinde belirtilen tüm yükümlülüklerin müvekkili tarafından yerine getirildiğini, yüklerin hazır edilmediği bilgisinin müvekkili şirketlerden gizlendiğini, kiracı acentesi sıfatıyla hareket eden ... tarafından birçok kez geminin limana yanaştırılmasına ilişkin bilgi ve taahhüt verilmişse de bu taahhütlerin hiçbirine uyulmadığını, açılan davayı kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/10/2019 tarih ve 2018/... Esas 2019/... Karar sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verildiği, verilen yetkisizlik kararının ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 19/03/2020 tarih 2019/... Esas ve 2020/... Karar sayılı ilamı ile onandığı, dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderildiği; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilen dosyada 30/06/2020 tarih ve 2020/... Esas 2020/... Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine dosyanın mahkememize geldiği ve yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Uzakyol Kaptanı ... ve Taşıma Uzmanı ... tarafından tanzim edilen 08/11/2023 havale tarihli raporda özetle; yolculuk çarter partisinin dava dışı ... ile Davalı ... ve Tic. A.Ş. arasında kurulduğu, dava dışı ...’ın taşıtan ve davalıların donatan/taşıyan sıfatına haiz olduğu davacı şirketin ön ödeme olarak yaptığı 15.000,00 USD'yi dava dışı taşıtan ... adına yaptığı, BK’nun 40. maddesi uyarınca yetkilendirilmiş bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlacağı, dolayısıyla yapılan ön ödemenin borcun nakli niteliğinde olmadığı gibi halefiyet şartlarının gerçekleşmediği, yapılan ödemenin iadesini talep hakkının dava dışı ...’a ait olduğu, mahkeme aksi kanaatte ise ... isimli geminin ... Limanı'na vararak hazırlık mektubunu 7.11.2018 tarihinde sunduğu, dosya kapsamında geminin ... verilmesine engel oluşturabilecek bir teknik uygunsuzluğun varlığına işaret eden bir delil görülemediğinden ... ’un geçerli olacağının kabul edilmesi gerektiği, fumigasyona uygunsuzluğu dahil olmak üzere kabul edilebilir bir delil ortaya konulmamış olduğu, dava konusu geminin yüklemeye uygun olmadığı iddia edilen Temryuk Limanı'nda 07.09.2018 tarihli konşimento ile dökme pirinç kepeğini sorunsuz yüklemiş olduğu, yine ... Limanı'ndan 23.01.2019 tarihli konşimento ile yine dökme pirinç kepeğini sorunsuz olarak yüklemiş olduğu anlaşıldığından ... gemisinin ... Limanı'nda yasaklı olduğu iddiasının ispata muhtaç olduğu yükün taşıyana yükleme süresi ve devamında teslim edilmediği, yükün teslim engelinin davalı taşıyanın faaliyet alanından ortaya çıkan bir olgudan kaynaklandığının ispata muhtaç olduğu, yük yüklenmeden önce sözleşmenin fesh edilmiş olması nedeni ile ön ödeme olarak yapılan 15.000,00 USD'nin iadesinin talep edilemeyeceği, fesih hakkı bakımından süre konusunun ise Mahkemenin takdirinde olduğu, kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 08/11/2023 havale tarihli ayrık raporda özetle; mevcut davada söz konusu avans ödemesinin iadesi talebi, "... gemisinin yasak nedeniyle ... Limanı'na girişine izin verilmediği" gerekçesine dayandırıldığı ancak bunu kanıtlayacak geçerli bir delil sunulmadığı, Rus makamlarının bu konuda delil teşkil edecek bir cevap göndermediği, tarafınca dosyada tespit edilen sözleşmenin haksız feshinin davacı tarafından ileri sürülmediği, gibi sebepsiz zenginleşme iddiasının bulunmadığı, olayın özünde davacının davalı ile müvekkil-alt vekil ilişkisi nedeniyle huzurdaki davada taraf ehliyetinin bulunduğu, 15.000,00 ABD Doları tutarındaki miktarın geri ödenmesini müvekkilinin alt vekilden doğrudan talep hakkı çerçevesinde isteyebileceği, usule ilişkin takdir yetkisinin mahkemeye ait olduğu, bilirkişiye sorulan “yükün yüklenememesi bakımından sorumluluğun hangi tarafta olduğu” sorusuna cevaben; davalı tarafın NOR verdiği yükleme limanından kanuni fesih süresinin (sürastarya-demoraj) dolmasını beklemeksizin çarter partiyi feshedip ayrıldığı dikkate alındığında bu süreyi beklemesi halinde geminin yasaklı olmadığının ortaya çıkması ve yükün yüklenmesinin mümkün olabileceğinden, sözü edilen sorumluluğun navlun sözleşmesini haksız fesheden davalı tarafta olduğunun değerlendirildiği, davalı tarafın 15.000,00 ABD Dolarını tutma gerekçesi olarak bir ödemezlik defi ileri sürülmediğinden davalının çarter partiyi haksız feshinden doğan sorumluluğunun takdir edilerek davacının talebinin değerlendirilmesi gerekeceği belirtilmiştir.
Dava; davacı tarafından deniz taşıması yaptırılmak üzere dava dışı ... firması adına davalıya ödenen navlun bedelinin taşımanın gerçekleşmemesi nedeni ile istirdatı talepli alacak davası olup, uyuşmazlığın, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, dava konusu çarter sözleşmesinin ifa edilememesi bakımından sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu ile neticede buna göre varsa davacıya iadesi gereken miktarın tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından dava dışı ... firmasından satın alınan mısır yükünün Rusya ... Limanı'ndan ... Limanı'na "..." isimli gemi ile taşınması hususunda, dava dışı ... Dış Ticaret AŞ ile davalı arasında 23/10/2018 tarihli çarter sözleymesinin imzalandığı, bu sözleşme uyarınca navlun bedelinin 15.000 USD'lik kısmının davacı tarafından, ... Bankası ... Şubesine davalı hesabına "... Dış Ticaret adına navlun ön ödemesi" açıklaması ile ödenmiş olduğu anlaşılmıştır. Davaya konu ... isimli geminin 07/11/2018 tarihinde ... Limanı'na ulaşarak ... bildirimi (hazırlık bildirimi) yaptığı ve demir sahasında beklemeye başladığı, 10/11/2018 tarihinde davalı tarafından ilgililere ihtar gönderilerek beklemeden duyulan rahatsızlığın ifade edildiği ve beklemeden kaynaklanan zararların talep edileceğinin ihtar edildiği, 11/11/2018 tarihinde kiracı acentesine protesto mektubu gönderildiği, 15/11/2018 tarihinde bir ihtarname daha gönderildiği bunun akabinde kiracı acentesi tarafından, geminin 16/11/2018 tarihinde iskeleye yanaşabileceğinin bildirildiği dosyaya ibraz edilen e-posta yazışmalarından anlaşılmıştır. Ancak geminin bu tarihte de limana yanaşmadığı dosyaya ibraz edilen e posta yazışmalarından anlaşılmış olup, davacı tarafından geminin limana yanaşamama nedeni olarak geminin Rusya Limanlarında yasaklı olması ileri sürülmüş olup mahkemece bu hususta ilgili makamlar ile istinabe yolu ile yazışmalar yapılmış olup, aradan geçen süre nedeni ile geminin yasaklı olup olmadığının tespiti bakımından herhangi bir bilginin gönderilemediği anlaşılmıştır. Tüm bu sürecin ardından, davalı tarafından kiracı acentesine gönderilen 16/11/2018 tarihli e-posta ile 23/10/2018 tarihli kiralama sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiği iletilerek geminin 17/11/2018 tarihinde açıkta beklemiş olduğu limandan ayrıldığı anlaşılmıştır.
Davalı vekili tarafından, sözleşmenin dava dışı ... firması ile yapıldığı ve ödemenin de davacı tarafından dava dışı ... adına yapılması nedeni ile davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı savunulmuş olmakla bu hususun öncelikle incelenmesi gerekmiştir. Davaya konu taşıma sözleşmesi dava dışı ... firması ile davalı arasında imzalanmış olmakla birlikte davacı tarafından yapılan ödeme de dava dışı ... adına yapılmış olup dosya kapsamında bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ancak ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin vermiş olduğu yetkisizlik kararı esasen davalı ile dava dışı ... firması arasındaki yetki sözleşmesine dayanmakla birlikte ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesince de, davacı tarafından ödemenin dava dışı ... firması adına yapılmış olmasından bahisle yetki kaydının davacı açısından da bağlayıcı olacağı belirtilerek yetkisizlik kararı onanmış bu hali ile bir bakıma Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacının husumet ehliyeti bulunduğu hüküm altına alınmıştır. Bununla birlikte davaya konu taşıma sözleşmesi esasen davacının alıcısı olduğu yükün taşınması hususunda, davalı ile dava dışı ... firması arasında imzalanmış olmakla birlikte, davalı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen e posta yazışmaları ve ihtarnamelerin, dava dışı ... firması ile birlikte davacı ... firmasına da iletildiği, davacının navlun ödeyici/alıcı olarak e postalara ilgili olarak eklendiği de görülmüştür. BK 40 maddesi gereğince talep hakkının dava dışı ... firmasında olacağı değerlendirilmiş olmakla birlikte, uyuşmazlık bakımından Borçlar Kanunu 77 maddesi kapsamında sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanması gerektiği mahkemece kabul olunmuştur. Bu kapsamda davalı ile dava dışı ... firması arasındaki sözleşmenin davayı tarafından tek taraflı feshi sonucunda davacıya ait yükün taşıması gerçekleşmemiş olup, bu bakımdan davalının esasen davacı aleyhine sebepsiz zenginleşmiş olduğu kabul edilmiş olup bu hali ile davacının uyuşmazlık bakımından aktif husumet ehliyetinin bulunduğu kabul edilmiştir.
Davaya konu geminin 07/11/2018 tarihinde yükleme limanı olan ... Limanı'na ulaştığı ve bu tarih itibarı ile ... bildirimi yaptığı anlaşılmış olmakla, yükleme süresinin 08/11/2018 tarihinde başladığı ve davalı ile dava dışı ... firması arasındaki sözleşmeye göre bu sürenin 4 gün olduğu görülmekle, yükleme süresinin 13/11/2018 tarihinde sona erdiği ancak sözleşmede staryadan bahsedilmekle birlikte süre öngörülmemiş olması nedeni ile starya süresinin TTK 1170 maddesi gereğince 10 gün olarak hesap edilmesi gerektiği kabul olunmuştur. Buna göre starya süresi 23/11/2018 tarihinde sona erecek olmasına ve TTK 1159 maddesi gereği taşıyanın starya süresi sonunda sözleşmeyi fesih hakkı bulunmasına karşılık davalı tarafından bu süre beklenmeksizin, sözleşme 16/11/2018 tarihinde tek taraflı olarak feshedilmiştir. Ancak taşıtan acentesi tarafından geminin hububat yüküne elverişli olmadığından bahisle limana yanaşmasına izin verilmediği davalıya iletilmiş olduğundan davalının starya süresini beklemesinin sonuca etkisi olmayacağı bu hali ile de sözleşmenin feshinde haklı olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Kaldı ki davacı tarafından geminin dava konusu yükü taşıma bakımından uygunsuz olduğuna dair dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı gibi davacı vekilinin talebi doğrultusunda mahkemece yapılan istinabe neticesinde de buna ilişkin bir belge dosyaya girmemiştir. Ayrıca davalı tarafından dava konusu sözleşmenin fshinden çok kısa bir süre sonra 23/01/2019 tarihinde aynı limandan döme pirinç kepeğinin taşımasının yapıldığı dosyaya ibraz edilen belgelerden anlaşılmıştır. Bu hali ile davaya konu yükün teslim engelinin davalıdan kaynaklandığı davacı tarafından dosya kapsamında ispat edilememiştir. Ne var ki mahkemece sözleşmenin davalı tarafından haklı nedenle feshedilmiş olduğu kabul edilmişse de, davaya konu 15.000,00 USD bedelli ön navlun bedelinin davacıya ödenmemesine ilişkin olarak davalı tarafından herhangi bir mahsup defi, ölü navlun talebi yahut bekleme nedeni ile oluşan zararlara ilişkin karşı dava talebinde bulunulmamıştır. Bu hali ile davalının dava konusu bedel bakımından dosyaya sunmuş olduğu bir ödemezlik defi bulunmadığından, davalının, davacı aleyhine Borçlar Kanunun 77 maddesi kapsamında sebepsiz zenginleşmiş olduğu kabulü doğrultusunda, davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarname de dikkate alınarak neticede davanın kabulü ile 15.000,00 USD'nin 11/12/2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca işleyecek USD faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ ile 15.000,00 USD'nin 11/12/2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca işleyecek USD faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Karar harcı olan 5.500,32 TL'den peşin alınan 1.375,09 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.125,23 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (1.416,19 TL ilk harç, 788,75 TL posta ücreti ve 7.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 9.704,94 TL'nin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5-Davacı vekili için takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
6-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/03/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!