WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

İSTANBUL 17. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

ESAS NO : 2020/323 Esas
KARAR NO : 2024/136

DAVA : Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/10/2020
KARAR TARİHİ : 13/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... ile yapmış olduğu sözleşmeyle Fildişi Sahili Cumhuriyetinde çimento fabrikasının anahtar teslim inşası işini üstlendiğini, çimento fabrikasında kullanılacak olan makinanın Portekiz'den denizyolu ile Fildişi Sahiline taşınmak üzere davalı ... ile taşıma sözleşmesi yapıldığını, davalı ... tarafından yükün taşınacağı tarihlerde en uygun gemi olarak... isimli gemi kiralandığını ve navlun bedeli ... tarafından konişimento da düzenleyen ... 'nin faturası karşılığında bu şirketin banka hesabına ödendiğini, davacının yükü 30.11.2019 tarihinde .../Portekiz Limanı'nda gemiye yüklendiğini, yükün ağırlık olarak düşük hacim olarak büyük olduğunu, tek bir ambara sığdırılamadığını, parçalara ayrıldığını, bir kısmının güverteye bir kısmının ambara yüklendiğini, yüklemenin tamamlanması üzerine davalı ... tarafından düzenlenen 30.11.2019 tarihli ve ...numaralı konişimentonun davacı yana teslim edildiğini, konişimento içeriği incelendiğinde 18.09.2019 tarihli taşıma sözleşmesinin konişimento ile ilişkilendirildiğini, deniz yolculuğu ile 01.12.2019 tarihinde başladığını, fakat yolculuk esnasında ambar içerisine yüklenen kargonun yerinden oynaması neticesinde ambarda bulunan yüklerde hasar oluştuğunu ve yeniden sabitleme yapılması gerektiğinden gemi 02.12.2019 tarihinde Leixoes/Portekiz limanına yanaştığını ve bu limanda yapılan hasar tespitinin ardından yük sabitlenerek deniz yolculuğuna devam ettiğini, Sigortacısı ...tarafından hasarın 14 gün içinde tazmin edileceğine dair sigortacısı tarafından düzenlenen Teminat Mektubunun davacıya teslim edildiğini, teminat mektubu uyarınca taraflarca atanan sörveyler tarafından deniz kazasının oluştuğunu, hasar miktarı ve kusura ilişkin hazırlanan 30 aralık 2019 tarihli raporun taraflara tebliğ edildiğini, sörvey raporunun davalılara bildirilmesi üzerine davacı tarafından hasarın tazmini talep edildiğini fakat davalıların geminin sigortacısı vermiş olduğu teminat mektubunu yok saydığını, E-posta yazışmaları ve telefon görüşmeleri sonrasında gemi ilgililerinin kusurlarını ve hasarı kabul ettiğini, 151.000,00 Euro ile sorumlu olduklarını bununla birlikte 240.000,00 Euro ödeme yapmaya hazır olduklarını beyan ettiklerini, davalı gemi ilgililerinin söz konusu teklifleri müvekkilinin zararlarını karşılamaktan uzak kaldığını ve dayandıkları hukuki sebeplerin de geçersiz olması nedeniyle davacı tarafından reddedildiğini, karşı taraf ile uzlaşma imkanının bulunmadığının anlaşıldığını, dava şartı zorunlu arabuluculuk süreci 10 Mart 2020 tarihinde başlatıldığını sürecin 20.07.2020 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, gemi ilgililerinin zamanaşımı süresinin dolmasını beklediklerinin anlaşıldığını, işbu davanın açılmasının zorunluluğunun hasıl olduğunu, hasarın Portekiz de yapılan inceleme ve tahliye limanında yapılan müşterek sörvey raporu ile de sabit olduğunu, geminin 2 nolu ambarına yüklenen...ve ... parçalarının yerine gereği gibi sabitlenmediğini, geminin açık denize çıkması sonrasında yerinden oynayarak yükün diğer yüklere ve alabandalara çarpması suretiyle gerçekleşmediğini, istiflemede sabitleme ve tahliye işlemlerinin taşıyan sorumluluğunda olduğunu, müşterek sörvey neticesinde kazanın yetersiz sabitleme nedeniyle meydana geldiğini, söz konusu hasar nedeniyle taşıyanın sorumlu olduğuna dair tespitte bulunulduğunu, raporda deniz durumunun okynaus aşırı sefere yapan bir gemiyi etkileyecek seviye olmadığını, güvertedeki yükün zarar görmediğini, ambardaki yükün sabitlenmediği sonucuna varıldığını, 30.11.2019 tarih ve ... numaralı Konişimento'da yükün değerine ilişkin kayıt bulunmasa da Konişimento ile ilişkilendirilen Taşıma Sözleşmesinde yükün değerinin 1.050.000,00 Euro olarak gösterildiğini, navlun bedellerinin ödendiği banka hesaplarının sahibi olan şirketler ile taşıma işinin tarafları olan şirketlerin aynı olduğunu, bu nedenle tarafların sözleşmeler ile bağlı olduğunu, taşıyanın sorumluluğunun sınırlandırma hakkı somut olayda uygulanamayacağını, bütünüyle zayi olan...yeniden imal ettirildiği yeni imalat için 195.000,00 Euro bedel ödendiğini, yeni imal edilen ürünün tahliye limanına kadar oluşan navlun ve gümrük vergileri dahil olmak üzere sair masrafları karşıladığı 41.794,00 Euro bedel ödendiğini, hasarlı ... parçaların yerinde teminatı için teknik danışmanlık, iş gücü iaşe ve ibare ve yedek parça masrafların karşılığı 245.600,00 Euro masraf oluştuğunu, hasarın incelenmesi için atanan sörvey ve yasal danışmanlık hizmet bedelinin 11.000,00 Euro masraf oluştuğunu, davacının anahtar teslim çimento fabrikası fırının imalat ve yerine montajı işini üstlendiğini, taraflar arasında yapılan anahtar teslim sözleşme kapsamında belirlenen sürede işin teslim edilmemesi halinde geciken beher ay için ...bedelinin tamamı üzerinden %5 kesinti yapılmasının kararlaştırıldığını, kesintinin davacıya ihtar edildiğini, zararın tazmini konusunda fiili taşıyan ile akdi taşıyanın müteselsilen sorumlu olduklarını, davalı Gard A.Ş sigortacının düzenlemiş olduğu teminat mektubu ile müşterek sörvey raporu sonrasında hasarı tazmin edeceğine dair garantör olduğunu ve yasal dayanağı olmayan sınırlandırma hakkın da faydalandığının savunması ile ancak 151.045,52 Euro tutarında ödeme yapacağını bu tutarın ibra karşılığı ödeneceğinin bildirildiğini, ancak sulh olunması halinde 240.000,00 Euro ödeyebilceklerini beyan ettiklerini beyanla, maddi zararın tazmini olarak 493.393,00 Euro'nun haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesini, navlunun peşin ödendiğini TTK 1199/1 madde uyarınca navlunun yarı oranında indirilmesini ve indirilen 75.000,00 USD davacıya verilmesini, projenin gecikmesi nedeniyle uğranılan müspet zarara mahsuben talep artışında bulunma hakkının saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 Euro'nun işleyecek faiziyle birlikte davalılar ... , ...Ltd. Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini, manevi tazminat olarak 200.000,00 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı şirket yetkilisi tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile aramızda yapılan 18.09.2019 tarihli Taşıma Sözleşmesi uyarınca, davacıya ait ...yükünün, Setubal/Portekiz Limanından Abidjan /Fildişi Sahiline taşınmak üzere anlaşıldığını ve kararlaştırılan navlunun taraflarına ödendiğini, firmaları tarafından ... (imo:..) isimli geminin maliki ve işleteni olan diğer davalılar ile anlaşıldığını ve navlun bedeli ... tarafından davalı ... 'nin faturası karşılığında bu şirketin banka hesabına ödendiğini, yükün yüklenmesi, istiflenmesi ve sabitlenmesi sorumlulukları fiili taşıyanlarda olmak üzere davacının yükü, 30.11.2019 tarihinde .../Portekiz Limanı'nda geminin ambarlarına ve güvertesine yüklendiğini, şirketlerinin bir temsilcisi de yükleme tarihlerinde gemide bulunduğunu, düzenlenen konşimentoda davacı ile aramızda yapılan taşıma sözleşmesine de atıf yapılmak suretiyle taşıma sözleşmesi konişmenteo ile ilişkilendirildiğini, deniz yolculuğu 01.12.2019 tarihinde başladığını, fakat yolculuk esnasında ambar içerisinde yüklenen kargonun yerinden oynaması neticesinde ambarda bulunan yüklerde hasar oluştuğunu ve yeniden sabitleme (lashirig) yapılması gerektiğinden gemi 02/12/2019 tarihinde Leixoes/Partekiz limanına yanaştığını ve bu limanda yapılan hasar tespitinin ardından yük sabitlenerek deniz yolculuğuna devam edildiğini, yükteki hasar bağımsız sörvey raporlarıyla da tespit edildiği üzere 2 nolu ambara yüklenen...ve ...parçalarının sabitlenmemesi dolayısıyla geminin açık denize çıkması sonrasında yerinden oynayarak yükün diğer yüklere ve duvarlara çarpması suretiyle meydana geldiğini, bu nedenle fiili taşıyanın sorumluluğu altında meydana gelen hasar nedeniyle firmalarının herhangi bir sorumluluğu olamayacağını, konişmentoda atıf yapılan 18.09.2019 tarihli taşıma sözleşmesinde... (...) klozu yer aldığını, söz konusu kloz uyarınca yükleme, istifleme, sabitleme ve tahliye işlemleri fiili taşıyanın sorumluluğunda olduğunu, firma etkilisi gemide bulunduğu esnada yükleme tamamlandıktan sonra kaptan açık denizde havanın arttığını ancak bu geminin bu gibi havalardan etkilenmeyeceği yönünde kaptanın beyanına şahit olduğunu, fiili taşıyan yüke azami dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğunu, konişmentonun düzenlenmesi sırasında yükün değerinin konşimentoya yazılması konusu uygulamada başvurulan bir yöntem olmadığını, akdi taşıyan olarak kusurlarının olmadığını, her ne kadar fiili taşıyanın sorumluluğu TTK m.888 ve TTK m.1186 uyarınca sınırlandırma imkanı bulunsa da asıl taşıma sözleşmesini konşimento ile ilişkilendirmek suretiyle açıkça ve yazılı olarak kabul ettiğinden artık sorumluluğunu sınırlandırması söz konusu olamayacağını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasına sunulan 30/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Davacının “yükleten-taşıtan”, davalı ... Kargo’nun “akdi taşıyan”, davalı...’ un ise “fiili taşıyan” sıfatını haiz olduğu, ... nolu 30.11.2019 düzenleme tarihli fiili taşıyan ... tarafından düzenlenen konişmentoda taşıma konusu yüklerin bedeline ilişkin herhangi bir kayıt konulmadığı, taşıma sözleşmesinde eşyanın cinsi yanında değeri de yazılmış olduğu sonucuna varılmış olsa dahi, TTK m. 1186/1 hükmü çerçevesinde taşıyanın sorumluluğunu sınırlandırma hakkını yitirmeyeceği, zira söz konusu sonucun doğması için cins ve değer kaydının hükümde ifade edildiği üzere denizde taşıma senedine girilmesi gerektiği, oysa navlun sözleşmesinin denizde taşıma senedi niteliğini haiz olmadığı, dava konusu olay bakımından pervasızca bir davranışın mevcut olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, dosyada yer alan uyumsuzluk raporunda, Kızakların/Döşeklerin, göndericinin çizimlerde belirttiği talimatlarına uygun biçimde kaynaklanmadığı, hasara neden olan olayın; 01 Aralık 2019 Tarihli... Gemi Kaptanı Uyumsuzluk Beyanına göre akdi taşıyan ... temsilcisi “...” in talimatları ve kabulünde ve fakat yükletenin çizimde yer verilen talimatlarına uygun sabitleme yapılmaması olduğu, bu durumun taşıyanın, göndericinin yükü ile ilgili özen yükümlülüğünü ihlal etmesi anlamına geldiği, yükletenin yükün kaynaklanarak sabitlenmesine yönelik talimatını yerine getirmeyerek, yükün kayışlar vasıtasıyla sabitlenmesini yeterli görmesi, pervasızca bir davranış olarak nitelendirilebileceği, akdi taşıyanın temsilcisinin bu işlemlerin yapıldığı sırada gemide olması, yükletenin talimatının, yükün istiflenmesine ilişkin yapılan çizimlerin göz ardı edilmesi ve kaynak yerine kayışla sabitlemenin yeterli görülmesi ve akdi taşıyanın yetkilisinin yükletenin talimatlarını bildiği halde, gerekli işlemlerin yapılmasını sağlamamasının, pervasızca davranış olarak kabul edilmesi gerektiği, akdi taşıyanın yetkilisi olarak hareket eden ...’ in yükleme ve bağlama sırasında 2.Kaptan ile birlikte olduğu ve yükleme sırasında fotoğraf ve video çekimi yaptığı tüm bağlama işlemleri konusunda tamamen hemfikir ve tatmin olduğu, burada ... yetkilisi ...’in ... Şirketindeki konumu, karar alma yetkisine sahip olduğu (genel müdür), dolayısıyla genel müdür sıfatına sahip kişinin pervasızca davranışının taşıyanın şahsi kusuru olarak değerlendirilmesi ve sınırlı sorumluluğun ortadan kalktığı neticesine ulaşılması gerektiği, mahkemece taşıyanın sorumluluğunun sınırlı olduğu sonucuna varılması halinde, yükün belirli ünitelere ayrılarak taşındığı ve zarar gören ünitenin dikkate alınarak hesap yapılması gerektiği, bu kapsamda öncelikle TTK m. 1186/2 hükmü uyarınca taşımanın konusu eşyada meydana gelen zararın hesaplanması ardından TTK m. 1186/1 hükmü uyarınca sorumluluk sınırının tespit edilmesi gerektiği, taşımanın konusunu oluşturan fırının parçalarının muhafaza içinde taşıyana teslim edildiği hususu dikkate alındığında söz konusu altı parçadan her birinin “ünite” olarak kabul edilmesi ve taşıyanın sorumluluk sınırının eşyanın gayri safi ağırlığı üzerinden belirlenmesi gerektiği, bu çerçevede zarar gören “Fırın Ünitesi Kısım S2” bakımından taşıyanın sorumluluk sınırının 22,527.00 kg x 2 ÖÇH = 45,054 ÖÇH olduğu, zarar gören “...” bakımından ise 37,215.00 kg x 2 ÖÇH = 74, 430 ÖÇH olduğu kanaatine varılmıştır.
01/02/2023 havale tarihli 2. Bilirkişi Kurulu raporunda; ... Ltd. tarafından fırın ünitesi kısım ...tamiri için 170.000,00 Euro, ... tarafından verilen danışmanlık hizmeti 75.600,00 Euro ve dryer unit section yeniden imali için 195.000,00 Euro olmak üzere toplam 440.600,00 Euro hasar bedeli bulunduğu, güverteye yüklenen yüklerin doğru bir şekilde yüklenmiş/bağlanmış/sabitlenmiş olduğu ancak ambardaki yüklerin talimatlara uygun şekilde yüklenmemiş/sabitlenmemiş (kaynak yapılmamış) olması nedeniyle hasarlandığı, hasara hava ve deniz durumunun neden olmadığı, ..., gemi kaptanının kusurundan kaynaklanan eşya zararından kural olarak sorumlu olduğu, bu sorumluluktan ancak zarara kendisinin yahut kaptanın kusurunun sebebiyet vermediğini ispat ederek yahut TTK m. 1180 vd. öngörülen sorumsuzluk sebeplerinin varlığını ortaya koyarak kurtulabileceği, fiilî taşıyanın (...) kendisinin, fiilî taşıyanın adamı olan kaptanın kusurunun zarara sebebiyet vermesi hâlinde taşıyan (...) yükle ilgiliye karşı dış ilişkide sorumlu olacağı, TTK m. 1179 hükmü gereğince fiilî taşıyan kendisinin ve adamlarının kusurundan kaynaklanan zarardan kural olarak sorumlu olduğu, bu sorumluluktan kanunda öngörülen sorumsuzluk sebeplerinden birisinin ortaya konulması yahut kendisinin yahut adamlarının kusurunun zarara sebebiyet vermediğini ispat ederek kurtulabileceği, TTK m. 1191 f. 2 göndermesiyle fiilî taşıyanın “kusursuzluk ve uygun illiyet bağı karinelerinden yararlandığı hâller” arasında TTK m. 1180 f. 1 b. (a)’da yer verilen “Denizin veya geminin işletilmesine elverişli diğer suların tehlike ve kazaları” savunmasının uygulanmayacağı zira sefer başlangıcında öngörülen bir kötü hava bulunduğu, kök raporda akdi taşıyan ...Kargo bakımından TTK m. 1186’daki sorumluluk sınırlarının uygulanmayacağına yönelik varılan kanaatin muhafaza edildiği, dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde fiilî taşıyanın kendi kastının ya da pervasızca davranışının zarara sebebiyet verdiğinin davacı tarafından ispat edilemediği, kaptanın pervasızca davranışının fiili taşıyanın sorumluluk sınırlarından yararlanmasına engel teşkil etmediği kanaatine varılmıştır.
14/09/2023 tarihli bilirkişi Ek raporda; TTK m. 882 düzenlemesinin “(2) Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu;“a) Gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının” ağırlığı dikkate alınarak hesaplanacağı, TTK'nın Deniz Ticareti Hukuku kitabında bu yönde bir düzenleme bulunmadığı, Deniz Ticareti Kitabında" özel hüküm bulunmayan hâllerde "Dördüncü Kitap" hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı m. 851 ve m. 852'nin TTK m. 1186 ile birlikte değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, uygulanmasına karar verildiği takdirde 6 parçadan oluşan ve tek bir gemi ile gelen toplam 222.998 kg olan yük kapsamındaki, 6 parçadan herhangi birinin hasar görmesi veya eksik olması durumunda, sistemin çalışmasının mümkün olmadığı bu durumda fiilî taşıyan bakımından sorumluluk sınırının 445.996 ÖÇH olacağı, sözleşme kapsamında davacıya “dört aydan fazla” gecikme cezası yansıtıldığı bu cezanın 5.580.000 Euro olduğu ne var ki Davacının beyan ettiği gecikmenin 62 gün olduğu, daha sonra pandemi sebebiyle gecikmenin uzadığı bilgisinin verildiği, gecikmenin tamamının uyuşmazlık konusu taşımaya izafe edilmesinin mümkün olup olmadığının, eşya zamanında teslim edilmemesinden kaynaklanan gecikmenin kaç gün olduğunu dosyadaki bilgi ve belgelerle tespit edilemediği, her hâlükârda bu meblağdan sorumluluğun doğup doğmadığı ve miktarının hesabı bakımından Heyetimizde uzman bilirkişi bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
30/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı, taşıma/navlun sözleşmesindeki borcunu gereği gibi ifa etmiş olsaydı davacı, dava dışı Karşı Taraflar'a cezai şart ödemekle yükümlü olmayacağından, söz konusu cezai şart alacağının/borcunun, huzurdaki tazminat davası kapsamında olumlu zararın tazmini talebine prensip itibarıyla konu edilebileceği, davacı ile dava dışı karşı taraflar arasındaki sözleşme kapsamında döner fırın ve kurutma mantolarının davacı tarafından karşı taraflara gereği gibi teslimatının, davacının riziko alanında meydana gelen riskler neticesinde gecikmiş ve sözleşmenin 5.5.1. maddesi kapsamında cezai şart alacağının muaccel olduğu, söz konusu cezai şart alacağının/borcunun, huzurdaki tazminat davası kapsamında olumlu zararın tazmini talebine prensip itibarıyla konu edilebileceği, davacının, 15.02.2022 tarihli dilekçesinde; dava dışı karşı taraflar ile arasındaki sözleşme kapsamında inşa ve teslim borcu altında bulunduğu tesisin üretime başlaması gerektiği tarihin 05.02.2020 olduğunu; hasarlı ekipmanın diğer ekipmanlar ile sahaya ulaştığı tarihin 18.01.2020 olduğunu; hasarlı manto yerine imal edilen sağlam parçanın sahaya ulaştığı tarihin 20.03.2020 olduğunu ve 62 günlük gecikme yaşandığını belirttiği, ancak davacının gerek aynı dilekçenin ekinde gerekse 19.04.2023 tarihli dilekçesinde sunmuş olduğu Sözleşme'nin “Takvim/Dönemler!Tarihler/Sözleşmenin Yürürlük Tarihi” başlıklı 6. maddesinde “İşletmeye Alma (Devreye Alma Başlangıcı)” 27.12.2019 tarihi olarak öngörüldüğü; yine, davacının 09.11.2020 tarihli delil dilekçesinin 1 numaralı ekinde sunulan, davalı taraf ile arasındaki taşıma/navlun sözleşmesinin 18.09.2019 tarihli olup bu sözleşmede sevkiyat zamanının (yaklaşık) 28 Ekim — 5 Kasım 2019 saat 00.00-23.59 olarak belirtildiği; yine, davacının 09.11.2020 tarihli delil dilekçesinin 7 numaralı ekinde sunulan konişmentoya göre yükleme tarihinin 30.11.2019 olduğu, davacının, 01.10.2020 tarihli dava dilekçesinde anılan tarihleri teyit etmiş ve deniz yolculuğunun 01.12.2019 tarihinde başladığını beyan etmiş olduğu, bilirkişiye tevdi edilen bilgi ve belgeler kapsamında; davacının, dava dışı karşı taraf ile arasındaki sözleşme kapsamında inşa ve teslim borcu altında bulunduğu tesisin üretime başlaması gerektiği tarihin 05.02.2020 olduğunu; hasarlı ekipmanın diğer ekipmanlar ilesahaya ulaştığı tarihin 18.01.2020 olduğunu; hasarlı manto yerine imal edilen sağlam parçanın sahaya ulaştığı tarihin 20.03.2020 olduğunu belgelemediği, dosyaya sunuları belgeler kapsamındaki tarihlerle davacı tarafından beyan edilen kimi tarihler arasında çelişki olduğu ve bu çelişkinin açıklanmadığı; mamafih davacının, zararın kapsamını ve uygun nedensellik bağını ispat külfetini altında olduğu, bu itibarla davacının, iddia ettiği 62 günlük gecikmeyi ispat etmesi halinde, Sözleşme'nin 5.5.1. maddesi uyarınca her bir tam aylık gecikme için Sözleşme Bedeli olan 37.200.000 EUR'un %1'i (yüzde bir)'i üzerinden hesaplanacak cezai şart, huzurdaki davada davalıdan talep edilebilir bir olumlu zarar kalemi olsa da davacı, ispat külfetini yerine getirmemiş olduğundan, işbu rapor kapsamında tazminat hesabına ilişkin bir değerlendirme yapmanın mümkün ve yerinde olamadığı, davacının, 15.02.2022 tarihli dilekçesinde; araya pandemi sürecinin girmesi nedeniyle projenin olumsuz etkilendiğini, gecikmenin 2 aydan fazla sürdüğünü, sözleşme'nin 5.5.1. maddesi uyarınca gecikmenin 4 aydan uzun sürmesi sebebiyle aylık %1 ceza yerine sözleşme bedelinin % 15'i oranında ceza ödemesinin gerektiğini iddia ettiği, ancak davacının sözleşme kapsamındaki tam gecikme süresini, söz konusu tam gecikme süresi ile davalının borca aykırı davranışı arasındaki uygun nedensellik bağını, pandeminin cezai şart talebi üzerindeki etkisini ispat külfetini yerine getirmediği, davacı ile karşı taraf arasındaki sözleşme'nin 11. maddesinde “mücbir sebep” hallerinin düzenlendiği ve salgın hastalık/pandeminin bir mücbir sebep olarak açıkça kararlaştırıldığı ve sorumluluğu ortadan kaldıracağının öngörüldüğü, bu itibarla davalıdan tazmini talep edilecek bir zarar teşkil etmeyebileceği, cezai şart alacağını/borcunu dava dışı karşı tarafları tatmin ettikten sonra, onları tatmin ettiği ölçüde davalıdan, aralarındaki taşıma/navlun sözleşmesi kapsamında prensip itibarıyla talep edebileceği, bu kapsamda davacı tarafından,09.03.2023 tarihli dilekçesinin ekinde sunulmuş olan 16.06.2021 tarihinde karşı taraflar ile imzalanan protokol'ün 3.2. maddesinde yer alan yazılı takas anlaşmasının rücu talebini prensip itibarıyla mümkün kılabileceği, ancak ispata ve sorumluluğun kurucu unsurlarına ilişkin raporda yer alan muhtelif çekinceler ve açıklamaların yanı sıra; davacının 19.04.2023 tarihli dilekçesinin ekinde sunulan ve sözleşmenin karşı taraflar'ından ...Fildişi/ ... &...tarafından cezai şart alacağı için gönderildiği iddia edilen borç dekontunda para birimi yer almadığından cezai şart alacağının hesabına esas alınamadığı, protokol'ün 3.2. maddesinde yer alan takas anlaşmasında, sadece davacı tarafın değil, ayrı bir tüzel kişi olan ... (... Fildişi)'nin alacaklarının da takas edildiği, ancak bu tüzel kişinin alacaklarının takasa ne oranda dahil edildiğinin tevdi edilen belgelerde yer almadığı; halbuki davalıya rücuya edilebilecek tutarın, takasa konu edilen alacak ölçüsünde olabileceğinden tutarın davacı tarafından net bir şekilde ortaya konulması gerektiği; davacı tarafın, sözleşme bedelinin 37.200.000 EUR olduğunu ve bu tutarın %15'i olan 5.580.000 EUR'un kendisinden cezai şart kapsamında talep edildiğini belirttiği, ancak protokolde yer alan davacı lehine bakiye alacak kayıtlarının da eklenmesiyle toplam tutarın sözleşme bedelini aştığı; netice itibarıyla tevdi edilen bilgi ve belgeler kapsamında; söz konusu tutar farklılıklarının davacı tarafından izah edilmediği; rücuya konu edilen cezai şartı ödemesinin davacı tarafından net şekilde ortaya konulamadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
Dava; Gemi ile taşınan yükün hasarlanmasından dolayı ortaya çıkan zararın tahsili istemine ilişkindir. Davacı... A.Ş. Tarafından Mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyasında davalılar ... , ...Ltd... Ltd. Şti'ye karşı açılan davada, 1 nolu davalı ... , 2 nolu davalı ... ve 4 nolu davalı ...A.S. Hakkındaki dava tefrik edilerek mahkememizin... Esasına kaydı yapıldıktan sonra bu davalar bakımından yetkisizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Dolayısıyla eldeki davaya davalı ...Ltd. ...Kargo Ltd. Şti yönünden devam edilmiştir.
Dosya kapsamından, davacı şirket ile davalı ...Limited Şirketi arasında düzenlenen 18.09.2019 tarihli taşıma sözleşmesi kapsamında 6 parçadan oluşan toplam 222.998,00 Kg ağırlığında fırın ünitesinin Setabal limanından ... Limanına ...isimli gemiyle taşındığı, ... tarafından düzenlenen ... nolu 30.11.2019 tarihli konişmento kayıtları uyarınca davacının aynı zamanda yükleten sıfatına haiz olduğu, davalı ... tarafından davacı adına 02.12.2019 tarihli 150.000 USD bedelli deniz navlunu faturasının düzenlendiği, davalı ...Kargonun davacıya karşı üstlendiği taşıma işini ...tevdi ettiği fiili taşımanın... tarafından yerine getirildiği, böylelikle uyuşmazlık konusu taşıma ilişkisinde davacının taşıtan, davalı ...Kargonunu ise akdi taşıyan sıfatına haiz olduğu anlaşılmaktadır.
2 Kılnn Unitesi ve 4 fırın ünitesinden oluşan yükteki hasarın tespit edilmesi için 30.12.2019 tarihinde... gemisinde ... Surveyörü, gönderici temsilcisi, gemi kaptanı ve Varış Limanı Zabitinin katılımıyla birlikte bir hasar durumu ortak surveyeri gerçekleştirilmiştir. Survey sonuç raporunda, yükte kayma izleri tespit edildiği belirtilmiştir. Dava dosyasında alınan 31.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda 30.12.2019 tarihli survey raporundaki tespitler ile yükle ilgili fotoğrafların incelenmesinden, taşınan ünitelerin kaptanın kargo planına göre Setubal limanında yüklendiği tüm sabitleme işlemlerinin taşıma sözleşmesinde yer alan" Layner şartları kancadan kancaya " hükmü uyarınca mürettebat tarafından gerçekleştirildiği, kızakların göndericinin cisimlerde belirttiği talimatlarına uygun biçimde kaynaklanmamış olduğu, ünitelerdeki bağlama noktalarının konumu ağırlık merkezinin altında olduğu bu durumun bağlamanın doğru bağlama açıları ile yapılmasına izin vermediği, fırın ünitelerinin istifleme konumu, bağlama işleminin geminin kargo istifleme ve emniyete alma işlemleri için emniyetli uygulama kurallarına uygun biçimde doğru yapılmasını engellediği, geminin 02.12.2019 tarihinde yükleme limanından ayrılmasının ardından maruz kaldığı 9-10 beaufort (bofors) şiddetindeki hava koşulları, tonajı itibariyle her türlü hava şartına dayanaklı olan gemiyi yana yatıracak kadar güçlü olmadığı, gönderici talimatlarına ve uluslararası standartlara uygun olarak bağlama / istifleme gerçekleştirmiş olsaydı fırın ünitesi kısım S2'nin hasarlara neden olacak şekilde diğer üç ünite üzerine kaymasının sözkonusu olmayacağını bu tespitler ışığında hasarın sebebinin, taşıyanın göndericinin yükü ile ilgili özen yükümlülüğünü ihmal etmesinden kaynaklandığı belirtilmiştir.
Dava konusu taşımada geminin seferine çıktıktan bir gün sonra 9-10 şiddetinde kötü hava koşullarına maruz kaldığı anlaşılmaktadır. TTK'nın 1182/f.1(a) bendi uyarınca denizin veya geminin işletilmesine elverişli diğer suların tehlike ve kazalarından kaynaklanan zararlardan taşıyan kusursuz sayılmaktadır. Somut olayda geminin karşılaşmış olduğu hava koşulları sefer başlangıcında öngörülebilecek durumdadır. Günümüzde gemilerde mevcut olan teknolojik haberleşme cihazları ile günde en az 4 defa ayrıntılı hava raporlarının alınmasının mümkün olduğu nedeniyle deniz tehlikesinin aniden ortaya çıkmasının sözkonusu olamayacağı, önceden tespit edilen kötü hava koşullarına karşı önlem olarak geminin yol kesmek dahil rota değişimi gibi tedbirlerle hasarın önüne geçmesi de mümkün olabilecektir. Uyuşmazlıkta kötü hava koşullarının önceden öngörülmesinin mümkün olmadığı şeklindeki bir olasılıkta dahi dava konusu yükün geminin 2 nolu ambarına sığmıyor olması nedeniyle 6 parçaya ayrılarak 4 parçanın 2 nolu ambara 2 parçanın da güverteye yüklendiği, dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bu durumda 9-10 bofor şiddetinde ki havanın ve bunun sebebiyet verdiği yüksek dalgaların öncelikle güvertede bulunan yüklere zarar vermesinin beklenmesi olağan bir durumdur. Oysa ki güvertede bulunan yüklerde herhangi bir kayma ya da hasarlanmanın mevcut olmadığı buna karşın ambardaki yüklerin göndericinin talimatına uygun şekilde yüklenmemiş, sabitlenmemiş ve kaynak yapılmamış olması nedeniyle hasarlandığı dosya kapsamına göre sabit olduğundan hasara hava ve deniz durumunun neden olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Bu nedenle davalı tarafın TTK'nın 1180/f.1 (a) maddesi hükmüne dayanarak yaptığı sorumsuzluk savunmasına itibar edilmemiştir. Taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinde ve konişimentoda ... kaydı yer almamaktadır. Konişimentoyla ilişkilendirilen 18.09.2019 tarihli taşıma sözleşmesinde " ... / h( ...)" ( kancadan kancaya ) klozu yer almaktadır. Bu bilgiler doğrultusunda emtianın gemiye yüklenmesi, istifleme, sabitleme ve tahliye işlemlerinin yerine getirilmesi TTK'nin 1143 ve 1167. maddelerine göre taşıyana ait olacaktır.
Dosyadaki survey raporu ile mahkememiz tarafından görevlendirilen teknik bilirkişilerin değerlendirmelerine göre, yük hasarının taşıyanın yükletenin yükün kaynaklanarak gemiye sabitlenmesine yönelik talimatını yerine getirmeyerek, yükün kayışlar vasıtasıyla sabitlemesi bu şekilde yükletenin talimatının ve yükün istiflenmesine ilişkin yapılan çizimlerin göz ardı edilmesi sonucunda geminin 2 nolu ambarına yüklenen...ve ... parçalarının yolculuk sırasında yerinden oynayarak diğer yüklere ve alabandalara çarpması suretiyle meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı taşıyan yük hasarından dolayı TTK'nın 1178 ve devamı maddelerine göre sorumludur.
Somut taşıma ilişkisinde davacı ile davalı arasında Portekiz'den Fil Dişi Sahillerine yapılacak taşıma için 18/09/2019 tarihli gemi bağlama sözleşmesinin düzenlendiği, bağlama notunda yükün değerinin 1.050.000,00 Euro olarak gösterildiği görülmektedir. Davalı ... üstlendiği taşıma işini...'a tevdi ettiğinden, Bocsh Bremen tarafından 30.11.2019 tarihli taşıma senedi düzenlenmiştir. Taşıma senedinde gönderen / yükletenin davacı şirket, taşıyanın... ... olarak gösterildiği taşıma senedinde 18.09.2019 tarihli navlun sözleşmesine atıf ile navlunun 18.09.2019 tarihli navlun sözleşmesi uyarınca ödeneceği kaydının yer aldığı görülmektedir. Böylelikle ...'in düzenlediği taşıma senedi, davacı ve davalı ... arasında düzenlenen navlun sözleşmesiyle ilişkilendirilmiştir. Atıf yapılan navlun sözleşmesinde yükün değerinin 1.050.000,00 Euro olarak gösterilmiştir. Bu durumda TTK'nın 1186/1.maddesine göre davalı ...Kargonun sorumluluğunun sınırlandırılması mümkün gözükmemektedir.
Diğer yandan TTK'nın 1187.maddesine göre taşıyanın şahsi kusuru veya pervasızca hareket sınırlı sorumluluktan yararlanmayı ortadan kaldıran bir durumdur. Uyuşmazlıkta akdi taşıyanın yetkilisi olarak hareket eden ... 'in yükleme ve bağlama sırasında gemide kaptanın yanında bulunduğu yükleme sırasında fotoğraf ve video çekimi yaptığı, yükün bağlanması ve istiflenmesi konusunda hemfikir ve tatmin olduğu, dolayısıyla taşıyanın genel müdürünün yükletenin verdiği talimatlara aykırı bir biçimde sabitleme işlemi yapılması konusunda kaptanın talimat verdiği yükletenin yükün kaynaklanarak sabitlenmesine yönelik talimatını yerine getirmediği, yükün kayışlar vasıtasıyla sabitlenmesi yeterli gördüğü, geminin seferi bakımından ön görülen hava koşullarının da olumsuz olduğu göz önünde tutulduğunda, yükün kaynaklanmaması, kayışlar vasıtasıyla sabitlenmesi pervasızca davranış kusurunun varlığına işaret eden bir durumdur. Zira pervasızca davranış sonucun gerçekleşebileceği öngörülmesine rağmen umursamaz, cüretkar bir şekilde fiil ya da ihmal de bulunmaya ya da bulunmamaya devam edilmesi halidir. Öyleyse somut olayda davalı taşıyanın yetkilisinin izah edilen hareketi TTK m.1187 anlamında pervasız bir davranış sayılmalıdır. Bu nedenle davalının sorumluluğunun sınırlandırılamayacağı kabul edilmiştir.
Bilirkişi raporunda hasarlı parçaların onarımı ve yeniden ihmal edilmesi nedeniyle oluşan zarar miktarı 440.600,00 Euro olarak saptanmıştır. Hasarlanan fırın ünitesi kısım ...'ün tamiri için 170.000 Euro, ... 'dan alınan danışmanlık hizmet bedeli için 75.600 Euro ve ...'un yeniden ihmali için sarf edilen 195.000 Euro olmak üzere toplam hasar miktarı 440.600,00 Euro olarak tespit edilmiştir. Bu doğrultuda davalı ...Limited Şirketinin 440.600,00 Euro hasar bedelinden dolayı davacıya karşı sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Davacı vekili, navlunun peşin ödendiğini yükün hasarlanmasından dolayı TTK 1199/1 madde uyarınca navlunun yarı oranında indirilmesini ve indirilen 75.000,00 USD davacıya verilmesini, talep etmiş ise de; taşıyan yükün zıya veya hasarı nedeni ile yükle ilgiliye tazminat ödemek zorunda kalsa bile, taşıyanın navlun alacağı devam edecektir. Bu nedenle davacının navlunun iadesi ile ilgili talebi yerinde görülmemiştir.
Dava dilekçesinde hasarlı ürünün yeniden üretim bedeli, teknik danışmanlık ücreti, survey ücreti yeni ürünün taşınma masrafları ile birlikte gecikme zararının da talep edildikten sonra davacı vekili 31.01.2024 tarihli duruşmada gecikme zararıyla ilgili taleplerini geri aldıklarını bildirilmiştir. HMK'nın 123.maddesine göre davanın geri alınması davalı tarafın rızasıyla mümkün olduğundan bu konuda davalı ...Kargoya tebligat çıkarılmış olup, davalı temsilcisi tarafından sunulan 29/02/2024 tarihli dilekçeyle geri alma talebine muvafakat edilmiş olduğundan, bu alacak kalemiyle ilgili davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerektiği sonucuna varılarak, neticede açıklanan tüm bu nedenlerle; davacının gecikme cezası / zararı ile ilgili davasının HMK'nın 123.maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, yük hasarına ilişkin talebinin Kısmen Kabulü ile 440.600,00 Euro'nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesine göre işleyecek yıllık euro faiziyle birlikte davalı ...Limited Şirketinden tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebi ile Navlunun iadesi ve Manevi tazminat taleplerinin reddine dair, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davacının gecikme cezası / zararı ile ilgili davasının HMK'nın 123.maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Davacının yük hasarına ilişkin talebinin KISMEN KABULÜ ile 440.600,00 Euro'nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesine göre işleyecek yıllık euro faiziyle birlikte davalı ...Limited Şirketinden tahsil edilerek davacıya ÖDENMESİNE,
-Fazlaya ilişkin maddi tazminat talebi ile navlunun iadesi ve manevi tazminat taleplerinin REDDİNE,
3- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince tayin olunan 274.292,52 TL harçtan 90.322,90 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 183.969,62 TL harcın davalı ...Limited Şirketinden tahsili ile Hazineye irad kaydına,
4- Davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan 346.600,99 TL vekalet ücretinin davalı ...Limited Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine,
5- Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 54,40 TL başvurma harcı, 1.455,00 TL posta gideri, 47.500,00 bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 49.009,40 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 37.990,51 TL'sinin davalı ...Limited Şirketinden alınarak davacıya ödenmesine,
6- Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 100 TL posta gideri olan yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 22,48 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...Limited Şirketiye ödenmesine,
7- Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 1.023,22.-TL sinin davalı ...Limited Şirketinden, 296,78.-TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8- Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile ihbar olunan vekillerinin yüzlerine karşı davalı vekilinin yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/03/2024

Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır