T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO :2020/169 Esas
KARAR NO :2024/181
DAVA :İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan),
DAVA TARİHİ :16/06/2020
BİRLEŞEN DOSYA DAVA TARİHİ :04/02/2021
BİRLEŞME KARAR TARİHİ :10/02/2021
KARAR TARİHİ :04/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan),
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Türkiye’nin en eski ve köklü konteyner taşıma şirketlerinden olduğunu, müvekkili şirketin davalının talep ettiği yüklerin taşınmasına aracılık ettiğini, müvekkilinin ticari ilişkiye dayalı alacağının takip tarihi itibariyle ödenmeyen 1.050,72 USD’lik kısmı için defalarca borçlu ile irtibatın sağlanmaya çalışıldığını, ancak borçlunun borcunu ödemekten kaçındığını, borçluya talep tarihi itibariyle ödenmemiş olan 1.050,72 USD’lik borcu için 01/04/2019 tarihinde PTT vasıtasıyla iadeli taahhütlü mektup yollandığını, ancak borçlunun ihtarnameye rağmen borcunu ifa etmekten imtina etmesi üzerine ... İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyası ile borçlu aleyhine ilamsız icra takibinin başlatıldığını, borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini, davalı borca itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğini, yetkili icra dairesinin ... olduğunu belirttiğini, müvekkilinin adresinin ... İstanbul olduğunu ,taraflararasındaki uyuşmazlığın faturaya dayalı olup para alacağına ilişkin olduğunu, para borcunun Borçlar Kanunu hükümlerine göre götürülecek borçlardan olması nedeniyle genel yetkinin yanında alacaklının ikametgahının da yetkili olduğunu, davalı ile yapılan sözleşmenin navlun sözleşmesi olduğunu, sözleşmede müvekkili tarafından yükümlülüklerin yerine getirildiğini ancak davalının edimini yerine getirmediğini, davalının borcunun sözleşmeden kaynaklanan para borcu olduğunu, müvekkili şirketin borçlu ile ticari ilişkisini sürdürdüğü müddetçe vermiş olduğu hizmetler için fatura düzenlendiğini, düzenlenen faturaların davalı şirketin hesap ekstresine borç olarak girdiğini, müvekkili şirketten olan alacaklarının ise alacaklar hanesine yazılarak borçlarından düşüldüğünü, faturaların düzenli olarak borçlu şirkete yollandığını ancak borçlu şirketin sözkonusu borcunu gösterir nitelikteki faturalara itirazda bulunmadığını, sözkonusu faturalara süresi içinde itirazda bulunulmaması nedeniyle faturaların kabul edildiğini, faturalarda açıkça görülen borca icra takibinin ardından itiraz edilmesinin tamamen süreci uzatmak ve müvekkili şirketin alacağını geciktirme amaçlı olduğunu, davalı tarafından taşıması talep edilen ... ve ... konteyner numaralı yükler, ... numaralı hat konişmentosu ve ... numaralı acente konişmentosu ile taşıma yapıldığını, emtiaların ...ai Limanından yüklendiğini, ... ... ... Limanına getirildiğini, emtiaların 13/09/2019 tarihinde limana vardığını ve davalıya varış ihbarının iletildiğini; ... ve ... konteynerler numaralı yüklerin ise ... numaralı hat konişmentosu ve ... numaralı acente konişmentosu ile taşıma yapıldığını, emtiaların ...ai Limanından yüklendiğini, ... ... ... Limanına getirildiğini, emtiaların 11/10/2019 tarihinde limana vardığını ve davalıya varış ihbarının iletildiğini, davalıya varış ihbarlarının yapıldığını ve ordinoların teslim edildiğini ancak davalı tarafından yükün süresinde limandan çekilmediğini, konteynerlerin boşaltılarak taşıyana teslim edilmediğini, konteynerlerin zamanında teslim edilmemesi nedeniyle fiili taşıyan ... ... AŞ firmasından belirtilen yüklemelere ilişkin olarak ilk önce 484,00 USD lik akabinde ise 4.092-USD lik demuraj faturasının kesildiğini, ... ... AŞ tarafından müvekkili şirkete kesilen toplam demuraj tutarının 4.576,00 USD olduğunu, müvekkilinin sözkonusu demuraj bedellerini ... ... AŞ ye ödeme durumunda kaldığını, davalıya ise takip tarihi itibariyle bu tutarın bir kısmının yansıtıldığını, davalının sözkonusu masraflara sebebiyet vermesinden dolayı müvekkilinin ödemiş olduğu bu tutarları davalıya rücu etmesi durumunun ortaya çıktığını belirterek fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacakların dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydı ile öncelikle davanın yetki itirazının reddine, .... İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalı/borçlu tarafın yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile müvekkil adına başlatılan icra takibinin 1.050,72 USD üzerinden faiz ve ferileriyle birlikte devamına, davalı itirazının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle davalının alacağının % 20’sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı/borçlu şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takip dosya ve bağlı itirazın iptali davasının yetkisiz İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinde ikame edildiğini, takipte ve davada yetkili yerin müvekkili şirketin bulunduğu ... Merkez İcra Dairesi ve Mahkemeleri olduğunu, dosyanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddini talep ettiklerini, dava dilekçesi ve delil listesinin HMK’nun emredici hükümleri gereğince usulüne uygun olmadığını, davaya konu somut olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge veya evrakların sunulmadığını, müvekkili şirketin davaya konu taşıma işinin tarafı olmadığını, iddia edildiğinin aksine davacı yana herhangi bir borcunun bulunmadığını, takibin tamamen haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkilinin davacı tarafın beyanlarının aksine konteyner kutusu haricinde çekerek emtiayı teslim aldığını, konteynerin boş olarak teslim edildiği iddia edilen tarihinin tamamen afaki olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından konteynerin liman dışına çıkarılmadığını ve konteynerin haksız olarak işgal edilmediğini, müvekkili şirkete demuraj/navlun faturasının tebliğ edilmediğini, taraflararasında davaya konu edilen hukuki bir işlem bulunmadığını, faturanın tek başına alacağın kanıtı olmadığını, faturanın dayanağı temel ilişkinin ispatının gerektiğini, davacı yanın davada taraf ehliyetinin mevcut olmadığını, müvekkili şirketin muhatabının ... ... AŞ olduğunu, taşıyan sıfatına ...’un sahip olmadığını, acentelik ilişkisinden doğan bir alacağın mevcut olmadığını, davacının müvekkiline taşıma hizmeti sunduğu iddiasını ispat edecek taşıma belgelerini dosyaya ibraz edemediğini, taşıma hizmetini konteyner tahsisini tamamen davadışı firmanın yaptığını, müvekkili şirketin emtiayı teslim aldığını ancak konteyneri liman tesisi dışına çıkarmadığını ve demuraj alacağına yol açmadığını belirterek davacı tarafça ispat edilemeyen haksız ve dayanaksız davanın reddine, haksız ve kötüniyetli davacının aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında deniz yolu taşınmalarını kapsayan sözleşme akdedildiğini, sözleşme uyarınca müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalının kesilen fark demuraj faturalarını ödemediği iddiası ile ... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, takibe itiraz üzerine ... ATM'NİN 2020/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, açılan işbu dava ile ... ATM nin 2020/... Esas sayılı dosyasında görülen davanın aynı taşımadan kaynaklanan alacaklara ilişkin olduğunu beyanla, davanın öncelikle ... ATM nin 2020/... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini ve akabinde 3.500,00.USD alacağın 08/11/2020 tarihli arabuluculuk başvuru tarihinden itibari işleyecek kamu bankalarının döviz mevduatına uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin 2021/... Esas sayılı dosyasının yine mahkememizin 10/02/2021 tarihli 2021/... Karar sayılı birleştirme kararıyla işbu dosya ile birleştirildiği anlaşılmıştır.
Asıl dava; taraflar arasındaki Deniz Taşıma ilişkisinden kaynaklanan demuraj alacağının tahisili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali, birleşen dava, taraflar arasındaki Deniz Taşıma ilişkisinden kaynaklanan demuraj alacağının tahisili talepli alacak davası olup; uyuşmazlığı, icra dairesinin yetkili bulunup bulunmadığı, tarafların aktif ve pasif dava ehliyetlerinin olup olmadığı,, emtianın gümrükten çekilip çekilmediği, çekilmiş ise ne kadar süre sonra çekildiğinin ve varsa demuraj süresi ile taşıma dolayısı ile gerçekten demuraj ücreti ödenip ödenmediği, ödenmiş ise yapılan ödemenin rayice uygun olarak yapılıp yapılmadığı, davalının demuraj bedelinden sorumlu olup olmadığı ile neticede varsa davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 09/05/2019 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliği üzerine, davalı borçlunun 21/05/2019 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın da 16/06/2020 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden talimat yolu ile resen seçilen bilirkişi Serbest Mali Müşavir ... ... tarafından tanzim edilen 20/09/2022 havale tarihli raporda özetle; davalı ... Ür. San ve Tic AŞ’nin işyeri ... adresinde, ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılamadığı, bu nedenle alacak borç durumunun tespit edilemediği belirtilmiştir.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Serbest Mali Müşavir ... ... ve Uzakyol Kaptanı ... tarafından tanzim edilen 19/10/2023 havale tarihli raporda özetle; davaya konu demuraj bedelleri bakımından davalı sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususunda davalı şirket gönderilen konumunda emtiayı tahliye limanında gecikmeli olarak teslim aldığı ve konteyneri serbest süresinden sonra taşıyana teslim edildiği, bu durumda taşıyan tarifesine göre konteyner demurajının sorumlusu konumunda olduğu, davacı tarafça dava dışı ...’e ödenip ödenmediği hususunda dava konusu taşımalar kapsamında oluşan demuraj bedelleri için davadışı fiil taşıyan ... şirketine 4.092,00 ve 484,00 USD (toplam 4.576,00 USD) tutarlı faturaların ödemelerinin yapıldığının dosya kapsamından tespit edildiği, davacı alacak miktarının esas ve birleşen dosya bakımından ayrı ayrı tespiti hususunda ise davacı iki ayrı taşıma sonucunda esas (1.050,72 USD) ve birleşen davada (3.500,00 USD) demuraj faturalarından bakiye toplam 4.550,72 USD’nin tahsilini talep ettiği, davacı şirket fiili taşıyana ödediği konteyner demurajı tutarı kadar alacaklı olacağı kabul edildiğinde ve ödemesi yapılan tutar ile vade farkı tutarı düşüldüğünde davacının davalıdan 3.109,36 USD alacaklı olduğu, mahkemenin aksi yönde kanaat getirmesi durumunda davacı defter kayıtlarına göre alacak tutarının 4.550,72 USD olarak tespit edilmesi gerektiği, davacının yasal defter kayıtlarında alacak bakiyesi (+) 4.550,72 USD; vade farkı faturası (-) 137,36 USD; davalıya fazla yansıtılan demuraj bedeli (5.880-4.576) (-) 1.304,00 USD; davacının davalıdan 3.109,36 USD alacaklı olduğu belirtilmiştir.
Davalı tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... esas sayılı icra takip dosyasına sunulan borca itiraz dilekçesi ile icra müdürlüğü yetkisine de itiraz edildiğinden öncelikle bu hususun incelenmesi gerekmiştir. Dava konusu alacak fatura bedelinin tahsili istemine ilişkin olmakla BK 89. maddesi gereği davacı alacaklının yerleşim yeri itibarı ile İstanbul İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğu anlaşıldığından, icra dairesi yetkisine yönelik itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosyaya ibraz edilen deliller, davacı vekilinin dava dilekçesi, ... ve ... numaralı konşimento kayıtları ve celp edilen evraklar incelendiğinde; davalı ... firmasının alıcısı olduğu ..., ..., ... ve ... numaralı konteynerlerin, ...ai Limanından ... Limanına taşınması hususunda taraflar arasında taşıma ilişkisi bulunduğu, davacının taşıma işini fiilen yerine getirmediği, taşımanın fiilen dava dışı ... firması tarafından gerçekleştirildiği, davalı adına navlun faturalarının davacı tarafından düzenlendiği ve yapılan muhasip incelemesi neticesinde navlun bedellerinin bir kısmının davalı tarafından davacıya ödenmiş olduğu bu hali ile davalınnı hem taşıtan hem de konşimentolarda yüklerin gönderileni olarak kayıtlı bulunması ve emtiaların davalı tarafından teslim alınmış olması nedeni ile gönderilen sıfatını haiz olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalıya, ... ve ... numaralı konteynerlere ilişkin 13/09/2018 tarihli Varış İhbarı başlıklı belge ile davaya konu konteynerlerin limana varışına ilişkin varış ihbarının gönderildiği ve bu ihbarda ayrıca demuraj tarifesinin de davalıya iletilmiş olduğu görülmüştür. Dava dışı ... firmasına yazılan müzekkere cevabından konteynerlerin dava dışı fiili taşıyana 16/10//2018 tarihinde teslim edilmiş olduğu; ... ve ... numaralı konteynerlere ilişkin11/10/2018 tarihli Varış İhbarı başlıklı belge ile davaya konu konteynerlerin limana varışına ilişkin varış ihbarının gönderildiği ve bu ihbarda ayrıca demuraj tarifesinin de davalıya iletilmiş olduğu görülmüştür. Dava dışı ... firmasına yazılan müzekkere cevabından konteynerlerin dava dışı fiili taşıyana 10/11//2018 tarihinde teslim edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Konteyner üzerinde tasarruf hakkı bulunan kişi, gönderilenin belli bir süre içinde konteyneri iade etmesini ister, çünkü konteyneri başka taşımalarda kullanacaktır. Bu sebeple konteynerin gönderilen tarafından iadesi için genellikle belli süreler kararlaştırılmakta, bu süreler için, arlan oranlara göre ödemelerin yapılması istenmektedir Söz konusu ücret, dolu olarak gelen konteynerlerin gemiden tahliye edildiği gün ile içerisindeki eşyanın konteynerden boşaltıldığı güne kadar geçen süre, belli bir gün adedinden fazla ise taşıyana ödenen bir ücrettir Bu ödemelere de, gemilerin gecikmesi hâlinde ödenen "demoraj" teriminden türetilmiş olarak "konteyner demorajı" denilmektedir. Bu istem, konteyner gecikme ücrcti yahut konteyner işgaliye ücreti olarak ifade edilebilir. Konteynerlerin iadesindeki gecikme sebebiyle bir bedel isteyebilecek kişi navlun sözleşmesine göre "taşıyan"dır. Söz konusu taşıyan taşıma işini fiilen yerine getirmiş olan kişidir. Navlun sözleşmesinin gönderileni eğer navlun sözleşmesinin aynı zamanda tarafı değilse, diğer bir ifadeyle, taşıtan değilse anılan ücret ve masrafların borçlusu değildir. Ancak TTK 1203 maddesi koşullarının gerçekleşmesi hâlinde gönderilen söz konusu masraflardan sorumlu hâle gelir. Gönderilenin TTK 1203 maddesi kapsamında yer alan kalemlerden sorumlu tutulabilmesi, iki koşulun bir arada gerçekleşmesine bağlı kılınmıştır. Buna göre, gönderilenin sorumlu olabilmesi için, konişmento veya konişmentonun atıf yaptığı navlun sözleşmesinde gönderilenin anılan borçlardan sorumlu olacağı ilkesine yer verilmesi ve yükün gönderilen tarafından tesliminin istenmesi gereklidir. Bu koşullar karşılandığında taşıtan borçtan kurtulur. Dosya bu kapsamda incelendiğinde, davalının taşıtan ve yükleri de teslim almış olması dikkate alındığından gönderilen sıfatı ile demuraj bedelleri bakımından sorumluluğu bulunduğu kabul edilmiştir. Ancak açıklandığı hali ile demuraj bedelinin asıl alacaklısı konteyner üzerinde tasarruf hakkı bulunan kişi olup, dosya kapsamında demuraj talep edebilecek olan dava dışı fiili taşıyan ... firması olup, davacının yalnızca ... firmasına yapmış olduğu ödemeyi davalıya rücu edebileceği mahkemece kabul edilmiştir.
Mahkememizin 13-02/2024 tarihli celse 3 nolu ara kararı uyarınca davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 26/03/2024 tarihli dilekçe ile, asıl dava konusu alacağın 30/10/2018 tarihli 1.400 USD bedelli fatura ile 29/11/2018 tarihli 980 USD bedelli faturadan bakiye 1.050,72 USD alacağa ilişkin, birleşen dava konusu alacağın ise 29/08/2019 tarihli 3.500 USD bedelli alacağa ilişkin olduğu açıklanmıştır. 30/10/2018 tarihli 1.400 USD bedelli faturanın ... ve ... numaralı konteynerlere ilişkin düzenlenen demuraja ilişkin olduğu, 29/11/2018 tarihli 980 USD bedelli faturanın ... ve ... numaralı konteynerlere ilişkin düzenlenen demuraja ilişkin olduğu, 29/08/2019 tarihli 3.500 USD bedelli faturanın ise ... ve ... numaralı konteynerlere ilişkin düzenlenen demuraja ilişkin olduğu anlaşılmış olup, ne var ki dava dışı ... firması tarafından, ... ve ... numaralı konteynerlere ilişkin olarak davacı adına 4.092 USD demuraj faturası düzenlendiği, ... ve ... numaralı konteynerlere ilişkin olarak ise 484,00 USD demuraj faturası düzenlediği ve yalnızca bu bedellerin dava dışı ... firmasına davacı tarafından ödenmiş olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalının muhasip incelemesine esas olmak üzere ticari defter kayıtlarına ibraz etmemiş olması nedeni ile, davacıya ait ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme de esas alınmak sureti ile, muhasip bilirkişiler tarafından yapılan inceleme neticesinde tespit olunun davalının yapmış olduğu 21.366,64 USD ödeme mahsup edildiğinde, davacının asıl dava bakımından bakiye (13.200,00 USD + 3.300,00 USD+ 900,00 USD+ 2.500,00 USD + 992,00 USD + 137,36 USD + 484,00 USD = 21.513,36 USD - 21.366,64 USD =) 146,72 USD alacaklı olduğu mahkemece tespit olunmuştur. Her ne kadar bilirkişiler tarafından davacıya ait ticari defterlerde kayıtlı bulunan 137,36 USD bedelli vade farkı faturasının taraflar arasındaki vade farkı uygulanacağına ilişkin anlaşma bulunmaması nedeni ile hesaplamaya dahil edilmediği açıklanmışsa da, davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 8 Kasım 2018 tarihli e posta yazışmaları incelendiğinde, davalı tarafından USD borçlara karşılık verilen 27.736,00 TL bedelli çekin yalnızca vade farkının da ödenmesi halinde kabul edildiği ve davalı tarafından da bu bedelin 09/11/2018 tarihinde ödenmiş olduğu anlaşıldığından, cari hesapta bu bedel de mahkemece esas alınmıştır. Birleşen dava bakımından ise ... ve ... numaralı konteynerlere ilişkin davacı tarafından dava dışı ... firmasına yapılan 4092 USD bedelli ödeme ve esas dava da bu bedelin 992,00 USD'lik kısmının esas alınmış olması dikkate alınarak bu bedel bakımından davacı alacağının bulunduğu kanaati ile, asıl yargılamaya konu alacağa ilişkin olarak uygulanan demuraj tarifesi ve davacı tarafından yapılan ödeme yargılama neticesi tespit edilmiş olduğundan davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebine ilişkin koşullar oluşmadığından bu talebin reddi ile birlikte aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazın kısmen iptali ile takibin 146,72 USD asıl alacak bakımından devamına, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca USD faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-Şartlar oluşmadığından icra inkar tazminatı ile kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine,
-Birleşen davanın KABULÜ ile 3.500,00 USD'nin dava tarihinden itibaren dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca işleyecek USD faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
ASIL DAVADA;
1-Karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 110,51 TL'nin mahsubu ile bakiye 317,09 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
2-Davacının peşin olarak yatırdığı 110,51 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davacı yargı gider toplamı olan 4.655,73 TL'nin (54,40 TL başvurma harcı, 601,33 TL posta gideri ve 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 649,00 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı için takdir edilen 902,32 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı vekili için takdir edilen 5.568,64 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
6-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 184,00 -TL sinin davalıdan, 1.136,00-TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine,
BİRLEŞEN DAVADA;
1-Karar harcı olan 1.712,49 TL'den peşin alınan 428,13 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.140,62 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (495,93 TL ilk harç ve 107,00 TL posta ücreti olmak üzere) 602,93 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı vekili için takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine,
Dair, esas ve birleşen dava davacı vekilinin yüzüne karşı esas ve birleşen dava davalı tarafın yokluğundan kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/04/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!