WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

İSTANBUL 17. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

ESAS NO : 2019/201 Esas
KARAR NO : 2024/50

DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 31/05/2019
KARAR TARİHİ : 07/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...’nin dava dışı ... A.Ş ile aralarındaki finansal kiralama sözleşmesi ilişkisi uyarınca ... numaralı ... isimli geminin mülkiyeti...'e ait olmak üzere kiraladığını, ...'in şifahi olarak koyduğu şart sebebiyle geminin ... sigortası davalı ... Sigorta A.Ş’den müvekkili şirket tarafından yaptırıldığını ve 2017 dönemi için... poliçe/yenileme no altında yenilendiğini, geminin 18.05.2017 tarihinde ... Limanı'na yanaşma manevraları sırasında sancak ana makinesinde arıza meydana geldiğini, makine stop edildiğini ve 19.05.2017 tarihinde sancak ana makine üzerinde blok hasarı meydana geldiğinin görüldüğünü, davalı sigortacıya müvekkili tarafından bildirildiğini, davalı sigortacı tarafından ... numaralı hasar dosyası açıldığını, davalı sigortacı tarafından gemide meydana gelen sancak ana makine blok hasarından itibaren işbu sürecin yanlış yönlendirildiğini, süre boyunca bir yandan ... Sigorta’nın müvekkilinin taleplerine cevap vermediğini, davalı şirketin kardeş şirket olarak adlandırdığı...’in müvekkili ile aralarındaki finansal kiralama ilişki gereğince kirasını ödemesi için baskı kurduğunu, bu süreç boyunca müvekkilinin kredi notunun menfi yönde etkilenmemesi, piyasadaki itibarının sarsılmaması adına geminin sair masraflarına katlandığını, davalı sigortacı hasar dosyası kapsamında aldırdığı ekspertiz raporuna aykırı olarak, müvekkili şirketin içinde bulunduğu zor durumdan yararlanmak suretiyle düşük miktarlı bir hasar tazminatı ödemesi teklif ettiğini, müvekkilinin her gün katlanarak artan masraflar neticesinde teklif edilen 1.025.000,00 USD’lik ödemeyi ihtirazi kayıt ileri sürerek kabul etmek durumunda kaldığını, huzurdaki dava şimdilik 50.000 USD üzerinden belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, davalı sigortacı tarafından ... Şti.'nden ... no.lu ve 06.06.2017 tarihli ekspertiz raporu alındığını, ekspertiz raporunda, hasar gören sancak ana makinesinin onarılmasının mümkün olmadığının tespit edildiğini, ilaveten raporda, detaylı bir şekilde hasara ilişkin teknik açıklamalar yapıldığını, sancak ana makinenin bakımlarının tam olduğu tespitine de yer verildiğini, raporda hasar tazminatı tutarı gemiye biçilen değerlere bağlı olarak opsiyonlu bir şekilde hesaplandığını, raporda üç farklı hesaplama yapılsa da verilmesi gereken hasar tazminatının 1.465.000 USD olduğu sonucuna varıldığını, hasar tarihinde müvekkili şirket dava dışı ... ile aralarındaki finansal kiralama sözleşmesi uyarınca geminin finansal kiracısı sıfatıyla her ay ...’e 39.066,00 USD ödeme yapıldığını, geminin meydana gelen hasar neticesinde sancak ana makine stop edildiğini, geminin tonajında bir geminin tek makine emniyetli bir şekilde seyrüsefer yapmasının mümkün olmadığını, ancak müvekkilinin tek makine ile seyrüsefer denemelerinde bulunduğunu, geminin hızı 4-5 knota kadar düştüğünü, açık denizlerde bu hızla sefere çıkmak gemi bakımından tehlikeye davet çıkaracak ve gemiden beklenen ticari randıman elde edilemeyeceğini, ...’in müvekkili şirket ile finansal kiralama sözleşmesi imzalama aşamasında geminin sigortasının davalı ...’dan yaptırılması şartını koyduğunu beyanla fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, 3095 sayılı kanun gereği hasar tarihi olan 19/05/2017 tarihinden itibaren ticari avans faizinin işletilmesine, yargılama gideri, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf dava konusu alacak istemine konu ettiği ve ödenmesini hasarın kapsamı ve miktarı konusunda net bilgiye sahip olduğunu, hasar miktarını ve zararını bilmediği ve bilmesinin mümkün olmayacağı yönündeki beyanlarının somut maddi gerçekliğe aykırı olduğunu, belirsiz alacak davası açılmasında davacının hukuki yararı olmadığını, müvekkili sigorta şirketi ile davacı şirket arasında “... nolu “... Sigorta Poliçesi ile “...isimli ...” 06.02.2017-06.02.2018 dönemi için sigorta teminatı kapsamına alındığını, sigorta sözleşmesi ile sigorta ettiren davacı, ... A.Ş ise sigortalı olduğunu, poliçe ile verilen teminatlar, limit ve tutarları ile sigorta klozları ise poliçe üzerine kayıtlandırıldığını, dava konusu geminin 18.05.2017 tarihinde Bandırma Limanına yanaşma manevrası sırasında sancak motorundan gelen vuruntu nedeni ile limana çekildiğini, 19.05.2017 tarihinde yapılan kontrollerde 5 nolu silindir enjektörün arızalı olduğunun görüldüğünü ve davacının gemi adamları tarafından değiştirilmiş kartel ve kol yatağı kontrolü sonrası gemi test için limanda çalıştırıldığını ve değişimi yapılan ... yatak kepinden ayrılarak motor blok arızasına sebebiyet verdiğini, hasar 18.05.2019 tarihinde değil, 19.05.2019 tarihinde gemi adamlarının yapmış olduğu onarım sonrası 19.05.2017 tarihinde makinenin test için çalıştırılması sırasında meydana geldiğini, hasar ihbarı sonrası müvekkili şirket tarafından eksper görevlendirmesi yapıldığını, ekspertiz raporunda onarım ve tam ziya ihtimali üzerinden bir değerlendirme yapıldığını ve bu değerlendirmelerde onarım işleminin üretici motor şirketi ve klas tarafından onaylanmadığı ancak onarım maliyetinin 650.000-700.000-USD aralığında olacağı, tam ziya haline ilişkin olarak ise gemi değeri 2.100.000, 2.300.000 ve 2.500.000 USD kabul edildiğinde, her durumda 720.000 USD hurda bedeli ve poliçe şartları uyarınca tenzili muafiyet 125.000-USD ve ... ulaşım maliyeti 10.000 USD tenzili ile 1.265.000-USD , 1.465.000-USD ve 1665.000-USD hasar olabileceği kanaat olarak belirtildiğini, geminin rayiç değerinin 2.100.000 USD'nin üzerinde olmadığını, hasara uğrayan gemide aynı yapıda iki eşdeğer motor yer almakta olup, bu motorlardan biri hasarlandığını, bu kapsamda müvekkili şirket hasarlı motorun onarımı, değişimi ile eşdeğer ve ikame motor seçenekleri bakımından da araştırma ve çalışmalar yürüttüğünü, orjinal motor üretiminin bulunmadığı ve ikinci el motor bulunmadığı, eşdeğer motor temini halinde ise geminin her iki motorunun değişimesi yada motor dahil tüm sistemin uyumlulaştırılmasının gerekeceği bunun ise olası olmadığı tespit edildiğini, bu bağlanmda davacının iddiasının aksine tüm yürütülen çalışmalar geminin ticari hayatının eşdeğer klas seviyesinde devamlılığının sağlanmasını temin gayesi ile sürdürüldüğünü, davacının onayı ve gözetiminde bizzat geminin incelenmesi sureti ile gerçekleştirildiğini, değerlendirme raporu sonucu davacı ile de paylaşıldığını ve davacı tarafından bu rapor sonucuna yönelik bir itirazda bulunulmadığını, 2.100.000 USD - 950.000 USD =1.150.000-USD tutarından 125.000-USD tenzili muafiyet ile bakiye 1.025.000 USD hasar bedeli olarak ödendiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme ile poliçeden doğan yükümlülükler tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiğini, beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasına sunulan 21/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda; Davaya konu ... gemisinde meydana gelen zararın onarım kabul etmek olarak değerlendirildiği, hükmi tam ziya olarak kabul edilebileceği, geminin piyasa rayiç değerinin kaza tarihi itibariyle 2.100.000 USD olacağı, düzenlenen ... Poliçesinin aşkın sigorta olduğu 2.800.000 USD sigorta bedeli ile düzenlendiği, gerçek sigorta değerini aşan kısmın TTK 1463.md düzenlemesine göre geçersiz olduğu, geminin hasarlı hali ile değerinin 950.000 USD olduğu, sovtaj bedelinin sigortalı yedinde kaldığı, aksi durumu ortaya koyan dosya kapsamında belge ve bilgiye rastlanmadığı, geminin ... değerlendirilmesi nedeniyle poliçede yer alan muafiyetlerin uygulama alanı bulunmayacağı, 2.100.000,00 USD gemi değerinden sovtaj ve sigorta ödemesinin mahsubundan sonra davacının bakiye 125.000,00 USD eksik ödeme aldığı, sigorta şirketinin 22.06.2017 tarihinde temerrüdünün gerçekleşmiş sayılacağı, TTK 1427. Md dikkate alınması halinde ise 04.07.2017 tarihinde temerrüt oluşacağı görüş ve kanaatine varılmıştır.
10/08/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda; Davaya konu... gemisinde meydana gelen zararın hükmi tam zıya olarak değerlendirildiği kök rapordaki görüşlerinden dönüldüğünü, geminin piyasa rayiç değerinin kaza tarihi itibarıyla 2.100.000,00 USD olacağı, düzenlenen ... Poliçesinin ... olduğu 2.800.000,00 USD sigorta bedeli ile düzenlendiği, gerçek sigorta değerini aşan kısmın TTK 1463. Md. düzenlemesine göre geçersiz olduğu tespitinin korunduğu, “onarılmamış hasar klozu” tanımı, geminin 900.000 USD olarak tespit edilen onarım bedeli, 2.100.000,00 USD piyasa rayiç bedeli, 950.000 USD hurda bedeli birlikte değerlendirildiğinde meydana gelen hasarın onarılmamış hasar klozu kapsamında kalmasının uygun ve yerinde olduğu, hasarın onarılmamış hasar olarak kabulü sebebiyle 125.000,00 USD tenzili muafiyet hükmünün uygulama alanı bulacağı, meydana gelen riziko sebebiyle sigorta şirketinin nihai ödeme yükümlülüğü olacak hasar miktarının 1.025.000 USD olarak hesaplandığı, sigorta şirketi tarafından bu miktarın davadan önce ödendiğinin delil olarak sunulan ibraname içeriğinden anlaşıldığı, hasar dosyası kapsamında sunulan belgeye göre, 1.025.000,00 TL hasar ödemesinin davacı sigorta ettiren ödenmesi konusunda sigorta şirketinin istediği muvafakatin sigortalı... AŞ tarafından verilmediği kanaatine varılmıştır.
15/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda; ... gemisinin meydana gelen makine hasarı sonucunda ticari değerini yitirdiği hükmi tam ziya olarak kabul edilmesi gerektiği, poliçede yer alan muafiyet klozlarının uygulama alanı bulunmadığı, geminin piyasa rayiç değerinin kaza tarihi itibariyle 2.300.000 USD olduğu, poliçede aşkın sigorta olduğu 2.800.000 USD sigorta bedeli ile düzenlendiği, TTK 1463. Maddesi uyarınca aşan kısmın geçersiz olduğu, geminin hasarlı hali ile değerinin 720.000 USD, sovtaj bedelinin sigortalı yedinde kaldığı, sigorta şirketinin yaptığı ödemenin mahsubu ile 555.000 USD eksik ödeme yapıldığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
07/03/2023 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; Geminin hasarının ... firması tarafından tamir edilebileceğini, ...firmasıda böyle bir tamiri kabul etmem dediği içinde... üretici ... ile birlikte çıkma blok kabul edilmeyip, yeni makinanında alınmaması durumunda gereken harcamalarla birlikte geminin hurda değeri ile birlikte ticari değerini yitirdiği de gözetildiğinde geminin 'hükmi tam ziya' olarak kabul edilmesi gerektiği, Geminin kaza tarihi itibarıyla 18.05.2017 rayiç değerinin 2.300.000-USD olduğu, geminin hasarlı haliyle değerinin 720.000-USD olduğu, sovtaj bedelinin sigortalı yedinde kaldığı, sigorta şirketinin yaptığı 1.025.000-USD ödemenin mahsubu ile 555.000-USD davacıya eksik ödeme yapıldığı belirtilmiştir.
15/11/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; Geminin hükmi tam ziya olarak kabul edilmesi gerektiği, geminin hasar öncesi piyasa rayiç değerinin 2.300.000,00-USD, geminin hasarlı hali ile hurda değerinin 720.000,00-USD olduğu yönündeki kök rapor görüşlerini, davacı ...’nın aktif dava ehliyetinin bulunmadığı görülmekte olan davanın belirsiz alacak davası niteliği taşımadığı ve bunun kabulü halinde ıslaha konu 505.000-USD’lik talep arttırımının zamanaşımına uğradığı ancak davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü halinde 555.000-USD’lik tüm alacağın zamanaşımı içinde talep edilmiş olduğu yönündeki kök rapor görüşlerini tekrarladıkları yönünde görüş bildirilmiştir.
Dava; davalı nezdinde ... sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... isimli geminin ana makina arızasından kaynaklı hasar tazminatının eksik ödendiği iddiasıyla açılan alacak davasıdır.
Davacı vekili müvekkili ...’nin dava dışı ... A.Ş ile aralarındaki finansal kiralama sözleşmesi ilişkisi uyarınca ... numaralı ... isimli geminin mülkiyeti ...'e ait olmak üzere kiraladığını, ...'in şifahi olarak koyduğu şart sebebiyle geminin ... sigortasının davalı ... A.Ş’den yaptırıldığını ve 2017 dönemi için ... poliçe/yenileme no altında yenilendiğini, geminin 18.05.2017 tarihinde ...'na yanaşma manevraları sırasında sancak ana makinesinde arıza meydana geldiğini, makine stop edildiğini ve 19.05.2017 tarihinde sancak ana makine üzerinde blok hasarı meydana geldiğinin görüldüğünü, davacı sigortalının teklif edilen 1.025.000,00 USD’lik ödemeyi ihtirazi kayıt ileri sürerek kabul etmek durumunda kaldığını, sigorta şirketinin onarılmamış hasar klozunu uyguladığını ancak tam ziya klozunun uygulanması gerektiğini, gemi değerinin sigorta bedeli olan 2.800.000,00 USD olarak kabul edilmesi gerektiğini, sigorta hasar tazminatının eksik ödendiğini ileri sürerek bakiye hasar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili ise, davacının tam ziya talebi ile eksik ödeme yapıldığı iddiasının yersiz olduğunu, geminin ticari faaliyetlerine devam ettiğini, ...Şti’nden alınan ekspertiz raporunda geminin mevcut durumu itibariyle değerinin 950.000,00 USD, hasardan önceki rayiç değerinin 2.100.000,00 USD olarak tespit edildiğini, rapor sonucuna davacının itirazının bulunmadığını, 2.100.000 USD - 950.000 USD =1.150.000-USD tutarından 125.000-USD tenzili muafiyet ile bakiye 1.025.000 USD hasar bedeli olarak ödendiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme ile poliçeden doğan yükümlülükler tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Dosya kapsamından davacı ... şirketi ile dava dışı ... A.Ş. arasındaki kira sözleşmesi ile ... IMO numaralı ... isimli yük gemisinin mülkiyeti ...’e ait olmak üzere kiralanarak ... sayılı ... sigorta poliçesi ile 06/02/2017-2018 tarihleri arasınd teminat altına alındığı, geminin 18 Mayıs 2017 tarihinde ... Limanına yanaşma manevrası esnasında sancak ana makineden No: 5 silindirden vuruntu sesi gelmesi ve egzost sıcaklığının 550 dereceye çıktığının görülmesi üzerine stop ettirildiği, 19 Mayıs 2017 tarihinde yapılan makine testinde, ana makine çalıştırıldıktan 20-30 saniye sonra aşırı ses ve vuruntu ile blok hasarının meydana geldiği, geminin tamiri için yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, geminin tamirinin yapılan masrafları karşılamaya değmeyeceğine kanaat getirilerek gemi hükmi tam ziya ilan edildiği, gemi değeri 2.100.000 USD, hurda değeri 950.000 USD ve tenzili muafiyet 125.000 USD alınarak, bakiye 1.025.000 USD hasar bedeli olarak davacı sigortalıya ödendiği anlaşılmakta olup, davacı tarafça yapılan hasar ödemesinin eksik olduğu iddiasıyla eldeki dava açılmıştır.
Dava fazlaya ilişkin istem hakları saklı tutularak "şimdilik" kaydıyla 50.000,00 USD üzerinden belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Davalı vekili aşamalardaki beyanlarında davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını ileri sürmüştür. HMK 107. maddesine göre davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesi gereklidir. Eldeki davada gemi değerinin sigorta bedeli ile aynı olup olmadığı, geminin hurda değeri, onarılmamış hasar klozu ile tam ziya klozlarından hangisinin uygulanacağı konularında uyuşmazlık bulunduğundan, sigorta hasar tazminatının eksik ödenip ödenmediği ve varsa bakiye tazminat miktarının belirlenmesi ancak bilirkişi incelemesiyle tahkikat aşamasından sonra mümkün olacağından, buna göre belirsiz alacak davasının yasal koşullarının oluştuğu kabul edilmiştir.
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 50.000,00 Amerikan Dolarının 19.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili talep edilmiş olup 31.08.2021 tarihinde yapılan ıslah ile dava değeri 555.000,00 USD'ye yükseltilmiştir. Davalı vekili ıslaha cevap süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunarak, artırılan bedelin zamanaşımı nedeni ile reddini istemiştir. Dava yukarıda açıklandığı üzere belirsiz alacak davası niteliğindedir. Tahsil talepli belirsiz alacak davasında, dava tarihinde alacağın tamamı için zamanaşımı kesilir. Somut uyuşmazlıkta dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olup, dava açılmakla talep edilen alacağın tamamı bakımından zamanaşımı kesilmiş olduğundan, talep artırımına konu alacak bakımından davalı vekilinin ileri sürdüğü zaman aşımı itirazı yerinde görülmemiştir. (YHGK. 2022/10- 795 E. ve 2023/641 K., Yargıtay 9.HD. 2016/13162 E. Ve 2020/1860 K.)
Dosyaya sunulan ... sayılı ... sigorta poliçesinde dava dışı ...A.Ş.'nin sigortalı, davacı ... ise poliçede sigorta ettiren olarak belirtildiği görülmektedir. 07/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda sigorta poliçesi ile koruma altına alınmak istenen menfaatin malik menfaati olduğu, poliçede malik menfaatinin yanında işletenin menfaatinin teminat altına alındığını gösteren bir irade açıklamasının bulunmadığı, poliçede malikin sigortalı yerine dain mürtehin sıfatı taşıması mümkün iken bunun tercih edilmediği, sigortalının sigorta tazminatının kiracıya ödenmesine muvafakat vermediği, hasar ödemesinin sigortalıya yapıldığı, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı belirtilmiştir.
Dosyaya sunulan İbraname ve Tazminat Makbuzunun eki belgelerde 1.025.000 USD poliçe tazminatının sigorta ettirene ödenmesi konusunda sigortalı... A.Ş.'den sigorta şirketi tarafından 25.08.2017 tarihli yazı ile muvafakat istendiği, ... AŞ tarafından gönderilen 15.09.2017 tarihli yazıda “...şirketine sigortalattığımız ekipmana ait 1.025.000,00 USD hasar bedelinin USD olarak tarafımıza ödenmesini rica ederiz” şeklinde beyanla muvafakat verilmediği, ödemenin sigorta ettiren davacının imzaladığı ibraname ile sigortalı ...AŞ'ne yapıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkememizce ...’e yazılan 26/12/2023 tarihli müzekkereye gelen cevapta ise,1.025.000,00 USD sigorta tazminatı ödemesinin 425,000 USD lik kısmının 25/09/2017 tarihinde ...'e gönderildiği, kalan tutarın da davacının borçları kapsamında ... A.Ş. tarafından tahsil edildiği, davacı tarafından açılan davaya herhangi bir itirazlarının bulunmadığı belirtilerek davacıya yapılan 425,000 USD tutarlı ödeme dekontu ile davacının borçları için yapılan tahsilata ilişkin hesap hareketlerinin gönderilmiş olduğu görülmektedir. Davacı tarafından düzenlenen 14/09/2017 tarihli taahhütnamede ...’nın hesaplarına gönderilecek olan 1.025.000,00 USD nin 600.000,00 USD si ile finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan borçların borçların kapatılması, bakiye kalması halinde ile tadil sözleşmesi imzalanmasını ve 425.000,00 USD sinin şirket hesabına gönderilmesini kabul ettiği anlaşılmaktadır. Buna göre dava dışı sigortalı ... A.Ş. nin başlangıçta hasar bedelinin davacıya ödenmesine muvafakat etmese de, sonradan kendisine ödenen hasar bedelinin bir kısmını davacı kiracıya aktardığı, bir kısmını ise kiracının borçlarından düşmek suretiyle ödediği, 26/12/2023 tarihli yazı ile de davacının açtığı iş bu davaya muvafakat edildiği bildirilmiş olduğundan, böylelikle davada aktif husumete ilişkin noksanlık giderilmiştir.
Dosyada mübrez 14.09.2017 tarihli "İbraname ve Tazminat makbuzu" başlıklı belge içeriğine göre, tazminat tutarı 1.025.000,00 USD'nin ... adına kaşe ve imza ile alınmış olduğu görülmektedir. Söz konusu İbranamede ...A.Ş. tarafından ... numaralı...Poliçesi ile teminat altına alınan ... isimli gemide 18.05.2017 tarihinde ...'na yanaşması esnasında meydana gelen gemi/makine hasarı neticesinde, poliçenin tâbi olduğu ... ve ilgili poliçe özel şartlarına göre tespit edilen toplam 1.025.000,00 USD tazminat tutarına mutabık olduğu belirtilerek, ibraname davacı tarafça “fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile imzalanmıştır.” şerhi ilave edilmek sureti ile imzalanmıştır. Davalı vekili düzenlenen ibraname kapsamında yapılan ödeme ile TTK ve poliçe genel şartlarından doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini ileri sürmektedir.
TBK m. 132 uyarınca tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları bir ibra sözleşmesi ile borç tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir. İbra, borcu sona erdiren sebeplerden biridir. Dosyada mevcut ve içeriği açıklanan ibraname itirazi kayıtla imzalanmış olduğundan sigorta şirketi açısından borcu sona erdiren bir belge niteliğinde değildir. Bu nedenle davacı eksik ödenen hasar bedeli için dava ve talep hakkına haizdir.
21.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda geminin hurda değerinin 803.000 USD hesaplandığı, hasarlı hali ile piyasa değerinin 950.000 USD olduğu, hasar öncesi rayiç bedelinin 2.100.000 USD olarak kabulünün uygun görüldüğü, geminin tamir bedeline ilişkin yapılan değerlendirmeler sonrasında, geminin tamire değmez/zayi kabul edilmesinin en uygun karar olacağı, gemide meydana gelen makine arızası nedeniyle hükmi tam zıya klozunun uygulanması gerekeceği, sigorta şirketinin “onarılmamış hasar” klozu kabulü ile 125.000 USD muafiyet uygulamasına katılmadıkları, bu durumda 2.100.000 USD gemi değerinden sovtaj ve sigorta ödemesinin mahsubundan sonra davacının 125.000 USD eksik ödeme aldığı, yönünde görüş ve kanaat belirtilmiştir. 18.08.2021 tarihli Ek Raporda da, kök raporda tamir bedeli gemi bedeli ile kıyaslanırken sehven hasarlı haldeki rayiç bedeli olan 950.000,00 USD nin dikkate alındığı, ancak sigorta bedeli olan 2.800.000,00 USD ile kıyaslanması gerektiği, bu nedenle hükmi tam zıya olarak kabul edilen kök rapordaki görüşten dönüldüğü, meydana gelen hasarın onarılmamış hasar klozu kapsamında kalmasının uygun ve yerinde olduğu, bu kabul sebebiyle 125.000 USD tenzili muafiyet hükmünün uygulama alanı bulacağı, meydana gelen riziko sebebiyle sigorta şirketinin nihai ödeme yükümlülüğü olacak hasar miktarının 1.025.000 USD olarak hesaplandığı, sigorta şirketinin bu miktarı davadan önce ödediğinin ibraname içeriğinden anlaşıldığı yönünde görüş ve kanaat belirtilmiştir.
15/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda; ... gemisinin meydana gelen makine hasarı sonucunda ticari değerini yitirdiği hükmi tam ziya olarak kabul edilmesi gerektiği, poliçede yer alan muafiyet klozlarının uygulama alanı bulunmadığı, geminin piyasa rayiç değerinin kaza tarihi itibariyle 2.300.000 USD olduğu, poliçede aşkın sigorta olduğu 2.800.000 USD sigorta bedeli ile düzenlendiği, TTK 1463. Maddesi uyarınca aşan kısmın geçersiz olduğu, geminin hasarlı hali ile değerinin 720.000 USD, sovtaj bedelinin sigortalı yedinde kaldığı, sigorta şirketinin yaptığı ödemenin mahsubu ile 555.000 USD eksik ödeme yapıldığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
07/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda benzer şekilde geminin hurda değeri ile birlikte ticari değerini yitirdiği de gözetildiğinde geminin 'hükmi tam ziya' olarak kabul edilmesi gerektiği, Geminin kaza tarihi itibarıyla 18.05.2017 rayiç değerinin 2.300.000-USD olduğu, geminin hasarlı haliyle değerinin 720.000-USD olduğu belirtilmiş, 15/11/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda kök rapor görüşlerini tekrarladıkları yönünde görüş bildirilmiştir.
Olaydan sonra Davalının ... Ltd.Şti’nden alınan ekspertiz raporu doğrultusunda geminin mevcut durumu itibariyle değerinin 950.000,00 USD, hasardan önceki rayiç değerinin 2.100.000,00 USD olarak kabul edilerek, 2.100.000 USD - 950.000 USD =1.150.000-USD tutardan 125.000-USD tenzili muafiyet ile bakiye 1.025.000 USD hasar bedeli ödediği anlaşılmaktadır.
Davalı sigorta şirketi tarafından iki ayrı ekspertiz raporu alınmıştır.... şti. tarafından düzenlenen ekspertiz raporunun hazırlanmasında çeşitli tamir firmaları ve gemi alım satım brokerlerinden de gemi satış bedellerine ilişkin fiyatlar tespit edilmiş, geminin onarım ihtimalleri değerlendirilmiş, hasarın onarılabilirliği konusunda gerek üretici ... firması, gerekse geminin klas kuruluşunun görüşleri alınmıştır. Gemi değerinin belirlenmesi için güncel piyasa şartlarına göre 3 ayrı teklif alınmış, hasar bedeli alternatifli olarak hesaplanmış, geminin mevcut haldeki ticari değerinin hurda değerinden düşük olacağı, hurda bedelinin 720.000,00 USD olduğu, onarım opsiyonunun makine üreticisi ve Klas tarafından onaylanmadığı belirtilmiştir. Onarımın kabul edilmesi halinde genel tahmini maliyetin 650-700.000 USD olacağı öngörülmüştür.
L... Şti. tarafından tanzim edilen 20.07.2017 tarihli Genel durum ve Değer tespiti raporunda; gemi üzerinde inceleme yapılarak gemide kullanılan malzemelerin makine ve teçhizatın nitelikleri, markaları ve genel durumları ile yapım tarzı, işçiliği, yaşı ve piyasadaki aranılırlık derecesi dikkate alınarak geminin hasarlı hali ile piyasa rayiç değeri 950.000 USD olarak tespit edilmiştir. Davalının da bu değeri esasa alarak tazminat ödemesi yaptığı belirlidir.
... gemisinin yanaşma manevrası esnasında, sancak ana makine 5 nolu silindirinden vuruntu sesi gelmesi üzerine sancak makinenin stop ettiği, yanaşma sonrası yapılan kontrollerde enjektörün arızalı olduğu görülerek enjektörün yenisi ile değiştirildiği, sancak makinenin test için gemi limanda iken çalıştırıldığı, kısa süre sonra aşırı vuruntu ve anormal ses gelmesi üzerine makine acil olarak stop edildiği, yapılan kontrollerde piston kolunu kol yatak kepine bağlayan saplamaların dişlerinin sıyrılması ve eğilmesi şeklinde zarar gördüğü tespit edildiği, boşta kalan piston kolunun üst blok ve bed plate’e (alt blok) çarpması sonucu, gerek bed plate gerekse üst blokta ağır hasar meydana geldiği anlaşılmaktadır.
06/06/2017 tarihli ekspertiz raporunda hasarın sebebi, yapılan yatak kontrolü sonrasında, yağlama yağı geri döndürmez valfinin yerine tam oturtulamamış olması neticesinde, montaj esnasında connecting rod ile üst kep arasına sıkışması olarak tespit edilmiştir. Ekspertiz raporunda hasarın sebebine ilişkin ...r firmasından görüş alındığı belirtilmiştir. Anılan şirketin 29.05.2017 tarihli raporunun ekspertiz görüşü ile uyumlu olduğu, ayrıca gemide yapılan tespitlere göre motor bloğunun onarımının mümkün göründüğü, ancak onarım/onarılabilirlik konusundaki kesin kararın motor bloğunun ve ...’in demonte edilmesini takiben... atölyesinde kontrol edildikten sonra bildirileceği anlaşılmaktadır.
Dosyaya sunulan 07/07/20217 tarihli ... raporunda hasarın yakıt sistemine bağlı olmadığı, piston kol sapmalarının uzayıp dişlerinin zarar görmesi ve eğilmesi nedeniyle piston kol alt kep inin açılmasına binaen yüksek devirle savrularak blok layner ve eteklerine çarparak hasar verdiği, makine bloğunun değştirilmesinin elzem olduğu, üretici firma ile yapılan yazışmalarda ihtiyaç olan yedek parçaların yok denecek kadar az olduğunun belirtildiği, ancak ikinci el ve rektifiye parçalarla onarım olabileceği, ancak motor blokta tamirin mümkün olmayacağı, 2. el klas onaylı olarak alınıp monte edilebileceği, arızalı olan makinenin çıkarılıp tek makine sistemine sistemine geçilebileceği belirtilmiştir.
Sancak ana makine bloğunda meydana gelen hasarın onarılabilirliği konusunda, gerek üretici ..., gerekse geminin klas kuruluşunun görüşleri alındığı, ... firmasının gönderdiği mesajın “Eğilmiş ve çatlamış makine bloğu için ... firmasının onayladığı bir onarım metodu bulunmamaktadır, bize gönderdiğiniz fotoğraflar üzerinden bloğun değişimin gerektiğini söyleyebiliriz.” şeklinde olduğu, geminin klas kuruluşu tarafından yapılan ilk açıklamanın; “Bu makinenin blok malzemesi genel olarak bilinmemekte, makine blokları genellikle dökme demirden imal olup, kaynak metodu ile onarımı zordur. Bloğun diğer hasara maruz kalmış olan parçalar ile birlikte yenilenmesi tavsiye edilir. Makine üreticisinin onarımı kabul etmesi ve yeni blok temininin uzun sürecek olması halinde metalock yöntemi ile onarım kabul edilebilir. Bununla birlikte onarımın geçici tamir olduğu, kalıcı tamir olmadığı not edilmelidir.” şeklinde olduğu belirlidir. ... firmasının açıklaması üzerine klas kuruluşu tarafından iletilen mesajın ise ; “Konu gemi ile ilgili olarak, makine üreticisi tarafından, eğik ve çatlak blok için onaylanan bir tamir metodu yoksa, blok yenilenmeli ve üreticinin talimatlarına uyulmalıdır.” şeklinde olduğu anlaşılmaktadır.
Gemi üzerinde yapılan çalışmalarda hasarlı olduğu net olarak tespit edilen; bed plate , üst blok, silindir, piston, piston kolu, piston kol saplamaları parçaları için üretici ... firmasından teklif talep edildiği, ... firmasının yanıtında, makine bloku temin edilemediğinden dolayı diğer parçaların teklifinin verilmediği anlaşılmaktadır. Söz konusu yazışmalardan da anlaşıldığı üzere blok, yedek parça olarak artık üreticisinden temin edilememektedir. Ekspertiz raporunda ikinci el ve kullanılabilir halde blok/bed plate araştırma çalışmalarının da olumlu sonuç vermediği, yedek parça temini yapılıyor olsa bile blok ve karterin gemiden demontte edilmesi ve atölyeye alınmasının uzun süreli ve maliyetli bir tersane çalışması gerektireceğine yer verilmiştir. Yeni makine temini opsiyonu ise gerekecek diğer işlerin maliyeti nedeniyle geminin sigorta bedelinin çok üzerinde masraf açacağı anlaşıldığından yeni makine opsiyonunun değerlendirilmediği belirtilmiştir.
... (...) üyesi olan ... (...)’na klaslanmış olan ... gemisinin sancak ana makinesinde ortaya çıkan bu hasarın nasıl onarılacağı konusunda, bağlı olduğu klas kuruluşunun onayının alınması şartı bulunmaktadır. Aksi durumda, klas kuruluşunun geminin klasını askıya alma veya gemiyi klasından çıkarma hakkı bulunmaktadır. Bu durum ise, geminin ticari faaliyetine devam etmesinin önünde çok büyük engel teşkil edecek; yük sahipleri bu gemiye yüklerini vermek istemeyecek ve/veya sigorta şirketleri böyle bir gemiyi yüksek risk altında kabul edeceklerinden, yüksek prim talep ederek sigorta yapmaları mümkün olabilecektir. Söz konusu durum geminin ticari hayatını sürdürmesini çok büyük oranda zora sokacak olduğundan klaslı bir gemide yapılacak onarımlarda klas kuruluşunun tavsiye ve olurunun alınması gereklidir.
Somut olayda, geminin klas kuruluşu makine bloğunun “...” yöntemiyle kaynak edilerek onarılmasını ancak –geçici onarım- olarak kabul edebileceğini, böyle bir onarım yapılsa bile ilk fırsatta yeni bir blok bulunup hasarlı bloğun değiştirilmesi gerektiğini bildirmiştir. Yapılan araştırmalarda, makine üreticisinin (... firması) bloğu yedek parça olarak artık üretmediği öğrenilmiş, bunun üzerine ikinci ve kullanılabilir halde blok/bed plate araştırılmış, ancak olumlu bir sonuç alınamamıştır. 07/07/2017 tarihli ... şirketinin raporunda ikinci el parçaların temin edilse bile motor bloğunun tamirinin mümkün olmadığı, klas onaylı ve kullanılabilir vaziyette motor bloğunun bulunmasının gerektiği belirtilmiştir. Kaldı ki ikinci el makinenin satın alındıktan sonra görünmeyen arızalarının ve hesaba katılmayan masrafların ortaya çıkabileceği ve ticari açıdan risk içerdiği değerlendirilmiştir. Bu haliyle onarım işleminin motor üreticisi ve klas kuruluşu tarafından onaylanmadığı, orijinal yedek parçaların da temin edilemediği ve onarımın mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan tespitlere rağmen onarımın tercih edilmesi halinde gemini birinci sınıf klasını koruyamayacağı, daha düşük başka bir klas kuruluşuna kaydolmak zorunda kalacağı, geminin yük sahipleri ve sigortacılar nezdinde tercih edilebilirliğinin kalmayacağı açıktır. Hasarlı sancak makinenin komple sökülüp gemi dışına alınarak yerine yeni bir makine monte etmek suretiyle çalışır hale getirmek düşünülmüşse de gerek ekspertiz raporu, bilirkişi raporlarında ... (makinenin üzerine oturtulacağı temel) değişikliği, ortak dişli kutusuna uyum problemlerinin giderilmesi, otomasyon sistemlerinin entegrasyonu, tersane ücretleri vs. gibi çok sayıda maliyetli çalışma nedeniyle, bundan vazgeçilerek yeni makine opsiyonunun değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.
Bu nedenlerle geminin ticari değerini yitirmiş olduğu, tamire değmez/ tam zayi olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davalı vekili davaya konu rizikonun gerçekleşmesi akabinde söz konusu geminin iktisadi varlığını koruduğunu, ticari faaliyetlerine devam ettiğini, bu süreçte navlun bedelleri elde ettiğini, başkaca sigorta şirketleri nezdinde sigortalandığını, akabinde 3. bir tarafa satıldığının, halihazırda ...Şti sahipliğinde ve ... adı ile faaliyetlerine devam ettiğinin bilindiğini, bu bilgilere geminin ticari değerini yitirdiğine ilişkin yapılan tespitlerin yerinde olmadığını ileri sürmüş ise de, geminin rizikonun gerçekleşmesinden sonra tamir edilerek sefer atmasının tek başına geminin ziya olarak kabul edilemeyeceği anlamına gelmeyeceği, geminin tamire değmez olması durumunun taraflar için geçerli olduğu, gemiyi satın alan üçüncü kişi için tamire değer olabileceği değerlendirilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen ... Sigorta Poliçesi poliçede yazılı genel şart veya açıklamalar ve Özel şartlar çerçevesinde düzenlenmiştir. Poliçenin 3. Sayfasında poliçenin ... (...) (...) hükümlerine göre akdedildiği, ayrıca yine ihtilafta yeri olan ... düzenlemesinin yer aldığı görülmektedir. Poliçenin 4. sayfasında MUAFİYET BAŞLIĞI altında yer alan düzenleme ise “ tam zıya hasarı dışındaki her bir hasar ve olayda 75.000 USD karşılığı tenzili muafiyet uygulanacaktır. Ayrıca makine hasarlarında ilave olarak 50.000 USD karşılığı ek makine muafiyeti olmak üzere toplam 125.000 USD karşılığı TL tenzili muafiyet uygulanacaktır.” şeklinde muafiyet miktarları belirlenmiştir. Sigorta şirketi meydana gelen hasar sebebiyle “tam zıya” klozunu uygulamamış, hasarı “onarılmamış hasar” statüsünde değerlendirerek toplam 125.000 USD tenzili muafiyet uygulamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle geminin “Tam Ziya” kabul edilmesi gerektiği değerlendirildiğinden, tespit edilen hasar bedelinden muafiyet uygulaması söz konusu olamayacaktır.
TTK 1460. Md. düzenlemesinde “sigorta değeri sigorta olunan menfaatin tam değeridir” şeklinde tanımlanmıştır. “Sigorta bedeli” ise sigorta poliçesinde yazılı olan miktar olup, TTK m. 1459 gereğince sigortacı sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceğinden sigorta bedelinin sigorta değerinden yüksek olduğu durumlarda TTK 1463. Md. belirtilen “Aşkın Sigorta” durumunun varlığından bahsedilebilecektir. Bu durumda sigorta bedeli sigorta olunan menfaatin değerinin üstünde ise, aşan kısım geçersizdir. Öyleyse somut olayda geminin gerçek değerinin tespiti gerekmektedir.
Ekspertiz raporunda, gemi alım-satımı yapan brokerlerden geminin hasarsız haldeki piyasa değeri konusunda görüş alındığı belirtilmektedir. Alınan 1. görüşte, geminin 2. el satış tahmini değer aralığının 2.200.000 USD – 2.500.000 USD olacağı; 2. görüşte, geminin 2. el satış değerinin 2.000.000 – 2.500.000 USD aralığında olduğu, 3. Görüşte 2.200.000 USD olarak bildirilmiş, ekspertiz piyasa araştırması sonucu geminin hasarsız haldeki güncel piyasa değerini 2.300.000 USD olarak belirlenmiş olup hasar hesabını ise üç farklı görüşe göre seçenekli olarak yapmıştır.
Davalı sigorta şirketi tarafından ayrıca, ... Şti.’ne gemi üzerinde inceleme yaptırılmış ve 20.07.2017 tarihli,...nolu “...” alınmış, raporda geminin hasar öncesi piyasa değerine yönelik bir araştırma sonucuna yer verilmemiştir. Davalı delilleri arasında dosyaya “...” antetli bir doküman sunulmuş olup, burada ... gemisi için 2.200.000 USD değer belirlendiği görülmektedir. 21/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda gemi değeri 2.100.000,00 USD olarak tespit edilmiştir. 15/06/2022 tarihli bilirkişi raporu, farklı heyetten alınan 07/03/2023 tarihli kök rapor ile 15/11/2023 tarihli ek raporda ise yapılmış tüm bu fiyat araştırmaları ve alınmış raporlar sonucunda,... gemisinin, yazılı özellikleri göz önüne alındığında, hasar öncesi piyasa rayiç değerinin 2.000.000 – 2.500.000 USD aralığında olduğu tespit edilip sonuç olarak da geminin hasarsız haldeki piyasa değerinin sonuç olarak ekspertizin tavsiye etmiş olduğu 2.300.000 USD’nin makul olduğu belirtilmiştir. Yapılan incelemede uzman broker firmalarından alınan görüşler ve piyasa rayiçlerinin değerlendirildiği ekspertiz önerisi ve birbiriyle uyumlu son bilirkişi raporlarında tespit edilen gemi değerinin tazminat hesabına esas alınması gerektiği değerlendirilerek, kaza tarihi itibariyle geminin rayiç değerinin 2.300.000,00 USD olduğu kabul edilmiştir. Bu durumda poliçede 2.800.000,00 Usd olarak belirlenen sigorta bedelinin aşkın sigorta olduğu ve gerçek sigorta değerini aşan kısmın geçersiz olduğu görülmektedir. Buna göre geminin gerçek değerinden sovtaj bedelinin düşülmesi ile ödenmesi gereken sigorta tazminatı belirlenecektir.
Davalı sigorta şirketi, gemi için belirlemiş olduğu sovtaj bedelini sigorta tazminatından düşerek davacıya ödemiş, geminin mülkiyetini ve sovtajını (hurdasını) da davacı şirket şirket üzerine bırakmıştır. Geminin tam zayi olarak kabul edilmesi ve bilirkişi raporları ile ekspertiz raporunda geminin mevcut hali ile ticari değerinin hurda değerinden daha az olduğu belirtilmesi nedeniyle geminin hurda değerinin tespiti gerekmektedir. Gemilerin hurdaya verildikleri yakın iki lokasyonun ... olduğu tespit edilmiştir. Ekspertiz raporunda sevk maliyeti dikkate alındığında geminin söküm için ...’a götürülmesinin ekonomik olmayacağı belirtilmiştir. Davacı tarafından sunulan ... firmalarının hasar tarihi olan 19.05.2017 tarihindeki dünya gemi hurda piyasası fiyatlarına ilişkin mübrez raporlarında, Türkiye’deki hurda gemi tarifesinin yük gemileri için 230 USD/LT olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan eksper tarafından ...’dan 242 USD/LT fiyat teklifi alınmıştır. Bu fiyat 21/12/2020 tarihli bilirkişi kök raporunda belirtilen Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği’nin 2017 yılı Sektör Raporu verileri içinde yer alan grafik’te Mayıs 2017 ayının fiyat aralığı içinde yer almaktadır. Bu bakımdan ton başına 242 USD fiyat üzerinden yapılacak hesaplama ile 2.976,9 LT( geminin hurda satış değerinin hesaplanmışı gereken ağılığı) x 242 USD/LT = 720.000 USD'nin geminin ... teslim hurda bedeli olarak hesaplanması yerinde olacaktır.
Tüm bu değerlendirmere göre, ... numaralı ... sigorta poliçesi ile sigortalanan ... isimli gemide meydana gelen makine hasarının giderilmesi bakımından üretici ... firmasının eğilmiş ve çatlamış makine bloğu için onarım metodunun bulunmadığını, parçaların değişmesi gerektiğini belirttiği, ilgili klas kuruluşunun üreticinin talimatlarına uyulması gerektiği yönünde görüş bildirdiği, ancak üretici firmanın makine bloğunu yedek parça olarak artık üretmediği, yeni makine alımının ise yapılacak demontaj/montaj ve diğer işlerin yüksek maliyetli olacağı, bu durumda geminin tam zayii sayılması gerektiği, 2.300.000,00 USD olarak tespit edilen gemi değerinin makul olduğu, geminin boş ağırlığı ile güncel hurda fiyatı olan 242,00 USD nin çarpımı sonucu tespit edilen 720.000,00 USD hurda bedeli ile sigorta şirketinin yapmış olduğu 1.025.000,00 USD nin mahsubu ile bakiye 555.000,00 USD tazminatın eksik ödenmiş olduğu, dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olmakla ıslah edilen kısım yönünden davalının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın sonradan arttırılan değer üzerinden KABULÜ ile 555.000,00 USD'nin 14.09.2017 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince işleyecek yıllık dolar faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ÖDENMESİNE,
2- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince tayin olunan 225.315,10 TL karar harcından 162.194,49 TL (ıslah dahil) peşin harcın mahsubu ile bakiye 63.120,60 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan 300.952,61 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 44,40 TL ilk harç, 554,50 TL posta gideri ile 32.700,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 33.298,90 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5- Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6- Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/02/2024

Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır