T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/297 Esas
KARAR NO : 2024/102
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/04/2022
KARAR TARİHİ : 21/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kurumun, müvekkili hakkında ...14. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla alacak takibi yaptığını, kurumun icra yoluyla tahsil etmek istediği miktarın müvekkili ...'ın Rahmetli ağabeyi ...'a ait olduğu iddia edilen elektrik aboneliği borcu olduğunu, müvekkilinin ağabeyi ...'ın sağlığında iken tüm elektrik borçlarını kapattığını ve ...A.Ş.'den borçsuzluk belgesi aldığını, buna rağmen davalı kurumun, ... vefat ettikten sonra kardeşleri ve mirasçıları olan ..., ..., ... ve müvekkili ... hakkında icra takibine başladığını, müvekkili aleyhine gerçekte olmayan bir borç için icra takibine başlayan davalı kurumun icra takip dosyasına 21/07/2020 tarihinde yine aynı kurumun verdiği "borçsuzluk Belgesi" ile itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, fakat davalı kurumun takip durduğu halde itirazı kaldırmaya yönelik herhangi bir hukuki işlem yapmadığı halde; müvekkilinden Sms yoluyla bu borcu istemeye devam ettiğini, 18/03/2022 tarihinde davalı kurumun şu Sms metni ile müvekkiline ait ... Gsm nolu hattan borcu istemeye devam ettiğini, "Sayın ... Varisi ..., ... 14. İcra Dairesi Müdürlüğündeki ... nolu ... icra dosyanıza ödeme yapmanız gerekmektedir. Ödeme yapılmayan dosyalarda icra ve haciz işlemlerine kaldığı yerden devam edilecektir. ... ... Whapsapp: ... davalı kurumun icra takibi durduğu halde hiçbir hukuki işlem yapmadan hukuka aykırı bir halde müvekkilinden borcu istemeye devam etmekte e zaten ağabeyini kaybedip kederli durumda olan müvekkilinin acısını hatırlatıp rahatsız etmeye devam ettiğini, iş bu davayı açarken Yargıtay hukuk Genel Kurulu'nun 18/01/2012 tarihli 2011/19-622 E. 2012/9 nolu kararında da belirtildiği gibi "Nitekim söz konusu bu halde, yapılan itiraz üzerine takip durmuşsa da, takibe itiraz sadece takip hukukuyla ilgili bir sonuç olup, kesin hükmün sonuçlarını doğurmaz. Bu itibarla borçlu, itirazın iptali davası için alacaklıya tanınan bir yıl gibi uzun bir süreyi beklemeden maddi hukuk anlamında borcun bir an önce ve kesin olarak ortadan kaldırılmasını istemek hakkına sahip olup, böyle bir durumda dava açılmasında hukukiyarar bulunmadığını kabul etmek mümkün değildir. Kaldı ki, yapılmış bir icra takibi olmadan da borç tehdidi altına olan kişinin menfi tespit davası açabileceği, İcra İflas Kanunu'nun 72/2 nci maddesinde açıkça düzenlenmiştir. O halde dava konusu olayda, hakkında başlatılan takibe itiraz eden borçlu davacının, kendisine karşı bir itirazın iptali davası açılmasını beklemeden iş bu menfi tespit davasını açmakla hukuki yararı bulunduğunun kabulü işin esasının incelenmesi gerekirken.." Yargıtay kararları doğrultusunda davanın haklılığının ortaya çıktığını, Yargıtay'ın bu noktadaki tavrının takip durduğu halde bor.lunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararı olduğunu, çünkü icra takibine yapılan itirazın sadece takip hukuku ile ilgili bir işlem olduğunu, icra yoluyla istenen borcu hem ortadan kaldırmamakta hem de müvekkilinin cebri icra tehdidi altında olmaya devam ettiğini, kaldı ki davalı kurumun halen sms yoluyla bu borcu istemeye devam ettiğbi ve müvekkilini ödemeye zorlamakta olduğunu, Yargıtay2ın da yerleşik içtihatları nazara alınarak açtıkları bu davada haksız yere başlatılan icra takibinin sonlandırılmasını ve davalı kurumun takip durduğu halde müvekkilinin cebri icra tehdidi altında bırakması ve hale rahatsız etmeye devam etmesi karşılığında hakkında bir miktar tazminatına hükmedilmesi talebinin zaruri hale geldiğini, bu sebeple davanın kabulüne ve ... 14. İcra Dairesi Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin iptaline, müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, davalı kurumun haksız ve kötü niyetli bir şekilde müvekkili aleyhine icra takibine başlandığından; alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davalı kuruma yükletilmesine karar verilmesini arz talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf adına müvekkili şirket tarafından başlatılan icra takibine konu olan borcun muris ... ile müvekkili şirket arasındaki bir tüketici ilişkisinden olmadığını, ...'ın kaçak elektrik kullanımı sebebiyle adına tahakkuk ettirilen kaçak tüketim faturası borcundan kaynaklandığının, ...'ın kullanımında olan ticarethane niteliğindeki mahalde gerçekleşen haksız eyleminden kaynaklandığını, bu sebeple görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, mahkemenin huzurdaki yargılamada görevsiz olduğunu, ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olarak aranan zorunlu ara buluculuk yoluna başvuru yapılmadan huzurdaki davanın açıldığını, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini belirterek, haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden, daha sonra esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; kaçak elektrik faturalarından kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
... 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas, ... sayılı dosyası görevsizlikle mahkememizin ...Esas sayılı dosya numarasını aldığı anlaşıldı.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince görev hususu; kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla; mahkememizce davanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle görev noktasında incelenmeye alınmıştır.
Bu kapsamda yapılan tetkik neticesinde; Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 4 ve 5.maddeleri ile ticari davalar; '' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlanmıştır. Anılı düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın “a-f” bentlerinde sayılan hususlardan doğması gerektiği açıktır.
Dosyanın incelenmesinde icra takibine konu edilen kaçak elektrik kullanımına ilişkin olarak görevli mahkemenin tetkik bakımından yapılan değerlendirmede; ... 20. Asliye Ticaret mahkemesince verilen görevsizlik kararı gerekçesinde belirtilen murisin limited şirket yetkilisi ve temsilcisi olduğu ve kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilen yerin ticarethane olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği bahse konu şirketin 07/07/2014 tarihinde resen terkin edildiği, gerek kaçak elektrik tutanak tarihleri gerekse icra takibinin başlatıldığı dönemde şirketin terkin edildiği, kaçak elektrik kullanımına ilişkin olarak tanzim edilen tutanakların ... ve ... tarihlerinde... ve .. seri numaralı; 15/07/2014, 27/12/2014, 02/03/2015, 28/03/2015, 08/04/2015 ve 22/05/2015 tarihlerinde ise ..., ..., ..., ..., ... ve ... seri numaralı tutanaklar olduğu icra takibinin ise 22/03/2020'de başlatıldığı anlaşılmıştır.
Gerçek kişinin tacir vasfının bulunup bulunmadığı hususunun irdelenmesi yönünden Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Vergi Müdürlüğüne yazı yazılmıştır. Murisin ..., ..., ..., ..., ...ve ... seri numaralı kaçak elektriğe ilişkin tutanakların düzenlendiği ve icra takibinin yürütüldüğü dönemlerde de şirket ortaklığının bulunmadığı nitekim bu tarihlerde şirketin terkin edildiği davanın 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinin "a-f" bentlerinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı, nispi ticari dava niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda ise her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması kriterinin bulunması gerekmekle, davacı murisin 07/07/2014'te terkin edilen... Ltd. Şti'nin ortağı olmasının tacir sıfatı kazandırmadığı kaldı ki icra takibinin şirkete karşı da yöneltilmediği bu nedenlerle eldeki davanın nispi ticari dava da olmadığı anlaşılmıştır. (Emsal ilam; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi 2022/1523 Esas 2022/1438 Karar, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2021/2423 Esas 2022/1814 Karar)
Kaçak elektrik kullanımından yani haksız fiilden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilâmsız icra takibinde borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkin olup dava 6102 sayılı TTK’nın 4. maddesinde tahdidi olarak sayılan mutlak ticari davalardan değildir. Davalının ticaret sicil kaydı veyahut esnaflık sınırını aşar şekilde vergi mükellefiyet kaydı bulunmamaktadır. Elektrik hizmeti alan yer ticarethane grubuna dahil ise de, abonelik kaydının esnaf işletmesi mi yoksa tacir sıfatının varlığının kabulünü gerektirir nitelikte ticari işletmeye mi olduğuna dair bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Kaçak elektrik kullanılan yerin salt iş yeri olmasının, davacıyı tacir olarak nitelendirmek için yeterli olmadığından (emsal ilam, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 2023/1559 E., 2024/216) eldeki davanın nispi ticari dava da olmadığı, dava tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre davanın 20. Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği kanaatiyle; HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı Kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği sebebiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığından DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-HMK'nın 20. Maddesi uyarınca Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, TTK 4 vd. ve HMK 2. Maddeleri gereğince ... 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin GÖREVLİ OLDUĞUNA, HMK'nun 20. Maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nın 331/2. Maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karar altına alınmasına,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararına karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde davacının Mahkememize başvurarak dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi aksi takdirde HMK 20. maddesi uyarınca Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
5-Mahkememizce verilen görevsizlik kararı istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın merci tayininde görevli İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
6-Karar kesinleştiğinde merci tayini ile görevli mahkeme tespit edildiğinde dosyanın re'sen görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
Dair taraf vekillerinin huzurunda, HMK'nın 345/1. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/02/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!