WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

İSTANBUL 16. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/694 Esas
KARAR NO : 2024/155

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 01/11/2023
KARAR TARİHİ : 12/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili nezdinde sigorta poliçesi ile sigortalı ...'in maliki olduğu ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 30/06/2022 tarihinde, davalının maliki olduğu... plaka sayılı araç ile çarpışması ile maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili nezdinden açılan ...numaralı hasar dosyası kapsamında ... plakalı aracın onarımı için tedarik sağlanan yedek parçaların toplam tutarı olarak 8.768,57-TL tazminat ödemesi yapıldığını, daha sonra yapılan incelemeler sonucu sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini , sehven yapılan işbu ödemenin iade edilmesi için davalıya başvuruda bulunulduğunu, ancak herhangi bir geri dönüş yapılmadığını, müvekkilince yapılan tazminat ödemesinin sebepsiz zenginleştirme oluşturduğunu, alacağın tahsili amacı ile İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ...takip sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının süresi içinde borca , faize ve tüm ferilerine itiraz etmesi ile işbu davanın açıldığını belirterek davanın kabulünü, itirazın iptalini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana hükmedilmesini arz ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçirildikten sonra ikame edildiğini, haksız fiil sebebi ile meydana gelen tazminat talepleri için haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi öngörüldüğünü, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçirildikten sonra açılmış olan işbu davanın esastan reddi gerektiğini, ayrıca dosyada yetki ve görev itirazlarının da bulunduğunu, müvekkilinin uzun dönem araç kiralama işi ile iştigal ettiğini, kazaya karışan... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından uzun dönem araç kiralamalarında kullanıldığını, söz konusu araç iddia olunan kaza tarihi 30/06/2022 tarihinde uzun süre ile ... Merkezi Avusturya Türkiye İstanbul Şubesi adlı şirkete ...sözleşme numaralı ve 20/08/2020 tarihli araç kiralama sözleşmesi ile kiralandığını, daha sonra araç aynı şirkete 14821 sözleşme numaralı ve 08/12/2022 tarihli sözleşme ve 01/01/2023 tarihinde imzalanan ek protokol beraberinde uzun süreli olarak kiralandığını, müvekkili şirketin araç üzerinde fiili ve ekonomik hakimiyetinin bulunmadığının izahtan vareste olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, husumet yokluğu nedeni ile haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, davada herhangi bir şekilde sorumluluğu kabul etmediklerini , kaza tespit tutanağı ve eklerinde belirtilen müvekkili şirket aleyhine olan kusur incelemelerine itiraz ettiklerini, somut olayda müvekkiline ait araç sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığını, davacı sigortanın sigortalısı ... plakalı aracın müvekkiline ait araca arkadan çarptığını, KTK ilgili hükümleri uyarınca asli kusurlu olduğunu belirterek haksız davanın husumet itirazları kapsamında müvekkili yönünden reddine, haksız davanın usuli itirazları kapsamında usulden reddine, haksız davanın esas ilişki itirazları kapsamında esastan reddine, davalı aleyhine %20 kötü niyet tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana hükmedilmesine karar verilmesini arz ve beyan etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; davalı aracında hasar oluştuğundan bahisle yapılan ödemenin, davacıya sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı iddia edilerek iadesi amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce celp edilen İstanbul ....İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davacı tarafça davalı aleyhine faizler dahil toplam 9.088,63-TL alacağın yasal faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalının itiraz ettiği, takibin durduğu anlaşılmıştır.
Davalı yanın hak düşürücü süre itirazı değerlendirildiğinde; itirazın iptali davasının İ.İ.K.'nın 67.maddesi uyarınca itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içerisinde açılması gerektiği, itiraz dilekçesi tebliğ edilmediği sürece 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemeye başlamayacağı, yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18/06/2019 tarih 2017/19-1651 Esas 2019/707 Karar sayılı ilamında da " Bir yıllık itirazın iptali davası açma süresi ve altı aylık icra mahkemesine başvurma süresi borçlu itirazının alacaklıya tebliğden itibaren başlar. Alacaklı icra dosyasında işlemler yapması tebliğ anlamına gelmez" şeklinde belirtildiği, ilgili takip dosyasında borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği, kaldı ki takip açılış tarihi olan 28.11.2022 tarihi ile dava tarihi olan 01.11.2023 tarihi arasında 1 yıllık sürenin de dolmadığı anlaşılmakla davalı yanın hak düşürücü süre itirazının reddine karar verilmiştir.
Yine davalı yan zamanaşımı definde bulunmuş olup irdelenmesinde, olaya konu kazanın 30.06.2022 yılında gerçekleştiği, davacı tarafından aynı yıl içinde aracı tamir eden dava dışı şirkete ödeme yapıldığı, takibin 28.11.2022 yılında başlatıldığı, işbu davanın ise 01.11.2023 tarihinde açıldığı görülmüştür. TBK'nın 82. Maddesinde ''Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.'' hükmü yer almaktadır. Somut olayda zamanaşımını kesen sebepler göz ardı edilse dahi kaza tarihi ile dava tarihi arasında zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmış ve yargılamaya devam olunmuştur.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Davacı tarafça sigortalı araç sürücüsünün kusuru olmadığından bahisle ,30.06.2022 tarihli kazada davalı aracı için ödenen hasar bedelinin iadesi istemi ile icra takibi başlatılmış ve davalı yanın itirazı sebebiyle işbu dava ikame edilmiştir.
Davalı yan cevap dilekçesinde aracın uzun süreli kiralama yoluyla kiralanması nedeniyle işleten sıfatlarının bulunmadığını iddia etmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” denilmektedir.
2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devredilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir.
Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır.
İşbu açıklamalardan sonra somut olayda; davalı araç malikinin, aracını uzun süreli kiralama sözleşmesi ile dava dışı 3. Bir şirkete kiraladığı, buna ilişkin kira sözleşmesi, araç teslim tutanağı ve sipariş formunun dosyaya sunulduğu, buna göre aracın dava dışı şirkete davaya konu kaza meydana gelmeden 18.03.21 tarihinde teslim edildiği, kiralama süresinin 48 ay olduğu, bu durumda kaza tarihi itibari ile davalının kendi adına kayıtlı görünen ...plakalı araçta işleten olmadığı anlaşılmakla davanın; pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir. (Emsal Karar İstanbul BAM 8. H.D 2019/2644 esas, 2022/835karar sayılı ilamı)
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın Husumet Nedeni ile REDDİNE,
2-Karar tarihi itibarıyla alınması gerekli 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 157,75-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 9.088,63-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Yargılama giderlerinden sayılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/03/2024
Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır