WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

İSTANBUL 16. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/267 Esas
KARAR NO : 2024/335
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 13/04/2023
KARAR TARİHİ : 24/05/2024

Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan
yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde ... no.lu ... Genişletilmiş Kasko Sigorta Paket Poliçesi ile ... ...'ya ait ... plakalı otomobilin sigortalandığını, 13.02.2022 tarihinde sigortalı ... plakalı aracın Bayrampaşa İlçesi, ... Mahallesi mevkinde seyir halindeyken, sürücüsü ... olan davalı şirkete ait ... plakalı motor bisikletin müvekkili şirket nezdinde sigortalı araca çarptığını ve sol aynasına çarparak maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı motor bisikletin poliçesi bulunmadığından manuel değerlendirme yapılıp KYTK ilgili maddesinde belirtilen (56/1-a) şerit değiştirme kuralını ihlal ederek kazaya sebep olduğundan %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza sonucu yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda, sigortalı araçtaki hasar nedeniyle 18.02.2022 tarihinde sigortalıya 5.900,83 TL ödeme yapıldığını, davalı şirkete ait aracın %100 kusurlu olduğunun açık olması karşısında aracın işleteni olması sebebiyle rücu talebinde bulunulduğunu, dava konusu hasardan kaynaklı 5.900,83 TL hasar bedelinin, ödeme tarihi olan 18.02.2022 tarihinden itibaren yasal faizi ve fer'ilerinin ödenmesi amacıyla davalı şirkete .... İcra Müdürlüğü 2022/... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafından borca itiraz edildiğini beyanla itirazın iptali ile haksız ve mesnetsiz itiraz eden davalının %20 kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda kusurun müvekkil şirkete ait araçta olduğu iddiasının asılsız ve temelsiz olduğunu, davacının sigortalısı ... plakalı aracın hiç bir sinyal veya uyarı vermeksizin çok yavaş seyrettiği sırada, müvekkile ait aracın sürücüsünün bu nedenle aracı şerit kurallarına uygun şekilde sollamak istediğinde tam aracı geçtiği esnada, ... plakalı aracın birden girişin ve sola dönüşün yasak olduğu yöne manevra yaptığını ve kazanın gerçekleştiğini, özetle müvekkiline ait aracın kullanıcısının trafik kurallarına aykırı hareket etmediğini beyanla davanın reddini ve davacının kötü niyetli ikame ettiği dava nedeniyle % 20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dosyanın delillerini, icra dosyası örneği, ... ve ... 'nden gelen v.s yazı cevapları dosya arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacı sigortanın dava dışı sigortalısının haklarına halef olduğundan bahisle davalı aleyhine başlattığı .... İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı icra takibine davalının vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
Huzurdaki davada davacı sigorta şirketi, davayı sigortalısının halefi olarak açmış olmakla görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı ilamında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır.
Öte yandan, TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.(eski TTK 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.
Halefiyet ilkesi doktrinde ''zarar gören sıfati ile sigorta ettiren rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle meydana gelen zararlar için üçüncü şahsa karşı harhangi bir hukuki sebebe binaen tazminat alacağına sahip ise, bu hakkı ödenen sigorta tazminatı miktarınca kanun icabı sigortacıya geçmesi hali'' şeklinde tanımlanmıştır.( Işıl ULAŞ, Uygulamalı Zarar Sigortaları hukuku, Ankara 2012, syf: 224 ve devamı) iş bu tanımdan da anlaşılacağı üzere buradaki halefiyet ilkesi dava hakkını tanımakta olup, sigortalının diğer bir deyimle yerine kaim olunanın sahip olmadığı bir takım özel üstünlükleri halefe vermiş değildir. Buradan hareketle yerine halef olunan ile zarar verenin arasındaki dava hangi şartlarda görülecek ise halef sigorta ile zarar veren arasındaki dava da aynı şartlarla görülmesi gerekmektedir. Bu durumda zarar veren davalı ile zarar gören sigortalı arasındaki dava haksız fiil sorumluluğundan kaynaklı olup Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, sigortalının yerine kaim sigorta şirketi ile davalı zarar veren arasındaki salt halefiyet ilkesine dayalı iş bu davanın da Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. Keza zarar veren ile davacının arasında bir sigorta ilişkisi doğmuş değildir.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay ele alındığında; yapılan araştırmalar sonucu dava dışı davacı sigortalısı ... ...'nın tacir olmadığı, ... ...'ya ait ... plakalı araç için yapılan uyap sorgusunda aracın hususi olduğu bilgisine ulaşıldığı görülmekle davanın TTK nın 4. maddesi anlamında ticari dava olmadığı keza, gerçek şahıslar arasındaki haksız fiil sorumluluğundan ötürü öngörülen davalarla ilgili olarak ilgili maddede BK' na bir atfın bulunmadığı görülmekle halefiyet ilkesine göre dava açan sigorta yönünden de aynı hükümler uygulanması gerekmektedir. Dolayısıyla işbu davanın sigorta sözleşmesinden kaynaklanan bir dava değil, davalının kusuru ile gerçekleşmesine sebebiyet verdiği haksız fiilden kaynaklanan bir dava olduğu, davanın mutlak ve nispi ticari dava da olmadığının anlaşılması karşısında görevli mahkemelerin genel görevli mahkeme sıfatıyla Asliye Hukuk mahkemeleri olduğu anlaşılmış ve mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. (Emsal ilam; Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 30/10/2012 Tarih, 2012/10526 Esas, 2012/11575 Karar, 2019/1635 Esas 2020/3293 Karar,2013/8117 Esas 2013/8366 Karar sayılı içtihatı)
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesine müteakip bu tarihten itibaren istinaf yoluna başvurulması ve istinaf talebinin reddinin kesinleşmesine müteakip iki haftalık süre içinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, süresi içinde gönderilme başvurusunun olmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine,
3-HMK nın 331. Maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
4-Dosyanın kanuni süresi içinde gönderilmemesi durumunda talep halinde yargılama gideri ve vekalet ücretinin mahkememizce karara bağlanmasına,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize verilecek ya da gönderilecek dilekçe ile ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/05/2024

Katip ...
e-imza

Hakim ...
e-imza