WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İSTANBUL 16. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/725 Esas
KARAR NO : 2024/295
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/10/2014
KARAR TARİHİ : 15/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile ... Ltd. Şti arasında 06/02/2013 tarihinde tanımlanan zaman (18 hafta) ve mekanda ilgili kurulum, uygulama, proje yönetimi, destek ve bakım hizmetlerini sağlamak amacıyla ... sözleşmesi imzalandığını, fakat davalı tarafın gerek sözleşme ile tanınan sürelerde gerekse müvekkil şirket tarafından iyi niyetle verilen ek sürelerde ve davanın açılmış olduğu bu tarihe kadar yazılımın sözleşmede kararlaştırılan şekilde teslimatını hiçbir şekilde yapmadığını, davaya konu yazılım için müvekkil Şirket tarafından davalı tarafa toplamda 90.824,45 USD ödeme yapıldığını, ilgili fatura ve belgeleri ekte sunduklarını, tanınan ek sürelere ve çekilen ihtarlara rağmen davalı tarafın 18 hafta içerisinde yapması gereken yazılımın teslimatını yapmadığını, bu nedenle müvekkil şirketin teslim edilmeyen ürün nedeniyle davalı tarafa ödemiş olduğu bedellerin iadesi için .... İcra Müdürlüğü 2014/... E. sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalı tarafın teslimat yapmadığını kabul etmesine rağmen ödemeyi geciktirmek ve müvekkil şirketi sıkıntıya sokmak amacıyla haksız ve kütü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, davalının itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı şirketin sözleşme ile kabul edilen projede belirtilen 18 haftalık süre içerisinde yazılımın teslimatını yapmadığını, müvekkil şirketin iyiniyetle verdiği ek sürelerde dahi hiçbir ilerleme kaydedilmediğini, davalı şirketle yapılan sözleşme gereğince davalı tarafın 18 hafta içerisinde proje planında belirtildiği şekilde yazılımın teslimatını yapmakla yükümlü olmasına rağmen davalı tarafa tanınan ek süreler içerisinde dahi proje planında kararlaştırılan şekilde teslimat yapmadığını, implementasyon aşamalarının neredeyse hiçbirinin gerçekleştirilmediğini, sözleşmede kararlaştırılan 18 haftalık süre sonunda davalı şirkete Aralık 2013 tarihine kadar ek süre verildiğini, müvekkil şirkette çalışan uzman kişiler ve davalı ... şirketi ile gerçekleştirilen 30 Ekim 2013 tarihli toplantı esnasında yapılan incelemeler sonucunda sözleşmeye konu işin 2014 yılı içerisinde dahi bitmeyeceğinin taraflarca tespit edildiğini, sözleşme ile planlanan entegrasyon işlemleri, kullanıcı eğitimleri ve en önemlisi teknik destek modülü üzerinde yapılması gereken çalışmaların dava tarihi itibariyle dahi başlamadığını, müvekkil şirket çalışanların davalı şirketin her türlü taleplerini yerine getirdiğini, kendilerinden istenilen her konuda yardımcı olduklarını, sadece bu yazılım ile ilgilenmek üzere özel danışmanlarla dahi anlaşıldığını, projede önemli olan sorunların davalı tarafa iletilmesine rağmen giderilemediğini, davalı şirket sahibi ... 'ın 21 ekim 2013 tarihinde göndermiş olduğu maille projenin çalışır durumda olmadiğini kendisinin beyan ettiğini, müvekkili şirkete projenin teslimi yapılamamasına rağmen ve şirketin izni olmaksızın müvekkili şirketi referans gösterek yazılımın satışını başka şirketlere yapılmaya çalışıldığını, müvekkili şirketin davalı tarafa sözleşme ile kararlaştırılmış olan bedellerin tamamını süresinden önce avans şeklinde ödemelerle gerçekleştirdiğini, davalı tarafa sözleşme ile kararlaştırılan edimlerin yerine getirilmesi için ihtar çekildiğini ve sözleşme gereği edimlerin yerine getirilmesinin ihtar edildiğini, davalı(borçlu) adına başlatılan icra takibinde 1.050,40 TL peşin harcın taraflarından ödendiğini, buna ilişkin derkenarın icra müdürlüğünden alınmış olup dilekçe ekinde sunulduğunu, bu sebeple söz konusu miktarın iş bu dava için gerekli harçtan mahsup edilmesi gerektiği hususunu mahkememiz dikkatine arz ettiklerini, bu nedenlerle haksız itirazın iptalini, takibin devamını, kötü niyetli borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, sonuç olarak izah edilen nedenlerle fazlaya dair tüm hak ve alacakları saklı kalmak üzere haksız itirazın iptali ile icra takibinin devamını, kötü niyetli davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama masraf ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahliline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkil şirkete her ne kadar tebligat yapılamadığından bahisle T.K. m.35 göre "... Mah. ... Sok. No: ... /İstanbul" adresine dava dilekçesi tebliğe çıkarıldığını, sundukları Ticaret Sicil Gazetesi suretinden de anlaşılacağı üzere müvekkil şirketin adresinin " ... Mah. ... Sk. No: /İstanbul" olup mahkememizce çıkarılan tebligat adresine "Şişli/İstanbul" yerine "Beşiktaş/İstanbul" yazılmış olduğundan yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, bu sebeple daha önce T.K. m.35'e göre yapılan tebliğin usulüne uygun olmadığını, davacı tarafın yazılımın süresinde teslim edilmemesine karşın davalı müvekkile 90.824,45 USD ödeme yapıldığını iddia etmişse de bu durumun gerçekle bağdaşmadığını, davacı tarafın sözleşme tarihini 06/02/2013 olarak bildirmişse de sözleşme tarihinin 28/12/2012 olduğunu, davalı ...'un tüm edimlerini yerine getirdiğini ve taraflar arasından teslim tutanaklari düzenlendiğini, davacı şirketin yönetimini değiştiğini ve ... ile çalışmak istemediklerini bildirdiklerini, bu sebeplerle iş bu davanın reddi ile davacının dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya tahmilini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; sözleşme gereğince edimin ifa edilmediği iddiası ile davacı tarafça ödenen bedelin tahsili istemi ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce ... ATM'nin 2020/... Esas sayılı dosyası Uyap üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmelerin ibraz edildiği görülmüştür.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2014/... esas sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilmiştir. Anılı takip dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine 90.824,45 USD diğer asıl alacak (207.415,80 TL) ve 1.030,61 USD geçmiş gün faizi (2.353,60 TL) olmak üzere toplam 91.855,06 USD (209.769,40 TL) (1 USD = 2,2837 TL) alacağın takip tarihinden itibaren (fazlaya dair ve faiz oranlarındaki artıştan doğan talepe ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) işleyecek %9,50 yüksek mevduat faizi (USD) ile takip başlatıldığı, davalı takip borçlusunun borca ve borcun ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/... esas, 2017/... karar sayılı 17/07/2017 kesinleşme tarihli dosyası UYAP üzerinden celp edilmiştir.
Mahkememizin 17/10/2018 tarihli, 2014/ ... Esas, 2018/... sayılı kararında; davanın reddine karar verildiği, davacı tarafın itirazı üzerine,
Mahkememiz dosyası ... BAM ... Hukuk Dairesinin 2020/... Esas, 2022/... sayılı kararı ile kaldırılmakla, ilamda;
"... Dava, satış ilişkisinde alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Kural olarak satıcı mal teslimini kanıtlamak zorundadır.Davacının belgeyle doğrulanmayan defter kayıtları kendisi lehine delil olarak kabul edilemez. Mahkemece davacı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişiye davalı defterlerinin yerinde inceleme yapılması yetkisi verildiği halde bilirkişi tarafından yerinde inceleme yapılmadan, davalı tarafça defter sunulmadığından bahisle davalı defterleri incelenememiş, mahkemece de davacı defterlerindeki alacak kaydı ve ödemeler gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.Davacı defterlerinin tek başına iddianın kanıtı olarak değerlendirilmesi doğru değildir. Davacının teslime ilişkin yazılı belgeleri varsa değerlendirilip,bu hususta yeterli araştırma ve inceleme yapılmak ve davalı defterleri üzerinde yerinde inceleme yaptırılması suretiyle deliller eksiksiz olarak toplandıktan sonra hep birlikte değerlendirilip, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.'' (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 20.12.2017 tarih ve 2016/13758 E 2017/8100 K sayılı ilam)
''... Yerel mahkemenin 21.02.2008 tarihli oturumunda davacı vekilinin alacak dönemine ilişkin defterlerini dosyaya ibraz etmesi için 30 günlük kesin süre verilmiş ise de; davacı vekili 19.03.2008 tarihli dilekçesinde “müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarının mahkemeye getirilemeyecek kadar fazla olması sebebiyle işbu defterlerin dilekçede belirtilen adresteki işyerinde incelenmesini” talep etmiş, mahkemece 21.03.2008 tarihli yetki belgesi ile davacı vekilinin bu talebi yerinde görülerek davacının 2005 yılı ticari defter ve kayıtlarının dilekçede belirtilen adreste incelenmesine karar verilmiş ve bu konuda bilirkişi ... yetkilendirilmiştir. Mahkemece defterlerin bulunduğu adrese gidilmemiş, adı geçen bilirkişi tarafından düzenlenen 24.09.2008 tarihli ön raporda; “defterlerin ibrazının sağlanması için Avukat ... aranmış ve irtibat kurulmuş ise de, ticari defterler ibraz edilmediğinden ibrazının beklenildiği, fakat beklenilmesinin de bir sonuç getirmeyeceği dikkate alınarak dosyanın işlem yapılmadan iade olunduğu belirtilmiştir. Bilirkişinin bu ön raporu üzerine mahkemece davacının ticari defter ve kayıtlarının davacı vekilinin adresini bildirdiği işyerinde incelenmesi ile ilgili yetkilendirme kararından dönülmeden daha önce bu konuda kesin süre verildiği ve buna rağmen defterlerin sunulmadığı gerekçesine dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır'' (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 03/05/2010 ve 2009/8028 E 2010/5814 K. sayılı ilam)
Davanın taraflarının usul hukuku hükümlerine aykırı olarak açıklama ve ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur. Bu haliyle uyuşmazlıkta, davacı tarafın mahkemece belirlenen ve kanunun açık hükmü uyarınca belirlenen şekilde ticari defterlerinin incelenmediği ve savunma hakkının kısıtlandığı anlaşılmaktadır.
Davaya konu somut olayda; tarafların ticari defterlerinin incelenmesi konusunda öncelikle usulüne uygun ve hangi dönemleri içeren hangi dönem/dönemler ilişkin ticari defterlerinin incelenmesi konusunda açık ve belirsiz olmayacak şekilde ara karar ihdas edilmesi, inceleme günü belirlenerek taraflara tebliği, talep halinde mali müşavir bilirkişiye HMK'nun 278/4 maddesi uyarınca yerinde inceleme yetkisi verilmesi, akabinde tarafların şirket merkezi olarak belirtilen ve defterlerinin bulunduğu adrese gidilip ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişiye inceleme yaptırılması, ayrıntılı ve denetimine elverişli rapor alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği " gerekçeye istinaden kaldırılarak mahkememize tevzi olmuş, mahkememizin 2022/ ... Esasına kaydedilerek yargılamaya bu dosya üzerinden devam edilmiştir.
Mahkememizin 02/11/2022 tarihli İstinaf kaldırma tensip ara kararı ile istinaf ilamı gereğince taraflara beyanda bulunmak ve dava, itiraz dilekçeleri, faturalar, vergi müdürlüğü yanıtları, taraf delilleri, 2013 yılından itibaren dava tarihine kadar olan taraf ticari defterlerinin tetkiki ile faturaların defterlere kayıtlı olup olmadığı, bildirim/tebliğine ilişkin sürecin irdelenmesi, ticari defterlerde kayıtlı alacak ve borç miktarının dökümünün yapılması sureti ile takiple talep edilen ve davaya konu edilen alacak miktarının irdelenmesi sureti ile denetime elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı olarak rapor hazırlanması için dosyanın mali müşavir bilirkişi ... ...'ye tevdine karar verildiği anlaşıldı.
Mahkememizce görevlendirilen mali bilirkişi ... ...'nin 30.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Huzurdaki davada, davacı davalıdan fatura tutarını talep edildiği, Öncelikle davacı taraf ticari defterlerini ibraz etmiş olup takip tarihi itibariyle davalıya 10.242,70 USD+ 4.645,01-TL borçlu olduğu tespit edildiği, 2013 yılından itibaren dava tarihine kadar olan davacı ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda davalıdan USD tutarlı 8 adet ve 101.067,70 USD fatura ve TL tutarlı 3 adet 4.645,01-TL fatura aldığı ve herhangi bir itiraz olmadan ticari defterlerine kaydettiğinin tespit edildiği, ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödemiş ise bunun faturada gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu, faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı, bu hükmün faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirdiği, bu karine faturanın ispat gücüne ilişkin olarak bir düzenlemeyi ortaya koyduğu, şu halde davacının ibraz edilen ticari defter ve belgelerine göre davalıdan USD tutarlı 8 adet ve 101.067,15 USD fatura aldığını, herhangi bir itirazı kayıt olmadan ticari defterine kaydettiğini, yine ibraz edilen ticari defter ve belgelerine göre davalıdan TL tutarlı 3 adet 4.645,01-TL fatura aldığınu, herhangi bir itirazi kayıt olmadan ticari defterlerine kaydettiğini, öte yandan davacının davalıdan aynı dönemde 90.824,45 USD ödemede bulunduğu tespit edilmekle mevcut ödeme neticesinde davacının davalıya 10.242,70 USD+ 4.645,01-TL borçlu olduğunun tespit edildiğini, ibraz edilen bilgi ve belgelere göre davacının .... İcra müdürlüğünün 2014/... sayılı dosyasında davalı aleyhine yürütülen icra takibinde davalıdan alacağını ispata muhtaç olduğu, zira ibraz edilen bilgi ve belgelere göre inceleme döneminde davalıya 10.242,70 USD+ 4.645,01-TL borçlu olduğunun tespit edildiği rapor edilmiştir.
Huzurdaki davada; taraflar arasında 06/02/2013 tarihinde tanımlanan zaman (18 hafta) ve mekanda ilgili kurulum, uygulama, proje yönetimi, destek ve bakım hizmetlerini sağlamak amacıyla ... Süite Lisans ve Uygulama sözleşmesi imzalandığı hususunda çekişme bulunmamaktadır. Mahkememizde uyuşmazlığın esası taraflar arasındaki sözleşme gereğince hizmetin yapılmaması nedeniyle davacının alacak istemi oluşturmaktadır. .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/... esas 2017/... Karar sayılı dosyasında dosyamız davalısı ... LTD ŞTİ'nin dosyamız davacısı ... A.Ş'den 7.348,72 USD ve 2. 804,00 USD bedelli iki adet fatura bedelinin ödenmediği iddiasıyla ... İcra Dairesinin 2014/... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptalini talep ettiği görülmüştür. Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür. Mahkememiz dosyası ile .... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davaların aynı ticari ilişkiden kaynaklanan taraf sıfatları farklı olsa da aynı ticari temel ilişkiye dayalı alacak iddialarını haiz olduğu görülmüştür. Mahkememizce ... Hukuk Dairesinin 2020/... Esas, 2022/... karar sayılı ilamı gereğince kaldırma kararı üzerine davacı taraf ticari defter ve kayıtları incelenerek davaya konu alacak isteminin yerinde olup olmadığının denetimi yapılmıştır. Yukarıda özetle yer verilen mahkememiz denetimine açık, hükme esas alınmaya elverişli Mali bilirkişi ... ...'nin 30.03.2023 tarihli raporunda davacı tarafın davalıdan alacaklı değil bilakis borçlu olarak bulunduğu yönünde inceleme yapıldığı, bu hususun aynı ticari ilişkinin irdelendiği .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/... esas 2017/... Karar sayılı ilamı ile de örtüşüğü görülmüştür. Davacı vekilince bilirkişi raporuna karşı itirazlarında .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/... esas 2017/... Karar sayılı dosyası ile iş bu davanın birbiriyle ilişkisi bulunmadığı ifade edilmiş ise de aynı sözleşme kapsamında kesilen faturalara dayalı olarak davalı tarafça açılan itirazın iptali davası olduğu ve eldeki davadaki haklılık değerlendirmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği aşikardır. Davacı tarafça salt ticari defter ve kayıtlar üzerinden yapılan incelemenin davanın çözümünde etkisinin bulunmadığı sözleşmenin gereği gibi yerine getirilip getirilmediğinin incelenmesi gerektiğinden bahisle rapora itiraz etmiş ise de; Kural olarak fatura, yalnız başına ticari davalarda da delil olarak kullanılamaz. Ancak faturaların sözleşmenin ifa aşamasına ilişkin olması nedeniyle bu özelliği gereğince TTK 21/2. Maddesi gereği ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır'' bu düzenlemeye göre bir sözleşmenin ifası sırasında sözleşmeden sonra düzenlenen faturanın tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içerisinde itiraz edilmemesi halinde fatura içeriği kabul edilmiş sayılır.
TTK m.21/2'e göre fatura içeriğinin kabul edilmesine ilişkin karinenin gönderen lehine gerçekleşebilmesi için öncelikle faturanın düzenleyen tarafından karşı tarafa gönderilmesi gerekir. TTK m.21/2'e göre faturanın ne şekilde gönderileceğine dair bir düzenleme yer almamaktadır. TTK 18. Maddesinde de buna ilişkin bir düzenleme yoktur. Bu sebeple faturanın herhangi bir şekilde karşı tarafa ulaştırılması yeterlidir. Faturanın karşı tarafa gönderilip gönderilmediği hususunda uyuşmazlık çıkması halinde faturayı gönderdiğini ispat yükü HMK'nın .... Maddesi gereğince faturayı düzenleyen tarafa aittir. (Doç. Dr., Ankara Bam 3. HD Başkanı İlker Koçyiğit, Ticari Dava, Adalet Yayınevi, 2. Bası, Ankara-2021 sf. 1022-1040)
Tacir sıfatını haiz olmanın bir takım sonuçları bulunmaktadır. TTK 18/2. Maddesine göre her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü vardır. Nitekim TTK 21/2. Maddesi de tacir sıfatına sahip olmanın getirdiği hak ve yükümlülüklere ilişkin olup somut uyuşmazlıkta doğrudan uygulanması gereken bir maddedir. Her ne kadar davacı tarafça defterlerde yer alan fatura ve kayıtların davanın çözümüne etkili olmadığı ifade edilmiş ise de; TTK 21/2. Maddesinde yer alan kanuni karine olmakla birlikte adi kanuni karine niteliğinde olan, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasının aksinin ispatı yazılı delil, ticari defter veya yemin vasıtasıyla mümkün olabilir. Davacının ticari defter ve kayıtlarında yer alan faturalara göre davalı tarafa borçlu olduğu tespit edilmekle birlikte itiraz edilmeyen faturaların içeriğini kabul etmiş sayılacağının aksini ispatlar yönde yazılı delil sunulamamış, dava dilekçesinde yemin deliline de başvurulmamıştır. Bilakis davacının faturaları defterine itirazsız kaydettiği görülmekle sözleşme konusu işin teslim alındığı hususunun kabulü gerekmektedir.
Mahkememiz 2014/... esas 2018/... Karar sayılı ilamının kaldırılmasının sebebi; ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 12.10.2022 tarih, E.2020/... ve K.2022/... sayılı ilamında ''tarafların ticari defterlerinin incelenmesi konusunda öncelikle usulüne uygun ve hangi dönemleri içeren hangi dönem/dönemler ilişkin ticari defterlerinin incelenmesi konusunda açık ve belirsiz olmayacak şekilde ara karar ihdas edilmesi, inceleme günü belirlenerek taraflara tebliği, talep halinde mali müşavir bilirkişiye HMK'nun 278/4 maddesi uyarınca yerinde inceleme yetkisi verilmesi, akabinde tarafların şirket merkezi olarak belirtilen ve defterlerinin bulunduğu adrese gidilip ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişiye inceleme yaptırılması, ayrıntılı ve denetimine elverişli rapor alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği'' olarak belirtilmiştir. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin E.2015/... K.2017/... sayılı kesinleşen kararında da davaya konu edime ilişkin kesilen faturalar nedeniyle işbu dosyada davacı ... in borçlu olduğu kesinleşen mahkeme ilamı ile sabit olmakla taraflar arasındaki edimin yerine getirildiğinin kabulünün gerektiği sabit olmakla davacının rapora itirazlarının da reddinin gerektiği anlaşılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜ K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE,
3-Alınması gerekli 427,60TL karar-ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 2.531,95TL harcın mahsubu ile bakiye 2.104,35TL harcın, kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Dava ret ile sonuçlandığından, davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4- Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 33.126,98TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından İADESİNE,
Dair davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/05/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır