T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/103 Esas
KARAR NO :2024/100
DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:11/02/2022
KARAR TARİHİ:21/02/2024
Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan
yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında "İşçilik ve Malzeme Alım Sözleşmesi" imzalandığını, müvekkilinin sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiğini, davalıya satılan ürünler ve verilen hizmetlere ilişkin olarak toplam 68.352,00 TL'lik bir kısım faturaların düzenlendiğini, davalının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini, takibin durduğunu beyanla davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını ve davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın hak düşürücü süre içinde açılmaması nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkilinin 7 Eylül 2017 tarihinde davacı firma ile ...'nin asansör işlerinin davacı tarafından yapılması konusunda sözleşme imzaladıklarını, davacının yükümlü olduğu asansör işlerini zamanında, eksiksiz ve hatasız olarak teslim edemediğini, davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER:
Dosyanın delillerini icra dosyası örneği, Vergi Dairesi müzekkere cevapları ve bilirkişi raporu oluşturmaktadır.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde, iddia ve savunma doğrultusunda mali müşavir bilirkişi ... marifetiyle inceleme icra edilmiş ve konuya ilişkin 01/07/2022 tarihli rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişi anılı raporunda özetle;
Sonuç olarak;
Davacı defterleri ile davalı defterleri ve karşılıklı Bs-Ba bildirgelerinin mutabık olduğu, takip tarihi itibariyle her iki tarafın defter kayıtlarına göre de davalının davalıya 68.352 TL borçlu olduğu, davalının hukuki ve teknik nitelikteki beyan ve iddialarının Mahkemece değerlendirilmesi gerekeceği" şeklinde mütaalada bulunduğu görülmüştür.
Mahkememizce dava konusu uyuşmazlığı oluşturan asansörlerde inceleme yapılması amacıyla dosyanın Makine Mühendisi bilirkişi ...'ye tevdi edilmiş, dava konusu işin tesliminin geç yapılıp yapılmadığı, asansörlerde ayıp olup olmadığı var ise ayıbın gizli mi, açık mı olduğu ve ayıplı işin bedelinin belirlenmesi hususlarında rapor hazırlanması istenilmiş ve konuya ilişkin 18/02/2023 tarihli rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişi anılı raporunda özetle;
Sonuç olarak;
Yukarıda yapılan açıklamalar muvacehesinde, tarafların itirazları, dosyaya ibraz edilen belgeler, yerinde yapılan keşif esnasında tespit edilen hususlar, asansörle ilgili standart ve yönetmeliklerin incelenmesi sonucunda,
... Mah. ...Cad. No:26 ... adresinde montajı yapılan insan asansörün ile yük platformun sözleşmeye uygun olarak tesis edildiği, ayıplı veya gizli ayıplı imalatın olmadığı,
... Mah. ...Cad. No:26 ... adresinde montajı yapılan insan asansörün ile yük platformun geç teslim edildiğini kanıtlayıcı resmi belge dosya içeriğinde mevcut olmadığı" şeklinde mütaalada bulunduğu görülmüştür.
Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları ile dosya üzerinde daha önce hazırlanan raporlar iptal edilmeksizin; rapor hazırlayan mali müşavir, makine mühendisi bilirkişilerin yanına borçlar hukuku alanında nitelikli hesaplama bilirkişisi ...'in dahili ile bilirkişilerden davacı tarafça yapılan işin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliği (gizli ya da açık), ayıbın niteliğine göre ne kadar sürede fark edileceği, ayıp ihbarının ne şekilde ve süresinde yapılıp yapılmadığı, ayıp nedeniyle bedelden indirim gerekip gerekmediği, gerekiyor ise miktarı hususlarının değerlendirilmesi istenilmiş ve konuya ilişkin 02/01/2024 tarihli rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişiler anılı raporlarında özetle;
Heyetimizdeki teknik bilirkişimiz tarafından yapılan incelemede ayıbın bulunmadığı kanaatine varılmış olduğundan bu görüşe Sayın Mahkemece itibar edilmesi halinde davacının ayıba karşı tekeffül sorumluluğu açısından aranan yasal şartların gerçekleşmediği sonucuna varılacaktır.
Akredite kurum tarafından 11.01.2018 tarihinde düzenlenen Asansör Periyodik Kontrol Raporu asansörün geç teslimini belgelendirmez. Denetim firmaları belli program çerçevesinde kontrollerini müracaat formlarına göre bir sıralama ile gerçekleştirdirdiğinden, Davalı firmanın dosya içeriğine dilekçede belirttiği hususları kanıtlayıcı tutanak, bilgi, belge sunmadığından dolayı 18.02.2022 tarihli kök raporun sonucu değişmemiştir." şeklinde mütaalada bulunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında açık hesaba dayalı alacak istemi ile başlatılan icra takibine davalı yanın itirazının haklı olup olmadığı hususlarından ibarettir.
Mahkememizce celp edilen .... İcra Dairesi'nin ... takip sayılı icra dosyası örneğinin yapılan tetkikinde; takibin davacı tarafça davalı aleyhine cari hesap alacağına istinaden toplam 68.352,00 TL alacağın avans faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalının yasal süre içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile; ödeme emrine, borca, ferilerine ve yetkiye itiraz ettiği, takibin durduğu ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Huzurdaki dava incelendiğinde; davacı özetle taraflar arasında 07/09/2017 tarihli "İşçilik ve Malzeme Alım Sözleşmesi" imzalandığını, kendi üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, asansörü yönetmeliğe uygun davalı yanın kullanımına sunduğu ancak davalının bunun karşısında düzenlenen faturaları ödemediğini iddia etmiştir. Davalı ise özetle sözleşme gereği davacının yüklendiği işi yani asansörleri geç ve ayıplı teslim ettiğini bu nedenle zararı doğduğunu iddia ederek davanın reddini talep etmiştir. Dava ve cevap dilekçelerinin incelenmesi sonucu taraflar arasındaki uyuşmazlığın 07/09/2017 tarihli "İşçilik ve Malzeme Alım Sözleşmesi" isimli eser sözleşmesi gereği davacının üstlendiği asansör yapımı işinin tam ve ayıpsız yapılıp yapılmadığı, davacının bedele hak kazanıp kazanmadığı hususlarında toplandığı görülmektedir.
Eser sözleşmesinde yüklenicinin ayıba karşı tekeffülden dolayı sorumluluğunun doğması için şu şartların birlikte gerçekleşmiş olması gerekmektedir: Ayıplı bir eserin teslim edilmiş olması, eserde ayıbın bulunması, ayıbın iş sahibine yüklenmemesi, eserin kabul edilmemiş olması, işveren tarafından gözden geçirme ve bildirim külfetinin yerine getirilmiş olması gerekmektedir. Bu külfetlerin yerine getirilmemesi halinde iş sahibinin eseri kabul ettiği anlamı çıkar ve artık yüklenicinin ayıptan doğan sorumluluğuna başvurulamaz. Ancak iş sahibi eseri kabul etmiş olsa da ayıp kasten gizlenmişse veya gizli ayıp söz konusu ise yüklenici sorumluluktan kurtulamaz (TBK m.477/1).
Borçlar Kanunumuzda muayene ve ihbar külfetleri bakımından bir süre düzenlenmemiş olup, işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz muayene edip açık ayıpları uygun bir sürede yükleniciye bildirmelidir. TBK m.477/f.3 uyarınca gizli ayıpların ise gecikmeksizin bildirilmesi gerekmektedir. İş sahibi bu bildirimi en geç teslimden başlayarak iki yıl içinde (TBK m.478) yapmalıdır. Bkz. Alper Gümüş, Borçlar Hukuku Özel Hükümler, İstanbul 2020, s.376).
Ayıp sebebiyle iş sahibi, meydana gelen eser kullanılmayacak veya hakkaniyete göre kabulü beklenemeyecek derecede ayıplı olursa sözleşmeden dönebilir (TBK m.475/I, b.1). Bu seçimlik hakkı kullanmak yerine İşsahibi bedelden indirim (TBK m.475/b.1, b.2) veya eserin ayıp oranında giderilmesi (TBK m.475/1, b.3) ve/veya tazminat (TBK m.475/f.2) talep edebilir.
Yukarıda yapılan tüm açıklamalar doğrultusunda somut olay ele alındığında; mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktalarında mali müşavir, makine mühendisi ve nitelikli hesaplamalar uzmanlarından ayrı ayrı rapor alınmıştır. Mali müşavir tarafından yapılan incelemede taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve HMK 222. maddesi gereğince delil olarak kabul edilebileceği ve her iki taraf defterinde de davalının davacıya 68.352,00 TL borçlu olduğu ve Ba/Bs formlarının da birbiriyle uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Yerinde yapılan makine mühendisi teknik incelemesinde ise davacının montajını yaptığı insan asansörü ve yük platformunun sözleşmeye uygun tesis edildiği, gizli veya açık ayıplı olmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla ilgili TBK hükümleri gereği ayıba karşı tekeffül koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca davalı yanca davacının üstlendiği edimi geç ifa ettiğine dair dosyaya bir delil de sunulmamıştır. Dosya kapsamında yapılan yargılama sonucunda her iki taraf ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğu ve davalının geç teslim ve ayıba ilişkin iddialarını ispatlayamadığı anlaşıldığından davacının davasının kabulüne ve alacağın faturaya dayalı belirlenebilir, likit bir alacak olması nedeniyle icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile, .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibine yönelik davalı itirazının iptali ile takibin aynen devamına, alacak likit olmakla alacağın %20'sine tekabül eden 13.670,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine yeklinde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davanın KABULÜ ile,
... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibine yönelik davalı İTİRAZININ İPTALİ İLE TAKİBİN AYNEN DEVAMINA,
2-Alacak likit olmakla alacağın %20'sine tekabül eden 13.670,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
3-Alınması gerekli 4.669,12 TL karar harcından 825,53 TL peşin harcın mahsubu ile 3.843,59 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 825,53 TL peşin harç ve 80,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 906,23 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 1.180 TL (bilirkişi ücreti, tebligat v.s.) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan 4.200 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14. maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 1.320 TL arabuluculuk ücretin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/02/2024
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!