T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/783 Esas
KARAR NO : 2024/417
DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat)
DAVA TARİHİ : 29/11/2021
KARAR TARİHİ : 26/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin murisi ...'nın 23 Haziran 2021 günü vefat ettiğini, murisin hayattayken davalı bankadan kredi kullandığını ve kredinin 19.02.2020 tarihinde yeniden yapılandırıldığını, İlk kredi kullandırıldığında davalı banka tarafından murise hayat sigortası yapıldığını, sigorta poliçesinin vadesi dolduğunda yenilenmesi gerekirken yenilenmediğini, 01.03.2021 tarihinde iptal edildiğinin öğrenildiğini, iptal sebebi konusunda çelişkili
ifadeler mevcut olduğunu, Sigorta poliçesinin krediye bağlı olduğunu, Genel Şartlar 3. Maddesinde "Kredinizin vadesi ile uyumlu olarak düzenlenmiş olan kredi bağlantılı katılım sertifikaları, vade sonunda kendiliğinden sona erer. Kredi vadesi daha uzun olmasına rağmen, 1 yıl süreli olarak düzenlenen katılım sertifikaları ise, kredi vadesi boyunca otomatik olarak yenilenir. Bu durumda, son yenileme döneminde kredi vadesine kalan süre dikkate alınır ve bu vade ile uyumlu sigorta düzenlenir" denildiğini, bankanın ihmal, gözden kaçma v.s sebeplerle sözleşmeye uygun olarak yeniletmesi gereken poliçeyi yeniletmediğini, bu sebeple kusurlu olduğunu, Bankanın kusurunun tespiti ile zararlarının tazmin edilmesi gerektiğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, 08.05.2014 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında bankanın sigortayı yenilemek zorunda olmadığı kabul edilmesine rağmen, sözleşme ve poliçe hükmüne karşın bu sigortayı yaptırmayan bankanın, tam kusurlu addedilmesi gerektiği kanaatinde olduklarını,Yargıtay kararlarının bu yönde olduğunu (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin:14.12.2016 tarihli ve... E.,...K. ; 01.07.2013 tarihli ve ...E.,...K.), taleplerini net olarak belirleyebilmeleri açısından ...'nın vefatı tarihindeki (23.06.2021) bakiye kredi borcunun tespitini talep ettiklerini, arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak sonuç alınamadığını, davalı bankanın kredi borcunu tahsil etmek amacıyla takibe geçmesinin önlenmesi bakımından tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilerek, davalı bankanın dava konusu kredinin tahsili için yasal yollara başvurmasının engellenmesini, bu ihtiyati tedbirin, açık hukuka aykırılık karşısında tercihen teminatsız, mahkemeniz aksi kanaatte ise münasip bir teminat karşılığında verilmesini, müvekkillerinin uğramış olduğu zararın tespiti ile, davalı bankanın kusurlu davranışıyla müvekkillerine vermiş olduğu zararın tazmini amacıyla ve kısmi dava olarak, kusur nispetinde indirilmiş miktar olarak şimdilik 5.000 TL'nin davalı bankadan tahsili ile müvekkillerine miras payları oranında ödenmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bankanın sigorta poliçesinde sadece daini mürtehin olduğunu, tarafı bulunmadığını, sadece müteveffa ... ile ...A.Ş. arasında imzalanan sözleşmeye aracılık ettiğini, bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, davanın iki yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, müteveffa ile sigorta şirketi arasında ... numaralı kredi referansına istinaden...tarihinde ... nolu poliçe düzenlendiğini, poliçenin yıllık olduğunu, 01.03.2019'a kadar yenilendiğini, 01.03.2020 tarihinde tekrardan yenilemesi geldiğinde tahsilat olmadığı poliçenin iptal edildiğini; Bankanın poliçenin tarafı olmaması nedeniyle davanın ... A.Ş'ye ihbar edilmesini talep ettiklerini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, iddia edilen alacağın, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte kredi ödeme planı ve sigorta poliçesi ile tespit edilebilecek durumda olduğunu, davanın tüm mirasçılar tarafından birlikte açılmasının zorunlu olduğunu, dava da ... Tüketici Mahkemesinin görevli olduğunu, 01.03.2020 tarihinde yenilemesi gelen poliçenin yenilenmesi için müşteriye hatırlatma SMS'leri gönderildiğini, ancak ödeme yapılmadığı için poliçenin tahsilatsızlık nedeniyle sigorta şirketi tarafından iptal edildiğini,bankanın yükümlülüğü olmamasına rağmen müteveffa ...'ya 03.2.2020,07.02.2020 tarihinde ... mail adresine ve aynı zamanda .. tarihinde ..cep telefonuna SMS ile bilgilendirme yapıldığını, sigorta primlerini ödemeyen müteveffanın kusurlu olduğunu, 6102 sK m 1430 vd maddelerinde sigorta ettirenin primleri vadesinde ödemesi gerektiğinin düzenlendiğini, sözleşmede prim ödeme yükümlülüğünün sigortalıya yüklendiğini, sigortalının bunu ihlal ettiğini, sözleşmede öngörülen yükümlülüğün ihlalinin kusura dayanması halinde Kanun'un 1449/2. Maddesinin sigortacıya sözleşmeyi fesih hakkı tanıdığını (Y. 13. HD'nin ... E. ... K. ve 28.11.2009 tarihli kararı), dava konusu Hayat Sigortasının ihtiyari olduğunu, poliçe düzenlenmesi halinde bankanın yükümlülüğünün poliçe süresinin bitiminden önce bilgilendirme yapmak olduğunu, yenileme yapma sorumluluğunun kredi kullanana, bildirimde bulunma sorumluluğunun kredi kullandırana ait olduğunu (13.03.2015 tarihli Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Yönetmeliği'nin 7. ve 13. Maddeleri), murisin hesabında yapılan incelemede para olmadığının anlaşıldığını, Banka'nın eksik prim ödemesi hususunu takip etmek zorunda olmadığını, bankanın eksik prim ödeme konusunda müteveffayı bilgilendirdiğini, prim borcunun tahsil edilememesi sebebiyle sigortacı tarafından poliçenin iptal edildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, vefat tarihinde poliçenin bir an için yürürlükte olduğu kabul edilecek olsa dahi, vefat halinde sigortalının sigorta tazminatına hak kazandığının ispat edilmesi gerektiğini, bu açıdan epikriz raporunun dosyaya celbi ile sigortalının beyan edilmeyen bir hastalıktan vefat edip etmediğinin tespiti gerektiğini, (Y. 17.HD'nin 16.02.2017 tarihli, ... E., ... K. sy Y. 17.HD'nin 24.02.2016 tarihli, ... E., ... K. Sayılı), bunu değerlendirecek olanın sigorta şirketi olduğunu, bankanın sigorta şirketince ödeme yapılıp yapılmayacağına karar verme yetkisinin olmadığını, kredi sözleşmesinde öngörülen sorumluluklar ile hayat sigortası poliçesinde öngörülen sorumlulukların birbirinden bağımsız ve farklı olduğunu, vefat tarihinde bir poliçe olsun ya da olmasın mirasçıların kredi borcundan sorumlu olduklarını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının vefat tazminatına hak kazandığı kabul edilecek olsa dahi, sigorta şirketi tarafından bankaya olan borcun kapatılacağı, kalan bir bedel olursa davacıya ödenebileceği, davacının mevcut olmayan hayat sigortasına dayalı olarak açtığı davanın kötüniyetli olduğunu, bankanın işlemlerinde hukuka aykırı bir husus bulunmadığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, dava ehliyeti ,husumet ve hak düşürücü süre itirazları nedeniyle davanın reddine, belirsiz alacak davası açılamayacağından alacağın belirli hale getirilmesi ve harç ikmali bakımından süre verilmesi, aksi halde davanın usulden reddedileceği hususunun ihtarın, görev ve yetki gönderilmesi, Vefat tarihinde yürürlükte bulunan bir hayat sigortası poliçesinin varlığının kabul edilmesi halinde, bankanın daini mürtehin sayılması gerekeceğinden ve Banka davaya muvafakat vermediğinden dava açma ön şartının gerçekleşmediği, davanın bu nedenle de reddine, hayat sigortası kapsamında ödenmesi gereken bir tazminat olduğunun kabulüne karar verildiği takdirde, Bankanın daini mürtehin sayılması gerekeceğinden öncelikle bankaya ödeme yapılmasına karar verilmesine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacılara tahmiline, itirazları kapsamında davanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
...bank Genel müdürlüğüne müzekkere yazılmış olup, ...'ya ait hesap bildirim tablosu bildirir, 20/12/2021 tarihli müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
...bank Genel müdürlüğüne müzekkere yazılmış olup, 23/06/2022 tarihli müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... A.Ş'ye müzekkere yazılmış olup, 22.02.2024 tarihli müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Dava dışı ... A.ş'ye yazı yazılmış olup ... hakkında düzenlenen sigorta poliçeleri dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişiler bankacı mali müşavir..., banka hukukçu ..., sigorta uzmanı ...tarafından hazırlanan 03/08/2022 tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişiler bankacı mali müşavir ..., banka hukukçu ..., sigorta uzmanı ... tarafından hazırlanan 14/04/2024 tarihli bilirkişi ek raporu dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizde görülmekte olan dava; davacıların murisi ... lehine tanzim edilen hayat sigortası poliçesinin ilerleyen süreçte yenilenmemesi iddiasına dayalı olarak davacıların davalı bankadan tazminat istemine ilişkindir.
Dava, cevap dilekçeleri, deliller ve tüm dosya kapsamı tetkik edilmek sureti ile davacıların murisi ... lehine tanzim edilen hayat sigortası poliçesinin yenilenmemesi iddiasına dayalı olarak davacıların zarara uğrayıp uğramadığı, zarara uğranılmış ise davalı bankanın sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, hayat sigortası poliçesinin prim ödemelerinin kayıtlarda ne şekilde gerçekleştiği, yenilemeye ilişkin bildirim yapılıp yapılmadığı, hayat sigortasının yaptırılması ve primlerinin murise borç kaydedilmesi suretiyle güven oluşturulup oluşturulmadığı hususlarında gerektiğinde HMK'nın 218 ve 278. maddeleri kapsamında davalı banka kayıtları üzerine yerinde inceleme yapılması sureti ile ayrıntılı, gerekçeli, mahkememiz ve kanun yolu denetimine olanak verecek şekilde rapor tanzimi amacı ile banka müdürü/ekonomist bilirkişi ..., bankacı/ hukukçu bilirkişi..., sigorta hakemi bilirkişi ...'e tevdi edilmiştir.
Bilirkişiler 03/08/2022 tarihli raporunda özetle; 01.03.2019-01.03.2020 dönemine ilişkin ... sayılı Finansör İşletme Yıllık Grup Hayat Sigortası Poliçesi'nin, Krediye Bağlı Hayat Sigortası Poliçesi olduğu, kredinin vadesi devam ettikçe otomatik yenilendiği; 01.03.2020 tarihinde sona eren ... sayılı Poliçenin yenilenmesi sorumluluğunun Sigortalı'da, yenilenmesi gerektiğine ilişkin Sigortalıya bildirim yapma sorumluluğunun da 'Sigorta Ettiren' Banka'da olduğu, Sigortalının 'Finansör İşletme Yıllık Grup Hayat Sigortası Başvuru Formu'nda yer alan... nolu cep telefonu ve ... adresine, poliçenin yenilenme bildirimin yapılmasının mümkün olmakla birlikte, banka'nın sorumluluğunun gereği bildirimde bulunduğunun tespit edilemediği, buna karşılık sigortalı'nın da sigortayı yenileme sorumluluğunu yerine getirmeyişine göre karşılıklı müterafik kusurun bulunduğu, gerek 28.01.2020 tarihinde, gerekse sonraki tarihlerde vadeli hesap mevcudu hariç sigorta prim taksitlerinin ödenmesine yetecek mevcudun, özellikle primlerin ödendiği ... nolu hesapta görülemediği, hayat sigortası primlerinden, en son 28.01.2020 tarihli prim tutarının hesaba borç yazıldığı, ... sayılı poliçenin, 11 inci ve 12 inci prim taksitlerinin kredi borcuna eklendiği, eklenmemiş olsaydı dahi, önceki 10 taksitinin ödenmesi nedeniyle, bu poliçenin iptalinin sigortalının cep telefonu veya e-hesabına gönderilecek mesaj veya mail ile değil, ancak sigortacı sigorta ettirene, noter aracılığı veya iadeli taahhütlü mektupla on günlük süre verilmesi ve bu sürenin bitiminde borç ödenmemiş ise mümkün olabileceği (6102 sK m 1434/f 3), uyuşmazlık dosyasında bu nitelikte belge bulunmadığı, sigortacının, sigortalının sistemdeki GSM numarasına ... no.lu Finansör poliçeniz yenilenememiştir mesajının gönderildiğinin kabul edilmesi halinde, “otomatik” olarak yenilenmesi gereken bu sigortanın yenilenmesi için hesapta yeterli miktarın bulundurulmasının kredi borçlusunun sorumluluğunda olacağı, primin yatırılmaması ile sigortacının yenilenen poliçeyi iptal edebileceği, ancak bu iptalin banka'nın bilgilendirme yükümlülüğünü sona erdirmeyeceği, olsa olsa Sigortalı ile ortak (müterafik) kusurundaki oranı düşürebileceği, davacıların alacağının 01.03.2020 tarihinde iptal edilerek yenilenmediği ifade edilen 20154696 sayılı Poliçe de öngörülen 146.666,30 TL'lısı olabileceği, müterafik kusurun varlığının kabul edilmesi halinde farklı kusur oranlarına göre, tazminat miktarının aşağıdaki gibi olduğu, ¸davacıların murisinin “beyan yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadığının" ölümüne ilişkin kayıtların, ilgili uzmanınca incelenmesi ile anlaşılabileceği, davalı Banka'nın Poliçe'nin daini mürtehini olması nedeniyle, sigorta poliçesi kapsamında ödenebilecek olası tazminattan öncelikle Banka'nın alacakları mahsup edilmesi gerekeceğinden, Bankanın varsa alacağı ile miktarının belirlenmesi ile banka alacağının mahsubundan sonra bakiye kalırsa davacılara verilebileceği," yönünde mütalaada bulunduğu görülmüştür.
Davalı yanın bilirkişi raporuna vaki itirazları ayrıntılı, gerekçeli tetkik edilmek ve gelen yazı cevapları irdelenmek sureti ile dosya bankacı mali müşavir ..., banka hukukçu ..., sigorta uzmanı...'e tevdi edilmiştir.
Bilirkişiler 14/04/2024 tarihli ek raporunda özetle; Tarafların beyan ve itirazlarının, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kök raporlarındaki değerlendirmelerini değiştirecek nitelikte görülemediği, 27.09.2023 tarihli hesap ekstresine göre, davacıların 19.02.2020 tarihinde yenilenen kredinin, murislerinin ölümünden (23.06.2021 tarihinden) sonraki taksitleri ekstre tarihi itibarı ile ödedikleri, ... sayılı Poliçenin yenilenmiş olması halinde, vefat tarihine göre davacılara sağlayabileceği azami teminat miktarının 86.788,73-TL (=86.544,89 TL asıl alacak + 232,23-TL faiz +11,61-TL faizin BSMV'si) olduğu, kök raporlarında da ifade edildiği üzere, 01.03.2020 tarihinde sona eren ... sayılı Poliçenin yenilenmesi sorumluluğunun Sigortalıda, yenilenmesi gerektiğine ilişkin Sigortalıya bildirim yapma sorumluluğunun da 'Sigorta Ettiren' bankada bulunduğu, gelen GSM kayıtlarında banka'nın sorumluluğunun gereği bildirimde bulunduğunun tespit edilemediği, buna karşılık Sigortalı'nın da sigortayı yenileme sorumluluğunu yerine getirmeyişine göre karşılıklı müterafik kusurun bulunduğu, kusurun veya bir başka oranda paylaşımının mahkemenin takdirinde olduğu,"yönünde ek mütalaada bulundukları görülmüştür.
Muris miras bırakan ...'nın 23/06/2021 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla, terekesinin 4 pay edilerek, 1 payının ... kimlik nolu ...'ya, 1 payının ... kimlik nolu ...'ya, 1 payının ... kimlik nolu ...'ya, 1 payının ... kimlik nolu Eda Atkoşanlı'ya taksim edildiği anlaşılmıştır.
Huzurdaki dava; Davacıların murisi tarafından davalı bankadan kullanılan kredi nedeniyle davalı bankanın krediye ilişkin olarak kredi kullanan muris yararına başlangıçta yapılan hayat sigortasının yenilenmemesi nedeniyle davalının sorumluluğundan ötürü davacıların murisin ölümünden sonra yaptıkları ödemeye ilişkin olarak 5.000-TL alacak istemi hakkında kısmi dava açıldığı görülmüştür. Davalı banka sigorta ilişkisinde taraf olmadığını, sigorta poliçesi kapsamında daini mürtehin olduğunu ifade ederek husumet yokluğu itirazında bulunmuş ise de muris hakkında düzenlenen hayat sigortası poliçesinde davalı banka, dain-i mürtehin olarak gösterildiği, dain-i mürtehin, sigorta yaptıran kişiye vermiş olduğu borç ya da kredi nedeniyle, ödenecek tazminattan birinci derecede alacaklı olan ve bu durumunun poliçede belirtildiği gerçek ya da tüzel kişi olup, rizikonun gerçekleşmesi durumunda sigorta tazminatını talep ve dava hakkı öncelikle dain-i mürtehine ait olduğu, davalı banka hayat sigorta poliçesinin tarafı olmasa da davacıların murisine kullandırılan kredinin tarafı olup, söz konusu hayat sigortasının da bu krediye bağlı olarak düzenlendiği ve davalı bankanın da bu sigorta poliçesinin sigorta ettireni / daini- mürtehini olduğu nazara alındığında eldeki davada davalı bankaya husumet düşeceği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre; davacıların murisinin 23/09/2014 tarihinde davalı bankanın ...Şubesi ile davacıların murisi ... arasında 300.000,00-TL limitli GKS imzalandığı bu sözleşmede müşteri imzasının ...-...'nın müşteri, ...'nın ayrıca müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı anlaşılmıştır. 19.02.2020 tarihinde 205.000,00-TL tutarlı kredi planı ile ilgili 114.657,60-TL'si ek sözleşme ile yeni bir 'TÜZEL TAKSİTLİ ÖDEME PLANI' adıyla yapılandırılmış sözleşme bulunduğu, bu kredinin akdedilmesi ile birlikte bu kredi nedeniyle davalı bankaca krediye ilişkin sigorta yaptırıldığı, ancak muris tarafından yaptırılan sigortanın ölüm tarihini içine alan dönem için yenilenmediği, kredi borçlusu davacıların murisinin ölümü sonrası murisin davalı bankadan çektiği kredi nedeniyle bakiye kredi borcunu murisin ölümü sonrasında ödemeye devam ettikleri bunun üzerine davacıların işbu davayı açarak, murislerinin davalı bankadan kullandığı kredi nedeniyle hayat sigortasının davalı tarafından yenilenmediğinden, hayat sigortasının yenileme döneminde davalı bankanın yenileme yapmadığını, bu nedenle de murislerinin ölümü nedeniyle ödedikleri bakiye kredi borcunun 5.000,00-TL'sinin tahsilini davalıdan talep ettikleri, görülmüştür.
Anılan hayat sigortası ile amaçlanan bankanın verdiği kredi nedeniyle kredi borçlusunun ölümü halinde kredinin geri ödenmemesine ilişkin riskin temin edilmesine ilişkin olduğu, sigorta ettirenin prim borcu ile birlikte bu işlemden menfaati olduğu aşikar olup, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde kredi kullanana sigorta konusunda sorumluluk getirdiği ancak bankanın da bildirim yükümlülüğü olduğu, nitekim 01.03.2017 tarihli finansör işletme yıllık grup hayat sigortası başvuru formunda muris ... tarafından imzalanan sözleşmeye göre kredi borcu devam ettiği sürece 71 yaşına gelinceye kadar hayat sigortasının otomatik olarak yenilenmesi isteminde bulunulduğu, poliçe taksitlerinin ödenmemesi halinde poliçe iptalinin TTK'nin 1434/3. Maddesi gereğince ''İzleyen primlerden herhangi biri zamanında ödenmez ise, sigortacı sigorta ettirene, noter aracılığı veya iadeli taahhütlü mektupla on günlük süre vererek borcunu yerine getirmesini, aksi hâlde, süre sonunda, sözleşmenin feshedilmiş sayılacağını ihtar eder. Bu sürenin bitiminde borç ödenmemiş ise sigorta sözleşmesi feshedilmiş olur. Sigortacının, sigorta ettirenin temerrüdü nedeniyle Türk Borçlar Kanunundan doğan diğer hakları saklıdır.'' düzenlemesi gereğince sigortacının sigorta ettirene, noter aracılığıyla veya iadeli taahhütlü mektupla on günlük süre vererek borcunu yerine getirmesini bildirmesi gerektiği ancak dosyaya sunulan belgelerle bu yükümlülüğün yerine getirildiğine dair bilgi bulunmadığı, ihbar olunan vekilince murise sms gönderildiği ifade edilmiş ise de sms ile bildirimin yasal düzenleme karşısında sorumluluğu ortadan kaldırmayacağı anlaşılmıştır. Bankanın sözleşmenin devam eden yıllarında hayat sigortasını resen yenileme yükümlülüğü olmadığı ancak hayat sigortası süresi dolmadan önce makul bir sürede tüketiciye bildirimde bulunma yükümlülüğünü yerine getirmemesi, başlangıçtaki sigortalılığın oluşturulması işlemi nedeniyle kredi kullanan muriste oluşturulan güven nedeniyle davalının sorumluluğunun bulunduğu, sigortanın yenilenip yenilenmediğinin, kredi borçlusu tarafından takibi gerekeceğinden, uyuşmazlık konusu olan sigortanın yenilenmemesi ve bu nedenle davacıların uğradıkları zararlar nedeniyle tarafların müterafik kusurlu oldukları, tarafların sıfatı, mahkememiz kabulüne göre, davalıya sigortanın yenilenmemesi nedeniyle 1/2 oranında sorumlulukları kabul edilmiş, davacıların sigortanın yenilenmemesi nedeniyle murisin ölümünden sonra ödedikleri ve sigorta yapılsa idi sigorta teminatında olacak olan 146.666,30-TL'lik kredi teminat bedelinin yarısı olan 73.333,30-TL'sinden davalının sorumlu olacağı taleple bağlılık ilkesi gereğince 5.000,00-TL alacak bakımından davanın karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Duruşma zaptında sehven miktar itibariyle yasa yolu kapalı olarak tefhim edilmiş ise de HMK'nın 109. Maddesine göre ikame edilen davalarda Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde alacağın tamamına göre belirleneceği anlaşıldığından yapılan maddi hatanın duruşma açılmasını gerektirmediği anlaşılmakla hükümle birlikte taraflara tebliğ olunarak kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde istinaf yasa yolu açık olarak karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile taleple bağlılık ilkesi gereğince 5.000-TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
2-Alınması gerekli 427,60-TL harçtan, davacı tarafça yatırılan 85,39-TL peşin harcın mahsubu ile 342,21-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan 85,39-TL peşin, 59,30-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 144,69-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 5.000-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yatırılan posta, tebligat, bilirkişi ücreti vesairden oluşan toplam 3.178,45-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Yargılama giderlerinden sayılan 1.360-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekilleri ile ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/06/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!