T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/628 Esas
KARAR NO : 2024/97
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 22/09/2021
KARAR TARİHİ : 20/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18/08/2006 tarihinde ...devlet kara yolu üzerinde ... Köyü kavşağı mevkinde ... istikametine doğru seyir halindeki sürücü... yönetimindeki ... plakalı aracın, önünde aynı yöne doğru seyir halinde bulunan sürücüsü ... olan ... plakalı taş yüklü kamyona arkadan çarparak ölümlü trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, kaza sonucu ... plakalı şehirler arası yolcu otobüsü yolcusu olan muris ... ın vefat ettiğini, müteveffanın eşi ... ve çocukları ..., ..., ... nin destekten yoksun kaldığını, ... plakalı aracın ZMM sigortası ... A.Ş (... Sigorta A.Ş) ve ... plakalı aracın ZMM sigortası ... A.Ş (... A.Ş) olduğunu, kaza sebebi ile ... ACM'nin ... esas ve ... karar sayılı dosyası ile yargılama yapıldığı ve ... hakkında cezaya hükmedildiğini, kaza sonrası davacıların sigorta şirketlerine destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile başvuru yaptıklarını ancak olumlu sonuç alamadıklarını belirterek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik müvekkilleri lehine ayrı ayrı her biri için 1.000-TL olmak üzere toplam 4.000-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı şirketler aleyhine müştereken ve müteselsilen hükmedilmesini , kaza tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana bırakılmasını arz ve dava etmiştir.
Davacılar vekili 10.04.2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle;
a-)Davacı ... için 35.694,10 TL, Davacı ... için 609,48 TL, Davacı ... için 186,27 TL ve Davacı ... için 19,15 TL olmak üzere toplam 36.509,00 TL tazminat alacağının davalı ... Sigorta AŞ.'den 26.02.2007 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte alınarak taraflarına verilmesini,
b-) Davacı ... için 41.577,60 TL, Davacı ... için 709,95 TL, Davacı ... için 216,98 TL ve Davacı ... için 22,30 TL olmak üzere toplam 42.526,83 TL tazminat alacağının davalı ...AŞ.'den 20.02.2007 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte alınarak taraflarına verilmesini, arz ve talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, kabul manasına olmamak üzere trafik sigorta genel şartlarında ve diğer mevzuatta belirlenen usul ve esaslara göre destekten yoksun kalan davacılar için 26/02/2007 tarihinde 20.991,00-TL tazminat hesap edildiği ve müvekkili şirket tarafından davacı taraflara ödendiğini, KTK madde 111 uyarınca ibraname karşılığı ödeme yapıldığını ve ibraname üzerinden de iki yıldan uzun bir süre geçtiğini , davanın zaman aşımı yönünden reddine karar verilmesini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, poliçede kaza anında 57.500-TL kişi başına, 1.495-TL de kaza başına teminat limiti bulunduğunu, müvekkili şirkette açılmış muhtelif hasar dosyalarından yapılmış ödemelerin tespiti ile teminat limitinin aşılmış olması durumunda işbu haksız davanın bu yönden de reddi gerektiğini, ayrıca dosyanın kusur oranının tespiti açısından da ATK'na gönderilmesinin gerektiğini belirterek, davanın esastan ve usulden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana hükmedilmesini arz ve beyan etmiştir.
Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu trafik kazasının 18/08/2006 tarihinde gerçekleştiğini , uzatılmış ceza zamanaşımı süresinin dahi bu yönden geçmiş olduğunu, zamanaşımı defini ileri sürerek işbu haksız davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, esasa ilişkin ise davacı taraflarca , sigortalının kast ya da kusuru nedeni ile zarara uğradıklarını ispat etmesinin gerektiğini, Mahkeme dosyasında mübrez bilgi ve belgelerin hiçbiri tarafların kusur oranlarını tespit etmeye elverişli bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte kusur oranının tespiti bakımından dosyanın ATK'na sevk edilmesinin gerektiğini, trafik sigorta genel şartlarında ve diğer mevzuata belirlenen usul ve esaslara göre destekten yoksun kalan davacılar için 20/02/2007 tarihinde 14.973,17-TL tazminat hesap edildiği ve müvekkili şirket tarafından davacı taraflara ödendiğini belirterek, hukuki dayanaktan yoksun olduğundan davanın usul ve esas yönünden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasını arz ve beyan etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; ölümlü trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma sebebine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış ve tarafların delilleri toplanmıştır.
Davalı sigorta şirketlerine yazı yazılarak poliçe ile kazaya konu hasar dosyaları celp ve tetkik edilmiştir.
SGK'ya yazı yazılmış ve davacılara murislerinin vefatı nedeni ile herhangi bir ödemenin yapılmadığının bildirildiği görülmüştür.
... AĞCM'nin 2013/24 (eski ...) esas sayılı dosyası celbedilmiş, incelenmesinde dosya içinde bulunan ... ATK raporunda ...'in tali, Sadık Saiy'in asli kusurlu olduğunun rapor edildiği, sanık ...'in cezalandırıldığı ve anılan kararın 25.03.2014 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Davalı taraflar zamanaşımı definde bulunmuş olup irdelenmesinde, olaya konu kazanın 18.08.2006 yılında gerçekleştiği, davalı ... Sigorta tarafından 20/02/2007 ve ... Sigorta taarfından 26/02/2007 tarihinde ödeme yapıldığı işbu davanın ise 22.09.2021 tarihinde açıldığı görülmüştür. 2918 sayılı KTK'nın 109. maddesi gereğince, haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır. Ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için, eylemin aynı zamanda bir suç oluşturması yeterli olup bunun dışında fail hakkında ceza davasının açılması ya da mahkumiyet kararı verilmesi gibi bir koşul aranmamaktadır. Ölümlü trafik kazasından kaynaklı davaya konu eylem yönünden kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK 66 ve 85 maddeleri gereğince öngörülen 15 yıllık ceza zamanaşımı süresinin ve arabulucukta geçen sürenin ( 1 ay 4 gün) davalılarca ödeme yapılarak TBK 154 uyarınca kesilen zamanaşımına eklenmesi sonucu zamanaşımının davalı Türkiye Sigorta yönünden 24.03.2022 tarihinde davalı ... Sigorta yönünden 02.04.2022 tarihinde dolacağı ve davanın açıldığı tarihi itibari ile zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi ... ve... tarafından düzenlenen 13/05/2022 tarihli anılı bilirkişi raporunda özetle;
''..Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 18/08/2006 tarihinde meydana gelen trafik kazasında;
1-Kazada hayatını kaybeden otobüs sürücüsü ...'nin (davalı ... Sigorta tarafından sigortalanmış araç sürücüsü) %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu,
2-Kamyon sürücüsü ...'in (davalı ... tarafından sigortalanmış araç sürücüsü) %20 (yüzde yirmi) oranında tali kusurlu olduğu,
3-Ödeme tarihindeki verilere ve ... Sigorta tarafından sigortalanmış araç sürücüsünün %80 kusura göre davacıların maddi zarar toplamı 76.102.28-TL olarak belirlenmiş olup,
... Sigorta tarafından yapılan toplam 20.991,00-TL'lik ödeme davacıların ödeme tarihindeki verilere göre belirlenen maddi zararının karşılamadığı,
Ödeme tarihindeki verilere ve ... tarafından sigortalanmış araç sürücüsünün %20 kusura göre davacıların maddi zarar toplam 15.220,46-TL olarak belirlenmiş olup,
... tarafından yapılan toplam 14.973,17 TL'lik ödeme davacıların ödeme tarihindeki verilere göre belirlenen maddi zararını karşılamadığı,
4-Davalılar tarafından yapılan ödemelerin davacıların ödeme tarihindeki verilere göre belirlenen maddi zararının karşılamaması nedeniyle; davalıların müteselsilen %100 kusur oranına ve günümüze kadar bilinen verilere göre belirlenen maddi zarar tutarlarından her iki sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin güncel tutarının tenzili sonucu;
a)Davacı eş ...'ın destekten yoksun kalma nedeniyle bakiye destek zararının = 509.149,76-TL
b)Davacı ...'ın destekten yoksun kalma nedeniyle bakiye destek zararının = 8.693,82-TL
c)Davacı kızı ...'ın destekten yoksun kalma nedeniyle bakiye destek zararının = 2.657,07-TL
d)Davacı Oğlu ...'ın destekten yoksun kalma nedeniyle bakiye destek zararının = 273,07-TL olduğu,
e)Davacıların bakiye destek zararları toplamının , davalıların sigorta poliçesine istinaden sorumlu olduğu bakiye limiti aşması nedeniyle davalılardan;
-... Sigortanın sorumluluğunun = 42.526,83-TL'lik bakiye limit ile
-... Sigortanın sorumluluğunun =36.509,00-TL'lik bakiye limit ile sınırlı olduğu,
f)... Sigortanın 20/02/2007 ve ... Sigortanın 26/02/2007 ödeme tarihlerinden önce temürrüde düştüğünün belirlenemediği,
g)Her iki aracında kullanım şekli ticari olup, buna göre ticari faiz talebine ilişkin takdir Sayın Mahkemeye ait olduğu,
5-İşbu kaza 18/08/2006 tarihinde meydana gelmiş olup, davacılar tarafından arabulucuya 18/08/2021 tarihinde başvuruda bulunulduğu ve davanın 22/09/2021 tarihinde açılmış olduğu , buna göre de arabulucuya başvuru tarihi itibariyle 15 yıllık sürenin geçmiş olması nedeniyle her iki davalının zamanaşımı itirazına ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Huzurdaki davada uyuşmazlığın; 18/08/2006 tarihinde meydana gelen ölümlü trafik kazası nedeniyle davacı eşin ve çocukların destekten yoksun kalma nedenine dayalı zararının mevcut olup olmadığı, dava ve ıslah sureti ile talep edilen destekten yoksun kalma tazminat istemleri yönünden davalı sigorta şirketlerinin tazmin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
Destekten yoksun kalma tazminatı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 53. maddesinde düzenlenmiş olup haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kişilerin anılan düzenleme gereğince uğradığı zararın tahsilini talep hakkı bulunmaktadır. Ancak destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için öncelikle ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekmektedir. Esasında destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, düzenli bir yardımı ifade etmektedir. Mevcut olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak kimse destek olarak kabul edilmektedir. Huzurdaki davada trafik kazası neticesinde vefat edenin davacıların eşi ve babası olduğu, ölenin, ölüm meydana gelmeseydi, davacılara destek olacağı açık olduğundan davacıların desteğini yitirdiği ve zarara uğradığı sonuç ve kanaatine varılması gerekmiştir.
Tazminat hesabında Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 E-202/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...Ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…Ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmekle ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi, % 1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişikliğin anılı iptal kararı nedeni ile tatbik edilemeyeceği, bu nedenle tazminatın %1,8 teknik faiz uygulanmadan hesaplanmasının gerektiği, ayrıca uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasına yönelik içtihatların geliştirildiği, ancak hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi sureti ile müteveffanın desteğinden yoksun kaldıkları süreler kapsamında hesaplama yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda yukarıda bahsi geçen bu kriterlere göre hesaplamanın yapılmıştır .Mahkememizce alınan rapora kusur oranları yönünden tarafların itirazı olduğunun ve ... Asliye Hukuk Mahkemesince alınan ATK raporunda ...'in % 25 oranında, ...'in %75 oranında kusurlu olduğunun beyan edilmesi üzerine mahkememizce 3. Celse kusur incelemesi hususunda bilirkişi ek raporu ara kararı kurularak masrafın taraflara dağıtılmasına karar verilmiş ise de , davacı tarafın ve davalı ...'nın gerekli masrafı yatırdığı ancak davalı ... Sigorta masraf yatırmadığı için rapora itiraz hakkından vazgeçmiş sayılması gerektiği, bu masrafın ikmali için bu defa davacıya süre verildiği, zira ispat külfetinin kendisinde olduğu ve masrafın davacı tarafça da ikmal edilmeyerek davacının da itirazlarından vazgeçmiş sayıldığı , eksik avans ikame edilmediğinden mahkememizce 3. Celse kurulan bilirkişi incelemesi ara kararından rücu edildiği anlaşılmakla davalı ...'nın üstüne düşen eksik harcı ikmal etmiş olması, raporlar arasında sadece % 5 oranında fark bulunması, anılan %20-%80 kusur oranının kesinleşen ceza dosyası ile de uyumlu olması ve esasında davalılar kazaya karışan ve destekten yoksunluğa sebebiyet veren araçların ZMMS ile sigortacısı bulunmaları nedeniyle müştereken sorumlu olup davacı karşısında kusur oranlarının ileri sürülemeyecek olması nazara alınarak mahkememizce alınan ve davalı ... tarafından sigortalı araç sürücüsünün %20 kusur oranına tekabül eden işbu kusur raporu hükme esas alınmıştır.
Temerrüt tarihinin tespiti ve faiz türü noktasında inceleme yapılmış olup 2918 sayılı KTK.’nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.2.b. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğünün bulunduğu, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrütün gerçekleşeceği, davacı tarafın davalı sigortalarca ödeme yapılmasından önce yaptığı başvuru ve tebliğine ilişkin belgenin dosyaya sunulmadığı, bu sebeple ... Sigortanın 20/02/2007 ve ... Sigortanın 26/02/2007 ödeme tarihlerinde temürrüde düştükleri ve araçlar ticari olmakla davacının avans faizi talep edebileceği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu ancak açıkça belirsiz alacak davası açıldığını beyan etmediği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/(22)9-485 esas, 2021/971 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere belirsiz alacak davası istisnai olup açıkça belirtilmesi gerektiği, aksi halde şimdilik, fazlaya ilişkin haklar saklı kayıtlarıyla açılan davaların kısmi dava kabul edileceği ve bu sebeple eldeki davanın kısmi dava olarak açıldığının kabul edildiği, ıslahın yapıldığı 10.04.2023 tarihinde yukarıda detaylıca hesaplandığı üzere zamanaşımının dolmuş olduğu, davalı ... Sigorta vekilinin ıslaha karşı zamanaşımı itirazında bulunduğu, TBK'nın 61. Maddesi uyarınca davacıya karşı aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olan davalıların haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanacağı, mahkememizce tespit edilen kusur oranlarının davalıların kendi rücu ilişkileri bakımından önem arz ettiği ve davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, TBK 155 uyarınca zamanaşımı itirazında bulunan ... Sigorta yönünden kesilen zamanaşımının müteselsil borçlu diğer davalı yönünden de kesildiği anlaşılmakla, her ne kadar bilirkişi raporunda daha fazla bir hesaplama yapılmış ise de davanın dava dilekçesinde talep edildiği şekliyle her bir davacı yararına 1.000 er TL olmak üzere 4.000-TL üzerinden kabulüne, fazlaya ilişkin istemin zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
Davacılar yararına 1.000 er TL olmak üzere toplam 4.000-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... yönünden 20.02.2007, davalı ... Sigorta yönünden 26.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin zamanaşımı nedeniyle reddine,
2- Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 427,60-TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 315,59-TL harcın mahsubu ile bakiye 112,01-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
3- Davacı tarafça yapılan 2.183,70-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 110,50-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraflar yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yerolmadığına,
5- Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 4.000 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine,
6- Davalı taraflar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/3 uyarınca hesap ve taktir olunan 4.000-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
7- Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
8- Davacı tarafça yatırılan 315,59-TL peşin ve ıslah harcının ve 59,30-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 374,89-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
9- Devletçe karşılanan 1.400 TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul oranına göre hesaplanan 70,84-TL'sinin müştereken ve müteselsilen davalılardan, bakiye 1.329,16-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, davacı ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!