T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/319 Esas
KARAR NO : 2024/409
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 15/09/2014
KARAR TARİHİ : 13/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların sahibi, sürücüsü ve sigortacısı bulunduğu ... plaka sayılı aracın 15.02.2014 tarihinde müvekkillerinin murisi ...'a çarpması sonucu, ...'ın hayatını kaybettiğini, müvekkillerinin kaza sonrası ruhsal anlamda çok zor günler geçirdiğini, kazadan önce müvekkillerinin geçiminin müteveffa tarafından sağlandığını, yaşanan manevi üzüntünün yanı sıra maddi olarak da çok zor günler geçirdiklerini ve ödenmesi gerekli kredi borçlarının da müvekkillerinin üzerine kaldığını beyanla, destekten yoksun kalma ve cenaze giderleri, müteveffaya ait araçta meydana gelen zararlar, kredi borçları ve diğer tüm zararlardan davalıların sorumlu olduğunu ve şimdilik 100.000,00 Tl maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla), davalılardan ...'ın ve araç sahibi ...'in müvekkillerin eş ve babaların ölümüne sebebiyet vermeleri ve bu sebeple tüm müvekkillerine yaşatmış olduğu manevi zarar sebebi ile ... için 10.000 TL, ... için 150.000 TL ve ... için ise 150.000 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile toplamda 400.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılardan ... Sigorta A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin ...plaka sayılı aracı bir yıl süreli olmak üzere 13.09.2013 tarihinde sigortaladığını ve poliçeden dolayı sorumluluğunun azami 350.000 TL ile sınırlı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle bilikte, öncelikle tüm delillerin toplanarak dosyanın kusur tespiti için trafik ihtisas dairesine gönderilmesinin gerektiğini, ayrıca destekten yoksun kalma tazminat talepleri için de aktüerya uzmanı bilirkişilerce tespit yapılması gerektiğini, gerçek zararın poliçeden yararlanmak isteyen 3.kişi tarafından kanıtlanması gerektiğini, davacının faiz türü ve başlangıcına ilişkin taleplerinin müvekkil sigorta şirketi sorumluluğunda bulunmadığını, ayrıca davacı yanların da müvekkil sigorta şirketine herhangi bir talep başvurularının da olmadığını beyanla huzurdaki davanın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden de müvekkilimin sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur.
Davalı ... ve ... vekilleri, mahkememize vermiş oldukları 23.7.2014 tarihli cevap dilekçesinde özetle, yetkili ve görevli mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, müvekkilinin asli kusurlu olduğu yönündeki iddialarının mesnetsiz olduğunu, müteveffanın da kazanın oluşumunda kusurlu olduğunu, aşırı süratli olması, kavşağa yaklaşınca araçların sağa dönebileceğinin ön görülmemesi ve kask takmamasının müteveffanın kazanın oluşumunda ve özellikle ölümlü sonuçlanmasında ağır kusurunun varlığını kabul etmek gerektiğini, müvekkilinin ölümlü kaza olayında herhangi bir kastı ve bilinçli taksirinin bulunmadığını, müteveffanın kask takmamış olması sebebiyle kazanın ölümle sonuçlanmasına sebebiyet verdiğini, bu hususun zarar ile kara arasındaki illiyet bağını kopardığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından açılan davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
Dava; 15.02.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle, ölüm ve cismani zarardan kaynaklı destekten yoksun kalma maddi ve manevi tazminat istemine yöneliktir.
Mahkememizin 2014/574 Esas 2015/1105 Karar sayılı 31/12/2015 tarihli kararı ile; "1-Davacı yanın maddi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile; 104.647,39 TL'nin davacı ...'a, 36.758,26 TL'nin davacı ...'a, 10.402,42 TL'nin davacı ...'a ait olması kaydıyla toplam 151.808,07 TL'nin davalı sigorta şirketinden dava tarihinden itibaren diğer davalılardan 15.02.2014 olay tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,
Tedavi gideri araç hasarı, defin giderine ilişkin talep yönünden vazgeçme nedeniyle karar tesisine yer olmadığına,
2-Davacı yanın manevi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile; her bir davacı açısından takdiren 50.000'er TL den toplam 150.000 TL manevi tazminatın 15.02.2014 olay tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, " dair karar verildiği, verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay'a gönderilmiş olup,
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/1469 Esas 2020/3711 Karar sayılı 18.06.2020 tarihli ilamı ile; "1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dava konusu kaza, çift taraflı meydana gelmiş, olaya ilişkin olarak mahkemece hükme esas alınan kusur bilirkişisi raporunda davalı sürücünün doğrultu değiştirme manevralarını ihlal nedeniyle %80 oranında kusurlu olduğu, motorsiklet sürücüsü davacılar desteğinin ise kask takmaksızın trafiğe çıkmakla %20 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş ve murisin %20 kusuru düşülerek hesaplanan tazminat hüküm altına alınmıştır.
6098 sayılı Borçlar Yasasının, "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi ile (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 43.maddesi); Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır.
Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52.maddesinde (Borçlar Kanunu 44. madde) öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır.
Davacı desteği motorsiklet sürücüsüne, meydana gelen kazada kesinleşen ceza dosyasında alınan raporlarla da uyumlu olan mahkemece alınan raporda kask takmamak dışında kusur atfedilememiş olup kask takmanın sürüş kusur olmadığı gözetildiğinde destek sürücünün kusursuz olduğu anlaşılmaktadır. Desteğin kasksız şekilde nizamlara aykırı ve kendi can emniyetini tehlikeye atacak şekilde yolculuk yapması sürüş kusurlarından olmayıp, hakim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilmelidir. Yolculuk yapmaya uygun olmayacak şekilde kasksız yolculuk yapmak gibi hususlar bilirkişi tarafından kusur oranı belirlenirken dikkate alınacak hususlar değildir. Oysa mahkemece alınan bilirkişi raporunda desteğin kasksız motorsiklet kullanmasına göre destek sürücü %20 kusurlu görülmüştür.
Her ne kadar indirim oranının aynı olması nedeni ile hesaplanan miktar yönünden değişiklik olmayacak ise de mahkemece; yapılması gerektiği gibi öncelikle destek sürücünün trafik akışına ilişkin olarak kusursuz olduğu kabul edilerek daha sonra desteğin uygun olmayan şekilde kasksız motorsiklet kullandığı hakim tarafından değerlendirilerek, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranda müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
3-Destekten yoksun kalınacak sürenin, çocuklar için, yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşullar değerlendirilerek ayrı ayrı belirlenmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, öğrenimlerinin sona erdiği tarih, yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabulü gerekmektedir. Somut olayda; davacılar Sıla ve Mira'nın destek alacakları süre 22 yaşlarına kadar hesaplanmıştır. Ancak Sıla'nın kaza tarihinde lise öğrencisi olduğu belirtilmektedir. Bu durumda, mahkemece, davacı çocukların öğrenimlerine devam edip etmediklerinin araştırılarak Sıla'nın üniversite eğitimi aldığının anlaşılması durumunda her iki çocuğunda 25 yaşına kadar babalarından destek göreceklerinin kabul edilmesi, üniversiteye gitmediğinin tespiti halinde ise 22 yaşına kadar babalarından destek göreceklerinin kabul edilmesi gerekmektedir.
4-Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında, destek payları doğru belirlenerek, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış/sağlayacak olduğu yardımın miktarı da doğru şekilde hesaplanmalıdır. Somut olayda, dava desteğin eş ve çocukları tarafından açılmış olup hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda müteveffanın annesine destek payı ayrılmadan hesaplama yapılmıştır. Oysaki müteveffaya ait nüfus kayıtları incelendiğinde, desteğin annesinin de sağ olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, bilirkişiden ek rapor alınarak, desteğin annesinin de hayatta olduğu gözetilmek suretiyle destek paylarının yeniden değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." gerekçesi ile mahkememiz kararı bozulmuş olup, dosya mahkememize gönderilmiş ve yukarıdaki esasa kaydı yapılmıştır.
Mahkememiz tarafından Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yukarıda bahsi geçen usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyulmuştur.
Mahkememizce yargılama devam ederken; davacılar vekilinin dosyaya sunduğu 08/09/2021 günlü dilekçe ve ekindeki 02/08/2021 günlü ibraname, feragat name ve makbuz başlıklı belgede "Yargıtay bozma ilamından sonra ... 16 ATM'nin ... E. Sayılı dosyası üzerinden devam eden tazminat davasında; dava konusu olay ve poliçeden kaynaklı tüm zararlara ilişkin olarak 211.467,45 TL daha önce yapılan ödemeye ek olarak 101.375,51 TL davacı vekili banka hesabına davalı ... Sigorta tarafından ödenmesi konusunda mutabık kaldıkları, ... Sigorta AŞ'nin davacı yana ödediği işbu tazminat bedelini davacılar tahsil etmekle, mezkur poliçeden dolayı ... 16 ATM'nin ...E. Sayılı dosyaya ilişkin olarak ... Sigorta AŞ'den başkaca hiçbir alacak ve hakkının kalmadığını, ... Sigorta ile sigortalı araç işleteni, maliki ve sigortalı araç sürücüsünün davacılar yönünden işbu poliçe dahilinde sorumluluğunun sona erdiğini, (dava dışı anne ...'ın poliçe payı saklı kalmak üzere) poliçe limiti üzerinde kalan bakiye alacak miktarından kalan işleten, malik , sürücünün sorumluluğunun baki kaldığının işbu zarar sorununun poliçe limitleri dahilinde gayrikabili rücu olarak ve fazlaya ilişkin haklarını içerir şekilde ... Sigorta AŞ'yi mutlak suretle kesin olarak ibra ettiklerini, ... Sigortaya yapılan bu ödeme sebebiyle başkaca bir sorumluluğunun kalmayacağını ve ... 16 ATM'nin ...E. Sayılı dosyasından tazminat taleplerinden dava konusu ... Sigorta AŞ yönünden ibra ve feragat edeceklerini kabul ve beyan ve taahhüt ettiklerini,
Davalı ... Sigorta takibe davadan feragat sebebiyle doğacak avukat ücretlerinden ve masraflarından peşinen feragat ettiklerini, " beyan ve kabul ettiğine ilişkin ibranamenin dosyaya sunulduğu ve taraflarca karşılıklı olarak masraf ve vekalet ücreti haklarından feragat edildiği mahkememizce tespit edilmiştir.
Mahkememizce bozma kararından sonra , bozma kararı doğrultusunda dosya kendilerine tevdii edilen bilirkişiler tarafından tanzim edilen raporlarda özetle;
Mahkememiz dosyası kapsamına bilirkişilerden rapor aldırılmış olup;
A-Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 02.11.2021 tarihli raporda özetle;
"...
1.Seçenekte; ilk rapordaki veriler aynen esas alınarak Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yapılan hesaplama sonucu;
İlk rapordaki veriler aynen esas alınarak yapılan hesaplama sonucu davacıların destek zararı toplamı (96.699,67 + 21.687,10 + 8.578,34) = 122.965,11 TL olarak belirlenmiştir.
Sigorta şirketi tarafından ise dava devam ederken davacılara toplam 211.755,07 TL ödeme yapılmıştır. Bu durumda;
Sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme davacıların 1.seçenekte belirlenen destek zararından fazla olduğundan, davacıların 1. Seçenekte talep edilebilir destek zararının kalmamıştır.
2.Seçenekte; ilk rapordan bağımsız olarak günümüze kadar değişen asgari ücretler ile güncel Yargıtal kararlarına ve Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlara göre yeniden yapılan hesaplama sonucu bulunan destek zararından sigorta şirketi tarafından dava devam ederken yapılan ödemenin tenzili halinde;
a)Davacı Eş ...'ın destekten
Yoksun kalma sebebiyle bakiye maddi zararının = 169.189,41 TL,
b) Davacı kızı ...'ın destekten
Yoksun kalma sebebiyle bakiye maddi zararının = 47.119,50 TL
c) Davacı kızı ...'ın destekten
Yoksun kalma sebebiyle bakiye maddi zararının = 13.063,95 TL olduğu,
d)Davacılar tarafından sigorta şirketi hakkındaki davadan feragat edilmiş olup, buna ilişkin hukuki durumun takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere; bir an için sigorta şirketinin sorumluluğunun devam edeceğinin kabulü halinde ise tüm hak sahiplerinin destek zararının poliçe limitini aşması ve davacı kız çocuklara yapılan ödemenin sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğu tutarın üzerinde olması, davacı Eş ...'a yapılan ödemenin ise sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğu tutarın altında kalması nedeniyle sigorta şirketinin sadece davacı eş ... bakımından yukarıda belirtilen destek zararının içinde olmak üzere 13.024,72 TL ile sınırlı olarak araç sürücüsü ve işleten ile birlikte sorumlu olacağı,
e)Yukarıda belirlenen bakiye destek zararlarının tamamından araç sürücüsü ve işletenin her halükarda birlikte sorumlu olacağı,
f)Davalı sigorta şirketi bakımından faiz başlangıcının 29.04.2014 dava tarihi, diğer davalılar bakımından ise 15.02.2014 olay tarihi olacağı,
g)Manevi tazminat talepleri poliçe kapsamında olmayıp, tutarın takdirinin sayın mahkemeye ait bulunduğu " şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
B-Bilirkişi (Tazminat Hesap Uzmanı) ... tarafından hazırlanan 28.09.2022 tarihli raporda özetle;
"1) Feragat nedeniyle davalı sigorta şirketi yönünden davanın konusuz kaldığı ve bu sebeple davalı sigorta şirketinin sorumluluğu yönünden işbu raporda inceleme yapılmadığı,
2) Davacı ...'ın nihai ve gerçek maddi zararının 322.437,54 TL olduğu,
3) Davacı ...'ın nihai ve gerçek maddi zararının 107.615,39 TL olduğu,
4) Davacı ...'ın nihai ve gerçek maddi zararının 19.900,76 TL olduğu,
5) Davalı sürücü ve işleten yönünden temerrüt başlangıcının 15.02.2014 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu " şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
C-Bilirkişiler ..., ... ve ...tarafından hazırlanan 31.08.2023
tarihli raporda özetle;
"1-Dava konusu olayda davalı sürücü ...'ın 96 100 oranında tamamen kusurlu olduğu,
2-Davacıların murisi sürücü ...'ın olayda kusursuz olduğu,
3-Davacıların murisi sürücü ...'ın kendi ölümünde 96 20 oranında müterafik kusurlu olduğu,
4-Feragat nedeniyle davalı sigorta şirketi yönünden davanın konusuz kaldığı ve bu sebeple davalı sigorta şirketinin sorumluluğu yönünden işbu raporda inceleme yapılmadığı,
5-1. Seçenekte; Yargıtay bozma ilamı öncesindeki hükme esas alınan bilirkişi rapor tarihindeki veriler esas alınarak ve Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yapılan hesaplama sonucu:
* Bozma öncesindeki rapor tarihindeki verilere göre davacıların maddi zararları toplamı (114.541,42 TL + 42.324,85 TL + 15.926,49 TL ) = 172.792,76 TL olup, davacılara davalı ... Sigorta A.Ş tarafından toplam 211.755,07 TL ödeme yapıldığından 1. seçenekte davacıların maddi zararlarının fazlasıyla karşılandığı ve davacıların talep edebileceği maddi zararının kalmadığı,
2. Seçenekte; Güncel asgari ücret verileri esas alınarak ve Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yapılan hesaplama sonucu:
* Davacı ...'ın nihai ve gerçek maddi zararının 807.602,24 TL olduğu,
« Davacı ...'ın nihai ve gerçek maddi zararının 259.869,87 TL olduğu,
* Davacı ...'ın nihai ve gerçek maddi zararının 25.531,98 TL olduğu
7-Davalı sürücü ve işleten yönünden temerrüt başlangıcının 15.02.2014 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal olduğu " şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
D-Bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından hazırlanan 01.03.2024 tarihli raporda özetle;
"1-Dava konusu olayda davalı sürücü ...'ın 96 100 oranında tamamen kusurlu olduğu,
2-Davacıların murisi sürücü ...'ın olayda kusursuz olduğu,
3-Davacıların murisi sürücü ...'ın kendi ölümünde 96 20 oranında müterafik kusurlu olduğu,
4-Feragat nedeniyle davalı sigorta şirketi yönünden davanın konusuz kaldığı ve bu sebeple davalı sigorta şirketinin sorumluluğu yönünden işbu raporda inceleme yapılmadığı,
5- 1. Seçenekte; Yargıtay bozma ilamı öncesindeki hükme esas alınan 24.11.2014 bilirkişi rapor tarihindeki veriler esas alınarak ve Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yapılan hesaplama sonucu:
* Bozma öncesindeki rapor tarihindeki verilere göre davacıların maddi zararları toplamı (114541442 TL + 42.324,85 TL + 15.926,49 TL ) = 172.792,76 TL olup, davacılara davalı ... Sigorta A.Ş tarafından toplam 211.755,07 TL ödeme yapıldığından 1. Seçenekte davacıların maddi zararlarının fazlasıyla karşılandığı ve davacıların talep edebileceği maddi zararının kalma:
6- 2. Seçenekte; Güncel asgari ücret verileri esas alınarak ve Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yapılan hesaplama sonucu:
* Davacı ...'ın nihai ve gerçek maddi zararının 1.206.986,02 TL olduğu,
* Davacı ...ın nihai ve gerçek maddi zararının 357.446,42 TL olduğu,
* Davacı ...ın nihai ve gerçek maddi zararının 25.400,12 TL olduğu,
7- Davalı sürücü ve işleten yönünden temerrüt başlangıcının 15.02.2014 kaza tarihi ve faiz nev”inin yasal faiz olduğu" şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
Mahkememizce dosyanın incelenmesinde;
Davacının davalılar aleyhine açtığı maddi tazminat davası yönünden;
Davacılar vekili son celse duruşmaya gelerek maddi tazminat hesabının hatalı olduklarını düşündüklerini, ıslah talebinden vazgeçtiklerini , ıslah hakkını kullanmayacaklarını ve ek dava açacaklarını beyan ederek, sözlü yargılamaya geçilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Davacılar vekili tarafından davalı ... SİGORTA yönünden açtıkları maddi tazminat davası yönünden yapılan değerlendirmede, 6100 sayılı HMK'nun 307, 309 ve 311.maddeleri gereğince davacılar vekilinin davalı sigorta şirketi aleyhine açtığı maddi tazminat davasından feragat etmesi ve davadan feragatın kesin hüküm sonuçlarını doğurduğu mahkememizce tespit edilmekle, davacı yanın açtığı davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
Davacıların , davalı ... ve ... aleyhine açtıkları maddi tazminat davası yönünden;
a-Davacıların , davalılardan destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin yaptıkları asıl ve ıslahla açılan davanın konusu olan tazminatın , dava devam ederken müşterek ve müteselsil borçlu Axa Sigorta tarafından yapılan ödeme nedeni ile karşılandığı ve dava konusu kısmi ve ıslahla açılan taleple bağlı tazminatın ödendiği anlaşılmakla, işbu tazminat talebi yönünden konusu kalmayan davanın esası hakkında hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,
b-Tedavi giderleri, araç hasarı, defin giderine ilişkin maddi tazminat talepleri yönünden; mahkememizce daha önce verilen 13.12.2015 gün ve ... Esas sayılı dosyadaki kararın kesinleştiği anlaşılmakla; yeniden hüküm tesisine YER OLMADIĞINA, karar vermek gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacıların , davalı ... ve ... aleyhine açtıkları manevi tazminat davası yönünden; mahkememizce daha önce verilen 13.12.2015 gün ve ... Esas sayılı dosyadaki kararın kesinleştiği, bu nedenle işbu hususlarda yeniden hüküm tesisine yer olmadığına dair karar vermek gerektiği sonucuna varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacıların , davalı ... Sigorta aleyhine açtıkları maddi tazminat davasının, yargılama devam ederken yapılan ödeme ve sulh sözleşmesi sonrasında davacı yanın işbu davalı yönünden davadan feragat ettikleri anlaşılmakla; işbu davalı aleyhine açılan maddi tazminat davasının 6100 sayılı HMK'nun 307, 309, 311 maddeleri gereğince vaki feragat nedeni ile REDDİNE,
2-Davacıların , davalı ... ve ... aleyhine açtıkları maddi tazminat davası yönünden;
a-Davacıların , davalılardan destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin yaptıkları asıl ve ıslahla açılan davanın konusu olan tazminatın , dava devam ederken müşterek ve müteselsil borçlu ... Sigorta tarafından yapılan ödeme nedeni ile karşılandığı ve dava konusu kısmi ve ıslahla açılan taleple bağlı tazminatın ödendiği anlaşılmakla, işbu tazminat talebi yönünden konusu kalmayan davanın esası hakkında hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,
b-Tedavi giderleri, araç hasarı, defin giderine ilişkin maddi tazminat talepleri yönünden; mahkememizce daha önce verilen 13.12.2015 gün ve ... Esas sayılı dosyadaki kararın kesinleştiği anlaşılmakla; yeniden hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,
3-Davacıların , davalı ... ve ... aleyhine açtıkları manevi tazminat davası yönünden; mahkememizce daha önce verilen 13.12.2015 gün ve ... Esas sayılı dosyadaki kararın kesinleştiği anlaşılmakla; yeniden hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereği feragat ön inceleme aşamasından sonra yapılmakla alınması gereken harcın 2/3'ü alınması gerektiğinden 285,06 TL harcın peşin alınan 1.707,75 TL ve 46,38 ıslah harcı toplamı olan 1.754,13 TL'den mahsubu ile 1.469,07 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacılara -tahsilde tekerrür etmemek üzere- İADESİNE,
5-Tedavi giderleri, araç hasarı, defin giderine ilişkin maddi tazminat talepleri yönünden; mahkememizce daha önce verilen 13.12.2015 gün ve... Esas sayılı dosyadaki kararın kesinleştiği anlaşılmakla; yeniden hüküm tesisine yer olmadığına ve ayrıca davacıların, davalı ... ve ... aleyhine açtıkları manevi tazminat davası yönünden; mahkememizce daha önce verilen 13.12.2015 gün ve ... Esas sayılı dosyadaki kararın kesinleştiği anlaşılmakla; yeniden hüküm tesisine yer olmadığına dair kararı kesinleşmiş olduğundan bu yönlerden yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hususunda karar tayinine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından maddi tazminata ilişkin davadan feragat edilmekle yaptığı yargılama giderlerinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
7-Davalı sigorta şirketi vekilince feragat olması halinde vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinde bulunulmayacağı beyan edilmekle, bu hususta vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair; davacılar vekilinin yüzüne karşı , davalıların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay'da temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.13/06/2024
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!