WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

İSTANBUL 16. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/678 Esas
KARAR NO : 2024/184

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 25/11/2020
KARAR TARİHİ : 19/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03/10/2015 tarihinde , davalı ..., sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile müvekkili sürücü sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin karıştığı kazada müvekkilinin yaralandığını, vücudunda kemik kırığı meydana geldiğini ve ameliyat olması gerekerek uzun bir tedavi süreci geçirdiğini, söz konusu kazaya ilişkin olarak ... 67.ASCM'nin ...esas sayılı dosyası açıldığını, kazanın oluşumunda davalının kusurlu bulunduğunu ve cezalandırılmasına karar verildiğini, ... plakalı aracın, davalı sigorta şirketinin ... poliçe numarası ile zorunlu trafik sigortalısı olduğunu, müvekkilinin yaralanmasına binaen uğramış olduğu zararların davalılar tarafından giderilmesi gerektiğini, bu zararın davalılar tarafından kusur oranında giderilmesinin gerektiğini, ayrıca olaya ilişkin müvekkilinin acı ve elem yaşadığını, geçirdiği süreç ve malul kalması nedeni ile psikolojik olarak da yıprandığından manevi zararlarında giderilmesi gerektiğini belirterek, işbu maddi manevi tazminat talepli davanın kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara hükmedilmesini arz ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davaya konu trafik kazasına ilişkin olarak müvekkili hakkında ... (kapatılan) 67.ASCM'nin ... esas sayılı dosyasında yapılan keşfin ardından hazırlanan bilirkişi raporunda da " ...'in " son derece tehlikeli bir hareketle akan trafiği durdurma eğilimi içerisinde yolun karşısındaki diğer yola katılım şeridine geçmeye çalıştığı, bölünmüş yola çıkan sürücülerin bu yoldan geçen araçlara , geçiş hakkını vermek zorunda olduğuna dair kuralı ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğunu, davacı yanın dava dilekçesinde aylık kazancının 50.000-TL olduğunu yani asgari ücretin 49,97 katı olarak ifade ettiğini, yüksek gelire ilişkin hiç bir somut bilgi, belge ibraz etmediğini, söz konusu iddiasını destekleyici delil ileri sürmediğini, davacı yanca 20.000-TL manevi tazminat talep edildiği, mezkur manevi tazminat talebi haksız ve mesnetsiz olduğunu, hakim olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarının adalete uygun olması gerektiği, manevi tazminat talebinin davacının haksız zenginleşmesine sebebiyet vermemesi gerektiğini, kazanın 03/10/2015 tarihinde meydana gelmesi , davacının olayın faili ve yaralanmasının boyutunu bu tarihte öğrendiği nazara alındığında yasada öngörülen 2 yıllık zaman aşımının davanın ikame edildiği 27/11/2020 tarihi itibari ile dolduğunun açık olduğunu, maddi ve manevi tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacının manevi tazminat taleplerinin sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığı,nı davaya konu kazanın 03/10/2015 tarihinde meydana geldiğini, ancak davacı tarafından dava 25/11/2020 de açıldığından zamanaşımına uğradığını, davacının mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna başvurmasının gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun ispat edilmesinin gerektiğini, bu yüzden dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesinin gerektiğini, müvekkili şirketin 6111 sayılı yasa ve Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen "Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunalan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" gereği bu yönetmelik kapsamında belirlenen sorumluluklarını , yönetmeliğin belirlediği vadelerde ve sigorta bilgi merkezinin ilgili dönemlerde ne kadar ödeyeceği bildirdiği tutarları SGK'na düzenli ödemeler gerçekleştirerek yerine getirdiğini, yaralanan veya maluliyetinin olduğunu iddia eden davacının müterafik kusurunun olup olmadığının tespit edilmesi dolayısı ile ortaya çıkan sonuçta müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarının mahkemece tespit edilmesinin gerektiğini, müvekkilinden dava tarihinden önceki bir tarihten itibaren faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana hükmedilmesini arz ve beyan etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; kalıcı maluliyet tazminatına ilişkin olarak 90.000,00-TL nin 03.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin olarak 5.000,00 TL'nin 03.10.2015 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, bakıcı ihtiyacı tazminatına ilişkin olarak 5.000,00 TL'nin 03.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan ...'den (davalı sigorta şirketi hariç olmak üzere) tahsilini ve 20.000,00-TL manevi tazminatının 03.10.2015 tarihinden işleyecek avans faiziyle davalılardan ...'den (davalı sigorta şirketi hariç olmak üzere) tahsilini arz ve talep etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; trafik kazasına dayalı maluliyet nedeniyle maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi kapsamında zamanaşımı defi ileri sürdüğü görülmekle işbu husus öncelikli olarak irdelenmiştir. Bu kapsamda yapılan değerlendirme neticesinde; 2918 sayılı KTK'nın 109. maddesi gereğince, haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır. Anılı kanuni düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; kaza tarihi ve dava tarihi itibari ile arabuluculuk süreci nazara alındığında ceza zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmış olup yargılamaya devam edilmiştir.
Davacı tarafa SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin yazılan müzekkere cevabına, ödeme yapılmadığı yönünde cevap verildiği görülmüştür.
... 67. ASCM'nin ...esas sayılı dosya sureti dosyamız arasına alınmıştır.
Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 22/02/2023 tarihli ATK raporunda özetle;
03.11.1972 doğumlu ...’in 03.10.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle;
A-03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için , 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak, Gr1 XII (32a……….1) A %5,E cetveline göre %5.1 (Yüzdebeşnoktabir) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,
B-30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik dikkate alındığında; Kas İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Tablo 3.10’a göre %7, Tablo 3.11’e göre %2 olup, Balthazard formülüne öre %8.86, Tablo 3.2’ye göre %5 olup,Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %5 (yüzdebeş) olduğu,
C)İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli ya da geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Bilirkişiler ...ve ... tarafından düzenlenen 15/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
''..Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 03/10/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında;
1-Davalı sürücü ... olayda %35 (yüzde otuz beş) oranında kusurlu olduğu,
2-Davacı ... %65 (yüzde altmış beş) oranında kusurlu olduğu,
3-Davalıların %35 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'in
a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının = 1.516,43-TL
b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait
%5 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının = 90.328,12-TL olduğu,
TOPLAM = 91.844,55-TL
c)ATK tarafından bakıma muhtaç olmadığı belirlendiğinden bakıcı gideri nedeniyle zararının söz konusu olmayacağı,
d)Davacının yukarıda belirlenen maddi zararlarının zorunlu trafik sigorta poliçesindeki limiti içinde kalmakta olup,
Zorunlu trafik sigorta poliçelerinin manevi tazminatları kapsamaması nedeniyle Sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminattan sigorta şirketi dışındaki davalıların sorumlu olacağı,
e)Başvuru tarihine göre sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi 16/06/2020 olarak belirlenmiş olup,
Araç sürücüsü (mirasçıları) bakımından ise temerrütün 03/10/2015 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı,
f)Sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi olması nedeniyle avans faizi talebine ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu,
Sonuç ve kanaati ile arz ederiz . "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Huzurdaki davada ileri sürülen talepler kapsamında tedavi evraklarının celbine müteakip kaza tarihi ( 03.10.15) itibari ile yürürlükte olan yönetmelik hükümleri " Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" kapsamında ATK raporu temin edilmiş, davacının son haline ilişkin güncel raporlar da incelenerek hazırlanan raporda % 5 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığının, geçici iş göremezlik süresinin 4 ay olduğunun ve bakıcı ihtiyacının bulunmadığının tespit edildiği görülmüştür. ATK raporunun, dosyada mevcut tedavi evrakları/raporları incelenmek sureti ile güncel durum raporları da dikkate alınarak ayrıntılı ve gerekçeli olarak hazırlandığı, yine kaza tarihinde uygulanan yönetmelik uyarınca hesaplamalar yapıldığı, anlaşılmakla hükme esas alınmıştır.
Ayrıntılı, gerekçeli, ceza dosyasında alınan rapor ve dosya kapsamına uygun tanzim edilmekle mahkememizce itibar edilir bulunan kusur raporu içeriği ışığında; davacı tarafın %65, davalı adına kayıtlı ve davalı sigortanın ZMMS ile sigortacı olduğu araç sürücüsünün % 35 oranında kusurlu olduğu , anılı tespitlerin dosya kapsamında çelişeceği kusura ilişkin başkaca bir değerlendirme unsuru bulunmadığı ve aksi yönde delil ibraz edilmediği anlaşılmakla, usul ekonomisi ilkesi ışığında kusur yönünden yeniden inceleme yapılması yoluna gidilmemiştir.
2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde; “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki; “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 E-202/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...Ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…Ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmekle ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi, % 1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ile birlikte uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasına yönelik içtihat geliştirildiği ancak hesaplamalarda pregresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ve kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre tespit edilen maluliyet raporuna göre hesaplama yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Anılı kriterler uyarınca; ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına ve kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri ile içtihatlara uygun, güncel asgari ücret hesaplamalarına göre( davacı tarafça daha fazla veya farklı bir ücret alındığına dair yazılı delil ibraz edilmemiştir.) hazırlanmakla itibar edilir bulunan aktüer bilirkişi raporu kapsamında; davacı yanın talep miktarı, talep arttırım dilekçesi, tarafların kusur oranı ve poliçe limiti uyarınca geçici iş göremezlik tazminatı 1.516,43-TL, sürekli iş göremezlik tazminatı 90.000 TL, hesaplanmakla anılı tazminat bedeli yönünden davalıların sorumluluğunun mevcut olduğu, zira kazaya sebep olan aracın maliki ve ZMMS sigortacısı oldukları, yine davacı tarafa olaya ilişkin olarak SGK tarafından rücuya tabi bir ödemenin de yapılmadığı anlaşılmış ve anılan tutarlar yönünden maddi tazminat istemli davanın ksmen kabulüne karar verilmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden ;6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, Hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakim manevi tazminat yönünde takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerekmektedir. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır.
Anılı düzenlemeler ve içtihatlar ışığında somut olaya bakıldığında; olayın ağırlığı ve verdiği üzüntünün bir nebze olsun telafisi bakımından meydana gelen olayın oluş şekli, maluliyet oranı, iş göremezlik süresi, kusur oranları, tarafların mali ve sosyal durumları, dikkate alınarak yalnızca davalı sürücüye yöneltilen manevi tazminata ilişkin isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Son olarak temerrüt tarihinin tespiti ve faiz türü noktasında inceleme yapılmış olup rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihte davalı sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta olup buna göre davalı sigortanın 16.06.2020 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. Diğer davalılar yönünden TBK 117 uyarınca haksız fiilin gerçekleştiği kaza tarihi itibari ile temerrüt gerçekleşmiştir. Ayrıca talep arttırım dilekçesi ile arttırılan tazminat talepleri yönünden de davanın kısmi olarak açıldığı ve ıslah edilen tutar yönünden ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği ve yine davalı aracı hususi olduğundan yasal faiz işletilmesinin gerektiği anlaşılmakla; davanın maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1.516,43-TL geçici maluliyete dayalı maddi tazminatın 1.000-TL sine davalı sigorta yönünden 16.06.2020 tarihinden, davalı şahıslar yönünden 03.10.2015 tarihinden itibaren, kalan 516,43-TL sine ıslah tarihi olan 30.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
90.000 TL sürekli maluliyete dayalı maddi tazminatın 10.000-TL sine davalı sigorta yönünden 16.06.2020 tarihinden, davalı şahıslar yönünden 03.10.2015 tarihinden itibaren, kalan 80.000-TL sine ıslah tarihi olan 30.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5.000-TL bakıcı ihtiyacına yönelik yalnızca davalı şahıslara yöneltilen maddi tazminat isteminin reddine,
18.000-TL manevi tazminatın 03.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte yalnızca davalı gerçek kişilerden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2- Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 7.481,07-TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 434,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.046,77-TL harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
3- Davacı tarafça yapılan 5.864-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 5.351,47-TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4- Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yerolmadığına,
5-Maddi tazminat yönünden davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine,
Maddi tazminat yönünden davalı ... mirasçısı gerçek kişiler kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 8.483,57 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp anılan gerçek kişi davalılara ödenmesine,
Maddi tazminat yönünden davalı sigorta kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 3.483,57-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı sigortaya ödenmesine,
6-Manevi tazminat yönünden davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin ... mirasçısı gerçek kişilerden alınıp davacıya ödenmesine,
Manevi tazminat yönünden davalı ... mirasçısı gerçek kişiler kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 2.000 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp anılan gerçek kişi davalılara ödenmesine,
7-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
8-Davacı tarafça yatırılan 434,30-TL peşin ve 54,40-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 488,70-TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Devletçe karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul oranına göre hesaplanan 1.204,63-TL 'sinin davalılardan, bakiye 115,37-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, hazır olan tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/03/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır