T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/654 Esas
KARAR NO : 2024/351
DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
DAVA TARİHİ : 18/11/2020
KARAR TARİHİ : 29/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı ... Bankası ... şubesi nezdinde ki ... nolu hesabından 19.06.2020 tarihinde gece saat 22:06 da ... ... isimli şahıs tarafından hesapta bulunan 105.595,00 TL mevduatın kendi şahsi hesabı olan .../... şubesi ... numaralı hesabına aktarıldığını, müvekkili şirketin yetkilisi ve tek ortağı olan ... ...'ın bilgisi, onayı dışında şirkette hiç bir yetkisi ve bağı olmayan bu şahıs tarafından gerçekleştirilen transfer işlemini fark ettikten sonra davalı bankayı arayarak, mevzuata aykırı işlem ve davalı sorumluluğunda olan mevduatı hakkında bilgi almak istediğini, ancak davalı banka yetkililerinin mantıklı ve yasal bir açıklama yapamadığını, müvekkili şirket yetkilisinin ... Cumhuriyet Başsavcılığı 2020/... Soruşturma sayılı dosya üzerinden dava dışı üçüncü kişi ile davalı banka yönünden suç duyurusunda bulunmuş olmakla soruşturmanın halen devam ettiğini, Dava dışı üçüncü kişi ... ... ile davacı şirket yetkilisi ... ...'ın 11 yıl önce 09.10.2009 tarihinde %51hissesi ... ...'a, %49 hissesi ... ...'a ait ... LTD.ŞTİ. adında bir şirket kurduklarını, dava dışı üçüncü kişi ... ...'ın, bu şirketin yetkili müdürü olarak 9 (dokuz ) ay görev yaptığını, daha sonra işinde başarılı olamadığı için 28.07.2010 tarihinde yetkili müdürlük görevi sona erdirilerek ve aynı zamanda %49 hissesinin %48 ini ... ...'a, %1'nide ... 'na devir ederek şirket ortaklığından da tamamen ayrıldığını, 28.07.2010 tarihinde ... ...'ın şirket ortaklığı ve müdürlük görevi alınan karar ile sona erdirilip ... nezdinde tescil edilerek kamuya neşir olunduğunu, 28.07.2010 tarihten sonra bu kişinin ... ... Ltd.Şti ve ... ... ile herhangi bir fiili ve ticari bağı ve ilişkisi kalmadığını, 03.06.2013 tarihinde ... Ltd.Şti'nin %1 hisse sahibi ... 'nun hissesini ... ...'a devir ederek şirket ortaklığından tamamen ayrıldığını, şirketin tek ortağı ve yetkilisinin ... ... olduğunu, aynı zamanda 2013 yılında şirket ünvanı dk ... LTD.ŞTİ. olarak değiştirildiğini, müvekkili şirketin her yıl ocak ayında şirketi temsile ve bankacılık işlemelerini yapmaya yetkili kişiye ait imza sirkülerini davalı bankaya ibraz ettiğini, diğer yandan ; günümüz teknolojisi ile bankacılık sisteminin tüm kamu kurum ve kuruluşları ile entegre olduğu göz önüne alındığında bankanın bu durumdan haberdar olmamasının mümkün olmadığnı, 10 yıl gibi uzun bir zaman dilimi içinde güvenlik nedeniyle internet bankacılığı şifresinin kullanıcı bilgilerinin davalı banka tarafından teyit edilmemesi, güncellenmemesi davalı bankanın açıkça kusuru olduğunu, özellikle ticari şirketlerde belirli aralıklarda şirketi temsile yetkili kişilerin müdürlerin değiştiği, kaldı ki bu kişilerin sigortalı çalışan oldukları ve işten ayrılmalarının olağan olduğu göz önüne alındığında davalı bankanın objektif özen sorumluluğunu yerine getirmediğinin açıkça kanıtı olup müvekkili şirketin uğradığı zararın tazmininin hukuken davalı banka üzerinde olduğunu, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17 ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca 04.11.2020 tarihli 2020/ ... dosya üzerinden yapılan müzakere sürecinin anlaşmama ile sonuçlandığını, bu nedenlerle; Davanın kabulü ile, Davalı bankanın, objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle, davacı tarafın bilgi ve rızası dışında mevduatından 105.595,00 TL eksilmek suretiyle oluşan zararının aynen iadesine, zararın gerçekleştiği 19.06.2020 tarihinden itibaren mevduata işleyecek en yüksek banka faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın ileri sürdüğü iddialar maddi gerçeklere aykırı olup aşağıda detaylı olarak açıklanacağı üzere müvekkili Banka'ya yöneltilebilecek herhangi bir kusur ve sorumluluk bulunmadığını, dava konusu işlemlerin davacı şirket tarafından gerçekleştirildiğini, davacı taraf, ... ... numaralı hesabından 19.06.2020 tarihinde bilgi ve iradesi dışında dava dışı ... ... isimli kişiye 105.595,00.-TL. Para gönderildiğini ileri sürdüğünü, bununla birlikte söz konusu işlemin davacı şirket tarafından MOBİL BANKACILIK uygulaması üzerinden gerçekleştiriltiğini, İnternet bankacılığı ile her an hesaplarını inceleme imkanı olan ve hesaplarından çok sayıda işlem gerçekleştiren davacının hesapları hakkında bilgi sahibi olmadığı iddiasının kabul edilemez olduğunu ve her türlü izahtan vareste olduğunu, bu nedenlere, delillerinin toplanmasına, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/... sor. sayılı dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşıldı.
Davalı ... Bankası A.Ş, ye müzekkere yazılarak ... numaralı hesabın davacıya ait İnternet Bankacılığı Log kayıtları, davacı ile imzalanan Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi, İnternet Bankacılığı Başvuru Formu suretlerinin mahkememize gönderildiği anlaşıldı.
... Ltd.Şti. Ticaret sicil kayıtları ile ... Ltd.Şti. Ticaret sicil kayıtlarının mahkememize gönderildiği anlaşıldı.
Bilirkişi SMMM ..., Bankacı SMMM ... ve Banka Hukukçusu ... ... tarafından hazırlanan 20/05/2022 tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişi SMMM ..., Bankacı SMMM ..., Banka Hukukçusu ... ... ve Bilgisayar Mühendisi ... ... tarafından hazırlanan 12/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporu dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir.
Dava; Davalı tarafın, objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle, davacı tarafın bilgi ve rızası dışında mevduatından 105.595,00 TL eksilmek suretiyle oluşan zararının aynen iadesi ile zararın gerçekleştiği 19.06.2020 tarihinden itibaren mevduata işleyecek en yüksek banka faizi ile davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
dava, cevap dilekçeleri, ceza soruşturma dosyası, taraf delilleri, önceki ara kararlar gereğince celp edilecek belgeler, banka kayıtları ile davacı ticari defterleri incelenmek ve tüm dosya kapsamı tetkik edilmek sureti ile davacı tarafın davalı banka nezdinde bulunan - ... numaralı hesabından 19/06/2020 tarihinde bilgi ve iradesi dışında dava dışı ... ... isimli kişinin hesaplarına para transferi gerçekleşip gerçekleşmediği, söz konusu işlemin davacı şirket tarafından mobil bankacılık uygulaması üzerinden yapılıp yapılmadığı, davalının özen borcuna aykırı davranmak sureti ile davacının zararına sebebiyet verip vermediği, bu nedenle sorumlu olup olmadığı , sorumlu ise talep edilebilecek tazminat miktarının tespiti hususlarında inceleme amacı ile dosyanın resen seçilecek 1 mali müşavir ..., 1 ticaret hukukçusu ... ..., 1 bankacı ... ve Bilgisayar Mühendisi ... ... bilirkişi olarak görevlendirilmiş olup,
Bilirkişi 20/05/2022 tarihli raporunda özetle; "Davacının şifresini muhafaza etmemesinin sonuçlarından sorumlu olduğu, bankaya bu açıdan sorumluluk atfedilemeyeceği; Davacının - ... numaralı hesabından , ... ...'ın hesabına 19.06.2020 tarihli havale işleminin yapılmasında kullanılan ... no'lu telefonun kullanımına ilişkin bankaya -dijital ortamda dahil- talimat verilip verilmediğinin açıklığa kavuşturulması gerektiği, bu açıdan Log kayıtlarının değerlendirilmesi bakımından bilişim uzmanından ayrıca bir rapor alınmasının uygun olacağı; 19.06.2020 tarihli havale işleminin yapılmasında kullanılan ... no'lu telefonun kullanımına ilişkin bankaya talimat verilmemiş olması ihtimalinde bankanın ortak kusurunun kabul edilebileceği; bu kusurun davacının şifresini korumuş olması halinde hesaba girilmesi ve havale yapılmasını önlenmiş olacağından, davacının kusuruna göre daha hafif olduğu; bu ihtimalde ortak kusurun davacı %75, davalı %25 olarak değerlendirildiği; Davacının alacağından öncelikle dava dışı ... ...'ın sorumlu bulunduğu, bankanın ortak kusurunun varlığının kabulü halinde sorumluluğunun dolaylı olarak değerlendirildiği; Davacının alacağının 19.06.2020 tarihi itibariyle 105.595,00-TL olarak tespit edildiği; davacının alacağının varlığının kabul edilmesi halinde uygulanabilecek faizin 3095 sK'nın 2/2 maddesi uyarınca yıllık değişen oranlarda işleyecek avans faizi olacağı; Ortak kusurun varlığının kabul edilmesi halinde, Mahkemenin kabul edebileceği değişik oranlara göre alacağın;
¸yönünde mütalaada bulunduğu görülmüştür.
Bilirkişi SMMM ..., Bankacı SMMM ..., Banka Hukukçusu ... ... ve Bilgisayar Mühendisi ... ... tarafından hazırlanan 12/01/2024 tarihli ek raporunda özetle;"Davalı banka tarafından sunulan işlem loglarında ... numaralı ccp telefonunun ... müşteri numarasına sahip banka hesabına ait onaylanmış bir numara olduğuna dair bir kanıt olmadığı, Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinde ... numaralı cep telefonunun davacı hesapları ile ilişkilendirilebileceği bir onay yer almadığı, Davacı tarafça davalı banka işlemlerinde kullanılabilmesi için ... numaralı telefon hattı için bir talimat gönderilmediği, 19 Haziran 2020 saat 21:51:53'de “Yeni Login Yapısına Giriş Yapıldı” şeklinde kayıt oluştuğu, işlemlerin banka sistemine tanımlı “ ... ” isimli cep telefonu ile gerçekleştirildiği ve LOG kayıtlarında bu cep telefonunun yeni kaydedildiğine dair bir satır olmamasından dolayı daha önceden sistemde kaydı olduğu kanaati oluştuğu," yönünde ek mütalaada bulunduğu görülmüştür.
Dava konusu uyuşmazlığın; davacı tarafın davalı banka nezdinde bulunan - ... numaralı hesabından 19.06.2020 tarihinde bilgi ve iradesi dışında dava dışı ... ... isimli kişinin hesaplarına para transferi gerçekleşip gerçekleşmediği, söz konusu işlemin davacı şirket tarafından mobil bankacılık uygulaması üzerinden yapılıp yapılmadığı, davalının özen borcuna aykırı davranmak sureti ile davacının zararına sebebiyet verip vermediği, bu nedenle sorumlu olup olmadığı hususlarında toplandığı anlaşıldı.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucu; davacının iddiası, yapılan tahkikat, tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; Güvenli bir internet bankacılık hizmetinin sunulmasında, böyle bir hizmetin alınmasında, normal bankacılık işlemlerindeki yükümlülüklerin yanı sıra hem bankanın hem de müşterinin üzerine düşen bazı ek yükümlülükler vardır. Bu bağlamda, internet bankacılığı hizmetini müşterilerine bankalar sunduğuna göre, bankaların internet bankacılığı sisteminin güvenliğine yönelik tüm tedbirleri almaları ve sistem hatalarını ve eksikliklerini gidererek sistemi bilinen en son teknolojik gelişmeye uygun hâle getirmeleri büyük önem taşımaktadır. Müşterilerin internet bankacılığını kullanmakta olması bankaların mevduatı koruma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı gibi, sorumluluğunu da hafifletmeyecektir. Bu kapsamda işlemlerini internet ortamına taşıyarak daha fazla müşteri kitlesine ulaşmak ve dolayısıyla daha fazla kâr elde etmek isteyen bankanın, buna paralel olarak gerekli teknolojik ve yazılımsal önlemleri alması, gelişen teknoloji karşısında kötü niyetli üçüncü kişilerin internet bankacılığı sistemine girişimlerini anında engelleyecek güvenlik mekanizmasını oluşturması, sistemini sürekli güncelleyerek yenilemesi, herhangi bir usulsüz işlemle karşılaşıldığında gerekli önlemleri almanın yanı sıra müşterilerini de anında bilgilendirmesi gerekmektedir.(Savaş, Abdurrahman; İnternet Bankacılığı ve Tarafların Yükümlülükleri, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 19, S. 2, s. 151.)
Bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlar olup, sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir (Battal, Ahmet; Güven Kurumu Nitelendirmesi Işığında Bankaların Hukuki Sorumluluğu, Ankara 2001, s. 106). O hâlde, bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Ayrıca, bu sorumluluğu kaldırmaya yönelik sözleşmeler de geçerli değildir. Zira sorumsuzluk sözleşmesi hükümlerine sınırlama getiren 818 sayılı Borçlar Kanununun (818 sayılı BK) 99/2 ve 100/3 (6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (6098 sayılı TBK) 115/3 ve 116/3) maddeleri gereğince, bankaların hafif kusurlarından dolayı ortaya çıkan sorumluluğunu kaldıran sözleşme hükümleri geçersiz olacaktır.
Davacı şirketin davalı banka nezdindeki ... nolu hesabından 19.06.2020 tarihinde dava dışı ... ... tarafından 05.595,00-TL'nin şahsi hesabına aktarıldığı görülmüştür. Dava dışı ... ...'ın ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/... Esas sayılı dosyasında söz konusu eylem nedeniyle mahkumiyet cezası aldığı ve bu kararın kesinleştiği görülmekle hırsızlık eylemini gerekleştirdiği sabit olmuştur.
Davalı bankanın mevduat koruma yükümlülüğü kapsamında yapılan değerlendirme bakımından, 27.10.2009 tarihinden 31.08.2020 tarihine kadar sistemde kayıtlı 19.392 satır log kaydından sadece bir işlem dışında tüm işlemlerin v numaralı cep telefonundan yapıldığı, ... numaralı cep telefonundan ise sadece 1 kez işlem yapılmasında kullanıldığı, ... numaralı cep telefonunun müşteri cep telefonu bilgisi olarak kayıtlı bulunmadığı, müşteri hesabıyla ilişkilendirilebilecek bir onayın bulunmadığı, davaya konu para havalesi işleminin de yine ... numaradan gerçekleştirildiği incelenen bilirkişi raporları ile tespit edilmiştir. 19/06/2020 tarihinde yeni login girişi yapıldığına dair kayıt bulunduğu, yeni login yapısına geçiş yapıldıktan sonra şifre değişiklik işlemenin yapıldığı ve daha önce sistemde kayıtlı bulunmayan ve kendisine bildirilmeyen cep numarası ile havale işleminin gerçekleştirilmiş olmasına rağmen bankanın mevduat hesabını koruma hususunda gerekli özen borcunu yerine getirmediğinden zarardan sorumlu tutulması gerektiği kanaatine varılmıştır. Müterafik kusurun değerlendirilmesi bakımından ise davacı şirketin şirket ona ve imza yetkilisinin ... ... olduğunu bankaya bildirmesine rağmen ... ...'ın müdürlük görevinin sona erdiğini, şirket ortağı ya da temsilcisi olarak bulunmadığını davalı bankaya bildirmediği, şifresini korumamış olması nedeniyle kusurunun bulunduğu zararın meydana gelmesinde mevcut eylemlerin irdelenmesinde davalı banka ile birlikte davacının yarı oranında kusurunun bulunduğu kanaatine varılmakla davalı bankanın mevduat hesabına aynı gün yeni login girişi ve şifre değişikliği yapılması, sistemde daha önce kullanılmayan ve müşteri hesabı ile ilişkilendirilmeyen numaradan havale işleminin gerçekleştirilmesine rağmen mevduat hesabının korunması hususunda gerekli özeni göstermemesi nedeniyle oluşan zarar bakımından %50 oranında sorumluluğunun bulunduğu kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, tarafların mahkememizce takdir edilen kusur oranlarına göre hesaplanan 52.797,50TL'nin davacının izni ve bilgisi olmadan hesabından çekilme tarihi olan 19/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2- Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 3.606,60 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 1.803,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.803,30-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
3- Davacı tarafça yapılan 6.094,45 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 3.047,23 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4- Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yerolmadığına,
5- Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
6- Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00- TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7- Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
8- Davacı tarafça peşin yatırılan 1,803,30 TL karar ve ilam harcı ve 54,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.857,70TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9- Devletçe karşılanan 1320 TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul oranına göre hesaplanan 660,00-TL 'sinin davalı taraftan, bakiye 660,00-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!