T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/572 Esas
KARAR NO : 2024/258
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/10/2020
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalının ticari ilişkisinin 2016 yılında başladığını, tarafların konsinye çalışma sistemi ile çalışmak üzere anlaştığını, 01/04/2016 tarihli Konsinye Satın Alma Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin ithal ettiği ürünlerin davalının ... mağazasında sergilenmesi ve satılması üzerine anlaşıldığını, davalının talep ettiği tüm belgelerin zamanında eksiksiz sunulduğunu, sözleşme sürecinde davalı yan ile ürünlerin üzerinde sergileneceği standın yaptırılması ve davalı şirketin mağazasında kurulumu hususlarının müvekkili tarafından karşılanması gerektiğinin ve standın olması gereken ölçüleri ve kurulum tarihi üzerine yazışmalar gerçekleştiğini, akabinde müvekkilininin standın ve ürünlerin kontrolü için plansız şekilde ... ... mağazasına yapılan ziyarette müvekkili ürünlerinin bizzat müvekkilince yaptırılan ve bedeli ödenen standın üzerinden kaldırıldığının, standa giydirme yolu ile başka bir marka geçirildiğinin ve bu markanın ürünlerinin sergilenerek satışa sunulduğunun görüldüğünü, müvekkilinin ürünlerin nerede olduğunu sorduğunda ise haber verilmeden ve ürün sayımı olmadan eski adrese kargolandığını öğrendiğini, gelinen noktada bir kısım ürünlerin müvekkiline iade edildiğini ancak iadesi gerçekleşmeyen ve davalı yanca da nerede olduğu bilinmeyen ürünler bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin masraflarını karşılayarak yaptırdığı stant ve davalı yanca başka bir ticari ortağın ürünlerini sergilemek ve satmak amacı ile kullanıldığından bahisle müvekkilinin itibarının zedelendiğini ve zarara uğradığını, bu durumun davalı yana ihtaren bildirildiğini ancak davalının herhangi bir işlem yapmadığını, gerçekleşen arabuluculuk süresinde de anlaşılamadığını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı davanın kabulünü, stant bedeli olan 16.000-TL'nin fatura tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsilini, iadesi yapılmayan ürünlerin bedeli olarak 6.093,00-TL'nin fatura tarihinden itibaren işleyecek en yüksek temerrüt faizi ile birlikte tahsilini, 20.000-TL manevi tazminatın olayın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsilini , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana hükmedilmesini arz ve talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından ödemesi yapılan stant bedeli 16.000-TL'nin 2.800-TL ıslah edilerek 18.800-TL'nin fatura tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte ödenmesini, müvekkiline iadesi yapılmayan ve akıbeti belli olmayan ürünlerin bedeli olarak 6.093-TL'nin fatura tarihinden itibaren işleyecek en yüksek temerrüt faizi ile ödenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 01/04/2016 tarihli Konsinye Satış Sözleşmesi akdedildiğini, davacı yanca müvekkili şirkete teslim edilen ürünlerin konsinye satışına ilişkin bir anlaşma sağlandığını, ancak ürünlerinin satış performansının düşük olduğu, bu haliyle sözleşme ilişkisinin sürdürülemeyeceği , bu hususta derhal aksiyon alınması ve gerekli iyileştirmenin yapılması gerektiği yönünde tüm uyarılara rağmen davalının hiçbir girişimde bulunmadığını, sözleşme kuruluşundaki amaç ve faydayı sağlayamadığından müvekkilinin mağduriyetine yol açtığını, müvekkilinin davacı yanı tüm bu hususlarda ikaz ettiğini , stok mutabakatı yapmaya davet ettiğini ve buna rağmen davacının bu mutabakattan imtina ettiğini , ayrıca müvekkili stoklarında görünen ürünlerinin hangi tarihte, kime hangi adrese teslim edildiğinin ispatları mevcut olduğunu, sözleşmeye göre 196 adet ürün sevk edildiğini, bu ürünlerin yalnızca 21 adedinin satıldığını, 173 adedinin ise iade edildiğini, fark tutar olan 2 adet ürün bedeli ise davacı tarafa iade edilmesi gereken / ödenmesi gereken hiçbir ürün veya bedeli kalmadığını, davacı yanın kendisi tarafından yaptırılan standın başka firmalar için kullanıldığı iddiası ise ispata muhtaç olduğunu, stant bedelinin, sözleşme gereği talep olunamayacağını, bu sebeple manevi zarar söz konusu olmayacağını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan hükmedilmesini arz ve talep etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalı yana sergilenmesi için gönderilen ürünlerin davacı iade edilmediği ve yine davacı yanca masrafı karşılanan stant bedelinin de iade edilmediği iddiasına dayalı maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki sözleşme dosyada mübrezdir.
Bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 04/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
''..Raporumuz içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde , dosyaya mübrez belge, bilgi , takip dosyası, davacı ve davalı yana ait incelenen 2018 yılı ticari defteri ile yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;
-Davacı ve davalı tarafın 2018 yılı hesap dönemine ilişkin tutulması zorunlu ticari defterlerinin , kanuna uygun, eksiksiz olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yetkili makamlarca zamanında yapıldığı tespit edilmiştir.
-Sözleşmeye ve ticari teamüllere aykırı davranışların sebebi ile doğan ve stant bedeli 16.000-TL , eksik ürünlerin bedeli olan 11.443,64-TL ve cari hesap alacağı olan 5.351,37-TL olmak üzere toplamda 32.795,01-TL tutarında alacaklı olduğu,
-Davacı tarafın talep ettiği maddi ve 20.000-TL manevi zararlarının takdirinin mahkemeye ait olduğu,
-Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin, TBK'da düzenlenen komisyon sözleşmesinin bir görünümü olduğu ve yine TBK'nın ilgili hükümleri uyarınca niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu sözleşmeye TBK'nın vekalet sözleşmesine ilişkin hükümlerinin de uygulanabileceği,
-TBK m.508 ve dava konusu sözleşmenin 16.maddesi uyarınca davalı tarafın, ürünlerin ve stantların davacı şirkete iadesi hususunda bildirim yükümlülüğü olduğu,
-TBK m.58 uyarınca davacı taraf tüzel kişi olmasına rağmen manevi tazminat talebinde bulunabileceği ancak bu talebe dair yukarıda sayılan tüm hususları ispat yükümlülüğü olduğu kanaatindeyiz ."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 04/08/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle;
''..Sözleşmeye ve ticari teamüllere aykırı davranışlarını sebebi ile doğan ve stant bedeli 16.000,00-TL eksik ürünlerin bedeli olan 11.443,64-TL ve cari hesap alacağı olan 5.351,37-TL olmak üzere toplamda 32.795,01-TL tutarında alacaklı olduğu,
-Davacı tarafın talep ettiği maddi ve 20.000,00-TL manevi zararlarının takdirinin Mahkemeye ait olduğu,
-Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin, TBK'da düzenlenen komisyon sözleşmesinin bir görünümü olduğu ve yine TBK'nın ilgili hükümleri uyarınca niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu sözleşmeye TBK'nın vekalet sözleşmesine ilişkin hükümlerinin de uygulanabileceği,
-TBK m.508 ve dava konusu sözleşmenin 16.maddesi uyarınca davalı tarafın, ürünlerin ve stantların davacı şirkete iadesi hususunda bildirim yükümlülüğü olduğu,
-TBK m.58 uyarınca davacı taraf tüzel kişi olmasına rağmen manevi tazminat talebinde bulunabileceği ancak bu talebe dair yukarıda sayılan tüm hususları ispat yükümlülüğü olduğu kanaatindeyiz. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından düzenlenen 04/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
''..Söz konusu ürünlerin davacı yanca teslim alındığına dair bir bilgi olmaması sebebi ile davacının halen davalıdan 6.093-TL ürün bedeli kadar alacaklı olduğu değerlendirilmiştir. Takdir Sayın Mahkemenize aittir.
Dosya kapsamından anlaşılacağı kadarı ile davacının ürünlerinin sergilenmesi için davacı tarafından 3. Firmaya stant yaptırılıp davalıya teslim edilmiştir. Davalı firma sözleşmeyi feshettiğini, ürünleri iade ettiğini iddia etmekte olup, sözleşmenin feshi ile birlikte standın da iade edilmesi gerekmektedir, netice olarak mülkiyet davacı tarafa aittir. Davalının standı iade etmesi halinde veyahut davacının iddiası gibi standı başkaca bir 3.kişiye tahsis etmesi halinde davacının stant bedelini talep hakkı bulunmaktadır.
Kanaat ve sonucuna varıldığı , takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere arz ederiz. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasında 01.04.2016 tarihli Konsinye Satış Sözleşmesi bulunduğu, buna göre davacının davalı tarafa bedelini ödediği stant ile birlikte bu stantta sergilenmek üzere ürünlerini teslim ettiği hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, davacı yanın yaptığı kontrolde ürünlerin kaldırılarak yerine başka ürünlerin sergilendiğini gördüklerini ve kendi ürünlerinin nerede olduğu hususunda davalı ile görüşüldüğünü, nihayetinde bir kısım ürünlerin iade edilmediğini iddia ettiği, davalı yanın ise; davacı yanın sözleşmeye aykırı davrandığını, satış performansının düşük olduğunu, sözleşme 15/2 uyarınca bildirim yükümlülüklerinin olmadığını, iadesi gereken bir ürün bulunmadığını, davacının standı almaktan imtina ettiğini iddia ettiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 15/1. Maddesi uyarınca davalının sözleşmeyi ancak 30 gün önceden yapacağı bildirimle feshedebileceği, 15/2 maddesinde bildirim süresinin uygulanmayacağı belirtilmiş ise de davacının hangi edim ve taahhütlerini ne şekilde yerine getirmediğinin davalı yanca ispat edilemediği, sadece bir satış performansı düşüklüğünden bahsedildiği ve bu sebeple 15/2 maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığı, sözleşmenin16. Maddesi uyarınca iade veya geri alınmanın gerektiği hallerde ...'in bildirimini müteakip 15 gün içinde ...'in bildirdiği yerden davacının teslim almaması halinde, ...'in zararları davacıya ait olmak üzere ürünleri davacı yana göndereceğinin hüküm altına alındığı, o halde ürünler ister davalı yanca iade edilsin, ister davacı yanca geri alınsın her halde önce davalının davacıya bildirim yaparak 15 gün süre tanıması ve ürünlerin bulunduğu yeri göstermesi gerektiği , ancak davalının sadece stok mutabakatı için davacıya bir davet gönderdiği, bu davette ürünlerin alınması için 15 gün süre verildiğinin veya ürünlerin teslim alınacağı yerin yazılı olmadığı, mahkememizce alınan son bilirkişi raporunda stant kurulumu için davacının dava dışı şirketlere 18.800 TL ödediğinin , davacının 6.093 TL ürün bedeli alacaklı olduğunun tespit edildiği, yine raporda davalı uhdesinde bulunan ürünlerin detaylarının da yer aldığı, cari hesap alacağının dava konusu olmadığı, bu durumda davalının uhdesinde olduğu ve davacıya iade edilmediği sabit olan ürünler ile stant bedelinin davacıya iadesinin gerektiği anlaşılmakla maddi tazminata yönelik davanın kabulüne , dava kısmi açılmış olmakla ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacının, davalı ile yaptığı sözleşme sonucunda ve yapılan ticarette zarar etmesi veya ürün kaybı yaşamış olması nedeniyle doğrudan kişilik haklarının zedelendiği kabul edilemeyeceğinden şartları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
KDV dahil 18.800 TL stand bedelinin 16.000 TL sine davacı tarafça gönderilen ihtarname ile davalıya verilen süre sonu olan 16.02.2019 tarihinden, kalan 2.800 TL sine ıslah tarihi olan 23.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.093 TL teslim edilmeyen ürün bedelinin davacı tarafça gönderilen ihtarname ile davalıya verilen süre sonu olan 16.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Şartları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine,
2-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 1.700,44-TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 768,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 931,59-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
3- Davacı tarafça yapılan 5.162-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 2.862,33-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yerolmadığına,
5-Maddi tazminat yönünden davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
6-Maddi tazminat yönünden dava tam kabulle sonuçlandığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Manevi tazminat yönünden davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
8- -Manevi tazminat yönünden dava reddedildiğinden davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
9-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
10- Davacı tarafça yatırılan 768,85-TL peşin 54,40-TL başvuru ve 50,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 823,25-TL nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
11- Devletçe karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul oranına göre hesaplanan 731,94-TL 'sinin davalı taraftan, bakiye 588,06-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!