WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İSTANBUL 16. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/261 Esas
KARAR NO : 2024/63

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 06/01/2015
KARAR TARİHİ : 06/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı şirket tarafından zorunlu mali trafik sigortası düzenlendiğini, davalı...'a ait olan ...plakalı aracın, yine davalı Mustafa'nın sevk ve idaresinde iken, aşırı hızı, alkollü araç kullanması ve şerit izleme ve değiştirme esnasında gerekli kurallara uymamasından kaynaklanan tam kusuru nedeniyle, olay yerinde motosikletiyle kendi şeridinde seyretmekte olan müvekkile ters istikametten gelerek çarpması sonucunda, 23/03/2014 tarihinde müvekkilin ağır derecede yaralandığını,davalıların sorumlu ve tazmine zorunlu olduğu kaza nedeniyle, müvekkil için 20.000,00-TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsilini, müvekkilin tedavisi devam etmekte olduğundan fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak üzere şimdilik toplam 11.000,00-TL tedavi ve ulaşım/yol giderleri ile kazanç kaybı, efor kaybı ve maluliyeti nedenleriyle doğan maddi zararlarının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 05/09/2017 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Müvekkil için 20.000,00-TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsilini, müvekkilin maddi zararı için 266.808,11-TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte her iki davalıan müştereken ve müteselsilen tahsilini, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin de davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Tüm delillerin toplanması ve Adli Tıp Kurumu, Tıp İhtisas Dairesi tarafından kusur tespitinin yapılmasından sonra müvekkil şirkete sigortalı araçların kusurlu bulunması durumunda, maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan rapor alınmasını, maluliyetten kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatının uzman kişilerce hesaplanmasını, müvekkil şirkete sigortalı araçların kusurlu bulunması durumunda, sorumluğunun azami limit ile sınırlı olacağını, poliçe teminatı dahil olmayan tedavi gideri ve dolaylı zarar taleplerinin reddini, tedavi gideri talebi nedeni ile işbu davanın SGK'ya ihbar edilmesini, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini, müvekkil şirket dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı...'a dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edildiği halde davalının duruşmalara katılmadığı gibi cevap beyanında da bulunmadığı anlaşılmıştır.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; Trafik kazası nedeniyle iş gücü kaybı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamına BAM kaldırma kararı öncesi alınan Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 05/02/2016 tarihli ATK raporunda özetle; Gr1 XII (11Bbba......40)A %44, E cetveline göre %49.2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağını, iyileşme süresinin 23/03/2014 tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceğini mütalaa etmiştir.
Dosya kapsamına alınan 22/08/2016 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ...plaka nolu araç sürücüsü davalı...'un kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunu, davacı ...'ın kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, dosyaya celp oluna...Sendikasının cevabi yazısı doğrultusunda davacının kaza tarihinde alabileceği emsal aylık net ücretin 1.638,25-TL olduğunu, ancak 6100 sayılı HMK m.26'ya göre taleple bağlı kalınarak davacı vekilinin talebi doğrultusunda davacının kaza tarihindeki aylık ücretinin net 1.400,00-TL olduğunun kabulü ile kazalının kaza tarihinden günümüze kadar olan kazançlarının belirleneceğini, davacının 23/03/2014 tarihinde kaza geçirdiği ve %49,2 oranında meslekte kazanma gücü kaybına uğradığını, iyileşme süresinin ise 23/03/2014 tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceğini, davacının kaza tarihinden itibaren 1,5 yıl istirahatli olduğunu ispata elverişli herhangi bir belge davacı vekili tarafından dosyaya sunulmadığından ATK raporu doğrultusunda hesaplama yapılmasının uygun olacağını, ... plaka nolu araç için tanzim edilen poliçe dosyaya sunulmamış olup davalı vekilinin beyanı doğrultusunda, zararın davalı...Sigorta AŞ tarafından tanzim olunan ZMMS örtüsü altında olduğunu, ancak denetime elverişli inceleme yapılabilmesi için ...nolu poliçenin dosyaya ibrazı gerektiğini, davacının meslekte kazanma gücü kaybından kaynaklanan maddi zararı 266.808,11-TL olduğunu, bunun tamamından davalı...Sigorta AŞ'nin 06/01/2015 dava tarihinden, diğer davalı...'un haksız fiil tarihi olan 23/03/2014 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 1 ve 2 maddelerine göre yasal faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, dosya münderecatından hesaplamaya konu kazada hak sahibi davacıya SGK tarafından davalılara rücu edilebilecek herhangi bir ödeme yapıldığına dair bilgi ve belge bulunmadığından peşin sermaye değeri tenzili yapılamayacağını, 6111 sayılı yasanın 59.maddesi uyarınca trafik kazalarından zarar gören kişilere tedavi giderleri ödeme yükümlülüğünün Sosyal Güvenlik Kurumuna devredildiğini, bu nedenle davalıların SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinden sorumlu olduğu ancak davacının işbu talebi yönünden hesaplama yapılabilmesi için konusunda uzman doktor bilirkişiden görüş alınması gerektiğini, davacı vekili tarafından dosyaya yol,ulaşım, beslenme,bakım, pansuman vb diğer giderler yönünden herhangi bir belge sunulmadığından işbu talep yönünden de hesaplama yapılabilmesi için doktor bilirkişiden görüş alınması gerektiğini mütalaa etmiştir.
Dosya kapsamına alınan 25/05/2017 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Hesaplamaya konu kazada, hak sahibi davacıya SGK tarafından davalılara rücu edilebilecek peşin sermaye değerli herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşıldığından kök raporda hesaplanan tazminattan herhangi bir tenzil yapılmayacağını mütalaa etmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda mahkememizce "Davanın kabulü ile; 266.808,11 TL maddi tazminatın davalılarından müşterek ve müteselsilen tahsili ile davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 06/01/2015 tarihinden, davalı... yönünden olay tarihi olan 23/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 20.000,00 TL Manevi tazminatın olay tarihi olan 23/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine" dair kurulan hüküm davalı sigorta vekilince istinaf edilerek BAM 9. Hukuk Dairesi'nin 2018/442 esas, 2020/334 karar sayılı ilamı ile;
"Somut olayda, temin edilen ve ATK. 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 05.02.2016 günlü, %44 maluliyet, iyileşme süresinin kaza tarihinden 12 aya uzayabileceği, % 49 oranında meslekten kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı yönündeki rapor hükme esas alınmış ise de, söz konusu raporun içeriği gözetildiğinde belirlemeye esas alınan yasal düzenlemeler açıklanırken,"11/10/2008 tarihli ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" dendiği, oysa belirlemenin az yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek doğru yönetmelik hükümlerine göre yapılması gerektiğinden, söz konusu raporun, yeterli ve geçerli bir rapor niteliği taşımadığı açıktır.
Bu durumda, Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerince düzenlenecek raporla kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği" hükümleri esas alınmak kaydıyla, davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı işgöremezlik durum ve oranının ne olduğu ve tespit edilecek maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan taraflarca sunulan delilleri de irdeler biçimde denetime elverir nitelikte raporla tespit edilmesi ve ondan sonra davacının uğradığı gerçek zarar kapsamının belirlenmesi gerekmektedir.
Kusur açısından Ceza Mahkemesinde alınan kusur raporu ile yetinildiği, hukuk yargısına özgü rapor alınmadığı, raporda davalı sürücü tam kusurlu bulunmuş ise de, kaza tespit tutanağında davacı...' ın ters istikamette seyir halinde olduğu saptaması olmakla, bu durumu da tartışır oransal rapor alınmadan hüküm kurulması doğru olmamıştır.
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüer raporda davacının plastik enjeksiyon makine ustası olması nedeniyle Petrol İş Sendikasından gelen yazı cevabında kaza tarihi itibarıyla alabileceği brüt ücretin 2.000-2.500 TL olduğunu bildirilmesi nedeni ile ortalaması alınarak brüt ücretin 2.250,00 TL, net ücretin ise 1.638,25 TL olacağı ancak dava dilekçesinde davacının aylık ücretinin 1.400 TL olduğu ifade edildiğinden hesaplamanın 1.400 TL aylık ücret üzerinden yapıldığı açıklanmıştır. Oysa davacı vekilinin bu sendika yanında emsal ücret araştırması için bildirdiği Lastik İş, ...Petrol İş ve...İş Sendikalarına yazı yazılmadığı gibi davacının kaza tarihi ve öncesinde çalıştığı iş yerlerine yada SGK'ya da yazı yazılarak aldığı net ücret araştırılmamıştır. Eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı...Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir."gerekçesi ile kaldırılarak , mahkemesine tevzi olmuş ve ... esasına kaydı yapılmış ve yargılamaya mahkememizce devam olunmuştur.
Bam ilamı uyarınca kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereğince raporlar alınmıştır.
10/03/2021 tarihli Cerrahpaşa Adli Tıp raporunda özetle; ''.. 01/06/1969 doğumlu Sami Yaman'ın 23/03/2014 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı olarak;
1-Şahısta meydana gelen sol kollum femoris kırığı ve buna yönelik total kalça protezi uygulamasına bağlı maluliyet oranının " Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği" ile "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" birlikte değerlendirilerek hesaplandığında %46,2 (yüzde kırkaltıvirgüliki) olarak bulunduğu,
2-Kişide meydana gelen yaralanmalar nedeniyle iyileşme süresinin olay tarihi olan 23/03/2014 tarihinden itibaren 12 (on iki) aya kadar uzayabileceği kanaatine varılmıştır. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
13/01/2022 tarihli Adli Tıp raporunda özetle; ''..Mevcut bulgulara göre;
A) Sürücü ..., iki yönlü yolda yolun karşı yön bölümüne girerek motosiklet sürücüsünün seyir şeridini ihlal ettiği anlaşılmakla gerçekleşen kazada asli derecede kusurludur.
B) Sürücü ..., kendi seyir şeridi içerisinde nizami bir şekilde ilerlemekte olup kazanın meydana gelmesinde kusursuz bulunmuştur.
SONUÇ:
A) Sürücü ...'un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
B) Sürücü...'ın kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
03/10/2022 tarihli Adli Tıp raporunda özetle; ''.. hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde;
Hüseyin oğlu, 1969 doğumlu ...’ın 23/03/2014 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasıyla illiyetli gelişen arızası nedeniyle;
A-) 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak:
Gr1 XII (11Bbba……….40)A %44
Maddi hata düzeltilerek E cetveline göre %46.2 (yüzdekırkaltınokaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,
B-) İyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin 23/03/2014 tarihinden itibaren 12 (oniki) ay olduğu maluliyetinin bu süre bitiminden başladığı oy birliği ile mütalaa olunur. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Bilirkişi ...tarafından düzenlenen 31/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
''..Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 23/03/2014 tarihinde meydana gelen kazada davalıların %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı Sami Yaman'ın
1-Seçenekte ; BAM kararından önceki hükme esas alınan 2016 tarihli hesap raporunun düzenlendiği tarihe kadar gerçekleşen ve bilinen verilere göre yapılan hesaplama sonucu;
a-Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının = 17.720,65-TL
b-Sürekli iş göremezlik dönemine ait
%46,2 maluliyeti ile ilgili maddi zararının = 236.675,94-TL olduğu,

c-Davacının geçici ve sürekli iş göremezlik dönemindeki maddi zarar toplamı (17.720,65+236.675,94)= 254.396,59-TL olarak belirlenmiştir.
Sigorta şirketi tarafından ise dava devam ederken 268.000,00-TL ödeme yapılmıştır. Bu durumda ;
1-Seçenekte davacının maddi zararı ödeme ile karşılanmış olduğundan, davalıların 1.seçenekte maddi tazminat yönünden sorumluluğunun kalmadığı,
2-Seçenekte ; günümüze kadar gerçekleşen ve bilinen verilere (asgari ücretlere) göre yapılan hesaplama sonucu;
a-Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının = 17.720,65-TL

B-Sürekli iş göremezlik dönemine ait
%46,2 maluliyeti ile ilgili bakiye maddi zararının = 1.222.928,74-TL olduğu,

C-Davalı sigorta şirketi poliçe limitinin tamamını ödemiş olduğundan ve sigorta şirketi hakkındaki davadan feragat edildiğinden sigorta şirketinin 2.seçenekte de sorumluluğunun kalmadığı,
Yukarıda 2.seçenek olarak belirlenen maddi zarar tutarının tamamından davalı araç sürücüsünün sorumlu olacağı,
D-Sayın Mahkemece ilk kararda sigorta şirketi yönünden 06/01/2015 dava tarihinden , davalı ... yönünden 23/03/2014 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi hükmedilmiş olup, bu husus istinaf kararı dışında kalarak kesinleşmiş olduğu,
Sayın Mahkemece ilk kararda 20.000,00-TL manevi tazminattın olay tarihi olan 23/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı taraf verilmesine hükmedilmiş olup, bu hususun BAM kararı dışında kalarak kesinleşmiş olduğu,
Sonuç ve kanaati ile tarafımdan tanzim olunan iş bu raporu sayı ile arz ederim. "şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Davacı vekili 24.10.2023 tarihli duruşmada imzalı beyanı ile davalı sigorta şirketi ile sunulan sulh kapsamında davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili 03.03.2023 tarihli dilekçesinde davadan feragat edilmesi halinde hiçbir vekâlet ücreti ve yargılama gideri talebinde bulunulmayacağı hususunu beyan etmiştir.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacının 23.03.2014 tarihli trafik kazasında malul kaldığından bahisle maddi manevi tazminat istemli eldeki davayı ikame ettiği, mahkememizce davanın kabulüne yönelik verilen hükmün BAM ilamı ile kaldırılması sonrasında davacının, davalı sigortadan aldığı 268.000 TL ödeme sonrası anılan davalı yönünden maddi tazminat istemli davadan feragat ettiği anlaşılmakla davalı sigorta yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davalı... aleyhine maddi manevi tazminat istemi ile açılan eldeki davada mahkememizce 2015/9 esas 2017/1052 karar sayılı ilam ile verilen kararın davacı ve anılan davalı yönünden İstinafa konu edilmeyerek bu taraflar bakımından kesinleştiği, sadece davalı sigortanın istinaf isteminde bulunduğu, Bam kararı sonrası alınacak raporlar ile davacının daha fazla zararı tespit edilse dahi, davacının daha fazla alacağı olduğundan bahisle önceki mahkememiz kararını İstinafa taşımaması halinin anılan davalı yönünden usuli kazanılmış hak teşkil edeceği, anılan davalı yönünden istinafa konu olmayan maddi ve manevi tazminata ilişkin kararın kesinleştiği, aslında işbu yargılama sonunda yalnızca İstinaf eden davalı sigorta ile davacı yönünden önceki karardan farklı bir hüküm kurulabileceği, davalı sigorta tarafından davacıya mahkememizce kaldırılan kararda hüküm altına alınan 266.808,11 TL tutardan daha fazla bir maddi tazminat ödemesi yapıldığı anlaşılmakla davalı... aleyhine açılan maddi manevi tazminat istemli davanın, İstinaf başvurusuna ve Bam kaldırma kararına konu olmayarak kesinleşmiş olması nedeniyle esası hakkında karar tesisine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda yazılı gerekçe ile;
1-Davalı sigorta yönünden açılan maddi tazminat istemli davanın feragat nedeniyle reddine,
2-Mahkememize İstinaf kaldırma kararından önce verilmiş olan ... esas ... karar sayılı hükmün sadece davalı sigorta tarafından istinaf edilmiş olduğu bu nedenle önceki hükümde maddi tazminat yönünden belirlenen tutarın davalı şahıs bakımından da usulü kazanılmış hak oluşturacağı, zira davacının daha fazla alacaklı olduğundan bahisle bir istinaf talebi bulunmadığı, davalı sigorta tarafından mahkememizce hüküm altına alınan 266.808,11 TL tutardan daha fazla bir maddi tazminat ödemesi yapıldığı anlaşılmakla davalı şahıs aleyhine açılan maddi tazminat istemli davanın esası hakkında karar tesisine yer olmadığına,
3-Manevi tazminata ilişkin 2015/9 esas 2017/1052 karar sayılı dosyada verilen hüküm sadece davalı şahıs aleyhine kurulmuş ve istinafa konu edilmemiş olmakla kesinleştiğinden yeniden karar tesisine yer olmadığına,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı Sigorta kendisini vekille temsil ettirmiş ise de talebi olmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Alınması gerekli 427,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

06/02/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır