WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

İSTANBUL 15. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/113 Esas
KARAR NO : 2024/95

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/01/2023
KARAR TARİHİ : 19/02/2024

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;
Müvekkilinin İran asıllı Türk vatandaşı olup vatandaşlık hakkını 30 yıl önce 1993 yılında elde ettiğini,1993 yılından beri Türkiyede yaşadığını, davalı... ise İrandan Türkiye'ye gelerek ticaret yapmaya başladığını,
Müvekkili ile davalı... arasında davalının tek ortağı olduğu...Limited Şirketi ve ...Limited Şirketinde yapılacak işler karşılığı müvekkilinin şirkete iş sağlamak, Türkiyede bulunan çevresini, dilini kullanmak karşılığı kar payı ortaklık sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenini konusu; " şirketlerden alınacak olan satış önerisindeki yazılı bilgilere göre yabancı ülkelerden ürün ithal etmek ve satışını yapmaktan " ibaret olduğunu,
Sözleşmenin taraflarının uygun fiyata ürün temin etmek, göndermek ve ürünü çekmek ile yükümlülüklerinin olduğunu, sözleşmenin bedelinin müvekkilinin satış ve alış fiyatları dikkate alınarak harcamalar ve maliyetlerden sonra arda kalan net karın % 10 olup ,kar oranı ve kar alımı oranının hesaplanması sözleşmenin yapıldığı tarihden sonraki her 6 ayda bir olduğunu, sözleşmenin süresinin 01/09/2020 tarihinden itibaren 1 yıl olduğunu,
Müvekkilinin davalı ile bu sözleşmeyi imzaladıktan bir süre sonra ... kendi el yazısı ile ...Ltd. Şt. Nin karlılık durumunu hesaplayarak hesaplama yaptığı kağıdı müvekkile verdiğini ancak müvekkilinin hep bugün yarın diye oyalayarak sözleşmeden doğan % 10 luk kar payı alacağını alması engellendiğini
Müvekkilinin gerek ...Limited Şirketi ile gerekse ...Limited Şirketi ile çalışmalar yapmış ve şirketin karlılığının artmasına büyük katkı sağladığını, müvekkilinin yıllardır davalı şirketlere çalışmış gerek karlılıklarını gerekse mali yönden itibarlarını artırmış olmasına rağmen bu güne kadar kendisine ödeme yapılmadığını, belirterek;
Müvekkilinin fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla ,müvekkilinin mağduriyetinin önlenmesi açısından davalıların malvarlıkları üzerine ihtiyati tedbir şerhi konulmasına fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50 000 USD alacaklarının dava tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle;
Davada delil olarak gösterdiği sözleşme, dava dışı ..., ... ve davalılardan sadece ... arasında imzalandığını, diğer davalılar olan ...Ltd. Şti. İle ... Ltd. Şti. Firmalarının taraf sıfatlarının olmadığını ,davalı müvekkilinin ...'e ait başkaca firmalar da mevcut olduğunu,
Davacı ...Ltd. Şti. Firmasında 14.03.2020-14.03.2022 tarihleri arasında ...Ltd. Şti. Firmasında da 14.03.2022-31.03.2022 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığını ve çalıştığı süreler içinde de maaşını aldığını,
Sözleşmenin tarafları arasında kararlaştırılan, yapılması öngörülen ve yapılması halinde de kar sayılacağı düşünülen işler yapılmadığını, her ne kadar ortada bir sözleşme var ise de bu sözleşme üzerinden yapılması öngörülen hiçbir iş yapılmadığından ortada bir kar veya alacaktan bahsetmek de mümkün olmadığını, Zaten sözleşmenin tanzim edilmesinden sonra davacı sigortalı olarak davalılar yanında maaş karşılığı çalıştığını, Kendisini ortak olarak göstermeye çalışan davacı, işbu ortaklık sözleşmesi üzerinden kesilen ne bir fatura ne de kazanç elde edildiğine dair bir evrak sunamadığını,
Davaya konu alacağın ilgi tutulduğu sözleşme üzerinden hiç bir ticari faaliyet yapılmadığı ve dolayısıyla kazanç elde edilmediği içindir ki sözleşmenin yenilenmediğini, Sözleşmenin 3. Maddesi ''işbu sözleşmenin süresi 01.09.2020 tarihinden itibaren bir yıl olarak belirlenmiştir ve bu sürenin sonunda şirketin performansına göre ve her bir tarafın muvafakatine istinaden uzatılabilir veya feshedilebilir.'' şeklinde olduğunu,
Sözleşme bitiş tarihi olan 01.09.2021 tarihinden sonra herhangi bir yenileme ya da süre uzatımı yapılmadığı gibi bu tarihten sonra davacı, davalı firmalarda sigortalı çalışan olarak çalışmaya devam ettiğini,
Sözleşme ..., ... ve davalı müvekkili ...'ce sözleşmenin sadece imza altına alındığı şekliyle kaldığını, sözleşme içeriğindeki hiçbir faaliyet konusu ve kararlaştırılan ticari hedeflerin yapılmadığını, dolaysıyla sözleşmedeki kar payı vb. Borçların hiç bir zaman doğmadığını, sözleşmedeki ortaklığın ticari anlamda hiç bir zaman faaliyet göstermediğini ve birbirlerinden bu sözleşme kaynaklı hiç bir alacak hakları olmadığı kabul ve beyan ederek imza altına aldığını,
Davalıların sadece SGK'lı çalışanı olan davacı ...'in hiçbir zaman yürürlülüğe girmemiş söz konusu sözleşme davalı şirketlerden bağımsız dört gerçek kişinin imzalanmasından doğan ve davalı şirketlerle illiyet bağı kurulamayacak bir sözleşme olup kötüniyetli olarak açılan hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın Mahkemece iddia edilen alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,
Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce dava dosyasında İş Mahkemesi nin görevli olduğundan bahisle 15/03/2023 tarih... esas ...karar sayılı karar verilmiştir.
Davacı vekili mahkememiz kararının istinaf etmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2024/34 esas 2024/409 karar sayılı ilamında:
"..Dava adi ortaklık kar payı alacak talebine ilişkindir.
Dosyaya sunulan ve tercümesi yapılmış sözleşme başlıklı belgede herbir ortağın ortaklık hissesi belirtilmiş,davacı hissenin ise %10 olarak yazıldığı anlaşılmıştır.Dava adi ortaklık iddiasına dayalı kar payı alacağının tahsiline yönelik olmakla,davacının bir süre SGK lı çalışan olmasının ,davada talep edilen kar payı alacağı yönünden davanın iş mahkemesinde görülmesini gerektirmez.
Kaldı ki işçilik alacağı talep edilmemiştir.Tarafların tacir olduğuna dair dosyada bilgi ve belge olmadığından, davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden, mahkemenin davada iş mahkemesinin görevli olduğuna dair kararı usul ve hukuka uygun bulunmamıştır." gerekçesi ile mahkememiz kararını kaldırmıştır.
Mahkememizce İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2024/34 esas 2024/409 karar sayılı ilamı dikkate alınarak;
Tacir olmayan gerçek kişi davacı ile davalı arasındaki ilişkide adi ortaklık iddiasına dayalı kar payı alacağının tahsilini istendiğinden, dava konusu alacağın tarafların ticari işletmesiyle ilgili olmadığı, ticari iş niteliğinde bulunmadığı, bu nedenle davaya bakma görevinin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nde olduğu anlaşılmıştır.
Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır.Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, dava dosyasının görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkeme sine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /.
1-Davanın HMK'nun 114/l-(c) ve 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle usulen reddine, Mahkememizin görevsizliğine, dava dosyasında İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi nin görevli olduğuna
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi karannın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle dava dosyasının görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtaratına,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtaratına,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara alınmasına,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/02/2024

Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır