T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/573 Esas
KARAR NO : 2024/50
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/09/2023
KARAR TARİHİ : 25/01/2024
Mahkememizde görülen Alacak davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;
Müvekkili ile dava dışı ...A.Ş. arasında 17.02.2020 tarihinde iş sahibi ... A.Ş. ile ...Projesi "..." başlıklı sözleşme akdedildiğini, müvekkili şirketin bu sözleşmenin taşeronu, davalı şirketin ise yüklenicisi olduğunu,
Sözleşmenin imzalanmasından sonra ve fakat henüz ifasına başlanmasından önce yüklenici ... A.Ş. ile müvekkili şirket bir araya gelerek 17.02.2020 tarihli sözleşmenin feshedilmesine, aynı işi, aynı şartlarda yapmak üzere davalı ... Limited Şirketi ile yeni bir taşeron sözleşmesi yapılmasına ve ayrıca; ... A.Ş. Tarafından müvekkiline yapılmış olan avans ödemelerinin davalı davalı ödemelerine sayılmasına karar verildiğini,
Bunun üzerine müvekkili şirket ile davalı arasında 28.07.2020 tarihli "Yüklenici Sözleşmesi" başlıklı sözleşme akdedildiğini, müvekkili şirketin bu sözleşmenin taşeronu, davalı ise yüklenicisi konumunda olduğunu,
Uyuşmazlığın, müvekkili ile davalı arasında akdedilmiş olan 28.07.2020 tarihli sözleşmeden kaynaklandığını,
Müvekkili şirket tarafından sözleşmeye konu işlerin yanında sözleşme dışı bir takım imalatlarda yapıldığını ve iş; sözleşme ve eki şartnamelere, fen ve san'at kurallarına uygun olarak ifa edilip fiilen 30.09.2021 tarihinde davalıya teslim edildiğini, 31.12.2021 tarihli "..." başlıklı belge ile de geçici kabulünün yapıldığını,
Müvekkili taşeron şirketin ... İşi Sözleşmesi ile üstlendiği işleri, sözleşme ve eki şartnamelere, ana sözleşmeye, fen ve sanat kurallarına uygun olarak eksiksiz ve ayıpsız olarak yapıp davalıya 30.09.2021 tarihinde fiilen teslim ettiğini, taraflar arasında düzenlenen 31.12.2021 tarihli geçici kabul tutanağının ekinde yer alan listede belirtilen eksik ve ayıplı işler de daha sonra tamamlandığını, geçici kabul tutnağında B2de belirtilen evraklarda eksiksiz olarak davalıya teslim edildiğini, böylece müvekkili tarafından sözleşmeye konu iş %100 oranında bitirilip davalıya teslim edildiğini,
İşin ifası sırasında
Fatura Tarihi
Seri ve Sıra No
Bedeli (%18 KDV eklenmiş, stopaj düşülmüştür
31.12.2020
...
156.155,18 USD
30.04.2021
...
372.513,62 USD
31.12.2021
...
340.803,63 USD
03.02.2023
...
106.200,00 USD
Yukarıda sayılan faturaların düzenlenip, davalıya tebliğ edildiğini ve davalının ticari defterlerine kaydedildiğini, iş bu faturalardan ilk üçünün dava dışı ... A.Ş. tarafından yapılmış olan avans ödemeleri ve davalı tarafından yapılan ödemeler ile ödendiğini, ancak, müvekkili tarafından 30.09.2021 tarihinde fiili teslim yapılmasına, 31.12.2021 tarihinde de geçici kabul yapılmasına karşın bakiye iş bedeli davalı tarafından ödenmemiş, kendisine sözlü olarak ödenmesi talep edilmesine karşın yine bir ödeme yapılmaması nedeniyle KDV dahil 03.02.2023 tarih ve 106.200,00 USD bedelli fatura düzenlenerek kendisine tebliğ edildiğini, fatura kendisine tebliğ edilen davalı tarafından yine ödeme yapılmaması üzerine aleyhine ... 9. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile faturaya dayalı icra takibi yapıldığını, davalı tarafından süresi içerisinde borca itiraz edilmesi nedeniyle takip durduğunu beyanla;
Sözleşme kapsamında yapılan işler nedeniyle şimdilik 30.000 USD alacaklarının aynen yada ödeme tarihindeki kur karşılığının, temerrüt tarihi olan 17.11.2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD cinsi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile tahsiline,
sözleşme dışı yapılan işler nedeniyle şimdilik 10.000 USD alacaklarının aynen yada ödeme tarihindeki kur karşılığının, temerrüt tarihi olan 17.11.2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD cinsi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP /Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle;
Davacı yanın dava dilekçesinde alacak talebine konu ettiği dava konusu ... fatura için ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile ve ... fatura için ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyası ile icra takipleri açtıklarını, yasal süreleri içerisinde iş bu takiplere itiraz edilerek takiplerin durduğunu, davacının, iş bu icra takipleri ile ilgili itirazın iptali davasını açmadığını, yine bu faturalara dayanarak kısmi alacak davası açtığını, bu noktada davacı yanın duran takipler için açabileceği tek davanın itirazın iptali davası olduğunu ve itirazın iptali davasının konusunun bölünmesi mümkün olmadığından kısmi dava şeklinde itirazın iptali davası açılması mümkün olmadığını,
Kabul anlamına gelmemekle birlikte ortada likit bir şekilde takibe konu edilmiş alacak kalemleri varken iş bu alacak kalemleri ile ilgili kısmi alacak dava açılması da aynı şekilde mümkün olmayıp hukuken bi hakkın kötüye kullanımı olduğunu, bilahare Arabuluculuk Son Tutanağında da dava konusu iddia edilen alacaklarla ilgili bir müzakere gerçekleşmediğini ve son tutanağa yansımadığını, bu sebeplerle öncelikle itirazın iptali davası açmayıp kısmi alacak davası açan ve bu hususta herhangi bir arabuluculuk başvurusu bulunmayan davacının davasının usulden bu yönüyle reddinin gerektiğini,
Taraflar arasındaki sözleşmenin 70. sayfasında yer alan İhtilaf Çözümü başlıklı 42.3 maddesinin 42.3.2 bendinde tarafların anlaşmazlıklarını sulh yoluyla çözümleyemedikleri takdirde tahkim yoluna gitmeyi kararlaştırdığını, devamı bentlerde ise tahkim yolunu, dilini, yerini ve şartlarını belirlediklerini, taraflar arasında önceden yapılmış bir tahkim sözleşmesinin varlığına rağmen tahkim sözleşmesinin taraflarından birinin, tahkim sözleşmesinin kapsamına giren uyuşmazlığın çözülmesi için tahkime başvurmak yerine genel mahkemelerde dava açamayacağını, bu noktada ilk itiraz olarak tahkim itirazında bulunduklarını, sözleşmede açıkça emredici hüküm olmasına rağmen tahkim şartı gerçekleştirilmeden direk mahkemede açılan davanın usulden bu yönüyle de reddini talep ettiklerini bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, "taraflar arasında akdedilen 17/02/2020 tarihli ... "..." başlıklı sözleşme kapsamında yapılan işler için: 30.000 USD nin aynen yada ödeme tarihindeki kur karşılığının, temerrüt tarihi olan 17.11.2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD cinsi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile,
Sözleşme dışında yapılan işler nedeniyle 10.000 USD nin aynen yada ödeme tarihindeki kur karşılığının, temerrüt tarihi olan 17.11.2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD cinsi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi" istemine ilişkindir.
Davalı taraf arabuluculuk dava şartı itirazında bulunmuş, itirazın iptali davası için arabuluculuk görüşmesi yapıldığını belirterek kısmi dava şeklinde alacak davası açılamayacağını bildirmiştir.
İtirazın iptali davasında alacağın icra yoluyla özel şekilde tahsili istenmektedir. Davacı özel yoldan alacağın tahsili isteminden vazgeçerek genel dava kapsamında alacağın tahsilini istemiştir. Özel dava içinde genel dava koşulları da bulunduğundan, davacının arabuluculuk dava şartı itirazını yerine getirdiği kabul edilmiş, itiraz reddedilmiştir.
Tespit edilen uyuşmazlık kapsamında taraflar arasında 17.02.2020 tarihli sözleşmenin imzalandığı tartışmasızdır.Sözleşmenin ;
42.3. İhtilafların Çözümü;
"42.3.1.İşbu YÜKLENİCİ Sözleşmesi hükümlerinin yerine getirilmesi veya yorumlanması veya İşler'in gerçekleştirilmesi veya tamamlanmasından sonra veya Sözleşme'nin feshinden önce ve sonra, İŞVEREN'nin ya da Denetim Danışmanı'nın veya İş Sahibi'nin bir kararı görüşü, talimatı emri, serfitikası, tespiti ya da değerlendirmesi ile ilgili anlaşmazlıklar dahil olmak üzere Sözleşme yada İşler'in yürütülmesi ile ilgili konularda İŞVEREN ile YÜKLENİCİ arasında anlaşmazlık çıkması halinde, her iki tarafın da anlaşmazlıkla ilgili organizasyonlarının daha üst yönetim düzeyinde ve her halde şirketi temsil ve ilzama yetkili temsilcileri tarafından karşılıklı iyi niyet görüşmeleri ile çözülecektir. Anlaşmazlığın, yöneticilere/ yetkililere iletilmesini izleyen 3 (üç) hafta içerisinde çözüme kavuşturulamadığı takdirde, ihtilafların çözümünde İstanbul Çağlayan Adliyesi ve İcra Daireleri yetkili olacaktır. Ancak, Sözleşme'nin Çeşitli Hükümler Maddesinde yazılı hallerde Sözleşme'nin İŞVEREN tarafından tek taraflı feshi halinde yukarıda bahsedilen anlaşmazlıkların sulh yoluyla çözümlenmesi yoluna gidilmeyecektir.
M. 42.3.2. Anlaşmazlıkların sulh yoluyla çözümlenememesi sonucunda İŞVEREN ve YÜKLENİCİ arasında aksi kararlaştırılmadığı sürece nihai olarak tahkim yoluna gidilecektir.
i. Anlaşmazlık nihai olarak ... Birliği ('...') Tahkim Tüzüğü hükümlerine göre ...'un Tahkim Heyeti tarafından karara bağlanacaktır.
İi. Anlaşmazlık, ... Tahkim Kuralları uyarınca atanan 3 (üç) hakem tarafından karara bağlanacaktır. Taraflar dava dilekçesinde hakemlerden birinin davacı tarafından seçilmesini, cevap dilekçesinde diğer hakemin davalı tarafından seçilmesini ve üçüncü hakemin de ilk iki hakem tarafından 7 (yedi) gün içerisinde seçilmesini kabul etmektedirler; davacı ya da davalı hakemini belirlemezlerse ya da hakemlerin seçimi ... Heyetine bırakırlarsa, bu hakemler Heyet tarafından seçilir. Taraflar üçüncü hakemi yukarıda belirtilen 7(yedi) gün içerisinde seçmediği takdirde, üçüncü hakemin Heyet tarafından tayin edilmesini kabul etmiş olurlar.
iii. Tahkim yeri İstanbul olacaktır.
iv. Tahkim dili Türkçe olacaktır.
v. Taraflardan her biri, ... nezdinde dava açtıktan hemen sonra bildirilecek olan tahkim masraflarının yarısını, avans olarak ödemeyi taahhüt etmektedir ve ayrıca taraflardan her biri Heyetin onaylanmış olduğu tahkim kararında belirlenen toplam Masraflardan kendi üzerine düşen payı da ödemeyi taahhüt etmektedir. Davalı, avans tutarının yarısını ödemediği takdirde, davacı toplam avans tutarının tamamını ödemekle yükümlü olacaktır.
vi. Tayin edilen hakemler, iş Sahibi'nin, Proje Müdürü'nün, Denetim Danışmanı'nın ya da YÜKLENİCİ'nin anlaşmazlıkla ilgili herhangi bir kararı, talimatı, emri, sertifikası, tespiti veya bunları değerlendirmesinin üzerinden geçme, bunları gözden geçirme ve inceleme konusunda tam yetkiye sahip olacaktır. Proje Müdürü ya da Denetim Danışmanı ya da YÜKLENİCİ Temsilcisi'nin anlaşmazlıkla ilgili herhangi bir konur sözü edilen hakemlerin huzurda tanık olarak dinlenmesi ya da tanıklık etmesinde hiçbir sakınca bulunmayacağını, taraflar kabul ve taahhüt ederler.
vii.Hakemin verdiği kararlar nihai olacaktır. İşbu Madde hiçbir şekilde herhangi bir mahkeme veya yargı dairesi tarafından verilen kararı esasa ilişkin açıdan irdeleme ya da inceleme hakkı verdiği şeklinde yorumlanmayacaktır.
vii. Tahkim süreci, işlerin tamamlanmasından önce veya sonra başlayabilir.
ix. Anlaşmazlıkların çözümlenmesi aşamasında Taraflar, birbirlerinin haklarını ihlal etmeden, işbu YÜKLENİCİ Sözleşmesi kapsamındaki tüm görevlerini yerine getirmeye ve yükümlülüklerine uymaya devam edeceklerdir. Anlaşmazlıkların tahkim heyetine intikal etmiş olmasından dolayı YÜKLENİCİ İşler'i durdurma veya yavaşlatma hakkına sahip değildir. " şeklinde tahkim anlaşması yapıldığı görülmüştür.
Davalı taraf, HMK 116/1-b maddesi gereğince tahkim anlaşmasını ilk itiraz olarak ileri sürmüştür. İtiraz sözleşmeye ve yasaya uygundur. Bu nedenle dava dosyasında ilk itirazın kabulü ile davanın usulen reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /.
1-Davalının arabuluculuk dava şartı itirazının reddine
2-Davalının HMK 116/1-b maddesi gereğince yaptığı tahkim ilk itirazının kabulü ile uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözümlenmesi gerektiği anlaşıldığından davanın usulden reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince davacıdan alınması gereken 427,60-TL karar harcının davacıdan peşin alınan 17.863,07-TL harçtan mahsubu ile 17.435,47-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iade edilmesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.120-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince 17.900-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Artan avansın karar kesinşleştiğince yatıranlara iadesine,
Davacı vekilin yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşma ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/01/2024
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!