T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/270 Esas
KARAR NO : 2024/219
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/04/2022
KARAR TARİHİ : 24/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkili ... ...'in sahibi olduğu ... plakalı araç kaza tarihi olan 04.05.2021'de şoför ... ...'in yönetiminde ... istikametinde yol almakta iken araçta yaşanan teknik bir sorun nedeniyle şoför ... ... aracı ... Köprüsü altında bulunan emniyet şeridinde dörtlüleri yanık halde park ettiğini bu esnada davalı ... ...'ın sürücüsü ve sahibi olduğu, davalı ... Sigorta'nın ise ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortacısı olduğu ... plakalı motosiklet ön ve sol yan kısımları ile emniyet şeridi içerisinde dörtlüleri yanık halde park halinde bulunan müvekkiline ait ... plakalı aracın sağ arka köşe yan kısımlarına çarptığını; neticesinde de maddi hasarlı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin 2013 model, mercedes marka, ... tipli, trafiğe çıkış tarihi 10.12.2019 olan ve aracının 106.014 KM'de olduğunu, emniyet şeridinde park halinde iken motosikletin arkadan çarpması neticesinde aracının tamir gerektirir hale geldiğini ve toplamda 18.801,35 TL'lik onarım yapıldığını meydana gelen hasar sebebiyle müvekkilinin aracının değer kaybına uğradığını, müvekkiline ait aracın kaza tarihine kadar tüm bakımları zamanında ve yetkili servisinde yaptırdığını ve aracın müvekkili tarafından satın alınmasından kaza gerçekleşene kadar geçen süreçte değişen herhangi bir parçası bulunmadığını araçta herhangi bir çizik dahi olmadığını müvekkilinin aracının piyasa satış değeri yaşanan kaza sonrası yapılan tamir ve değişimler sebebiyle düştüğünü. Bu değer kaybının tespiti ve belirlenecek bedelin taraflarına ödenmesi için 20.10.2021 tarihinde ... Sigorta A.Ş.'ye başvurduğunu yapılan bu başvuru neticesinde ... Sigorta A.Ş. tarafından vekil olarak kendilerinin banka hesabına 03.12.2021 tarihinde "... nolu hasar ödemesi" açıklaması ile 1.425,00 tl kısmi ödemede bulunduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun maddi ve manevi tazminat başlıklı 90. Maddesinde zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar tanımlanmıştır. Anayasa Mahkemesi 01.09.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 10.06.2020 tarihli ve 2016/... başvuru numaralı kararı ile, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun, zorunlu mali sorumluluk sigortasına dair tazminatların “genel şartlara” göre belirlenmesine ilişkin hükümlerini iptal etmiştir. Buna göre değer kaybı tazminine esas değerin aracın kaza önceki piyasa değeri ile kaza sonrası yapılacak tamir ve değişimlerin ardından sahip olduğu piyasa değeri arasındaki fark üzerinden hesaplanması gerektiğini, Açıklanan bu sebepler neticesinde sigorta şirketinin yapmış olduğu 1.425,00 TL bedelin aracın değer kaybı miktarı olması mümkün olmadığını aracın gerçek değer kaybının tespit edilerek taraflarına ödenmesi gerektiğini bu zararın tazmini konusunda davalılardan ... ... araç sahibi ve sürücü sıfatıyla ve ... Sigorta A.Ş. aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası sigortacısı olarak KTK'nın 88. Maddesi gereği müteselsil sorumlu olduklarını buna göre:"Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak hesaplanır." diyerek müvekkiline ait ... plaka numaralı araçta meydana gelen ve bilirkişi tarafından tespit edilecek gerçek araç değer kaybı tazminatının belirlenmesinden sonra miktarı artırılmak üzere 1.000 tl tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizini; olmadığı takdirde yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ... vekilinin cevap dilekçesi özetle; müvekkili davalı ... ...'ın adresinin "... mah. ... sokak No: ... /İstanbul" adresi olmasına " ... mah. ... sok. No: ... /İstanbul" adresine çıkartıldığını, davalının bilinen en son adresi araştırılmadan Tebligat Kanunun md. 21'e göre dava dilekçesi tebliğ edilmediğinden, davalıya usulüne uygun bir tebligat yapıldığından söz edilemez.” (Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2016/... E.- 2017/544 K. 24.1.2017 tarihli kararı) Dava konusu olayda dava dilekçesi tebliğ işleminin, 01.07.2022 tarihinde; “Muhatabın adresi kapalı olup, T.K 21/2 maddesi gereğince tebliğ zarfı ilgili mahalle muhtarlığına tebliğ edilerek 2 nolu haber kağıdı kapısına yapıştırıldı." şerhi ile Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapılmak istenildiğini ancak müvekkilinin adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel olduğu komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırılmadığını beyanları alınmadığını ve tebliğ mazbatasına yazıp imzalatılmadığını ve bu haliyle yapılan tebligatın usulsüz olduğunu belirterek, 04.05.2021 günü müvekkili sürücü ... ... idaresindeki ... plakalı motosikletiyle Tem ... Edirne istikametine seyri sırasında kendisini sollamakta olan bir aracın sıkıştırması neticesinde muhtemel kazayı önlemek için zorunlu olarak emniyet şeridine geçtiği esnada davalıya ait dava dışı sürücü ... ...’in idaresindeki ... plakalı otomobili ... köprüsü altında emniyet şeridinde park halinde bırakarak aracının yanından ayrılması nedeniyle müvekkilinin sürücü motosikletinin ön ve sol kısımlarıyla park halindeki araca çarpması sonucunda iş bu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 59. maddesini “Yerleşim birimleri dışındaki kara yolunda zorunlu hallerde gerekli önlem ve tedbirleri almadan duraklamak veya park etmek yasaktır” kuralını ihlal etmek suretiyle asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin muhtemel bir kazayı önlemek için zorunlu olarak emniyet şeridine kaçış yapmak zorunda kaldığını, hız limitinin kaza tespit tutanağında belirtildiği, otoban statüsünde olan bir karayolunda bir sürücünün hız ihlali yaptığı gerekçesi ile kusurlu sayılabilmesi için hız ihlalini gösterir nitelikte her türlü şüpheden uzak net delillere ihtiyaç duyulduğunu, motosiklete ait fren izi, yerde sürtünme ve kazıma izi, çarpışma sonrası sürücünün ve motosikletin savrulma mesafeleri ve araçlarda meydana gelen hasar durumları net olarak tespit edilmeksizin motosiklet sürücüsünün kaza anında hız ihlali yaptığı kanaatine ulaşmanın mümkün olmadığını, dosya kapsamında bulunan ve ... plakalı müvekkil motosiklet sürücüsü ... ...’a ait doktor raporunda hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtildiğini motosiklet sürücüsünün bedeni hasar durumu ve araçlarda meydana gelen maddi hasar durumu incelendiğinde kazanın çok şiddetli bir kaza olmadığını, bu tespitler ışığında kaza tespit tutanağında müvekkili sürücü ... ...’ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/1-b maddesinde belirtilen kuralı ihlal ettiği gerekçesi ile kusurlu olduğu yönünde belirtilen tespitin yorumdan ibaret olduğunu ve hiçbir delile dayandırılmadığı için hatalı olduğunu,
... plakalı araç sürücüsü ... ... ifadesinde aracının benzinin bitmesi nedeni ile aracını emniyet şeridine çektiğini dörtlü ikaz lambalarını yakarak, benzin almak için aracının yanından ayrıldığını ve en yakın akaryakıt istasyonundan benzin alarak aracın yanına geldiğini belirttiğini ancak davada araçta yaşanan teknik bir sorun olduğundan bahsederek emniyet şeridine park ettiği ifade ettiğini bu hususun tamamen gerçeğe aykırı olduğunu benzin istasyonlarında yakıt satışı yasak olduğunu, araca yakıt takviyesi yapmak gerekiyorsa en yakın polis merkezine müracaat ederek yazılı izin kağıdının alınması gerektiğini ancak ... plakalı araç sürücüsü böyle bir izin kağıdı almadığından ifadesine itibar edilmesinin mümkün olmadığını, sürücünün kullanmakta olduğu aracın tüm sorumluluğunu üzerinde taşıdığını, bu nedenle seyir halinde olan aracın herhangi bir neden ile hareketsiz kalması durumunda aracını emniyetli bir yere çekmek, karayolunu kullanan diğer araç sürücülerine aracının zorunlu olarak hareketsiz kaldığını belirtecek nitelikte işaretleme yapmak, araç sürücülerinin 150 metre mesafeden açıkça görebilecekleri şekilde birer kırmızı yansıtıcı veya kırmızı ışıklı cihaz koymak zorunda olduğunu, 150 metre öncesinde yola reflektör konulması durumunda karayolunu kullanan diğer sürücülerin reflektör konulan şeride kesinlikle girmeyeceği için olası bir kazanın önüne geçilmiş olunacağının ... ...' in benzini biten aracının yanından ayrılmadan çekici marifeti ile aracını bulunduğu yerden kaldırma olasılığı var iken önlem almayarak aracını otoyol üzerine bırakıp yanından ayrılmasının bu kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini,
... plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 46/1-f maddesinde belirtilen "Trafik kazası, arıza halleri, acil yardım, kurtarma, kar mücadelesi, kaza incelemesi, genel güvenlik ve asayişin sağlanması gibi durumlar dışında emniyet şeritlerini ve bu anketleri kullanmak yasaktır." şeklindeki kuralı ihlal ettiğinin sabit olduğunu kanun maddesinde belirtilen durumların hiçbirisi gerçekleşmediği halde ve hiçbir zorunluluk yok iken yerleşim yeri dışındaki karayolunda aracını emniyet şeridine park ederek kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, usulsüz tebligat nedeni ile süresinde sunulamayan davaya karşı beyan ve cevap dilekçesinin kabulü ile davanın reddini, adli trafik bilirkişisinden kusur raporu aldırılmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücetinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... Sigorta Şirketi vekilinin cevap dilekçesi özetle; dava öncesinde davacı taraf vekiline 03/12/2021 tarihinde 1.425,00 tl değer kaybı ödemesi yapıldığını sorumluluklarının yerine getirmiş ve davacı tarafın talep konusu zararının karşıladığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için öncelikle olayı kapsayan poliçenin mevcut olması gerektiğini; olayın vukuundan itibaren 2 yıl içinde başvuruda bulunulması gerektiğini, bu ödeme ile müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini ve davacının zararı karşılandığından davanını reddini talep etmiştir.
ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından alınan raporda; davalı sürücü ... ...’ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, sürücü ... ...’in kusursuz olduğu kanaatini bildirilmiştir.
-23/10/2021 tarihli bilirkişi raporu özetle; ... plakalı aracın sürücüsü ... ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı davacı aracının sürücüsünün kusursuz olduğu, dava dosyasında ... plakalı aracın dava konusu hasar öncesi rayiç değerinin tespit edilemediğini, mükerrer hasar ve değer kaybı değerlendirmelerinin yapılamayacağını, bakiye değer kaybı zararının tespit edilmesi halinde davalı sigorta şirketi tarafından belirtilen tarihlerde maddi hasar 14.101,01 tl ve değer kaybı 1.425,00 tl tutarındaki ödemeler tenzil edildiğinde poliçede kalan limit 27.473,99 tl olduğunu ve davalı sigorta şirketinin maximum poliçede kalan 27.473,99 tl limit dahilinde %100 kusur nispetinde sorumluluğunun mevcut olduğu görüşüne varılıp görüş ve kanaatini bildirmişlerdir.
15.02.2024 tarihli ek rapor özetle: ... plakalı aracın dava konusu hasarı nedeniyle meydana gelecek değer kaybının hasar tarihi itibariyle 8.500,00 TL mertebesinde olduğu, ... plakalı aracın dava konusu hasarı nedeniyle meydana gelecek değer kaybının hasar tarihi itibariyle 8.500,00 TL üzerinden ödenen 1.425,00 TL tenzil edildiğinde bakiye 7.075,00 TL olduğu belirtilmiştir.
GEREKÇE:
Dava, 04.05.2021 tarihli trafik kazasında davacının ... plakalı aracının hasara uğradığı iddiasıyla değer kaybı tazminat istemine ilişkindir.
Taraflarca sunulan deliller, alınan bilirkişi raporu ve ATK ... İhtisas Dairesi raporu birlikte değerlendirildiğinde; yaşanan kazada davalı sürücü ... ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı davacı aracının sürücüsünün kusursuz olduğu, ... plakalı aracın dava konusu hasarı nedeniyle meydana gelecek değer kaybının hasar tarihi itibariyle 8.500,00 TL mertebesinde olduğu, ödenen 1.425,00 TL tenzil
edildiğinde bakiye değer kaybının 7.075,00 TL olduğu ve bunun ödenmediği anlaşıldığından, talep artırım dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile, 7.075,00-TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden 03/12/2021 kısmi ödeme tarihinden, davalı ... ... yönünden 04/05/2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince hesap olunan 483,29-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 184,70-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 298,59-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "... Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 1.560,00-TL'sı arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 7.075,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 265,40-TL ilk gider, 290,75-TL tebligat ve müzekkere gideri ve 2.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.556,15-TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda davanın miktarı ve niteliği itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 24/04/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!